<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikiyatri araştırması &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/psikiyatri-arastirmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 May 2026 16:42:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>psikiyatri araştırması &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Boston Üniversitesi’nden IPV Araştırmasına Yeni Finansman: Washington Eyaleti’nde Müdahaleler Mercek Altında</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yakin-partner-siddeti-mudahale-arastirmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yakin-partner-siddeti-mudahale-arastirmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 16:42:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[IPV müdahaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanıta dayalı politika]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet önleme]]></category>
		<category><![CDATA[toplum sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yakın partner şiddeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yakin-partner-siddeti-mudahale-arastirmasi/</guid>

					<description><![CDATA[Dr. Casey Taft, Washington eyaletinde yakın partner şiddeti müdahalelerinin etkinliğini değerlendirecek dört yıllık bir araştırma için Arnold Ventures’tan hibe aldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boston Üniversitesi Chobanian &amp; Avedisian Tıp Fakültesi’nde psikiyatri profesörü olan Dr. Casey Taft, yakın partner şiddetiyle mücadelede hangi müdahalelerin gerçekten işe yaradığını daha net ortaya koymayı amaçlayan dört yıllık bir araştırma için Arnold Ventures’tan 298.139 dolarlık hibe aldı. Washington eyaletinde yürütülecek çalışma, aile içi ve ilişkisel şiddet alanında kullanılan programların yalnızca uygulanmasını değil, hangi sonuçları değiştirdiğini de karşılaştırmalı biçimde incelemeyi hedefliyor.</p>
<p>Yakın partner şiddeti, fiziksel saldırıların yanı sıra psikolojik baskı ve zorlayıcı davranışları da kapsayan, yaygın ve uzun vadeli etkileri olan bir <a href="https://oncology.com.tr/gebelik-oncesi-saglik-bilinci-artiyor/" title="Hamilelik Öncesi Sağlık Bilgisi Güçleniyor, Ancak Doğum Öncesi Risklerde Eksikler Sürüyor" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> sorunu olarak görülüyor. Bu tür şiddet, yalnızca doğrudan maruz kalan yetişkinlerin güvenliğini tehdit etmekle kalmıyor; aynı zamanda travma, kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruh sağlığı sorunlarıyla da ilişkili. Sağlık sistemleri ve sosyal destek hizmetleri üzerinde yarattığı yük, konunun yalnızca adli bir mesele değil, aynı zamanda klinik ve toplumsal bir öncelik olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın <a href="https://oncology.com.tr/teclistamab-nuks-eden-multipl-myelom/" title="Nüks Eden Multipl Myelomada Teclistamab’dan Dikkat Çekici Yanıt: Uluslararası Faz 3 Çalışmada Yeni Dönem İşaretleri" data-wpan-internal-link="1">dikkat çekici</a> yönlerinden biri, şiddetin kuşaklar arası etkilerine odaklanması. Araştırma alanındaki genel kanıtlar, yakın partner şiddetine maruz kalan çocukların ilerleyen yaşlarda duygusal, sosyal ve davranışsal sorunlar yaşama riskinin arttığını ortaya koyuyor. Bu çocukların yetişkinlikte ya şiddet uygulayan ya da şiddete maruz kalan kişiler olma olasılığının daha yüksek olması, erken müdahale ve etkili önleme stratejilerinin neden kritik olduğunu açıklıyor. Uzmanlara göre bu döngü kırılmadığında, IPV yalnızca bireysel ilişkiler içinde kalmıyor; aile yapıları ve toplum genelinde yeniden üretiliyor.</p>
<p>Dr. Taft’ın projesi, mevcut müdahalelerin etkinliğini değerlendirme biçimine yeni bir bakış kazandırmayı amaçlıyor. Alan yazınında, özellikle suç ve tekrar şiddet davranışı açısından bazı programların sınırlı etkiler gösterdiği biliniyor. Bu nedenle araştırmanın önemli bir boyutu, yakın partner şiddetini azaltmaya yönelik farklı yaklaşımların, yalnızca şiddet tekrarını değil, aynı zamanda psikolojik belirtileri ve davranış değişimini ne ölçüde etkilediğini karşılaştırmak olacak. Bu yaklaşım, klinik uygulamalarda hangi programların önceliklendirilmesi gerektiğine <a href="https://oncology.com.tr/kadmiyum-maruziyeti-pankreas-kanseri/" title="Kadmiyum Maruziyetinin Pankreas Kanseriyle Moleküler Bağına Dair Yeni İzler" data-wpan-internal-link="1">dair</a> daha sağlam kanıt üretmeyi hedefliyor.</p>
