<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tedavi süresi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/tedavi-suresi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 22:49:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>tedavi süresi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ENDURANCE çalışması lenalidomidin “süresiz” idame yaklaşımını tartışmaya açtı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/lenalidomid-idame-tedavisi-endurance/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/lenalidomid-idame-tedavisi-endurance/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:49:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ENDURANCE çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[idame tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Lenalidomid]]></category>
		<category><![CDATA[multipl miyelom]]></category>
		<category><![CDATA[progresyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi süresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/lenalidomid-idame-tedavisi-endurance/</guid>

					<description><![CDATA[ENDURANCE faz 3 çalışması, multipl miyelomda lenalidomid idamesini 2 yıl ile sınırlandırmanın progresyona kadar sürdürme ile benzer yaşam sonuçları verebildiğini bildiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni tanı almış multipl miyelomda idame tedavisinin ne kadar sürmesi gerektiğine dair uzun süredir süren uygulama, yeni faz 3 randomize verilerle yeniden değerlendiriliyor. New England Journal of Medicine’de yayımlanan ENDURANCE çalışması, belirli bir süre lenalidomid idamesi verilip tedavinin durdurulmasının, hastalığın ilerlemesine kadar tedaviye devam edilmesiyle benzer yaşam sonuçları sunduğunu; buna karşılık “süresiz” kullanımın ek zarar getirebileceğini işaret ediyor.</p>
<p>Transplantasyon almayan ya da otolog kök hücre nakli yapmayan hastalarda, klinik pratikte lenalidomidin hastalık ilerleyene kadar sürdürülmesi yaygındı. Ancak bu yaklaşımı destekleyen en uygun tedavi süresini belirleyen doğrudan kanıtlar sınırlıydı. ENDURANCE (E1A11, NCT01863550) isimli çalışma, bu belirsizliğe odaklanarak, başlangıç indüksiyon tedavisini tamamladıktan sonra idame stratejilerini karşılaştırdı.</p>
<p>Çalışmada hastalar iki kola ayrıldı. Bir grupta lenalidomid, hastalık progresyonuna kadar kesintisiz sürdürülürken, diğer kolda tedavi sabit bir süreyle sınırlandırıldı ve 2 yıl tamamlandıktan sonra sonlandırıldı. Araştırmacılar, iki yaklaşımın hem hayatta kalma hem de uzun dönem klinik etkilerini değerlendirmek için, yaklaşık yedi yıllık medyan izlem süresi üzerinden analizler yaptı.</p>
<p>Uzun dönem takip sonuçları, iki strateji arasında yaşam süresi açısından kayda değer bir fark olmadığını gösterdi. Medyan izlem sonunda genel sağkalım oranları, sürekli tedavi kolunda yüzde 69,0; sabit süreyle tedavi sonlandırılan kolda ise yüzde 68,6 olarak bildirildi. Bu bulgu, lenalidomidin ilerlemeye dek sınırsız sürdürülmesinin tek başına daha üstün bir sağkalım sağlayıp sağlamadığı sorusunu doğrudan <a href="https://oncology.com.tr/dctpp1-inhibitorleri-direncli-kanserde-kemoterapi-etkisi/" title="DCTPP1’i hedefleyen yeni inhibitörler, deksamabin benzeri DNA temelli tedavileri dirençli kanserlerde güçlendirebilir" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> önemli bir noktayı ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmanın vurguladığı ana mesaj, benzer sağkalımın yanında tedaviye devam etmenin zararlı olabileceği ihtimali. Metinde, “indefinite” yani süresiz lenalidomid kullanımının yaşam kazancı sağlamadan ek zarar getirdiği yönünde sonuçların yer aldığı belirtiliyor. Araştırmacıların tedavinin potansiyel yan etkilerini de yakından değerlendirmesi, idame yaklaşımının salt etkinlik değil, tedavi yükü ve uzun dönem güvenlik dengesi açısından ele alınması gerektiğini gösteriyor.</p>
