<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>siyasi kutuplaşma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/siyasi-kutuplasma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2026 21:44:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>siyasi kutuplaşma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ABD’de Siyasi Şiddet Algısı Büyük Bir Sıçrama Göstermezken Kırılgan Denge Sürüyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/abd-siyasi-siddet-algisi-sinirli-degisim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/abd-siyasi-siddet-algisi-sinirli-degisim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 21:44:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ABD kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[ABD siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet algısı]]></category>
		<category><![CDATA[sivil huzursuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/abd-siyasi-siddet-algisi-sinirli-degisim/</guid>

					<description><![CDATA[UC Davis’in 8 binden fazla yetişkinle yaptığı araştırma, ABD’de siyasi şiddeti meşru görenlerde sınırlı artış olduğunu ancak bireysel şiddet isteğinde değişim olmadığını gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>California Üniversitesi Davis yerleşkesindeki Violence Prevention merkezlerinin yürüttüğü yeni çalışma, ABD’de siyasi şiddete bakışın son bir yılda beklenenden çok daha az değiştiğini ortaya koydu. Ülke genelinde sert kutuplaşmanın ve özellikle 2024 ortasından 2025 ortasına uzanan gerilimli seçim atmosferinin ortasında yapılan araştırma, kamuoyunda siyasi şiddeti onaylayan görüşlerin dramatik biçimde yükselmediğini gösteriyor. Bulgular, yüksek tansiyonlu siyasal söylemin otomatik olarak toplumsal bir şiddet dalgasına dönüşeceği yönündeki kaygıları zayıflatıyor.</p>
<p>Çalışma, ABD’de yetişkin nüfusu temsil eden 8 binden fazla katılımcıyla gerçekleştirilen ulusal bir anketin sonuçlarına dayanıyor. Araştırma, demokrasinin işleyişi, sivil huzursuzluk ve siyasal amaçlar uğruna güç kullanımının meşruluğu gibi başlıkları ayrıntılı biçimde inceledi. Elde edilen tablo, siyasi şiddet için belirli koşullar altında “haklı olabilir” diyenlerin oranında sınırlı artışlar olduğunu gösterse de, bu değişimin bireylerin bizzat şiddete başvurma isteğinde benzer bir yükseliş yaratmadığını ortaya koydu. Özellikle fiziksel zarar verme ya da siyasi hedefler doğrultusunda ateşli silah kullanma istekliliğinde kayda değer bir artış saptanmadı.</p>
<p>Bu ayrım, araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kamuoyunda bir davranışı teorik olarak meşru görmek ile o davranışı kişisel olarak uygulamaya hazır olmak aynı şey <a href="https://oncology.com.tr/ileri-yasta-cinsel-tatmin-psikososyal/" title="İleri Yaşta Cinsellikte Belirleyici Unsur Sadece Hastalık Yükü Değil" data-wpan-internal-link="1">değil</a>. Çalışmanın verileri de tam olarak bunu gösteriyor: Bazı katılımcılar, belirli koşullarda siyasi şiddeti kabul edilebilir bulduğunu söylerken, çok daha azı bunu kendi adına eyleme dökmeye istekli olduğunu belirtiyor. Bu durum, sert siyasi atmosferin toplumun geneline yayılan bir saldırganlık eğilimine dönüştüğünü varsaymanın erken olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışmanın baş araştırmacısı ve UC Davis Centers for Violence Prevention direktörü Dr. Garen Wintemute, siyasi şiddetin toplumda bir norm değil, istisna olduğunu vurguluyor. Wintemute’un uzun yıllara yayılan disiplinler arası yaklaşımı, şiddeti yalnızca bir güvenlik sorunu olarak değil, aynı zamanda ölçülmesi ve anlaşılması gereken bir halk sağlığı meselesi olarak ele alıyor. Bu çerçevede araştırma ekibi, 2022’den bu yana her yıl tekrarlanan ulusal anketlerle siyasi şiddete dair tutumları izleyerek kısa vadeli dalgalanmaları uzun dönemli eğilimlerden ayırmaya çalışıyor.</p>
