<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tandem güneş hücreleri &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/tandem-gunes-hucreleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 20:10:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>tandem güneş hücreleri &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Perovskitlerde “I-Br ayrışmasını” daha filmin başında durdurma hedefi: tandem güneş hücreleri için yeni yaklaşım</title>
		<link>https://oncology.com.tr/perovskitlerde-i-br-ayrisimasi-tandem-hucreler/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/perovskitlerde-i-br-ayrisimasi-tandem-hucreler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 20:10:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[faz ayrışması]]></category>
		<category><![CDATA[film oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[I-Br ayrışması]]></category>
		<category><![CDATA[karışık halojenürlü perovskitler]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis bazı ayarlama]]></category>
		<category><![CDATA[perovskit güneş hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[perovskit güneş hücresi]]></category>
		<category><![CDATA[tandem fotovoltaik]]></category>
		<category><![CDATA[tandem güneş hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzun dönem kararlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/perovskitlerde-i-br-ayrisimasi-tandem-hucreler/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, Lewis-baz sertliğini ayarlayarak perovskit film oluşumunun çok erken anlarında I-Br ayrışmasını baskılamayı hedefliyor. Tandem güneş hücrelerinde kararlılık ve uyumu artırmayı amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alel halojenürlü geniş bant aralıklı perovskitler, iki katmanlı (tandem) güneş hücrelerinde daha yüksek verim potansiyeli sunduğu için son yılların en kritik malzeme adayları arasında yer alıyor. Ancak bu malzemelerin önünde, cihazın hem performansını hem de ömrünü etkileyen kalıcı bir sorun bulunuyor: I bakımından zengin ve Br bakımından zengin bölgelerin ayrışarak fazlara bölünmesi. Bu ayrışma yalnızca yaşlanma sürecinde değil, filmin oluşumunun çok erken anlarında da başlayabildiğinde, perovskitin <a href="https://oncology.com.tr/apcdd1-dopaminerjik-progenitor-secsim/" title="APCDD1, Parkinson’da hedeflenen dopamin devresinin öncellerini seçmek için “yüksek özgüllük” işareti olabilir" data-wpan-internal-link="1">hedeflenen</a> bant aralığı düzgünlüğü bozuluyor; sonuç olarak tandem mimaride beklenen optik ve elektrik uyumu zarar görüyor.</p>
<p>Karışık halojenürlü perovskitlerde faz ayrışmasını azaltmaya yönelik “homojenleştirme” girişimleri, çoğu zaman Pb²⁺ iyonlarının koordinasyonunu değiştirmeye çalışıyor. Bununla birlikte, bu stratejiler genellikle Pb²⁺’nin tüm konumlarını aynı ölçüde etkiliyor ve özellikle Br açısından zenginleşmeyi daha hızlı başlatan çekirdeklerin (PbBrₓ zengin çekirdeklerin) oluşumunu seçici biçimde engelleyemiyor. Başka bir ifadeyle, malzemenin kimyasal dengesi yeniden ayarlansa bile, ayrışmayı başlatan ilk dengesizliğin kaynağı tam olarak hedeflenemiyor.</p>
<p>Nature’da yayımlanan yeni bir çalışma, kristalleşmeyi daha “yerel” ve hedefli biçimde yönlendiren bir yaklaşımı öne çıkarıyor. Araştırmacılar, Pb²⁺ üzerinde her noktayı düzenlemek yerine, bağ oluşturucu komşu atom düzeyinde etkiyi ayarlamayı hedefliyor. Bunu da moleküler bir dipol kullanarak, bağ verici (donör) atomun yerel Lewis-baz “sertliğini” değiştirerek sağlıyorlar. Lewis-baz sertliği burada, donör elektronlarının polarize olma eğilimi ve kimyasal etkileşimlerin seçiciliğiyle ilişkili bir kavram olarak ele alınıyor.</p>
