<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hareket kabiliyeti &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/hareket-kabiliyeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 05:42:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>hareket kabiliyeti &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yaşlı Bakımında Ruh Sağlığı ve İşlevsellik Yaşam Kalitesini Birlikte Belirliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yasli-bakiminda-ruh-sagligi-islevsellik-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yasli-bakiminda-ruh-sagligi-islevsellik-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 05:42:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel işlev]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[hareket kabiliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda ruh sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yasli-bakiminda-ruh-sagligi-islevsellik-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlılarda yaşam kalitesi, ruh sağlığı ve işlevselliğin etkileşimiyle şekillenir. Depresyon, kaygı ve bilişsel işlevler, kapsamlı geriatrik bakımda kritik rol oynar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlılarda <a href="https://oncology.com.tr/covid19-dokunulmazligi-bakim-evi-personeli/" title="COVID-19 Hukuki Dokunulmazlığı Olan Eyaletlerde Bakım Evi Personeli Daha da Azaldı" data-wpan-internal-link="1">bakım</a> kalitesini değerlendirirken yalnızca tansiyon, yürüme hızı ya da günlük işlerini tek başına yapabilme becerisine bakmak yeterli olmayabilir. <em>BMC Geriatrics</em> dergisinde yayımlanan çok merkezli gözlemsel bir kohort araştırması, kapsamlı geriatrik bakım alan ileri yaştaki hastalarda yaşam kalitesinin, fiziksel kapasite ile psikolojik durumun birlikte şekillendiğini gösteriyor. Çalışma, depresyon, kaygı ve moral gibi ruhsal değişkenlerin; hareket kabiliyeti, öz bakım becerileri ve bilişsel işlevlerle birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Mendorf, Schönenberg ve Heimrich liderliğindeki araştırma ekibi, farklı sağlık merkezlerinden toplanan geniş bir hasta grubunu inceleyerek yaşlı bakımında sık karşılaşılan ama çoğu zaman ayrı değerlendirilen iki alanı aynı çerçevede ele aldı. Bilim insanları, yaşlı bireylerde yaşam kalitesinin yalnızca fiziksel sağlık göstergelerinin toplamı olmadığını; zihinsel dayanıklılık, duygusal iyilik hali, sosyal katılım ve bilişsel işlev gibi çok katmanlı unsurların bir birleşimi olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım, özellikle kırılgan yaşlı popülasyonda bakımın daha bütüncül planlanması gerektiği fikrini güçlendiriyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan mesajı, psikolojik durum ile işlevsel kapasitenin birbirinden bağımsız iki alan olmadığı yönünde. Araştırma, depresif belirtilerin, anksiyetenin ve düşük moralin; yürüyüş, kişisel bakım ve günlük işlevsellik gibi alanlarla dinamik biçimde etkileşebildiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde, hareket kısıtlılığı ya da bilişsel gerileme yaşayan bireylerde psikolojik yükün artması da yaşam kalitesini aşağı çekebiliyor. Bu karşılıklı ilişki, geriatrik bakımda hem fiziksel rehabilitasyon hem de ruhsal destek bileşenlerinin birlikte düşünülmesini gerekli kılıyor.</p>
<p>Geriatri uzmanları açısından bu bulguların önemi, yaşlı hastaların durumunu yalnızca tıbbi tanılar üzerinden değil, günlük yaşamla kurdukları ilişki üzerinden değerlendirmeyi teşvik etmesinde yatıyor. Kişinin yeme, giyinme, hareket etme, ilaçlarını düzenli kullanma ve sosyal temasını sürdürme becerisi; bakım gereksiniminin düzeyini belirlemede kritik. Ancak bu becerilerdeki azalma, tek başına biyolojik yaşlanmanın sonucu değil. Kaygı, umutsuzluk, yalnızlık hissi ya da motivasyon kaybı gibi psikolojik etkenler, işlevsel gerilemeyi daha belirgin hale getirebiliyor. Araştırma da tam olarak bu noktada, klinik izlemin daha geniş bir bakış açısıyla yapılması gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>Çok merkezli tasarım, çalışmanın yerel bir örneklemden elde edilen