<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>stres yönetimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/stres-yonetimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 22:56:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>stres yönetimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>NICU’da ebeveyn ve sağlık çalışanı stresine karşı VR meditasyon denemesi: kontrollü sakinleştirici ortam fikri</title>
		<link>https://oncology.com.tr/nicu-stresi-vr-meditasyon/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/nicu-stresi-vr-meditasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:56:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[NICU]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanı stresi]]></category>
		<category><![CDATA[sanal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/nicu-stresi-vr-meditasyon/</guid>

					<description><![CDATA[Bu çalışma, NICU’da ebeveyn ve sağlık çalışanı stresine karşı VR meditasyonun etkisini değerlendiriyor. Kontrollü sakinleştirici sanal ortamın kaygıyı azaltması hedefleniyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Neredeyse her NICU ziyaretinde yoğun bir duygusal yük birikir: Yenidoğanın durumu, belirsizlik ve sürekli tıbbi müdahaleler, ebeveynlerin kaygısını artırırken sağlık ekibi için de duygusal yıpranma ile tükenmişlik riskini büyütebiliyor. Bu nedenle klinisyenler, nefes ve farkındalık temelli bir meditasyon uygulamasını sanal gerçeklik (VR) üzerinden sunmanın, bakımın en kritik ortamlarından birinde stresi azaltıp azaltmadığını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sanal gerçeklikte “gerçek dünyayı geri çekme” yaklaşımı</strong> Çalışmada kullanılan VR meditasyon oturumları, dikkat yönlendirmeye ve fizyolojik sakinleşmeyi desteklemeye odaklanıyor. Araştırmacılar, klasik gevşeme içeriklerinden farklı olarak VR’nin, kullanıcının hemen içinde bulunduğu ortamın tetikleyici öğelerine maruziyeti sınırlamayı hedeflediğini vurguluyor. Bunun yerine kullanıcıya kontrollü ve sakinleştirici bir deneyim sunuluyor; böylece NICU’da sık karşılaşılan stresle ilişkili görsel/duyusal ipuçlarının etkisini azaltma fikri öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Çalışmanın hedefi sadece ebeveynler değil</strong> Klinik ortamda stresin etkisi çoğu zaman tek bir grupta kalmıyor. Bu araştırma, NICU’da yatan bebeklerin ebeveynlerini kapsarken potansiyel faydayı sağlık çalışanlarına da genişleterek ele alıyor. Raporda, NICU personelinin sürdürülebilir iş yükü, duygusal zorlanma ve tükenmişlik riski gibi etkenlerle karşı karşıya olduğu; bu nedenle VR meditasyonun sadece ailelerde değil, bakım verenlerde de kaygı ve stresle ilişkili sonuçlar üzerinde etkili olup olamayacağının incelendiği belirtiliyor.</p>
<p><strong>“Algılanan stres” ve uzun süreli birikimin izlenmesi</strong> Araştırmacılar etkinliği değerlendirirken yalnızca anlık duygudurum değişimlerine değil, NICU’da uzayan süre boyunca stresin nasıl birikebileceğini yansıtabilecek sonuçlara da odaklanıyor. Bu yaklaşım, yenidoğan yoğun bakımı gibi bağlamlarda stresin tek seferlik bir dalgalanma olmaktan çıkıp bakım süresi boyunca giderek ağırlaşabilen bir hale gelebileceği düşüncesiyle uyumlu.</p>
<p><strong>Girişim nasıl kurgulandı?</strong> Müdahale, katılımcılara VR üzerinden yönlendirilen meditasyon seansları şeklinde uygulanıyor. Çalışmanın kaynağında, denemenin nasıl tasarlandığına ilişkin ayrıntıların devam ettiği ve katılımcıların NICU’dan seçildiğinin ifade edildiği belirtiliyor; bu noktada değerlendirmenin, VR tabanlı sakinleştirici deneyimin stres ölçümleri üzerindeki etkisini ortaya koymayı amaçladığı anlaşılıyor.</p>
