<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hasta-hekim iletişimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/hasta-hekim-iletisimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 03:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>hasta-hekim iletişimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prostat Kanseri Taramasında Gözden Kaçan Karar Anı: Doktor-Hasta Görüşmeleri Beklenenden Çok Daha Seyrek</title>
		<link>https://oncology.com.tr/prostat-kanseri-taramasi-karar-sureci/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/prostat-kanseri-taramasi-karar-sureci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 03:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[birinci basamak sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta-hekim iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser taraması]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tıp]]></category>
		<category><![CDATA[ortak karar verme]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat kanseri taraması]]></category>
		<category><![CDATA[PSA testi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/prostat-kanseri-taramasi-karar-sureci/</guid>

					<description><![CDATA[Prostat kanseri taramasında hasta ve doktor arasındaki ortak karar görüşmeleri çok nadir kaydediliyor. Bu durum, erken tanı ve kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerini etkiliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prostat kanseri taraması, dünya genelinde milyonlarca erkeğin karşı karşıya kaldığı zor bir karar olmaya devam ediyor. <a href="https://oncology.com.tr/car-t-sitokin-salinim-sendromu-erken-tespiti/" title="CAR-T Tedavisinde Tehlikeli Yan Etki İçin Akıllı Bileklikler Erken Uyarı Sunabilir" data-wpan-internal-link="1">Erken tanı</a> şansı sunabilen bu tarama, aynı zamanda gereksiz testler, yanlış pozitif sonuçlar ve fazla tanı gibi riskleri de beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle ulusal kılavuzlar, test yapılmadan önce hastayla hekim arasında kişiye özel bir değerlendirme yapılmasını öneriyor. Ancak Medical University of South Carolina’dan (MUSC) gelen yeni bir çalışma, bu konuşmaların gerçek klinik pratikte beklenenden çok daha nadir kaydedildiğini ortaya koydu.</p>
<p>Southern Medical Journal’da yayımlanan araştırma, MUSC Hollings Cancer Center’dan aile hekimi ve araştırmacı Dr. Nicholas Shungu liderliğinde yürütüldü. Ekip, MUSC aile hekimliği kliniklerinde birinci basamak bakım alan 45 ile 69 yaş arasındaki 600 erkeğin tıbbi kayıtlarını geriye dönük olarak inceledi. İnceleme, prostat kanseri taramasıyla ilgili paylaşılan karar verme görüşmelerinin belgelenip belgelenmediğine ve ardından prostat spesifik antijen, yani PSA testinin yapılıp yapılmadığına odaklandı.</p>
<p>Sonuç dikkat çekiciydi: İncelenen karşılaşmaların yalnızca yüzde 6’sında ortak karar verme görüşmesine dair kayıt bulundu. Bu bulgu, kılavuzların önerdiği uygulama ile günlük klinik pratik arasındaki farkın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Araştırmacılara göre sorun, yalnızca bir belge eksikliğinden ibaret olmayabilir; bu oran, birçok hastanın taramanın olası yararları ve zararları hakkında yeterli bilgilendirme olmadan teste yönlendirilebildiğine işaret ediyor olabilir.</p>
<p>Prostat kanseri taramasını diğer yaygın kanser taramalarından ayıran temel nokta da tam burada ortaya çıkıyor. Meme kanseri için mamografi ya da kolorektal kanser için kolonoskopi gibi taramalar çoğu zaman daha net kabul görürken, PSA testi daha tartışmalı bir alan olarak görülüyor. PSA, prostat bezinin ürettiği bir proteinin kandaki düzeyini ölçüyor; ancak bu düzeyin yükselmesi her zaman kanser anlamına gelmiyor. Enfeksiyon, iyi huylu prostat büyümesi veya başka etkenler de sonucu etkileyebiliyor.</p>
