<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yaşlılarda kırılganlık &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/yaslilarda-kirilganlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 11:50:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>yaşlılarda kırılganlık &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Orta Yaşta Başlayan Hareket Alışkanlıkları, İleri Yaşta Kas Sağlığını Belirleyebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 11:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[düşme riski]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[HUNT çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[kas sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sarkopeni]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma ve kas gücü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda kırılganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Orta yaşta başlayan fiziksel aktivite alışkanlıkları, ileri yaşlarda kas kaybı ve sarkopeni riskini etkileyebilir. HUNT çalışması bu ilişkiyi uzun dönemli verilerle ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta yaşta ve sonrasında sürdürülen fiziksel aktivite alışkanlıklarının, ileri yaşlarda ortaya çıkan kas kaybı ve güçsüzlükle ne ölçüde ilişkili olduğu, son yıllarda yaşlanma araştırmalarının en önemli sorularından biri haline geldi. BMC Geriatrics’te yayımlanan 2026 tarihli yeni bir çalışma, bu soruya uzun dönemli ve nüfus temelli verilerle yaklaşarak dikkat çekici <a href="https://oncology.com.tr/inme-kol-fonksiyonu-omurilik-uyarimi/" title="Felç Sonrası Kol ve El İşlevi İçin Omurilik Uyarımında Umut Veren İlk Klinik Bulgular" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a> ortaya koyuyor. Norveç’te yürütülen geniş ölçekli HUNT çalışmasına dayanan analiz, orta yetişkinlikten geç yaşa uzanan fiziksel aktivite örüntülerinin, sarkopeni riskini anlamada kritik olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Sarkopeni, yaşla birlikte kas kütlesi ve kas gücünde ilerleyici azalmayla tanımlanıyor ve yalnızca hareket kabiliyetini değil, aynı zamanda düşme riski, kırılganlık, bağımsız yaşam ve genel yaşam kalitesini de etkileyebiliyor. Küresel yaşlanma hızlandıkça, bu durumun halk sağlığı açısından önemi daha da artıyor. Buna karşın, bugüne kadar yapılan birçok çalışma fiziksel aktiviteyi tek bir zaman noktasında değerlendirdiği için, yaşamın farklı dönemlerinde değişen hareket alışkanlıklarının kas sağlığına etkisi yeterince anlaşılamamıştı. Yeni araştırmanın öne çıkan yönü tam da burada devreye giriyor: Aktivitenin sadece “var” ya da “yok” oluşuna değil, zaman içinde nasıl değiştiğine bakıyor.</p>
<p>Çalışmanın araştırmacıları, katılımcıların orta yaştan itibaren kaydedilen fiziksel aktivite verilerini ayrıntılı biçimde inceledi. Böylece egzersiz yoğunluğundaki, sıklığındaki ve türündeki değişimlerin yıllar içindeki seyri izlenebildi. Bu yaklaşım, yaşam boyu hareketliliğin tek bir ölçümle yakalanamayacak kadar dinamik olduğunu vurguluyor. Bilim insanlarına göre, bir kişinin 40’lı ya da 50’li yaşlardaki aktivite düzeyi, sadece o anki sağlık durumunu değil, ilerleyen yıllarda kas fonksiyonunu da etkileyen bir biyolojik ve davranışsal yörüngeyi temsil edebilir.</p>
<p>HUNT çalışmasının sağladığı uzunlamasına veri yapısı, araştırmacılara özellikle değerli bir avantaj sundu. Çünkü sarkopeni gibi yavaş gelişen ve çok etkenli bir durum için kısa süreli gözlemler çoğu zaman yetersiz kalabiliyor. Geçmişte fiziksel aktivite ile kas sağlığı arasındaki bağ çoğunlukla çapraz kesitsel verilerle incelendiğinden, hangi durumun neden, hangisinin sonuç olduğu her zaman netleşmiyordu. Oysa bu yeni analiz, zaman içinde tekrarlanan ölçümler sayesinde daha güçlü bir ilişki haritası oluşturmayı hedefliyor. Bu da özellikle koruyucu sağlık politikaları açısından hangi yaşam evrelerinin daha kritik olabileceğine dair ipuçları veriyor.