<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal belirleyiciler &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/sosyal-belirleyiciler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 10:15:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>sosyal belirleyiciler &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Perinatal tıpta hukuki yükümlülükler sağlık riskine dönüşebilir: Tıbbi-hukuki iş birliği üzerine yeni çalışma</title>
		<link>https://oncology.com.tr/perinatal-tibbi-hukuki-is-birligi-hukuki-engeller-risk/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/perinatal-tibbi-hukuki-is-birligi-hukuki-engeller-risk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:15:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[anne sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım erişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik sonrası sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki engeller]]></category>
		<category><![CDATA[konut ve istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[lohusalık]]></category>
		<category><![CDATA[perinatal bakım]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık kırılganlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal belirleyiciler]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi-hukuki iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek riskli gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/perinatal-tibbi-hukuki-is-birligi-hukuki-engeller-risk/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, perinatal tıbbi-hukuki iş birliklerinde hukuki ihtiyaçların yönetilmemesi halinde kronik stres ve bakım erişiminde aksamanın anne-bebek riskini artırabileceğini vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik ve lohusalık döneminde tıbbi bakımın odağı uzun süredir belirtiler, taramalar ve anne–bebek sonuçları olmuştur. Ancak giderek artan bir araştırma hattı, sağlık riskinin bazen tıbbi reçetelerden <a href="https://oncology.com.tr/me-cfs-iskelet-kasi-degisimleri-uzun-covid-bed-rest/" title="Uzun COVID ve ME/CFS’de kas biyolojisi: Yatak istirahatinin “taklidi” değil, ayrı bir örüntü" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> kişinin karşılaştığı hukuki ve yönetsel sorunlardan doğabileceğini öne sürüyor. Journal of Perinatology’de yayımlanan yeni bir çalışma, perinatal dönemde “tıbbi olmayan” sayılan bazı hukukî ihtiyaçların, uygun destek verilmediğinde kronik stres, bakım erişiminde aksama ve güvensiz yaşam koşulları gibi kanallar üzerinden doğrudan sağlık kırılganlığına yol açabileceğini tartışıyor.</p>
<p>Çalışmada, perinatal tıbbi-hukuki ortaklık (medical-legal partnership, MLP) yaklaşımının, sağlık ekibi ile hukuk uzmanlarının tek bir koordineli birim gibi çalıştığı bir model olarak ele alındığı belirtiliyor. Geleneksel yaklaşımlarda hukuki meseleler çoğu zaman sağlık sorunlarından ayrı tutulabiliyor; bu da gebelik ve doğum sonrası dönemde ailelerin zaten var olan risklerini artırabilecek engellerin görünmez kalmasına neden olabiliyor. Araştırmacılar, MLP modelinde klinisyenlerin yalnızca klinik belirtileri takip etmekle kalmayıp gebelik ve doğum sonrası süreçte ailelerin yaşadığı politika, konut, istihdam ve aile hukuku ile ilişkili stres kaynaklarını ifade etmelerine yardımcı olacak bir çerçeve sunduğunu aktarıyor.</p>
<p>Makale, bu anlatımın ardından hukuki değerlendirmenin devreye girdiğini; hukukçuların ise söz konusu durumların klinik kırılganlığa nasıl dönüşebileceğini incelemek üzere sağlık ekibiyle bilgi paylaşımında bulunduğunu vurguluyor. Çalışmada, hukuki ihtiyaçların sağlık üzerindeki olası etkilerine dair açıklamalar, kronik stresin sürmesi, gerekli tıbbi hizmetlere zamanında erişimin kesintiye uğraması, güvenli olmayan barınma koşulları ve yaşamda istikrarsızlığın artması gibi çoklu yollar üzerinden kuruluyor. Bu mekanizmalar, gebelikte düzenli takip gereksinimi ve doğum sonrası hassas dönem dikkate alındığında özellikle önem taşıyor; çünkü sağlık hizmetlerine erişimdeki aksama, yalnızca klinik randevuları değil, aynı zamanda uygun beslenme, dinlenme ve temel güvenlik koşullarını da dolaylı biçimde etkileyebiliyor.</p>