<p>Bu nedenle PSA testi, bir yandan erken evre prostat kanserini saptama potansiyeli taşırken diğer yandan gereksiz biyopsilere, kaygıya ve bazen de klinik olarak anlamlı olmayan tümörlerin saptanmasına yol açabiliyor. Tıp otoritelerinin ortak karar verme vurgusu da bu ikili tabloya dayanıyor. Amaç, hastanın risk profilini, yaşını, genel sağlık durumunu ve kişisel tercihlerini tartışarak testin gerçekten uygun olup olmadığına birlikte karar vermek.</p>
<p>Çalışmanın verileri, özellikle birinci basamakta bu yaklaşımın sistematik biçimde kayıt altına alınmadığını gösteriyor. Bu durum, hem klinik iletişimde bir boşluk hem de sağlık sistemi düzeyinde bir uygulama sorunu anlamına gelebilir. Birçok uzman, tarama kararlarının yalnızca laboratuvar sonucuna indirgenmesinin, hastaların tercihlerini ve olası sonuçlara hazırlığını zayıflatabileceği görüşünde. Araştırmanın bulguları da bu tartışmayı yeniden gündeme taşıyor.</p>
<p>Prostat kanseri, erkeklerde kansere bağlı ölümlerin önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Bununla birlikte hastalığın tüm seyri aynı değil; bazı vakalar yavaş ilerlerken bazıları daha agresif olabiliyor. İşte bu çeşitlilik, tarama kararlarını daha da karmaşık hale getiriyor. Erken yakalanan bazı olgular <a href="https://oncology.com.tr/pankreas-kanseri-il1rap-hedefi/" title="Pankreas Kanserinde IL1RAP Hedefi, Tedavi Direncine Karşı Yeni Bir Kapı Aralıyor" data-wpan-internal-link="1">tedavi</a> edilebilirken, bazıları için yakın izlem ya da aktif sürveyans daha uygun olabiliyor. Dolayısıyla taramanın amacı yalnızca kanseri bulmak değil, klinik olarak önemli hastalığı gereksiz müdahaleden ayırabilmek.</p>
<p>MUSC ekibinin çalışması, özellikle birinci basamak hekimlerinin bu karar sürecindeki rolüne dikkat çekiyor. Aile hekimleri çoğu zaman <a href="https://oncology.com.tr/abd-dijital-hasta-iletisimi-artisi/" title="ABD’de Hastalarla İletişim Dijitale Kayarken Portal Mesajları Rekor Artış Gösterdi" data-wpan-internal-link="1">hastalarla</a> düzenli temas kuran ilk sağlık profesyonelleri olduğundan, tarama konusundaki iletişim burada başlıyor. Ancak belge kayıtlarında ortak karar verme notlarının az olması, bu görüşmelerin ya yapılmadığını ya da yeterince ayrıntılı kayda geçirilmediğini düşündürüyor. Her iki durumda da sonuç, klinik kararların şeffaflığı açısından önem taşıyor.</p>
<p>Araştırma, aynı zamanda sağlık hizmetlerinde süreçlerin ölçülmesinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bir tarama testinin ne sıklıkla uygulandığını bilmek tek başına yeterli değil; testin hangi koşullarda, hangi bilgilendirme ile ve hangi hasta gruplarında yapıldığını da değerlendirmek gerekiyor. Özellikle prostat kanseri gibi denge unsuru yüksek alanlarda, iletişim kalitesi tarama oranları kadar önemli hale geliyor.</p>
<p>Çalışma geriye dönük kayıt incelemesine dayandığı için doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmuyor. Yine de bulgular, mevcut uygulamanın ulusal önerilerle uyumlu olmadığını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bundan sonraki adım, ortak karar verme sürecini günlük pratiğin standart bir parçası haline getirecek klinik iş akışlarını güçlendirmek olabilir. Böylece hastalar, PSA testinin kendileri için uygun olup olmadığını daha bilinçli biçimde değerlendirebilir.</p>
<p>Sonuç olarak MUSC araştırması, prostat kanseri taramasında asıl eksikliğin yalnızca test erişimi değil, testten önceki konuşma olduğunu hatırlatıyor. Erken tanı hedefi ile gereksiz müdahaleden kaçınma arasındaki hassas denge, ancak hasta ve hekimin birlikte aldığı kararlarla korunabiliyor. Yeni bulgu, bu karar anının klinik bakımda daha görünür ve daha düzenli hale getirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prostate Cancer Screening Shared Decision Making and Prostate-Specific Antigen Testing in Black and Non-Black Men in Primary Care in South Carolina</p>
