<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>retrospektif analiz &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/retrospektif-analiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 09:25:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>retrospektif analiz &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zekâ, Nöbet İlaçlarının Düşük Dereceli Gliom Seyri Üzerindeki İzini Sürüyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dusuk-dereceli-glioma-aed-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dusuk-dereceli-glioma-aed-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:25:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[antiepileptik ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[düşük dereceli gliom]]></category>
		<category><![CDATA[düşük dereceli glioma]]></category>
		<category><![CDATA[kanser prognozu]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenimi]]></category>
		<category><![CDATA[nöro-onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[retrospektif analiz]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dusuk-dereceli-glioma-aed-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Bu çalışma, düşük dereceli glioma hastalarında antiepileptik ilaçların prognoz üzerindeki etkisini makine öğrenimi ve klinik verilerle analiz ederek yeni bulgular sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşük dereceli gliomlarda hangi hastanın daha yavaş, hangisinin daha agresif bir klinik gidiş göstereceğini öngörmek, nöro-onkolojinin en zor sorularından biri olmaya devam ediyor. Beynin destek hücrelerinden kaynaklanan bu yavaş büyüyen tümörler, her ne kadar yüksek dereceli gliomlara kıyasla daha ılımlı bir seyir izleyebilse de, davranışları çoğu zaman öngörülemez olabiliyor. Yeni bir çalışma ise bu belirsiz alana antiepileptik ilaçlar, kısaca AED’ler ile yapay zekâyı aynı analiz çerçevesinde bir araya getirerek dikkat çekici bir yaklaşım sundu.</p>
<p>Zhou, Huang ve Liang’ın yer aldığı araştırma ekibi, retrospektif bir kohort analizi ile makine öğrenimi yöntemlerini birleştirerek AED kullanımının düşük dereceli glioma hastalarında sağkalım ve hastalık gidişi üzerindeki olası etkilerini inceledi. Çalışmanın temel amacı, yalnızca klinik sonuçlarla sınırlı kalmayan, aynı zamanda tümör örneklerinden elde edilen <a href="https://oncology.com.tr/sempatik-sinyal-ards-akciger-iltihabi/" title="Sinir Sistemi Sinyali Akciğer İltihabını Nasıl Hafifletebilir? ARDS’de Yeni Bir Moleküler Yol" data-wpan-internal-link="1">moleküler</a> verilerle de ilişkilendirilebilen daha kapsamlı bir tablo oluşturmaktı. Böylece araştırmacılar, tedavi ile tümör biyolojisi arasındaki etkileşimin tek bir düzlemde anlaşılabileceği bir analiz sistemi kurmaya çalıştı.</p>
<p>Makine öğrenimi, geniş veri kümeleri içinde insan gözünün kolayca ayırt edemeyeceği örüntüleri ortaya çıkarabilen bir yapay zekâ alt dalı olarak son yıllarda tıpta giderek daha fazla kullanılıyor. Özellikle kanser araştırmalarında, hastaların klinik değişkenleri ile moleküler profillerini <a href="https://oncology.com.tr/kanser-genetik-koken-tumor-mutasyonlari/" title="Tümör Mutasyonlarıyla Birlikte Genetik Kökeni Okumak, Kanserde Sağkalım Tahminlerini Güçlendirebilir" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> değerlendirmek, klasik istatistik yöntemlerin kaçırabileceği ilişkileri görünür kılabiliyor. Bu çalışmada da araştırmacıların, retrospektif hasta verilerini bilgisayar destekli modellerle tarayarak AED alan ve almayan hastalar arasındaki olası farkları daha ayrıntılı biçimde sınıflandırdığı anlaşılıyor.</p>