<p><strong>Sonuçlar erken aşamada değerlendiriliyor</strong> Yöntemin mantığı, VR’nin dikkat ve duyusal çevreyi yeniden çerçeveleyerek stresle ilişkili uyarıcılarla kurulan bağı zayıflatabileceği varsayımına dayanıyor. Ancak çalışmanın kapsamı ve sonuçların büyüklüğü, kaynağa göre kesinleştirilmiş bir klinik tedavi vaadi sunmuyor; daha ziyade NICU gibi yüksek gerilimli bir ortamda stres azaltmaya yönelik yenilikçi bir yaklaşımı test etme çabasını temsil ediyor. Bu tür çalışmaların, farklı klinik merkezlerde tekrar edilmesi ve uzun vadeli etkilerin ayrıca izlenmesi; ayrıca stresin hangi bileşenlerinde (örneğin algılanan kaygı, fizyolojik yanıtlar veya tükenmişlik eğilimleri) değişim olduğunun netleşmesi kritik önem taşıyor.</p>
<p>NICU’da ebeveynlerin desteklenmesi ve sağlık çalışanlarının yıpranmasının önlenmesi, tıbbi bakımın kalitesini doğrudan etkileyebilecek iki hedef alan olarak öne çıkıyor. VR meditasyonun bu zorlu ortamda stres üzerindeki rolüne ilişkin bulgular, ilerleyen araştırmalarla birlikte, klinikte kullanılabilecek dijital destek yaklaşımlarının tasarımına ışık tutabilir; yine de mevcut aşamada eldeki veri, yöntemi ihtiyatla ele almayı ve daha fazla doğrulamayı gerektiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Stress among NICU parents and provider burnout; virtual reality–based meditation</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Evaluation of virtual reality-based meditation as a tool to mitigate stress among parents and providers in the neonatal intensive care unit.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Morrison, T.M., Jacobson, J., Feldman, H.A. et al. Evaluation of virtual reality-based meditation as a tool to mitigate stress among parents and providers in the neonatal intensive care unit. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02800-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41372-026-02800-z</p>
<p><strong>Keywords:</strong> sanal gerçeklik, meditasyon, <a href="https://oncology.com.tr/asiri-prematurelerde-laringoskopi-denemeleri-ivh/" title="Aşırı prematürelerde entübasyon denemelerinin sayısı ağır beyin kanamasıyla ilişkili" data-wpan-internal-link="1">Yenidoğan Yoğun Bakım</a> Ünitesi, ebeveyn stresi, sağlayıcı tükenmişliği</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/asiri-premature-cocuklarda-osb-taramasi-riskleri/" data-wpan-internal-link="1">Aşırı prematüre bebeklerde otizm taramasında “olağandışı sonuç” riskine giden yol farklı mı? Yeni çalışmanın işaret ettiği etkenler</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yenidogan-arastirmalari-aile-deneyimi-kalite-proje/" data-wpan-internal-link="1">Yenidoğan araştırmalarında aile deneyimini iyileştirmeyi hedefleyen kalite projesi</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/nicu-stresi-vr-meditasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedilerle Kurulan Yakın Temas Her Zaman Rahatlatmıyor: Hollanda Araştırması Stres Varsayımlarını Sorguluyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kedilerle-temas-stres-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kedilerle-temas-stres-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 05:53:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[evcil hayvan stresi]]></category>
		<category><![CDATA[insan-hayvan etkileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[insan-hayvan ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kedi sahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[kedi ve köpek etkileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[stres ve evcil hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kedilerle-temas-stres-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Hollanda çalışması, kedilerle kurulan yakın temasın stres seviyelerini her zaman düşürmediğini gösteriyor. Evcil hayvanların stres üzerindeki etkisi gerçek zamanlı verilerle analiz edildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evcil hayvanların insan ruh sağlığı üzerindeki etkisi uzun zamandır “rahatlatıcı” bir çerçevede anlatılıyor. Ancak Hollanda’da yürütülen yeni bir çalışma, bu <a href="https://oncology.com.tr/bifentrin-ulseratif-kolit-etkileri/" title="Yaygın Böcek İlacı, Ülseratif Kolitte İltihabı Artırıyor: Araştırma Yeni Hedefler İşaret Ediyor" data-wpan-internal-link="1">yaygın</a> kabulün her durumda geçerli olmayabileceğini gösteriyor. Frontiers in Psychology dergisinde yayımlanan araştırma, kedi ve köpek sahiplerinin günlük yaşam içinde yaşadığı etkileşimleri gerçek zamanlı olarak izleyerek, hayvanlarla temasın stres üzerindeki etkisini ayrıntılı biçimde inceledi. Bulgular, evcil hayvanların otomatik olarak stres tamponu görevi gördüğü fikrine güçlü bir destek sunmadı.</p>
<p>Çalışmanın <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalp-riski-tyhgb-biyobelirteci/" title="Yaşlılarda Kalp Riski İçin Yeni Bir Biyobelirteç: TyHGB Dikkat Çekiyor" data-wpan-internal-link="1">dikkat</a> çekici yönü, laboratuvar ortamına bağlı kalmadan doğal yaşam içindeki anlık duygusal değişimleri ölçmesi oldu. Araştırmacılar, kedi ve köpek sahiplerinden beş gün boyunca günde birkaç kez duygu durumlarını ve hayvanlarıyla kurdukları etkileşimleri bildirmelerini istedi. Bu yaklaşım sayesinde yaklaşık 8.000 anlık veri noktası toplandı. Böylece evcil hayvan sahipliğinin etkisi, tek bir anket ya da geri dönük hatırlama yerine, gün içindeki gerçek deneyimlere dayalı olarak değerlendirildi.</p>
<p>Bilim insanlarının temel sorusu oldukça basitti: İnsanlar stres yaşadığında, bir evcil hayvanla temas o olumsuz duyguyu hemen hafifletiyor mu? Çalışmanın sonuçları, bu soruya beklenenin aksine açık bir “evet” yanıtı vermedi. Katılımcıların stresli anlardan sonra hayvanlarıyla etkileşime girmesi, o anki negatif duygusal etkinin anlamlı biçimde azalmasıyla ilişkilendirilmedi. Başka bir deyişle, kedi ya da köpekle temas etmek, yaşanan stresin hemen ardından devreye giren bir koruyucu mekanizma gibi görünmedi.</p>
<p>Bu bulgu, evcil hayvanların psikolojik faydalarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Araştırmanın işaret ettiği nokta daha nüanslı: İnsan-hayvan etkileşiminin duygusal yararları, yalnızca “stresi söndürme” modeline indirgenemeyebilir. Hayvanlarla kurulan bağ; rutin, aidiyet, sosyal destek hissi, yalnızlık duygusunun azalması veya günlük yaşamın yapı kazanması gibi farklı yollardan olumlu etkiler yaratıyor olabilir. Çalışma, bu olasılıkları dışlamıyor; yalnızca stres tamponu hipotezinin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.</p>
<p>Özellikle kedi sahipleri etrafında şekillenen “kucaklaşmak rahatlatır” algısı, bu araştırma bağlamında daha dikkatli okunmalı. Kedisini seven, okşayan veya kucağına alan kişilerin her zaman daha az stres yaşadığı söylenemez. Kedilerle temasın bazı kişiler için sakinleştirici, bazıları için ise tarafsız ya da hatta uyarıcı olabileceği düşünülüyor. Hayvanın mizacı, sahibinin beklentileri, etkileşimin gönüllü olup olmaması ve o anki ortam koşulları, duygusal sonucun şekillenmesinde rol oynayabilir.</p>
<p>Araştırmada köpek ve kedi sahiplerinin birlikte değerlendirilmesi de önemli. Çünkü köpeklerle etkileşim, yürüyüş, bakım rutini ve sosyal hareketlilik gibi daha yapılandırılmış davranışlarla birlikte gerçekleşebiliyor. Kediler ise çoğu zaman daha ev içi, daha az öngörülebilir ve daha bağımsız bir ilişki biçimi sunuyor. Bu nedenle iki hayvan türünün insan psikolojisine etkisini aynı kalıba sokmak bilimsel açıdan yetersiz kalabiliyor. Yeni çalışma, tam da bu ayrımı gerçek yaşam verileriyle incelemeye çalıştı.</p>
<p>İnsan-hayvan etkileşimi alanında yapılan araştırmaların önemli bir kısmı, evcil hayvanların iyi oluşu desteklediği yönündeki genel görüşü güçlendiriyor. Ancak bu etki her zaman doğrudan stresin azalması şeklinde ölçülmeyebiliyor. Bazen evcil hayvanlar, sahibinin yaşamına duygusal süreklilik, fiziksel aktivite, sorumluluk duygusu ve sosyal temas fırsatı ekleyerek dolaylı fayda sağlayabiliyor. Bu yeni bulgu da, bilim insanlarını hayvan sahipliğinin psikolojik etkilerini daha çok katmanlı modellerle açıklamaya yöneltebilir.</p>