<p><strong>References:</strong><br />Southern Medical Journal article (DOI: 10.14423/SMJ.0000000000001980)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Prostat kanseri, prostat spesifik antijen, PSA testi, ortak karar verme, kanser taraması, ırksal eşitsizlikler, birinci basamak sağlık hizmetleri, prostat MRG, aktif izlem, Güney Carolina</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/prostat-kanseri-taramasi-karar-sureci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılarda Kenevir Kullanımı Neden Hekimlerle Neredeyse Hiç Konuşulmuyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kenevir-kullanimi-iletisim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kenevir-kullanimi-iletisim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 20:50:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[hasta-hekim iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[hekim-hasta iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kenevir kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[madde kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-kenevir-kullanimi-iletisim/</guid>

					<description><![CDATA[Rutgers Health araştırması, 65 yaş üstü kenevir kullanıcılarının çoğunun bu bilgiyi doktorlarıyla paylaşmadığını ortaya koydu. Bu durum yaşlı sağlığında önemli iletişim sorunlarına işaret ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rutgers Health araştırmacılarının yürüttüğü kapsamlı analiz, 65 yaş üstü yetişkinlerde kenevir kullanımı ile sağlık profesyonelleri arasındaki iletişimde dikkat çekici bir boşluk <a href="https://oncology.com.tr/goz-kapagi-tumor-tani-onemi/" title="Göz Kapağındaki Nadir Yağ Bezesi Tümörü Tanıda Mikroskobun Neden Vazgeçilmez Olduğunu Gösterdi" data-wpan-internal-link="1">olduğunu</a> ortaya koydu. 2026 yılının Ağustos sayısında <em>American Journal of Preventive Medicine</em> dergisinde yayımlanması planlanan çalışma, kenevir kullandığını bildiren yaşlıların yüzde 20’sinden azının bu kullanımı doktorlarıyla konuştuğunu gösterdi. Bulgular, yaşlanmayla birlikte artan kronik hastalık yükü ve çoklu ilaç kullanımı düşünüldüğünde, klinik açıdan önemli bir eksikliğe işaret ediyor.</p>
<p>Çalışma, 2021-2023 yılları arasında toplanmış ve ulusal düzeyde temsil gücüne sahip 14 binden fazla yaşlı yetişkin verisini kullandı. Araştırmanın ana amacı, yaşlı yetişkinler arasında kenevir ve diğer madde kullanımı için yapılan taramaların sıklığını ve hasta-hekim görüşmelerinin ne kadar yaygın olduğunu ölçmekti. Sonuçlara göre, yaşlıların yaklaşık üçte biri son bir yıl içinde kenevir veya başka madde kullanımı açısından taranmıştı. Ancak kenevir kullandığını belirten ve bu kullanımın ister keyif amaçlı ister tıbbi amaçlı olduğunu söyleyen katılımcılar arasında, sağlık uzmanlarıyla doğrudan konuşanların oranı çok daha düşüktü.</p>
<p>Bu durum, kenevir kullanımının yaşlı nüfusta giderek daha görünür hale geldiği bir dönemde özellikle önem kazanıyor. Bazı yaşlı yetişkinler keneviri ağrı, uyku sorunları veya diğer rahatsızlıklar için kullanırken, bir kısmı da rekreasyonel amaçlarla tüketiyor. Ancak kullanım nedeni ne olursa olsun, bu bilgi çoğu zaman muayene sırasında gündeme gelmiyor. Araştırmacılara göre bu iletişimsizlik, sağlık çalışanlarının hastalarının kullandığı maddeleri tam olarak değerlendirmesini zorlaştırıyor.</p>
<p>Yaşlılarda bu boşluğun sonuçları genç yetişkinlere kıyasla daha belirgin olabilir. İleri yaş, kronik hastalıkların artması, birden fazla ilacın aynı anda kullanılması ve vücudun ilaçlara verdiği yanıtın değişmesi gibi etkenlerle birlikte geliyor. Bu nedenle kenevir kullanımı, özellikle reçeteli ilaçlarla etkileşim olasılığı açısından dikkate alınması gereken bir unsur haline geliyor. Çalışmanın işaret ettiği temel risklerden biri de, hastanın kenevir kullanımını paylaşmaması halinde hekimlerin olası yan etkileri, etkileşimleri veya beklenmedik klinik durumları önceden tahmin etmekte zorlanabilmesi.</p>