<p>Bu tür bir izleme, özellikle kutuplaşmanın yoğunlaştığı dönemlerde önem kazanıyor. Siyasal şiddet, yalnızca seçim güvenliği ya da kamu düzeni açısından değil, toplumun demokrasiye duyduğu güven açısından da kritik bir risk oluşturuyor. Ancak bu çalışmanın işaret ettiği gibi, yüksek sesli çatışma dili toplumun tamamında aynı düzeyde bir davranış değişikliğine yol açmıyor. Araştırmacılar açısından asıl soru, hangi grupların hangi koşullarda şiddeti daha fazla tolere etmeye başladığı ve hangi toplumsal dinamiklerin bu eğilimleri sınırladığı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Sonuçların dikkat çekici bir başka yönü de ateşli silahlarla ilgili bulgular. ABD’de silah erişimi ve siyasi gerilim arasındaki bağlantı uzun süredir kamuoyu tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Buna rağmen bu yeni araştırma, siyasi hedefler için silah kullanmaya hazır olduğunu söyleyenlerde ek bir yükseliş olmadığını belirtiyor. Bu ayrıntı, şiddet yanlısı söylem ile fiili şiddet arasında her zaman doğrusal bir ilişki bulunmadığını hatırlatıyor.</p>
<p>Elbette bu durum, riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, siyasi şiddet konusunda tamamen durağan bir toplumdan ziyade, sınırlı ama gerçek değişimlerin gözlendiği kırılgan bir dengeye işaret ediyor. Bazı bireylerin belirli koşullarda şiddeti meşrulaştırmaya daha açık hale gelmesi, kutuplaşmanın altında yatan psikolojik ve sosyal süreçlerin izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Ancak genel eğilim, toplumsal düzeyde geniş çaplı bir sertleşmeden çok, nispeten sabit bir tutum yapısına işaret ediyor.</p>
<p>Uzmanlara göre bu tür çalışmaların önemi, siyasi şiddeti soyut bir tehdit olarak değil, somut <a href="https://oncology.com.tr/cok-atali-genomik-analiz-meme-kanseri/" title="Farklı Soylardan Verilerle Meme Kanserinin Genetik Haritası Genişliyor" data-wpan-internal-link="1">verilerle</a> izlenmesi gereken bir davranış alanı olarak ele alabilmesinden geliyor. Ulusal temsil gücü yüksek örneklemler, hangi söylemlerin ya da hangi dönemlerin kamuoyundaki meşrulaştırma eğilimlerini etkilediğini anlamada kritik rol oynuyor. Böylece hem politika yapıcılar hem de kamu sağlığı alanındaki uzmanlar, toplumsal gerilimlerin hangi noktada riskli bir eşik oluşturabileceğini daha iyi değerlendirebiliyor.</p>
<p>Genel çerçevede araştırma, ABD’de siyasi şiddet tartışmalarında sık görülen bir varsayımı sorguluyor: En sert dönemlerin bile otomatik olarak kamuoyunda radikal bir dönüşüm yaratacağı düşüncesi her zaman doğrulanmıyor. Bu bulgular, toplumsal kutuplaşmanın ciddiyetini küçümsemiyor; ancak panik temelli yorumlar yerine düzenli, veriye dayalı izlemenin önemini öne çıkarıyor. Wintemute ve ekibinin yıllık anket dizisi de tam olarak bu nedenle değerli görülüyor: Siyasi şiddetin toplumda <a href="https://oncology.com.tr/hucresiz-dna-kanser-testi-gecikme/" title="Kanser Taramasında Yeni Uyarı: Hücresiz DNA Testleri Tanısal Süreçleri Nasıl Etkileyebilir?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> algılandığını ve hangi noktada gerçek davranış eğilimlerine dönüşebileceğini uzun vadede takip etme imkânı sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, Amerikan kamuoyunun siyasi şiddete bakışında büyük bir kırılma yaşanmadığını, buna karşılık meşrulaştırma ile kişisel eylem isteği arasındaki farkın korunduğunu gösteriyor. Bu da hem demokrasinin kırılganlığını hem de toplumun önemli bir bölümünde şiddete karşı halen güçlü bir mesafe bulunduğunu aynı anda ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Views on democracy and political violence in the United States in 2025: findings from a nationally representative survey</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1186/s40621-026-00684-3</p>
<p><strong>Keywords:</strong> İnsan sağlığı, Davranış psikolojisi, İnsan sosyal davranışı, İnsan saldırganlığı, Grup davranışı, Şiddet</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/abd-siyasi-siddet-algisi-sinirli-degisim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim Akışlarını Değiştiren Algoritma Deneyi, Siyasi Norm Yanılgılarını Mercek Altına Aldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/sosyal-medya-algoritmalari-siyasi-norm-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/sosyal-medya-algoritmalari-siyasi-norm-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 05:21:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[algoritma tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[etkileşim temelli sıralama]]></category>