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı dönemde sarkopeni, yaşlılıkta kırılganlık ve bağımlılığın önemli belirleyicilerinden biri olarak kabul ediliyor. Kas kütlesi kaybının yanı sıra kas işlevindeki düşüş, merdiven çıkma, yürüme, denge sağlama ve gündelik işleri sürdürme gibi temel aktiviteleri zorlaştırabiliyor. Bu nedenle, kas sağlığını korumaya yönelik stratejiler yalnızca ileri yaşlarda değil, çok daha erken dönemlerde şekillenmeye başlıyor. Yeni bulgular da fiziksel aktivitenin, yaşamın ilerleyen yıllarına bırakılmaması gereken bir yatırım olduğuna işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmanın bir diğer önemli katkısı, yaşam tarzı seçimlerinin sonuçlarının yıllar hatta on yıllar sonra ortaya çıkabileceğini göstermesi. Egzersiz alışkanlıklarının ergenlik, genç yetişkinlik ya da erken orta yaşta nasıl başladığı ayrı bir konu olsa da, bu çalışma özellikle orta ve ileri yetişkinlik boyunca korunan ya da değişen aktivite düzeylerinin sarkopeniyle ilişkisini gündeme taşıyor. Bu, klinisyenler ve halk sağlığı uzmanları için önemli bir mesaj içeriyor: Hareketliliği sürdürmek, yalnızca genel sağlık göstergelerini iyileştirmekle kalmayabilir, aynı zamanda ileri yaşta kas kaybı riskini de etkileyebilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın bulgularını değerlendirirken dikkatli olmak gerekiyor. Çalışma güçlü bir uzun dönemli tasarıma sahip olsa da, fiziksel aktivite ile sarkopeni arasındaki ilişki karmaşık ve çok etkenli olmaya devam ediyor. Beslenme durumu, <a href="https://oncology.com.tr/uk-yasli-cin-egzersiz-engelleri/" title="Birleşik Krallık’ta Yaşlı Çin Kökenlilerin Egzersizini Ne Kolaylaştırıyor, Ne Zorlaştırıyor?" data-wpan-internal-link="1">kronik hastalıklar</a>, sigara kullanımı, vücut kompozisyonu ve sosyoekonomik koşullar gibi değişkenler de kas sağlığını etkileyebiliyor. Bu nedenle sonuçlar, aktivitenin tek başına belirleyici olduğunu değil, daha geniş bir yaşam tarzı ve sağlık çerçevesi içinde önemli bir rol oynadığını düşündürüyor.</p>
<p>Bilimsel açıdan bakıldığında, bu tür uzunlamasına çalışmaların önemi giderek artıyor. Yaşlanan toplumlarda kas kaybını önlemek ya da geciktirmek için hangi dönemde, hangi yoğunlukta ve hangi tür fiziksel aktivitenin en fazla <a href="https://oncology.com.tr/kamu-mallari-esitlik-isbirligi-catismasi/" title="Ortak Fayda Paylaşımında Adalet, İşbirliğiyle Neden Çatışabiliyor?" data-wpan-internal-link="1">fayda</a> sağladığını anlamak, gelecekte daha hedefli müdahalelerin önünü açabilir. HUNT verileri üzerine kurulan bu yeni analiz de tam olarak bu boşluğu doldurmaya yönelik bir adım niteliğinde. Araştırma, yaşlanma sürecinde kas sağlığını korumak için tek bir “doğru” an yerine, yaşam boyu birikimli davranışların belirleyici olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, BMC Geriatrics’te yayımlanan çalışma, sarkopeninin yalnızca ileri yaşın kaçınılmaz bir sonucu olmadığına; orta yaşta başlayan ve yıllar boyunca süren fiziksel aktivite örüntülerinin bu süreçte önemli bir fark yaratabileceğine işaret ediyor. Bulgular, yaşlılıkta bağımsızlığı koruma hedefinin çok daha erken yaşlarda, günlük hareketlilik ve düzenli fiziksel aktiviteyle desteklenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Kas sağlığına ilişkin bu uzun dönemli bakış, hem klinik uygulamalar hem de halk sağlığı stratejileri için değerli bir çerçeve sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Physical activity trajectories from mid- to late adulthood and their impact on sarcopenia risk in older adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Physical activity patterns from mid- to late adulthood and risk of sarcopenia in older adults: the HUNT study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Tømmerdal, K.H., Nauman, J., Madssen, E. et