<p>AED’ler, nöbet kontrolü için uzun süredir kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor ve düşük dereceli glioma hastalarında epileptik nöbetlerin sık görülmesi nedeniyle klinik pratikte önemli bir yer tutuyor. Ancak bu ilaçların tümör biyolojisi üzerindeki etkisi her zaman net değil. Bazı ilaçların hücresel yolları etkileme potansiyeli bulunsa da, AED kullanımının doğrudan prognozu nasıl değiştirdiği sorusu çoğu zaman gözlemsel verilerden yola çıkılarak araştırılıyor. Bu nedenle mevcut çalışma, nedensellik iddiası kurmaktan çok, olası ilişkileri daha hassas biçimde haritalamaya odaklanan erken aşama bir araştırma niteliği taşıyor.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, klinik sonlanımlar ile tümör dokusundan elde edilen moleküler imzaları aynı analiz içinde ele alması oldu. Bu yaklaşım, yalnızca bir ilacın sağkalım üzerinde anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığını değil, aynı zamanda bu farkla bağlantılı olabilecek biyolojik hedeflerin neler olabileceğini de sorguluyor. Nöro-onkolojide kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımı giderek önem kazanırken, bir hastanın eşlik eden nörolojik durumları ve aldığı destek tedavileri ile tümörün moleküler yapısını birlikte değerlendirmek, daha rafine karar verme süreçlerine kapı aralayabilir.</p>
<p>Düşük dereceli gliomalar genellikle yavaş büyüse de, zaman içinde dönüşüm gösterebilir ve bazı hastalarda beklenenden daha sorunlu bir seyir izleyebilir. Bu nedenle prognozu etkileyen faktörlerin doğru belirlenmesi yalnızca yaşam süresi açısından değil, yaşam kalitesi ve tedavi planlaması açısından da kritik önem taşıyor. Özellikle nöbet öyküsü olan hastalarda AED kullanımı sık gündeme geldiğinden, bu ilaçların tümör progresyonu ile olası ilişkisini daha iyi anlamak klinisyenler için değerli olabilir. Bununla birlikte, araştırmanın retrospektif tasarımı nedeniyle elde edilen bulguların kontrollü ileri çalışmalarla doğrulanması gerekeceği de açık.</p>
<p>Çalışmanın işaret ettiği bir diğer önemli nokta, kanser araştırmalarında veri bilimi tekniklerinin giderek daha merkezî hâle gelmesi. Klinik kayıtlar, tedavi öyküleri ve moleküler profiller birlikte işlendiğinde, farklı hasta alt grupları daha doğru biçimde ayrıştırılabiliyor. Bu durum, yalnızca tedavi etkinliğini değerlendirmek için değil, aynı zamanda hangi biyolojik yolların klinik sonuçlarla ilişkili olabileceğini anlamak için de büyük önem taşıyor. Özellikle düşük dereceli glioma gibi heterojen tümörlerde, standart yaklaşımın ötesine geçen veri odaklı analizler, gelecekte daha hedefli araştırmaların temelini oluşturabilir.</p>
<p>Yine de uzmanlar, yapay zekâ destekli analizlerin heyecan verici sonuçlar üretse de klinik kararlarda tek başına belirleyici olmaması gerektiğini vurguluyor. Makine öğrenimi modelleri, verilerin kalitesi ve kapsamı kadar iyidir; bu nedenle sonuçlar, çalışma tasarımının sınırları içinde yorumlanmalıdır. AED’lerin glioma prognozuna etkisi konusunda ortaya çıkan bu yeni bulgular, kesin bir tedavi değişikliği önermekten çok, alandaki soruların daha sofistike yöntemlerle yeniden ele alınabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak bu araştırma, antiepileptik ilaçlar ile düşük dereceli glioma prognozu arasındaki ilişkiyi incelemek için yapay zekâ ve retrospektif klinik verilerin nasıl birlikte kullanılabileceğine <a href="https://oncology.com.tr/semaglutid-tip-2-diyabet-kirik-risk/" title="Semaglutid Kullanımı, Tip 2 Diyabette Kırık Riskine Dair Beklentileri Değiştiriyor" data-wpan-internal-link="1">dair</a> önemli bir örnek sunuyor. Çalışma, hem hasta sağkalımı hem de tümör biyolojisi açısından yeni ipuçları üretme potansiyeli taşıyor; ancak bu ipuçlarının klinik uygulamaya dönüşmesi için daha fazla doğrulama ve ileri düzey araştırma gerekecek. Yine de nöro-onkoloji alanında kişiselleştirilmiş tedaviye giden yolda, bu tür çok katmanlı analizlerin önemi her geçen gün artıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Effects of antiepileptic drugs on prognosis of low-grade glioma and identification of related molecular targets using machine learning and retrospective cohort analysis</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Integrating machine learning and retrospective cohort to explore the effects of AEDs on the prognosis of LGG and identify related molecular targets</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zhou, M., Huang, Q., Liang, H. et al. Integrating machine learning and retrospective cohort to explore the effects of AEDs on the prognosis of LGG and identify related molecular targets. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01167-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dusuk-dereceli-glioma-aed-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da Cihaz Destekli Tedavileri Değerlendirmede Veri Eksikliği Sorunu Gündemde</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-cihaz-destekli-tedavi-veri-eksikligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-cihaz-destekli-tedavi-veri-eksikligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 01:04:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz destekli tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[retrospektif analiz]]></category>
		<category><![CDATA[veri eksikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-cihaz-destekli-tedavi-veri-eksikligi/</guid>

					<description><![CDATA[Parkinson hastalarında cihaz destekli tedavilerin gerçek etkisini ölçmekte veri eksikliği ve takip kaybı yanlılığı önemli sorunlar oluşturuyor. Bu durum sonuçların yorumlanmasını zorlaştırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/eozinofiller-alerji-parkinson-iliski/" title="Alerji ile Parkinson Arasında Beklenmedik Bağ: Eozinofiller Mercek Altında" data-wpan-internal-link="1">Parkinson</a> hastalığında ilaç tedavileri tek başına yeterli olmadığında devreye giren cihaz destekli yaklaşımlar, klinik uygulamada giderek daha önemli bir yer kazanıyor. Derin beyin stimülasyonu ve diğer cihaz temelli müdahaleler, bazı hastalarda motor belirtileri ve günlük yaşam kısıtlılıklarını azaltmada değerli seçenekler sunabiliyor. Ancak bu tedavilerin gerçek yaşam koşullarındaki etkisini ölçmek, özellikle geriye dönük kayıtlar <a href="https://oncology.com.tr/tumor-mikrocevresi-kan-testi/" title="Mayo ve Stanford’dan Kan Üzerinden Tümör Çevresini Okuyan İlk Yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> yapıldığında, göründüğünden çok daha karmaşık hale geliyor.</p>
<p>npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan ve Zheng ile Liu’nun kaleme aldığı eleştirel değerlendirme, tam da bu noktaya odaklanıyor. Yazarlar, cihaz destekli tedavilerin sonuçlarını inceleyen retrospektif kayıt analizlerinin, veri bütünlüğü ve takip kaybı gibi konular nedeniyle dikkatle yorumlanması gerektiğini vurguluyor. Çalışmanın mesajı, bu tedavilerin değerini küçümsemek değil; aksine, gerçek etkilerinin bilimsel olarak güvenilir biçimde anlaşılabilmesi için kullanılan yöntemlerin daha titiz olması gerektiğini hatırlatmak.</p>
<p>Değerlendirmede öne çıkan temel sorunlardan biri, hastaların analize alınabilmesi için hem başlangıçta hem de 12 aylık kontrolde PDQ-39 verilerinin eksiksiz olması şartı. PDQ-39, Parkinson hastalarının yaşam kalitesini çeşitli boyutlarda ölçen ve klinik araştırmalarda yaygın kullanılan doğrulanmış bir hasta bildirim ölçeği. Günlük işlevsellikteki değişiklikleri, sosyal katılımı ve hastalığın yaşam kalitesi üzerindeki etkisini anlamak için önemli bilgiler sunuyor. Ancak bir hastanın hem başlangıç hem de takip verisinin tam olması zorunluluğu, analiz örnekleminde sistematik bir daralmaya yol açabiliyor.</p>
<p>Zheng ve Liu’nun işaret ettiği gibi, takibi eksik kalan hastalar rastgele kaybolmuş bir grup olmayabilir. Kayıp veriler, tedaviden yeterli fayda göremeyenleri, yan etkiler nedeniyle izlemi bırakmış olanları ya da sosyal ve lojistik nedenlerle merkeze geri dönemeyen bireyleri daha fazla temsil edebilir. Bu durum, sonuçların gerçekte olduğundan daha olumlu görünmesine neden olabilecek bir attrition bias, yani takip kaybına bağlı yanlılık yaratır. Başka bir deyişle, analizde yalnızca veri seti tamam olan hastaların yer alması, cihaz destekli tedavilerin başarısını olduğundan yüksek gösterebilir.</p>
