<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yorgunluk &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/yorgunluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 15:00:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>yorgunluk &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Long COVID’de beyinde dopamin sistemi etkileniyor: Yeni PET görüntüleme bulguları</title>
		<link>https://oncology.com.tr/long-covid-dopamin-sistemi-pet-bulgulari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/long-covid-dopamin-sistemi-pet-bulgulari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[dopamin sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[dopamin taşıyıcısı]]></category>
		<category><![CDATA[long COVID]]></category>
		<category><![CDATA[nörogörüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[PET görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/long-covid-dopamin-sistemi-pet-bulgulari/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni PET görüntüleme bulguları, Long COVID’te striatumda dopamin taşıyıcı belirteçlerinde azalma olabileceğini; yorgunluk ve bilişsel-motor şikâyetlerle olası bağlantıyı tartışıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SARS-CoV-2 enfeksiyonundan aylar sonra sürebilen ve sıklıkla nörolojik belirtilerle seyreden Long COVID, biyolojik düzeyde nasıl kalıcı hasara yol açtığı konusunda uzun süredir belirsizlik taşıyordu. Centre for Addiction and Mental Health (CAMH) tarafından yürütülen yeni bir beyin görüntüleme çalışması, Long COVID semptomlarının bir kısmıyla bağlantılı olabilecek dopaminerjik bir mekanizmaya <a href="https://oncology.com.tr/egzersiz-kaynakli-mikrobiyal-metabolitler-kas-kaybi/" title="Kadın farelerde egzersizin kas kaybını nasıl önlediği: Bağırsak kaynaklı metabolitler yeni bir kilit bağa işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>. Çalışma, eBioMedicine’de yayımlandı ve dopamin ile ilişkili sinir hücrelerinin zarar görmüş olabileceğini, buna yönelik PET verileri üzerinden değerlendirdi.</p>
<p>Araştırmada, positron emisyon tomografisi (PET) kullanılarak striatumun belirli bölgelerinde dopamin taşıyıcısı belirteçlerinin azalması incelendi. Dopamin sisteminin işlevsel bütünlüğüyle ilişkili olan bu belirteçlerde görülen düşüşün, beyin devrelerindeki dopaminerjik iletimde bozulma ihtimalini güçlendirdiği belirtiliyor. Çalışmanın dikkat çekici yönü, bulguların Long COVID’in bazı tipik klinik özellikleriyle uyumlu bir biyolojik çerçeve sunması: uzun süren yorgunluk, bilişsel işlevlerde zayıflama ve hareketlerde yavaşlama gibi semptomların, dopaminle bağlantılı sinir ağlarındaki değişikliklerle bağlantılı olabileceği düşünülüyor.</p>
<p>Long COVID, küresel ölçekte yaklaşık yüzde 5’lik bir payı etkilediği ifade edilen; enfeksiyonun akut dönemini takiben aylar boyu devam edebilen çok çeşitli şikâyetlerle tanımlanıyor. Bu tablo; zihinsel bulanıklık, dikkat ve bellek sorunları, uyku düzensizlikleri, hareket hızında azalma gibi nöropsikiyatrik ve motor belirtileri kapsayabiliyor. Ancak şimdiye kadar, bu kronik belirtilerin hangi biyolojik süreçlerden beslendiği konusunda doğrudan ve tutarlı bir açıklama kurmak zor oldu. Araştırmacılar, dopamin sistemiyle ilişkili nöronal hasar fikrinin, terapötik geliştirmeye zemin hazırlayabilmesi açısından önemli olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Çalışmanın tasarımı, Long COVID’te görülen nörobilişsel ve motor semptomların yalnızca genel bir inflamasyon ya da stres yanıtıyla sınırlı olmayabileceğini, dopamin salınımını destekleyen hücrelerin belirteç düzeylerinde saptanabilir düzeyde etkilenebileceğini öne sürüyor. Striatum, hareketin planlanması ve yürütülmesi ile ödül-motivasyon süreçleri gibi işlevlerde rol alan bazal ganglion devrelerinin önemli bir parçası olarak biliniyor. Dopaminerjik iletimdeki değişimler, bu devrelerin çalışma şeklini etkileyerek hem motor yavaşlama hem de bilişsel performansta dalgalanmalarla ilişkilendirilebiliyor.</p>
