<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık eşitsizliği &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/saglik-esitsizligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 15:48:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>sağlık eşitsizliği &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Medicare kapsamı artıyor ama kanser hastalarının genetik test erişimi hâlâ eksik: Georgetown’dan JAMA Network Open analizi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/medicare-genomik-test-ngs-erisimi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/medicare-genomik-test-ngs-erisimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:48:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[genomik test]]></category>
		<category><![CDATA[Genomik Testler]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ileri nesil dizileme]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tıp]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık politikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/medicare-genomik-test-ngs-erisimi/</guid>

					<description><![CDATA[Medicare kapsamı artarken bile birçok kanser hastası tedavi seçeneklerini belirleyen ileri nesil dizilemeye (NGS) erişemiyor. Analiz, eşitsizlikleri vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>WASHINGTON — Medicare’den yararlanan kanser hastalarında, tümöre yönelik hedefe dönük tedavilerin seçimine yardımcı olabilen genomik testlere erişimin 2016 ile 2023 arasında arttığı bildiriliyor. Ancak Georgetown Üniversitesi araştırmacılarının yeni bir analizi, buna rağmen birçok Medicare kanser hastasının henüz ileri nesil dizileme (next-generation sequencing, NGS) gibi tedavi kararlarını şekillendirebilen testleri almadığını ortaya koydu. Çalışma, <em>JAMA Network Open</em> dergisinde 29 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı.</p>
<p>NGS, tümör DNA’sından çok sayıda genetik varyasyonu aynı anda saptayabilen ve böylece bazı hastalarda daha uygun hedefe yönelik tedavileri belirlemeye katkı sağlayabilen bir yöntem olarak klinik uygulamada giderek daha fazla önem kazanıyor. Araştırmanın temel sorusu ise Medicare kapsamındaki genişlemelere ve genomik testlerin kullanımındaki artışa rağmen, bu testlerin tüm uygun hastalara ne ölçüde ulaştığıydı. Çalışmada, Medicare alıcısı kanser hastaları arasında genomik test kullanımına ilişkin zaman içindeki değişim incelenirken, özellikle NGS’nin erişilebilirliğine odaklanıldı.</p>
<p>Çalışmanın başyazarı So‑Yeon Kang, PhD, MBA, MPH; Georgetown Üniversitesi Sağlık Yönetimi ve Politikası Bölümü öğretim üyesi olarak, genomik testlerin “kanser hastalarını tümörlerine en uygun hedefe dönük tedavilerle eşleştirmek” açısından önem taşıdığını vurguladı. Araştırma, gerçekten de 2016’dan 2023’e kadar Medicare yararlanıcıları arasında genomik testlerin yaygınlığında artış olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, aynı dönem boyunca test kullanımının tüm hasta gruplarında ve tüm kanser senaryolarında beklenen düzeyde gerçekleşmediği anlaşılıyor.</p>
<p>Analizin işaret ettiği kritik nokta, Medicare kapsamının varlığına rağmen NGS testine erişimde boşlukların sürmesi. Bu durum, uygulamada testlerin seçimi, hekimlerin yönlendirmesi, sevk <a href="https://oncology.com.tr/immun-yaslanma-bio-muhendislik-platformlari/" title="Yaşlanan bağışıklığı anlamak için bio-mühendislik platformları: “erken karar” süreçleri hedefleniyor" data-wpan-internal-link="1">süreçleri</a>, test gerekliliklerinin nasıl karşılandığı ve sağlık sistemi içi akışların test sonuçlarına ulaşmayı ne ölçüde kolaylaştırdığı gibi etkenlerin rol oynayabileceğini düşündürüyor. NGS’nin kullanımı yalnızca “ödeme/geri ödeme” başlığıyla sınırlı olmayan, aynı zamanda klinik <a href="https://oncology.com.tr/orbitofrontal-korteks-bilgi-degeri-fare-kararlari/" title="Orbitofrontal kortekste “bilgi değeri”: Fare beyninde kararları yönlendiren işaretler" data-wpan-internal-link="1">karar verme</a> sürecinin bir parçası olarak şekillenen çok adımlı bir süreç olduğundan, erişim farklılıklarının nedenleri de çoğu zaman çok katmanlı olabiliyor.</p>
<p>Georgetown araştırmacılarının <a href="https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/" title="Kolombiya’da yaşanabilirlik algılarıyla geç yaşamda yaşçılık deneyimleri arasında bağ: yeni profilleme çalışması" data-wpan-internal-link="1">çalışması</a>, genomik testlerin genel kullanımının artmasına rağmen NGS’nin pek çok Medicare hastasında hâlâ yapılmadığını ortaya koyuyor. Bu bulgu, kişiselleştirilmiş kanser tedavisi yaklaşımının yaygınlaşması açısından önemli bir uyarı niteliğinde. Hedefe dönük tedavilerin belirlenmesinde genomik veriler belirleyici olabildiği için, testlere erişimdeki gecikmeler ya da eksiklikler, tedavi kararlarının zamanlamasını ve kapsamını etkileyebilir. Bununla birlikte araştırma, testin her hasta için mutlaka gerekli olduğu gibi mutlak bir iddiada bulunmuyor; daha ziyade Medicare kapsamı genişlerken bile test kullanımındaki eşitsizliklerin sürdüğüne dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı <em>JAMA Network Open</em> sayfasında yer alan sonuçlar, sağlık politikası ve uygulama arasındaki uyumun nasıl kurulacağına dair tartışmaları da güncelliyor. Medicare kapsamında genomik testlere ilişkin kuralların zaman içinde daha görünür ve erişilebilir hale gelmesi, kullanım artışını kısmen açıklasa da, sahadaki uygulama gerçekliğinin aynı hızda dönüşüp dönüşmediği kritik bir soru olarak kalıyor. Araştırmanın sonuçları, ileri nesil dizilemenin kullanımını etkileyen engellerin daha iyi anlaşılmasına ve hekim-patoloji-laboratuvar sevk zinciri gibi bileşenlerin testlere ulaşmayı nasıl kolaylaştırdığının değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu düşündürüyor.</p>
<p>Sonuç olarak analiz, Medicare’den yararlanan kanser hastalarında genomik testlerde kayda değer bir yükseliş olduğunu kabul etmekle birlikte, NGS’nin hâlâ birçok hastada uygulanmadığını rapor ediyor. Bu bulgu, kanser tedavisinde biyolojik hedeflere daha hassas yaklaşımın, yalnızca kapsamın genişlemesiyle değil; testlerin doğru hastalara, doğru zamanda ve sistem içinde etkin biçimde ulaştırılmasıyla mümkün olacağına işaret ediyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/despite-medicare-coverage-many-cancer-patients-still-do-not-receive-testing-that-guides-treatment-options/</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/medicare-genomik-test-ngs-erisimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolombiya’da yaşanabilirlik algılarıyla geç yaşamda yaşçılık deneyimleri arasında bağ: yeni profilleme çalışması</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:42:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kolombiya]]></category>
		<category><![CDATA[latent profile analizi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa uygun şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa uygun şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşça ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşçılık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/</guid>

					<description><![CDATA[Kolombiya’daki yeni profilleme çalışması, yaşlıların kenti “yaşa uygun” görme biçimlerinin farklı gruplar oluşturduğunu ve bu grupların yaşçılık deneyimleriyle ilişkilenebileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya’da yapılan yeni bir çalışma, kentlerin “yaşa uygunluğu”na ilişkin algıların, daha geç yaşlarda yaşçılık (ageism) deneyimlerinin sıklığı ve şiddetiyle ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Araştırma, daha önce herkesin çevresini aynı biçimde değerlendirdiği varsayımını bir kenara bırakarak, yaşlı bireylerin şehir ve topluluklarına dair algılarında farklı “gizli örüntüler” bulunabileceğini istatistiksel olarak haritalandırıyor.</p>
