
ABD’de 30 yaş altı yetişkinlerde DEHB uyarıcı ilaç suistimali düşüşe geçti: Yeni derleme ne söylüyor?
ABD’de 30 yaşın altındaki yetişkinlerde DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) tedavisinde kullanılan uyarıcı ilaçların kötüye kullanım oranının belirgin biçimde azaldığı bildirildi. Konu, Journal of Clinical Psychopharmacology’de yayımlanan ve 2004-2024 dönemini kapsayan 64 çalışmayı bir araya getiren sistematik bir derlemede ele alındı. Bulgulara göre, bu yaş grubunda suistimal oranı 2016’da %7,5 seviyesindeyken 2023’e gelindiğinde yaklaşık %3,7’ye geriledi.
Derleme kapsamında Adderall, Ritalin ve Vyvanse gibi uyarıcı etken maddelerle ilişkili kötüye kullanım örüntülerinin yanı sıra suistimalin nedenleri ve olası sonuçları incelendi. Araştırmacılar, genel düşüş eğiliminin özellikle Adderall’a yönelik suistimalin azalmasıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Bu sonuç, aynı sınıftaki ilaçlar arasında suistimal davranışlarının zaman içinde farklı hızlarda değişebileceğini düşündüren bir işaret olarak yorumlanıyor.
Çalışmada, 2016-2023 aralığında gözlenen hızlı gerilemenin tek bir nedene indirgenemeyeceği; ancak bazı ülke genelindeki etkenlerin bu eğilimi etkileyebileceği vurgulanıyor. Derlemede, uzmanlar tarafından öne sürülen olası açıklamalardan biri ulusal ölçekte DEHB ilaçlarına ilişkin arz dengesindeki bozulmaların, yani ilaç sıkıntılarının, piyasada bulunabilirlik üzerinden suistimali azaltmış olabileceği yönünde. Bu tür bir etki ihtimali, ilacın reçeteyle ulaşılabilirliği azaldığında “illicit” (kontrol dışı) kullanıma yönelimin de etkilenebileceğine dair daha geniş bir halk sağlığı çerçevesiyle uyumlu.
Yine de derleme, gözlemsel çalışmaların sentezine dayanması nedeniyle neden-sonuç ilişkisini kesinleştirmiyor. Suistimal oranlarının düşmesine yol açmış olabilecek davranışsal veya toplumsal değişkenler, araştırma tasarımlarında farklılık gösterebildiği için tek bir mekanizma üzerinden netleştirilemeyebilir. Örneğin zaman içinde yapılan düzenlemeler, reçete yazım pratiklerindeki değişimler, uyarıcı ilaçlara erişim kanallarının dönüşmesi veya suistimalin değerlendirilme biçimindeki metodolojik farklar, ölçülen oranlara yansıyabilir.
DEHB uyarıcılarının kötüye kullanımının azalması, yalnızca istatistiksel bir trend olarak değil, aynı zamanda madde kötüye kullanımının halk sağlığı yükünü azaltma potansiyeli açısından da önem taşıyor. Ancak uzmanlar, uyarıcı ilaç suistimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini özellikle belirtmeye yönelik bir bilimsel ihtiyatla yaklaşılıyor. Nitekim 2023’te de yaklaşık %3,7’lik bir oran söz konusu; bu da belirli bir kesimde suistimalin sürdüğünü gösteriyor.
Derlemenin güçlü yönlerinden biri, uzun zaman diliminde çok sayıda çalışmayı birleştirerek eğilimleri daha kapsamlı biçimde değerlendirmesi. Buna karşın, suistimal motivasyonları ve sonuçlarının hangi koşullarda nasıl değiştiğini anlamak için daha ayrıntılı analizlere ihtiyaç duyuluyor. Yine de bulgular, genç yetişkinlerde uyarıcı DEHB ilaçlarıyla ilişkili suistimalin 2010’ların ortasından itibaren azalma eğilimine girdiğini işaret ediyor.
Genel tablo, DEHB tedavisinde kullanılan bu ilaçlarla ilişkili kötüye kullanımın azalabildiğini, ancak bunun arkasındaki mekanizmanın çok boyutlu olabileceğini ortaya koyuyor. İlaç arzının ve erişim koşullarının yanı sıra klinik uygulamalar, toplumsal farkındalık ve kötüye kullanım davranışlarının dinamikleri birlikte değerlendirildiğinde, gelecekteki halk sağlığı ve klinik stratejilerin daha hedefli hale gelmesi mümkün olabilir.
Kaynak: https://scienmag.com/us-adult-misuse-of-adhd-medication-decreases-study-reveals/

Anyons düzeninde evrensel kapılar: dolaşma ve kaynaşmanın yeni hesaplama yolu
Peru Andları’nda daha az hareket, yaşlılarda düşme riskini artırıyor: Aunqui-Andes ikincil analizi
Tek hücreli epigenetik harita: AML’de kromatin durumları hasta sınırlarını aşıyor