		<category><![CDATA[seçim çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[seçim ve siyasi iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi normlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya algoritmaları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal norm algısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/sosyal-medya-algoritmalari-siyasi-norm-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[2024 ABD seçimleri sırasında yapılan çalışma, sosyal medya algoritmalarının siyasi norm algısını nasıl şekillendirdiğini ve yeni algoritma tasarımlarının bu etkileri azaltıp azaltamayacağını araştırdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya akışlarında hangi içeriklerin öne çıkarıldığı, yalnızca kullanıcıların ne gördüğünü değil, siyasetin nasıl konuşulduğunu da belirleyebiliyor. Yeni bir araştırma, bu görünmez sıralama mekanizmasının seçim dönemlerinde sosyal norm algılarını ve partizan duyguları nasıl şekillendirdiğini anlamak için alışılmışın dışında bir yöntem kullandı. 2024 ABD başkanlık seçimi boyunca sekiz hafta süren çalışmada, 2.000 katılımcı rastgele farklı algoritmik akışlara yerleştirildi ve platformların siyasi iletişimi dolaylı yoldan nasıl yönlendirebildiği kontrollü biçimde incelendi.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde, büyük sosyal medya platformlarında yaygın olarak kullanılan etkileşim temelli sıralama mantığı yer aldı. Bu sistemler, beğeni, paylaşım ve yorum gibi tepkileri yüksek içerikleri öne çıkararak kullanıcıların daha fazla etkileşimde bulunduğu gönderilere ağırlık veriyor. Araştırmacılar, bu yaklaşımın özellikle gruplar arası çatışma, ahlaki çerçeve ve güçlü duygular taşıyan içerikleri, yani literatürde IME olarak anılan intergroup, moralized ve emotional mesajları güçlendirdiğini değerlendirdi. Önceki çalışmalar bu tür içeriklerin siyasi kutuplaşmayı ve karşıt gruplara yönelik hoşnutsuzluğu artırabildiğini göstermişti; yeni çalışma ise bu etkiyi gerçek zamanlı bir seçim bağlamında, doğrudan algoritma tasarımı üzerinden test etti.</p>
<p>Araştırmacılar, etkileşim odaklı sıralama sistemini kontrollü bir ortamda yeniden kurarak bunun kullanıcı davranışları, içerik maruziyeti ve sosyal norm algısı üzerindeki etkilerini ölçebildi. Buna karşılık, daha geleneksel bir yöntem olan ters kronolojik akış da deneyin bir parçası oldu. Bu akışta gönderiler, üretildikleri sıraya göre listeleniyor ve algoritmik müdahale en aza indiriliyor. Böylece ekip, etkileşim temelli sıralamanın insanlara ne tür siyasi içerikler gösterdiğini ve bu maruziyetin “insanlar siyasette normalde nasıl konuşuyor?” sorusuna verilen yanıtı nasıl değiştirdiğini doğrudan karşılaştırabildi.</p>
<p>Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, araştırmacıların yalnızca mevcut platform mantığını kopyalamakla kalmaması, aynı zamanda yeni bir “çeşitlendirilmiş uçluk” sıralama sistemi geliştirmesiydi. Bu algoritma, içerik akışında aşırı uç eğilimli kullanıcıların etkisini bilinçli biçimde azaltmak üzere tasarlandı. Amaç, en yüksek etkileşim alan mesajların doğal olarak daha görünür hale geldiği sistemlerde oluşabilecek dengesizliği yumuşatmak ve siyasi konuşmanın olduğundan daha sert, daha çatışmalı ya da daha yaygınmış gibi algılanmasını engelleyebilecek bir alternatif sunmaktı.</p>
<p>Böyle bir müdahale, sosyal norm araştırmalarında önemli kabul ediliyor. Çünkü insanlar çoğu zaman kendi görüşlerinin çevredeki genel eğilimden ne kadar farklı olduğunu yanlış tahmin eder. Özellikle seçim dönemlerinde, sosyal medyada karşılaşılan yoğun ve kutuplaştırıcı içerikler, belirli tutumların toplumsal olarak daha baskın olduğu izlenimini yaratabiliyor. Bu durum, bireylerin gerçek dünyadaki çoğunluk görüşünü yanlış okumasına, karşı tarafı daha saldırgan ya da daha radikal algılamasına ve siyasal tartışmalara dair beklentilerinin bozulmasına yol açabiliyor. Araştırmanın hedefi de tam olarak bu yanılgının algoritmik akışlar tarafından nasıl güçlendirilebileceğini görmekti.</p>