<p>Çalışma, BMC Geriatrics’ta yayımlanan bir makale kapsamında yürütüldü. Odakta, “algılanan çevresel uyum” kavramı yer alıyor: Yaşlı kişilerin bulundukları çevrenin ihtiyaçlarına ne ölçüde uyduğunu düşünmesi. Araştırmacılar, bu uyum algısının yaşçılık davranış ve tutumlarıyla karşılaşma düzeyini yordamaya <a href="https://oncology.com.tr/bagirsak-mikrobiyomu-fit-testi-kolorektal-lezyon/" title="Bağırsak mikrobiyomu, FIT testinde kolorektal lezyonları yakalamaya yardımcı olabilir" data-wpan-internal-link="1">yardımcı</a> olup olmayacağını inceliyor. Buradaki yaşçılık, daha geç yaşamda ayrımcı muamele veya dışlayıcı davranışlarla karşılaşma gibi yaşanmış deneyimlere işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmanın yöntemi, demografik özelliklerden veya tekil değerlendirmelerden öteye geçen bir yaklaşım kullanıyor. “Latent profile analysis” adı verilen model temelli bir istatistiksel teknikle, yanıt kalıplarındaki benzerliklere göre katılımcılar arasında ayrışan alt gruplar belirleniyor. Bu yaklaşımın temel fikri, bireylerin yaşa uygunluğu tek bir şekilde algılamadığı; bunun yerine bazı grupların yerel çevreyi daha destekleyici, bazılarının ise daha kısıtlayıcı görme eğiliminde olabileceği. Böylece araştırmacılar, yaşa uygunluk algılarına dayalı farklı profil sınıflarını tahmin ediyor.</p>
<p>Kolombiya bağlamı, araştırmanın ele aldığı toplumsal koşullar açısından dikkat çekici. Çalışma, şehir yaşamı ile topluluk düzeyindeki deneyimler arasındaki farkların, yaşlıların günlük hayatlarında karşılaştıkları engelleri veya olanakları etkileyebileceği varsayımına dayanıyor. Kentlerin kamusal alanları, erişilebilirlik düzenlemeleri ve günlük işleyişi; yaşlıların hareketliliğini, katılımını ve kendilerini <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-yasam-doyumu-ekonomik-guvenlik-saglik-inanc/" title="Yaşlılıkta yaşam doyumu: Para istikrarı, sağlık durumu ve inanç nasıl iç içe geçiyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> konumlandırdıklarını etkileyebilir. Bu noktada, yaşa uygunluk algısı yalnızca “konfor” meselesi değil; aynı zamanda çevrenin toplumsal etkileşimler üzerindeki dolaylı etkisini de gündeme getiriyor.</p>
<p>Yaşlı bireylerin yaşa uygunluğu nasıl değerlendirdiği, yaşçılığın deneyimlenme biçimleriyle bağlantı kurabilir. Örneğin, çevresel uyumun yüksek algılandığı yerlerde, yaşlıların kendilerini daha görünür, daha saygın ve daha az “ihmal edilen” hissetmesine yol açabilecek etkileşim dinamikleri oluşabilir. Tersi durumda, çevresel kısıtlar ya da erişimdeki güçlükler, gündelik temaslarda olumsuz önyargıların daha sık tetiklenmesine katkı sağlayabilir. Çalışma bu tür olası yolların doğrudan mekanizmasını kanıtlamaktan ziyade, algılanan çevresel uyumun yaşçılık deneyimleriyle birlikte nasıl değişebildiğini istatistiksel biçimde test etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Araştırmada elde edilen temel katkı, yaşa uygun şehirler fikrini tek bir çizgiye indirgemek yerine, yaşlıların algı dünyasında ayrışan profil sınıflarını görünür kılması. Latent profil <a href="https://oncology.com.tr/circrna-urikaz-nanotasiyici-hiperuriszemi-fare/" title="Oksidan stresi de hedefleyen nanotaşıyıcı: Farelerde hiperürisemiyi azaltmak için circRNA urikaz yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a>, yaşlıların aynı şehirde yaşasa bile çevresel uyumu farklı biçimlerde değerlendirebileceğini hesaba katarak, hangi algı profillerinin yaşçılıkla daha güçlü biçimde ilişkili olabileceğini araştırmaya imkân veriyor.</p>
<p>Bu bulguların pratik anlamı, yaşlılara yönelik politika ve kentsel planlamada “tek tip” bir çerçeve yerine hedeflenmiş yaklaşımların önemini artırabilir. Çünkü yaşlıların deneyimleri, yalnızca fiziksel altyapıdan değil; kentsel hizmetlerin gündelik yaşama ne kadar uyduğundan ve topluluk içinde etkileşimlerin nasıl şekillendiğinden besleniyor olabilir. Çalışma, bu nedenle yaşa uygunluk değerlendirmelerinin daha ince bir düzeyde ele alınması gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, Kolombiya’da yaşlıların şehir ve toplulukların yaşa uygunluğuna ilişkin algılarının farklı profiller halinde ortaya çıkabildiğini ve bu profillerin geç yaşamda yaşçılık deneyimleriyle ilişkili olabileceğini ileri sürüyor. Araştırma, çevresel faktörlerin toplumsal tutumlarla kesiştiği alanlarda daha ayrıntılı incelemelerin yolunu açan istatistiksel bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/latent-profiles-of-age-friendly-cities-in-colombia-linked-to-later-life-ageism/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Older adults’ perceived age-friendliness of cities and communities in Colombia; its relationship to ageism experiences in later life.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Latent profiles of the perceived age-friendliness of cities and communities in Colombia: relations to ageism experiences in later life.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Li, X., Bustamante, M., Tamayo Gaviria, N.A. et al. Latent profiles of the perceived age-friendliness of cities and communities in Colombia: relations to ageism experiences in later life. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07735-w</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-07735-w</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Sağlanmadı</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastane içi eş danışmanlık modeli, doğum sonrası emzirme desteğinde eşitsizliği azaltabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/hastane-ici-es-danismanlik-emzirme-esitligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/hastane-ici-es-danismanlik-emzirme-esitligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 00:09:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[annelik sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası bakım]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme desteği]]></category>
		<category><![CDATA[eş (peer) danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[hastane bakım modeli]]></category>
		<category><![CDATA[hastane laktasyon hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/hastane-ici-es-danismanlik-emzirme-esitligi/</guid>

					<description><![CDATA[ci-BPC yaklaşımıyla hastane süreçlerine entegre edilen eş danışmanlık, emzirme desteğinde tutarlılığı ve özellikle kırılgan gruplar için adaleti güçlendirebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, hastanelerde emzirme desteğinin nasıl sunulduğuna dair önemli bir ayrıntıyı öne çıkarıyor: Eş (peer) danışmanların klinik süreçlere resmen entegre edilmesi, doğum <a href="https://oncology.com.tr/dogustan-bagisiklik-gec-toparlanir/" title="Çocuklarda ağır yetersiz beslenme sonrası kilo toparlansa da doğuştan bağışıklık geç düzeliyor" data-wpan-internal-link="1">sonrası</a> dönemde bakımın daha tutarlı, daha hedefli ve özellikle kırılgan gruplar için daha adil olmasına yardımcı olabilir. Çalışma, <em>ci-BPC</em> olarak kısaltılan klinik olarak entegre edilmiş emzirme eş danışmanlığının, hastane temelli laktasyon desteğinde görülen bazı kritik boşlukları kapatmaya katkı sağlayabileceğini bildiriyor.</p>
<p><em>The Journal of Perinatology</em>’de yayımlanan bulgular, emzirme sonuçlarının yalnızca eğitim ve kişisel motivasyonla şekillenmediğini; aynı zamanda hastane içinde zamanında, kültürel olarak duyarlı ve klinik olarak koordine edilmiş laktasyon yönetimine erişimin de belirleyici olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, önceki çalışmaların postpartum dönemde yapısal eşitsizlikler nedeniyle bazı ailelerin daha az etkili rehberlik alabildiğini, takiplerin daha geç gerçekleştiğini ve daha az kişiye özel müdahale aldığını gösterdiğini belirtiyor.</p>
