<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>böbrek fibrozisi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/bobrek-fibrozisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 11:42:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>böbrek fibrozisi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uremik toksinler AhR’yi hedef alarak böbrekte yağ sentezini ve fibrozisi tetikliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/uremik-toksinler-ahr-bobrek-fibrozisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/uremik-toksinler-ahr-bobrek-fibrozisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[AhR aktivasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek fibrozisi]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Lipid biyosentezi]]></category>
		<category><![CDATA[lipid metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[Uremik toksinler]]></category>
		<category><![CDATA[yağ asidi sentezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/uremik-toksinler-ahr-bobrek-fibrozisi/</guid>

					<description><![CDATA[Nature Communications’ta yayımlanan çalışma, uremik toksinlerin AhR’yi aktive ederek böbrekte yağ asidi sentezini artırabildiğini ve fibrozisi tetikleyebildiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik böbrek hastalığında böbrek dokusunun giderek sertleşmesi ve işlev kaybına zemin hazırlayan böbrek fibrozisi, uzun zamandır klinik olarak izlenen ama moleküler düzeyde tam açıklanamayan bir süreçti. Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir çalışma, uremik toksinlerin böbreğe zarar verme biçimini daha net hale getiren bir mekanizma tanımladı: Bu toksinler, aril hidrokarbon reseptörü (AhR) üzerinden böbrekte yağ asidi sentezini artırarak fibrotik doku yeniden şekillenmesini tetikleyebiliyor.</p>
<p>Uremik toksinler, böbreklerin atık maddeleri kandan yeterince temizleyememesiyle zamanla dolaşımda biriken “üretimden kaynaklı” değil, azalan böbrek fonksiyonunun sonucu olarak biriken bileşiklerdir. Bu toksinlerin zararlı etkileri klinik pratikte bilinmekle <a href="https://oncology.com.tr/cinde-yaslilar-yasam-doyumu-tuketim-demografi/" title="Çin’de yaşlıların yaşam doyumu: Tüketim davranışları ve demografik farklılıkların birlikte etkisi" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a>, hücre içinde hangi sinyal yollarını harekete geçirerek böbrek hasarını şiddetlendirdiği konusu açık bir bilimsel boşluk olarak duruyordu. Çalışmanın odaklandığı kritik soru, bu toksinlerin fibrozise giden yolda hangi genetik ve biyokimyasal adımları tetiklediğiydi.</p>
<p>Araştırma, uremik toksinlerin böbrek hücrelerinde AhR’yi aktive ettiğini gösteren bulgularla ilerliyor. AhR, çevresel ve metabolik pek çok sinyalin hücre yanıtlarına dönüştürülmesinde rol oynayan bir reseptör olarak bilinir. Ancak bu çalışmada, uremik toksinlerin doğrudan ya da dolaylı olarak AhR’yi <a href="https://oncology.com.tr/adiponektin-seramid-ekseni-kalori-kisitlamasi/" title="Diyet kısıtlaması kan şekerini hedefleyen yeni bir “adiponektin–seramid” hattını devreye sokuyor" data-wpan-internal-link="1">devreye</a> alıp almadığı ve bu aktivasyonun aşağı akışta böbrek fibrozisini besleyip beslemediği deneysel olarak değerlendirildi. Sonuçlar, AhR aktivasyonunun yalnızca bir <a href="https://oncology.com.tr/ipek-bazli-biyobelirtec-yamasi-premature-izleme/" title="Yeni ipek bazlı yama, prematüre bebeklerde çoklu biyobelirteç takibini daha konforlu hale getirmeyi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteç</a> olmanın ötesinde, hasarın gidişatını etkileyebilecek bir düzenleyici basamak gibi işlediğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan noktası, uremik toksinlerin AhR üzerinden böbrekte yağ asidi sentezini artırması oldu. Yağ asidi