<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>RNA metilasyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/rna-metilasyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 05:28:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>
	<item>
		<title>DNA ve RNA Metilasyonunun Eş Zamanlı Düzenlenmesi Akciğer Kanseri İlaç Direncini Besliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dna-ve-rna-metilasyonunun-es-zamanli-duzenlenmesi-akciger-kanseri-ilac-direncini-besliyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dna-ve-rna-metilasyonunun-es-zamanli-duzenlenmesi-akciger-kanseri-ilac-direncini-besliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 05:28:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[DNA metilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[EGFR-TKI direnci]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik metilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[küçük hücreli dışı akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[MZF1 uçbirleştirme varyantları]]></category>
		<category><![CDATA[RNA metilasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dna-ve-rna-metilasyonunun-es-zamanli-duzenlenmesi-akciger-kanseri-ilac-direncini-besliyor/</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmacılar, DNA ve RNA üzerindeki eş zamanlı metilasyon değişikliklerinin akciğer kanserinde EGFR-TKI direncine yol açan MZF1 protein varyantlarını nasıl kontrol ettiğini keşfetti. Bulgular, epigenetik temelli yeni tedavi stratejilerinin kapısını aralıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hedefe yönelik kanser tedavilerinde karşılaşılan en büyük engellerden biri olan ilaç direncinin altında yatan yeni bir epigenetik mekanizma, uluslararası bir araştırma ekibi tarafından aydınlatıldı. Experimental &amp; Molecular Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) başta olmak üzere çeşitli malignitelerde kullanılan epidermal büyüme faktörü reseptörü tirozin kinaz inhibitörlerine (EGFR-TKI) karşı gelişen direncin, DNA ve RNA düzeyindeki metilasyon olaylarının koordineli bir şekilde MZF1 transkripsiyon faktörünün alternatif uçbirleştirme varyantlarını nasıl yönlendirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırmacılar, miyeloid çinko parmak 1 (MZF1) adı verilen ve hücre gelişimi ile tümör ilerlemesinde gen ifadesinin düzenlenmesinde rol oynayan bir transkripsiyon faktörünün farklı varyantlarının ifade düzeylerinin, 5-metilsitozin (5-mC) modifikasyonları aracılığıyla hassas bir biçimde kontrol edildiğini keşfetti. Bu kontrol, yalnızca MZF1 genini kodlayan DNA üzerindeki klasik epigenetik işaretlerle sınırlı kalmıyor; aynı kimyasal modifikasyonun haberci RNA transkriptleri üzerinde de eş zamanlı olarak gerçekleşmesiyle, hücrenin hangi MZF1 protein varyantını üreteceği belirleniyor. Onkojenik özellikteki spesifik varyantın baskın hale gelmesi ise EGFR-TKI’lere karşı direnci tetikliyor.</p>
<p>EGFR-TKI’ler, özellikle EGFR geninde aktive edici mutasyon taşıyan KHDAK hastalarında başlangıçta dramatik tümör küçülmeleri sağlayabilen akıllı ilaçlardır. Ancak tedavinin bir süre sonra neredeyse kaçınılmaz olarak etkisiz hale gelmesi, <a href="https://oncology.com.tr/klinik-arastirma-kronik-bel-agrisina-donusumu-onlemede-klinisyen-destekli-oz-yonetim-yontemi-one-cikiyor/" title="Klinik Araştırma: Kronik Bel Ağrısına Dönüşümü Önlemede Klinisyen Destekli Öz-Yönetim Yöntemi Öne Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">klinik</a> onkolojinin en yakıcı sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, direnç mekanizmalarını büyük ölçüde EGFR geninde ortaya çıkan ikincil mutasyonlar (örneğin T790M) veya alternatif sinyal yolaklarının (MET amplifikasyonu gibi) devreye girmesiyle açıklamıştı. Zhang ve ekibinin yürüttüğü bu yeni araştırma, meselenin bir de genetik kodun ötesinde, epigenetik düzenleme katmanında yatan boyutunu gün yüzüne çıkarıyor.</p>