<p>Bu yeni çalışmanın odaklandığı soru, peer danışmanlığın var olmasının tek başına yeterli olup olmadığı. Bunun yerine, eş danışmanların hastanedeki klinik işleyişe entegre edilmesiyle desteğin niteliğinin nasıl değişebileceği inceleniyor. Araştırmada ci-BPC yaklaşımının, bakımın sürekliliğini ve danışmanlığın hedeflenmesini güçlendirecek şekilde tasarlandığı aktarılıyor. Böyle bir modelde, eş danışmanlık yalnızca ayrı bir hizmet gibi düşünülmüyor; klinik akışla birlikte çalıştığı için hangi aileye, ne zaman ve hangi tür yönlendirme gerektiği daha sistematik hale gelebiliyor.</p>
<p>Çalışmanın özellikle dikkat çektiği alanlar, kamu sigortası gibi mali engellerle karşılaşabilen hastalar ile ırksal/etnik olarak ayrımcılıkla daha sık karşılaşan aileler. Bu gruplarda, daha önceki araştırmalarda görülen destek gecikmeleri ve daha az kişiselleştirilmiş laktasyon yönetimi gibi sorunların, ci-BPC ile azaltılabildiği düşünülüyor. Metinde, peer danışmanların klinik süreçlere dahil edilmesinin, bakımın daha tutarlı ve daha hedefli biçimde sunulmasına zemin oluşturduğu ifade ediliyor; böylece bilgi aktarımı ve pratik yönlendirme, her ailenin ihtiyaçlarına daha erken yanıt verecek şekilde düzenlenebiliyor.</p>
<p>Bilimsel açıdan değerlendirildiğinde, bu yaklaşımın değeri; emzirme sorunları yaşayan ailelerin destek arayışını yalnızca eğitim içeriklerine indirgememesi. Laktasyon yönetimi; bağlam, kültürel beklentiler, bireyin sağlık durumu, doğum sonrası iyileşme süreci ve hastane içi takip ritmi gibi birçok etkenden etkileniyor. Çalışma, ci-BPC’nin bu değişkenleri hesaba katan, klinik koordinasyonla desteklenen bir danışmanlık <a href="https://oncology.com.tr/dogustan-diyafram-hernisinde-hizli-ekip-mudahalesi/" title="CDH’li bebeklerde kalp krizi riskini azaltan ‘hızlı ekip müdahalesi’ yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> sunduğunu öne çıkarıyor. Bu da özellikle takiplerin aksayabildiği ya da sağlık sistemiyle ilgili erişim bariyerlerinin daha belirgin olabildiği durumlarda bakım kalitesini dengeleyebilir.</p>
<p>Araştırmanın sonuçları, hastane temelli emzirme desteği tartışmalarında sıklıkla gözden kaçan bir noktayı tekrar gündeme getiriyor: eş danışmanlığın, klinik akışa dahil edilmediğinde beklenen etkiyi her zaman göstermeyebileceği. Buna karşılık, ci-BPC gibi modellerde peer danışmanlar; klinik ekiplerle daha uyumlu çalışarak ailelerin ihtiyaçlarına daha sistematik yanıt vermeyi mümkün kılabiliyor. Bulguların, postpartum dönemde eşitsizliğin sürdüğü alanlarda daha adil bir destek yapısına katkı sağlayabileceğini düşündürdüğü belirtiliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Breastfeeding peer counseling and hospital lactation care equity</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Clinically-integrated breastfeeding peer counseling contributes to more equitable hospital-based lactation care</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Keenan-Devlin, L.S., Johnson, T.J., Hirschhorn, L.R. et al. Clinically-integrated breastfeeding peer counseling contributes to more equitable hospital-based lactation care. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02817-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41372-026-02817-4</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Perinataloji Dergisi’nde yayınlanan yeni bir çalışma, klinik olarak entegre emzirme akran danışmanlığının (ci-BPC) hastane laktasyon bakımındaki kritik boşlukları kapatabildiğini; özellikle kamu sigortalı hastalar ve renkli/ırksal azınlık hastalar için., akran danışmanları klinik iş akışlarına resmen entegre edildiğinde, emzirmeye yönelik destek daha tutarlı hale gelir, hedefe yönelik</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/entangled-dual-site-migration-bor-dongusu/" data-wpan-internal-link="1">Bor döngüsü yeniden düzenlenmesiyle iki uzak bölgeyi aynı anda taşıyan “entangled” göç yaklaşımı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/hastane-ici-es-danismanlik-emzirme-esitligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NASCC’den Orak Hücre Hastalığında nörobilişsel izlem için ulusal standartlar: Erken tarama hedefleniyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/orak-hucre-hastaligi-norobilissel-izlem-standartlari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/orak-hucre-hastaligi-norobilissel-izlem-standartlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:56:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk nörogelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimsel gecikme]]></category>
		<category><![CDATA[Nörobilişsel izlem]]></category>
		<category><![CDATA[orak hücre hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/orak-hucre-hastaligi-norobilissel-izlem-standartlari/</guid>

					<description><![CDATA[NASCC, orak hücre hastalığında gelişimsel ve bilişsel risk için ulusal izlem-tarama-değerlendirme standartlarını paylaşıyor. Hedef, erken fark ederek bakım eşitsizliğini azaltmak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/enrico-m-novelli-umsom-orak-hucre-programi/" title="Enrico M. Novelli, UMSOM’da orak hücre hastalığı programının direktörlüğüne atandı" data-wpan-internal-link="1">Orak hücre hastalığı</a> (SCD) tedavisinde çalışan klinik ekipler, uzun süredir yeterince görünür olmayan bir riske odaklanan yeni ulusal rehberlerle daha sistematik bir yaklaşım geliştirmeyi hedefliyor. Ulusal Orak Hücre Merkezleri <a href="https://oncology.com.tr/perinatal-tibbi-hukuki-is-birligi-hukuki-engeller-risk/" title="Perinatal tıpta hukuki yükümlülükler sağlık riskine dönüşebilir: Tıbbi-hukuki iş birliği üzerine yeni çalışma" data-wpan-internal-link="1">Birliği</a> (NASCC) çatısı altında hazırlanan standartlar, yaşam boyu uzanabilen gelişimsel ve bilişsel zorlukların daha erken fark edilmesini ve sağlık hizmeti sunumunun farklı bölgelerde daha tutarlı hale gelmesini amaçlıyor.</p>
<p>Güncellenen yaklaşım, SCD’nin yalnızca belirgin nörolojik olaylar yaşayan hastalarda değil, büyük bir inme gibi “ağır” hadise geçirmemiş kişilerde de gelişimsel gecikmelere ve bilişsel sorunlara katkıda bulunabileceği fikrine dayanıyor. Rehberin dayandığı temel sorun, öğrenme süreçleri ve günlük yaşamın gerektirdiği karar verme becerileriyle doğrudan bağlantılı alanların, zamanında destek alamadığında okul başarısı ve yürütücü işlevler üzerinde kalıcı etkilere dönüşebilmesi. Bu nedenle odak, yalnızca akut komplikasyonların yönetiminde değil, bilişsel işlevlerin izlenmesi ve ihtiyaç duyulduğunda müdahaleye geçilmesi süreçlerinin kurgulanmasında yoğunlaşıyor.</p>
<p>Standartlar, klinisyenlerin gelişimsel ve bilişsel riskleri yakalamak için kullanabileceği daha net çerçeveler sunmayı hedefliyor. Böylece sağlık ekipleri; öğrenme güçlüğü, dikkat ve problem çözme gibi alanlarda ortaya çıkabilen zorlukları daha erken evrelerde belirleme, risk sinyallerini değerlendirme ve uygun yanıtı planlama konusunda ortak bir dil ve süreç setine sahip olmayı amaçlıyor. Bu <a href="https://oncology.com.tr/ileri-glikasyon-son-urunleri-age-whi/" title="Low-fat yaklaşımın ötesi: WHI verileriyle AGE’lerin kanser riskine olası etkisi yeniden tartışılıyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımın</a>, hastaların zaman içinde farklı eğitim ve sağlık ortamlarında aldığı hizmetlerin kalitesi arasındaki farklılıkları azaltmaya yönelik olduğu belirtiliyor.</p>
<p>NASCC’nin nörobilişsel çalışma grubunca hazırlanan bu doküman, “nörobilişsel izlem, tarama ve değerlendirme” başlıkları altında, klinik karar süreçlerinin hangi basamaklardan oluşabileceğine dair bir konsensüs sunuyor. Burada amaç, olası güçlüklerin gecikmeli biçimde fark edilmesini önlemek ve klinik ekiplerin, hastaların gelişimsel yörüngesini yalnızca şikâyet ortaya çıktıktan sonra değil, daha planlı bir biçimde takip edebilmesini sağlamak. Rehberin, nöropsikolojik değerlendirme gibi daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilecek durumların nasıl ele alınabileceğine dair yön verici bir çerçeve sağladığı ifade ediliyor.</p>
