<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>VEGFR2 &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/vegfr2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 15:11:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>VEGFR2 &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EGFR Mutasyonlu Akciğer Kanserinde Yeni Bir İşaretçi: VEGFA/VEGFR2 Düzeyleri Tedavi Yanıtını Öngörebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:11:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[EGFR mutasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFA]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFA/VEGFR2]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFR2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/</guid>

					<description><![CDATA[EGFR mutasyonlu akciğer kanserinde VEGFA ve VEGFR2 seviyeleri, EGFR-TKI tedavi yanıtını etkileyerek kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Metastatik küçük <a href="https://oncology.com.tr/beyin-organoidleri-coklu-omik-atlas/" title="Beyin Organoidlerinde Yeni Dönem: Tek Hücreli Harita Midbrain ve Hindbrain Gelişimini Aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">hücreli</a> dışı akciğer kanserinde (NSCLC) hedefe yönelik tedaviler, özellikle EGFR mutasyonu taşıyan hastalarda, son yıllarda tedavi yaklaşımını belirgin biçimde değiştirdi. Ancak bu hastalarda bile EGFR tirozin kinaz inhibitörlerine (EGFR-TKI) verilen yanıt her zaman aynı olmuyor. Bazı tümörler uzun süre kontrol altında tutulabilirken, bazıları beklenenden erken direnç geliştirebiliyor. Yeni bir çalışma, bu değişkenliğin arkasında damar oluşumu ile ilişkili VEGFA/VEGFR2 sinyal yolunun önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Higashiyama ve çalışma arkadaşlarının Br J Cancer’da yayımlanan araştırması, EGFR-mutant NSCLC’de VEGFA ve onun temel reseptörlerinden VEGFR2’nin ekspresyon düzeylerinin, EGFR-TKI tedavisinin klinik sonucunu öngörmede yararlı olabileceğine işaret ediyor. <a href="https://oncology.com.tr/anoreksiya-ketojenik-terapi-yeni-bulgular/" title="Anoreksiya Nervoza İçin Ketojenik Yaklaşımda Umut Veren Erken Bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, tümör büyümesini doğrudan yönlendiren EGFR sinyali ile tümörün damar ağı kurmasını kolaylaştıran VEGF ekseni <a href="https://oncology.com.tr/sarkopenik-obezite-olum-riski/" title="Kas Kaybı, Fazla Yağ ve Kırılganlık Arasındaki Bağlantı Yaşlılarda Ölüm Riskini Nasıl Etkiliyor?" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> etkileşimin, tedavi başarısını etkileyen kritik bir biyolojik zemin oluşturduğunu destekliyor.</p>
<p>EGFR mutasyonları, tümör hücrelerinin çoğalmasını ve hayatta kalmasını artıran güçlü bir onkojenik sürücü olarak biliniyor. Bu nedenle EGFR-TKI’lar, mutasyon taşıyan hastalarda standart tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Öte yandan VEGFA, başta VEGFR2 aracılığıyla olmak üzere, tümör damarlarının oluşumunu ve sürdürülmesini destekliyor. Kanser hücrelerinin yalnızca kendi iç büyüme sinyalleri değil, çevre dokularla kurduğu destekleyici ilişki de hastalığın ilerlemesinde belirleyici oluyor. Bu nedenle EGFR ve VEGF yollarını aynı anda hedeflemek, teorik olarak hem tümör hücresini hem de tümör mikroçevresini baskılayabilecek mantıklı bir strateji olarak görülüyor.</p>
<p>Ne var ki klinik pratikte VEGF hedefli yaklaşımların etkisi her hastada aynı düzeyde değil. Bu durum, tek bir biyolojik yolun tüm hasta grubunda aynı sonucu vermediğini ve yanıtı belirleyen ek faktörlerin bulunabileceğini düşündürüyor. Söz konusu çalışma da tam bu boşluğa odaklanarak, VEGFA ve VEGFR2’nin ifade düzeylerinin EGFR-TKI tedavisine verilen yanıtta ayrıştırıcı bir rol üstlenip üstlenmediğini araştırdı.</p>