<p>Çalışmanın kritik fikri, O-donor’un dıştaki elektronlarının polarize edilebilirliğini sınırlamak. Bu sınırlama, Pb²⁺ türlerinden hangisinin donörle daha güçlü etkileşim kurduğunu yeniden şekillendiriyor ve böylece kristalleşmenin ilk anlarında oluşacak çekirdeklerin kimyasal bileşimi üzerinde tercih oluşturuyor. Sonuçta, PbBrₓ bakımından zengin çekirdeklerin daha hızlı oluşma eğilimi zayıflatılırken, faz ayrışmasını besleyen <a href="https://oncology.com.tr/plp-kofaktoru-fotoenzim-asimetrik-radikal-carpraz-eslesme/" title="PLP’nin karanlık foto-kofaktör alanı: Asimetrik radikal-köprüleşmeye yeni kapı" data-wpan-internal-link="1">asimetrik</a> çekirdeklenme dinamiği daha dengeli bir yöne itiliyor.</p>
<p>Bu tür bir “seçici çekirdeklenme <a href="https://oncology.com.tr/biyomedikal-cihazlarda-nem-kontrolu-atmosferik-su-hasadi/" title="Hastane cihazlarında nem kontrolü için havadan su hasadı: Su buharı ‘ayarlanabilir’ girdiye dönüşebilir" data-wpan-internal-link="1">kontrolü</a>”, tandem hücreler için özellikle önemli; çünkü tandem tasarımında üst ve alt alt hücrelerin bant aralığı uyumu yalnızca ortalama bileşime değil, aynı zamanda filmin boyunca ne kadar homojen kaldığına da bağlı. Eğer perovskit fazları I-zengin ve Br-zengin alanlara ayrılırsa, bant aralığı uzaysal olarak değişir; bu da taşıyıcı toplama, optik soğurma ve ara yüzlerdeki elektriksel etkileşimler üzerinde olumsuz etki yapabilir. Yeni yaklaşımın hedefi, daha oluşumun başında faz tekdüzeliğini koruyarak, sonraki aşamalarda devreye girebilecek verim kayıplarını ve kararlılık sorunlarını daha başlamadan azaltmak.</p>
<p>Araştırmanın raporladığı çerçevede, moleküler dipol ile uygulanan Lewis-baz sertliği ayarı, Pb²⁺–donör etkileşiminin seçiciliğini değiştiriyor. Bu sayede, karışık halojenür dağılımının filmin büyüme sürecindeki evrimi daha kontrollü hale geliyor ve faz homojenliği daha iyi korunabiliyor. Böylece, tandem güneş hücreleri için kritik olan “geniş bant aralığı” bileşiminin cihaz ömrü boyunca dalgalanmasının önüne geçme yönünde bir yol açılıyor.</p>
<p>Çalışma, perovskit kristalleşmesini yalnızca genel bir kimyasal düzenleme ile değil, yerel koordinasyon kimyasını hedefleyen bir yöntemle yeniden programlamanın mümkün olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşımın, farklı perovskit formülasyonlarına ve ölçeklenebilir film üretim koşullarına ne ölçüde uyarlanabileceği ise henüz araştırma gerektiriyor. Yine de temel problem olan erken dönem I-Br ayrışmasının kök nedenini çekirdeklenme düzeyinde hedeflemek, tandem fotovoltaiklerin stabilitesi açısından dikkat çekici bir ilerleme olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/phase-uniform-mixed-halide-perovskites-enable-stable-tandem-solar-cells/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Phase-homogeneous mixed-halide perovskites for stable wide-bandgap tandem photovoltaics.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Phase-homogeneous mixed halide perovskites for stable tandem photovoltaics.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Shi, P., Zhuang, J., Zhang, D. et al. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10929-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41586-026-10929-2</p>
<p><strong>Keywords:</strong> karışık-halojenürlü perovskitler, faz ayrışması, geniş bant aralığı, Lewis bazı sertliği, moleküler dipol, tandem fotovoltaikler, stabilite, PbBrₓ çekirdeklenmesi, O-donor koordinasyonu</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/perovskitlerde-i-br-ayrisimasi-tandem-hucreler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altınsız Recombination Tasarımı Perovskit Güneş Modüllerinde Verim ve Dayanıklılığı Hedefliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/indiyum-oksit-nanokristalleri-perovskit-tandem/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/indiyum-oksit-nanokristalleri-perovskit-tandem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:22:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[enerji düzeyi hizalaması]]></category>