<p>MLP modelinin ana fikri, hukuki sorunları “sağlık dışında” bir kategoriye yerleştirmek yerine, bunların sağlık riskini artırabilecek sosyal belirleyicilerle kesişen yönünü kabul etmek. Çalışmada, sağlık ekibinin ailelerle kurduğu görüşmelerin stres yaratan etkenleri görünür kıldığı; hukuk tarafının ise bu etkenlerin hangi yasal engeller veya hak kayıplarıyla ilişkili olabileceğini değerlendirdiği aktarılıyor. Böylece, klinik ekip ile hukuk uzmanlarının aynı hedefe yönelik <a href="https://oncology.com.tr/down-sendromu-alzheimer-p-tau217-kan-testi/" title="Down sendromunda Alzheimer biyobelirteçleri kan testleriyle daha erken yakalanabilir: USC çalışması" data-wpan-internal-link="1">çalışması</a>, tıbbi kararların bağlamını genişletmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Yayın, <a href="https://oncology.com.tr/ileri-glikasyon-son-urunleri-age-whi/" title="Low-fat yaklaşımın ötesi: WHI verileriyle AGE’lerin kanser riskine olası etkisi yeniden tartışılıyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımın</a> etkilerini doğrudan ölçen sonuçlar ya da belirli bir klinik müdahalenin etkinliğine ilişkin kanıtlar sunmaktan ziyade, MLP’nin nasıl işlediğine ilişkin bir model tanımı ve klinik kırılganlıkla hukuki ihtiyaçların bağlantılarını ele alan bir çerçeve ortaya koyuyor. Bu nedenle bulguların erken aşamada değerlendirilmesi gerektiği; uygulamanın her ortamda aynı biçimde sonuç vermeyebileceği unutulmamalı. Yine de çalışma, perinatal bakımda yasal ihtiyaçların, sağlık ekipleri tarafından sistematik biçimde ele alınmadığında risk oluşturabileceğine dikkat çekmesi bakımından dikkat çekici.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Perinatal medical-legal partnerships and health-harming legal needs</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Health-harming legal needs in a perinatal medical-legal partnership.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Gievers, L., Mutrie, L., Haynes, B. et al. Health-harming legal needs in a perinatal medical-legal partnership. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02814-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41372-026-02814-7</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Perinatal bakım geleneksel olarak semptomlara odaklanmıştır, taramalar, ve anne-bebek sonuçları—ancak giderek artan bir çalışma, şimdi farklı bir tür riske dikkat çekiyor: sağlığa doğrudan zarar verebilen hukuki gereksinim. Perinatoloji Dergisi&#039;nde yayımlanan yeni bir çalışmada, araştırmacılar, perinatal tıbbi-hukuki ortaklığın (MLP) politika kaynaklı sorunları nasıl tespit ettiğini ve ele aldığını inceledi, &#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/perinatal-tibbi-hukuki-is-birligi-hukuki-engeller-risk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>APA&#8217;nın Temmuz 2026 Dergi Sayıları: Dijital Terapötiklerden Kırsalda Teletıp Uygulamalarına Psikiyatride Yeni Ufuklar</title>
		<link>https://oncology.com.tr/apanin-temmuz-2026-dergi-sayilari-dijital-terapotiklerden-kirsalda-teletip-uygulamalarina-psikiyatride-yeni-ufuklar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/apanin-temmuz-2026-dergi-sayilari-dijital-terapotiklerden-kirsalda-teletip-uygulamalarina-psikiyatride-yeni-ufuklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 21:06:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[dijital terapötikler]]></category>
