<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>protein tasarımı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/protein-tasarimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 17:07:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>protein tasarımı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Raygun: Yapay zekâ, proteinleri “evrim ölçeğinde” yeniden tasarlayıp işlevi korumayı hedefliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/raygun-yapay-zeka-protein-yeniden-tasarim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/raygun-yapay-zeka-protein-yeniden-tasarim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:07:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyoinformatik]]></category>
		<category><![CDATA[derin öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[protein dil modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[protein mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[protein tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[yapısal biyoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/raygun-yapay-zeka-protein-yeniden-tasarim/</guid>

					<description><![CDATA[Raygun, proteinleri kısaltıp uzatarak yeniden tasarlar; yapısal ve işlevsel özelliklerin korunmasını gözetir. Protein mühendisliğinde ölçekli üretim hedefiyle geliştirilmiştir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duke University School of Medicine araştırmacıları, proteinleri hızlı ve ölçekli biçimde <a href="https://oncology.com.tr/onkoloji-ilac-denemeleri-2026-duzenleyici-reformlar/" title="İngiltere’de kanser ilaç denemelerinde kurallar 25 yıl sonra “2026 yeniden başlatma” baskısı yaşıyor" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> tasarlamayı amaçlayan yeni bir <a href="https://oncology.com.tr/ism6331-pan-tead-inhibitoru-fda-fast-track/" title="İnsilico, ISM6331 için FDA Fast Track onayı aldı: ilerlemiş mezotelyomda pan-TEAD hedefi" data-wpan-internal-link="1">yapay zekâ</a> çerçevesi geliştirdi. Raygun adı verilen sistem, protein mühendisliğinde sıklıkla karşılaşılan “ya baştan tasarlama ya da sınırlı değişiklik yapma” yaklaşımının ötesine geçmeyi hedefliyor. Raygun’un üretebildiği varyantlar yalnızca amino asit dizisini kısaltıp uzatmakla kalmıyor; aynı zamanda yapısal ve işlevsel özelliklerin korunmasını gözeterek daha kapsamlı modifikasyonlar da içerebiliyor.</p>
<p>Raygun’un temelinde, büyük veri kümeleri üzerinde eğitilmiş protein dil modelleri bulunuyor. Bu modeller, milyonlarca protein dizisini inceleyerek amino asitlerin diziliminde yer alan istatistiksel örüntülerin üç boyutlu katlanma ve biyolojik aktiviteyle nasıl bağlantı kurduğunu öğreniyor. Bu sayede model, protein dizisi ile işlev arasında çalışan bir tür “çevirmene” benzetilebilecek bir rol üstleniyor; girdi olarak verilen dizi bilgisinden, istenen hedefe uygun olabilecek yeni sekans tasarımlarına yöneliyor.</p>
<p>Çerçevenin dikkat çekici tarafı ise Raygun’un proteinleri nasıl temsil ettiği. Proteinler genellikle değişken uzunlukta diziler olarak ele alınır; ancak Raygun, bu yaklaşımı daha standartlaştırılmış bir temsile dönüştürerek tasarım sürecine farklı bir bakış getiriyor. Kaynakta belirtilen bu yenilik, modelin farklı uzunluklara sahip protein varyantlarını üretmesini ve aynı zamanda “kilit” yapısal ve fonksiyonel özellikleri muhafaza etmeyi amaçlayan tasarımlar geliştirmesini kolaylaştıran bir mekanizma olarak sunuluyor.</p>
<p>Protein mühendisliğinde en büyük zorluklardan biri, dizide yapılan değişikliklerin yalnızca hedeflenen etkiyi yaratmakla kalmayıp aynı zamanda katlanma stabilitesini, doğru üç boyutlu yerleşimi ve biyolojik etkileşimleri de bozabilmesidir. Başka bir ifadeyle, sekans düzeyindeki küçük müdahaleler bile beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Duke ekibinin Raygun ile ortaya koyduğu yaklaşım, değişikliğin kapsamını artırmayı planlarken bu tür istenmeyen sapmaları azaltmayı <a href="https://oncology.com.tr/circrna-urikaz-nanotasiyici-hiperuriszemi-fare/" title="Oksidan stresi de hedefleyen nanotaşıyıcı: Farelerde hiperürisemiyi azaltmak için circRNA urikaz yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> bir tasarım zemini kuruyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Cells</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Miniaturizing and modifying natural proteins with Raygun</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1038/s41586-026-10842-8</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Protein