		<category><![CDATA[fotovoltaik ara katman]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[indiyum oksit nanokristalleri]]></category>
		<category><![CDATA[perovskit güneş modülleri]]></category>
		<category><![CDATA[perovskit güneş pili]]></category>
		<category><![CDATA[rekombinasyon tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[tandem güneş hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/indiyum-oksit-nanokristalleri-perovskit-tandem/</guid>

					<description><![CDATA[İndiyum oksit nanokristallerinden oluşan şeffaf ara katman, perovskit tandem güneş modüllerinde verim ve dayanıklılığı artırarak güneş enerjisinde verim sınırlarını zorluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş enerjisinde verim sınırlarını yukarı taşımaya çalışan araştırma yarışı, tüm-perovskit tandem modüller için dikkat çekici bir dönemece girdi. Tek eklemli hücrelerin verim tavanını aşma potansiyeli nedeniyle yakından izlenen bu yapıların önündeki başlıca engellerden biri, katmanlar arasındaki elektriği birleştiren ara bağlantıların hem optik hem de elektriksel açıdan kusursuz çalışmak zorunda olması. Bu ihtiyaca yanıt veren yeni çalışma, geleneksel altın temelli tünel rekombinasyon bağlantılarına alternatif olarak indiyum oksit (In<sub>2</sub>O<sub>3</sub>) nanokristallerinden oluşan, çözeltiden işlenebilen şeffaf bir ara katman ortaya koyuyor.</p>
<p>All-perovskit tandem modüller, farklı bant aralıklarına sahip iki perovskit alt hücreyi üst üste getirerek güneş ışığını daha geniş bir spektrumda değerlendirmeyi amaçlıyor. Ancak bu mimaride iki hücrenin elektriksel olarak uyum içinde çalışmasını sağlayan rekombinasyon bağlantısı kritik önem taşıyor. Bugüne kadar yaygın kullanılan altın içeren katmanlar, iletkenlik ve kararlılık açısından avantaj sunmasına karşın yakın kızılötesi bölgede istenmeyen ışık soğurumu yaratabiliyor. Bu parasitik soğurma, modülün üretebileceği toplam akımı düşürürken uzun dönemli çalışmada da performans üzerinde baskı oluşturabiliyor.</p>
<p>Yeni yaklaşımın merkezinde, yüzeyi <a href="https://oncology.com.tr/prostat-kanseri-nanoparcacik-immunoterapi/" title="Mühendislik Nanotanecikleri Prostat Tümörlerini Hedefleyip Bağışıklık Yanıtını Yeniden Başlatıyor" data-wpan-internal-link="1">mühendislik</a> uygulanmış In<sub>2</sub>O<sub>3</sub> nanokristallerinden hazırlanan bir interkonektör yer alıyor. Araştırmacılar bu katmanda yalnızca şeffaflığı artırmayı değil, aynı zamanda nanokristal morfolojisi ve ligand kimyasını hassas biçimde ayarlayarak enerji düzeyi hizalamasını da iyileştirmeyi hedefledi. Fotovoltaik yapılarda enerji düzeylerinin doğru eşleşmesi, yük taşıyıcılarının arayüzlerde gereksiz kayıp yaşamadan aktarılması için temel gerekliliklerden biri. Bu nedenle söz konusu tasarım, yalnızca optik kayıpları azaltan bir yedek değil, aynı zamanda arayüz mühendisliği açısından da işlevsel bir çözüm olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Çözeltiden işlenebilirlik de bu gelişmeyi önemli kılan yönlerden biri. Güneş hücresi üretiminde düşük maliyetli ve ölçeklenebilir yöntemler, laboratuvar düzeyindeki başarıların ticari uygulamaya taşınabilmesi için <a href="https://oncology.com.tr/glioblastom-car-t-tedavisinde-bagisiklik-yaniti/" title="Beyin Tümöründe CAR-T Başarısında Bağışıklık Sistemi Yanıtı Belirleyici Olabilir" data-wpan-internal-link="1">belirleyici</a> oluyor. Nanokristal tabanlı bu yaklaşım, karmaşık vakum süreçlerine veya pahalı metal katmanlara duyulan bağımlılığı azaltma potansiyeli taşıyor. Bu da özellikle büyük alanlı modüller ve seri üretim