<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ultrason &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/ultrason/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 13:17:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>ultrason &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ultrasonla “doğru hizayı” hesaplayan prenatal model: 500 gram altı bebeklerde entübasyon için yeni hedef</title>
		<link>https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:17:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi biyometri]]></category>
		<category><![CDATA[endotrakeal tüp]]></category>
		<category><![CDATA[entübasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fetal biyometri]]></category>
		<category><![CDATA[fetal ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[neonatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/</guid>

					<description><![CDATA[500 gram altı prematürelerde endotrakeal tüp derinliğini prenatal ultrason biyometrisiyle tahmin etmeyi hedefleyen yeni model, entübasyon güvenliğini artırmayı amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok düşük doğum ağırlıklı ve özellikle 500 gramın altındaki prematüre bebeklerde endotrakeal tüpün (ETT) doğru derinlikte yerleştirilmesi, solunumun güvenli şekilde sağlanması açısından kritik. Araştırmacılar, intübasyon sırasında oluşabilen küçük konum hatalarının bile yetersiz ventilasyon ya da hava yolu travması gibi yaşamı tehdit edebilecek sorunları artırabildiğini vurguluyor. Bu nedenle klinisyenlerin, tüpün ucunun trakea içindeki ideal konumunu daha önceden öngörebilmesini sağlayacak prenatal bir yaklaşım üzerinde çalışılıyor.</p>
<p><strong>Doğumdan önce ölçülen anatomiden hedef derinliğin tahmini</strong></p>
<p>Yeni çalışma kapsamında araştırmacılar, ETT derinliğini standart doğum sonrası formüllere tek başına bağlı kalmak yerine, gebelik sırasında elde edilebilen biyometri verileriyle öngörmeyi amaçlıyor. Yaklaşımın merkezinde, fetüsün gelişimi sürerken elde edilen ölçümlerle bebeğin anatomik oranları arasındaki ilişkilerin modellenmesi yer alıyor. Böylece “ağızdan trakeaya olan mesafe” ile ilişkili olduğu düşünülen anatomik işaretler, ultrason tabanlı veriler <a href="https://oncology.com.tr/nka2-palmitoylatma-fumarat-hatti-diyabetik-kardiyomiyopati/" title="Fumarat hattı üzerinden kalp hücrelerinde “palmitoylatma”: Diyabetik kardiyomiyopatide NKAα2 farkı" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> yorumlanıyor.</p>
<p><strong>Fetal büyüme ve yapısal oranlar arasında ilişki kuran model</strong></p>
<p>Çalışmanın mantığı, çok küçük prematürelerde yalnızca standart şablonların yeterli olmayabileceği yönünde. Çünkü bu bebeklerde büyüme hızı, doku oranları ve hava yolu geometrisi beklenenden farklılık gösterebiliyor. Araştırmacılar, prenatal biometri yardımıyla fetal büyüme ve yapıların orantısal değişimi ile ağız–trakea uzaklığı arasındaki bağlantıyı ele alan bir öngörü çerçevesi kurduklarını belirtiyor. Bu yaklaşım, ETT’nin optimal yerleşim derinliğini hesaplamaya dönük bir tahmin aracı olarak konumlandırılıyor.</p>
<p><strong>Standart yöntemlere ek bir “önceden tahmin” katmanı</strong></p>
<p>ETT derinliği için pratikte yaygın biçimde doğum sonrası hesaplamalar kullanılsa da; çok düşük doğum ağırlığında anatomik varyasyonların klinik riskleri artırabileceği biliniyor. Prenatal biyometri temelli yaklaşım ise hedef derinliğin, bebeğin doğumuna kadar uzanan ölçümlerle daha erken tahmin edilmesine olanak vermeyi hedefliyor. Araştırma, odak noktasının “hangi derinlikte takılmalı?” sorusuna yanıt verecek şekilde, tüpün optimal derinliğinin öngörülmesi olduğunu özellikle belirtiyor.</p>
<p><strong>Uygulamanın potansiyel etkisi ve araştırmanın mevcut aşaması</strong></p>
<p>Çalışmanın gündeme getirdiği yaklaşım, daha güvenli entübasyon hedefiyle doğrudan bağlantılı olsa da, prenatal modelin klinik rutinlere ne kadar hızlı ve hangi şartlarda entegre edileceği henüz erken bir aşamada. Bu tür öngörü çerçevelerinin doğrulanması için farklı merkezlerde, farklı hasta profillerinde performansın karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca, prenatal ölçümlerin elde edilebilirliği, ölçüm standardizasyonu ve modelin farklı gebelik haftalarında ne derece tutarlı sonuç verdiği gibi başlıklar klinik uygulama açısından belirleyici olacaktır.</p>
<p>Yine de yaklaşımın bilimsel önemi, fetüsün gelişimi sürerken elde edilen ultrason verilerinin, doğumdan sonra kritik bir prosedürün teknik parametresini destekleyecek biçimde kullanılmasına dönük olması. 500 gramın altındaki bebeklerde solunum desteği gereksinimi sık olduğundan, entübasyon sırasında konum hatalarını azaltmaya yönelik stratejiler, neonatal yoğun bakımda klinisyenlerin karşı karşıya kaldığı risk yönetimi sorunlarına doğrudan temas ediyor.</p>
