<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>veri bilimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/veri-bilimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 19:17:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>veri bilimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>USC ve Novartis’ten Los Angeles’ta Meme Kanseri Erişimini Eşitsizlik Merkezli Yeni Bir Modelle Güçlendiren İşbirliği</title>
		<link>https://oncology.com.tr/los-angeles-meme-kanseri-esitsizlik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/los-angeles-meme-kanseri-esitsizlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 19:17:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser taraması]]></category>
		<category><![CDATA[Los Angeles]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık erişimi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[toplum temelli bakım]]></category>
		<category><![CDATA[veri bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/los-angeles-meme-kanseri-esitsizlik/</guid>

					<description><![CDATA[USC Keck ile Novartis’in Los Angeles County’de başlattığı ortaklık, meme kanserinde tarama ve bakım eşitsizliklerini veri bilimi ve topluluk odaklı yaklaşımla azaltmayı hedefliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Los Angeles County’de <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-meme-mr-hiz-netlik/" title="Yapay Zekâ Destekli ELITE Tekniği, Meme MR’ında Hızı ve Netliği Aynı Anda Artırıyor" data-wpan-internal-link="1">meme kanseri</a> taraması ve tedavisine erişimde süregelen ırksal ve sosyoekonomik farklılıkları azaltmak için Güney California Üniversitesi Keck Tıp Fakültesi’ne bağlı Nüfus ve Halk Sağlığı Bilimleri Bölümü, ilaç şirketi Novartis ile dikkat çekici bir ortaklığa imza attı. Sağlık eşitliği odağında şekillenen girişim, özellikle tıbbi açıdan yeterince hizmet alamayan topluluklarda erken tanıdan kaliteli bakıma uzanan süreçte ortaya çıkan sistemsel engelleri daha yakından anlamayı ve azaltmayı hedefliyor.</p>
<p>İşbirliği, yalnızca daha fazla tarama yapılmasının tek başına yeterli olmadığını kabul eden bir yaklaşım üzerine kuruluyor. Çünkü meme kanserinde sonuçları belirleyen etkenler, çoğu zaman mamografi erişiminin ötesine uzanıyor; tanıda gecikmeler, tedavi kalitesindeki farklılıklar, sigorta sınırlamaları, ulaşım güçlükleri ve bakım takibinin kopması gibi unsurlar da hastalık yükünü ağırlaştırabiliyor. Bu durum özellikle Siyah kadınlar için çarpıcı biçimde görülüyor. ABD’de Siyah kadınlar beyaz kadınlara kıyasla daha yüksek tarama oranlarına sahip olmalarına rağmen, meme kanserinden ölüm oranları yaklaşık yüzde 40 daha yüksek seyrediyor. Uzmanlara göre bu tablo, erken saptamadan sonra başlayan bakım zincirinde hâlâ ciddi kırılmalar bulunduğunu gösteriyor.</p>
<p>USC ile Novartis arasındaki çalışma, bu kırılmaların hangi aşamalarda ve hangi topluluklarda yoğunlaştığını ortaya çıkarmak için ileri veri bilimi yöntemlerinden yararlanacak. Amaç, Los Angeles County içinde mahalle düzeyine kadar inebilen erişim farklarını belirlemek ve bakım sürecini aksatan etkenleri sayısal olarak görünür kılmak. Böylece sağlık <a href="https://oncology.com.tr/ilac-kontrollu-sarna-sistemi/" title="SaRNA Tedavisinde Yeni Dönem: İlaçla Açılıp Kapanan RNA Çoğaltma Sistemi Geliştirildi" data-wpan-internal-link="1">sistemi</a> içindeki boşluklar yalnızca genel eğilimler üzerinden değil, yerel ve topluluk bazlı ölçekte değerlendirilebilecek. Bu yaklaşım, kanser bakımında eşitliğin soyut bir hedef olmaktan çıkıp ölçülebilir bir halk sağlığı sorununa dönüşmesini sağlıyor.</p>
<p>Projenin dikkat çekici yönlerinden biri, akademik araştırma ile özel sektörün farklı güçlerini aynı hedef doğrultusunda birleştirmesi. USC tarafı, nüfus <a href="https://oncology.com.tr/gebelikte-kalp-sagligi-cocuk-gelisimi/" title="Gebelikte Kalp Sağlığı, Çocuğun Dört Yaşındaki Gelişimini Etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">sağlığı,</a> epidemiyoloji ve sağlık hizmetlerine erişim konularındaki araştırma kapasitesini ortaya koyarken; Novartis ise kaynak, teknik uzmanlık ve geniş ölçekli sağlık ekosistemi deneyimiyle sürece katkı sunuyor. Ortaklar, tıbbi bakımın yalnızca klinik bir işlem dizisi değil, sosyal koşullardan güçlü biçimde etkilenen bir süreç olduğunu temel varsayım olarak benimsiyor.</p>