sınırlı sonuçlar yerine daha geniş bir bakım pratiğine ışık tutmasını sağlıyor. Farklı merkezlerden gelen veriler, yaşlı bakımında yaşam kalitesini etkileyen belirleyicilerin çeşitli sağlık ortamlarında benzer bir örüntü gösterebildiğini düşündürüyor. Bu durum, bulguların yalnızca tek bir kurumun uygulamalarına değil, daha genel bir geriatri yaklaşımına katkı sunabileceğini gösteriyor. Yine de araştırmanın gözlemsel bir kohort çalışması olduğu unutulmamalı; bu nedenle neden-sonuç ilişkileri konusunda temkinli yorum yapmak gerekiyor. Çalışma, etkenler arasındaki bağlantıyı güçlü biçimde ortaya koysa da, hangi değişkenin hangisini doğrudan tetiklediğini tek başına kanıtlamıyor.</p>
<p>Yaşlılık döneminde yaşam kalitesinin korunması, birçok sağlık sisteminin karşı karşıya olduğu temel hedeflerden biri. Ortalama yaşam süresi uzadıkça, kronik hastalıklarla yaşayan ve eş zamanlı olarak fiziksel ya da zihinsel işlev kaybı riski taşıyan bireylerin sayısı da artıyor. Bu nedenle kapsamlı geriatrik değerlendirme, yalnızca mevcut hastalığın kontrolünü değil, hastanın bağımsızlığını, öz güvenini ve toplumsal katılımını da merkeze alıyor. Söz konusu çalışma, bu değerlendirmeye psikolojik taramanın ne kadar gerekli olduğunu bilimsel açıdan destekliyor.</p>
<p>Depresyon ve anksiyete, ileri yaşta her zaman açık belirtilerle ortaya çıkmayabiliyor. Bazen iştahsızlık, uyku bozukluğu, sosyal geri çekilme ya da fiziksel şikâyetlerde artış şeklinde kendini gösterebiliyor. Bu nedenle yalnızca fiziksel muayene değil, ruhsal durumun da düzenli olarak gözden geçirilmesi önem taşıyor. Aynı zamanda bilişsel işlevlerdeki hafif gerilemelerin dahi ilaç uyumu, güvenli hareket etme ve günlük karar verme üzerinde etkili olabileceği biliniyor. Araştırmanın işaret ettiği bütüncül yaklaşım, bu farklı alanların bir arada izlenmesini savunuyor.</p>
<p>Uzmanlara göre böyle çalışmalar, yaşlı bakım hizmetlerinin gelecekte nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor. Hemşirelik, fizyoterapi, psikiyatri, geriatri ve sosyal hizmet disiplinlerinin birlikte çalıştığı modeller, bireyin sadece hastalığını değil, yaşam deneyimini de gözetebiliyor. Bu tür ekip temelli yaklaşımlar, hareket kabiliyetini desteklerken ruhsal yükü azaltmaya, öz bakım becerilerini sürdürmeye ve hastanın günlük yaşama katılımını korumaya yardımcı <a href="https://oncology.com.tr/normal-bmi-gizli-yaglanma-riskleri/" title="Normal Görünen BMI, Gizli Yağlanma Riskini Saklıyor Olabilir" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>. Ancak her hastanın ihtiyacının farklı olduğu, bu nedenle müdahalelerin kişiye özel planlanması gerektiği de unutulmamalı.</p>
<p>Sonuç olarak, yeni çalışma yaşlı bakımında yaşam kalitesinin tek boyutlu bir ölçütle anlaşılamayacağını bir kez daha gösteriyor. Psikolojik durum, bilişsel işlev ve fiziksel yeterlilik arasındaki bağlantılar, kapsamlı geriatrik bakımın neden bütüncül olması gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor. Klinik uygulamada bu <a href="https://oncology.com.tr/bmi-obeziteyi-az-gosteriyor/" title="BMI’nın Kör Noktası: Yeni Bulgular Obeziteyi Olduğundan Daha Düşük Gösterebilir" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a>, yaşlı bireylerin hem beden hem zihin sağlığını birlikte değerlendiren daha duyarlı ve daha etkili bakım modellerine yönelme çağrısı niteliği taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Psychological and functional factors influencing the quality of life in elderly patients within comprehensive geriatric care.