al. Physical activity patterns from mid- to late adulthood and risk of sarcopenia in older adults: the HUNT study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07747-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Korkusu, Yaşlılarda Kırılganlığı Besleyen Gizli Bir Halkaya Dönüşebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/deprem-korkusu-yaslilarda-kirilganlik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/deprem-korkusu-yaslilarda-kirilganlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 16:20:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[deprem korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem travması]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel zayıflık]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[travma sonrası stres]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda kırılganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/deprem-korkusu-yaslilarda-kirilganlik/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, deprem korkusunun yaşlı bireylerde ruhsal iyi oluş ve kırılganlık arasındaki ilişkiyi etkileyerek fiziksel zayıflığı artırabileceğini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Deprem gibi ağır travmaların ardından yaşlı bireylerde görülen sağlık sorunları çoğu zaman yalnızca kırık, yaralanma ya da kronik <a href="https://oncology.com.tr/kanda-rna-velocity-hastalik-tahmini/" title="Kanda Okunan Moleküler İpucu Hastalıkların Gidişatını Önceden Ele Verebilir" data-wpan-internal-link="1">hastalıkların</a> kötüleşmesi üzerinden değerlendirilir. Ancak yeni bir çalışma, fiziksel kırılganlığın arkasında daha görünmez bir mekanizmaya işaret ediyor: deprem korkusu. BMC Geriatrics dergisinde yayımlanan araştırma, deprem yaşamış ileri yaştaki bireylerde ruhsal iyilik hali ile kırılganlık arasında, korkunun önemli bir ara basamak oluşturduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmayı yürüten E.Ö. Yazgan ve E. Türker, deprem deneyiminin özellikle yaşlılarda sadece anlık bir stres tepkisi yaratmadığını, aynı zamanda kişinin kendini güvende hissetme biçimini, yaşam anlamını ve içsel dayanıklılığını da etkileyebildiğini gösteriyor. Araştırmanın dikkat çekici yönü, ruhsal iyi oluşun kırılganlık üzerinde doğrudan <a href="https://oncology.com.tr/periodontitis-kas-atrofisi-activin-a/" title="Diş Eti İltihabının Kas Dokusu Üzerindeki Beklenmedik Etkisi Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">etkisi</a> olabileceği kadar, deprem korkusu üzerinden dolaylı bir etki de yaratabileceğini ortaya koyması. Başka bir ifadeyle, güçlü bir manevi ya da ruhsal dengeye sahip olmak tek başına koruyucu olabilir; ancak travma sonrası yoğun korku bu koruyucu etkinin zayıflamasına yol açabilir.</p>
<p>Geriatrik tıpta kırılganlık, yaşa bağlı basit bir güç kaybından daha fazlası olarak kabul ediliyor. Kas kuvvetinde azalma, yorgunluk, fiziksel dayanıklılığın düşmesi ve günlük işlevlerde zorlanma gibi birden fazla bileşeni kapsayan bu sendrom, düşme, hastaneye yatış ve hatta ölüm riskini artırabiliyor. Bu nedenle kırılganlık yalnızca bedenin değil, zihinsel ve toplumsal süreçlerin de etkilediği çok katmanlı bir sağlık sorunu olarak görülüyor. Yeni araştırma da tam bu noktada, travmanın ruhsal boyutunun fiziksel sonuçları nasıl şekillendirebildiğine odaklanıyor.</p>
<p>Spiritual well-being, yani ruhsal iyi oluş, çalışmada kişinin yaşam amacına sahip olma, kendisi ve çevresiyle bağlantı kurabilme, varoluşsal anlam hissini sürdürebilme gibi unsurlarla ilişkilendiriliyor. Bu tür bir iç denge, özellikle kronik hastalıklarla yaşayan ya da yaşlılık nedeniyle zaten fizyolojik rezervi azalmış bireylerde önemli bir koruyucu unsur olabilir. Ancak deprem gibi sarsıcı olaylar sonrasında ortaya çıkan yoğun korku, bu hissi zedeleyebilir. Araştırmanın temel bulgusu, tam da bu korkunun ruhsal iyi oluş ile kırılganlık arasındaki ilişkide aracı rol oynadığı yönünde.</p>