<p>ENDURANCE’ın tasarımı, özellikle idame tedavisinin süresi konusunda karar verirken klinisyenlerin karşılaştığı pratik bir soruya yanıt arıyor. Çalışmada, sabit iki yıllık idame yaklaşımı ile progresyona kadar devam edilen yaklaşım arasında hayatta kalma açısından benzerliğin bulunması, bazı hastalarda tedavinin sınırlanmasının daha rasyonel bir seçenek olabileceğini düşündürüyor; ancak hangi <a href="https://oncology.com.tr/aml-epigenetigi-kromatin-erisebilirligi/" title="Tek hücreli epigenetik harita: AML’de kromatin durumları hasta sınırlarını aşıyor" data-wpan-internal-link="1">hasta</a> alt gruplarında bu yaklaşımın daha fazla yarar sağlayabileceği ya da hangi güvenlik profillerinin daha belirleyici olacağı, çalışmanın detay analizlerini gerektiriyor.</p>
<p>ENDURANCE verilerinin klinik etkiye dönüşebilmesi için, idame stratejilerinin yalnızca genel sağkalımı değil, ilerleme ile <a href="https://oncology.com.tr/asiri-prematurelerde-laringoskopi-denemeleri-ivh/" title="Aşırı prematürelerde entübasyon denemelerinin sayısı ağır beyin kanamasıyla ilişkili" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> ölçümleri ve tedaviyle ortaya çıkabilecek uzun dönem komplikasyonları da kapsayan daha geniş sonuç paketinin birlikte değerlendirilmesi beklenir. Metinde ayrıca ikinci primer kanserler ve toksisite gibi uzun dönem güvenlik konularına odaklanan değerlendirmelerin çalışmanın kapsamında yer aldığına işaret ediliyor.</p>
<p>Özetle, faz 3 randomize ENDURANCE çalışması, multipl miyelomda lenalidomid idamesinin “ilerlemeye dek sınırsız sürdürülmesi” şeklindeki geleneksel standardı sorgulatıyor. Sürekli tedavi ile iki yıllık sabit süre arasında genel sağkalımda belirgin fark görülmemesi, kararların artık daha sistematik biçimde fayda-zarar dengesine göre yeniden tartılmasına kapı aralıyor. Bununla birlikte, pratikte uygulanacak stratejinin hangi klinik özelliklerle şekilleneceği sorusu, tedavilerin bireyselleştirilmesini gerektiren ek analitik çalışmalar ve klinik tartışmalarla netleşecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Multiple myeloma maintenance therapy duration (lenalidomide)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Continuous versus Fixed Duration Maintenance Therapy in Multiple Myeloma</p>
<p><strong>References:</strong><br />Kumar SK. Lancet Oncol. August 2020; Kumar SK. J Clin Oncol. May 2025 (as cited in the provided text)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> multipl miyelom, lenalidomid, idame tedavisi, 3. faz çalışma, ENDURANCE, ilerlemesiz sağkalım, genel sağkalım, toksisite, ikinci primer kanserler, ECOG-ACRIN</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/lenalidomid-idame-tedavisi-endurance/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Yoğun Bakımında Antibiyotik Saatini Kısaltan Yeni Kalite İyileştirme Hamlesi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yenidogan-sepsisi-antibiyotik-zamanlamasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yenidogan-sepsisi-antibiyotik-zamanlamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 15:53:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik zamanlaması]]></category>
		<category><![CDATA[kalite iyileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[klinik müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[neonatal yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi süresi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan sepsisi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yenidogan-sepsisi-antibiyotik-zamanlamasi/</guid>

