<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yenidoğan kardiyoloji &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/yenidogan-kardiyoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 04:22:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>yenidoğan kardiyoloji &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prematürelerde PDA kapatmanın zamanlaması: Ne zaman cihaz, ne zaman bekleme?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 04:22:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[duktus arteriyozus]]></category>
		<category><![CDATA[hemodinamik olarak anlamlı PDA]]></category>
		<category><![CDATA[klinik karar verme]]></category>
		<category><![CDATA[neonatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[PDA kapatılması]]></category>
		<category><![CDATA[PDA kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Transkateter İşlem]]></category>
		<category><![CDATA[transkateter kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/</guid>

					<description><![CDATA[Prematürelerde hsPDA için transkateter kapatma gerekliliği netleşince zamanlama kararı önem kazanır. Kılavuzlar ve klinik koşullar, ne zaman cihaz ne zaman bekleme sorusunu yanıtlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok düşük doğum ağırlıklı prematürelerde, duktus arteriyozusun kendiliğinden kapanmaması ve dolaşımı olumsuz etkilemesi durumunda (hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriyozus, hsPDA) transkateter kapatma giderek daha sık “kesin çözüm” <a href="https://oncology.com.tr/aktif-ogrenmeyle-lif-tasarimi-bagirsak-mikrobiyotasi/" title="Bilgisayar destekli “lif tasarımı” ile bağırsak mikrobiyotasını hedefleme: yeni aktif öğrenme yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> olarak kullanılıyor. Ancak klinisyenlerin önündeki temel soru aynı: Kapamanın gerekliliği netleştiği anda hemen mi müdahale edilmeli, yoksa bebeğin yoğun bakımdaki stabilizasyonu ve hazırlığı tamamlanıncaya kadar bir süre beklenmeli mi? Bu kararın merkezinde yer alan pratik ikilem, zamanın hem yarar hem de risk anlamına gelebilmesi.</p>
<p>Son dönem kılavuz ve uzlaşılar, müdahale gerektiren hsPDA’ların belirli bir klinik çizgiyi geçtikten sonra kapatılmasını öne çıkarıyor. Buna göre, “yüksek volümlü” hsPDA olgularında, konservatif yaklaşımın sonuç vermemesi ya da farmakolojik tedavinin başarısız kalması sonrası yaklaşık 10–14 gün civarında gecikme yapıldıktan sonra transkateter girişimlerin gündeme gelmesi genel eğilim olarak belirtiliyor. Ayrıca, indometasin ya da ibuprofen gibi ilaçların kullanımını kısıtlayan durumlarda da müdahale öneriliyor; çünkü bu tür klinik kontrendikasyonlar, medikal tedaviyle beklenen kapanma fırsatını fiilen ortadan kaldırabiliyor.</p>
<p>Fakat bu eşikler, her zaman aynı “zaman penceresi”ne karşılık gelmeyebiliyor. Duktusun hemodinamik etkisi, bebeğin solunumsal durumu, dolaşım stabilitesi, eşlik eden morbiditeler ve girişim öncesi hazırlık düzeyiyle yakından ilişkili. Erken kapatma, anormal şantın yol açtığı yükü durdurma açısından teorik olarak avantaj sunarken; işlemin prematüre ve kırılgan fizyolojide ne ölçüde zorlanmadan yapılabildiği, erken müdahalenin prosedürel riskleri artırıp artırmadığını belirleyen kritik değişkenlerden biri. Öte yandan daha geç müdahale, bir yandan bebeğin genel stabilizasyonunu güçlendirebilirken, diğer yandan hsPDA’nın sürmesi nedeniyle belirli neonatal komplikasyonların birikmesine yol açabilir.</p>
<p>Makalenin işaret ettiği belirsizlik tam da burada yoğunlaşıyor: hsPDA için transkateter cihazla oklüzyonun “ne zaman” yapılacağı, yalnızca duktusun varlığına bakarak değil; duktusun klinik ağırlığı ve bebeğin girişime hazır olma düzeyi <a href="https://oncology.com.tr/tip-i-crispr-cas-anti-faj-transkripsiyon-duzeni/" title="CRISPR sistemi, bakterilerin birbirine gömülü bağışıklık silahlarını birlikte çalıştırıyor" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> değerlendirilerek şekillendirilmeli. Bununla birlikte mevcut öneriler çoğunlukla gecikme için kabaca bir zaman aralığı vermekle sınırlı. Zamanlamayı etkileyen alt faktörler, farklı merkezlerdeki pratikler ve hasta seçimi farklılıkları hesaba katıldığında, tek bir doğru zaman noktasını gösteren güçlü kanıt ihtiyacı daha da belirginleşiyor.</p>