<p><strong>Bir sonraki adım: doğrulama ve klinik uyarlanabilirlik</strong></p>
<p>Araştırmacıların önerdiği prenatal biyometri temelli tahmin yaklaşımı, ETT yerleşimi için doğum öncesi “anatomik işaret” kullanımını gündeme taşıyor. Bir sonraki aşamada, modelin gerçek klinik akışta ne kadar zaman kazandırdığı, ölçüm kalitesine duyarlılığı ve entübasyon sonrası doğrulama ölçütleriyle ne derecede uyumlu olduğunun netleşmesi beklenir. Doğru derinliği daha iyi tahmin etmek, ventilasyon etkinliğini artırma ve hava yolu travması risklerini azaltma hedefiyle uyumlu bir araştırma hattı olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/prenatal-biometry-predicts-optimal-endotracheal-tube-depth-in-very-low-birthweight-infants/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Prenatal biometry-based prediction of optimal ETT depth</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prenatal biometry-based prediction of optimal endotracheal tube depth in infants with a birth weight less than 500 g.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yoo, K., Kim, S.H., Park, J. et al. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02851-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41372-026-02851-2</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yeni bir prenatal yol haritası, çok düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlarda endotrakeal tüplerin (ETT) klinisyenler tarafından daha hassas yerleştirilmesine yakında yardımcı olabilir. Doğum ağırlığı 500 g&#039;ın altında olan bebeklerde, entübasyon sırasında küçük konumlandırma hataları bile yaşamı tehdit edebilen komplikasyon riskini artırabilir, yetersiz ventilasyon veya hava yolu travması dahil. Araştırmacılara göre yaklaşımları, doğumdan önce alınan ölçümleri kullanıyor—kapsayarak&#8230;</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/sacf-gila-in-vitro-gen-duzenleme-guvenlik-testi/" data-wpan-internal-link="1">Gen düzenleme güvenliğini testte yeni yaklaşım: SACF ve GILA çok merkezli karşılaştırma</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/circrna-urikaz-nanotasiyici-hiperuriszemi-fare/" data-wpan-internal-link="1">Oksidan stresi de hedefleyen nanotaşıyıcı: Farelerde hiperürisemiyi azaltmak için circRNA urikaz yaklaşımı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karaciğer Naklinde Görüntülemenin Yükselişi: Bağışçı Değerlendirmesinde Yeni Dönem</title>
		<link>https://oncology.com.tr/karaciger-bagisci-degerlendirmesi-goruntuleme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/karaciger-bagisci-degerlendirmesi-goruntuleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 21:19:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışçı değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayarlı tomografi]]></category>
		<category><![CDATA[görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[görüntüleme teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hepatik steatoz]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer nakli]]></category>
		<category><![CDATA[manyetik rezonans]]></category>
		<category><![CDATA[manyetik rezonans görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/karaciger-bagisci-degerlendirmesi-goruntuleme/</guid>

					<description><![CDATA[Karaciğer naklinde bağışçıların değerlendirilmesinde ultrason, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntülemenin biyopsi yerine nasıl kullanıldığı ve karar süreçlerini nasıl etkilediği anlatılıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer nakli, modern tıbbın en karmaşık ve zaman baskısı en yüksek işlemleri arasında yer alıyor. Başarı, büyük ölçüde nakledilecek karaciğer greftinin kalitesine ve ameliyat öncesinde doğru seçilebilmesine bağlı. Son yıllarda yayımlanan kapsamlı bir kanıt sentezi, bağışçı karaciğerlerin değerlendirilmesinde klasik invaziv yöntemlerin ötesine geçildiğini ve görüntülemenin karar sürecinde giderek daha merkezi bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Hepatobiliary &amp; Pancreatic Diseases International’da yer alan çalışma, karaciğer naklinde özellikle bağışçıdan organ alınmadan önce yapılan görüntüleme incelemelerinin, yalnızca destekleyici bir adım olmaktan çıkıp klinik kararı değiştirebilecek bir araç haline geldiğini vurguluyor. İnceleme; ultrason, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntülemenin, hem kadavra hem de canlı bağışçılarda karaciğerin uygunluğunu daha hızlı ve daha nesnel biçimde ortaya koyabildiğini gösteren bulguları bir araya getiriyor.</p>