<p>Yine de çalışma, neden-sonuç ilişkisini tek başına kesinleştirmiyor. PET ile ölçülen dopamin taşıyıcı belirteçlerindeki azalma, dopaminerjik sistemde işlevsel değişim veya hücresel düzeyde hasar olasılığına işaret eder; fakat bunun Long COVID’in başlangıcından mı yoksa sürecin ilerleyen dönemlerinde mi ortaya çıktığını ayırmak, daha geniş ve zamansal takip gerektiren bir konu. Araştırmanın sunduğu veri ise, Long COVID semptomlarının biyolojik temellerini araştıran çabalar için önemli bir yön çiziyor: dopamin sistemi hasarı olasılığını, klinik belirtilerle ilişkilendirilebilir ölçülebilir bir görüntüleme bulgusuna bağlama çabası.</p>
<p>Bu tür çalışmaların gelecekte atılacak adımları açısından anlamı büyük. Dopaminle ilişkili mekanizmaların daha iyi anlaşılması; uzun süren yorgunluk, zihinsel yavaşlama ve motor semptomlarla mücadelede hangi biyolojik hedeflerin daha rasyonel olabileceği sorusunu netleştirebilir. Ancak şu aşamada, sonuçlar erken bulgular olarak değerlendirilirken, farklı hasta gruplarında tekrarlanması ve uzunlamasına izlemle desteklenmesi gereği önemini koruyor.</p>
<p>Long COVID’te dopamin sistemiyle uyumlu değişikliklere dair kanıtların raporlanması, hastalığın karmaşık nörobiyolojisini aydınlatma yolunda dikkat çekici bir adım olarak görülüyor. Kaynak: https://scienmag.com/study-finds-dopamine-system-damage-in-long-covid-patients-brains/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Loss of vesicular monoamine transporter 2 in striatum of long COVID and relationship to neuropsychiatric symptoms</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.1016/j.ebiom.<a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kirilganlik-egzersiz-meta-analiz/" title="Yaşlılarda kırılganlığı egzersiz azaltabilir: 2026 derleme ve meta-analizden yeni çıkarımlar" data-wpan-internal-link="1">2026</a>.106339</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Uzun süreli COVID, dopamin nöronları, striatum, PET görüntüleme, nöroenflamasyon, nöropsikiyatrik semptomlar</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/" data-wpan-internal-link="1">PregMedNet ile gebelikte ilaçların yenidoğan riskleri nasıl “çoklu” etkileniyor aydınlanıyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/long-covid-dopamin-sistemi-pet-bulgulari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun COVID’de Antikor Profilleri Belirti Yükünü Ölçmede Yeni Bir İpucu Sunuyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/uzun-covid-antikor-profili/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/uzun-covid-antikor-profili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:44:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[antikor araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[antikor profili]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[kronik covid semptomları]]></category>
		<category><![CDATA[Omicron varyantı]]></category>
		<category><![CDATA[SARS-CoV-2]]></category>