<p>Klinik karar süreçlerinde beklemenin gerekçesi çoğu zaman “önce hazırlık” yaklaşımına dayanıyor. Stabilizasyonun optimizasyonu; solunum parametrelerinin yönetimi, sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması, enfeksiyon ve hemodinamik dalgalanmaların minimize edilmesi gibi adımları kapsayabilir. Ancak bu strateji, hsPDA’nın devam ettiği her günün bedeli olabileceği gerçeğiyle birlikte ele alınmak zorunda. Bu nedenle tartışma, yalnızca “erken mi geç mi” sorusuna indirgenemiyor; asıl mesele, hangi bebeğin hangi koşullarda daha güvenli ve daha faydalı bir zaman penceresinde girişim alacağı.</p>
<p>İleriye dönük olarak, yazarların vurguladığı yönlerden biri de veri birikimi ve araştırma tasarımlarının zamanlamaya odaklanması. Mevcut kılavuzlar, yüksek volümlü hsPDA ve ilaç kontrendikasyonları gibi durumlarda müdahaleyi desteklemekle birlikte, zamanlamanın riskler ve klinik çıktılar <a href="https://oncology.com.tr/elektronik-rezonans-destekli-sam-ito-perovskit/" title="ITO Üzerindeki “Elektronik Rezonans” Molekül, Perovskit Güneş Hücrelerinde Dayanımı Artırmayı Hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">üzerindeki</a> etkisini daha ayrıntılı ve karşılaştırılabilir biçimde açıklayan kanıtlara ihtiyaç duyulduğu görülüyor. Gelecekte yapılacak çalışmaların, girişim öncesi stabilizasyon düzeyi ile işlemle ilişkili riskleri ve duktusun devam süresinin olası komplikasyonlarla ilişkisini daha sistematik biçimde ele alması bekleniyor.</p>
<p>Özetle, çok düşük doğum ağırlıklı prematürelerde hsPDA için transkateter kapatma uygulamasının yaygınlaşması, kararın önemini azaltmıyor; aksine zamanlamayı daha da stratejik hale getiriyor. Mevcut öneriler belirli hasta gruplarında müdahalenin zamanını yönlendirirken, “tek bir evrensel saat” yaklaşımını destekleyen kanıtın sınırlı olduğu görülüyor. Klinisyenlerin, duktusun hemodinamik ağırlığını ve bebeğin girişim hazırlığını birlikte tartarak zaman penceresini kişiselleştirmesi, bu alandaki tartışmanın merkezinde kalmaya devam edecek.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/timing-transcatheter-closure-of-hemodynamically-significant-patent-ductus-in-preterm-infants/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pediatric transcatheter device occlusion timing in preterm infants with hsPDA.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Optimal timing for transcatheter device occlusion of a hemodynamically significant patent ductus arteriosus in preterm infants: evidence, uncertainty, and future directions.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Avades, M.J., Griffiths, P.S., Weems, M.F. et al. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02816-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41372-026-02816-5</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriozusun (hsPDA) transkateter kapatılması, çok prematüre bebeklerde anormal kan akımını durdurmak için giderek artan biçimde kesin yöntem olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen klinisyenler, önce bekleyip stabilizasyonu optimize etmek mi yoksa kapatma açıkça endike hale gelir gelmez gecikmeden ilerlemek mi gerektiği konusunda hâlâ tartışmaktadır. Pratik sorun zamanlamadır: bir bebekte, or proceed promptly once closure becomes clearly indicated. The practical problem is timing: when a baby has a&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prematüre Bebeklerde PDA Tedavisinde Paracetamol Düzeyi Takibi Mercek Altında</title>