<p>Değerlendirmede en kritik başlıklardan biri hepatik steatoz, yani karaciğerde yağ birikimi. Bu durum, greft fonksiyonunu bozabileceği için nakil öncesinde dikkatle saptanması gerekiyor. Geleneksel olarak kesin sonuç vermesi nedeniyle biyopsi başvurulan yöntemlerden biri oldu. Ancak biyopsi invaziv bir işlem; ayrıca örneklemenin yalnızca karaciğerin küçük bir bölümünü yansıtması, yani örnekleme hatası riski bulunuyor. Zamanın sınırlı olduğu acil bağışçı değerlendirmelerinde bu durum, karar alma sürecini zorlaştırabiliyor.</p>
<p>Ultrason, yatak başında uygulanabilmesi ve erişilebilir olması nedeniyle pratik bir seçenek olarak öne çıkıyor. Buna karşın çalışmada, operatöre bağımlı olması ve hafif steatozu ya da eşlik eden başka patolojileri saptamada duyarlılığının sınırlı kalması nedeniyle tek başına yeterli bir yöntem olmadığına işaret ediliyor. Bu nedenle ultrason, hızlı ilk tarama için değer taşısa da, greft kalitesini ayrıntılı biçimde belirlemede genellikle daha güçlü görüntüleme tekniklerine ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Bilgisayarlı tomografi, bu noktada daha objektif bir yaklaşım sunuyor. Karaciğer yağ içeriği, Hounsfield ünitesi gibi attenüasyon ölçümleri ve karaciğer-dalak oranları üzerinden değerlendirilebiliyor. Hızlı görüntüleme sağlaması ve yüksek özgüllüğü, CT’yi bağışçı karaciğerlerinin uygunluğunu belirlemede önemli bir araç haline getiriyor. Özellikle kadavra bağışçılarda kararın dakikalar içinde verilmesi gerektiğinde, bu tür ölçülebilir veriler klinik ekiplerin elini güçlendiriyor.</p>
<p>Manyetik rezonans görüntüleme ise yağ ölçümünde daha ayrıntılı bir pencere sunuyor. Özellikle <a href="https://oncology.com.tr/3i-atlas-kuyruklu-yildiz-soguk-koken/" title="3I/ATLAS’ın Kimyasal İmzası, Uzak ve Buz Gibi Bir Yıldızlararası Doğuma İşaret Ediyor" data-wpan-internal-link="1">kimyasal</a> kaydırma temelli teknikler, karaciğer dokusundaki yağ birikimini noninvaziv biçimde değerlendirmeye yardımcı oluyor. Çalışma, MRI’ın sadece steatoz analizinde değil, aynı zamanda damar yapısı ve safra yollarına ilişkin ayrıntılı bilgi sağlamada da önemli bir yere sahip olduğunu aktarıyor. Bu yönüyle MRI, seçilmiş bağışçılarda kapsamlı pre-retrieval değerlendirme için güçlü bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>
<p>İncelemenin dikkat çeken bir diğer yönü, görüntülemenin yalnızca yağ miktarını değil, greftin yapısal özelliklerini de aydınlatabilmesi. Vasküler haritalama, safra yolu anatomisinin ortaya konması ve graft volumetrisi gibi bilgiler, nakil cerrahisinin planlanmasında giderek daha fazla önem kazanıyor. Özellikle canlı bağışçı nakillerinde, organın boyutunun alıcı için yeterli olup olmadığının önceden belirlenmesi, hem cerrahi güvenlik hem de sonucun başarısı açısından kritik kabul ediliyor.</p>
<p>Makale ayrıca yeni nesil hesaplamalı yöntemlere de dikkat çekiyor. Radyomik analiz ve yapay zekâ destekli karar sistemleri, görüntülerden insan gözünün fark etmekte zorlanabileceği örüntüleri çıkararak daha rafine bir değerlendirme sunma potansiyeli taşıyor. Ancak araştırmacılar, bu araçların umut verici olmasına rağmen henüz standart uygulamanın yerine geçecek düzeyde kesinleşmediğini hatırlatıyor. Klinik doğrulama, farklı merkezlerde yeniden test edilme ve gerçek yaşam verileri, bu sistemlerin rutin kullanıma girmesi için gerekli görülüyor.</p>
<p>Bu gelişmeler, karaciğer naklinde tek bir teste aşırı bağımlı kalmayan daha katmanlı bir değerlendirme yaklaşımına işaret ediyor. Görüntüleme yöntemlerinin birleşik <a href="https://oncology.com.tr/yasli-kadinlarda-akilli-telefon-etkisi/" title="Akıllı Telefon Kullanımı Yaşlı Kadınlarda Duruş ve Yürüyüş Dengesini Zorlayabilir" data-wpan-internal-link="1">kullanımı</a>, bağışçı karaciğerlerin daha doğru sınıflandırılmasına, gereksiz reddin azaltılmasına ve nakil için uygun olan organların kaçırılmamasına yardımcı olabilir. Buna karşılık her yöntemin kendine özgü sınırlılıkları olduğu için, kararın hâlâ deneyimli transplant ekipleri tarafından, klinik bulgular ve laboratuvar verileriyle birlikte verilmesi gerekiyor.</p>
<p>Sonuç olarak, pre-retrieval görüntüleme karaciğer naklinde yalnızca teknik bir ayrıntı olmaktan çıkıp, greft uygunluğunu belirleyen temel karar araçlarından biri haline geliyor. Biyopsi ve acele intraoperatif yargıların yerini tamamen almasa da, US, CT ve MRI’ın birlikte sunduğu ayrıntılı bilgi, daha güvenli ve daha isabetli bir bağışçı değerlendirmesi için güçlü bir zemin oluşturuyor. Nakil alanında büyüyen bu görüntüleme merkezli <a href="https://oncology.com.tr/kiralik-nikel-katalizli-csp3-csp3-baglama/" title="Kirallığın Korunduğu Yeni Nickellı Yaklaşım, C(sp³)–C(sp³) Bağ Kurulumunda Kapıyı Araladı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım,</a> organ seçiminin geleceğinde “pikselden prognoza” uzanan yeni bir dönemi işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Article Title: From pixels to prognosis: A comprehensive evidence synthesis on pre-retrieval imaging in deceased and living liver donors</p>