<p>Orak hücre hastalığında nörolojik ve nörobilişsel etkilerin kapsamı, giderek daha fazla araştırmanın odağı haline gelirken, klinik uygulamada standartlaşma ihtiyacı da öne çıkıyor. Çünkü gelişimsel gecikmeler ve bilişsel zorluklar her zaman tek bir belirtiyle kendini göstermeyebiliyor ve zaman içinde okul uyumunu, dikkat gerektiren görevlerde performansı ve bağımsız yaşam becerilerini etkileyebiliyor. Bu etkilerin fark edilmesi geciktiğinde, doğru desteklerin devreye girmesi de zorlaşabiliyor. Yeni rehberin sağlık ekiplerinin bu noktada daha öngörücü davranmasını teşvik etmesi, özellikle eğitim çağındaki çocuklarda ve ergenlik dönemindeki geçiş süreçlerinde kritik bir hedef olarak konumlanıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Consensus Standards and Recommendations for Developmental and Cognitive Surveillance, Screening, and Evaluation in Sickle Cell Disease: Executive Summary From the National Alliance of Sickle Cell Centers Neurocognitive Workgroup</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1002/1545-5017.70569</p>
<p><strong>Keywords:</strong> orak hücre hastalığı, gelişimsel gözetim, bilişsel tarama, nöropsikolojik değerlendirme, sağlık eşitliği, hasta izlemi, NASCC, nörogelişim, klinik kılavuzlar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/orak-hucre-hastaligi-norobilissel-izlem-standartlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleneksel Diné yemekleriyle kalp yetmezliğinde acil başvuruların azalması: JAMA Internal Medicine’den randomize çalışma</title>
		<link>https://oncology.com.tr/mutton-hf-dine-yemek-programi-kalp-yetmezligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/mutton-hf-dine-yemek-programi-kalp-yetmezligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:36:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Diné (Navajo) gıdaları]]></category>
		<category><![CDATA[İndigenous sağlık eşitsizlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[klinik çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültüre uyarlanmış beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[yerli gıda egemenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/mutton-hf-dine-yemek-programi-kalp-yetmezligi/</guid>

					<description><![CDATA[JAMA Internal Medicine’deki MUTTON-HF çalışması, Navajo Nation’da kültüre uyarlanmış Diné öğünlerinin kalp yetmezliği hastalarında akut acil başvuruları ve yatışları azaltabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>PHİLADELPHİA—JAMA Internal Medicine’de yayımlanan randomize bir <a href="https://oncology.com.tr/omalizumab-coklu-gida-alerjisi-tolerans/" title="Çoklu gıda alerjisinde yeni yaklaşım: Omalizumab, bazı çocukların tam porsiyonları tolere etmesine kapı aralayabilir" data-wpan-internal-link="1">klinik çalışma</a>, Navajo Nation’da kırsal bölgelerde yaşayan kalp yetmezliği hastalarında akut sağlık olaylarını azaltmaya yönelik kültüre uyarlanmış bir yemek <a href="https://oncology.com.tr/enrico-m-novelli-umsom-orak-hucre-programi/" title="Enrico M. Novelli, UMSOM’da orak hücre hastalığı programının direktörlüğüne atandı" data-wpan-internal-link="1">programının</a> etkili olabileceğine işaret ediyor. MUTTON-HF (Medically Utilized Tailored Traditional foods to Optimize Nutrition in Heart Failure) adı verilen çalışma, geleneksel Diné (Navajo) gıda örüntülerine dayalı tıbbi olarak düzenlenmiş öğünlerin, hastaların hastane yatışı ve <a href="https://oncology.com.tr/kirilgan-yasli-acil-servis-profilleri-kumeleme-analizi/" title="Taiwan’da acil servise gelen kırılgan yaşlılar tek tip değil: kümeleme analiziyle klinik profiller ayrıştırıldı" data-wpan-internal-link="1">acil servis</a> başvurusu gibi sonuçları üzerinde ölçülebilir bir fark yaratıp yaratmadığını araştırdı.</p>
<p>Araştırmada toplam 206 yetişkin, iki ayrı Indian Health Service sahasında düzenli sağlık takibi alan hastalar arasından seçildi. Katılımcılar, standart bakım alan bir grup ile sekiz hafta boyunca “medically tailored” yani tıbbi hedeflerle uyumlu hale getirilmiş öğünleri alan bir grup şeklinde rastgele ayrıldı. Müdahale kapsamında yerel olarak temin edilen yerli içerikler ve Diné tarifleri kullanıldı; aynı zamanda kardiyovasküler beslenmeye ilişkin kanıta dayalı rehberlerle uyumlu bir besin düzeni hedeflendi. Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, diyet önerilerinin yalnızca klinik ekipten gelen tek yönlü talimatlarla değil, topluluk ortaklığıyla şekillendirilmiş olmasıydı. Başka bir deyişle yaklaşım, kültürel olarak tanıdık bir beslenme modelini klinik amaçlarla buluşturmayı hedefledi.</p>
<p>Çalışmanın tasarımını yürüten ekip, geleneksel gıdaların hastaların günlük yaşam pratiklerine daha kolay entegre edilebilmesini ön planda tuttuğunu belirtiyor. Lead author Lauren Eberly, MD, MPH (University of Pennsylvania), programın “top-down” diyet öğretiminden ziyade topluluk işbirliği üzerine kurulduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, yalnızca makro besin içeriklerini ayarlamaktan öte, hastaların kültürel aidiyet taşıyan yemekleri benimseyebilmesini ve böylece sürdürülebilir beslenme davranışlarını desteklemeyi amaçlıyor. Araştırmacılar, müdahale için “Food is Medicine” fikrini çerçeveye alırken, aynı zamanda Navajo Nation’daki beslenme olanaklarıyla ilişkili kırılganlıkların, sağlık eşitsizliklerini güçlendirebildiğini de dikkate alıyor.</p>
<p>Kalp yetmezliği, özellikle semptom dalgalanmalarının hızlı klinik kötüleşmeye yol açabildiği dönemlerde hastane yatışları ve acil servis başvuruları açısından ciddi bir yük oluşturuyor. Bu tür akut olaylarda beslenme düzeninin ve bunun uygulanabilirliğinin rolü, klinik pratiğin sık tartışılan alanlarından biri. MUTTON-HF’de ise kültüre uyarlanmış geleneksel öğünlerin, standart bakımın yanında ek bir müdahale olarak değerlendirildiği görülüyor. Çalışmanın raporlamasına göre, sekiz haftalık program, kırsal kesimde tedavi gören kalp yetmezliği hastalarında akut sonuçlarda anlamlı düzeyde azalmayla ilişkilendirildi. Ancak araştırma bulgularının kapsamı, süre ve ölçek gibi sınırlılıklar nedeniyle, sonuçların uzun dönemli klinik seyir üzerindeki etkisi konusunda kesin hüküm vermek için ilave kanıtlara ihtiyaç olduğunu not etmek gerekiyor.</p>
<p>Bu çalışma, gıda temelli klinik yaklaşımların yalnızca besin bileşimiyle değil, aynı zamanda kültürel uyum ve yerel erişim gibi uygulama koşullarıyla da değerlendirildiğinde daha etkili olabileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Navajo topluluklarında sağlık hizmetlerine erişim, beslenme güvenliği ve “İndigenous sağlık disparties” olarak anılan eşitsizlikler bağlamında, tıbbi hedefleri kültürel pratiklerle uyumlu hale getiren modellerin klinik araştırmalarda daha fazla yer bulması önem taşıyor. MUTTON-HF’nin bulguları, klinisyenlerin diyet danışmanlığını tasarlarken hastaların kimlik, tercih ve yaşam pratiklerini merkeze alan yaklaşımların değerini gündeme taşıyor.</p>
<p>JAMA Internal Medicine’de yayımlanan bu randomize denemenin ayrıntıları, müdahalenin bileşenlerinin nasıl standartlaştırıldığını ve hangi klinik uç noktalar üzerinden değerlendirildiğini daha net biçimde ortaya koyacak. Yine de, mevcut sonuçlar; kültüre uyarlanmış, yerel malzemelerle hazırlanabilen ve klinik hedeflerle hizalanan beslenme programlarının kalp yetmezliği bakımında akut sağlık olaylarını azaltma potansiyeli taşıyabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/traditional-food-program-cuts-heart-failure-hospitalizations-in-navajo-nation/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Culturally tailored nutrition intervention for heart failure patients; randomized clinical trial measuring hospitalizations/ED visits</p>
<p><strong>Article Title:</strong> MUTTON-HF (Medically Utilized Tailored Traditional foods to Optimize Nutrition in Heart Failure)</p>