<p>Epigenetik, DNA dizisinde bir değişiklik olmaksızın gen ifadesinin kalıtsal olarak değiştirilmesini ifade eder. DNA metilasyonu, bu alanın en iyi bilinen mekanizmalarından biridir; genellikle gen promotör bölgelerinde sitozin bazlarına metil grubu eklenmesiyle gen sessizleştirilir. Son yıllarda RNA moleküllerinde de benzer metilasyon modifikasyonlarının varlığı ve işlevsel önemi keşfedilmiştir. Çalışmanın özgünlüğü, bu iki ayrı düzeydeki 5-mC modifikasyonunun aynı gen üzerinde birbiriyle bağlantılı olarak nasıl çalıştığını ilk kez ayrıntılı biçimde göstermesinde yatıyor. Araştırmacılar, MZF1 gen lokusunda DNA metilasyonunun transkripsiyonel aktiviteyi ayarlarken, buradan üretilen RNA moleküllerindeki m5C modifikasyonunun ise uçbirleştirme makinesini etkileyerek hangi alternatif ekzonların olgun transkripte dahil edileceğini belirlediğini ortaya koydu. Sonuç olarak, ilaca dirençli fenotipi destekleyen bir MZF1 izoformunun üretimi artarken, duyarlılığı koruyan diğer varyantın ifadesi bastırılıyor.</p>
<p>Zhang ve meslektaşları, hücre hattı modelleri ve hasta <a href="https://oncology.com.tr/kene-kaynakli-lyme-hastaligina-karsi-yeni-silah-fare-ve-sincap-asilari-yakinda-marketlerde/" title="Kene Kaynaklı Lyme Hastalığına Karşı Yeni Silah: Fare ve Sincap Aşıları Yakında Marketlerde" data-wpan-internal-link="1">kaynaklı</a> örnekler üzerinde yaptıkları kapsamlı analizlerde, EGFR-TKI direnci gelişmiş kanser hücrelerinde DNA ve RNA metilasyon profillerinin belirgin biçimde farklılaştığını saptadı. MZF1 geninin belirli bir bölgesindeki DNA hipermetilasyonu, aynı bölgedeki RNA transkriptlerinde ise hipometilasyon gözlemlendi; bu ters yönlü değişiklik, hücrenin uçbirleştirme kararını değiştirerek onkojenik varyantın lehine bir dengesizlik oluşturuyordu. Araştırmacılar, metilasyon ekleyen veya silen enzimlerin genetik olarak manipüle edilmesiyle bu dengesizliğin düzeltilebildiğini ve ilaç duyarlılığının yeniden kazanılabildiğini gösterdiler. Bu bulgu, yalnızca mekanizmanın aydınlatılmasıyla kalmayıp, aynı zamanda terapötik müdahale için potansiyel bir çıkış noktası sunuyor.</p>
<p>Uzmanlar, çalışmanın sonuçlarının akciğer kanseriyle sınırlı olmadığını, MZF1&#8217;in pek çok farklı tümör tipinde ifade edilen bir transkripsiyon faktörü olduğunu ve benzer epigenetik koordinasyon mekanizmalarının diğer hedefe yönelik tedavilere karşı gelişen dirençte de rol oynayabileceğini belirtiyor. Özellikle DNA ve RNA metilasyonunu aynı anda hedefleyebilecek epigenetik ilaç kombinasyonlarının, mevcut EGFR-TKI&#8217;lerin etkinliğini artırmak veya direnç gelişimini geciktirmek için rasyonel bir strateji sunabileceği düşünülüyor. Halihazırda DNA metiltransferaz inhibitörleri (örneğin azasitidin) ve RNA modülasyonu hedefleyen yeni nesil ajanlar üzerinde klinik çalışmalar yürütülmekte; bu tür kombine yaklaşımların preklinik veriler ışığında hız kazanması bekleniyor.</p>
<p>Çalışma, aynı zamanda teknolojik bir başarıyı da temsil ediyor. DNA ve RNA modifikasyonlarını genom ve transkriptom ölçeğinde aynı anda ve yüksek çözünürlükle haritalamak güçlü bir analitik altyapı gerektiriyor. Ekip, çeşitli yeni nesil dizileme tabanlı yöntemleri (Bisülfit RNA-seq, MeRIP-seq gibi) kullanarak, her iki nükleik asit türündeki 5-mC işaretlerini aynı hücre popülasyonunda korele etmeyi başardı. Bu sayede, bir genin transkripsiyonel kaderinin yalnızca DNA’daki işaretlerle değil, henüz çekirdekte işlenmekte olan RNA molekülleri üzerindeki geçici kimyasal etiketlerle de şekillendirildiğine dair güçlü kanıtlar elde edildi.</p>