<p>Bu sonuç, afet sonrası sağlığın yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Depremi doğrudan yaşayan ya da sarsıntının etkisini güçlü biçimde hisseden yaşlılar, uzun süreli bir tehdit algısı içinde kalabiliyor. Süregelen korku hali uyku kalitesini bozabiliyor, günlük hareketliliği azaltabiliyor, sosyal geri çekilmeyi artırabiliyor ve dolaylı olarak fiziksel kondisyonu zayıflatabiliyor. Yaşlılıkta bu zincir çok daha hızlı ilerleyebiliyor; çünkü zaten azalan fizyolojik esneklik, psikolojik yüklerle birleştiğinde kırılganlığı derinleştirebiliyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından çalışmanın önemi, afet sonrası bakımın daha bütüncül düşünülmesi gerektiğini göstermesi. Yaşlı bireylere yönelik hizmetler çoğu zaman tansiyon, diyabet, yaralanma kontrolü veya ilaç düzenlemeleri gibi somut alanlara odaklanıyor. Oysa bu araştırma, duygusal güvenliğin ve manevi dayanıklılığın da en az bunlar kadar belirleyici olabileceğini düşündürüyor. Özellikle deprem sonrası dönemde korkunun sürmesi, yaşlıların toparlanma kapasitesini azaltarak kırılganlık döngüsünü besleyebilir.</p>
<p>Çalışma, travmanın etkilerini ölçerken ruhsal değişkenlerin ihmal edilmemesi gerektiğini savunan geniş bir bilimsel çizgiyle uyumlu. Gerontoloji ve afet sağlığı alanında giderek daha fazla veri, zihinsel stresin bağışıklık sistemi, hareketlilik, beslenme ve genel işlevsellik üzerinde etkili olabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte, mevcut araştırmanın ortaya koyduğu ilişki, doğrudan neden-sonuç hükmü vermekten ziyade, dikkat çekici bir bağlantı haritası sunuyor. Yani deprem korkusunun yaşlılarda kırılganlığı nasıl etkilediği konusu, farklı toplumlarda ve farklı afet koşullarında yeni çalışmalarla ayrıntılandırılmaya muhtaç.</p>
<p>Yine de bulgular pratik açıdan önemli bir mesaj içeriyor. Afet sonrası yaşlı bakımında yalnızca fiziksel taramalar değil, korku, kaygı ve ruhsal iyilik hali gibi göstergelerin de dikkate alınması gerekiyor. Özellikle daha önce travma yaşamış, yalnız yaşayan veya kronik hastalık <a href="https://oncology.com.tr/gen-tedavisinde-dogru-yuku-hedef-hucreye-ulastirma/" title="Gen Tedavisinde En Zor Basamak: Doğru Yükü Doğru Hücreye Ulaştırmak" data-wpan-internal-link="1">yükü</a> fazla olan yaşlılarda bu tür psikolojik etkiler daha belirgin olabilir. Araştırmanın işaret ettiği gibi, manevi ve duygusal destek, kırılganlığın artışını yavaşlatabilecek unsurlar arasında yer alabilir.</p>
<p>Sonuç olarak bu çalışma, deprem korkusunun yaşlılarda kırılganlıkla ilişkili sessiz ama etkili bir köprü olabileceğini ortaya koyuyor. Ruhsal iyi oluşun korunması, travma sonrası korkunun hafifletilmesi ve yaşlıların afet sonrasında düzenli izlenmesi, yalnızca psikolojik iyileşme için değil, fiziksel dayanıklılığın sürdürülmesi için de kritik görünüyor. Bilim insanlarına göre bu tür bulgular, afetlere hazırlık ve yaşlı sağlığı politikalarında daha bütüncül bir yaklaşımın gerekli olduğuna işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The mediating role of earthquake fear in the relationship between spiritual well-being and frailty among older adult earthquake survivors</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The mediating role of earthquake fear in the relationship between spiritual well-being and frailty in older adult earthquake survivors</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yazgan, E.Ö., Türker, E. The mediating role of earthquake fear in the relationship between spiritual well-being and frailty in older adult earthquake survivors. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07515-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/deprem-korkusu-yaslilarda-kirilganlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