<p><strong>References:</strong><br />JAMA Internal Medicine (article details not provided in the excerpt)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> kalp yetmezliği, kültürel olarak uyarlanmış öğünler, Diné (Navajo) gıdaları, beslenme güvencesizliği, randomize klinik çalışma, hastaneye yatış, acil servis, Yiyecek İlaçtır, yerli sağlık eşitsizlikleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/mutton-hf-dine-yemek-programi-kalp-yetmezligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbrek kanserinde “ölüm” aynı mı? Çalışma, net hücreli RCC’de etnik farklılıklara göre ölüm nedenlerini ayrıştırdı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/net-hucreli-rcc-olum-nedenleri-etnik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/net-hucreli-rcc-olum-nedenleri-etnik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[ccRCC]]></category>
		<category><![CDATA[etnik farklılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kanser mortalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser prognozu]]></category>
		<category><![CDATA[net hücreli RCC]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/net-hucreli-rcc-olum-nedenleri-etnik/</guid>

					<description><![CDATA[Net hücreli RCC’de ölüm nedenleri etnik kökene göre değişebilir. Çalışma, genel mortalite yerine ölüm kaynaklarını ayrıştırarak daha hedefli bir bakış sağlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Net hücreli böbrek hücreli karsinomda (clear cell renal cell carcinoma, ccRCC) yaşam süresine ilişkin raporlar genellikle genel ölüm oranlarına dayanıyor. Ancak yeni bir çalışma, “ne kadar yaşandı” kadar “neden ölüm gerçekleştiği”nin de ırk ve etnik kökene göre farklılaşabildiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, büyük ölçekli klinik ve sonuç verilerini kullanarak, ölümün birbirleriyle yarışan olası nedenlerini istatistiksel olarak ayırmaya yarayan yöntemlerle, farklı popülasyonlarda ölümün hangi tıbbi yollardan kaynaklanabildiğine daha net bir bakış sağladı.</p>
<p>ccRCC, geç evre ilerlemeye eğilimli ve tedaviye yanıtın kişiden kişiye değişebildiği bir kanser türü olarak biliniyor. Buna rağmen kamuya açık raporlamalarda çoğunlukla tek bir sayı üzerinden genel mortaliteye odaklanılıyor. Oysa aynı <a href="https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/" title="Prematürelerde PDA kapatmanın zamanlaması: Ne zaman cihaz, ne zaman bekleme?" data-wpan-internal-link="1">zaman</a> diliminde hayatını kaybeden iki hastanın ölüm nedeni aynı olmayabiliyor. Bazı ölümler tümörün geri gelmesiyle ilişkiliyken, bazıları tedaviye bağlı komplikasyonlardan kaynaklanabiliyor; bir kısmı da kanser dışı durumların bakımın seyrini etkilemesiyle ortaya çıkabiliyor. Bu ayrımın yapılmaması, “hayatta kalma” kavramının popülasyonlar arasında aynı anlama gelip gelmediği sorusunu yanıtsız bırakıyor.</p>
<p>Çalışmanın odağında, ccRCC’de ölümün kaynağına ilişkin bu karmaşayı çözmek yer aldı. Araştırma ekibi, ırk ve etnik kökene göre ölüm nedenlerini karşılaştırırken, “rekabet eden riskler” yaklaşımını kullandıklarını belirtiyor. Bu yaklaşım, bir hastanın belirli bir olay nedeniyle yaşamını yitirmesi ihtimaliyle, başka bir olayın aynı dönemde gerçekleşme ihtimali arasındaki etkileşimi hesaba katarak nedene özgü ölüm görünümünü daha ayrıntılı hale getirmeyi amaçlıyor. Böylece genel ölüm oranlarının ötesine geçilerek, hangi ölüm yollarının daha baskın olabildiği anlaşılmaya çalışılıyor.</p>
<p>Çalışma, ırk ve etnik kökenin yalnızca kanser gelişme riskini <a href="https://oncology.com.tr/me-cfs-iskelet-kasi-degisimleri-uzun-covid-bed-rest/" title="Uzun COVID ve ME/CFS’de kas biyolojisi: Yatak istirahatinin “taklidi” değil, ayrı bir örüntü" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> aynı zamanda ccRCC seyri sırasında ölümün altında yatan tıbbi nedenleri de şekillendirebileceğini vurguluyor. Bu bulgu, hayatta kalma farklarının yalnızca tümör biyolojisiyle sınırlı olmayabileceğini; tanıya erişim, tedaviye ulaşım ve eşlik eden hastalıkların yönetimi gibi faktörlerin de ölüm nedenleri üzerinde rol oynayabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Araştırmacılar, nedenlere göre ayrıştırılmış ölüm analizi sayesinde, popülasyonlar arasında “survival” olarak raporlanan sürenin arkasındaki mekanizmaların daha iyi anlaşılabileceğini savunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Racial and ethnic disparities in cause of death for clear cell renal cell carcinoma</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Racial and ethnic disparities in the cause of death for clear cell renal cell carcinoma</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xie, Y., Zhang, Y., Li, S. et al. Racial and ethnic disparities in the cause of death for clear cell renal cell carcinoma. Nat Commun 17, 7553 (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-70709-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41467-026-70709-4</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/btk-a428d-mutasyonu-kll-btk-direnci/" data-wpan-internal-link="1">BTK hedefli tedavilere karşı “pan-direnç” yaratan nadir BTK A428D mutasyonu CLL’de öne çıktı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/net-hucreli-rcc-olum-nedenleri-etnik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Hepatit Günü 2026: Avrupa’nın ilerlemesine rağmen 2030 hedefi riskte</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dunya-hepatit-gunu-2026-avrupada-hepatit-b-onleme-hedefleri-riskte/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dunya-hepatit-gunu-2026-avrupada-hepatit-b-onleme-hedefleri-riskte/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklama]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit B]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit C]]></category>
		<category><![CDATA[perinatal önleme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[viral hepatit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dunya-hepatit-gunu-2026-avrupada-hepatit-b-onleme-hedefleri-riskte/</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Hepatit Günü 2026 kapsamında ECDC, Avrupa’da hepatit B ilerlemesine rağmen 2030 hedeflerinin risk altında olduğunu; hizmete erişim ve uygulama boşluklarının belirleyici olduğunu vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/avrupada-nadir-kanserlerde-molekuler-eslestirme-erisimi-hizlandirmayi-hedefliyor/" title="Avrupa’da nadir kanserlerde ‘moleküler eşleştirme’ erişimi hızlandırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">Avrupa’da</a> hepatit B ve hepatit C’ye yönelik önleme çalışmalarında uzun süredir görülen ilerlemeye rağmen, yeni değerlendirmeler bölgenin 2030 yılına kadar viral hepatiti kamusal sağlık tehdidi olmaktan tamamen çıkarma hedefini büyük olasılıkla yakalayamayacağını gösteriyor. 28 Temmuz’da kutlanan Dünya Hepatit Günü vesilesiyle yayımlanan güncel epidemiyolojik analizler, sorunun “etkili araçların yokluğu” <a href="https://oncology.com.tr/me-cfs-iskelet-kasi-degisimleri-uzun-covid-bed-rest/" title="Uzun COVID ve ME/CFS’de kas biyolojisi: Yatak istirahatinin “taklidi” değil, ayrı bir örüntü" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> ülkeler ve risk grupları arasında uygulama <a href="https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/" title="Ertelemiş kordon klemplenmesinde kalp yanıtı: Oksijen düzeyi ek etkiler mi yaratıyor?" data-wpan-internal-link="1">düzeyi</a> ile hizmete erişimin eşitsiz kalması olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) verilerine dayanan bulgular, bağışıklama ve anneden bebeğe bulaşın önlenmesine yönelik uzun soluklu yaklaşımların hepatit B’de belirgin etkilerinin sürdüğünü ortaya koyuyor. ECDC’nin analizlerinde, beş yaşın altındaki çocuklarda hepatit B sıklığının neredeyse sıfıra yakınlaştığı belirtiliyor. Bu durum, yıllardır devam eden hepatit B aşılaması ve gebelik çevresinde uygulanan perinatal önleme programlarının etkisini yansıtan bir gösterge olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Özellikle hepatit B açısından kritik bir basamak olan gebelikte rutin taramanın, AB/AEA ülkelerinin tamamında yerleşmiş olması da vurgulanıyor. Bu tarama yaklaşımının, anneden bebeğe bulaş riskini yüzde 2’nin altına indirmeye yardımcı olduğu ifade ediliyor. Böylece sağlık sistemlerinin en erken dönemde bulaşı tespit ederek gerekli izlem ve korumaya yönlendirmesi, çocukluk yaş grubunda hastalığın dolaşımını azaltan temel faktörler arasında görülüyor.</p>