<p>Bununla birlikte, bulguların kliniğe yansıması için aşılması gereken önemli engeller bulunuyor. Halen çoğu epigenetik ilaç, genom çapında etki gösterdiğinden istenmeyen yan etkilere yol açabiliyor. MZF1 eksenine özgül müdahale için, bu transkripsiyon faktörünün veya onun uçbirleştirme varyantlarının doğrudan hedeflenmesi gerekecek ki bu da yapısal biyoloji ve ilaç kimyası açısından zorlu bir hedef olarak görülüyor. Alternatif bir yaklaşım, MZF1 RNA’sının metilasyon durumunu okuyan proteinleri (okuyucu proteinler) veya modifikasyonu yazan/silen enzimleri seçici olarak bloke ederek yalnızca bu yolağa müdahale etmek olabilir.</p>
<p>Araştırma, temel bilim ile translasyonel onkoloji arasında giderek genişleyen kesişim alanında konumlanıyor. Epigenetik mekanizmaların ilaç direncindeki rolünün daha iyi anlaşılması, sadece EGFR-TKI’ler için değil, pek çok farklı hedefe yönelik ajan için direncin öngörülmesi, izlenmesi ve üstesinden gelinmesine yönelik biyobelirteçlerin ve müdahale stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Zhang ve ekibinin çalışması, DNA ve RNA’daki metilasyon olaylarının birbiriyle dans edercesine nasıl bir hücresel karara vardığını gözler önüne sererek, bu alanda yeni bir kavramsal çerçeve çiziyor.</p>
<p>Küresel ölçekte KHDAK, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %85&#8217;ini oluşturmakta ve kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenleri arasında yer almaktadır. EGFR mutasyonu pozitif hastalarda EGFR-TKI’ler birinci basamak standart tedavi olarak yerleşmiş olsa da, neredeyse tüm hastalarda sonunda direnç gelişmektedir. Bu nedenle, direnç mekanizmalarının moleküler ayrıntılarının ortaya çıkarılması, daha uzun süreli yanıtlar ve hatta küratif yaklaşımlar için yaşamsal önem taşıyor. Yeni çalışma, epigenetik düzenlemeyi yalnızca bir yolcu değil, aynı zamanda direncin aktif bir sürücüsü olarak konumlandırarak, mevcut paradigmaları yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Experimental &amp; Molecular Medicine’de yayımlanan bu kapsamlı araştırma, EGFR-TKI direncinin epigenetik temellerine dair anlayışımızı derinleştirirken, DNA ve RNA metilasyonunun eşgüdümlü bir biçimde onkojenik protein varyantlarının <a href="https://oncology.com.tr/koreli-arastirmacilardan-car-hucre-uretimini-hizlandirabilecek-yeni-srv2-zarf-proteini/" title="Koreli Araştırmacılardan CAR Hücre Üretimini Hızlandırabilecek Yeni SRV2 Zarf Proteini" data-wpan-internal-link="1">üretimini</a> nasıl yönlendirebileceğini örnekliyor. Henüz keşif aşamasındaki bu mekanizma, gelecekte ilaca dirençli tümörlerin tedavisinde çift katmanlı epigenetik müdahalelerin önünü açabilir. Bilim insanları şimdi, bu hassas moleküler etkileşim ağını çözümleyerek, onu terapötik olarak manipüle etmenin yollarını arıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Epigenetic regulation of MZF1 splice variants and their role in EGFR-TKI resistance in cancer.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Coordinated DNA 5-mC and RNA m^5C methylation epigenetically regulates MZF1 splice variants to drive EGFR-TKI resistance.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zhang, H., Pang, Y., Liu, B. et al. Coordinated DNA 5-mC and RNA m5C methylation epigenetically regulates MZF1 splice variants to drive EGFR-TKI resistance. Experimental &amp; Molecular Medicine (2026). https://doi.org/10.1038/s12276-026-01758-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> 01 July 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dna-ve-rna-metilasyonunun-es-zamanli-duzenlenmesi-akciger-kanseri-ilac-direncini-besliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NSUN2’nin RNA Hedeflerini Belirleyen Yapısal Kural Çözüldü</title>