tasarımı, Yapay zekâ</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/raygun-yapay-zeka-protein-yeniden-tasarim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ProteinGuide ile protein tasarımında “yeniden öğrenme” yükü azaltılıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/proteinguide-protein-tasarimi-on-the-fly/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/proteinguide-protein-tasarimi-on-the-fly/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:26:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[derin öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[protein dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[protein mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[protein tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[üretken modeller]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ ile protein tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/proteinguide-protein-tasarimi-on-the-fly/</guid>

					<description><![CDATA[ProteinGuide, protein dizisi üreten ön eğitimli modelleri yeniden eğitmeden deneysel ya da kullanıcı bilgileriyle on-the-fly koşullandırarak tasarımı hızlandırmayı hedefler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Protein tasarımı alanında, <a href="https://oncology.com.tr/irbd-donusum-riski-dinlenim-eeg/" title="Dinlenim EEG’siyle zaman içindeki risk: iRBD’den Parkinson spektrumuna gidişi izleyen yeni model" data-wpan-internal-link="1">yapay zekâ</a> tabanlı protein dizisi üreticilerine istenen özellikleri nasıl “ekleyeceğimiz” sorusu giderek daha kritik hale geliyor. Yeni bir yöntem olarak tanıtılan ProteinGuide, araştırmacıların önceden eğitilmiş protein sekansı üretim modellerini <a href="https://oncology.com.tr/onkoloji-ilac-denemeleri-2026-duzenleyici-reformlar/" title="İngiltere’de kanser ilaç denemelerinde kurallar 25 yıl sonra “2026 yeniden başlatma” baskısı yaşıyor" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> eğitmeden, ek deneysel veriler ya da kullanıcı tarafından belirtilen ölçütler <a href="https://oncology.com.tr/nka2-palmitoylatma-fumarat-hatti-diyabetik-kardiyomiyopati/" title="Fumarat hattı üzerinden kalp hücrelerinde “palmitoylatma”: Diyabetik kardiyomiyopatide NKAα2 farkı" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> üretimi yönlendirmeyi hedefliyor. Yaklaşımın temel iddiası, model güncellemeleri için genellikle gereken yoğun hesaplama döngülerini azaltarak tasarım sürecini daha esnek ve uygulamaya daha yakın hale getirmek.</p>
<p>Protein sekansı üreten modellerin çoğu, büyük protein veri kümeleri üzerinden “olası” diziler üretmeye odaklanan ön eğitimler alıyor. Ancak tasarım hedefi yalnızca dil benzeri tutarlılık değil; aynı zamanda bağlanma, işlev, kararlılık veya diğer ölçülebilir özellikler gibi ek koşullara uyum. Bu tür ek sinyalleri sisteme dâhil etmek çoğu zaman yeni eğitim verisiyle yeniden öğrenmeyi, özel mimariler kurmayı ya da üretim sırasında ek eğitim adımları yürütmeyi gerektiriyor. ProteinGuide’un sunduğu yaklaşım, bu sorunu koşullandırma (conditioning) açısından yeniden çerçevelendiriyor: Modelin içini değiştirmeden, üretimin nasıl yönlendirileceğine ilişkin istatistiksel bir çerçeve kuruyor.</p>
<p>ProteinGuide’un “on-the-fly” olarak tanımlanan yönlendirme yaklaşımı, farklı türde üretici paradigmaların aynı şemsiye altında yönlendirilebileceğini savunuyor. Protein sekansı üretiminde kullanılan modellerin yapısı; protein dil modelleri, grafik-temelli yaklaşımlar ve difüzyon modelleri gibi sınıflara ayrılabiliyor. Her birinin ek koşullara uyum sağlaması için farklı teknikler gerekebiliyor. Çalışmada geliştirilen yöntem ise, bu çeşitliliği tek bir istatistiksel mantıkla birleştirmeyi amaçlıyor. Böylece kullanıcı, örneğin bir deneyde ölçülmüş bir mülkiyeti ya da belirli bir hedefi üretim sürecine dâhil etmek istediğinde, tüm sistemi baştan eğitmeye zorlanmıyor.</p>
<p>ProteinGuide’un kritik yönü, “koşullandırma”yı ek bir eğitim döngüsü olarak değil, çıkarım (inference) aşamasında uygulanabilen bir rehberlik mekanizması olarak ele alması. Kaynak materyale göre, yöntemin pratikte farklı modern sekans üreticileriyle uyumlu biçimde çalışabildiği gösteriliyor. Bu uyumluluk, özellikle laboratuvar koşullarında değişen hedefler ve sınırlılıklar söz konusu olduğunda önem taşıyor; çünkü yeni deneysel geri bildirim geldikçe tasarım kriterlerinin de yeniden belirlenmesi gerekebiliyor. ProteinGuide’un yaklaşımı, bu tür değişiklikleri hızlı şekilde üretim sürecine yansıtmayı hedefliyor.</p>
