<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>risk algısı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/risk-algisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 03:14:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>risk algısı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kalça kırığı sonrası yaşlılarda düşme risk algısı: Tek bir faktör değil, çoklu etkenler belirliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kalca-kirigi-dusme-risk-algisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kalca-kirigi-dusme-risk-algisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 03:14:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[düşme riski]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalça kırığı]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<category><![CDATA[risk algısı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kalca-kirigi-dusme-risk-algisi/</guid>

					<description><![CDATA[Kalça kırığı sonrası yaşlılarda düşme risk algısı tek bir nedene bağlı değil. Kesitsel çalışma, çoklu etkenlerin bu algıyı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalça kırığı geçiren yaşlı bireylerde düşme riskine ilişkin algının, yalnızca klinik duruma <a href="https://oncology.com.tr/cocuklarda-kemoterapiye-bagli-trombosit-dusuklugu-romiplostim/" title="Çocuklarda kemoterapiye bağlı trombosit düşüklüğüne romiplostim umut ışığı" data-wpan-internal-link="1">bağlı</a> olmadığı; farklı değişkenlerin bu algıyı birlikte şekillendirebildiği bildirildi. BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir kesitsel çalışma, bu hasta grubunda “düşme riski”nin nasıl değerlendirildiğini ve hangi etkenlerle ilişkili olabileceğini inceleyerek, rehabilitasyon sürecinde risk iletişiminin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p>Araştırma ekibi Du, Wang, Song ve arkadaşları, kalça kırığı sonrası döneminde bulunan yaşlı hastalarda düşme risk algısını ve olası etkileyen unsurları <a href="https://oncology.com.tr/germline-gen-varyantlari-dna-hasarindan-kanser/" title="Germline genler, aynı DNA hasarından çıkan tümörlerin “izini” belirleyebilir" data-wpan-internal-link="1">aynı</a> zaman diliminde değerlendirdi. Kesitsel tasarım, değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koysa da nedensellik kurmayı mümkün kılmıyor. Buna karşın, risk algısının klinik gerçekliklerle ne ölçüde uyum gösterebildiğini anlamak, daha hedefli önleme yaklaşımlarını planlamak açısından bilimsel bir başlangıç noktası sunuyor.</p>
<p>Çalışmanın odaklandığı katılımcılar, kalça kırığı sonrası iyileşme sürecinde olan ve düşme açısından yüksek risk <a href="https://oncology.com.tr/sicanlarda-25c-nbome-erken-maruziyet-sosyal-kacinma/" title="Sıçanlarda ergenlikte 25C-NBOMe: sosyal kaçınmayı yıllarca taşıyan devre dalgalanması" data-wpan-internal-link="1">taşıyan</a> yaşlılardı. Kalça kırığı, hareket kabiliyetini sınırlayabilen ağrı ve kas güçsüzlüğü gibi sorunlarla birlikte seyredebiliyor; bu da düşme olasılığını artırabiliyor. Araştırmacılar, bu savunmasız dönemde hastaların kendilerini ne kadar “düşmeye meyilli” gördüklerini incelemenin, güvenlik davranışlarına uyum ve risk azaltma çabaları açısından dolaylı bir gösterge olabileceğini vurguluyor.</p>
<p>Çalışmada düşme risk algısı, katılımcıların risk düzeyini nasıl değerlendirdikleri üzerinden ele alındı. Elde edilen veriler, risk algısının tek bir başlık altında açıklanamayacağını; farklı boyutların birlikte rol oynayabileceğini düşündürmekte. Bu çok boyutluluk, yaşlı bireylerin günlük yaşam deneyimleri, iyileşme sürecindeki işlev kaybı ve fiziksel kısıtlılıklar ile ilişkili olabilir. Kalça kırığı sonrası dönemde hastalar, hem bedenlerindeki değişimi hem de çevresel koşulları değerlendirerek düşme ihtimaline dair kendi yorumlarını geliştirebiliyor.</p>