<p>Çalışmanın yöntemsel gücü, günlük yaşamdan toplanan yoğun veride yatıyor. Ekolojik anlık değerlendirme olarak bilinen bu yaklaşım, katılımcıların o anda ne hissettiklerini ve o sırada ne yaşadıklarını kayda geçirerek hatırlama yanlılığını azaltıyor. Özellikle ruh hali gibi değişken ve bağlama duyarlı bir konuda, bu yöntem laboratuvar testlerine göre daha gerçekçi bir tablo sunabiliyor. Bununla birlikte, böyle araştırmalar neden-sonuç ilişkisini kesin biçimde kanıtlamaz; daha çok doğal ortamda gözlenen örüntüleri ortaya koyar.</p>
<p>Bu nedenle bulgular, evcil hayvanların insan sağlığına katkısını küçümsemekten çok, bu katkının <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-saglik-okuryazarligi-kronik-hastalik/" title="Yaşlı Sağlığında Yeni Denklem: Sağlık Okuryazarlığı Kronik Hastalık Yönetimini Nasıl Şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> oluştuğunu yeniden düşünmeye çağırıyor. Evcil hayvan sahibi olmak, herkeste aynı sonucu doğurmayan karmaşık bir deneyim olabilir. Bazı insanlar için kedi ya da köpek, duygusal destek ve günlük rahatlama kaynağıdır; bazıları için ise daha çok sorumluluk ve bakım yükü anlamına gelebilir. Bilimsel tablo, bu ikiliği tek bir genellemeyle açıklamanın zor olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlara göre bu tür çalışmaların değeri, popüler inanışları test ederek daha sağlam psikolojik modeller geliştirmesinde yatıyor. Evcil hayvanların insanlara iyi gelip gelmediği sorusu, artık yalnızca “rahatlatıyor mu?” diye değil, “hangi koşullarda, hangi insanlar için ve hangi etkileşim biçimleriyle?” diye soruluyor. Hollanda’dan gelen bu çalışma da tam olarak bu daha ayrıntılı bakış açısını güçlendiriyor. Sonuç olarak, bir kediyi kucağa almanın herkese aynı anda huzur getirmediği görülse de, insan-hayvan bağının duygusal yaşam üzerindeki etkileri bilimsel açıdan hâlâ önemli ve araştırılmaya değer bir alan olmaya devam ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Not applicable</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Human-animal interaction: understanding the role of dog and cat interactions in emotional well-being</p>
<p><strong>References:</strong><br />Frontiers in Psychology</p>
<p><strong>Keywords:</strong> insan-hayvan etkileşimi, duygusal iyi oluş, evcil hayvan sahipliği, stres tamponlama, köpek ile kedi, ekolojik anlık değerlendirme, arkadaşlık, duygusal sağlık</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kedilerle-temas-stres-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Sağlık Arayışında Yaşlıları Bekleyen Üçlü Risk: Bilgi Okuryazarlığı, Kaygı ve Stres</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-dijital-saglik-bilgi-okuryazarligi-stres/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-dijital-saglik-bilgi-okuryazarligi-stres/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 03:29:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[birinci basamak sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dijital sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[e-sağlık okuryazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[siberkondri]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-dijital-saglik-bilgi-okuryazarligi-stres/</guid>