<p>Çalışmanın yöntembilimsel omurgasında, üretici modelin “önceden bildiği” olası diziler üretme eğilimi ile kullanıcıdan gelen ek ölçütler arasındaki dengeyi kuran bir çerçeve bulunuyor. Bu denge, genellikle kullanıcı tarafından sağlanan yardımcı bilgi ile modelin kendi olasılık dağılımı arasında bağlantı kurarak gerçekleşiyor. Sonuç olarak amaç, yalnızca dilsel olarak makul görünen diziler üretmekten öteye giderek, istenen özelliğe doğru yönlendirilmiş örnekler elde etmek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Property guidance for protein sequence generative models</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Property guidance for protein sequence generative models with ProteinGuide</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xiong, J., Gaur, I., Lukarska, M. et al. Property guidance for protein sequence generative models with ProteinGuide. Nat Biotechnol (2026). https://doi.org/10.1038/s41587-026-03207-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41587-026-03207-z</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Protein mühendisliği, jeneratif modeller, anlık (on-the-fly) koşullandırma, ESM3, ProteinMPNN, difüzyon modelleri, baz düzenleme, yönlendirilmiş evrim</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/proteinguide-protein-tasarimi-on-the-fly/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek Bir Protein Parçasından Dev Nanokafesler: Araştırmacılar Quasisimetrinin Kodunu Çözdü</title>
		<link>https://oncology.com.tr/tek-protein-quasisimetrik-nanokafes-tasarim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/tek-protein-quasisimetrik-nanokafes-tasarim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 20:43:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyomühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[protein mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[protein nanokafes]]></category>
		<category><![CDATA[protein tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[quasisimetri]]></category>
		<category><![CDATA[quasisimetrik yapı]]></category>
		<category><![CDATA[viral kapsid]]></category>
		<category><![CDATA[viral kapsidler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/tek-protein-quasisimetrik-nanokafes-tasarim/</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmacılar, tek protein türünden quasisimetrik nanokafesler tasarlayarak viral kapsidlerden ilham alan yenilikçi bir biyomühendislik yaklaşımı geliştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğadaki en etkileyici yapılardan biri olan viral kapsidler, yalnızca genetik materyali korumakla kalmıyor; aynı zamanda proteinlerin nasıl olağanüstü düzen içinde kendi kendine birleşebildiğine dair güçlü ipuçları da veriyor. Uzun süredir bu biyolojik mimariler, nanoteknoloji alanında daha büyük ve daha işlevsel protein yapılar tasarlamak isteyen araştırmacılar için bir ilham kaynağıydı. Ancak tek bir protein türünden oluşan, yüksek düzenli ve aynı zamanda büyük hacimli yapılar üretmek, bugüne kadar ciddi bir tasarım sorunu olarak kaldı.</p>
<p>Bu alandaki temel sınır, klasik protein simetrisiydi. Tek bir yapı taşından oluşan en yüksek derecede simetrik küme, uzun yıllardır 60 alt birimli ikozahedron olarak biliniyordu. Fakat virüsler bu sınırı sık sık aşıyor; yüzlerce hatta binlerce özdeş protein alt birimini, tam simetriye uymayan ama yine de düzenli bir biçimde yerleştirerek quasisimetrik kapsidler <a href="https://oncology.com.tr/kan-proteomik-yaslanma-saatleri/" title="Kan Proteomundan Yaş Ölçümü: Biyolojik Saatler Tıpta Yeni Bir Eşik Oluşturuyor" data-wpan-internal-link="1">oluşturuyor</a>. Bu yaklaşım, aynı proteinin yapının farklı noktalarında farklı konformasyonlar alabilmesini gerektiriyor. İşte tam da bu nedenle, aynı kimyasal bileşime sahip alt birimlerden oluşan ama işlevsel olarak farklı davranan tek bileşenli nanokafesler tasarlamak son derece zordu.</p>
<p>Lee ve çalışma arkadaşlarının <em>Nature</em> dergisinde yayımlanan araştırması, bu engeli aşmaya yönelik ilkesel bir tasarım yolu ortaya koyuyor. Çalışma, tek tip protein alt birimlerinden oluşan quasisimetrik nanokafeslerin programlanabileceğini göstererek, protein mühendisliğinde önemli bir eşiğe işaret ediyor. Araştırmanın ana fikri, aynı proteinin yapının farklı bölgelerinde birbirinden farklı geometrik ve etkileşimsel rollere uyum sağlayabilecek şekilde yönlendirilmesi. Bu, teoride basit görünse de pratikte tek tip bir molekülü <a href="https://oncology.com.tr/meme-kanseri-coklu-veri-yapay-zeka/" title="Meme Kanserinde Çoklu Veri Analiziyle Yeni Prognostik Dönem" data-wpan-internal-link="1">çoklu</a> davranışlara zorlamak anlamına geliyor.</p>