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Psychological and functional factors associated with quality of life in comprehensive geriatric care: evidence from a multicenter observational cohort study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Mendorf, S., Schönenberg, A., Heimrich, K.G. et al. Psychological and functional factors associated with quality of life in comprehensive geriatric care: evidence from a multicenter observational cohort study. BMC Geriatr 26, 770 (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07728-9</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1186/s12877-026-07728-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yasli-bakiminda-ruh-sagligi-islevsellik-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmada Daha Az Protein, Kas Gücü ve Günlük İşlevleri Zayıflatabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dusus-protein-alimi-kas-gucu-yasli/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dusus-protein-alimi-kas-gucu-yasli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 20:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel fonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[hareket kabiliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kas gücü]]></category>
		<category><![CDATA[protein alımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dusus-protein-alimi-kas-gucu-yasli/</guid>

					<description><![CDATA[Geniş kapsamlı Avrupa çalışması, yaşlılarda düşük protein alımının el kavrama gücünü ve günlük yaşam işlevlerini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş ilerledikçe beslenmenin yalnızca kilo kontrolü ya da <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-saglikli-ekonomik-ogunler/" title="Yapay Zekâ, Tanıdık Yemeklerde Küçük Değişikliklerle Daha Sağlıklı ve Ucuz Menü Öneriyor" data-wpan-internal-link="1">kronik hastalık riski</a> açısından değil, hareket kabiliyeti ve bağımsız yaşam sürdürme kapasitesi açısından da belirleyici olduğu <a href="https://oncology.com.tr/fuzyon-pozitif-rabdomyosarkom-ortak-protein-agi/" title="Çocukluk Çağı Sarkomunda Ortak Moleküler Ağ Keşfi Tedavi Arayışını Yeniden Şekillendirebilir" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> ortaya kondu. Avrupa genelinde yürütülen geniş ölçekli bir araştırma, protein açısından zayıf beslenen yaşlı yetişkinlerde el kavrama gücünün daha düşük olabildiğini ve günlük yaşam işlevlerinde bozulma riskinin arttığını gösterdi. Bulgular, protein tüketiminin ileri yaşta kas sağlığını korumada sanıldığından daha merkezi bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışma, 27 Avrupa ülkesinden 50 yaş ve üzeri 38 binden fazla kişinin verilerini içeren Survey of Health, Ageing and Retirement in Europe, yani SHARE veri tabanına dayanıyor. Araştırmacılar, beslenme alışkanlıklarını yıllara yayılan fiziksel kapasite ölçümleriyle birlikte değerlendirerek, tek bir zaman noktasına dayanan kısa süreli çalışmaların ötesine geçmeyi amaçladı. Bu yaklaşım, protein alımı ile fiziksel işlev arasındaki ilişkinin zaman içindeki seyrini görmeye olanak sağladı ve özellikle yaşlılıkta güç kaybının nasıl gelişebileceğine dair daha geniş bir tablo sundu.</p>
<p>Araştırmanın başındaki isimlerden biri olan Sharjah Üniversitesi’nden kas hücresi fizyoloğu Dr. Rizwan Qaisar liderliğindeki uluslararası ekip, protein tüketiminin düşük olduğu bireylerde ilerleyen dönemde el kavrama gücü ve işlevsel kapasite açısından daha olumsuz sonuçlar görülüp görülmediğini inceledi. El kavrama gücü, klinik araştırmalarda yalnızca el ve önkol kaslarını değil, genel kas gücü ve kırılganlık düzeyi hakkında da fikir verebilen pratik bir gösterge kabul ediliyor. Günlük yaşamda kavrama, taşıma, açma-kapama ve denge gerektiren hareketler için önemli olduğundan, bu ölçüm yaşlılıkta bağımsızlığın korunmasıyla da yakından ilişkili görülüyor.</p>
<p>Protein, vücutta kas sentezi, onarım ve doku korunması için zorunlu bir makro besin ögesi. Ancak bu çalışma, proteinin yalnızca spor yapanlar ya da kas kütlesi artırmak isteyenler için önemli olmadığını; yaşlanma sürecinde kas kütlesinin korunması, sinir-kas koordinasyonunun sürdürülmesi ve günlük etkinliklerin güvenle yapılabilmesi açısından da kritik bir besin olduğunu hatırlatıyor. Araştırma ekibine göre düşük protein alımı, zaman içinde kas gücünde azalma ve işlevsel yetersizliklerle ilişki gösterebiliyor.</p>