<p>Bununla birlikte, ECDC’nin genel uyarısı, bölgesel düzeyde hedeflere giden yolda “süreklilik ve kapsam” sorunlarının devam ettiğine işaret ediyor. Viral hepatitlerin eliminasyonu hedefleri; aşı ve perinatal koruma gibi güçlü alanlara ek olarak, özellikle hepatit C’de ve bazı kırılgan gruplarda test, tanı, izleme ve bulaş önleme hizmetlerinin tutarlı şekilde sunulmasını gerektiriyor. Analizlerde, uygulamadaki farklılıkların ve risk gruplarına yönelik kapsamanın her ülkede aynı düzeyde sağlanamaması nedeniyle 2030 hedefinin ulaşılabilirliğinin zayıfladığı belirtiliyor.</p>
<p>Hepatit C söz konusu olduğunda, bulaş yolları ve hizmet erişimi bakımından daha karmaşık bir tabloyla karşılaşılabildiği, bu nedenle de önleme stratejilerinin yalnızca genel toplumsal programlarla sınırlı kalmaması gerektiği genel olarak bilinen bir klinik ve epidemiyolojik gerçek. ECDC değerlendirmeleri, burada da belirleyici unsurların hizmete erişimde eşitsizlikler, risk gruplarına yönelik kapsamın değişkenliği ve farklı ülkelerde uygulamaların zamanlama ve kapsam açısından farklılaşması olduğunu öne çıkarıyor.</p>
<p>Dünya Hepatit Günü’nün bu yılki vurgusu, Avrupa’da bazı göstergelerin iyileşmesine rağmen, “hedefe yakınlaşma” ile “tam eliminasyon” arasında önemli bir fark bulunduğunu hatırlatıyor. ECDC, virüsleri kontrol etmeye yarayan araçlar ve önleyici yaklaşımlar mevcut olsa bile, ülkeler arası uygulama tutarlılığı ile özellikle yüksek riskli popülasyonlarda tarama ve hizmet kullanımının artırılmasının belirleyici olacağını işaret ediyor.</p>
<p>2030’a yönelik hedefler, yalnızca çocukluk dönemi ve anneden bebeğe bulaşın azaltılması gibi alanlardaki başarılarla değil; aynı zamanda kan güvenliği, test-kapsamı, risk gruplarına yönelik zarar azaltma yaklaşımı ve bulaş zincirini kıracak halk sağlığı hizmetlerinin sürekliliğiyle ölçülüyor. ECDC’nin uyarısı, Avrupa genelinde bu bileşenlerin tüm ülkelerde aynı hız ve kapsamda ilerlemediği sürece eliminasyon hedefinin tehlikeye girebileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Sonuç olarak Dünya Hepatit Günü 2026, hepatit B’de aşı ve perinatal önleme sayesinde çocuklarda görülen sıklığın dramatik biçimde düşebildiğini gösterirken; hepatit C dahil olmak üzere viral hepatitlerin kamusal sağlık tehdidi olarak ortadan kaldırılmasının, daha geniş bir uygulama ekosistemini gerektirdiğini de netleştiriyor. ECDC değerlendirmeleri, 2030 hedefinin korunması için Avrupa’da önlemenin sadece varlığının değil, kapsamanın ve uygulama kalitesinin de eşzamanlı biçimde güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://scienmag.com/hepatitis-day-2026-europes-progress-stalls-as-prevention-gaps-block-targets/">Source</a></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Viral hepatitis prevention and control in Europe (hepatitis B and C)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Europe may miss the 2030 viral hepatitis elimination target, ECDC warns on World Hepatitis Day</p>
<p><strong>References:</strong><br />– EU/EEA progress monitoring report for 2026: Prevention of hepatitis B and C in the European Union and European Economic Area, 2026<br />
– ECDC Annual Epidemiological Report 2024: Hepatitis B; Hepatitis C (Stockholm: ECDC; 2026)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> viral hepatit, hepatit B, hepatit C, eliminasyon hedefleri, aşılanma kapsamı, perinatal bulaş, zarar azaltımı, enjeksiyon yoluyla uyuşturucu kullanımı, kan güvenliği, ECDC, Dünya Hepatit Günü</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dunya-hepatit-gunu-2026-avrupada-hepatit-b-onleme-hedefleri-riskte/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Monica L. Baskin, VCU Massey Kanser Merkezi’nin yeni direktörü olmaya hazırlanıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/monica-l-baskin-vcu-massey-kanser-merkezi-direktoru/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/monica-l-baskin-vcu-massey-kanser-merkezi-direktoru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 01:12:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser merkezi liderliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser merkezi yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser önleme]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[toplum temelli bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum temelli kanser önleme]]></category>
		<category><![CDATA[VCU Massey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/monica-l-baskin-vcu-massey-kanser-merkezi-direktoru/</guid>

					<description><![CDATA[Monica L. Baskin, VCU Massey Kanser Merkezi direktörü olarak Eylül’de görevi devralmaya hazırlanıyor. 3 Ağustos 2026’da merkezde tarih yazması bekleniyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>VCU Massey Comprehensive Cancer Center, yeni bir liderlik dönemi için geri sayımda. Monica L. Baskin, Ph.D., VCU Yönetim Kurulu (Board of Visitors) onayının ardından Eylül ayında direktörlük görevini üstlenecek. Baskin’in, direktörlük rolüne 3 Ağustos 2026’da başlaması öngörülüyor; bu randevu gerçekleştiğinde Massey’in tarihindeki ilk kadın direktör ve aynı zamanda NCI (National Cancer Institute) tarafından “NCI-designated” olarak tanımlanan bir kanser merkezini yönetecek ilk Siyah kadın lider olması bekleniyor.</p>
<p>VCU’nun açıklamalarında, Baskin’in yalnızca direktörlük sorumluluklarını <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-dopamin-dinamik-beyin-aglari-anahtarlama/" title="Parkinson’da dopaminle bağlantılı “ağ anahtarlama” düzensizliği: beyin bağlantıları anlık değil, kırılgan" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> aynı zamanda onkolojide “Lipman chair” unvanını almasının da gündemde olduğu belirtiliyor. Baskin’in araştırma ve yönetim yaklaşımı, popülasyon bilimi (population science) ve toplulukla birlikte yürütülen kanser önleme çabaları üzerine kurulu bir profil taşıyor. Bu <a href="https://oncology.com.tr/yuksek-akimli-yenidogan-serebral-avm-ekokardiyografi/" title="Neonatal beyin damar bozukluklarında kalp ultrasonu ile daha hedefli yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a>, hastalığı laboratuvar ölçeğinde anlamaya odaklanan çalışmaları; yaşam tarzı, davranış, sosyal etkenler ve çevresel koşullar gibi daha geniş belirleyicilerle birlikte ele alan toplum temelli stratejilerle buluşturmayı hedefleyen bir “topluluktan laboratuvara” çerçevesine işaret ediyor.</p>
<p>Massey, NCI tarafından kanser merkezleri için tanınan kurumlar arasında yer alırken, Baskin’in görevi bu kurumsal süreklilik açısından da dikkat çekiyor. Merkez, NCI’den aldığı atamayı 1975’te almıştı ve bu dönüm noktası, merkezin zaman içinde ölçeğini ve disiplinler arası kapasitesini büyütme sürecine işaret eden bir eşik olarak görülüyor. Baskin, bu çizgide merkezin 1975’ten bu yana beşinci direktörü olacak; bu da liderlik değişiminin, yalnızca idari bir atama değil, aynı zamanda stratejik yönelimlerin kurumsal hafızayla birlikte güncellenmesi anlamına geldiğini düşündürüyor.</p>
<p>Direktörlük kapsamında Baskin’in, geniş bir çok disiplinli ekibin çalışmalarını yönlendirmesi bekleniyor. Merkez, yaklaşık 250 bilim insanı ve klinik araştırmacıyı bir araya getiren bir yapı olarak tanımlanıyor; bu nedenle yeni direktörün sorumluluğu, temel araştırma ile klinik araştırma arasındaki koordinasyonu, önleme ve tarama odaklarının kurumsal önceliklerle uyumunu ve farklı uzmanlık alanlarının aynı hedefe kanalize edilmesini kapsayacak şekilde ele alınıyor.</p>