					<description><![CDATA[Bu çalışma, yaşlı yetişkinlerde e-sağlık okuryazarlığı, siberkondri ve algılanan stres arasındaki bağlantıyı araştırarak dijital sağlıkta yaşanan zorluklara ışık tutuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital sağlık araçları, randevu almaktan hastalık belirtilerini araştırmaya kadar günlük bakımın önemli bir parçası haline gelirken, yaşlı yetişkinler için bu dönüşüm her zaman kolay ilerlemiyor. BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir çalışma, birinci basamak sağlık hizmeti alan ileri yaştaki bireylerde e-sağlık okuryazarlığı, internette sağlık aramalarına bağlı kaygı döngüsü olarak tanımlanan siberkondri ve algılanan stres <a href="https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-vki-kemoterapi-etkileri/" title="Kolorektal Kanserde Vücut Ağırlığı, Kemoterapi Yan Etkileri ve Sağkalım Arasındaki Bağ Açıklandı" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> ilişkiye odaklanıyor. <a href="https://oncology.com.tr/ergen-beyin-sarsintisi-orta-ekran-suresi/" title="Ergenlerde Beyin Sarsıntısı Sonrası Ekran Süresi İçin Ezber Bozan Bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, dijital sağlık çağında bilgiye erişimin yalnızca teknik bir mesele olmadığını; psikolojik iyi oluş ve davranış biçimleriyle de yakından bağlantılı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan e-sağlık okuryazarlığı, bireyin elektronik kaynaklardan sağlık bilgisi bulma, bu bilgiyi anlama ve günlük sağlık kararlarında kullanma becerisini ifade ediyor. Genç kuşaklar akıllı telefonlar ve çevrimiçi platformlarla daha doğal bir ilişki kurarken, yaşlı bireyler çoğu zaman teknolojiye alışkanlık eksikliği, görme veya işitme sorunları, <a href="https://oncology.com.tr/dijital-bilissel-egitim-kriz-oncesi-dayaniklilik/" title="Ruh Sağlığında Yeni Eşik: Dijital Bilişsel Eğitim Kriz Öncesi Dayanıklılığı Artırabilir" data-wpan-internal-link="1">bilişsel</a> yavaşlama ve dijital arayüzlerin karmaşıklığı gibi engellerle karşılaşıyor. Araştırma, bu engellerin yalnızca bilgiye erişimi azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda yanlış ya da eksik yorumlanan içeriklerin kaygıyı artırabileceğini de hatırlatıyor.</p>
<p>Siberkondri ise internet üzerinden sağlık bilgisi araştırdıkça artan kaygı durumunu tanımlıyor. Bu durum, sıradan bir bilgi arayışından farklı olarak, tekrar eden sorguların kişinin endişesini azaltmak yerine büyütmesiyle öne çıkıyor. Özellikle belirsiz belirtiler söz konusu olduğunda, çevrimiçi aramalar kısa süreli rahatlama sağlasa bile, çok sayıda olasılığın ve çoğu zaman bağlamdan kopuk içeriklerin ortaya çıkması endişe döngüsünü besleyebiliyor. Yaşlı yetişkinler açısından bu süreç, sağlık sorunlarını anlamaya çalışırken istemeden stres yükünü artırabilecek bir risk alanı oluşturuyor.</p>
<p>Akyol Güner’in çalışması, bu üç değişkenin birinci basamak bakım alan yaşlılar arasında nasıl kesiştiğini inceleyen kesitsel bir araştırma olarak dikkat çekiyor. Kesitsel tasarımlar neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamasa da, belirli bir zamanda topluluğun dijital sağlık davranışlarına dair değerli bir fotoğraf sunuyor. Bu tür çalışmalar özellikle yaşlı nüfusun sağlık sistemleriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamak için önem taşıyor; çünkü internet kullanımı artık yalnızca gençlerin değil, giderek daha fazla yaşlının da sağlık kararlarını etkiliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> eHealth literacy, cyberchondria, and perceived stress in older adults within primary care.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> eHealth literacy, cyberchondria and perceived stress among older adults in primary care: a cross-sectional study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Akyol Güner, T. eHealth literacy, cyberchondria and perceived stress among older adults in primary care: a cross-sectional study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07799-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-dijital-saglik-bilgi-okuryazarligi-stres/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lifestyle Medicine’da Yeni Dönem: ACLM’nin Başına Dr. John Findley Getirildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dr-john-findley-aclm-ceo/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dr-john-findley-aclm-ceo/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[entegre sağlık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık önleme]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sistemi dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[stres yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam tarzı tıbbı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dr-john-findley-aclm-ceo/</guid>