<p>Washington eyaletinin seçilmesi de çalışmaya ayrı bir önem katıyor. Eyalet düzeyinde toplanacak veriler, yerel uygulama koşullarında müdahalelerin nasıl işlediğini inceleme fırsatı verecek. Böylece araştırma, teorik bir değerlendirme olmanın ötesine geçerek gerçek dünya koşullarında uygulanabilir sonuçlar sunabilecek. Halk sağlığı uzmanlarına göre, bu tür saha temelli çalışmalar, politika yapıcıların ve hizmet sağlayıcıların kaynakları hangi programlara yönlendireceği konusunda daha isabetli karar vermesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Arnold Ventures’tan sağlanan finansman, araştırmanın çok yıllı yapısını destekleyecek ve analizlerin daha sistematik biçimde yürütülmesine olanak tanıyacak. IPV alanında etki değerlendirmesi çoğu zaman karmaşık bir süreçtir; çünkü başarı yalnızca şiddetin yeniden ortaya çıkmamasıyla ölçülmez. Ruh sağlığı belirtilerindeki değişim, davranış kalıpları, tekrar suç işleme oranları ve hizmetlere erişim gibi çok sayıda değişken birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle çalışma, müdahalelerin gerçek yaşamda ne kadar etkili olduğuna dair daha bütüncül bir çerçeve sunmayı amaçlıyor.</p>
<p>Taft’ın araştırması, aynı zamanda kanıta dayalı politika tartışmalarına da katkı sağlayabilir. IPV alanında kullanılan programların bazıları, uzun süredir uygulamada olmasına karşın sınırlı veriyle destekleniyor. Yeni çalışma, hangi yaklaşımların daha güçlü sonuç verdiğini ortaya koyarsa, hem adalet sistemi bağlantılı hizmetlerde hem de ruh sağlığı temelli uygulamalarda daha hedefli stratejilerin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Uzmanlar, özellikle şiddetin önlenmesiyle psikolojik iyileşmenin birlikte düşünülmesinin kritik olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Toplum sağlığı açısından bakıldığında, bu tür araştırmaların değeri yalnızca bireysel vakalarla sınırlı değil. Yakın partner şiddeti, acil servis başvurularından psikiyatrik tedaviye, çocuk koruma hizmetlerinden sosyal yardıma kadar geniş bir alanda etkisini hissettiriyor. Bu nedenle müdahalelerin etkili olup olmadığını titizlikle inceleyen çalışmalar, hem insan hayatını koruma hem de sistem üzerindeki yükü azaltma potansiyeli taşıyor. Dr. Taft’ın Washington merkezli projesi de bu açıdan, IPV alanında daha güçlü bilimsel temeller oluşturmayı amaçlayan önemli bir girişim olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Önümüzdeki dört yıl boyunca elde edilecek bulguların, yalnızca akademik literatüre değil, saha uygulamalarına ve kamu politikalarına da yön vermesi bekleniyor. Araştırmanın sonunda ortaya çıkacak veriler, yakın partner şiddeti müdahalelerinin nasıl ölçülmesi gerektiğine dair tartışmalara yeni bir çerçeve kazandırabilir. Böylece çalışma, hem şiddetin tekrarını azaltma hem de travmanın uzun vadeli etkilerini hafifletme yönünde daha etkili, kanıta dayalı yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Evaluating and comparing the effectiveness of interventions designed to reduce intimate partner violence, focusing on physical violence arrest recidivism and related psychological outcomes.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Evaluating Interventions for Intimate Partner Violence Use in Washington State: A Four-Year Study by Dr. Casey Taft</p>
