
Purdue’dan Kanser İlacı Keşfinde Saatler İçinde Sonuç Veren Yeni Analiz Platformu
Purdue Üniversitesi’nden araştırmacılar, erken aşama kanser ilacı keşfinin en yavaş halkalarından birini dönüştürmeyi hedefleyen yeni bir teknolojiyi tanıttı. Geliştirilen ultrayüksek hızlı kütle spektrometresi platformu, kimyasal sentez, biyolojik test ve analitik kimyayı tek bir akışta birleştirerek, geleneksel olarak aylar sürebilen tarama döngüsünü saatler düzeyine indiriyor. Bulgular, kısa süre önce Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.
Çalışmanın merkezinde, Purdue’da yaklaşık yirmi yıl önce geliştirilen desorpsiyon elektrospray iyonizasyon kütle spektrometrisi, yani DESI-MS yer alıyor. Bu yöntem, molekülleri yüzeylerden doğrudan ve ortam koşullarında iyonlaştırarak analiz ediyor; böylece kapsamlı örnek hazırlığına ve yüksek miktarda madde kullanımına duyulan ihtiyaç azalıyor. Yeni platform, bu hız ve hassasiyeti otomasyonla birleştirerek sentezlenen ürünlerin çok kısa sürede değerlendirilmesini mümkün kılıyor. En önemli fark ise, ürünlerin uzun arıtma süreçlerinden geçirilmeden doğrudan biyolojik testlere alınabilmesi.
İlaç keşfi uzun yıllardır birbirinden kopuk uzmanlık alanlarının ardışık biçimde çalıştığı bir süreç olarak yürütülüyordu. Kimyagerler aday bileşikleri üretirken, biyologlar bunların etkinliğini test ediyor, analitik kimyacılar ise yapıyı doğruluyordu. Bu düzen, bilimsel açıdan sağlam olsa da, her aşamanın ayrı zaman ve kaynak gerektirmesi nedeniyle özellikle erken aşamada ciddi yavaşlık yaratıyordu. Purdue ekibinin geliştirdiği sistem, bu zinciri tek bir deneysel hat üzerinde bir araya getirerek, araştırmacıların çok daha hızlı biçimde “iyi aday” sinyali veren molekülleri seçebilmesini amaçlıyor.
Kanser ilaçları açısından bu hızlanma özellikle önemli. Çünkü modern onkolojide en zor hedeflerden bazıları, klasik yöntemlerle taranması güç, etkili ama seçici bileşiklerin bulunmasını gerektiriyor. Erken aşamada daha fazla adayın daha kısa sürede incelenebilmesi, araştırmacıların kimyasal uzayı daha geniş bir yelpazede taramasına ve umut verici yapıların gözden kaçma riskini azaltmasına yardımcı olabilir. Yine de uzmanlar, bunun doğrudan bir tedavi başarısı anlamına gelmediğini, söz konusu gelişmenin temel olarak ön keşif sürecini daha verimli hale getirdiğini vurguluyor.

Harvardlı Araştırmacılardan Hücrelerin Isısını Doğrudan Ölçen Yeni Pico-Kalorimetre
UC Irvine’da Genital Herpesin Tekrarlamasını Hedefleyen Aşı Araştırmasına NIH’den Büyük Destek
Minnesota Üniversitesi’nden Retinal Hastalıklarda Fibulin-3 Odaklı Yeni Araştırma Hamlesi