<p>Los Angeles County, büyük nüfusu, ekonomik çeşitliliği ve çok sayıda göçmen topluluğa ev sahipliği yapması nedeniyle sağlık hizmetlerine erişim sorunlarının yakından izlenmesi gereken bir bölge olarak öne çıkıyor. Bölgedeki bazı mahallelerde bir mamografi randevusuna ulaşmak bile, iş saatleri, ulaşım, çocuk bakımı ya da dil engelleri gibi nedenlerle karmaşık hale gelebiliyor. Bu nedenle girişim, yalnızca teşhis oranlarını değil, hastaların sistemi ne kadar rahat ve zamanında kullanabildiğini de değerlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Meme kanserinde erken tanı, klinik sonuçları iyileştirmede kritik bir unsur olmaya devam ediyor. Ancak sağlık politikaları uzmanları, tarama programlarının etkili olabilmesi için randevuya erişim, sonuçların hızlı iletilmesi, ileri değerlendirmeye yönlendirme ve gerekli tedaviye kesintisiz geçişin de aynı derecede önemli olduğunu vurguluyor. USC ve Novartis ortaklığı, bu aşamaların her birinde ortaya çıkabilecek engellerin nerede yoğunlaştığını belirleyerek daha hedefli çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli boyutu da toplum temelli bakış açısı. Sağlık eşitliği alanında yürütülen araştırmalarda, yalnızca veri toplamak yeterli görülmüyor; toplulukların deneyimlerinin, güven düzeylerinin ve günlük yaşam koşullarının da analize dahil edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu nedenle girişimin, etkilenmesi en muhtemel grupların ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için yerel bağlamı merkeze alan bir çerçeve sunması bekleniyor. Araştırmacılar açısından bu, sağlık davranışlarını bireysel tercihlerin ötesinde, yapısal koşullar içinde değerlendirme fırsatı yaratıyor.</p>
<p>Girişim aynı zamanda kanser bakımında “kapsamlı erişim” kavramına yeni bir anlam kazandırıyor. Buradaki hedef, hastaları yalnızca taramaya yönlendirmek değil, şüpheli bulgulardan sonraki tanısal süreçte ve gerekli tedaviye ulaşmada karşılaşılan darboğazları da azaltmak. Sağlık hizmetine erişimdeki eşitsizliklerin çoğu, tek bir noktada değil, bakım sürecinin birbirine bağlı birçok aşamasında birikiyor. Bu nedenle araştırmanın, tekil sorunlara odaklanmak yerine sistemin bütününe bakan bir yaklaşım sunması önem taşıyor.</p>
<p>USC ve Novartis’in girişimi erken aşamada olsa da, kamu sağlığı açısından taşıdığı önem şimdiden dikkat çekiyor. Eğer proje, erişim farklarını ayrıntılı biçimde ortaya koyabilir ve müdahale noktalarını netleştirebilirse, benzer modellerin diğer kentlerde de uygulanmasının önü açılabilir. Sağlık hizmetlerinde eşitlik arayışının giderek daha fazla veri temelli ve topluluk merkezli yöntemlerle ele alındığı bir dönemde, Los Angeles’taki bu ortaklık akademi ve sanayinin nasıl daha adil bir bakım sistemi inşa etmek için birlikte çalışabileceğine dair güçlü bir örnek sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Breast cancer health disparities and access to care in medically underserved communities</p>
<p><strong>Article Title:</strong> USC and Novartis Partner to Tackle Breast Cancer Disparities Through Data-Driven and Community-Centered Approaches</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Meme kanseri, sağlık eşitsizlikleri, sağlıkta eşitlik, kanser tedavileri, toplum sağlığı, topluluk temelli katılımcı araştırma, veri bilimi, sağlık hizmetlerine erişim, kanser navigasyonu, kapsamlı kanser merkezleri, yeterince hizmet alamayan topluluklar, onkoloji</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/los-angeles-meme-kanseri-esitsizlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oklahoma Üniversitesi, Bağışıklık Mühendisliğinde Eyalet Çapında Yeni Araştırma Merkezi İçin NIH’den 11,5 Milyon Dolarlık Destek Aldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/oklahoma-universitesi-bagisiklik-muhendisligi-merkezi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/oklahoma-universitesi-bagisiklik-muhendisligi-merkezi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 21:04:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[biyomedikal araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplamalı biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[immünoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kanser immünoterapisi]]></category>