		<category><![CDATA[madde kullanım bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal belirleyiciler]]></category>
		<category><![CDATA[teletıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/apanin-temmuz-2026-dergi-sayilari-dijital-terapotiklerden-kirsalda-teletip-uygulamalarina-psikiyatride-yeni-ufuklar/</guid>

					<description><![CDATA[Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Temmuz 2026 dergi sayıları, dijital terapötiklerden kırsal teletıp uygulamalarına, madde kullanım eğilimlerinden sosyal belirleyicilere kadar psikiyatrinin en sıcak konularını mercek altına alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), psikiyatri alanındaki en güncel araştırmaları ve klinik yenilikleri içeren dört amiral gemisi dergisinin Temmuz 2026 sayılarını yayımladı. The American Journal of Psychiatry, Psychiatric Services, American Journal of Psychotherapy ve Psychiatric Research and Clinical Practice dergileri, ruh sağlığı hizmetlerinin geleceğini şekillendirecek kritik bulguları bilim dünyasına sunuyor. Bu sayılarda öne çıkan temalar arasında sosyal belirleyicilerin ruhsal bozukluklarla kesişimi, dijital terapötiklerin düzenleyici çerçevesi, madde kullanım eğilimlerindeki değişimler ve kırsal bölgelerde teletıp uygulamalarının etkinliği yer alıyor. Araştırmalar, psikiyatrik değerlendirme ve tedavide çok boyutlu bir yaklaşımın gerekliliğini vurgularken, teknolojinin klinik pratiğe entegrasyonunda dikkat edilmesi gereken etik ve yasal hususlara da ışık tutuyor.</p>
<p>The American Journal of Psychiatry&#8217;nin Temmuz sayısında, ruh sağlığının sosyal belirleyicileri üzerine kapsamlı bir inceleme dikkat çekiyor. Araştırmacılar, gelir eşitsizliği, eğitim düzeyi, barınma koşulları ve toplumsal ayrımcılık gibi faktörlerin depresyon, anksiyete ve psikotik bozuklukların hem ortaya çıkışında hem de seyrinde belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Bu çerçeve, yalnızca biyolojik ve psikolojik etmenlere odaklanan geleneksel modellerin ötesine geçerek, klinisyenleri hastanın yaşadığı çevresel bağlamı tedavi planının merkezine yerleştirmeye davet ediyor. Örneğin, düşük sosyoekonomik statüye sahip bireylerde kronik stresin beyin yapısı üzerindeki etkileri, nörogörüntüleme çalışmalarıyla desteklenirken, toplum temelli müdahale programlarının bu etkileri hafifletebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, sağlık politikalarının bu sosyal katmanı dikkate almadan ruh sağlığı eşitsizliklerini gidermesinin mümkün olmadığını vurguluyor.</p>
<p>Aynı dergide yer alan bir yorum yazısı, dijital terapötiklerin psikiyatrideki düzenleyici yolculuğunu masaya yatırıyor. APA Araştırma Konseyi&#8217;nin önerilerini sentezleyen makale, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezi&#8217;nin (CMS) bu yeni alandaki rollerini eleştirel bir bakışla inceliyor. Mobil ruh sağlığı uygulamaları, <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-destekli-derin-ogrenme-cercevesi-patoloji-laboratuvarlarinda-tani-devrimi-yaratiyor/" title="Yapay Zeka Destekli Derin Öğrenme Çerçevesi Patoloji Laboratuvarlarında Tanı Devrimi Yaratıyor" data-wpan-internal-link="1">yapay zeka destekli</a> terapi platformları ve sanal gerçeklik temelli maruz bırakma terapileri gibi dijital çözümler, erişilebilirlik ve kişiselleştirme vadederken, etkinliklerinin <a href="https://oncology.com.tr/ahanin-2026-27-doneminde-bilimsel-ve-kurumsal-rotasi-yeni-gonullu-liderlerle-sekilleniyor/" title="AHA’nın 2026-27 Döneminde Bilimsel ve Kurumsal Rotası Yeni Gönüllü Liderlerle Şekilleniyor" data-wpan-internal-link="1">bilimsel</a> olarak doğrulanması, hasta verilerinin gizliliği ve farklı hasta gruplarında adil kullanım gibi konular belirsizliğini koruyor. Yorum, bu teknolojilerin klinik kılavuzlara entegre edilmeden önce sıkı randomize kontrollü çalışmalardan geçmesi gerektiğini, aksi takdirde kanıta dayalı olmayan uygulamaların yaygınlaşma riski taşıdığını savunuyor. Ayrıca, geri ödeme modellerinin dijital müdahaleleri kapsayacak şekilde güncellenmesi, bu araçların sürdürülebilirliği için kritik bir adım olarak gösteriliyor.</p>