		<category><![CDATA[uzun COVID]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/uzun-covid-antikor-profili/</guid>

					<description><![CDATA[Okayama Üniversitesi araştırması, Omicron sonrası Uzun COVID hastalarında antikor titrlerinin semptom yükü ve hastalık gidişatını değerlendirmede faydalı olduğunu gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19 salgınının akut evresi birçok ülkede gerilerken, enfeksiyonun ardından aylarca sürebilen ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen Uzun COVID tablosu sağlık sistemleri için önemini koruyor. Süregelen yorgunluk, baş ağrısı, uyku bozuklukları, nefes darlığı ve sık bildirilen bilişsel şikâyetler, halk arasında “beyin sisi” olarak anılan dikkat ve hafıza sorunlarıyla birlikte, hastaların iyileşme sürecini belirsiz hale getiriyor. Bu semptomların büyük bölümü öznel olduğu için, hekimlerin hastalık şiddetini nesnel biçimde değerlendirebileceği, gidişatı öngörebileceği ve izlem kararlarını destekleyebileceği biyobelirteçlere duyulan ihtiyaç sürüyor.</p>
<p>Japonya’daki Okayama Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü yeni çalışma, bu boşluğa antikor ölçümlerinin katkı sağlayabileceğini gösteren önemli bulgular ortaya koydu. Profesör Fumio Otsuka, Yardımcı Doçent Marina Kawaguchi ve Dr. Yasue Sakurada’nın yer aldığı ekip, Omicron varyantı döneminde Uzun COVID nedeniyle başvuran 275 hastayı inceleyerek SARS-CoV-2’ye karşı gelişen antikor düzeyleri ile kronik yakınmalar arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. Mid-2023 ile 2024 sonu arasında özel bir ayaktan izlem kliniğine başvuran bu hastalar üzerinde yapılan analiz, British Journal of Biomedical Science dergisinde yayımlandı.</p>
<p>Araştırmanın merkezinde, virüsün farklı bileşenlerine karşı oluşan iki temel antikor grubu yer aldı: spike (S) proteinine ve nükleokapsid (N) proteinine yönelik antikor titrleri. Bu ayrım, klinik açıdan önem taşıyor; çünkü spike antikorları çoğunlukla aşılama ve enfeksiyon sonrası bağışıklık yanıtını yansıtabilirken, nükleokapsid antikorları daha çok doğal enfeksiyon geçmişine işaret ediyor. Bilim insanları, bu iki ölçümün Uzun COVID’in gidişatını anlamada birbirini tamamlayan bilgiler sağlayıp sağlayamayacağını test etmeye çalıştı.</p>
<p>Uzun COVID’de temel sorunlardan biri, tek bir semptom kümesi olmaması. Hastalar aynı tanı altında yer alsa da klinik tablo kişiden kişiye ciddi farklılık gösterebiliyor. Kimi hastalarda fiziksel tükenme ve egzersiz intoleransı öne çıkarken, kimilerinde solunum güçlüğü veya bilişsel yavaşlama daha baskın olabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, antikor düzeyleri ile hastalık yükü arasında bir ilişki bulunursa bunun yalnızca tanısal değil, aynı zamanda prognostik bir araç olarak da kullanılabileceğini düşünüyor. Ancak uzmanlar, böyle bir yaklaşımın rutin kullanıma girmesi için çok merkezli ve doğrulayıcı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, Omicron çağında enfekte olan ve sonrasında Uzun COVID semptomları yaşayan hastalarda antikor profilinin klinik duruma dair anlamlı ipuçları verebileceğine işaret ediyor. Bu, özellikle başvuruların çoğunda laboratuvarın doğrudan hastalık ciddiyetini gösterecek bir test sunamadığı bir alanda dikkat çekici. Araştırmacıların yaklaşımı, şikâyetlerin yalnızca hastanın anlatımı üzerinden değil, bağışıklık sisteminin enfeksiyona verdiği yanıt üzerinden de değerlendirilebileceği fikrini güçlendiriyor.</p>
