<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikedelik terapi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/psikedelik-terapi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2026 11:18:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>psikedelik terapi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>USC’de psilosibin ve mindfulness birleşimi için ilk klinik adım atıldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/usc-psilosibin-mindfulness-klinik-arastirma/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/usc-psilosibin-mindfulness-klinik-arastirma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:18:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ARPA-H]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[mindfulness meditasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[nöropsikiyatrik bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[psikedelik terapi]]></category>
		<category><![CDATA[psilosibin]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi direnci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/usc-psilosibin-mindfulness-klinik-arastirma/</guid>

					<description><![CDATA[USC’de psilosibin destekli terapi ve mindfulness meditasyonunun etkilerini inceleyen ilk klinik çalışma, ARPA-H fonuyla desteklenerek ruh sağlığı alanında yeni tedavi yöntemleri araştırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde (USC) araştırmacılar, zihinsel sağlık alanında <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalp-riski-tyhgb-biyobelirteci/" title="Yaşlılarda Kalp Riski İçin Yeni Bir Biyobelirteç: TyHGB Dikkat Çekiyor" data-wpan-internal-link="1">dikkat</a> çeken yeni bir klinik çalışmayı başlatmak üzere fon desteği aldı. Keck School of Medicine, Brain and Creativity Institute ve Norris Comprehensive Cancer Center’dan bilim insanlarını bir araya getiren bu girişim, USC’nin psikedelik terapiye odaklanan ilk klinik araştırması olma özelliğini taşıyor. Çalışmanın merkezinde, bazı mantar türlerinde doğal olarak bulunan psikoaktif bir bileşik olan psilosibin yer alıyor.</p>
<p>Yeni araştırma, psilosibinin ruh sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini doğrudan klinik düzeyde incelemeyi amaçlıyor. Bilim insanlarının özellikle ilgilendiği alanlar arasında madde kullanım bozuklukları ve tedaviye dirençli depresyon gibi ciddi nöropsikiyatrik sorunlar bulunuyor. Ancak çalışmanın en dikkat çekici yönü, psilosibin destekli terapinin yapılandırılmış bir mindfulness meditasyonu programıyla birlikte uygulanmasının, terapötik etkileri güçlendirip güçlendirmeyeceğini test etmesi. Ekip, bu soruya yanıt ararken yalnızca klinik gözleme değil, fizyolojik, biyolojik, bilişsel ve psikososyal ölçümlerin bir arada değerlendirildiği kapsamlı bir yaklaşım kullanacak.</p>
<p>Proje, Sağlık için İleri Araştırma Projeleri Ajansı’ndan (ARPA-H) alınan ve Evidence-Based Validation &amp; Innovation for Rapid-Acting Treatments, yani EVIDENT girişimi kapsamında sağlanan bir hibe ile destekleniyor. Bu fonlama, ağır mental ve davranışsal sağlık bozuklukları için daha hızlı etkili ve kişiye uyarlanmış müdahaleler geliştirme hedefi taşıyor. ARPA-H’nin desteği, özellikle son yıllarda hız kazanan psikedelik araştırmalarının, laboratuvar düzeyinden dikkatli klinik değerlendirme aşamasına taşınmasına yönelik ulusal ilginin de bir göstergesi olarak görülüyor.</p>