<p>Araştırmanın “kesitsel” doğası, risk algısını etkileyen unsurların zaman içindeki gelişimini izlemeye imkân vermiyor. Yine de bulgular, düşme risk algısının klinik değerlendirmelerle her zaman birebir örtüşmeyebileceği olasılığını güçlendiriyor. Bu durum, sağlık hizmeti veren ekiplerin yalnızca riskin varlığını bildirmekle kalmayıp, hastanın bu riski nasıl anlamlandırdığını da dikkate almasının gerekliliğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışmanın kapsamı ayrıca, kalça kırığı geçirmiş yaşlılarda düşme risk algısının çeşitli etkenlerle ilişkili olabileceğine dair veri sunuyor. Bu etkenler, hareket kısıtlılığı gibi fiziksel özelliklerden, ağrıyla birlikte ortaya çıkabilen günlük hareketlerdeki değişime kadar uzanan bir çerçevede düşünülebilir. Bununla birlikte, araştırmacılar nedensellik iddiasında bulunmadan, mevcut verilerden yola çıkarak algı-ilişki örüntülerini tanımlamaya odaklanıyor.</p>
<p>Bilimsel açıdan bakıldığında bu tür çalışmalar, rehabilitasyon ortamlarında risk iletişimini iyileştirmek için zemin hazırlayabilir. Düşme riskinin hem fiziksel hem algısal boyutlar taşıdığı düşünüldüğünde, hastanın risk algısını anlamak; eğitim içeriklerinin, danışmanlığın ve güvenlik davranışlarına yönelik desteklerin daha iyi hedeflenmesine katkı sağlayabilir. Ancak bunun, bireysel karar ve klinik uygulamalara doğrudan otomatik olarak yansıtılması için ileri düzey çalışmalara ihtiyaç olduğu açık.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, kalça kırığı sonrası yaşlı hastalarda düşme risk algısının birden fazla faktörden etkilenebildiğini gösteren kanıtlar sunuyor. Kesitsel tasarımın sınırlılığına rağmen bulgular, düşme önleme çabalarının yalnızca fiziksel risk üzerinden değil, hastaların risk algısını nasıl kurduklarını da gözeterek daha bütüncül ele alınabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/study-finds-falls-risk-perception-influenced-by-multiple-factors-in-elderly-hip-fracture-patients/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Falls risk perception and its influencing factors in elderly hip fracture patients.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Falls risk perception and its influencing factors in elderly patients with hip fracture: a cross-sectional study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Du, Y., Wang, C., Song, R. et al. Falls risk perception and its influencing factors in elderly patients with hip fracture: a cross-sectional study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-08030-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1186/s12877-026-08030-4</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kalca-kirigi-dusme-risk-algisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elektronik Sigara Algısı Bırakma Kararını Nasıl Şekillendiriyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/elektronik-sigara-risk-algisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/elektronik-sigara-risk-algisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 22:16:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sigara]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sigaralar]]></category>
		<category><![CDATA[EVALI]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[risk algısı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[tütün ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[vaping riskleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/elektronik-sigara-risk-algisi/</guid>