<p><strong>References:</strong><br />Not provided</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yakın Partner Şiddeti, İPS, müdahale etkinliği, Evde Güç, yeniden tutuklanma, TSSB, davranış değişikliği, veri analizi, halk sağlığı, travma, askeri aileler, kanıta dayalı politika</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yakin-partner-siddeti-mudahale-arastirmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon Sonrası Zihin Performansı ve Nüks Riski Arasında Beklenmedik Bağlantı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/depresyon-sonrasi-bilissel-islev-nuks-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/depresyon-sonrasi-bilissel-islev-nuks-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 01:52:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel işlev]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[major depresif bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[nüks riski]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri araştırması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/depresyon-sonrasi-bilissel-islev-nuks-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, depresyon sonrası görülen beyin sisi ile nüks riski arasında doğrudan bağlantı olmadığını, bazı bilişsel performans artışlarının ise nüks riskini yükseltebileceğini ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon sonrası dönemde sık görülen “beyin sisi” ve dikkat dağınıklığının, hastalığın yeniden <a href="https://oncology.com.tr/yaslanan-beyinde-m6a-rna-modifikasyonu/" title="Yaşlanan Beyinde m6A İşareti: Sinapsın RNA Düzeyindeki Yeni Düzenleyicisi Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> çıkacağını gösteren güvenilir bir işaret olmadığına dair yeni bir çalışma, psikiyatri alanındaki yerleşik bir varsayımı sorguluyor. BMJ Mental Health dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bilişsel performanstaki düşüş her zaman daha kötü bir depresyon seyri anlamına gelmiyor; hatta bazı ölçümlerde daha iyi bilişsel işlev, gelecekte daha yüksek nüks riskiyle ilişkilendirildi.</p>
<p>University of Birmingham’dan Dr. Angharad de Cates’in liderlik ettiği ve Oxford Üniversitesi araştırmacılarının da katkı sunduğu çalışma, Birleşik Krallık Biobank verilerini kullanarak yaklaşık 1.800 katılımcıyı değerlendirdi. Araştırma, geçmişinde depresyon öyküsü bulunan bireyleri, yaş ve cinsiyet gibi temel değişkenler açısından eşleştirilmiş ve depresyon geçmişi olmayan kontrol gruplarıyla karşılaştırdı. Amaç, bilişsel işlev ile gelecekteki depresyon <a href="https://oncology.com.tr/aluminyum-adjuvanli-asilarda-saglik-etkileri/" title="Alüminyum İçeren Aşılar İçin Yeni İnceleme: Ciddi ve Uzun Vadeli Sağlık Riski Saptanmadı" data-wpan-internal-link="1">riski</a> arasındaki ilişkinin sanılandan daha karmaşık olup olmadığını ortaya koymaktı.</p>
<p>Depresyon, dünya genelinde en yaygın ve en yıkıcı ruh sağlığı sorunları arasında yer alıyor. Hastalığın yalnızca duygudurum üzerinde değil, hafıza, dikkat ve karar verme gibi düşünsel süreçler üzerinde de etkili olduğu uzun süredir biliniyor. Klinik pratikte “brain fog” olarak tarif edilen bu tablo, major depresif bozukluğu olan kişilerin büyük bir bölümünde görülüyor. Önceki çalışmalar, bu tür bilişsel şikâyetlerin daha dirençli hastalık, daha zor toparlanma ve daha yüksek relaps olasılığıyla bağlantılı olabileceğini düşündürmüştü. Ancak yeni bulgular, bu ilişkinin doğrudan ve tek yönlü olmayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Çalışma kapsamında katılımcılara farklı zihinsel işlev alanlarını ölçen bir dizi test uygulandı. Bunlar arasında tepki süresi görevi, çalışma belleğini değerlendiren sayısal hafıza testi ve çağrışımsal öğrenmeyi inceleyen kelime eşleştirme alıştırması yer aldı. Araştırmacılar, bu testlerle hem temel bilişsel hız ve doğruluğu hem de bilgiyi kısa süreli tutma ve yeni bağlantılar kurma kapasitesini ölçmeyi hedefledi. Böylece depresyon öyküsü olan kişilerdeki performans, sağlıklı kontrollerle ve daha sonra gelişebilecek ruh sağlığı sonuçlarıyla karşılaştırıldı.</p>