biyosentezi, hücrelerin enerji ve membran bileşenleri gibi temel ihtiyaçlarıyla bağlantılı bir metabolik yolaktır. Bununla birlikte, böbrek dokusunda uygun olmayan koşullarda lipid metabolizmasının yeniden programlanması, inflamasyon ve doku mimarisinin bozulması gibi süreçlerle bir araya gelerek fibrozisi hızlandırabilir. Araştırmada uremik toksinlerin bu metabolik yeniden programlamayı tetiklediği; bunun da fibrotik doku yeniden şekillenmesine giden bir kaskadı başlatabileceği bildiriliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Role of uremic toxins and aryl hydrocarbon receptor activation in renal fatty acid synthesis and fibrosis.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Uremic toxins promote renal fatty acid synthesis and fibrosis via activating aryl hydrocarbon receptor.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xie, H., Zhang, Y., Lu, L. et al. Uremic toxins promote renal fatty acid synthesis and fibrosis via activating aryl hydrocarbon receptor. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75114-5</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/uremik-toksinler-ahr-bobrek-fibrozisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Obezitesinin Erkek Yavrularda Böbrek Hücrelerini Fibroza Sürükleyen Etkisi Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/anne-obezitesi-bobrek-fibrozisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/anne-obezitesi-bobrek-fibrozisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 16:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[20-HETE]]></category>
		<category><![CDATA[anne obezitesi]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek fibrozisi]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[immün hücre transdiferansiyasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[makrofaj dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[renal hasar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/anne-obezitesi-bobrek-fibrozisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, anne obezitesinin erkek yavrularda böbrek makrofajlarını fibroz üreten hücrelere dönüştürdüğünü ve 20-HETE molekülünün bu süreçte kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik öncesinde ve gebelik sırasında annenin metabolik sağlığının, çocuğun ileriki yaşamdaki böbrek işlevleri üzerinde sanılandan çok daha kalıcı izler bırakabildiğine dair kanıtlar giderek güçleniyor. <em>Nature Communications</em> dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu etkinin yalnızca genel bir risk artışıyla sınırlı olmadığını; böbrek dokusu içinde çok daha özgül bir hücresel dönüşümle bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Zhong, Huang, Sun ve arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, anne obezitesinin erkek yavruların böbreklerinde bağışıklık hücrelerini patolojik bir yola sokarak onları fibrozisi besleyen hücrelere dönüştürebildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, normalde enfeksiyonlara ve doku hasarına karşı savunmada görev yapan makrofajların, obez maternal ortamın etkisi altında myofibroblast benzeri bir fenotipe kayması oldu. Myofibroblastlar, yara iyileşmesinde rol oynayan ancak aşırı ya da kalıcı etkinliklerinde organ dokusunda skarlaşma yaratan hücreler olarak biliniyor. Böbrekte bu süreç ilerlediğinde kollajen ve diğer dış hücre matriksi bileşenleri birikiyor, doku sertleşiyor ve zamanla böbreğin filtreleme kapasitesi zarar görebiliyor. Araştırmacılar, bu dönüşümün erkek yavrularda belirginleştiğini ve anne obezitesiyle ilişkili renal hasarın hücresel temelini açıklayabilecek önemli bir mekanizma sunduğunu belirtiyor.</p>