					<description><![CDATA[MUSC'nin analizi, elektronik sigara risk algısının sigarayı bırakma kararları üzerindeki etkisini ve EVALI sonrası oluşan korkunun devam ettiğini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik sigaralar son yıllarda tütün kullanımını ve halk sağlığı tartışmalarını yeniden biçimlendirdi. Nikotini duman yerine aerosol yoluyla ileten bu cihazlar, çoğu zaman geleneksel sigaralara göre daha az zararlı bir seçenek olarak sunuluyor. Ancak bu iddia, kullanıcıların ve kamuoyunun risk algısıyla her zaman aynı çizgide ilerlemiyor. Özellikle 2019’da görülen e-sigara veya vaping ürünleriyle ilişkili <a href="https://oncology.com.tr/kucuk-hucreli-akciger-kanseri-yap1-direnci/" title="Tekrarlayan Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Direnci İşaret Eden Protein Saptandı" data-wpan-internal-link="1">akciğer</a> hasarı, yani EVALI salgını, elektronik sigaralara yönelik endişeleri keskin biçimde artırdı ve bu etkinin bugün de sürdüğüne <a href="https://oncology.com.tr/genclerin-ruh-sagliginda-cevresel-faktorler/" title="Gençlerin Ruh Sağlığına Dair Yeni İpucu: Günlük Çevreler Birlikte Etki Ediyor" data-wpan-internal-link="1">dair</a> güçlü işaretler var.</p>
<p>Güney Carolina Tıp Üniversitesi’nden (MUSC) yayımlanan yeni bilimsel analiz, tam da bu noktaya odaklanıyor: İnsanlar elektronik sigaraların riskini nasıl algılıyor ve bu algı sigarayı bırakma davranışını nasıl etkiliyor? Çalışma, tütün ürünleri arasında var olduğu kabul edilen “risk sürekliliği” fikrinin topluma ne ölçüde doğru aktarılabildiğini anlamaya çalışıyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin benimsediği bu yaklaşımda, yanarak tüketilen tütün ürünleri en yüksek risk grubunda yer alırken, nikotini buharlaştırarak ileten elektronik sigaralar genellikle daha düşük toksik maruziyetle ilişkilendiriliyor. Buna karşın, gerçek risk düzeyi ile kamuoyundaki algı arasında belirgin bir fark oluşmuş durumda.</p>
<p>Bilimsel arka plan oldukça net: Geleneksel sigaralar, tütünün yanması sırasında binlerce kimyasalın ve çok sayıda kanserojen maddenin açığa çıkmasına yol açıyor. Elektronik sigaralar ise yanma içermedikleri için bu yoğun toksik yükü üretmiyor; yine de tamamen risksiz değiller. Aerosolün içeriği, kullanılan sıvı, cihazın tasarımı ve kullanım biçimi gibi etkenler maruziyeti değiştirebiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, elektronik sigaraları “zararsız” değil, fakat çoğu durumda yanıcı sigaralardan farklı bir risk profiline sahip ürünler olarak değerlendiriyor.</p>
<p>MUSC’nin analizinin dikkat çektiği nokta, bu bilimsel ayrımın kamu algısına birebir yansımaması. Son yıllarda giderek daha fazla Amerikalı, elektronik sigaraları geleneksel sigaralarla eşit ya da daha yüksek riskli görmeye başladı. Bu yanlış algı, bazı kullanıcıların sigarayı bırakmak için daha az zararlı bir geçiş seçeneğine yönelmesini zorlaştırabilir. Halk sağlığı uzmanlarına göre riskin olduğundan fazla algılanması, özellikle mevcut sigara kullanıcılarının bırakma denemelerinde önemli bir bariyer haline gelebiliyor; çünkü insanlar bazen daha az zararlı olabilecek alternatifleri denemekten kaçınabiliyor.</p>
<p>EVALI olayı bu algının şekillenmesinde kritik rol oynadı. 2019’daki akciğer hasarı salgını, elektronik sigara kullanımına ilişkin haberlerin yoğun biçimde gündeme taşınmasına neden oldu. O dönem ortaya çıkan vaka kümeleri, özellikle medya görünürlüğü sayesinde geniş bir korku dalgası yarattı. Her ne kadar EVALI vakalarının önemli bir bölümü belirli yasa dışı veya düzenlenmemiş ürünlerle bağlantılı olsa da, kamuoyunda oluşan genel izlenim çoğu zaman tüm vaping ürünlerine yayıldı. Bu durum, risk iletişiminin ne kadar hassas olması gerektiğini bir kez daha gösterdi.</p>