<p>Analiz edilen üç akış türü, sosyal medya tasarımının siyasi etki alanını daha net görünür kıldı. Etkileşim temelli sistem, güçlü duygular uyandıran ve karşıt kamplar <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-dis-sagligi-kas-gucu-baglantisi/" title="Diş Sağlığı ile Kas Gücü Arasındaki Beklenmedik Bağlantı Geriatrik Araştırmayla Güçlendi" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> ayrımı keskinleştiren içeriği öne çıkarma eğiliminde olduğundan, kullanıcıların siyasi atmosferi daha sert ve daha çatışmalı algılamasına zemin hazırlayabiliyor. Ters kronolojik akış ise bu etkiyi sınırlayarak, içeriğin popülerliğinden ziyade zaman çizgisine sadık kalıyor. Çeşitlendirilmiş uçluk yaklaşımı ise iki uç arasında bir üçüncü yol öneriyor: Yalnızca çok etkileşim alan gönderileri öne çıkarmak yerine, akışın siyasi çeşitliliğini korurken aşırı uçların baskınlığını azaltmak.</p>
<p>Bu tür algoritmik denemeler, siyasi iletişimin artık yalnızca haber medyası veya kampanya stratejileriyle açıklanamayacağını gösteriyor. Dijital platformlar, kullanıcıların maruz kaldığı siyasi gerçekliği aktif biçimde düzenliyor; dolayısıyla norm algısı da bu düzenlemeye bağlı olarak şekillenebiliyor. Araştırma, özellikle seçim gibi toplumsal gerilimin yükseldiği dönemlerde, sıralama sistemlerinin sadece dikkat çekmek için değil, kamu tartışmasının tonunu ve algılanan toplumsal normları etkilediği için de kritik olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Sonuçlar, algoritma tasarımının siyasi kutuplaşma üzerindeki rolünü tartışan daha geniş bir bilimsel alanla da uyumlu. Uzmanlara göre sorun yalnızca kullanıcıların ne paylaştığı değil, platformların hangi tür içeriği görünür kıldığı. Bu nedenle algoritmaların nasıl çalıştığı, demokratik tartışma ortamının kalitesi açısından giderek daha fazla önem kazanıyor. Yeni çalışma, sıralama mekanizmalarının değiştirilmesinin sosyal norm algısı üzerinde ölçülebilir etkiler yaratabileceğini ve platformların, en azından teorik olarak, daha dengeli bir siyasi bilgi ortamı tasarlama kapasitesine sahip olduğunu <a href="https://oncology.com.tr/demans-etnik-farkliliklar-pet-goruntuleme/" title="PET Görüntüleme, Demansın Her Toplumda Aynı Seyretmediğini Ortaya Koydu" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor.</p>
<p>2024 seçimleri sırasında yürütülen bu araştırma, dijital ortamda siyasi iletişimin pasif bir akış olmadığını; tam tersine, tasarlanmış sistemler tarafından yönlendirildiğini bir kez daha gösterdi. Elde edilen bulgular, sosyal medya algoritmalarının yalnızca etkileşim optimizasyonu aracı değil, aynı zamanda toplumsal algı ve siyasi normlar üzerinde güçlü bir biçimlendirici olabileceğini düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The influence of social media feed-ranking algorithms on political discourse, social norm perceptions, and partisan animosity during the 2024 U.S. presidential election.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Redesigning algorithms to intervene on social norm misperceptions during a national election.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Brady, W.J., Doyle, M., Elnakouri, A. et al. Redesigning algorithms to intervene on social norm misperceptions during a national election. <a href="https://oncology.com.tr/poj2878-seker-kamisi-genetik-analiz/" title="Şeker Kamışının Genetik Haritasında POJ2878 İzleri Nature Çalışmasıyla Aydınlandı" data-wpan-internal-link="1">Nature</a> (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10536-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41586-026-10536-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/sosyal-medya-algoritmalari-siyasi-norm-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