<p>Baskin’in topluluk katılımlı kanser önleme ve yaşam tarzı temelli müdahalelere ağırlık veren geçmişi, kanser riskinin yalnızca biyolojik değişkenlerle değil; aynı zamanda sağlığı şekillendiren sosyal ve çevresel koşullarla da yakından ilişkili olduğu yönündeki genel bilimsel kabulün güçlenmesiyle uyumlu. Bu çerçevede, tarama ve önleme yaklaşımlarının daha erişilebilir ve hedefe daha uygun hale getirilmesi, sağlık eşitliği (health equity) gündeminin merkezlerdeki araştırma ve eğitim programlarıyla daha görünür biçimde kesişmesine zemin hazırlayabiliyor. Öte yandan, kanser önleme stratejilerinin etkisinin topluluklar arasında değişebileceği ve bu nedenle yerel koşullara göre tasarlanması gerektiği de klinik ve epidemiyolojik literatürde sık vurgulanan bir konu.</p>
<p>VCU Massey’in liderlik koltuğuna gelecek Baskin’in atanması, hem NCI’ye bağlı araştırma ekosistemi içindeki konumunu hem de yönetim kadrosundaki çeşitlilik boyutunu öne çıkarıyor. Direktörlük onayıyla birlikte, merkezin Eylül’de başlayacak süreçleri ve 3 Ağustos 2026’daki görev devri, topluluk katılımını ve popülasyon odaklı kanser önleme yaklaşımını kurumun araştırma gündeminde <a href="https://oncology.com.tr/ekstraselluler-histonlar-kalp-disfonksiyonu/" title="Dolaşımdaki “alarm” histonlar kalp hücrelerini nasıl işlevsizleştiriyor? Yeni hücresel yol haritası" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> konumlandıracağına dair yakından izlenecek bir dönüm noktası oluşturacak.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/monica-l-baskin-named-director-of-vcu-massey-comprehensive-cancer-center/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Community-to-bench cancer prevention and lifestyle interventions (behavioral, social, and environmental determinants)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Monica L. Baskin to Become Next Director of VCU Massey Comprehensive Cancer Center</p>
<p><strong>References:</strong><br />Image Credits: VCU Massey Comprehensive Cancer Center</p>
<p><strong>Keywords:</strong> VCU Massey, Monica L. Baskin, kanser merkezi direktörü, toplumdan araştırma çıktısına (community-to-bench) modeli, NCI tarafından belirlenmiş, kanser önleme, taramа, yaşam tarzı müdahaleleri, sağlık eşitliği, kırsal sağlık</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/monica-l-baskin-vcu-massey-kanser-merkezi-direktoru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni ulusal anket: Yerlilere yönelik diyabet beslenme mesajları eksik kalıyor; yerli bitkisel beslenmeye ilgi var</title>
		<link>https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-bitkisel-beslenme-yerli-anketi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-bitkisel-beslenme-yerli-anketi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:21:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[yerli bitkisel beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-bitkisel-beslenme-yerli-anketi/</guid>

					<description><![CDATA[Ulusal anket, Yerli Amerikalıların tip 2 diyabet için kanıta dayalı beslenme mesajlarına henüz ulaşmadığını; buna karşın yerli bitkisel beslenmeye güçlü bir ilgi olduğunu gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yerli Amerikalı yetişkinler arasında yapılan ulusal bir anket, tip 2 diyabetin önlenmesi ve gerektiğinde gidişatının iyileştirilmesine yönelik kanıta dayalı beslenme önerilerinin, birçok kişi tarafından henüz duyulmadığını düşündürüyor. Bulgular, Physicians Committee for Responsible Medicine (PCRM) tarafından, Morning Consult’un yaptığı anket <a href="https://oncology.com.tr/neo-ready-modeli-preterm-taburculuk-tarihi-tahmini/" title="NEO-READY modeli: Preterm bebeklerde taburculuk tarihini öngörmeye yönelik yeni dış doğrulama çalışması" data-wpan-internal-link="1">çalışması</a> <a href="https://oncology.com.tr/kras-g12d-mutasyonu-tespit-tcr-benzeri-antikorlar/" title="KAIST, hücre içi KRAS(G12D) mutasyonunu “neoantijen” üzerinden yakalayan TCR-benzeri antikorlar geliştirdi" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> değerlendirildi.</p>
<p><strong>Diyabet yükü yüksek, ulaşan rehberlik sınırlı</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri’nde yerleşik sağlık eşitsizlikleri, Yerli topluluklarda kronik hastalık risklerini artırıyor. Kaiser Family Foundation’ın paylaştığı veriler; Yerli Amerikalılar için genel nüfusa kıyasla daha düşük yaşam beklentisi ve diyabet ile obezite oranlarında daha yüksek seviyelere işaret ediyor. Bu tablo, tip 2 diyabetin uzun vadeli sonuçlarının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda topluluk temelli bir sağlık sorunu olduğunu vurguluyor. PCRM’nin raporladığı anket sonuçları ise, riskin yüksek olmasına rağmen beslenme alanındaki araştırmaların gündelik bilgiye ne ölçüde çevrildiğine dair önemli bir iletişim boşluğunun varlığını işaret ediyor.</p>
<p><strong>Klinik beslenme araştırmaları ile günlük bilgi arasında kopukluk</strong></p>
<p>Çalışmanın dikkat çektiği nokta, kanıta dayalı beslenme yaklaşımına dair mesajların hedef kitleye ulaşma biçimiyle ilgili. Tip 2 diyabetin beslenme ve kilo yönetimiyle ilişkisi geniş ölçüde incelenmiş bir konu olsa da, anket bulguları Yerli Amerikalı yetişkinlerin bu tür rehberlikleri henüz yeterince almadığını düşündürüyor. PCRM, bu durumu; uzmanlık düzeyindeki klinik bulgularla toplumun gündelik anlayışı arasında bir “köprü” ihtiyacı olarak ele alıyor. Anket, yalnızca bilgi eksikliğini değil, aynı zamanda doğru mesajın nasıl tasarlanıp iletileceğinin de önemini gündeme getiriyor.</p>
<p><strong>“Yerli bitkisel beslenme” fikrine açıklık sinyali</strong></p>
<p>Rapor edilen ilgi alanlarından biri de yerli bitkisel beslenme yaklaşımına yönelik açık fikirlilik. Çalışma, Yerli Amerikalı yetişkinlerin, diyabetin önlenmesi ya da hastalıkla ilişkili risklerin azaltılması bağlamında, yerel ve geleneksel beslenme biçimlerini içerebilecek bitki temelli diyet düşüncesine mesafeli olmadığını düşündüren sinyaller veriyor. Buradaki vurgu, “tek tip” bir çözüm vaat etmekten ziyade, toplulukların kültürel olarak anlamlı ve uygulanabilir seçeneklere nasıl yanıt verdiğini anlamaya çalışmak.</p>
<p><strong>Glysemic control ve beslenme tartışmaları neden önemli?</strong></p>
<p>Tip 2 diyabetle <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-dopamin-dinamik-beyin-aglari-anahtarlama/" title="Parkinson’da dopaminle bağlantılı “ağ anahtarlama” düzensizliği: beyin bağlantıları anlık değil, kırılgan" data-wpan-internal-link="1">bağlantılı</a> biyolojik mekanizmalar arasında kan şekeri düzenlenmesi, yani glisemik kontrol konusu öne çıkıyor. Kaynaklarda, düşük yağlı vegan diyet gibi bitki temelli yaklaşımların glisemik ölçümlerle ilişkisini inceleyen çalışmalara atıf yapıldığı belirtiliyor. Bu tür araştırmaların ortak amacı; diyet bileşenlerinin kan şekeri üzerindeki etkilerini anlamak ve diyabet gelişimi riskini azaltabilecek davranış değişikliklerini daha iyi tarif etmek. Ancak anket bulguları, bu bilimsel bilginin sahada nasıl karşılık bulduğuna dair ek bir katman ekliyor: Bilgi mevcut olabilir, fakat iletim biçimi ve erişilebilirlik eksik olduğunda yararlanma sınırlı kalabilir.</p>
<p><strong>Eşitsizliği azaltma için iletişim stratejisi ihtiyacı</strong></p>