<p>Çalışmanın eş liderliğini, USC Center for Mindfulness Science direktörü ve Keck Psychiatry and Behavioral Sciences bölümünde klinik doçent olan Dr. Rael Cahn üstleniyor. Ona, Norris Cancer Center direktörü ve aynı zamanda USC’de seçkin profesör olan Dr. Caryn Lerman eşlik ediyor. Araştırma ekibinin yapısı, projenin yalnızca psikiatriyle sınırlı kalmadığını; mindfulness bilimi, beyin araştırmaları ve kanser merkezi deneyimi gibi farklı disiplinleri bir araya getiren çok katmanlı bir tasarım benimsediğini gösteriyor.</p>
<p>Psilosibin, son yıllarda depresyon, anksiyete ve bağımlılık bozuklukları gibi alanlarda araştırılan maddeler arasında öne çıkıyor. Bununla birlikte bilim insanları, bu tür bileşiklerin etkilerinin bağlamdan son derece bağımsız olmadığını vurguluyor. Psikedelik destekli terapilerde hazırlık süreci, terapötik ortam ve seans sonrası entegrasyon, ilacın kendisi kadar önemli kabul ediliyor. USC’deki yeni çalışma da bu nedenle yalnızca psilosibinin etkisine bakmakla kalmıyor; mindfulness meditasyonu gibi düzenleyici bir yaklaşımın, deneyimin niteliğini ve olası klinik faydayı <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-saglik-okuryazarligi-kronik-hastalik/" title="Yaşlı Sağlığında Yeni Denklem: Sağlık Okuryazarlığı Kronik Hastalık Yönetimini Nasıl Şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> şekillendirebileceğini incelemeye çalışıyor.</p>
<p>Mindfulness meditasyonu, dikkatin bilinçli şekilde şimdiki ana yöneltilmesi ve zihinsel içeriklerin yargılamadan gözlemlenmesi temeline dayanıyor. Psikiyatrik araştırmalarda bu yaklaşımın stres, duygu düzenleme ve dikkat süreçleriyle ilişkili olabileceği uzun süredir değerlendiriliyor. Psilosibinle birleştiğinde ise amaç, katılımcıların deneyimi daha güvenli, yapılandırılmış ve anlamlı biçimde işlemelerine yardımcı olup olmadığını anlamak. Araştırmacılar bu etkileşimi, yalnızca öznel anlatımlarla değil, aynı zamanda beyin görüntüleme, EEG ve MRI gibi tekniklerden elde edilecek verilerle de izlemeyi planlıyor.</p>
<p>Bu tür çok yönlü ölçümler, psikedelik araştırmalarda giderek standart hale gelen bir yaklaşımı yansıtıyor. Çünkü psilosibin gibi maddelerin etkileri tek bir biyolojik belirteçle açıklanamayacak kadar karmaşık olabiliyor. Duygudurum değişiklikleri, algısal farklılıklar, dikkat ve bellek süreçleri, hatta bağışıklık ve inflamasyonla ilişkili göstergeler birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı bir tablo ortaya çıkabiliyor. USC ekibi de bu nedenle araştırmayı yalnızca bir ilaç denemesi olarak değil, zihinsel sağlık müdahalelerinin nasıl kişiselleştirilebileceğine dair bir model olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Bu projenin bir diğer önemli boyutu, precision psychiatry yani hassasiyet psikiyatrisi yönündeki genel eğilimle uyumlu olması. Hassasiyet psikiyatrisi, her hastaya aynı yaklaşımı uygulamak yerine biyolojik, davranışsal ve çevresel farklılıkları dikkate alan daha bireyselleştirilmiş tedavi stratejileri geliştirmeyi hedefliyor. Psilosibin ve mindfulness kombinasyonu üzerine yürütülecek bu ilk USC çalışması da, bazı bireylerin belirli müdahalelerden <a href="https://oncology.com.tr/epikardiyal-yag-kardiyometabolik-hastalik/" title="Kalbin Etrafındaki Yağ Neden Önemli? Kardiyometabolik Hastalıkta Yeni Bakış" data-wpan-internal-link="1">neden</a> daha fazla yarar sağlayabileceğine dair ipuçları verebilir. Ancak araştırmacılar, bunun erken aşama bir klinik çalışma olduğunu ve sonuçların dikkatle yorumlanması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Psikedelik tedavilere yönelik ilgi