<p>Psychiatric Services dergisi ise madde kullanım bozukluklarındaki güncel eğilimleri mercek altına alıyor. Son yıllarda opioid krizinin evrimi, sentetik opioidlerin ve uyarıcıların eş <a href="https://oncology.com.tr/tasinabilir-gercek-zamanli-3d-ultrason-meme-kanseri-taramasinda-yeni-bir-donem-baslatiyor/" title="Taşınabilir Gerçek Zamanlı 3D Ultrason Meme Kanseri Taramasında Yeni Bir Dönem Başlatıyor" data-wpan-internal-link="1">zamanlı</a> kullanımının artması gibi olgular, tedavi protokollerinde acil güncellemeleri zorunlu kılıyor. Dergide yayımlanan bir araştırma, kırsal topluluklarda metadon ve buprenorfin gibi ilaç destekli tedavilere erişimin hâlâ ciddi engellerle karşılaştığını, bu durumun aşırı doz ölümlerini artırdığını ortaya koyuyor. Buna paralel olarak, zarar azaltma stratejilerinin damgalama ile mücadelesi ve eczanelerde nalokson dağıtım programlarının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Araştırmacılar, madde kullanım bozukluğu olan bireylerde eşlik eden psikiyatrik durumların bütüncül bir şekilde ele alınmasının, nüks oranlarını azaltmada anahtar rol oynadığını belirtiyor.</p>
<p>Kırsal bölgelerde teletıp uygulamaları, Psychiatric Research and Clinical Practice dergisinin odak noktalarından birini oluşturuyor. Pandemiyle birlikte hız kazanan uzaktan sağlık hizmetleri, uzman psikiyatriste erişimin sınırlı olduğu coğrafyalarda umut verici sonuçlar doğuruyor. Dergide yer alan bir çalışma, kırsal kesimde yaşayan ağır depresyon hastalarına video konferans yoluyla sunulan bilişsel davranışçı terapinin, yüz yüze seanslarla karşılaştırılabilir etkinlik gösterdiğini rapor ediyor. Bununla birlikte, internet altyapısındaki yetersizlikler, dijital okuryazarlık düzeyindeki farklılıklar ve acil durumlarda müdahale protokollerinin eksikliği, teletıp modellerinin önündeki engeller olarak sıralanıyor. Uzmanlar, hibrit bakım modellerinin (yüz yüze ve çevrimiçi seansların bir arada kullanıldığı) bu dezavantajları azaltabileceğini ve kırsal ruh sağlığı hizmetlerinde kalıcı bir dönüşüm yaratabileceğini öngörüyor.</p>
<p>American Journal of Psychotherapy ise psikoterapi alanındaki yeniliklere odaklanarak, özellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) için geliştirilen kısa süreli müdahale protokollerini tanıtıyor. Bu protokoller, yoğun ve yapılandırılmış seanslarla birkaç hafta içinde belirgin semptom azalması sağlamayı hedefliyor. Araştırmacılar, terapötik ittifakın dijital ortamda nasıl korunabileceğine dair nitel veriler sunarken, terapistlerin yeni teknolojilere uyum sağlaması için sürekli eğitimin önemini vurguluyor. Ayrıca, genetik ve nörobiyolojik belirteçlerin psikoterapi yanıtını öngörmedeki potansiyeli üzerine bir tartışma, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının geleceğine işaret ediyor. Bu bağlamda, APA dergilerindeki araştırmalar, ruh sağlığı alanında disiplinler arası iş birliğinin ve sürekli bilimsel sorgulamanın vazgeçilmez olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Advances in psychiatric research and clinical care encompassing social determinants, digital therapeutics, genetic insights, and ethical considerations.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cutting-Edge Psychiatric Research and Innovations Featured in the July 2026 Editions of APA Journals</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/apanin-temmuz-2026-dergi-sayilari-dijital-terapotiklerden-kirsalda-teletip-uygulamalarina-psikiyatride-yeni-ufuklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