<p>Yaşlanmada kas kaybı ve güç azalması, tıpta sarkopeni başlığı altında ele alınıyor. Bu durum, yalnızca fiziksel performansı düşürmekle kalmıyor; düşme, kırık, hastaneye yatış ve bakım ihtiyacında artış gibi sonuçlarla da bağlantılı olabiliyor. Söz konusu çalışma sarkopeniyi doğrudan tedavi etmeyi incelemese de, protein tüketimi ile işlevsel bozulma arasındaki bağlantıyı ortaya koyarak korunma stratejileri için önemli bir ipucu sunuyor. Araştırmacılar, bulguların özellikle ilerleyen yaşlarda beslenme düzeninin gözden geçirilmesi gerektiğini düşündürdüğünü belirtiyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, önceki kısa vadeli ya da kesitsel araştırmalara kıyasla daha uzun dönemli ve çok uluslu bir tasarıma sahip olması. Farklı ülkelerden büyük bir örneklem kullanılması, sonuçların tek bir topluma özgü alışkanlıklarla sınırlı kalmamasını sağlıyor. Bununla birlikte, araştırma gözlemsel nitelikte olduğu için düşük protein alımının doğrudan fiziksel işlev kaybına yol açtığı kesin olarak söylenemiyor. Yani çalışma, neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamıyor; buna karşın iki değişken arasında tutarlı bir bağlantı bulunduğunu güçlü biçimde düşündürüyor.</p>
<p>Bu ayrım önem taşıyor çünkü yaşlılarda fiziksel güç kaybı yalnızca diyetle açıklanamaz. Kronik hastalıklar, fiziksel aktivite düzeyi, ilaç kullanımı, genel enerji alımı ve sosyal koşullar da kas sağlığı üzerinde etkili olabilir. Yine de proteinin kas dokusunun yenilenmesi için temel yapı taşı olması nedeniyle, yetersiz alımın risk faktörlerinden biri olduğu uzun süredir biliniyor. Bu yeni çalışma, o bilginin geniş bir Avrupa popülasyonunda yaşlanma ve işlevsellik bağlamında nasıl göründüğünü daha somut hale getiriyor.</p>
<p>Araştırma ayrıca protein tüketiminin yaşa ve cinsiyete bağlı biçimde farklı sonuçlar gösterebileceğine de işaret ediyor. Bu tür farklılıklar, vücut kompozisyonundaki değişimler, hormonal durum, toplam kalori alımı ve yaşam tarzı gibi etkenlerle ilişkili olabilir. Bilim insanları, ileri yaşta beslenmeye ilişkin önerilerin tek tip olmaması gerektiğini, bireysel sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Çalışmanın ortaya koyduğu en önemli mesajlardan biri, “daha az yemek” ile “yeterli beslenmek” arasındaki çizginin yaşlılıkta çok daha hassas hale gelmesi.</p>
<p>Uzmanlar, bu tür bulguların günlük pratikte özellikle iştah azalması, çiğneme güçlüğü, yalnız yaşama ya da ekonomik kısıtlılık gibi nedenlerle protein alımı düşen yaşlı bireyler açısından önem taşıdığını söylüyor. Ancak araştırma, belirli bir besin takviyesini ya da tek başına bir diyet modelini öneren türden bir klinik kılavuz olarak okunmamalı. Daha çok, yaşlılıkta kas sağlığının korunmasında yeterli ve dengeli protein alımının göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatan güçlü bir bilimsel uyarı niteliği taşıyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, yaşlılıkta fiziksel işlevin korunmasının yalnızca egzersizle değil, beslenme düzeniyle de yakından bağlantılı olduğunu gösteren kanıtlar zincirine yeni bir halka ekliyor. El kavrama gücü ve günlük işlevlerdeki kayıplar, bağımsız yaşamın erken işaretleri olabilir; bu nedenle protein alımının yetersiz kaldığı durumlar, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-agri-uyku-depresyon-bilissel-gerileme/" title="Yaşlılarda Ağrı, Uyku Sorunları ve Depresyonun Bilişsel Gerilemeyle Bağlantısı Araştırıldı" data-wpan-internal-link="1">yaşlı sağlığı</a> açısından yakından izlenmesi gereken bir alan olarak öne çıkıyor. Araştırma, yaşlanma sürecinde kas sağlığını korumanın basit ama kritik bir ilkesini yeniden hatırlatıyor: Yeterli protein, hareketliliğin ve bağımsızlığın sürdürülebilmesi için temel unsurlardan biri olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Low Protein Intake Is Associated with the Risk of Functional Impairment in Older Adults in an Age- and Gender-Specific Manner: A SHARE-Based Study</p>
<p><strong>Keywords:</strong> sağlık bakımı, protein alımı, yaşlanma, kas gücü, fonksiyonel bozukluk, sarkopeni, beslenme, yaşlı bağımsızlığı, fiziksel işlev, kas fizyolojisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dusus-protein-alimi-kas-gucu-yasli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