					<description><![CDATA[Dr. John Findley, Amerikan Lifestyle Medicine Koleji’nin yeni CEO’su oldu. Bu atama, yaşam tarzı tıbbını kronik hastalık önleme ve sağlık sistemi dönüşümünde öncelikli kılacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Lifestyle Medicine Koleji (American College of Lifestyle Medicine, ACLM), kurumsal liderliğinde önemli bir değişikliğe giderek Dr. John Findley’i yeni İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak atadı. Bu karar, yaşam tarzı temelli tıbbı sağlık hizmetlerinin merkezine yerleştirmeyi amaçlayan örgütün, kronik hastalık yüküyle mücadelede daha geniş bir etki alanına ulaşma hedefi açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Uzun yıllardır yaşam tarzı tıbbı alanında faaliyet gösteren ACLM, özellikle beslenme, fiziksel aktivite, uyku, stres yönetimi, sosyal bağlantı ve zararlı madde kullanımının azaltılması gibi davranış temelli yaklaşımların, kronik hastalıkların önlenmesi ve yönetiminde nasıl kullanılabileceğini savunuyor. Kurumun yeni lider olarak Dr. Findley’i seçmesi, yalnızca yönetimsel bir değişiklik değil; aynı zamanda klinik uygulama ile sistem tasarımını birbirine daha sıkı bağlama isteğinin de işareti olarak görülüyor.</p>
<p>Dr. Findley’nin iki on yılı aşan hekimlik ve yönetici deneyimi, onu bu görev için öne çıkaran temel unsurlar arasında yer alıyor. Bentonville, Arkansas’tan gelen Findley’nin kariyeri, bütüncül sağlık anlayışı, değer temelli bakım modelleri ve sağlık sistemlerinin yeniden tasarlanması konularında birikim üzerine kurulu. ACLM’nin aktardığı bilgilere göre, yeni CEO’nun geçmişi, kronik hastalıkların yalnızca klinik tedaviyle değil, daha geniş kapsamlı ve kanıta dayalı yaşam tarzı müdahaleleriyle ele alınması gerektiği yönündeki kurum vizyonuyla uyum gösteriyor.</p>
<p>Modern sağlık sistemleri, diyabet, hipertansiyon, obezite, <a href="https://oncology.com.tr/yedi-saniyede-kalp-kapak-kacagi-olcumu/" title="Kalp Kapak Kaçağını Yedi Saniyelik Röntgenle Ölçen Yeni Yöntem Umut Veriyor" data-wpan-internal-link="1">kalp</a>&#8211;<a href="https://oncology.com.tr/damar-yaslanmasi-kalp-krizi-riski/" title="Damar Yaşlanmasının Gizli Mekanizması Kalp Krizi ve İnme Riskini Nasıl Artırabilir?" data-wpan-internal-link="1">damar</a> hastalıkları ve bazı metabolik bozukluklar gibi uzun süreli durumların artan yüküyle karşı karşıya bulunuyor. Bu tablo, yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedaviye odaklanan modellerin sınırlarını da görünür kılıyor. Yaşam tarzı tıbbı ise tam bu noktada, risk faktörlerini azaltmaya ve hastanın günlük yaşamındaki belirleyicileri iyileştirmeye odaklanan bir yaklaşım sunuyor. ACLM’nin misyonu da bu nedenle, kişiye özel ve kanıta dayalı stratejilerle hastalık önleme ve iyilik hâlini güçlendirme fikri etrafında şekilleniyor.</p>
<p>Dr. Findley’nin ACLM ile ilişkisi yeni değil. Kendisi 2007’den bu yana kolejin üyesi olarak yer alıyor ve örgütün hedefleriyle uzun süredir yakın bağ kuruyor. Bu devamlılık, atamanın bir dış transferden ziyade kurum kültürünü ve mesleki öncelikleri iyi bilen bir isim üzerinden yapıldığını gösteriyor. ACLM Başkanı Padmaja Patel, MD’nin değerlendirmesine göre, seçim sürecinde Dr. Findley’nin hem hasta bakımının sahadaki gerçeklerini anlaması hem de karmaşık sağlık sistemlerinde yön bulabilme yeteneği belirleyici oldu.</p>