<p>Bulguların merkezinde 20-hidroksieikosatetraenoik asit ya da kısa adıyla 20-HETE yer alıyor. Arachidonic asitten sitokrom P450 enzimleri aracılığıyla üretilen bu biyolojik olarak aktif lipid, damar tonusu, inflamasyon ve çeşitli böbrek süreçlerinde rol alan bir sinyal molekülü olarak tanınıyor. Yeni çalışma, maternal obezite koşullarında 20-HETE düzeylerinin artmasının, makrofajların davranışını fibroz yönünde değiştiren bir tetikleyici gibi işlev gördüğünü gösteriyor. Başka bir ifadeyle, lipid metabolizmasındaki bu kayma yalnızca biyokimyasal bir ayrıntı değil; böbrekte hücre kaderini belirleyen bir işaret olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Araştırma, anne adayındaki aşırı kilonun yavru böbreğinde doğrudan yapısal sonuçlara yol açabilecek bir moleküler zinciri başlatabileceğini düşündürüyor. Bu zincirde önce maternal çevrenin etkisiyle gelişen değişiklikler, ardından yavrunun böbrek dokusunda 20-HETE aracılı sinyalleşme, son olarak da makrofajların myofibroblastlara yönelen plastisitesi yer alıyor. Bilim insanları bu süreci yalnızca iltihabi yanıtla açıklamıyor; hücrelerin gen ekspresyon programlarının <a href="https://oncology.com.tr/yasli-bakiminda-pepper-robotu-etik/" title="Pepper Vakası: Yaşlı Bakımında Sosyal Robotların Etik Sınırları Yeniden Tartışılıyor" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> düzenlenmesiyle ilerleyen daha karmaşık bir dönüşüm olarak ele alıyor. Bu da maternal obezitenin etkisinin, klasik risk faktörlerinden farklı olarak gelişimsel programlamaya uzanan bir boyutu olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın erkek yavrulara odaklanması da önemli bir ayrıntı. Cinsiyete bağlı biyolojik farklılıklar, böbrek hastalıklarının gelişiminde ve ilerlemesinde <a href="https://oncology.com.tr/lncrna-kromatin-dna-off-targeting/" title="Uzun Kodlamayan RNA Çalışmalarında Gözden Kaçan DNA Sinyali Yöntemleri Yanıltıyor" data-wpan-internal-link="1">uzun</a> süredir tartışılan bir konu. Bu araştırma, erkek progenide daha belirgin bir hassasiyet gözlenmesinin tesadüf olmayabileceğini, hormonal ya da epigenetik düzeneklerin bu yanıtı şekillendirebileceğini ima ediyor. Ancak yazarlar, elde edilen sonuçların insanlara birebir aktarılmadan önce daha fazla doğrulamaya ihtiyaç duyduğuna işaret ediyor. Bu nedenle çalışma, kesin klinik sonuçlardan ziyade güçlü bir mekanistik çerçeve sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Maternal obesity-induced macrophage-to-myofibroblast transition driving kidney fibrosis in male offspring mediated by 20-hydroxyeicosatetraenoic acid (20-HETE).</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Maternal obesity induces macrophage to myofibroblast transition in kidneys of male offspring through a pathway driven by 20-hydroxyeicosatetraenoic acid.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zhong, F., Huang, X., Sun, H. et al. Maternal obesity induces macrophage to myofibroblast transition in kidneys of male offspring through a pathway driven by 20-hydroxyeicosatetraenoic acid. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-73237-3</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/tarim-toprak-mikrobiyomu-isinmaya-dayanikli/" data-wpan-internal-link="1">Tarım Topraklarının Mikrobiyomu Isınmaya Beklenenden Daha Dayanıklı Çıktı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/anne-obezitesi-bobrek-fibrozisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbrek Fibrozisinde Hücrelerin Sertliğe Yanıtını Açan Yeni Anahtar: CD248</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cd248-bobrek-fibrozisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cd248-bobrek-fibrozisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 18:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek fibrozisi]]></category>
		<category><![CDATA[CD248]]></category>
		<category><![CDATA[CD248 proteini]]></category>