artsa da bilimsel ve etik tartışmalar sürüyor. Bu maddeler umut verici görünse de, etkilerinin güvenliği, uygun hasta seçimi, terapötik çerçeve ve uzun dönem sonuçları hâlâ yoğun inceleme gerektiriyor. USC’deki çalışma da tam bu nedenle önem taşıyor: Psilosibin etrafında oluşan beklentiyi sağlam klinik yöntemlerle test etmek ve gelecekteki uygulamalar için güvenilir veri üretmek. Araştırmanın sağlıklı yetişkinler üzerinde yürütülmesi, ilacın ruh sağlığına olası katkılarının temel fizyolojik ve psikolojik mekanizmalarını anlamada kontrollü bir başlangıç sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak USC’nin bu yeni girişimi, psilosibin araştırmalarında bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Mindfulness meditasyonunun bu terapötik yaklaşımı güçlendirip güçlendirmeyeceği sorusu, yalnızca bir tedavi tekniğinin değil, aynı zamanda zihinsel sağlık araştırmalarının geleceğinin de nasıl şekillenebileceğine dair önemli bir test sunuyor. Ekipten çıkacak veriler, psikedelik destekli terapilerin hangi koşullarda, kimlerde ve ne tür destekleyici yöntemlerle daha anlamlı sonuçlar verebileceğini aydınlatmaya yardımcı olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Psychedelic therapy with psilocybin combined with mindfulness meditation for mental health enhancement in healthy adults</p>
<p><strong>Article Title:</strong> USC Launches First Clinical Trial on Psilocybin-Assisted Psychedelic Therapy Augmented by Mindfulness Meditation</p>
<p><strong>References:</strong><br />Not explicitly provided in the text</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Psilosibin, psikedelik terapi, farkındalık meditasyonu, ruhsal sağlık, madde kötüye kullanımı, depresyon, nörogörüntüleme, EEG, MRG, bilişsel işlevsellik, nöroinflamasyon, klinik çalışma, ARPA-H, EVIDENT girişimi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/usc-psilosibin-mindfulness-klinik-arastirma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek Bir Psilosibin Dozu Beyinde Aylarca Sürebilen İzler Bırakabiliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/psilosibin-beyin-etkileri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/psilosibin-beyin-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 16:37:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin entropisi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[EEG]]></category>
		<category><![CDATA[elektroensefalografi]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[nöroplastisite]]></category>
		<category><![CDATA[psikedelik terapi]]></category>
		<category><![CDATA[psikedelikler]]></category>
		<category><![CDATA[psilosibin]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/psilosibin-beyin-etkileri/</guid>

					<description><![CDATA[UCSF ve Imperial College London araştırması, tek doz psilosibinin beyin sinyal düzenini değiştirerek bir aya kadar süren nörolojik etkiler bıraktığını ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) ile Imperial College London araştırmacılarının yürüttüğü yeni bir çalışma, psilosibinin insan beyninde yalnızca kısa süreli bilinç değişimleri yaratmakla kalmayabileceğini, aynı zamanda ölçülebilir ve kalıcı nörobiyolojik etkiler bırakabileceğini ortaya koydu. “Sihirli mantar” olarak bilinen psilosibinin etkin maddesiyle yapılan tek bir uygulama sonrası beyin sinyal örüntülerinde gözlenen değişiklikler, bir ay sonrasına kadar saptanabildi. Bulgular, psychedelik bileşiklerin beyin işleyişini nasıl yeniden düzenleyebildiğine dair önemli ipuçları sunarken, bu maddelerin <a href="https://oncology.com.tr/kotu-ruh-sagligi-saglik-sistemi-guven/" title="Kötü Ruh Sağlığı Olan Bireylerin Sağlık Sistemine Bakışı 18 Ülkede Benzer Sorunlar Gösterdi" data-wpan-internal-link="1">ruh sağlığı</a> alanındaki potansiyelini anlamaya yönelik bilimsel tartışmayı da güçlendiriyor.</p>
