<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çocuk nörolojisi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/cocuk-norolojisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Jun 2026 04:15:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>çocuk nörolojisi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda Nöbet Acilinde Diazepam Yanıtını Genetik Profil Belirleyebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cocuklarda-diazepam-yaniti-genetik-faktorler/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cocuklarda-diazepam-yaniti-genetik-faktorler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2026 04:15:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk nörolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[CYP2C19]]></category>
		<category><![CDATA[CYP2C19 genetik varyasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[diazepam]]></category>
		<category><![CDATA[diazepam yanıtı]]></category>
		<category><![CDATA[farmakogenomik]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[konvulsif status epileptikus]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik acil bakım]]></category>
		<category><![CDATA[pediatrik nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[status epileptikus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cocuklarda-diazepam-yaniti-genetik-faktorler/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, çocuklarda konvulsif status epileptikus tedavisinde intravenöz diazepam yanıtının CYP2C19 genetik varyasyonlarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu, tedavide kişiselleştirilmiş yaklaşımların önemini vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda uzamış ya da ardışık nöbetlerle seyreden konvulsif status epileptikus, acil nörolojide zamanla yarışılan en kritik tablolardan biri olarak kabul ediliyor. Beyin hasarı ve sistemik komplikasyon riskini azaltmak için hızlı müdahale gerekirken, ilk basamak ilaçlardan biri olan intravenöz diazepama verilen yanıtın hastadan hastaya değişmesi klinisyenler için önemli bir sorun oluşturmaya devam ediyor. Seker Gezici, M. ile Turan, C. ve Ayyildiz Emecen, D. tarafından yürütülen yeni pediatrik prospektif kohort çalışması ise bu değişkenliğin önemli bir bölümünün CYP2C19 genindeki farklılıklarla ilişkili olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>BMC Pharmacology and Toxicology dergisinde yayımlanması beklenen çalışma, konvulsif status epileptikus tedavisinde kullanılan intravenöz diazepamın çocuklarda daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşımla uygulanabileceğini <a href="https://oncology.com.tr/kcnma1-yumurtalik-kanseri-iyon-dengesi/" title="Yumurtalık Kanserinde İyon Dengesini Yöneten KCNMA1’in Yeni Rolü Ortaya Kondu" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor. Araştırmanın temel odağı, karaciğerde ilaç metabolizmasında görev alan CYP2C19 adlı sitokrom P450 enzimindeki genetik polimorfizmler. Bu enzim, diazepamın vücutta nasıl işlendiğini belirleyen önemli bileşenlerden biri olarak biliniyor. Erişkin popülasyonlarda bu ilişkinin daha önce incelenmiş olması, pediatrik grupta da benzer bir etkinin olup olmadığı sorusunu uzun süredir gündemde tutuyordu. Yeni çalışma, bu soruya çocuk hastalar açısından daha doğrudan yanıt arayan az sayıdaki araştırmadan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Konvulsif status epileptikus, nöbetlerin uzun sürmesi ya da kısa aralıklarla tekrar etmesi ve arada bilinç ya da nörolojik toparlanmanın olmamasıyla tanımlanıyor. Bu nedenle tedavide gecikme, yalnızca klinik tabloyu ağırlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda uzun vadeli nörolojik sonuçlar üzerinde de risk yaratabiliyor. Diazepamın hızlı etkili bir benzodiazepin olarak acil kullanımda yaygın biçimde tercih edilmesinin nedeni de bu. Ancak ilacın etkinliği, metabolizma hızı ve bireysel farmakokinetik farklılıklar nedeniyle her çocukta aynı düzeyde olmayabiliyor. Özellikle genetik yapı, bu değişkenliğin olası açıklamalarından biri olarak giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönü, farmakogenomik yaklaşımı doğrudan acil çocuk nörolojisine uyarlaması. CYP2C19 enzimindeki varyantlar, bazı bireylerde diazepamın daha hızlı ya da daha yavaş metabolize edilmesine yol açabiliyor. Bu da ilacın etkisinin süresi, doz gereksinimi ve klinik yanıta ilişkin gözlemleri etkileyebiliyor. Araştırma ekibi, çocuklarda bu genetik farklılıkların klinik protokollerle nasıl ilişkilendirilebileceğini inceleyerek, standart tedavi uygulamalarının ötesinde daha hassas bir çerçeve sunmayı amaçladı. Böyle bir yaklaşım, acil serviste “tek doz herkes için yeterli mi?” sorusunu daha bilimsel bir zemine taşıyor.</p>
<p>Her ne kadar çalışma erken dönem bir kohort araştırması niteliği taşısa da, pediatrik ilaç tedavisinde kişiselleştirilmiş tıp açısından önemli bir sinyal veriyor. Klinik pratikte benzodiazepinlere verilen yanıtın zaman zaman öngörülemez olması, hekimlerin tekrar doz verme kararlarını ve alternatif ajanlara geçiş stratejilerini zorlaştırabiliyor. Genetik verilerin bu kararlara ek bir katman sağlayabilmesi, özellikle yoğun ve kritik durumlarda tedavi planlamasını daha rasyonel hale getirebilir. Bununla birlikte, bu tür bulguların rutin uygulamaya dönüşmesi için daha geniş hasta gruplarında doğrulanması ve farklı merkezlerde benzer sonuçların elde edilmesi gerekiyor.</p>
<p>Çocuklarda ilaç metabolizması, erişkinlerden yalnızca boyut ve kilo farkıyla ayrılmıyor; gelişmekte olan enzim sistemleri ve yaşa bağlı fizyolojik değişimler de sonucu etkiliyor. Bu nedenle pediatrik farmakogenetik çalışmalar, erişkin verilerinin doğrudan küçültülmüş bir versiyonu olarak değerlendirilemiyor. Söz konusu araştırma, tam da bu nedenle önemli: Aynı ilacın aynı genetik yolak üzerinden metabolize edilse bile çocuklarda ortaya çıkan klinik yansımalar farklılık gösterebilir. Araştırmacıların odaklandığı CYP2C19 polimorfizmleri, bu farkın biyolojik temelini anlamak için somut bir pencere sunuyor.</p>
<p>Uzmanlar, acil nörolojik bakımda genetik bilginin kullanımı konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik taşıyor. Çünkü farmakogenomik, tedaviyi daha isabetli hale getirme <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-ilac-riskleri-mobil-ekip/" title="Mobil Geriatri Ekibinin Alzheimer Hastalarında İlaç Risklerini Azaltma Potansiyeli Gündemde" data-wpan-internal-link="1">potansiyeli</a> sunsa da, tek başına klinik kararın yerini almıyor. Nöbetin süresi, hastanın yaşı, eşlik eden hastalıklar, önceki ilaç öyküsü ve acil servisteki genel durum, diazepam kullanımında hâlâ belirleyici değişkenler arasında. Bu yeni çalışma da, genetik bulguların mevcut klinik protokollere nasıl entegre edilebileceğini anlamaya yönelik bir adım olarak okunmalı.</p>
<p>Yayımlanacak makalenin pediatrik status epileptikus yönetimi açısından en büyük katkısı, ilaç yanıtındaki değişkenliğe biyolojik bir açıklama getirmesi olabilir. Eğer farklı CYP2C19 genotipleri ile klinik yanıt arasında tutarlı bir ilişki doğrulanırsa, acil servislerde diazepam dozlaması ve sonraki tedavi basamakları daha iyi kişiselleştirilebilir. Ancak araştırmacıların da işaret ettiği gibi, bu alan henüz gelişmekte ve <a href="https://oncology.com.tr/dn203316-ppard-karaciger-fibrozisi/" title="Karaciğer Fibrozisinde Yeni Hedef: PPARδ Aktivatörü DN203316’den Umut Veren Bulgular" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a> dikkatli yorumlanmayı gerektiriyor. Buna rağmen çalışma, çocuklarda kritik nörolojik acillerin yalnızca hızla değil, aynı zamanda bireysel genetik özellikler gözetilerek yönetilmesi gerektiğine dair güçlü bir bilimsel hatırlatma sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pediatric convulsive status epilepticus treatment optimization via CYP2C19 genetic polymorphisms influencing intravenous diazepam metabolism.