açısından anlamlı bir avantaj olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli ayağı, kurşun-kalay yani Pb-Sn perovskit öncül çözeltisine eklenen fosfonik asit katkısı. Araştırma kapsamında bu katkının birden fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Öncelikle perovskit soğurucu ile ara katman arasındaki <a href="https://oncology.com.tr/genclerde-organ-reddi-mlvi-gostergesi/" title="Elektronik Kayıt Verileri, Genç Nakil Hastalarında Reddin Erken İşaretlerini Yakalayabiliyor" data-wpan-internal-link="1">elektronik</a> teması güçlendirmeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra Pb-Sn perovskitlerin yapısal ve kimyasal kararlılığını destekleyerek malzemenin daha güvenilir biçimde oluşmasına katkı sunuyor. Perovskit sistemlerde özellikle kalay içeren bileşimler, oksidasyon ve kusur oluşumu gibi sorunlara daha yatkın olabildiğinden, böyle bir stabilizasyon stratejisi cihaz performansı için kritik kabul ediliyor.</p>
<p>Perovskit teknolojisinde son yıllarda elde edilen ilerlemelere rağmen, yüksek verim ile uzun süreli dayanıklılığı aynı anda elde etmek hâlâ zorlayıcı bir hedef. Katmanlar arasındaki kusurlu temaslar, enerji hizalanmasındaki uyumsuzluk ve ışık altında gerçekleşen bozunmalar, cihaz ömrünü ve güvenilirliğini sınırlayabiliyor. Bu nedenle arayüzlerde yapılan her iyileştirme, yalnızca anlık verim artışı anlamına gelmiyor; aynı zamanda modülün gerçek kullanım koşullarına uyum sağlayabilmesi açısından da önem taşıyor.</p>
<p>In<sub>2</sub>O<sub>3</sub> nanokristal tabanlı rekombinasyon katmanının temel vaadi, altın kaynaklı optik kayıpları devreden çıkarmakla sınırlı değil. Şeffaflık, düzgün arayüz teması ve uygun enerji seviyesi hizalaması bir araya geldiğinde, tandem mimarinin taşıdığı teorik potansiyelin pratikte daha iyi değerlendirilmesi mümkün olabilir. Bu tür ara bağlantılar, tandem hücrelerde üst ve alt alt hücrelerin birbirini engellemeden birlikte çalışmasını sağladığı için, küçük malzeme değişiklikleri bile modül düzeyinde hissedilir sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p>Her ne kadar çalışma, perovskit tandemlerin ticarileşmesi için önemli bir teknik adım sunsa da alanın doğası gereği dikkatli yorum yapmak gerekiyor. Laboratuvar ölçeğinde umut verici olan malzeme tasarımları, geniş alan üretiminde aynı performansı ve kararlılığı göstermeyebilir. Yine de şeffaf nanokristal ara katmanlar ve katkı mühendisliği gibi stratejiler, perovskit fotovoltaiklerin daha olgun, daha verimli ve daha dayanıklı modüllere dönüşmesinde güçlü adaylar arasında yer alıyor.</p>
<p>Bu bulgular, güneş teknolojisinde başarıyı yalnızca absorplayıcı malzemenin verimiyle değil, hücre mimarisindeki en küçük bağlantı detaylarıyla da ölçmek gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Altın bazlı yapıların yarattığı optik sınırlamalar aşılabildiğinde, all-perovskit tandem modüllerin yüksek verim vaadi daha erişilebilir hale gelebilir. Nanokristal mühendisliğiyle şekillenen bu yeni rekombinasyon yaklaşımı ise, tam da bu hedefe yönelik dikkat çekici bir ilerleme olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Development of nanocrystal-engineered interconnecting layers to enhance performance and stability of all-perovskite tandem solar modules.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Nanocrystal-tailored recombination for all-perovskite tandem solar modules.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xiao, K., Sun, H., Kong, X. et al. Nanocrystal-tailored recombination for all-perovskite tandem solar modules. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10768-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/indiyum-oksit-nanokristalleri-perovskit-tandem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