<p>Protein nanokafesler <a href="https://oncology.com.tr/hiv-tanisi-utanc-olcumu/" title="HIV Tanısında Utanç Neden Tek Bir Soruyla Ölçülemiyor?" data-wpan-internal-link="1">neden</a> bu kadar önemli? Çünkü biyolojik yük taşıma açısından doğal kapsidlere benzer şekilde, dışı kapalı içi hacimli yapılar oluşturmak ilaç taşımada cazip bir platform sunabiliyor. Özellikle biyolojik ilaçlar için büyük iç hacim, yükün korunması ve kontrollü taşınması açısından avantaj sağlayabilir. Ayrıca tek bileşenli sistemler, üretim ve standardizasyon açısından çok bileşenli yapılara göre daha yönetilebilir kabul ediliyor. Ancak bu avantajların hayata geçmesi için yapının hem dayanıklı hem de hassas biçimde tasarlanabilir olması gerekiyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönü, doğadaki spontan düzenlenme prensiplerinden esinlenmesi. Virüs kapsidleri, çoğu zaman karmaşık bir dış komut olmaksızın kendi kendine organize olabiliyor. Araştırmacılar da bu davranıştan hareketle, proteinlerin yalnızca simetrik tekrarlarla değil, aynı zamanda quasisimetrik düzenlerle de bir araya gelebileceğini göstermeye çalıştı. Böylece tek bir yapı taşının, farklı bağlanma yüzeyleri ve farklı yerleşim açılarında nasıl yeniden programlanabileceğine dair daha sistematik bir çerçeve geliştirilmiş oldu.</p>
<p>Bu yaklaşım, özellikle protein yapılarında “yapısal heterojenlik” olarak tanımlanan zorluğun tasarım açısından nasıl avantaja dönüştürülebileceğini gösteriyor. Kimyasal olarak özdeş alt birimler, bir kafesin farklı düğümlerinde aynı gibi görünse de, çevresel bağlamları nedeniyle farklı biçimlerde katlanıp etkileşime girebilir. Araştırmanın önemi de burada yatıyor: Aynı molekülü farklı görevler üstlenmeye ikna etmek, biyomühendislikte genellikle çok parçalı sistemlerle çözülmeye çalışılan bir problemi tek bileşenli bir mimariye taşıyor.</p>
<p>Bilim insanları için bu tür yapılar yalnızca kuramsal bir merak konusu değil. Nanokafeslerin daha büyük ve daha düzenli versiyonları, ilaçların, enzimlerin ya da diğer biyomoleküllerin hedefe taşınmasında kullanılabilecek platformlar olarak görülüyor. Bununla birlikte, klinik uygulamaya geçiş için yalnızca tasarımın başarılı olması yetmiyor; yapının kararlılığı, üretilebilirliği, bağışıklık sistemiyle ilişkisi ve yükleme kapasitesi gibi birçok parametrenin de ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle Lee ve ekibinin çalışması, doğrudan bir tedavi ürünü değil, daha gelişmiş biyomalzeme tasarımlarına açılan bir yöntemsel ilerleme olarak okunmalı.</p>
<p>Quasisimetrik protein kafeslerinin tasarlanabilmesi, aynı zamanda sentetik biyoloji ve ileri malzeme bilimi açısından da değer taşıyor. Doğada sıklıkla görülen ancak mühendislikte taklit edilmesi zor olan bu düzen, proteinlerin evrimsel olarak eriştiği geometrik esnekliği yapay sistemlere aktarma potansiyeli sunuyor. Eğer tek bileşenli sistemlerde bu esneklik güvenilir biçimde kontrol edilebilirse, gelecekte daha büyük, daha çok işlevli ve belirli görevler için özelleştirilmiş protein tabanlı nanoyapılar üretmek mümkün olabilir.</p>
<p>Şimdilik araştırmanın ortaya koyduğu şey, büyük bir tasarım probleminin üstesinden gelmek için doğayı kopyalamaktan ziyade, doğanın kullandığı ilkelere yaklaşmanın daha etkili olabileceği. Viral kapsidlerin yüzyıllardır süren biyolojik başarısı, artık yalnızca bir gözlem nesnesi değil; mühendislik açısından programlanabilir bir model haline geliyor. Tek bir protein bileşeninden quasisimetrik bir nanokafes yaratma fikri, bu nedenle yalnızca yapısal bir başarı değil, aynı zamanda biyolojik tasarımın geleceğine dair önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Design and assembly of one-component quasisymmetric protein nanocages.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Design of one-component quasisymmetric protein nanocages.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Lee, S., Chmielewski, D., Wang, S. et al. Design of one-component quasisymmetric protein nanocages. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10554-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41586-026-10554-z</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/tek-protein-quasisimetrik-nanokafes-tasarim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