<p><strong>Article Title:</strong> From pixels to prognosis: A comprehensive evidence synthesis on pre-retrieval imaging in deceased and living liver donors</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.1016/j.hbpd.2025.12.012</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Liver transplantation, hepatic steatosis, pre-retrieval imaging, ultrasound, computed tomography, magnetic resonance imaging, radiomics, yapay zeka, vascular mapping, biliary anatomy, graft volumetry, decision-support systems</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/karaciger-bagisci-degerlendirmesi-goruntuleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabloya ve Ameliyata Gerek Kalmadan Kalbi Düzenleyen Yeni Ultrasonik Pacemaker</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ultrason-sonogenetik-pacemaker-kalp-ritmi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ultrason-sonogenetik-pacemaker-kalp-ritmi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 01:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[genetik mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[invaziv olmayan kalp cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[iyon kanalları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp pili]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ritmi kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyomiyosit]]></category>
		<category><![CDATA[sonogenetik]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasonik pacemaker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ultrason-sonogenetik-pacemaker-kalp-ritmi/</guid>

					<description><![CDATA[Ultrason destekli sonogenetik pacemaker, genetik olarak duyarlı kalp hücrelerini kablosuz ve invaziv olmayan yöntemle uyararak kalp ritmini güvenli ve etkili biçimde düzenliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ritmini düzenlemek için kullanılan klasik pacemaker’lar onlarca yıldır milyonlarca hastanın yaşamını uzattı; ancak bu cihazların büyük bölümü cerrahi olarak yerleştiriliyor ve uzun dönem yönetimde enfeksiyon, kablo sorunları, pil değişimi ve doku hasarı gibi riskler taşıyor. Bilim insanlarının şimdi tanıttığı yeni yaklaşım ise bu tabloyu kökten değiştirebilecek nitelikte: Vücuda takılabilen, invaziv olmayan ve ultrasonla çalışan bir sonogenetik pacemaker. Araştırma, kalp hücrelerini elektriksel kablolara ihtiyaç duymadan, dışarıdan gönderilen düşük yoğunluklu ultrason darbeleriyle hassas biçimde uyarmayı amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde, mekanik uyaranlara duyarlı olacak şekilde mühendislik yoluyla değiştirilmiş MscL-G22S adlı bir iyon kanalı bulunuyor. Sonogenetik olarak tanımlanan bu yaklaşımda, hücrelerin davranışı genetik düzeyde yeniden programlanıyor ve ardından bu hücreler ses dalgalarına karşı duyarlı hale getiriliyor. Böylece ultrason, yalnızca görüntüleme aracı olmaktan çıkıp, doğrudan hücresel düzeyde işlevsel bir kontrol sinyaline dönüşüyor. Araştırmacılara göre bu, kalp modülasyonunda elektrik <a href="https://oncology.com.tr/yapisal-kalp-hastaligi-kateter-tedavileri-veriler/" title="New York’ta Yapısal Kalp Hastalığında Kateter Temelli Tedavilere Yeni Veriler Geliyor" data-wpan-internal-link="1">temelli</a> uyarıdan mekanik aktivasyona dayalı yeni bir paradigma anlamına geliyor.</p>
<p>İşleyişin temelinde, ultrason dalgalarının MscL-G22S ile donatılmış kardiyomiyositler üzerindeki mekanik etkisi yatıyor. Bu hücreler düşük yoğunluklu ultrason darbelerine yanıt verebilecek hale getirildiğinde, iyon kanalları açılıyor ve hücre içi sinyal akışı tetikleniyor. Bu süreç, kalp kası hücrelerinde eşzamanlı kalsiyum sinyallerinin başlatılmasını mümkün kılıyor. Kalsiyum, kalp kasının kasılma ve gevşeme döngüsünde kritik rol oynadığı için, bu sinyalin kontrollü biçimde yönlendirilmesi ritim yönetimi açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, insan kardiyomiyositleri üzerinde yaptıkları in vitro deneylerde bu yaklaşımın uygulanabilirliğini gösterdi. MscL-G22S eksprese eden hücrelere kontrollü ultrason uygulandığında, hücre içinde belirgin ve tekrarlanabilir kalsiyum geçişleri gözlendi. Bu sonuç, sistemin yalnızca teorik olarak değil, hücresel ölçekte de ritim benzeri bir yanıt üretebildiğini ortaya koyuyor. Bilimsel açıdan bu, non-invaziv pacemaker teknolojileri için önemli bir doğrulama adımı olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Yeni cihazın en dikkat çekici yönlerinden biri, dışarıdan modüle edilebilmesi. Ultrason temelli uyarımın zamanlaması, yoğunluğu ve hedefleme biçimi değiştirilebildiği için sistem, gerektiğinde etkinleştirilebilen ve kesildiğinde etkisi ortadan kalkabilen bir kontrol sunuyor. Bu reversibl yapı, kalıcı implantlar kadar uzun vadeli cerrahi yük taşımaması nedeniyle klinik açıdan ilgi çekici. Özellikle cihaz kaynaklı komplikasyonların azaltılması, kalp pili gereksinimi olan bazı hastalar için gelecekte daha az girişimsel seçeneklerin kapısını aralayabilir.</p>