		<category><![CDATA[ekstraselüler matriks]]></category>
		<category><![CDATA[fibroblast mekanosensörü]]></category>
		<category><![CDATA[hücre mekanik sinyalleri]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[renal fibrozis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cd248-bobrek-fibrozisi/</guid>

					<description><![CDATA[CD248 proteini, böbrek fibrozisinde fibroblastların mekanik sinyalleri algılamasını kontrol eder ve hastalıklı mikroçevrelerin oluşumuna katkı sağlar. Bu, kronik böbrek hastalığında yeni tedavi hedefleri sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, kronik böbrek hastalığının en yıkıcı aşamalarından biri olan renal fibroziste, fibroblastların yalnızca hasara yanıt veren pasif hücreler olmadığını, aynı zamanda çevrelerindeki fiziksel değişimleri algılayarak davranışlarını buna göre yeniden programladığını gösteren dikkat çekici bir mekanizma <a href="https://oncology.com.tr/testosteron-glioblastom-etkileri/" title="Testosteron Eksikliğinin Glioblastomda Beklenmedik Etkisi Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> çıkardı. Yeni çalışmaya göre CD248 adlı protein, fibroblast alt gruplarında mekanik sinyalleri algılayan bir tür anahtar gibi davranıyor ve böbrek dokusunda birbirinden farklı hastalıklı mikroçevrelerin oluşmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>Bu bulgu, böbreklerde skarlaşmanın nasıl ilerlediğine dair anlayışı derinleştirirken, kronik böbrek hastalığı için yeni tedavi hedefleri açısından da önem taşıyor. Çünkü fibrozis, böbrek fonksiyon kaybına giden süreçte sadece eşlik eden bir olay değil, hastalığın ilerlemesini hızlandıran temel biyolojik sürükleyicilerden biri. Hücre dışı matriksin aşırı birikmesi dokuyu giderek sertleştiriyor, organ mimarisini bozuyor ve sonunda böbreğin filtreleme kapasitesini zayıflatıyor. Araştırmanın odaklandığı nokta da tam olarak bu sertleşen ortamın hücreler tarafından nasıl “okunduğu” sorusu oldu.</p>
<p>Çalışmada öne çıkan CD248, aynı zamanda endosialin ya da TEM1 adıyla da bilinen bir transmembran glikoprotein. Daha önce özellikle tümör damar oluşumu ve stromal yeniden şekillenme ile ilişkilendirilen bu protein, fibrotik dokularda da dikkat çekiyordu. Ancak CD248’in böbrek fibrozisinde yalnızca bir belirteç mi yoksa işlevsel bir düzenleyici mi olduğu net değildi. Xu, Liu, Zhou ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, bu boşluğu fibroblast biyolojisinin tam merkezine yerleştirerek doldurmayı amaçladı.</p>
<p>Araştırmacılar, gelişmiş tek hücre düzeyindeki analizler ve mekanik sinyalleşmeye odaklanan deneysel yaklaşımlar kullanarak fibroblast popülasyonlarının tek tip olmadığını; aksine farklı alt kümelerin değişen fiziksel çevrelere farklı biçimde yanıt verdiğini <a href="https://oncology.com.tr/evde-parmak-ucu-kan-alzheimer-biyobelirtecleri/" title="Evde Alınan Parmak Ucu Kanı, Alzheimer Belirteçleriyle Bilişsel Performans Arasındaki Bağı Ortaya Koydu" data-wpan-internal-link="1">ortaya koydu</a>. Bulgular, CD248’in fibroblastların mekanosensör özelliklerini etkileyerek onların hangi patolojik programa yöneleceğini belirleyebildiğini gösteriyor. Başka bir deyişle, aynı organ içindeki farklı fibroblast grupları, doku sertliği ve mekanik gerilme gibi uyarıları aynı şekilde algılamıyor; CD248 bu ayrımda belirleyici bir rol üstleniyor.</p>
<p>Renal fibrozis açısından bu sonuç önemli, çünkü hastalığın ilerlediği böbrek dokusu homojen değil. Aksine, sertleşmiş matriks bölgeleri, inflamatuvar hücreler ve aktive fibroblastların bulunduğu karmaşık nişler içeriyor. Bu nişler, hücrelerin birbirini etkilediği ve fibrotik sürecin kendi kendini beslediği alanlar olarak düşünülüyor. Yeni çalışma, CD248’in bu mikroçevrelerde fibroblastların konumunu ve işlevini şekillendiren moleküler bir düzenleyici olabileceğini göstererek, patolojik niş kavramına güçlü bir hücresel temel kazandırıyor.</p>