<p>Sağlık yönetimi literatüründe değer temelli bakım, hizmet hacminden çok hasta sonucuna ve kaynak kullanımının etkinliğine odaklanan bir yaklaşım olarak tanımlanıyor. Bu model, özellikle kronik hastalıkların yönetiminde, yalnızca laboratuvar ölçütlerini değil, yaşam kalitesini, işlevselliği ve uzun vadeli bakım yükünü de dikkate alıyor. Dr. Findley’nin deneyiminin bu çerçeveyle örtüşmesi, ACLM’nin yaşam tarzı tıbbını daha geniş sağlık politikaları ve kurum içi dönüşüm süreçleriyle ilişkilendirme hedefini güçlendirebilir.</p>
<p>Kurum tarafından yapılan açıklamada, Findley’nin kariyerinin kronik hastalık önleme, toplum sağlığı yönetimi ve disiplinler arası iş birliği alanlarında yoğunlaştığı vurgulandı. Bu başlıklar, çağdaş sağlık hizmetlerinde giderek daha fazla önem kazanıyor; çünkü tek bir branşın ya da tekil bir müdahalenin, çok etkenli hastalık yükünü tek başına çözmesi beklenmiyor. Özellikle hekimler, diyetisyenler, psikologlar, davranış bilimciler, egzersiz uzmanları ve sağlık yöneticileri arasında kurulan koordinasyon, bakımın sürekliliği açısından kritik kabul ediliyor.</p>
<p>Yaşam tarzı tıbbının klinik değeri, bilimsel olarak farklı düzeylerde destekleniyor. Birçok gözlemsel ve müdahale çalışması, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, düzenli hareket, yeterli uyku ve stres kontrolünün kardiyometabolik riskleri azaltabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte, bu tür yaklaşımların etkisi; uygulama biçimine, hasta uyumuna, sosyoekonomik koşullara ve sağlık sisteminin destekleyici kapasitesine bağlı olarak değişebiliyor. Bu nedenle, yaşam tarzı tıbbının etkili biçimde uygulanması, yalnızca bireysel tavsiyelerle değil, kurumsal altyapı ve politika desteğiyle mümkün oluyor.</p>
<p>Dr. Findley’nin göreve gelişi, ACLM’nin bu dönüşümde daha görünür ve etkili bir rol oynamak istediğine işaret ediyor. Uzmanların sıkça altını çizdiği gibi, kronik hastalıkların önlenmesinde davranış değişikliği çoğu zaman zaman alıcıdır ve sürdürülebilir destek gerektirir. Bu durum, hasta merkezli iletişimin, motivasyonel yaklaşımın ve topluma erişebilen bakım modellerinin önemini artırıyor. ACLM’nin yeni liderliğinin, bu yaklaşımları meslek içi eğitim, kurumsal savunuculuk ve sağlık sistemi iş birlikleriyle nasıl yaygınlaştıracağı merak konusu.</p>
<p>Patel’in ifadeleri, atamanın yalnızca yönetimsel yeterlilik temelinde yapılmadığını, aynı zamanda vizyoner düşünme ve klinik gerçeklik arasında köprü kurabilecek bir profil arandığını ortaya koyuyor. Bu da ACLM’nin önümüzdeki dönemde, yaşam tarzı tıbbını akademik bir alan olmanın ötesine taşıyarak sağlık hizmeti sunumunun daha merkezi bir bileşeni hâline getirmeyi hedeflediğini düşündürüyor.</p>
<p>Dr. John Findley’nin CEO olarak atanması, yaşam tarzı tıbbının kurumsal düzeyde daha güçlü bir liderlikle ilerleyeceği yeni bir dönemi başlatıyor. Kronik hastalıkların yaygınlığı ve sağlık sistemlerinin artan mali baskısı göz önüne alındığında, bütüncül ve kanıta dayalı yaklaşımların stratejik önemi daha da belirginleşiyor. ACLM’nin yeni yönetimi <a href="https://oncology.com.tr/inflamasyon-demir-alimi-ferroptoz/" title="İnflamasyon Altında Demir Girişi ve Ferroptozun Yeni Kontrol Kapısı Bulundu" data-wpan-internal-link="1">altında</a> atılacak adımlar, bu alanın hem klinik pratikte hem de sağlık politikalarında ne ölçüde genişleyebileceğini gösterecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Lifestyle Medicine and Healthcare Transformation</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Dr. John Findley Appointed CEO of the American College of Lifestyle Medicine, Ushering in a New Era of Whole-Person Healthcare</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yaşam Tarzı Tıbbı, Kronik Hastalık Önleme, Sağlık Hizmetlerinde Dönüşüm, Değer Temelli Bakım, Bütüncül Sağlık, Toplum Sağlığı, Sağlık Sistemi Yeniden Tasarımı, Hasta Merkezli Bakım, Klinik Liderlik, Tıp Meslek Derneği, Sağlık Hizmetlerinde Yenilik, Kanıta Dayalı Tıp</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dr-john-findley-aclm-ceo/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