<p>Araştırmanın ana mesajı, VEGFA/VEGFR2 sinyalinin yalnızca tümör biyolojisinin pasif bir göstergesi olmadığı; aynı zamanda EGFR-TKI tedavisinden hangi hastaların daha fazla fayda görebileceğine dair ipucu verebilecek potansiyel bir biyobelirteç olabileceği yönünde. Böyle bir yaklaşım, NSCLC tedavisinde giderek daha fazla önem kazanan kişiselleştirilmiş onkoloji anlayışıyla da örtüşüyor. Çünkü aynı mutasyonu taşıyan iki hasta, aynı ilaca aynı düzeyde yanıt vermeyebiliyor ve bu farkın erken dönemde belirlenmesi, tedavi planlamasında kritik olabilir.</p>
<p>VEGFA/VEGFR2 ekseninin önemini artıran bir diğer unsur da tümör mikroçevresindeki rolü. Tümör damarları yalnızca besin ve oksijen taşımakla kalmıyor; aynı zamanda kanser hücrelerinin çevre dokulara yayılmasını da kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle anjiyogenez, yani yeni damar oluşumu, metastatik hastalıkta yalnızca eşlik eden bir süreç değil, aktif bir ilerleme mekanizması olarak değerlendiriliyor. NSCLC’de bu biyolojik süreçlerin anlaşılması, tedavinin neden bazı hastalarda hızla başarısız olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, klinikte sıkça karşılaşılan bir soruya da ışık tutuyor: EGFR-mutant hastalarda neden bazı VEGF hedefli kombinasyonlar etkili olurken bazıları sınırlı kalıyor? Yanıtın bir kısmı, tümörün başlangıçtaki biyolojik profiliyle ilişkili olabilir. VEGFA ve VEGFR2 düzeyleri yüksek olan tümörlerde damar destek mekanizması daha güçlü olabilir ve bu da hem hastalığın doğasını hem de tedaviye yanıtı değiştirebilir. Buna karşılık bu sinyal yolunun daha düşük aktivitede olduğu tümörlerde ek VEGF blokajının klinik katkısı daha sınırlı kalabilir.</p>
<p>Yine de uzmanlar için önemli nokta, bu tür bulguların hemen rutin uygulamaya taşınabilecek kesin bir karar aracı olarak görülmemesi gerektiği. Çalışma, VEGFA/VEGFR2 sinyallemesinin umut verici bir öngörücü faktör olabileceğini gösterse de, bunun farklı hasta gruplarında doğrulanması ve standart biyobelirteç değerlendirmelerine nasıl entegre edileceğinin netleştirilmesi gerekiyor. Özellikle kanser tedavisinde biyobelirteçlerin klinik kullanımı, tek bir araştırmanın sonucundan çok, tekrarlanan ve bağımsız doğrulamalara dayanıyor.</p>
<p>Yine de bu araştırma, EGFR-mutant NSCLC tedavisinde yeni bir yönü işaret ediyor. Sadece tümör hücresindeki mutasyona değil, aynı zamanda tümörün damarlaşma programına da bakmak, tedavi seçiminde daha hassas bir çerçeve sağlayabilir. Eğer VEGFA ve VEGFR2 düzeyleri gerçekten EGFR-TKI yanıtını öngörüyorsa, bu durum hem hasta sınıflandırmasını iyileştirebilir hem de EGFR ve VEGF yollarını birlikte hedefleyen stratejilerin kimlerde daha anlamlı olacağını belirlemeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Akciğer kanseri araştırmalarında uzun süredir hedeflenen amaç, doğru ilacı doğru hastayla eşleştirmek. Higashiyama ve ekibinin çalışması, bu hedefe giden yolda damar biyolojisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. EGFR mutasyonu kadar, ona eşlik eden VEGFA/VEGFR2 sinyali de tedavi sonucunu şekillendiren görünmez bir katman olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Predictive role of VEGFA and VEGFR2 signaling in EGFR-TKI treatment outcomes in EGFR-mutant non-small cell lung cancer.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Role of VEGFA/VEGFR2 signaling in predicting clinical outcomes of EGFR-TKI treatment in EGFR-mutant non-small cell lung cancer.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Higashiyama, R.I., Yoshida, T., Shiraishi, K. et al. Role of VEGFA/VEGFR2 signaling in predicting clinical outcomes of EGFR-TKI treatment in EGFR-mutant non-small cell lung cancer. Br J Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41416-026-03457-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> 02 June 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Synovial Sarkomda Damar Beslenmesini Hedefleyen Apatinib, Yeni Bir Tedavi Kapısı Aralayabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:01:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[anti-anjiyogenez]]></category>