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Intravenous diazepam application in a departmental convulsive status epilepticus protocol with CYP2C19 polymorphisms: a pediatric prospective cohort study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Seker Gezici, M., Turan, C., Ayyildiz Emecen, D. et al. Intravenous diazepam application in a departmental convulsive status epilepticus protocol with CYP2C19 polymorphisms: a pediatric prospective cohort study. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01159-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cocuklarda-diazepam-yaniti-genetik-faktorler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi Tanısı Alan Çocuklarda Otizm Neden Daha Sık Görülüyor? Yeni Çalışma İlişkiyi Mercek Altına Aldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/epilepsi-otizm-risk-nedenleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/epilepsi-otizm-risk-nedenleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 09:51:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk nörolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı nörolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi komorbiditesi]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi ve otizm]]></category>
		<category><![CDATA[nörogelişimsel bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[otizm spektrum bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[otizm tanısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/epilepsi-otizm-risk-nedenleri/</guid>

					<description><![CDATA[Mayo Clinic'in geniş ölçekli çalışması, epilepsi tanısı alan çocuklarda otizmin daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor ve bu ilişkinin olası nedenlerini araştırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında epilepsi ile otizm spektrum bozukluğunun birlikte görülmesi, nöroloji ve gelişimsel pediatri alanında uzun süredir dikkat çeken bir klinik tablo. Ancak bu iki durumun ne ölçüde kesiştiği ve hangi çocuklarda riskin daha yüksek olduğu sorusu, şimdiye kadar çoğunlukla küçük örneklemli veriler üzerinden yanıtlanıyordu. Mayo Clinic araştırmacılarının gerçekleştirdiği geniş ölçekli nüfus temelli çalışma, bu tabloya daha net bir çerçeve kazandırarak epilepsi tanısı alan çocuklarda otizmin belirgin biçimde daha sık saptandığını ortaya koydu.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletindeki Olmsted County’de doğan 30 bin 490 çocuğun sağlık kayıtları incelendi. Bu büyük veri seti içinde 257 çocukta, yani yaklaşık yüzde 0,84’ünde, 19 yaşına ulaşmadan önce epilepsi geliştiği belirlendi. Araştırma ekibi, bu çocuklarda otizm spektrum bozukluğunun görülme sıklığını epilepsi olmayan akranlarıyla karşılaştırdı. Sonuçlar, epilepsisi olan çocuklarda otizm oranının her ölçütte birkaç kat daha yüksek olduğunu gösterdi.</p>
<p>Çalışmada kullanılan tanımın kapsamına göre oranlar değişse de eğilim son derece tutarlıydı. Araştırma amaçlı daha geniş kriterlerle değerlendirildiğinde epilepsi grubundaki çocukların yüzde 21,4’üne otizm tanısı konurken, epilepsisi olmayanlarda bu oran yüzde 3,2 oldu. Daha sıkı klinik ölçütler kullanıldığında oranlar sırasıyla yüzde 14,0 ve yüzde 1,6’ya geriledi. Yalnızca klinik tanı esas alındığında ise fark yine dikkat çekiciydi: epilepsi grubunda yüzde 7,9, kontrol grubunda ise yüzde 0,7. Bu bulgular, tanı yönteminden bağımsız olarak epilepsi ile otizm arasında anlamlı bir birliktelik bulunduğuna işaret ediyor.</p>
<p>Uzmanlara göre bu ilişki, yalnızca iki <a href="https://oncology.com.tr/huntington-dna-cift-zincir-kiriklari/" title="Huntington Hastalığında DNA’daki Çift Zincir Kırıkları Hastalığın Yıkıcı Etkisini Körüklüyor" data-wpan-internal-link="1">hastalığın</a> aynı anda rastlantısal biçimde görülmesinden ibaret olmayabilir. Epilepsi ve otizm her ne kadar ayrı nörolojik durumlar olsa da gelişimsel süreçte ortak biyolojik zeminler paylaşabiliyor. Beyin gelişimini etkileyen genetik, yapısal ya da işlevsel farklılıklar, bazı çocuklarda hem nöbet eğilimini hem de sosyal iletişim ve davranış örüntülerindeki otizm özelliklerini birlikte ortaya çıkarabiliyor. Bununla birlikte, bu son çalışma neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamıyor; araştırma gözlemsel nitelikte olduğu için ilişkiyi güçlü biçimde gösterse de mekanizmayı doğrudan açıklamıyor.</p>