<p>Bununla birlikte araştırma, erken aşama bir teknolojiyi temsil ediyor ve doğrudan klinik kullanıma hazır olduğu anlamına gelmiyor. Çalışmada elde edilen bulgular laboratuvar ortamındaki insan kalp hücreleri üzerinde gösterildi; bu da önemli bir ilk adım olsa da canlı organizmada güvenlik, etkinlik, doku derinliği, ultrasonun vücut içindeki yayılımı ve uzun dönem genetik müdahalenin sonuçları gibi pek çok sorunun ayrıca ele alınması gerektiği anlamına geliyor. Sonogenetik yöntemler, gen aktarımı gerektirdiği için klinik uygulamada biyogüvenlik ve düzenleyici süreçler bakımından da dikkatli değerlendirme gerektiriyor.</p>
<p>Yine de çalışma, kalp ritmi tedavisinde kullanılan araç setini genişletmesi bakımından dikkat çekiyor. Elektriksel pacemaker’lar, farmakolojik ritim düzenleyiciler ve ablasyon gibi mevcut seçeneklerin her biri belirli durumlarda etkili olsa da her hastaya aynı ölçüde uygun değil. Ultrasonla çalışan, dışarıdan yönetilebilen bir sistemin geliştirilmesi, özellikle cerrahi implant istemeyen ya da implant için uygun olmayan hastalar açısından gelecekte alternatif bir yol sunabilir. Ayrıca bu yaklaşım, kalbin belirli bölgelerini hassas biçimde hedefleme potansiyeli sayesinde daha seçici bir uyarım mantığı da vadediyor.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı bilimsel çerçeve, biyomedikal mühendisliğin son yıllarda hız kazanan kesişim alanlarını da yansıtıyor. Genetik mühendislik, akustik enerji ve hücresel elektrofizyolojiyi bir araya getiren bu tür sistemler, hastalıklı dokuların dışarıdan ve gerektiğinde geri alınabilir biçimde kontrol edilmesini mümkün kılabilir. Uzmanlar, bu yaklaşımın yalnızca kalp ritmiyle sınırlı kalmayıp ileride diğer kas dokuları veya sinirsel devreler için de model oluşturabileceğini düşünüyor. Ancak bunun için önce güvenli hedefleme, yeterli doku penetrasyonu ve insan fizyolojisinde öngörülebilir yanıt gibi temel sorunların çözülmesi gerekiyor.</p>
<p>Sonuç olarak yeni sonogenetik pacemaker, kalp bakımında invaziv cihazlara bağımlılığı azaltma potansiyeli taşıyan erken ama etkileyici bir teknoloji olarak öne çıkıyor. <a href="https://oncology.com.tr/mesane-kanseri-3d-doku-modeli/" title="Mesane Kanseri İçin Yeni 3D İnsan Doku Modeli, İlaç Testlerinde Gerçekçiliği Artırıyor" data-wpan-internal-link="1">İnsan</a> kardiyomiyositlerinde kalsiyum sinyallerini ultrasonla tetikleyebilmesi, sistemin pratik bir ritim kontrol yaklaşımına dönüşebileceğine dair güçlü bir kanıt sunuyor. Buna karşın araştırmanın gerçek hastalara ulaşması için uzun bir doğrulama yolu bulunuyor. Yine de bugünkü bulgular, kalp ritmini yönetmek için gelecekte ameliyat masasına değil, dışarıdan yönlendirilen ses dalgalarına daha fazla başvurulabileceğini düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Development of a wearable, non-invasive ultrasound-based sonogenetic pacemaker for precise cardiac rhythm management.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> A wearable non-invasive sonogenetic pacemaker.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Gong, C., Lu, G., Liu, B. et al. A wearable non-invasive sonogenetic pacemaker. Nat. Biomed. Eng (2026). https://doi.org/10.1038/s41551-026-01673-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41551-026-01673-z</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-karaciger-kanseri-tedavisi/" data-wpan-internal-link="1">UCLA’dan Yapay Zekâ Destekli Karaciğer Kanseri Tedavisi İçin 3,2 Milyon Dolarlık NCI Desteği</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ultrason-sonogenetik-pacemaker-kalp-ritmi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Giyilebilir Ultrasound Cihazı Terleme Üretimini İstendiği Anda Tetikleyebiliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-terleme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-terleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 05:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyomedikal mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[ekrin ter bezleri]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[nöromodülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[terleme kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason cihazları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-terleme/</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmacılar, odaklanmış ultrason teknolojisiyle terlemeyi kontrollü şekilde tetikleyen yenilikçi bir giyilebilir biyomedikal sistem geliştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, insan terlemesini dışarıdan ve hassas biçimde yönlendirebilen yeni bir giyilebilir sistem geliştirdi. <em>Nature Communications</em>’ta Chen, Su, Zhong ve çalışma arkadaşları tarafından ayrıntılandırılan cihaz, odaklanmış ultrason kullanarak ter üretimini artırabiliyor ve bunu klasik yöntemlere kıyasla çok daha kontrollü bir şekilde yapıyor. Bulgular, terin yalnızca vücut ısısını düzenleyen bir sıvı olmadığını, aynı zamanda sağlık izlemi ve biyomedikal ölçümler için de değerli bir biyolojik aracı temsil ettiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>