		<category><![CDATA[NIH desteği]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmün hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[veri bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/oklahoma-universitesi-bagisiklik-muhendisligi-merkezi/</guid>

					<description><![CDATA[Oklahoma Üniversitesi, NIH’den aldığı 11,5 milyon dolarlık destekle bağışıklık mühendisliği araştırmalarını hızlandıracak yeni bir merkez kuruyor. Merkez deneysel ve hesaplamalı bilimleri birleştiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oklahoma Üniversitesi, bağışıklık sistemini daha hassas biçimde anlamayı ve yönlendirmeyi amaçlayan yeni bir araştırma girişimiyle dikkat çekiyor. Ulusal Sağlık Enstitüleri’nden (NIH) alınan 11,5 milyon dolarlık beş yıllık ödül, Oklahoma Center for ImmunoEngineering (OCIE) adlı merkezin kurulmasını sağladı. Merkez, biyomedikal araştırmalarda giderek önem kazanan bağışıklık mühendisliği alanını, yalnızca laboratuvar temelli deneylerle değil, veri bilimi ve hesaplamalı biyolojiyle de birleştirmeyi hedefliyor.</p>
<p>NIH’nin Centers of Biomedical Research Excellence programı kapsamında sağlanan bu Phase I desteği, erken aşama araştırma altyapısına yapılan stratejik bir yatırım olarak görülüyor. Bilim dünyasında immunoengineering ya da bağışıklık mühendisliği, mühendislik prensiplerini immünolojiyle bir araya getiren disiplinlerarası bir alan olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım, bağışıklık yanıtlarını daha iyi ölçmek, modellemek ve gerektiğinde yönlendirmek için tasarlanmış araçları kullanıyor. Amaç, bağışıklık sisteminin hastalıklarla ilişkili karmaşık davranışlarını daha yüksek doğrulukla çözümlemek ve bu bilgiyi yeni tedavi yaklaşımlarına dönüştürmek.</p>
<p>OCIE’nin kuruluşu, bağışıklık sisteminin yalnızca güçlendirilmesi gereken bir savunma mekanizması değil, bazı durumlarda ise baskılanması gereken aşırı bir yanıt kaynağı olabileceği fikrine dayanıyor. Bu nedenle merkez, bir yandan kanser ve viral enfeksiyonlar gibi tablolar için bağışıklık tepkisini artırmaya yönelik stratejilere odaklanırken, diğer yandan otoimmün hastalıklarda zararlı bağışıklık aktivitesini azaltabilecek yöntemleri incelemeyi planlıyor. Bu çift yönlü yaklaşım, bağışıklık sisteminin klinik açıdan ne kadar hassas bir denge üzerinde çalıştığını da yansıtıyor.</p>
<p>Merkezin başında, kanser immünoterapisi konusunda uzman Wei Chen, Ph.D. ile veri bilimi ve hesaplamalı biyoloji alanlarında öne çıkan Chongle Pan, Ph.D. yer alıyor. Bu liderlik yapısı, OCIE’nin yalnızca deneysel biyolojiye değil, aynı zamanda büyük ölçekli veri analizine de ağırlık vereceğini gösteriyor. Günümüzde bağışıklık sistemine ilişkin veriler; genomik, transkriptomik, proteomik ve diğer çok katmanlı “omics” yaklaşımlarıyla hızla büyüyor. Bu tür verilerin anlamlı içgörülere dönüştürülebilmesi, çoğu zaman gelişmiş hesaplama yöntemleri ve makine öğrenmesi benzeri araçlar gerektiriyor. OCIE’nin mimarisi de tam olarak bu gereksinime yanıt vermeyi amaçlıyor.</p>