<p>Bu bulgu aynı zamanda fibroblast heterojenliği meselesine de yeni bir boyut ekliyor. Fibroblastlar uzun süre benzer işlevler üstlenen tek bir hücre grubu olarak ele alınmış olsa da, son yıllarda yapılan çalışmalar onların farklı alt tiplerden oluştuğunu ve her alt tipin doku onarımı, skarlaşma ya da matriks üretiminde farklı roller oynayabildiğini gösteriyor. CD248’in bu alt gruplar arasında mekanik bilgi aktarımını yönlendirmesi, neden bazı fibroblastların daha agresif bir fibrotik yanıt verdiğini açıklamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Bu keşif, kronik böbrek hastalığının klinik yönetimi açısından da dikkat çekici. Günümüzde CKD tedavisinde hedef çoğunlukla kan basıncı kontrolü, metabolik düzenleme ve altta yatan hastalığın baskılanması üzerine kurulu. Ancak fibrozisi doğrudan hedefleyen etkili yaklaşımlar sınırlı. CD248’in mekanik sinyalleri fibroblast davranışına çeviren bir düğüm noktası olması, teorik olarak hastalığın ilerleyişini yavaşlatabilecek yeni müdahale stratejilerinin geliştirilmesine kapı aralayabilir. Bununla birlikte çalışma, erken aşama biyolojik keşif niteliği taşıdığı için klinik uygulamaya geçişin zaman alacağı unutulmamalı.</p>
<p>Renal fibroziste mekanik biyolojinin önemi uzun süredir biliniyor. Doku sertleştikçe hücreler yalnızca kimyasal sinyallerle değil, aynı zamanda fiziksel gerilimlerle de yönlendiriliyor. Bu durum, hücre dışı matriks birikimi arttıkça fibrozisin neden kısır döngüye girdiğini açıklıyor. CD248’in tam da bu noktada, sertleşen çevreyi algılayıp fibroblastları daha fibrotik bir duruma iten bir aracılık yapması, mekanotransdüksiyonun <a href="https://oncology.com.tr/okul-yenilemeleri-hava-kalitesi-saglik/" title="Okul Yenilemeleri Sınıf Havasını İyileştirdi, Hastalık Nedeniyle Devamsızlığı Azalttı" data-wpan-internal-link="1">hastalık</a> ilerlemesindeki rolünü daha somut hale getiriyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın ortaya koyduğu tablo, doğrudan bir tedavi vaadinden çok daha fazlası değil; ama daha azı da değil. Fibrozis gibi karmaşık bir süreçte, tek bir molekülün tüm hastalığı açıklaması beklenmiyor. Buna karşın CD248’in işlevi, patolojik mikroçevrelerin nasıl kurulduğunu ve hangi hücrelerin bu süreçte baskın hale geldiğini anlamak için değerli bir pencere açıyor. Bilim insanlarının bundan sonraki adımı, CD248’in hangi sinyal yolları üzerinden çalıştığını, hangi fibroblast alt tiplerinde daha baskın olduğunu ve bu eksenin hayvan modellerinde ya da insan dokusunda ne ölçüde yeniden üretilebildiğini netleştirmek olacak.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, böbrek fibrozisini sadece skar dokusunun birikimi olarak değil, fiziksel ve hücresel sinyallerin birbirini beslediği dinamik bir hastalık ortamı olarak yeniden tanımlıyor. CD248’in fibroblast mekanosensörlüğündeki rolü doğrulandıkça, kronik böbrek hastalığında ilerlemeyi belirleyen süreçleri hedefleyen daha ince ayarlı tedavi yaklaşımları için bilimsel zemin güçlenebilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Renal fibrosis and fibroblast mechanotransduction mechanisms</p>
<p><strong>Article Title:</strong> CD248 acts as a mechanosensory switch in fibroblast subsets to establish distinct pathological niches in renal fibrosis</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xu, C., Liu, S., Zhou, Y. et al. CD248 acts as a mechanosensory switch in fibroblast subsets to establish distinct pathological niches in renal fibrosis. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-72187-0</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cd248-bobrek-fibrozisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