		<link>https://oncology.com.tr/premature-pda-paracetamol-izlemi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/premature-pda-paracetamol-izlemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 05:21:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[farmakokinetik]]></category>
		<category><![CDATA[hemodinamik olarak anlamlı PDA]]></category>
		<category><![CDATA[hemodinamik PDA]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç doz ayarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[paracetamol izlemi]]></category>
		<category><![CDATA[parasetamol izlemi]]></category>
		<category><![CDATA[PDA tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan tıbbı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/premature-pda-paracetamol-izlemi/</guid>

					<description><![CDATA[Prematüre bebeklerde PDA tedavisinde paracetamol serum düzeyi izlemi, tedavi başarısını artırmak ve yan etkileri azaltmak için kritik bir yöntem olarak değerlendiriliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prematüre bebeklerde görülen patent ductus arteriosus (PDA), yenidoğan yoğun bakımında uzun süredir klinik kararları zorlayan önemli kardiyak sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Fetüs dolaşımında akciğerleri baypas etmek için açık kalan bu damar, doğumdan sonra kapanmadığında kan akımını bozarak solunum desteği gereksinimini artırabiliyor ve organ perfüzyonunu etkileyebiliyor. Yeni bir çalışma ise, PDA tedavisinde giderek daha fazla kullanılan parasetamol için serum düzeyi izleminin, tedaviyi yalnızca daha kişiselleştirilmiş hale getirip getirmeyeceğini değil, aynı zamanda olası yan etkileri azaltıp azaltmayacağını da sorguluyor.</p>
<p>Journal of Perinatology’de yayımlanan araştırma, hemodinamik olarak anlamlı PDA’sı olan prematüre bebeklerde parasetamol serum konsantrasyonları ile duktusun başarılı biçimde kapanması arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. Çalışmanın temel amacı, klinisyenlerin bugüne kadar çoğunlukla standart doz yaklaşımlarıyla ilerlediği bu alanda, kan düzeyi izleminin gerçekten ölçülebilir bir yarar sağlayıp sağlamadığını anlamaktı. Araştırmacılar, özellikle tedavi başarısı ile güvenlilik arasında bir denge kurulup kurulamayacağına odaklandı.</p>
<p>PDA tedavisinde parasetamole yöneliş, ilacın klasik non-steroid antiinflamatuvarlara kıyasla <a href="https://oncology.com.tr/kamu-destekli-evde-bakim-modelleri/" title="Altı Ülkede Kamu Destekli Evde Bakımın Farklı Yolları Masada" data-wpan-internal-link="1">farklı</a> bir etki mekanizmasına sahip olmasıyla ilişkilendiriliyor. İbuprofen ve indometazin gibi ajanlar birçok bebekte etkili olsa da renal fonksiyon ve gastrointestinal sistem üzerinde istenmeyen etkiler oluşturabildikleri için her olguda ideal seçenek olmayabiliyor. Parasetamol bu nedenle alternatif bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor; ancak kullanımının yaygınlaşmasına rağmen, serum düzeyinin rutin olarak izlenip izlenmemesi gerektiğine dair net bir klinik çerçeve bulunmuyor.</p>
<p>İşte bu belirsizlik, yeni çalışmayı özellikle değerli kılıyor. Araştırma ekibi, parasetamolün kandaki düzeyinin PDA kapanmasıyla ilişkili olup olmadığını inceleyerek doz ayarlamasına yol gösterip gösteremeyeceğini sorguladı. Eğer belirli konsantrasyon aralıkları ile daha yüksek başarı arasında tutarlı bir ilişki gösterilebilirse, bu durum yenidoğan yoğun bakımında tedavinin daha hedefe yönelik biçimde planlanmasına katkı sunabilir. Bununla birlikte araştırma, erken dönem klinik veri niteliği taşıdığı için kesin bir uygulama standardı değil, daha çok karar verme sürecine ışık tutan bir değerlendirme olarak görülüyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli boyutu güvenlilik oldu. Prematüre bebeklerde ilaç <a href="https://oncology.com.tr/kanser-tedavi-direnci-lipid-epigenetik/" title="Kanser Hücrelerinin Direnç Kalkanı: Lipid Metabolizması ile