<p>Nature Communications’ta yayımlanan çalışmada araştırma ekibi, daha önce psikedelik deneyimi olmayan sağlıklı gönüllüler üzerinde çalıştı. Böylece psilosibinin etkileri, önceden oluşmuş beklentiler ya da tekrar maruziyetin yarattığı karmaşık etkilerden olabildiğince arındırılmış bir biçimde incelendi. Katılımcılar, beyin etkinliğini gerçek zamanlı izleyen elektroensefalografi (EEG) ile değerlendirildi; ayrıca daha kapsamlı beyin görüntüleme ve elektrofizyolojik yöntemler kullanılarak ilacın hem akut hem de daha uzun vadeli etkileri takip edildi.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan kavramlardan biri “beyin entropisi” oldu. Nörobilimde entropi, sinirsel sinyallerin ne kadar değişken, öngörülemez ya da esnek olduğunu ölçmeye yarayan bir gösterge olarak kullanılıyor. Bu ölçüt, beynin bilgi işleme kapasitesiyle ilişkili kabul ediliyor. Araştırmacılara göre <a href="https://oncology.com.tr/abd-kenevir-mikrodoz-kullanimi/" title="ABD’de Mikrodoz Kullanımında Şaşırtıcı Lider: Kenevir, Psikedelikleri Geride Bıraktı" data-wpan-internal-link="1">psilosibin</a> etkisi altında ortaya çıkan yüksek entropi, beynin olağan düzeninin geçici olarak gevşediğini ve daha farklı bağlantısal örüntülerle çalışmaya başladığını düşündürüyor. Bu tür bir durumun, kişinin kendi deneyimlerini daha geniş bir çerçevede değerlendirmesine ve bazı bilişsel kalıpları sorgulamasına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.</p>
<p>EEG kayıtları, katılımcıların 25 miligramlık güçlü bir psilosibin dozu aldıktan sonraki ilk bir saat içinde sinyal entropisinde belirgin artış olduğunu gösterdi. Bu doz, bilinç durumunda derin değişimlere yol açabilecek düzeyde kabul ediliyor. Araştırmacılar, bu artışın beynin daha esnek ve daha az kısıtlı bir işlemleme moduna geçtiğine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak çalışma, bu bulgunun tek başına terapötik bir etki anlamına gelmediğinin de altını çiziyor; burada söz konusu olan, ölçülebilir bir beyin yanıtı ve bunun psikolojik deneyimle ilişkisi.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, bu akut sinyal değişimlerinin haftalar sonra da bazı sonuçlarla bağlantılı bulunması oldu. Çalışmada, psikolojik içgörü düzeyinin artışı ile bir ay sonraki öznel iyi oluş değerlendirmeleri arasında ilişki gözlendi. Başka bir ifadeyle, psilosibin etkisi sırasında beyin etkinliğinde oluşan daha yüksek entropi, katılımcıların deneyimlerinden daha fazla içgörü çıkardığı ve ilerleyen haftalarda kendilerini daha iyi hissettikleri yönündeki raporlarla örtüşüyordu. Bilim insanları bu bulguyu temkinli yorumluyor; yine de nörolojik bir değişimin, öznel deneyim ve sonraki psikolojik durumla bağlantı kurabilmesi, alan açısından önemli bir sonuç olarak görülüyor.</p>