<p>Bu yöntemsel sorun, Parkinson araştırmalarında özellikle önem taşıyor; çünkü hastalık uzun süreli izlem gerektiriyor ve hastaların klinik seyri zaman içinde büyük değişkenlik gösterebiliyor. Motor semptomların yanı sıra yorgunluk, bilişsel etkilenme, psikiyatrik belirtiler ve yaşam koşullarındaki değişiklikler de takip verilerini etkileyebiliyor. Bu nedenle araştırmacıların yalnızca sonuç puanlarına değil, verinin nasıl toplandığına, kimlerin çalışmadan çıktığına ve eksik verinin hangi nedenlerle oluştuğuna da bakması gerekiyor.</p>
<p>Eleştirinin bir diğer önemli yönü, retrospektif kayıtların doğasıyla ilgili. Hasta kayıtları ve merkez veritabanları, gerçek dünya pratiğini yansıtmaları açısından çok değerli; çünkü kontrollü çalışmalarda görülmeyen geniş bir hasta çeşitliliğini kapsayabiliyorlar. Öte yandan bu tür kaynaklar, başlangıçta araştırma amacıyla tasarlanmadıkları için ölçüm zamanları, veri standardizasyonu ve eksik kayıtların yönetimi bakımından sınırlılıklar taşıyor. Bir tedavinin etkisini doğru değerlendirmek için yalnızca çok sayıda hasta değil, aynı zamanda tutarlı ve eksiksiz bir veri yapısı gerekiyor.</p>
<p>PDQ-39 gibi yaşam kalitesi ölçütlerinin kullanılması da bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Çünkü cihaz destekli tedavilerin başarısı <a href="https://oncology.com.tr/siroz-karaciger-kanseri-portal-hipertansiyon/" title="Karaciğer Sadece Tümörle Değil Basınçla da Konuşuyor: Siroz ve Kanserde Yeni Bakış" data-wpan-internal-link="1">sadece</a> klinik muayene bulgularıyla değil, hastanın günlük yaşamda hissettiği değişimlerle de ilgili. Bununla birlikte, tek bir ölçeğe dayanmak yerine, motor durum, ilaç ihtiyacı, komplikasyonlar ve hasta bildirimli sonuçların birlikte değerlendirilmesi daha dengeli bir tablo sunabilir. Yine de böyle çok boyutlu analizlerde bile, verinin eksiksizliği temel koşul olmaya devam ediyor.</p>
<p>Zheng ve Liu’nun değerlendirmesi, Parkinson alanında giderek büyüyen gerçek dünya veri kullanımının hangi prensiplere dayanması gerektiğini de hatırlatıyor. Araştırmacılar, eksik takip verisini nasıl ele aldıklarını açıkça belirtmeli, kayıp hastaların özelliklerini mümkün olduğunca tanımlamalı ve sonuçların bu kayıplardan nasıl etkilenebileceğini tartışmalı. Böylece okuyucular, cihaz destekli tedavilerin etkisine ilişkin bulguları daha temkinli ve yerinde yorumlayabilir.</p>
<p>Bu yaklaşım, yalnızca metodolojik bir ayrıntı değil; klinik karar verme açısından da kritik. Parkinson hastaları ve hekimleri için cihaz destekli seçenekler çoğu zaman ileri evre semptom yönetiminde önemli bir basamak oluşturuyor. Dolayısıyla bu tedavilere ilişkin kanıtların güvenilirliği, gerçek yararın doğru ölçülmesine bağlı. Veri eksikliğinin ve takip kaybının etkisi yeterince hesaba katılmadığında, kararlar hatalı iyimserliğe dayanabilir.</p>
<p>Sonuç olarak söz konusu eleştirel inceleme, cihaz destekli Parkinson tedavilerinin etkisini anlamada yalnızca sonuçlara değil, sonuçlara nasıl ulaşıldığına da odaklanılması gerektiğini gösteriyor. Kayıt tabanlı araştırmalar, doğru tasarım ve şeffaf analizle güçlü kanıtlar üretebilir; ancak eksik veri ve seçilim yanlılığı göz ardı edildiğinde bu güç zayıflayabilir. Parkinson araştırmalarında bir sonraki adım, daha fazla veri toplamak kadar, toplanan veriyi daha dikkatli ve daha dürüst biçimde yorumlamak olacak gibi görünüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Device-aided therapy outcomes in Parkinson’s disease, focusing on methodological challenges in retrospective registry analyses.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Matters arising: critical appraisal of device aided therapy outcomes in Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zheng, Q., Liu, C. Matters arising: critical appraisal of device aided therapy outcomes in Parkinson’s disease. npj Parkinsons Dis. 12, 110 (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01342-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41531-026-01342-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-cihaz-destekli-tedavi-veri-eksikligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