<p>Terleme, vücudun ısı dengesini korumasında temel bir mekanizma olmasının yanı sıra elektrolitler, metabolitler ve bazı biyobelirteçlerin deri yüzeyine taşınmasına da aracılık ediyor. Bu nedenle ter analizi uzun süredir giyilebilir sağlık teknolojileri için ilgi çekici bir alan olarak görülüyor. Ancak ter örneği toplamak ya da terlemeyi ölçülebilir biçimde tetiklemek, pratikte her zaman kolay olmadı. Egzersiz, ısı uygulaması ya da farmakolojik uyarım gibi geleneksel yöntemler, çoğu durumda zamansal kontrol açısından yetersiz kalıyor; ayrıca bazı kullanıcılar için rahatsızlık yaratabiliyor veya tekrarlanabilir sonuç vermeyebiliyor.</p>
<p>Yeni çalışma, bu soruna farklı bir mühendislik yaklaşımı getiriyor. Araştırmacılar, ekrin ter bezlerini hedef alabilecek bir ultrason sistemi tasarladı ve bunu deriye uyum sağlayan esnek bir yama içine entegre etti. Cihaz, küçük bir ultrason dönüştürücü dizisi üzerinden hedef bölgeye akustik enerji gönderiyor. Bu enerji, cildi zorlamadan ve belirgin bir girişimsel işlem gerektirmeden, ter bezleriyle ilişkili sinirsel ve hücresel süreçleri uyarmayı amaçlıyor. Sonuç olarak ter üretimi, kullanıcı tarafından gerektiğinde başlatılabilen ve ayarlanabilen bir süreç haline geliyor.</p>
<p>Ultrasonun bu alandaki ilgisi tesadüf değil. Düşük ve orta yoğunluklu ultrason, biyomedikal araştırmalarda uzun zamandır sinir dokusu ve çeşitli periferik yapıların modülasyonunda inceleniyor. Elektriksel uyarının aksine, ultrason dokular içinde daha seçici yayılabiliyor ve temas noktasında batma, tahriş ya da ciltte rahatsızlık hissini azaltma potansiyeli taşıyor. Bu da özellikle uzun süreli kullanım hedeflenen giyilebilir sistemlerde önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Çalışmanın temel yeniliği, bu prensibi ter üretimini “açıp kapatabilecek” bir kontrol mekanizmasına dönüştürmesi.</p>
<p>Yama formundaki cihazın bir diğer önemli yönü, sürekli kullanıma uygun olacak şekilde tasarlanmış olması. Esnek, cilde oturan yapı, kullanıcı hareket ederken de hedeflenen bölgeye temasın korunmasına yardımcı oluyor. Araştırma ekibi ayrıca terleme düzeyinin bir akıllı telefon arayüzü üzerinden kontrol edilebildiğini gösterdi. Bu yaklaşım, hem deneysel koşullarda ayarlanabilirlik sağlıyor hem de gelecekte kişiselleştirilmiş sağlık uygulamalarına kapı aralayabilecek bir kullanım modeli sunuyor. Ter üretiminin şiddetinin uzaktan yönetilebilmesi, gerektiğinde örnek toplama süresini kısaltabilir ve ölçümlerin tekrarlanabilirliğini artırabilir.</p>
<p>Bu gelişme, özellikle ter bazlı biyobelirteç izleme teknolojileri açısından dikkat çekici. Terdeki kimyasal bileşenler; hidrasyon durumu, elektrolit dengesi ve bazı fizyolojik değişiklikler hakkında ipuçları verebiliyor. Fakat anlamlı veri elde etmek için yeterli ve kontrollü ter toplamak kritik önem taşıyor. Cihaz, tam da bu aşamada devreye girerek örnekleme öncesi hazırlık sürecini daha standart hale getirebilir. Bununla birlikte, araştırma <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-tau-proteini-erken-tespit/" title="Yeni PET Taraması Alzheimer’da Tau Birikimini Belirti Vermeden Daha Erken Yakalayabiliyor" data-wpan-internal-link="1">erken</a> aşamada değerlendirilmeli; cihazın farklı deri tiplerinde, farklı çevre koşullarında ve uzun kullanım senaryolarında nasıl performans göstereceği gibi soruların yanıtı için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.</p>
<p>Sportif kullanım alanı da şimdiden dikkat çekiyor. Dayanıklılık sporlarında sıvı kaybı ve elektrolit dengesi performansı etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Terlemeyi kontrollü biçimde tetikleyebilen bir sistem, antrenman <a href="https://oncology.com.tr/kalbin-sag-sol-karincik-dayanikliligi/" title="Kalbin Sağ ve Sol Karıncıkları Kardiyak Arrest Sırasında Aynı Tepkiyi Vermiyor" data-wpan-internal-link="1">sırasında</a> ya da saha dışı değerlendirmelerde daha güvenilir ter örnekleri toplanmasına yardımcı olabilir. Ancak uzmanlar, bu tür teknolojilerin performans artırıcı araçlar olarak değil, ölçüm ve izleme odaklı tıbbi-biyoteknik platformlar olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle cihazın potansiyeli heyecan verici olsa da klinik kullanım, doğrulama ve güvenlik değerlendirmeleri olmadan geniş çaplı uygulamaya taşınamaz.</p>