		<link>https://oncology.com.tr/nsun2-rna-hedef-secimi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/nsun2-rna-hedef-secimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 10:32:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çift saplı RNA motif]]></category>
		<category><![CDATA[epitranskriptom]]></category>
		<category><![CDATA[m5C modifikasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[NSUN2]]></category>
		<category><![CDATA[NSUN2 enzimi]]></category>
		<category><![CDATA[RNA biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[RNA metilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[RNA modifikasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[RNA yapısal kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun kodlamayan RNA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/nsun2-rna-hedef-secimi/</guid>

					<description><![CDATA[NSUN2 enziminin RNA hedeflerini belirleyen yapısal kural çözüldü. Çift saplı RNA motifleri, enzimin m5C metilasyonundaki seçiciliğini açıklıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hücrelerinde RNA’ya 5-metilsitozin (m<sup>5</sup>C) işaretini ekleyen NSUN2 enzimi, uzun süredir RNA biyolojisinin en dikkat çekici düzenleyicilerinden biri olarak görülüyordu. Bu kimyasal işaretleme, RNA’nın kararlılığını, işlevini ve dolaylı olarak protein üretim süreçlerini etkileyebiliyor. Ancak NSUN2’nin hangi RNA’ları seçtiği ve neden bazı RNA türlerini diğerlerine göre daha kolay değiştirdiği sorusu, son döneme kadar net bir yapısal kuralla açıklanamamıştı. Yeni çalışma, bu belirsizliği önemli ölçüde azaltarak enzimin tanıma mantığının sanılandan daha geniş ve daha düzenli bir RNA mimarisine dayandığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, NSUN2’nin yalnızca klasik tRNA kıvrımlarını değil, iki saplı bir RNA motifini de tanıyabilmesi. Bu “çift saplı” mimari, metillenmesi hedeflenen sitozinin iki yanında yer alan iki ayrı sap bölgesini esas alıyor ve enzimin farklı RNA sınıflarını aynı prensip üzerinden okuyabildiğini düşündürüyor. Böylece NSUN2’nin yalnızca kanonik tRNA’larda çalışan bir enzim olmadığı, daha geniş bir RNA yelpazesinde benzer yapısal ipuçlarını izlediği anlaşılmış oldu.</p>
<p>NSUN2, normalde tRNA’ların değişken döngü bölgesindeki belirli sitozinlere m<sup>5</sup>C yerleştiriyor. Bu değişiklik, tRNA bütünlüğünün korunmasında ve translasyonun dengelenmesinde önemli kabul ediliyor. Fakat son yıllarda, enzimin uzun kodlamayan RNA’lar dahil olmak üzere tRNA dışındaki molekülleri de değiştirebildiğine dair veriler birikmişti. Sorun, bu çeşitliliği açıklayacak ortak bir kuralın eksikliğiydi. Çalışma, in vitro metilasyon deneylerini kullanarak bu boşluğu doldurmayı amaçladı ve NSUN2’nin etkin çalışabildiği minimal RNA alt yapıları tanımladı.</p>
<p>Bu yaklaşımın gücü, tam uzunluktaki RNA’ların karmaşık katlanmalarını modellemek yerine, enzimin gerçekten ihtiyaç duyduğu asgari yapısal öğeleri test edebilmesinde yatıyor. Araştırmacılar, çift saplı RNA motifini temel alan kısa parçalarla NSUN2’nin metilasyon aktivitesini büyük ölçüde yeniden oluşturabildi. Bu, enzimin tanımasının yalnızca belirli bir diziye değil, aynı zamanda o diziyi çevreleyen üç boyutlu yerleşime de bağlı olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle NSUN2, tek bir harf grubunu değil, o harflerin RNA içinde aldığı mimariyi de “okuyor”.</p>
<p>Çalışmanın önemli örneklerinden biri, insan uzun kodlamayan RNA’sı RP11 oldu. Bu RNA üzerinde belirgin bir m<sup>5</sup>C bölgesi bulunduğu biliniyordu, ancak NSUN2’nin bu noktayı <a href="https://oncology.com.tr/sepsiste-bagirsak-mikrobiyomu-etkisi/" title="Bağırsak mikrobiyomu sepsiste ölümcül bağışıklık taşmasını nasıl etkiliyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> seçtiği net değildi. Araştırmacılar, çift saplı motif yaklaşımını RP11’e uygulayarak küçük bir RNA fragmanının hem enzime bağlanabildiğini hem de güçlü biçimde metillendiğini gösterdi. Bu bulgu, geniş ve karmaşık bir RNA bağlamında görülen bir modifikasyonun, aslında daha küçük ve tanımlanabilir bir yapısal birime indirgenebildiğini ortaya koydu.</p>