<p>Bununla birlikte, Uzun COVID’in biyolojisi hâlâ tam olarak çözülmüş değil. Olası mekanizmalar arasında bağışıklık sistemindeki kalıcı düzensizlikler, viral kalıntıların varlığı, mikrovasküler değişiklikler ve organ sistemleri arasındaki karmaşık etkileşimler yer alıyor. Antikor titrleri bu sürecin tümünü açıklamasa da, hastalığın izleminde kullanılabilecek parçalı bir göstergeler setinin parçası olabilir. Özellikle semptomların süresi, şiddeti ve önceki enfeksiyon geçmişiyle birlikte değerlendirildiğinde, antikor verileri daha <a href="https://oncology.com.tr/yasli-kanser-hastalarinda-kirilganlik-azaltma/" title="Yaşlı kanser hastalarında kırılganlığı azaltmayı hedefleyen kişiselleştirilmiş program klinik test aşamasında" data-wpan-internal-link="1">kişiselleştirilmiş</a> bir klinik çerçeve oluşturabilir.</p>
<p>Omicron döneminin araştırma açısından ayrı bir önemi var. Bu varyant ve alt soyları, önceki dalgalara kıyasla farklı bağışıklık kaçış özellikleri ve yayılım dinamikleriyle öne çıktı. Toplumda aşılama oranlarının artması ve tekrar enfeksiyonların daha sık görülmesi, antikor yorumunu daha karmaşık hale getirdi. Bu yüzden Omicron sonrası dönemde elde edilen veriler, hem enfeksiyon hem de aşılama geçmişinin iç içe geçtiği gerçek yaşam koşullarını yansıtması bakımından kıymetli kabul ediliyor.</p>
<p>Uzmanlar, antikor ölçümlerinin tek başına tanı koydurucu olmadığını, ancak semptomları doğrulama ve risk sınıflandırması gibi alanlarda yardımcı olabileceğini belirtiyor. Klinik pratikte bu tür bir biyobelirteç, özellikle uzun süredir açıklanamayan yorgunluk, bilişsel performans düşüşü veya solunum yakınmaları yaşayan hastalarda hekimlerin değerlendirmesine ek bir katman ekleyebilir. Yine de bu yaklaşımın uygulanabilirliği, laboratuvar testlerinin standardizasyonuna, farklı popülasyonlarda tekrar eden sonuçlara ve hangi eşik değerlerin anlamlı kabul edileceğine bağlı olacak.</p>
<p>Okayama Üniversitesi ekibinin çalışması, Uzun COVID’in hâlâ belirsizliklerle çevrili olduğu bir alanda klinik karar vermeyi kolaylaştırabilecek objektif ölçütler arayışına önemli bir katkı sağlıyor. Bulgular, bağışıklık yanıtının izlenmesinin yalnızca akut enfeksiyon yönetimi için değil, enfeksiyon sonrası dönemin anlaşılması için de değer taşıyabileceğini gösteriyor. Her ne kadar antikor profilinin tek başına çözüm olmadığı açık olsa da, bu sonuçlar Uzun COVID bakımında daha ölçülebilir, daha bireyselleştirilmiş ve daha öngörülebilir bir yaklaşımın mümkün olabileceğine işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Clinical Utility of SARS-CoV-2 Antibody Titers in the Management of Patients With Long COVID Infected With the Omicron Variant</p>
<p><strong>References:</strong><br />Otsuka F., Kawaguchi M., Sakurada Y., British Journal of Biomedical Science, Volume 83, 2026.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Sağlık ve tıp, Koronavirüs, SARS-CoV-2, Biyobelirteçler, Klinik tıp, Bağışıklık yanıtı, Virüsler, Bağışıklık sistemi, Antikorlar, <a href="https://oncology.com.tr/multimodal-yapay-zeka-tibbi-goruntuleme/" title="Tıbbi Görüntülemede Metinle Güçlenen Yapay Zeka Dönemi Başlıyor" data-wpan-internal-link="1">Tıbbi</a> tanı</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yasli-kalp-yetersizliginde-uygunsuz-ilac-kullanimi/" data-wpan-internal-link="1">Yaşlı Kalp Yetersizliği Hastalarında Riskli İlaç Kullanımı Yaygınlığını Koruyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/uzun-covid-antikor-profili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