		<category><![CDATA[apatinib]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[synovial sarkom]]></category>
		<category><![CDATA[tümör damarlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFR2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/</guid>

					<description><![CDATA[Apatinib, synovial sarkomda VEGFR2 üzerinden damar oluşumunu ve tümör büyümesini baskılayarak yeni hedefe yönelik tedavi olanakları sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Synovial sarkom gibi nadir fakat son derece agresif yumuşak doku kanserlerinde tedavi seçenekleri sınırlı kalmaya devam ederken, yeni bir çalışma dikkat çekici bir moleküler yaklaşımı gündeme taşıdı. Cell Death Discovery dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Apatinib, tümörün büyümesini ve yeni damar oluşumunu baskılayarak synovial sarkomun ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bulgular, ilacın etkisini özellikle VEGFR2 üzerinden çalışan AKT/FOXO3A ve ERK1/2/FOXM1 sinyal yollarını hedefleyerek gösterdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Synovial sarkom, en çok genç erişkinlerde görülebilen, hızlı ilerleyebilen ve metastaz yapma eğilimi yüksek bir kanser türü olarak biliniyor. Hastalık çoğu zaman cerrahi, kemoterapi ve <a href="https://oncology.com.tr/infertilite-erkem-menopoz-baglanti/" title="Kısırlıkla Menopoz Zamanlaması Arasında Yeni Bağlantı: Bazı Kadınlarda Geçiş Daha Erken Başlayabilir" data-wpan-internal-link="1">bazı</a> durumlarda radyoterapi ile yönetilmeye çalışılsa da, standart tedavilere yanıt her hastada yeterli olmuyor. Bu durum, tümörün temel biyolojisini hedefleyen ve özellikle damar oluşumu ile hücre çoğalmasını durdurabilecek yeni ilaçlara duyulan ihtiyacı artırıyor. İşte Apatinib üzerine yapılan yeni araştırma, tam da bu boşluğa odaklanıyor.</p>
<p>Apatinib, tirozin kinaz inhibitörü sınıfında yer alan ve özellikle vasküler endotelyal büyüme faktörü reseptörü 2’yi, yani VEGFR2’yi hedefleyen bir ilaç. VEGFR2, tümörlerin büyümek için ihtiyaç duyduğu damar ağını kurmalarında kilit rol oynayan bir sinyal noktası olarak öne çıkıyor. Kanser hücreleri bu yolu kullanarak oksijen ve besin desteği sağlayacak yeni damarlar oluşturabiliyor. Araştırma, Apatinib’in bu merkezi mekanizmayı kesintiye uğratarak synovial sarkom modellerinde tümör damarlaşmasını belirgin biçimde azalttığını gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın en önemli yönlerinden biri, ilacın yalnızca damar oluşumunu azaltmakla kalmayıp hücre içi sinyal ağlarını da yeniden düzenlediğine işaret etmesi. Araştırmacılar, VEGFR2 aracılı AKT/FOXO3A ve ERK1/2/FOXM1 yollarının baskılanmasının tümör hücrelerinin büyüme ve çoğalma kapasitesini zayıflattığını bildirdi. Bu sinyal yolları, kanser biyolojisinde hücre döngüsü, hayatta kalma, proliferasyon ve anjiyogenez gibi temel süreçlerle bağlantılı. Bu nedenle söz konusu yolların hedef alınması, tedavi açısından yalnızca semptomatik değil, mekanizmaya dayalı bir yaklaşım anlamına geliyor.</p>
<p>AKT/FOXO3A ekseninde, hücrelerin hayatta kalma ve stres yanıtlarını kontrol eden süreçlerin etkilenmesi beklenirken, ERK1/2/FOXM1 hattı ise çoğunlukla proliferasyon ve hücre döngüsü ilerlemesiyle ilişkilendiriliyor. Araştırmanın sunduğu tabloya göre Apatinib, bu iki yolu aşağı yönde baskılayarak tümör mikroçevresinde hem büyümeyi hem de damarlaşmayı aynı anda hedefleyebiliyor. Bu çift yönlü etki, özellikle tedaviye dirençli kanserlerde klinik açıdan önem taşıyor.</p>