<p>Psilosibin son yıllarda depresyon, anksiyete, bağımlılık ve travma sonrası belirtiler gibi farklı psikiyatrik durumlarda araştırılan maddeler arasında yer alıyor. Bunun temel nedeni, bu bileşiğin beyin ağları arasındaki iletişimi geçici olarak yeniden düzenleyebilme potansiyeli. Ancak uzmanlar, bu tür çalışmaların henüz erken aşamada olduğunu ve laboratuvar bulgularının doğrudan klinik kullanım anlamına gelmediğini vurguluyor. Mevcut çalışma da tedavi denemesi değil; sağlıklı bireylerde psilosibinin beyin ve zihin üzerindeki etkilerini haritalamayı amaçlayan kontrollü bir <a href="https://oncology.com.tr/nmda-reseptorlerinde-kalsiyum-magnezyum-etkilesimi/" title="NMDA Reseptörlerinde Kalsiyum Geçişi ile Magnezyum Kilidinin Atomik Haritası Çözüldü" data-wpan-internal-link="1">nörobilim</a> araştırması niteliğinde.</p>
<p>Yine de ortaya çıkan sonuçlar, psikedelik maddelerin yalnızca “algıyı değiştiren” kimyasallar olarak değil, aynı zamanda beyin ağlarının işleyişini yeniden şekillendirebilen araçlar olarak da incelenmesini destekliyor. Özellikle bir dozun ardından bir aya kadar izlenebilen etkiler, bu maddelerin beyin plastisitesiyle ilişkisini anlamaya çalışan araştırmalar için önemli bir zemin oluşturuyor. Beyin plastisitesi, sinir sisteminin deneyime bağlı olarak değişebilme ve yeniden örgütlenebilme kapasitesini ifade ediyor; psikedelik literatürde son yıllarda en çok tartışılan başlıklardan biri de bu.</p>
<p>Çalışmada kullanılan çok katmanlı yöntemler, psilosibinin etkilerini tek bir ölçüte indirgemektense farklı düzlemlerde değerlendirmeyi mümkün kıldı. EEG, ilacın hızlı etkilerini gösterirken; görüntüleme ve diğer fizyolojik araçlar daha geniş bir nörobiyolojik çerçeve sundu. Araştırmacıların yaklaşımı, beyin faaliyetinin yalnızca “daha fazla” ya da “daha az” çalıştığı yönündeki basit açıklamaların ötesine geçerek, sinirsel örüntülerin nasıl yeniden organize olduğunu anlamaya dayanıyordu. Bu da psikedelik araştırmalarında giderek daha fazla önem kazanan bir metodolojik çizgiye işaret ediyor.</p>
<p>Bilim insanları, bu sonuçların ruh sağlığı tedavileri açısından umut verici olsa da dikkatle ele alınması gerektiğini belirtiyor. Sağlıklı gönüllülerde saptanan biyolojik değişimlerin, klinik gruplarda aynı şekilde ortaya çıkıp çıkmayacağı henüz kesin değil. Ayrıca psilosibinle ilişkili deneyimin yoğunluğu, ortam koşulları ve psikolojik destek gibi etkenler de sonuçları etkileyebiliyor. Buna karşın çalışma, tek bir psilosibin dozunun insan beyninde ölçülebilir ve kısa vadeyi aşan değişimler yaratabildiğini göstererek alanın en çok merak edilen sorularından birine güçlü bir yanıt veriyor.</p>
<p>Sonuç olarak UCSF ve Imperial College London ekiplerinin bulguları, psilosibinin etkisinin sadece birkaç saatlik bir bilinç değişimiyle sınırlı olmadığını, beyin aktivitesinde daha uzun soluklu izler bırakabildiğini düşündürüyor. Araştırma, psikedeliklerin nörobiyolojisini anlamada yeni bir pencere açarken, bu bileşiklerin gelecekteki klinik potansiyeline dair beklentilerin de bilimsel kanıtlarla desteklenmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Neurobiological and psychological effects of psilocybin administration in healthy volunteers</p>
<p><strong>Article Title:</strong> [Not explicitly provided in source; study published in Nature Communications]</p>
<p><strong>References:</strong><br />See original study in Nature Communications</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Psilosibin, Beyin Entropisi, Nöroplastisite, Psikedelik Terapi, Elektroensefalografi (EEG), Difüzyon Tensör Görüntüleme (DTI), Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI), Psikolojik İçgörü, Ruh Sağlığı, Depresyon, Anksiyete, Bağımlılık, Sinirsel Yollar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/psilosibin-beyin-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