<p>Çalışmanın sunduğu en önemli mesajlardan biri, giyilebilir teknolojilerin artık yalnızca veri toplayan pasif sistemler olmaktan çıkıp, fizyolojik süreci yönlendirebilen aktif platformlara dönüşmeye başlaması. Terlemeyi odaklanmış ultrasonla uyarmak, bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Eğer ilerleyen araştırmalar bu yaklaşımın güvenli, tekrarlanabilir ve kullanıcı dostu olduğunu doğrularsa, yöntem sağlık izlemeden laboratuvar analizlerine kadar uzanan geniş bir alanda yeni uygulamalar doğurabilir.</p>
<p>Şimdilik eldeki veriler, ter üretiminin giyilebilir bir yama ve düşük girişimlilikle yönlendirilebildiğini gösteren güçlü bir teknik kanıt sunuyor. Bu da hem biyomedikal mühendisliğinde hem de <a href="https://oncology.com.tr/ruh-sagligi-genclerde-dijital-zararlar/" title="Ruh Sağlığı Güçlükleri Olan Gençlerde Dijital Zararlar Sıklıkla Bildirilmiyor" data-wpan-internal-link="1">dijital</a> sağlık ekosisteminde önemli bir eşik anlamına geliyor. İnsan teri üzerinde daha kontrollü çalışabilmek, yakın gelecekte tanı, takip ve kişiselleştirilmiş izleme alanlarında daha rafine araçların geliştirilmesine zemin hazırlayabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Controlled sweat generation using ultrasound stimulation integrated in wearable technology.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Controlled sweat generation via ultrasound stimulation integrated in a wearable device.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Chen, L., Su, B., Zhong, G. et al. Controlled sweat generation via ultrasound stimulation integrated in a wearable device. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-73789-4</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-terleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Sürekli İzleme Dönemi Başlıyor: Giyilebilir Ultrason Yaması Yüksek Riskli Gebelikler İçin Yeni Bir Yol Açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-yuksek-riskli-gebelik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-yuksek-riskli-gebelik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 11:25:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[fetal sağlık takibi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik komplikasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik takibi]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenimi]]></category>
		<category><![CDATA[otonom ultrason cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[perinatal bakım]]></category>
		<category><![CDATA[perinatal tıp]]></category>
		<category><![CDATA[prenatal izleme]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek riskli gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-yuksek-riskli-gebelik/</guid>

					<description><![CDATA[UPatch, yüksek riskli gebeliklerde bebeğin sağlık durumunu sürekli ve otonom olarak izleyen yenilikçi bir giyilebilir ultrason yaması olarak prenatal bakımda yeni bir dönemi başlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek riskli gebeliklerde bebeğin sağlık durumunu kesintisiz biçimde izlemek, bugün hâlâ büyük ölçüde klinik ziyaretlere ve uzman ultrason değerlendirmelerine bağlı. Ancak araştırmacıların geliştirdiği yeni bir giyilebilir ultrason yaması, bu tabloyu değiştirme potansiyeli taşıyor. UPatch adı verilen sistem, annenin karnına yapıştırılan esnek bir yama üzerinden fetal yapıların ve kan akımının uzun süreli, otonom ve noninvaziv şekilde takip edilmesini hedefliyor. Çalışma, perinatal bakımın en önemli sınırlamalarından biri olan “anlık görüntü” yaklaşımına karşı sürekli veri sağlayan yeni bir teknolojik <a href="https://oncology.com.tr/yasli-hemodiyaliz-kirilganlik-modeli/" title="Diyaliz Hastalarında Kırılganlığı Daha İnce Ölçen Yeni Model Gündemde" data-wpan-internal-link="1">model</a> öneriyor.</p>
<p>Geleneksel fetal ultrason, gebelik izleminin altın standardı olmayı sürdürüyor. Bunun nedeni, hem bebeğin anatomik gelişimi hem de kan akımı gibi kritik göstergeler hakkında ayrıntılı bilgi verebilmesi. Ne var ki bu yöntem çoğu zaman eğitimli sonograflara, uygun cihazlara ve sağlık kuruluşuna fiziksel erişime ihtiyaç duyuyor. Ayrıca değerlendirmeler çoğunlukla belirli zaman noktalarında yapılıyor; bu da bebekte ya da plasental dolaşımda gelişebilecek değişimlerin aradaki saatler veya günler içinde gözden kaçabilmesi anlamına geliyor. Özellikle preeklampsi, büyüme geriliği veya başka komplikasyon riski taşıyan gebeliklerde daha sık ve daha esnek izleme ihtiyacı uzun süredir dile getiriliyordu.</p>