<p>Synovial sarkomda en zorlu başlıklardan biri, mevcut kemoterapi rejimlerine karşı direnç gelişmesi. Birçok hastada başlangıçta sınırlı yanıt alınsa da, tümör zamanla daha agresif ve tedaviye daha az duyarlı hale gelebiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, klasik sitotoksik ilaçların ötesine geçen, kanserin sürdürdüğü biyolojik programı kesen hedefe yönelik ajanlara yöneliyor. Apatinib’in bu çalışmada öne çıkması da, tam olarak bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Yine de bulguların ne anlama geldiğini dikkatli okumak gerekiyor. Çalışma güçlü bir mekanistik çerçeve sunsa da, bu tür sonuçlar doğrudan hasta bakımında standart uygulama değişikliği anlamına gelmiyor. Laboratuvar ve model temelli veriler, ilaçların gerçek klinik yararını göstermede ilk basamak niteliği taşıyor. Etkinlik, güvenlilik, dozlama, hasta seçimi ve olası yan etkiler gibi konuların daha ileri araştırmalarla netleşmesi gerekiyor. Özellikle nadir kanserlerde, laboratuvar başarısının hastalara anlamlı bir yarara dönüşmesi için klinik çalışmalar kritik önem taşıyor.</p>
<p>Buna karşın çalışma, synovial sarkomda tedavi yaklaşımının yalnızca tümör hücrelerini doğrudan öldürmekten ibaret olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Tümörün kan damarlarıyla kurduğu ilişkiyi hedef almak, büyüme kapasitesini sınırlayarak hastalığın gidişatını değiştirebilecek bir strateji <a href="https://oncology.com.tr/aspirin-mesane-kanseri-erken-tani/" title="Aspirin, Gizli Mesane Tümörlerini Ortaya Çıkarıyor Olabilir mi?" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>. Apatinib gibi VEGFR2 odaklı ilaçlar, bu nedenle yalnızca bir molekül değil, aynı zamanda kanserin destek sistemini bozmayı amaçlayan daha geniş bir tedavi anlayışının parçası olarak görülüyor.</p>
<p>Araştırmanın yayımlandığı bulgular, özellikle metastatik ve tedaviye dirençli synovial sarkom için yeni kombinasyon stratejilerine kapı aralayabilir. İlerleyen dönemde Apatinib’in tek başına mı yoksa başka hedefe yönelik tedaviler ya da mevcut kemoterapi seçenekleriyle birlikte mi daha etkili olacağı sorusu önem kazanacak. Şimdilik eldeki veriler, VEGFR2 üzerinden yürüyen sinyal ağlarının bu kanser türünde sanıldığından daha merkezi bir rol oynadığını ve bu hattın ilaç geliştirme açısından güçlü bir hedef oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Apatinib üzerine yapılan bu çalışma synovial sarkom araştırmalarında umut verici bir adım olarak öne çıkıyor. İlacın tümör damarlanmasını ve hücresel çoğalmayı baskılayan <a href="https://oncology.com.tr/akupunktur-inme-motor-iyilesme/" title="İnme Sonrası Hareket Kaybında Akupunkturun Beyin Üzerindeki Etkileri Araştırıldı" data-wpan-internal-link="1">etkileri</a>, gelecekte daha rafine ve hedefe yönelik tedavilere zemin hazırlayabilir. Ancak bu heyecan verici mekanistik verilerin klinik uygulamaya dönüşmesi için daha fazla araştırma, doğrulama ve dikkatli değerlendirme gerekecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Synovial sarcoma progression and angiogenesis inhibition via VEGFR2-mediated signaling pathways.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Apatinib inhibits synovial sarcoma progression and angiogenesis via VEGFR2-mediated AKT/FOXO3A and ERK1/2/FOXM1 signaling pathways.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Liu, R., Zhang, F., Shi, K. et al. Apatinib inhibits synovial sarcoma progression and angiogenesis via VEGFR2-mediated AKT/FOXO3A and ERK1/2/FOXM1 signaling pathways. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03188-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03188-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