<p>Yerli topluluklarda diyabet ve obezite oranlarının daha yüksek olması, tek başına beslenme konusuna indirgenemeyecek kadar karmaşık bir sosyoekonomik ve sağlık sistemi sorunlarıyla da yakından ilişkili. Yine de anketin işaret ettiği iletişim boşluğu, müdahalelerin tasarımında göz ardı edilmemesi gereken bir unsur. İlgili beslenme mesajlarının yalnızca bilimsel doğrulukla değil, kültürel uyum, yerel pratiklere uyarlanabilirlik ve farklı toplulukların bilgi ihtiyaçlarıyla da uyumlu olması gerekiyor. Bu nedenle çalışma, bitki temelli diyet yaklaşımına yönelik açıklığın, sağlık iletişimi ve rehberliğin hedeflenmesinde bir başlangıç noktası olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Elimizdeki bulgular, kanıta dayalı beslenme rehberliği ile hedef toplulukların deneyimi arasında bir “erişim ve aktarım” meselesi olabileceğine dikkat çekiyor. Yerli Amerikalı yetişkinler arasında duyulan ilginin, doğru ve bağlama uygun bilgilendirme ile desteklenip desteklenmeyeceği ise önümüzdeki dönemde daha ayrıntılı çalışmaları gerektiren bir soru olarak öne çıkıyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="XBrkMwXe6X"><p><a href="https://scienmag.com/survey-finds-native-americans-open-to-indigenous-plant-based-diets-for-type-2-diabetes/">Survey Finds Native Americans Open to Indigenous Plant-Based Diets for Type 2 Diabetes</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Survey Finds Native Americans Open to Indigenous Plant-Based Diets for Type 2 Diabetes” — Science" src="https://scienmag.com/survey-finds-native-americans-open-to-indigenous-plant-based-diets-for-type-2-diabetes/embed/#?secret=4D2ahxxyen#?secret=XBrkMwXe6X" data-secret="XBrkMwXe6X" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People (Native American adults)</p>
<p><strong>References:</strong><br />diabetesjournals.org (low-fat vegan diet glycemic control study cited); kff.org (life expectancy and diabetes prevalence data)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Diyabet, Kızılderili sağlığı, Bitki temelli beslenme, Tip 2 diyabetin önlenmesi, Geleneksel gıdalar, Glisemik kontrol, Obezite</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-bitkisel-beslenme-yerli-anketi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Latin Amerika ve Karayiplerde demans yaygınlığı iki dekadda belirgin biçimde arttı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/latin-amerika-karayiplerde-demans-prevalansi-artisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/latin-amerika-karayiplerde-demans-prevalansi-artisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 22:59:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kamu sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[küresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Latin Amerika ve Karayipler]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/latin-amerika-karayiplerde-demans-prevalansi-artisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir çalışma, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Meksika, Peru ve Porto Riko’da demans prevalansının son 20 yılda belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Washington University School of Medicine ile Newcastle University’nin yürüttüğü yeni bir <a href="https://oncology.com.tr/kuratif-ozofajektomi-80-yas-ustunde-kisa-donem-sonuclar/" title="80 Yaş Üstünde Küratif Özofajektomi Mümkün mü? Yeni çalışma kısa dönem sonuçların yolunu aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, Latin Amerika ve Karayipler’in bazı bölgelerinde son yirmi yılda demansın görülme sıklığının arttığına dair doğrudan kanıtlar sundu. Bulgular, Amerika Birleşik Devletleri gibi yüksek gelirli ülkelerde <a href="https://oncology.com.tr/c-brain-alzheimer-acik-kaynakli-yapay-zeka-araclari/" title="C-BRAIN’den Alzheimer araştırmalarına açık kaynaklı üç yapay zekâ aracı" data-wpan-internal-link="1">demans</a> oranlarının kimi dönemlerde düşüşe geçtiği ya da en azından sabit kaldığına ilişkin gözlemlerle çarpıcı biçimde ayrışıyor. Araştırmanın işaret ettiği artış, bölge genelinde geleceğe dönük sağlık planlaması açısından kritik bir halka oluşturuyor.</p>
<p>Çalışmada, 65 yaş ve üzerindeki neredeyse 17.000 yetişkinin verileri temel alındı. Araştırmacılar, aralarında yaklaşık yirmi yıl bulunan iki ayrı, nüfusa dayalı taramada elde edilen sonuçları karşılaştırdı. Beş farklı saha üzerinden inceleme yapıldı: Küba, Dominik Cumhuriyeti, Meksika, Peru ve Porto Riko. Bu yaklaşım, demans yükünün zaman içindeki seyrini izlemek için güçlü bir çerçeve sağlıyor; zira demansın tanınması ve ölçülmesi yalnızca tıbbi bulgularla değil, değerlendirme yöntemlerinin tutarlılığıyla da yakından ilişkili.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yanlarından biri, demans tanısında kültürel olarak doğrulanmış bir yöntemin kullanılması. Ekip; bilişsel testleri, klinik görüşmeleri ve aileden veya yakın çevreden bilgi veren kişilerin raporlarını birlikte değerlendirerek daha kapsamlı bir tanısal resim elde etti. Bu tür çok bileşenli yaklaşım, bilişsel sorunların toplumsal algı ve dil kullanımından etkilenebildiği durumlarda değerlendirmelerin karşılaştırılabilirliğini artırmayı amaçlıyor. Çalışmanın, iki ayrı dönemde aynı değerlendirme mantığını sürdürmeye çalışması, artışın “ölçüm farkı”ndan ziyade gerçek bir epidemiyolojik trendi yansıtıp yansıtmadığı konusunda daha sağlam bir zemin oluşturuyor.</p>
<p>Çalışma tasarımının doğrudan karşılaştırmaya imkân veren yönü, yüksek gelirli ülkelere ait eğilimler ile Latin Amerika ve Karayipler’deki eğilimleri aynı anda düşünmeye fırsat vermesi. ABD’de demans prevalansının zaman zaman düşmeye veya stabilize olmaya yöneldiğine dair raporlar bulunurken, bu yeni çalışma belirli <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-temizligi-bolgesel-etki/" title="JAMA Vaka Raporu: Alzheimer’da Amyloid Temizliğinin Neden Bazı Bölgelerde Daha Etkili Göründüğü İncelendi" data-wpan-internal-link="1">bölgelerde</a> artan prevalansın altını çiziyor. Yazarların vurguladığı “ilk doğrudan kanıt” ifadesi, daha önce yalnızca dolaylı göstergelerle yorumlanan tabloya karşın, burada iki dönemlik saha verileriyle zaman trendinin daha net biçimde gözlenmiş olmasına işaret ediyor.</p>
<p>Demansın artan yükünün olası nedenleri ise çalışmanın kapsamı içinde doğrudan tek bir faktöre bağlanmıyor; ancak demansın prevalansını etkileyen demografik etkenler ve sağlık sistemine erişim gibi unsurların rol oynayabildiği genel olarak kabul ediliyor. Yaşlanma hızının yanı sıra kronik hastalıkların yaygınlığı, eğitim ve yaşam boyu bilişsel rezerv farkları, risk faktörlerinin kontrolü ve sağlık hizmetlerinin kullanılabilirliği gibi değişkenler, bölgeler arasında farklı seyirlerin görülmesine zemin hazırlayabiliyor. Çalışmanın sağladığı kritik katkı, bu tür açıklamaları tartışırken zaman içindeki gerçek artışın artık doğrudan ölçülebilmiş olması.</p>
<p>Yayınlanan bulgular, sağlık otoriteleri açısından demansla ilişkili bakım ihtiyacının önümüzdeki yıllarda daha da büyüyebileceğini düşündürüyor. Demans; yalnızca bireyin bilişsel işlevlerini değil, aynı zamanda bakım verenlerin yükünü, uzun süreli bakım ihtiyaçlarını ve birinci basamak ile ileri düzey sağlık hizmetleri arasındaki koordinasyonu da etkileyen bir durum. Bu nedenle artış trendinin bölgesel ölçekte anlaşılması, kaynak planlaması ve izlem programları açısından önem kazanıyor.</p>
<p>Araştırma, Latin Amerika ve Karayipler’de demans yaygınlığının geçtiğimiz iki dekadda artmış olabileceğini, üstelik farklı ülkelerde benzer zaman penceresiyle ele alınmış veri setleri üzerinden gösteriyor. Tanısal değerlendirmede kültürel doğrulamaya dayalı yaklaşımın kullanılması, bulguların güvenilirliğini artırırken; bu artışın ardındaki etmenlerin daha ayrıntılı incelenmesi için gelecek çalışmalara da ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Demansın toplumlar üzerindeki etkisi büyürken, bölgeye özgü epidemiyolojik kanıtların çoğalması, hem bilimsel tartışmalar hem de politika yapımı için belirleyici olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Trends in dementia prevalence across five Latin American and Caribbean sites: two decades of rising prevalence</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Demans, Nöroloji, Bilişsel Bozukluklar, Epidemiyoloji, Latin Amerika, Halk Sağlığı</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/latin-amerika-karayiplerde-demans-prevalansi-artisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