<p>Tarama yapılması ile gerçek klinik görüşme arasında görülen fark da dikkat çekici. Araştırmaya göre, yaşlı yetişkinlerin yaklaşık üçte biri son bir yılda kenevir ya da başka madde kullanımı açısından sorgulanmış olsa da, kenevir kullanan bireylerin çok daha küçük bir bölümü bu konuyu sağlık profesyonelleriyle ayrıntılı biçimde ele aldı. Bu bulgu, yalnızca “sormak” ile “konuşmak” arasındaki farkı da görünür kılıyor. Uzmanlar açısından yalnızca standart tarama sorusu yöneltmek yeterli olmayabilir; hastanın yanıtını açıklayabileceği, kullanım sıklığını, ürün tipini ve eşlik eden ilaçları paylaşabileceği güvenli bir iletişim ortamı oluşturmak da gerekiyor.</p>
<p>Çalışmanın yazarlarından Pia Mauro’nun adı araştırma özetinde yer alırken, çalışmanın genel çerçevesi <a href="https://oncology.com.tr/cin-yaslilarda-sosyal-katilim-depresyon/" title="Çin’de Yaşlılarda Sosyal Katılımın Depresyonla İlişkisi: Kırsal-Kentsel ve Cinsiyet Farkları Öne Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">yaşlı sağlığı</a> alanında uzun süredir bilinen bir sorunu yeniden gündeme taşıyor: Hastalar, özellikle yasal statüsü eyaletten eyalete değişebilen ya da kişisel tercih olarak görülebilen maddeleri hekimleriyle paylaşmakta isteksiz davranabiliyor. Bu çekingenlik, mahremiyet kaygısı, yargılanma korkusu ya da kenevirin “zararsız” olduğuna dair yaygın algılarla ilişkili olabilir. Ancak çalışmanın sonuçları, bu sessizliğin klinik açıdan maliyeti olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Kenevirin yaşlılarda etkileri konusunda bilimsel tablo da tamamen basit değil. Mevcut literatür, etkilerin kullanılan ürüne, THC ve CBD oranlarına, doz sıklığına, tüketim yoluna ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebildiğini gösteriyor. Özellikle çoklu ilaç kullanımı, kalp-damar hastalıkları, bilişsel kırılganlık veya düşme <a href="https://oncology.com.tr/siyah-babalar-uzun-yasam-olum-riski/" title="Araştırma: Siyah Babalar ile Baba Olan Siyah Erkekler Arasında Daha Düşük Ölüm Riski Saptandı" data-wpan-internal-link="1">riski</a> bulunan kişilerde dikkat daha da önemli hale geliyor. Bu nedenle yaşlı hastalarda kenevir kullanımı, rutin ilaç geçmişinin bir parçası olarak ele alınsa bile, doz, zamanlama ve olası yan etkiler gibi ayrıntılar klinik değerlendirme için belirleyici olabilir.</p>
<p>Rutgers Health çalışması, doğrudan kenevirin yarar ya da zararını test etmese de, yaşlı nüfusta sağlık hizmeti iletişiminin ne kadar eksik kalabildiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, bu tür bulgular daha geniş kamu sağlığı sorularını da gündeme getiriyor: Yaşlı yetişkinlerde madde kullanımı hakkında nasıl daha açık bir konuşma kültürü oluşturulabilir ve sağlık sistemleri bu görüşmeleri nasıl daha sistematik hale getirebilir? Çalışmanın yanıt vermediği ancak önemini vurguladığı asıl konu tam da bu.</p>
<p>Kenevir kullanımının arttığı bir dönemde, yaşlı yetişkinlerin bunu hekimleriyle paylaşmaması yalnızca bir iletişim boşluğu değil, aynı zamanda güvenli bakım açısından da bir risk olarak değerlendiriliyor. Araştırma, yaşlı hastalarla çalışan klinisyenlerin madde kullanımı taramasını rutinleştirmesi kadar, bu konuşmaları yargılayıcı olmayan ve ayrıntı almaya elverişli bir biçimde yürütmesinin de önemine işaret ediyor. Bulgular, sağlık sisteminin yaşlanan nüfusun gerçek kullanım alışkanlıklarına daha dikkatli yaklaşması gerektiğini gösteren önemli bir uyarı niteliğinde.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cannabis or Drug Screening and Discussions With Clinicians Among Older Adults Who Use Cannabis in the U.S., 2021–2023</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.1016/j.amepre.2026.108304</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1016/j.amepre.2026.108304</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kannabis, Sağlık hizmeti, Yaşlı yetişkinler</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kenevir-kullanimi-iletisim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