<p>Elde edilen sonuçlar, depresyon sonrası bilişsel zayıflığın otomatik olarak nüksü öngördüğü fikrine destek vermedi. Daha da dikkat çekici olan, bazı bilişsel alanlarda daha güçlü performans gösteren kişilerin ilerleyen dönemde depresyonun geri dönmesi açısından daha yüksek risk taşıyabilmesiydi. Bu bulgu, ruh sağlığı uzmanlarının uzun zamandır kullandığı bazı varsayımların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Yine de araştırmacılar, bunun nedensel bir ilişki anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Gözlemsel tasarımlar, bir değişkenin diğerine doğrudan neden olduğunu kanıtlamaz; yalnızca birlikte görülme örüntülerini ortaya koyar.</p>
<p>Uzmanlara göre sonuçlar, depresyonun iyileşme evresindeki bilişsel semptomların klinik <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-cihaz-destekli-tedavi-veri-eksikligi/" title="Parkinson’da Cihaz Destekli Tedavileri Değerlendirmede Veri Eksikliği Sorunu Gündemde" data-wpan-internal-link="1">değerlendirmede</a> yararlı olabileceğini; ancak tek başına nüks riskini tahmin etmek için yeterli bir biyobelirteç olarak görülmemesi gerektiğini düşündürüyor. Depresyonun gidişatını etkileyen çok sayıda faktör bulunuyor: önceki atak sayısı, stres düzeyi, eşlik eden anksiyete, uyku bozuklukları, sosyal destek ve tedaviye erişim bunlardan yalnızca birkaçı. Bu nedenle bilişsel testlerdeki performans, daha geniş bir klinik resmin parçası olarak yorumlanmalı.</p>
<p>Çalışmanın önemli yönlerinden biri, büyük ve iyi karakterize edilmiş bir popülasyondan yararlanması. UK Biobank gibi geniş veri tabanları, ruh sağlığı araştırmalarında küçük örneklemlerin ötesine geçilmesini sağlayarak daha güvenilir örüntülerin incelenmesine olanak veriyor. Bununla birlikte, böyle verilerde de bazı sınırlılıklar bulunabiliyor. Testlerin tek bir zaman noktasında yapılması, bilişsel değişimin zaman içindeki seyrini tam olarak yansıtmayabilir. Ayrıca laboratuvar temelli performans, günlük yaşamda işlevsellikten farklı olabilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın asıl önemi, depresyonla biliş arasında kurulan basit denklemi bozmasında yatıyor. “Kötü biliş = daha yüksek risk” şeklindeki yaklaşımın her zaman geçerli olmadığı görülüyor. Bu da gelecekte yapılacak çalışmaların, depresyon öyküsü olan bireylerde yalnızca eksikliklere değil, bazen görece koruyucu görünen örüntülere de odaklanması gerektiğini düşündürüyor. Bilim insanları, bilişsel performansın depresyonun farklı alt tiplerinde, farklı yaş gruplarında ya da farklı tedavi dönemlerinde nasıl değiştiğini anlamak için daha uzun süreli izlem çalışmalarına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Sonuç olarak, yeni araştırma depresyon sonrası zihin bulanıklığının her zaman kötü bir işaret olmadığını; hatta belirli durumlarda daha iyi performansın beklenmedik biçimde daha yüksek nüks riskiyle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Bulgular, klinik değerlendirmede bilişsel testlerin önemini azaltmıyor, ancak bu testlerin depresyon prognozunu tek başına açıklayamayacağını da netleştiriyor. Ruh sağlığı alanında daha hassas risk öngörüsü için, bilişsel işlevin biyolojik, psikolojik ve sosyal değişkenlerle birlikte ele alınması gerektiği anlaşılıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Cognitive functioning and its association with future risk of depression relapse and initial depressive episodes in individuals with and without prior history of depression.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cognition and Future Depression: Associations with Risk in Those With and Without a History of Depression</p>
<p><strong>References:</strong><br />de Cates, A., Topiwala, A., et al. (2026). Cognition and Future Depression: Associations with Risk in Those With and Without a History of Depression. BMJ Mental Health.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Depresyon, Majör Depresif Bozukluk, Bilişsel Bozukluk, Beyin Sisi, Nüks, Bilişsel İşlev, Nörogörüntüleme, fMRI, Hafıza, Dikkat, Psikiyatrik Bozukluklar, Ruh Sağlığı</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/depresyon-sonrasi-bilissel-islev-nuks-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