					<description><![CDATA[Yenidoğan sepsisinde antibiyotik tedavisinin ilk 60 dakika içinde başlanması, NICU iş akışını ve hasta sağkalımını olumlu etkileyen kritik bir kalite iyileştirme adımıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenidoğan sepsisi, yaşamın ilk gün ve haftalarında en hızlı kötüleşebilen klinik tablolardan biri olarak neonatal yoğun bakım ünitelerinde (NICU) zamanla yarışılan acil durumlardan biri olmaya devam ediyor. <strong>Journal of Perinatology</strong>’de 4 Mayıs 2026’da yayımlanan yeni bir kalite iyileştirme çalışması, bu kritik tabloda antibiyotik tedavisinin ne kadar erken başlatıldığının yalnızca prosedürel bir ayrıntı değil, doğrudan klinik sonuçları etkileyen belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Singh, Landazuri ve Wilkinson tarafından yürütülen çalışma, şüphe anından itibaren tedavi sürecinin sistematik biçimde hızlandırılmasının mümkün olduğunu ve bunun NICU iş akışında ölçülebilir iyileşmelere yol açtığını gösteriyor.</p>
<p>Yenidoğan sepsisi, yeni doğan bebeğin bağışıklık sisteminin henüz olgunlaşmamış olması nedeniyle çok kısa sürede ağır seyredebilen, hayatı tehdit eden bir enfeksiyon. Klinik bulguların çoğu zaman özgül olmaması, özellikle prematüre ya da yoğun bakım desteği alan bebeklerde tanı ve tedavi kararlarını daha da zorlaştırıyor. Bu nedenle hekimler çoğu zaman kesin kanıt beklemeden, klinik şüphe ortaya çıkar çıkmaz tedaviye yönelmek zorunda kalıyor. Çalışma, bu hassas dengede zaman kaybının küçük görünse bile sonuçlarının büyük olabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Araştırmanın odak noktası, antibiyotiklerin başlanma süresindeki gecikmelerin nerelerde oluştuğunu anlamak ve bu gecikmeleri azaltacak uygulanabilir bir model geliştirmekti. Ekip, mevcut uygulama sürelerini ayrıntılı biçimde inceleyerek gecikmeye yol açan darboğazları saptadı. Bulgular, sorunun tek bir noktadan değil; klinik değerlendirme, iletişim, reçeteleme, ilaç hazırlama ve uygulama basamaklarının kesiştiği çok katmanlı bir süreçten kaynaklanabildiğini düşündürüyor. Bu yaklaşım, yoğun bakım ortamında kalite iyileştirme çalışmalarının neden yalnızca sonuçlara değil, süreç akışına da odaklanması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.</p>
<p>Çalışmada uygulanan müdahaleler arasında personel eğitimi, protokolün yeniden yapılandırılması ve iş akışının sadeleştirilmesi yer aldı. Bu tür adımlar, yeni bir tedavi yaklaşımı sunmaktan çok, var olan tedavinin daha hızlı ve standart biçimde uygulanmasını hedefliyor. NICU ekiplerinin aynı acil durumda benzer kararları daha kısa sürede vermesini sağlamak, özellikle nöbet değişimleri, yoğun iş yükü ve farklı disiplinler arasındaki iletişim gecikmeleri gibi pratik engellerin etkisini azaltabiliyor. Araştırma ekibinin ulaştığı sonuçlar, bu tür organizasyonel düzenlemelerin antibiyotik başlama sürelerini anlamlı biçimde kısaltabildiğini ortaya koydu.</p>
<p>Yayınlanan çalışmanın önemli mesajlarından biri de “altın saat” yaklaşımı. Yazarlar, neonatal sepsiste antibiyotiklerin klinik şüphe ya da tanı konulduktan sonra ideal olarak 60 dakika içinde başlanması gerektiğini savunuyor. Bu kavram, travma ve diğer kritik bakım alanlarında uzun süredir kullanılan zaman duyarlı müdahale anlayışıyla benzerlik taşıyor. Neonatoloji açısından bakıldığında, bu tür bir zaman eşiği hem karar süreçlerini netleştiriyor hem de ekipler için ortak bir performans standardı oluşturuyor. Ancak araştırmacılar, bu hedefin mutlak bir garanti değil, klinik sistemleri