Epigenetik Arasında Yeni Bir Bağlantı Bulundu" data-wpan-internal-link="1">metabolizması</a> erişkinlerden belirgin biçimde farklı ilerleyebiliyor ve karaciğer ile böbrek fonksiyonları olgunlaşma sürecini tamamlamadığı için doz hassasiyeti daha da önem kazanıyor. Parasetamolün potansiyel hepatik ve renal toksisite riskleri, özellikle uzun süreli veya tekrarlayan kullanımda dikkatle izlenmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle serum düzeyi takibi, yalnızca etkinliği değil olası maruziyet fazlalığını da değerlendirmek açısından teorik olarak anlamlı bir araç olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Bununla birlikte, yenidoğan pratiğinde her yeni laboratuvar izleminin otomatik olarak yarar sağlamadığı da biliniyor. Serum düzeyi ölçümleri ek maliyet, örnek alma yükü ve yorumlama güçlüğü doğurabiliyor. Araştırma da tam bu noktada, parasetamol düzeyi izleminin maliyet-etkin olup olmadığını sorgulayarak dikkat çekiyor. Eğer izlem, gereksiz tedavi uzamasını, başarısız kapanma girişimlerini veya toksisiteye bağlı ek müdahaleleri azaltabiliyorsa klinik değeri artabilir. Ancak bunun için bulguların daha geniş ve karşılaştırmalı çalışmalarla desteklenmesi gerekecek.</p>
<p>PDA’nın prematüre bebeklerde neden bu kadar yakından izlendiği, hem dolaşım yükü hem de solunum sistemi üzerindeki etkilerle açıklanıyor. Duktusun açık kalması, akciğer dolaşımına fazladan kan akışı yükleyerek ventilasyon ihtiyacını <a href="https://oncology.com.tr/gebelikte-d-vitamini-eksikligi-erken-dogum/" title="Gebelikte Düşük D Vitamini Düzeyleri Erken Doğum Riskini Artırabilir" data-wpan-internal-link="1">artırabilir</a>; aynı zamanda sistemik dolaşıma giden kan miktarını azaltarak böbrek ve bağırsak gibi organların perfüzyonunu etkileyebilir. Bu nedenle hemodinamik olarak anlamlı PDA, yalnızca bir anomali değil, yoğun bakım yönetimini doğrudan etkileyen dinamik bir klinik problem olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Yeni çalışma, bu klinik tabloda parasetamolün daha kontrollü kullanımı için biyokimyasal izlemin potansiyel rolünü gündeme taşıyor. Özellikle hangi bebeklerde ölçümün gerçekten yararlı olacağı, hangi eşik değerlerin anlam taşıyacağı ve doz ayarlamasının ne ölçüde sonuçları değiştireceği gibi sorular hâlâ yanıt bekliyor. Ancak araştırmanın işaret ettiği şey açık: Prematüre bebeklerde PDA tedavisi artık yalnızca “ilacı vermek”ten ibaret değil, ilacın vücutta nasıl seyrettiğini ve hangi düzeyde klinik etki oluşturduğunu anlamaya doğru evriliyor.</p>
<p>Neonatal tıpta daha hassas ve bireyselleştirilmiş yaklaşımlara olan ilgi arttıkça, parasetamol serum konsantrasyonu takibi de gelecekte daha fazla tartışılacak başlıklar arasında yer alabilir. Şimdilik çalışma, hemodinamik olarak anlamlı PDA’sı olan prematüre bebeklerde tedavi başarısını artırma ve toksisite riskini azaltma hedeflerinin, daha ayrıntılı farmakolojik izlemlerle desteklenebileceğini düşündürüyor. Ancak klinik rutine dönüşmesi için eldeki verilerin dikkatle genişletilmesi ve farklı merkezlerde doğrulanması gerekecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Clinical utility of paracetamol serum concentration monitoring in treating patent ductus arteriosus in preterm infants.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The clinical utility of paracetamol serum concentration monitoring for patent ductus arteriosus treatment in preterm infants.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Ali, A., Koritena, M., Ahmed, J. et al. The clinical utility of paracetamol serum concentration monitoring for patent ductus arteriosus treatment in preterm infants. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02750-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> 22 June 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/premature-pda-paracetamol-izlemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