<p>Mutasyon analizleri modeli daha da sağlamlaştırdı. Metillenmesi gereken sitozinin üridine dönüştürülmesi, beklenildiği gibi modifikasyonu ortadan kaldırdı. Bununla birlikte, enzimin tercih ettiği CNNRR dizisel motifiyle uyumlu 5′ uçtaki değişiklikler de etkinliği azalttı ya da bozdu. Bu sonuçlar, NSUN2’nin sadece “doğru” bazın varlığına değil, aynı zamanda o bazın çevresindeki dizisel ve yapısal bağlama bağımlı olduğunu gösteriyor. Araştırma ekibi, motifin RNA’nın iki saplı organizasyonuyla birlikte çalıştığını ve bu birleşik kuralın NSUN2’nin özgüllüğünü belirlediğini savunuyor.</p>
<p>Epitranskriptom alanında bu tür bulguların önemi büyük. RNA üzerindeki kimyasal modifikasyonlar, son yıllarda gen ifadesini düzenleyen ek bir katman olarak yoğun şekilde araştırılıyor. m<sup>5</sup>C işaretleri de bu düzenleme ağının önemli parçalarından biri. Ancak bir modifikasyonun biyolojik etkisini anlayabilmek için, yalnızca hangi bazın değiştiğini değil, hangi enzimin hangi RNA biçimini seçtiğini de bilmek gerekiyor. NSUN2’nin tanıma kuralının açıklığa kavuşması, gelecekte benzer modifikasyonların haritalanmasını kolaylaştırabilecek bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Bu çalışma, aynı zamanda NSUN2 ile ilişkili hastalık araştırmaları açısından da dolaylı önem taşıyor. Enzim, RNA işlenmesi ve çeviri kontrolüyle bağlantılı olduğundan, işlev bozukluğu hücresel dengeyi etkileyebiliyor. Bununla birlikte çalışma bir tedavi sonucu ya da klinik uygulama vaat etmiyor; daha çok RNA modifikasyonlarının nasıl seçildiğine dair temel bir mekanizmayı <a href="https://oncology.com.tr/cin-ilaca-direncli-verem-genomik-analiz/" title="Çin’de İlaca Dirençli Verem Haritası: Genomik İzler Salgının Yayılımını Aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">aydınlatıyor</a>. Böyle temel <a href="https://oncology.com.tr/b12-folat-homosistein-kronik-yorgunluk/" title="Yorgunluğun Görünmeyen Bağlantısı: B12, Folat ve Homosistein Üzerine Yeni Bulgular" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a>, uzun vadede biyobelirteç geliştirme ya da hedefe yönelik moleküler araçlar tasarlama çalışmalarına zemin oluşturabilir.</p>
<p>Sonuç olarak araştırma, NSUN2’nin RNA seçiciliğini açıklayan ortak bir yapısal ilke tanımlıyor: metillenebilir sitozini çevreleyen çift saplı motif. Bu ilke, enzimin tRNA’ların ötesine geçerek lncRNA’lar gibi farklı RNA sınıflarına da nasıl erişebildiğini anlamayı kolaylaştırıyor. RNA biyolojisi açısından bakıldığında, bu yalnızca bir enzimin tercihlerini anlatan bir keşif değil; hücrelerin RNA üzerindeki kimyasal dili nasıl kurduğuna dair daha genel bir kuralın da ipuçlarını veriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The molecular substrate recognition mechanism of the human RNA m^5C methyltransferase NSUN2 across diverse RNA substrates.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Substrate selectivity of the human RNA m^5C methyltransferase NSUN2.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Canepa, J., Ruiz-Arroyo, V.M., Schlamowitz, N.S. et al. Substrate selectivity of the human RNA m^5C methyltransferase NSUN2. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10582-9</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41586-026-10582-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/nsun2-rna-hedef-secimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