iyileştirmek için bir benchmark olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Neonatal sepsiste zamanın önemi, sadece enfeksiyonun ilerlemesiyle sınırlı değil. Erken tedavi, organ disfonksiyonu, yoğun bakım süresinin uzaması ve uzun dönem morbidite riskini de etkileyebiliyor. Bu nedenle antibiyotik uygulamasındaki gecikme, klinik açıdan yalnızca bir işlem aksaması değil, bebeğin tüm bakım seyrini etkileyebilecek bir zincirleme soruna dönüşebiliyor. Çalışma bu gerçeği, antibiyotik başlama süresini izlenebilir ve iyileştirilebilir bir kalite göstergesi olarak ele alarak vurguluyor.</p>
<p>Bu tür girişimlerin bir başka önemli yönü de antibiyotik yönetimi ile hasta güvenliğini aynı anda gözetmesi. Yenidoğanlarda gereksiz antibiyotik kullanımının direnç gelişimi ve mikrobiyom üzerinde olası etkileri nedeniyle dikkatle yönetilmesi gerekirken, sepsis şüphesi olduğunda gecikmek de ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Dolayısıyla neonatal yoğun bakımda ideal yaklaşım, hızlı ama kontrollü karar mekanizmaları kurmak; gerektiğinde tedaviyi vakit kaybetmeden başlatırken, sonrasında laboratuvar ve klinik verilerle yeniden değerlendirme yapmaktır. Çalışmanın ortaya koyduğu kalite iyileştirme çerçevesi, bu dengeyi operasyonel düzeyde güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu bulgular, yenidoğan bakımında teknolojik araçlar ile süreç tasarımının nasıl birlikte çalışabileceğine dair de değerli ipuçları sunuyor. Elektronik sağlık kayıtları, otomatik uyarı sistemleri ve ekip içi net sorumluluk dağılımı gibi unsurlar, gecikmeleri daha görünür hale getirebilir. Her ne kadar bu çalışmada belirli bir dijital teknoloji üzerine odaklanılmasa da, kalite iyileştirme mantığı bu tür sistemlerin gelecekte daha etkin kullanılmasına açık bir zemin oluşturuyor. Özellikle çok disiplinli bakım gerektiren NICU ortamlarında, klinik sezgi ile yapılandırılmış iş akışının birlikte ilerlemesi giderek daha büyük önem taşıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Singh, Landazuri ve Wilkinson’ın çalışması, yenidoğan sepsisinde antibiyotik tedavisinin zamanlamasının iyileştirilmesinin teorik bir hedef değil, uygulanabilir bir klinik kalite önceliği olduğunu gösteriyor. NICU ekipleri için mesaj net: Şüphe oluştuğu anda başlayan süreç, dakikalar içinde tedaviye dönüşmelidir. Bu yeni kalite iyileştirme yaklaşımı, en savunmasız hastaların bulunduğu bakım alanlarından birinde, düzenli protokol ve ekip koordinasyonunun yaşam kurtarıcı etkisini bir kez daha gündeme taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Timely administration of antibiotics in neonatal sepsis within NICUs through quality improvement methods.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Timely administration of antibiotics for neonatal sepsis in the neonatal intensive care unit: A quality improvement initiative.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Singh, H.P., Landazuri, S. &amp; Wilkinson, S. Timely administration of antibiotics for neonatal sepsis in the neonatal intensive care unit: A quality improvement initiative. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02710-0</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41372-026-02710-0</p>
<p><strong>Keywords:</strong> neonatal sepsis, antibiyotik zamanlaması, yenidoğan yoğun bakım ünitesi, kalite iyileştirme, multidisipliner bakım, farmakokinetik, antimikrobiyal yönetim, elektronik sağlık kayıtları, Yapay zeka uyarı sistemleri, bebek ölümlerinin azaltılması</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yenidogan-sepsisi-antibiyotik-zamanlamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