<p>Çalışmanın klinik açıdan önemli bir yönü, tanı konulmamış ya da geç tanınan otizm vakalarına dikkat çekmesi. Epilepsi izleminde olan çocuklarda öğrenme güçlüğü, dil gelişiminde gerilik, sosyal etkileşimde azalma ya da tekrarlayıcı davranışlar gibi belirtiler bazen nöbet hastalığının gölgesinde kalabiliyor. Oysa bu işaretler, özellikle erken çocukluk döneminde fark edildiğinde ayrıntılı gelişimsel değerlendirme için önemli ipuçları sunuyor. Araştırmacıların vurguladığı temel noktalardan biri de, epilepsili çocukların yalnızca nöbet kontrolü açısından değil, eşlik eden nörogelişimsel durumlar açısından da sistemli biçimde izlenmesi gerektiği.</p>
<p>İncelenen grupta dikkat çeken bir diğer mesele, eşlik eden ek sorunlar oldu. Epilepsi ve otizm birlikteliği olan çocuklarda entelektüel yetersizlik gibi ek nörogelişimsel sorunların da daha sık görülebildiği biliniyor. Bu durum, klinik değerlendirmeyi daha da önemli hale getiriyor; çünkü bir çocuğun yalnızca epilepsi tanısı almış olması, gelişimsel profilinin bütünüyle değerlendirildiği anlamına gelmiyor. Özellikle konuşma gecikmesi, öğrenme güçlüğü, uyum sorunları veya davranışsal farklılıklar eşlik ediyorsa, multidisipliner yaklaşım gerekliliği artıyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu tür büyük popülasyon çalışmalarının <a href="https://oncology.com.tr/meg-makine-ogrenmesi-parkinson-tani/" title="MEG ile Parkinson’un Beyin İmzaları Daha Net Yakalandı" data-wpan-internal-link="1">erken tanı</a> açısından değer taşıdığını belirtiyor. Epilepsi tanısı alan her çocukta otizm gelişeceği anlamına gelmese de, riskin genel popülasyona göre belirgin biçimde yüksek olması klinisyenler için uyarıcı bir işaret oluşturuyor. Gelişimsel taramanın nöbet öyküsünden bağımsız yürütülmesi ve ailelerin belirtiler konusunda bilgilendirilmesi, olası tanı gecikmelerini azaltabilir. Erken tanı ise eğitimsel destek, davranışsal yaklaşım ve uygun yönlendirme süreçlerinin daha zamanında başlatılmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın sonuçları dikkatli yorumlanmalı. Veriler, tek bir bölgedeki uzun dönem kayıtlarından elde edildiği için tüm çocuk nüfusuna birebir genellenemez. Ayrıca sağlık kayıtlarına dayalı çalışmalar, değerlendirme sıklığı ve tanı uygulamalarındaki farklılıklardan etkilenebilir. Buna karşın örneklemin büyüklüğü ve karşılaştırma tasarımı, elde edilen bulgulara güçlü bir istatistiksel dayanak sağlıyor. Bu nedenle çalışma, epilepsi ile otizm arasındaki bağlantıyı daha iyi anlamak için önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Sonuç olarak yeni bulgular, çocukluk çağı epilepsisinin yalnızca nöbetlerle sınırlı bir hastalık olmadığını; bazı çocuklarda otizm spektrum bozukluğu başta olmak üzere daha geniş bir nörogelişimsel tabloyla birlikte görülebildiğini gösteriyor. Araştırma, hekimlerin ve ailelerin dikkatini erken gelişimsel sinyallere yöneltmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatırken, çocuk nörolojisinde bütüncül izlemin önemini de güçlendiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Co-occurrence and prevalence of autism spectrum disorder in children with epilepsy</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Autism in Children with Epilepsy: Prevalence in a Population Based Study</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1111/dmcn.70288</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Epilepsi, Otizm Spektrum Bozukluğu, Zihinsel Yetersizlik, Pediatrik Nöroloji, Nörogelişimsel Bozukluklar, Erken Tanı, Komorbidite, Popülasyon Temelli Çalışma, Pediatrik Epilepsi, Nöroloji</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-dijital-saglik-okuryazarligi/" data-wpan-internal-link="1">Yaşlılıkta Dijital Sağlık Okuryazarlığına Kimler Daha Kolay Ulaşıyor? Yeni Araştırma Farklılıkları Ortaya Koyuyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/epilepsi-otizm-risk-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