<p>Sağlık iletişimi açısından mesele yalnızca ürün güvenliğiyle sınırlı değil; bilginin nasıl çerçevelendiği de önemli. Tütünle ilişkili kararlar, bireylerin yalnızca biyolojik risk hesaplarıyla değil, aynı zamanda haber akışı, sosyal çevre, kişisel deneyim ve kurumlara duyulan güvenle de belirleniyor. Risk algısı bozulduğunda, insanlar ya gereğinden fazla panikleyebiliyor ya da riskleri hafife alabiliyor. Her iki durumda da hedeflenen halk sağlığı mesajı etkisini kaybedebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, elektronik sigaraların ne olduğu kadar ne olmadığı konusunda da açık ve tutarlı iletişim kurulması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli boyutu, sağlık eşitsizlikleriyle ilişkili. Sigara bırakma girişimleri ve tütün kaynaklı hastalık yükü, toplumsal gruplar arasında eşit dağılmıyor. Daha yüksek bağımlılık düzeyi, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-siddet-sonrasi-saglik-hizmetine-gec-basvuru/" title="Brezilya’da Yaşlılara Yönelik Şiddet Sonrası Tedaviye Geç Başvuru Alarmı" data-wpan-internal-link="1">sağlık hizmetine erişim</a> farkları ve yanlış bilgilere maruziyet, bazı topluluklarda bırakma süreçlerini daha da zorlaştırabiliyor. Elektronik sigaraların riskine dair aşırı olumsuz algı, bazı gruplarda sigaradan uzaklaşmayı destekleyecek alternatiflerin benimsenmesini azaltabilir. Buna karşılık, riskin olduğundan düşük sunulması da özellikle gençler arasında yeni nikotin kullanımını teşvik etme tehlikesi taşıyor.</p>
<p>Bu dengenin kurulması, nikotin bağımlılığıyla mücadelede önemli bir halk sağlığı sınavı olarak görülüyor. Araştırmacılar, e-sigara risklerinin tartışılmasında tek yönlü mesajların yeterli olmadığını, ürünler arasındaki farkların bilimsel temelde anlatılması gerektiğini vurguluyor. Yanıcı sigaralar ile elektronik sigaralar arasındaki farkı doğru aktarmak, mevcut sigara kullanıcılarının daha bilinçli karar vermesine yardımcı olabilirken, nikotin başlama riskini artırmayacak dikkatli bir iletişim dilini de gerektiriyor.</p>
<p>MUSC çalışması, sigara bırakma stratejilerinde risk algısının yalnızca yan bir konu olmadığını, doğrudan davranışı etkileyen temel bir unsur olduğunu hatırlatıyor. EVALI sonrası oluşan algı kayması, bilimsel veriler ile toplumsal kanaat arasındaki boşluğun ne kadar genişleyebileceğini gösterdi. Önümüzdeki dönemde halk sağlığı uzmanları için asıl zorluk, elektronik sigaraların ne bir mucize çözüm ne de geleneksel sigarayla birebir aynı riskte ürünler olarak sunulmadan, kanıta dayalı biçimde anlatılması olacak. Sigara bırakma çabalarının başarısı, giderek daha fazla, riskin doğru anlaşılmasına bağlı görünüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Shifting perceptions of e-cigarette risk: A secondary analysis from a nationwide, randomized controlled clinical trial of e-cigarettes among smokers</p>
<p><strong>References:</strong><br />Smith, T., Barros, E., Ravenel, I., Carpenter, M. (2026). Shifting perceptions of e-cigarette risk: A secondary analysis from a nationwide, randomized controlled clinical trial of e-cigarettes among smokers. Addictive Behaviors. DOI: 10.1016/j.addbeh.2026.108672</p>
<p><strong>Image Credits:</strong> Medical University of South Carolina; Photo by Clif Rhodes</p>
<p><strong>Keywords:</strong> elektronik sigaralar, vaping, sigarayı bırakma, EVALI, risk algısı, tütün zarar azaltımı, halk sağlığı iletişimi, sağlık eşitsizlikleri, nikotin bağımlılığı, akciğer hasarı, tütünle ilişkili hastalık, medya etkisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/elektronik-sigara-risk-algisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