<p>Merkezin temel bileşenlerinden biri olarak iki araştırma çekirdeği kuruluyor. Bunlardan Immunomodulation Technology Core, deneysel laboratuvar çalışmalarını destekleyecek altyapıyı sağlayacak. Bu çekirdek, araştırmacıların bağışıklık hücreleri ve bağışıklık yanıtlarını incelemek için ihtiyaç duyduğu ileri teknolojilere erişimini kolaylaştıracak. Böylece bağışıklık düzenlenmesine dair hipotezler, kontrollü deneyler aracılığıyla test edilebilecek. İkinci çekirdek ise veri analizi ve hesaplamalı yaklaşımlara odaklanarak, laboratuvarda elde edilen bulguların daha geniş biyolojik bağlam içinde yorumlanmasına yardımcı olacak. Bu iki yapı birlikte, deneysel ve dijital araştırma süreçleri arasında sürekli bir geri bildirim döngüsü oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Bağışıklık mühendisliği alanının yükselişi, tıpta daha kişiselleştirilmiş ve mekanizmaya dayalı müdahalelere duyulan ihtiyacı da ortaya koyuyor. Kanser immünoterapisinde, bağışıklık hücrelerinin tümörleri daha etkili tanıyıp yok etmesini sağlayacak yöntemler uzun süredir araştırılıyor. Öte yandan otoimmün hastalıklarda, bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara saldırmasını sınırlayabilecek stratejiler öncelik kazanıyor. OCIE’nin araştırma çizgisi, bu iki uç arasında yer alan biyolojik ayar mekanizmalarını anlamaya dayanıyor. Ancak bu tür çalışmaların erken aşamada olduğu ve klinik uygulamaya dönüşmesinin zaman, doğrulama ve kapsamlı güvenlik değerlendirmesi gerektireceği unutulmamalı.</p>
<p>Merkezin kurulması, Oklahoma’daki araştırma ekosisteminin güçlendirilmesi açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. NIH desteği, yalnızca projeye finansman sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda uzun vadeli bilimsel işbirlikleri, altyapı gelişimi ve genç araştırmacıların yetiştirilmesi için de zemin hazırlıyor. Üniversite düzeyinde kurulan bu tür merkezler, farklı disiplinlerden bilim insanlarını aynı hedef etrafında buluşturarak daha önce ayrı alanlarda kalan teknikleri tek bir araştırma çerçevesinde birleştirebiliyor. Özellikle biyomedikal mühendislik, sistem biyolojisi ve hesaplamalı analizlerin bir araya geldiği projelerde bu tür bütünleşik yapılanmalar kritik önem <a href="https://oncology.com.tr/pbcnet2-0-atom-duzeyinde-protein-ligand-tanima/" title="PBCNet2.0, İlaç Keşfinde Protein-Ligand Tanımayı Atom Düzeyine Taşıyor" data-wpan-internal-link="1">taşıyor</a>.</p>
<p>İmmün sistemin karmaşıklığı, tek bir laboratuvar yönteminin çoğu zaman yeterli olmamasına yol açıyor. Hücresel davranışlar, moleküler sinyaller ve doku düzeyindeki etkileşimler birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanıyor. OCIE’nin hem deneysel platformlar hem de veri odaklı çözümler oluşturma çabası, bu çok katmanlı yapıyı çözümlemeye yönelik çağdaş bir bilimsel strateji olarak öne çıkıyor. Merkezin çalışmaları ilerledikçe, bağışıklık düzenleme süreçlerine dair daha rafine modellerin geliştirilmesi ve bu modellerin tedavi tasarımına bilgi sağlaması bekleniyor.</p>
<p>Şimdilik merkez, erken dönem araştırma ve altyapı oluşturma aşamasında bulunuyor. Buna rağmen alınan NIH desteği, Oklahoma Üniversitesi’nin bağışıklık mühendisliğini geleceğin biyomedikal araştırma başlıklarından biri olarak konumlandırdığını açık biçimde gösteriyor. Klinik sonuçlar açısından kesin vaatlerde bulunmak için erken olsa da, OCIE’nin kurulması <a href="https://oncology.com.tr/telomeraz-nk-hucre-apoptoz-direnci/" title="Telomerazın Gizli İşlevi NK Hücrelerinde Ölüm Sinyallerine Direnci Nasıl Şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık sistemi</a> hedefli tedavilerin daha ölçülebilir, daha hesaplanabilir ve daha disiplinlerarası bir çerçevede ele alınacağı yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Immunoengineering, Immunomodulation, Omics Data Science, Immunotherapy, Computational Biology</p>
<p><strong>Article Title:</strong> University of Oklahoma Launches Pioneering Oklahoma Center for ImmunoEngineering with $11.5M NIH Award</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Immunoengineering, Immunomodulation, Immune Regulation, Omics Data Science, yapay zeka, Cancer Immunotherapy, Predictive Modelling, Machine Learning, Immune System, Biomedical Engineering, Systems Biology</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/kanser-hucrelerinde-alternatif-sistein-uretimi/" data-wpan-internal-link="1">Montana Eyalet Üniversitesi’nde Hücrelerin Kükürt Dengesi Üzerine Ezber Bozan Keşif</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/oklahoma-universitesi-bagisiklik-muhendisligi-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