<p>UPatch tam da bu ihtiyaca yanıt vermek üzere tasarlandı. Araştırmacılar, ultrason dönüştürücü dizilerini cilde uyum sağlayan, esnek bir yapıya entegre ederek annenin karnına rahatça takılabilen bir yama formu geliştirdi. Bu sayede cihaz, klinisyen müdahalesi olmadan uzun süreli veri toplayabilecek bir platforma dönüştü. Yama, fetal anatomik yapıların yanı sıra kan akım hızlarını da izleyebilecek şekilde kurgulandı. Böylece gebelik boyunca tek seferlik görüntüler yerine, daha dinamik bir fizyolojik tablo elde edilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Teknolojinin dikkat çekici yönlerinden biri, gerçek zamanlı görüntü segmentasyonu yapan yerleşik makine öğrenimi sistemi. Bu sistem, tarama sırasında hedef fetal ve maternal damarları otomatik olarak tanıyıp izleyebiliyor. Ultrason görüntülerinde doğru yapıları ayırt etmek, klasik uygulamada operatör deneyimine ciddi ölçüde bağlıdır. UPatch’in yazılım katmanı ise bu bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Otomatik hedef tanıma sayesinde cihaz, Doppler ölçümlerini de kesintisiz biçimde sürdürebiliyor; bu da damar içindeki kan hızının ve akış desenlerinin zaman içinde daha ayrıntılı takip edilmesine olanak tanıyor.</p>
<p>Bu gelişme, yalnızca teknik bir yenilikten ibaret değil. Prenatal izlemin sürekliliği, klinik karar alma süreçlerinde önemli fark yaratabilir. Örneğin bir ultrason randevusu sırasında normal görünen bir dolaşım paterni, birkaç saat sonra değişebilir. Sürekli veri sağlayan bir sistem, hekimlerin bu değişimleri daha erken fark etmesine yardımcı olabilir. Elbette bu, cihazın tek başına tanı koyacağı ya da mevcut klinik izlemin yerini tamamen alacağı anlamına gelmiyor. Ancak yüksek riskli gebeliklerde daha yoğun bilgi akışı, klinisyenlerin daha dikkatli ve zamanında değerlendirme yapmasını destekleyebilir.</p>
<p>Giyilebilir ultrason yaklaşımı aynı zamanda anne açısından da pratik avantajlar taşıyor. Hastane ortamında tekrarlayan incelemelere gerek kalmadan izlem yapılabilmesi, özellikle erişimin sınırlı olduğu ya da sık kontrol gerektiren durumlarda önem kazanıyor. Klinik literatürde uzun süredir, sürekli veya uzaktan izleme sistemlerinin hasta konforunu artırabileceği ve sağlık hizmeti yükünü azaltabileceği konuşuluyordu. UPatch, bu eğilimi ultrason teknolojisiyle birleştiren somut örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Yine de uzmanların bu tür yenilikleri değerlendirirken temkinli olması gerekiyor. Giyilebilir görüntüleme sistemleri umut verici olsa da gerçek klinik ortamda güvenilirlik, veri kalitesi, uzun süreli cilt toleransı, hareket artefaktları ve farklı gebelik haftalarında performans gibi soruların yanıtlanması önem taşıyor. Ayrıca makine öğrenimi tabanlı otomasyon sistemlerinin, farklı beden tiplerinde ve farklı anatomik koşullarda tutarlı sonuç üretmesi gerekir. Bu tür cihazların yaygın kullanıma girmesi için yalnızca teknik başarım değil, aynı zamanda güvenlik ve doğrulama süreçleri de kritik olacak.</p>
<p>Buna rağmen, çalışmanın ortaya koyduğu yönelim perinatal tıpta önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Ultrasonun geleneksel olarak aralıklı ve operatör bağımlı bir araç olmaktan çıkıp, giyilebilir ve yarı otonom bir izleme sistemine dönüşmesi; fetal sağlık takibinde yeni bir standart tartışmasını başlatabilir. Özellikle yüksek riskli gebeliklerde, doğum öncesi izlemin daha sürekli hale gelmesi erken uyarı kapasitesini güçlendirebilir ve bakım ekibine daha zengin bir klinik veri seti sunabilir.</p>
<p>Sonuç olarak UPatch, antenatal bakımın geleceğine <a href="https://oncology.com.tr/tetraploidi-tumor-saldirganligi/" title="Bazı Tümörler Neden Daha Saldırgan Davranıyor? Tetraploidiye Dair Yeni İpuçları" data-wpan-internal-link="1">dair</a> dikkat çekici bir örnek sunuyor. Esnek ultrason yaması, gerçek zamanlı görüntü işleme ve sürekli Doppler ölçümü bir araya geldiğinde, gebelik izlemi için daha otonom ve daha duyarlı bir model mümkün görünüyor. Teknolojinin klinik pratiğe ne ölçüde entegre edilebileceği ise ileri doğrulama çalışmaları, güvenlik değerlendirmeleri ve gerçek <a href="https://oncology.com.tr/iran-zerdust-yaslilar-yasam-kalitesi/" title="İran’daki Zerdüşt Yaşlılarda Yaşam Kalitesini En Çok Hangi Etkenler Belirliyor?" data-wpan-internal-link="1">yaşam</a> performansına bağlı olacak. Yine de şimdiden açık olan bir şey var: fetal izlem, tekil kontrol anlarından sürekli gözleme doğru evrilen yeni bir dönemin eşiğinde olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Fetal monitoring and prenatal care using wearable ultrasound technology.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Fetal monitoring for high-risk pregnancies using a wearable ultrasound patch.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Park, G., Bian, Y., Huang, H. et al. Fetal monitoring for high-risk pregnancies using a wearable ultrasound patch. Nat Biotechnol (2026). https://doi.org/10.1038/s41587-026-03140-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41587-026-03140-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-yuksek-riskli-gebelik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
