<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prematüre &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/premature/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 13:17:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>Prematüre &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ultrasonla “doğru hizayı” hesaplayan prenatal model: 500 gram altı bebeklerde entübasyon için yeni hedef</title>
		<link>https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:17:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi biyometri]]></category>
		<category><![CDATA[endotrakeal tüp]]></category>
		<category><![CDATA[entübasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fetal biyometri]]></category>
		<category><![CDATA[fetal ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[neonatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/</guid>

					<description><![CDATA[500 gram altı prematürelerde endotrakeal tüp derinliğini prenatal ultrason biyometrisiyle tahmin etmeyi hedefleyen yeni model, entübasyon güvenliğini artırmayı amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok düşük doğum ağırlıklı ve özellikle 500 gramın altındaki prematüre bebeklerde endotrakeal tüpün (ETT) doğru derinlikte yerleştirilmesi, solunumun güvenli şekilde sağlanması açısından kritik. Araştırmacılar, intübasyon sırasında oluşabilen küçük konum hatalarının bile yetersiz ventilasyon ya da hava yolu travması gibi yaşamı tehdit edebilecek sorunları artırabildiğini vurguluyor. Bu nedenle klinisyenlerin, tüpün ucunun trakea içindeki ideal konumunu daha önceden öngörebilmesini sağlayacak prenatal bir yaklaşım üzerinde çalışılıyor.</p>
<p><strong>Doğumdan önce ölçülen anatomiden hedef derinliğin tahmini</strong></p>
<p>Yeni çalışma kapsamında araştırmacılar, ETT derinliğini standart doğum sonrası formüllere tek başına bağlı kalmak yerine, gebelik sırasında elde edilebilen biyometri verileriyle öngörmeyi amaçlıyor. Yaklaşımın merkezinde, fetüsün gelişimi sürerken elde edilen ölçümlerle bebeğin anatomik oranları arasındaki ilişkilerin modellenmesi yer alıyor. Böylece “ağızdan trakeaya olan mesafe” ile ilişkili olduğu düşünülen anatomik işaretler, ultrason tabanlı veriler <a href="https://oncology.com.tr/nka2-palmitoylatma-fumarat-hatti-diyabetik-kardiyomiyopati/" title="Fumarat hattı üzerinden kalp hücrelerinde “palmitoylatma”: Diyabetik kardiyomiyopatide NKAα2 farkı" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> yorumlanıyor.</p>
<p><strong>Fetal büyüme ve yapısal oranlar arasında ilişki kuran model</strong></p>
<p>Çalışmanın mantığı, çok küçük prematürelerde yalnızca standart şablonların yeterli olmayabileceği yönünde. Çünkü bu bebeklerde büyüme hızı, doku oranları ve hava yolu geometrisi beklenenden farklılık gösterebiliyor. Araştırmacılar, prenatal biometri yardımıyla fetal büyüme ve yapıların orantısal değişimi ile ağız–trakea uzaklığı arasındaki bağlantıyı ele alan bir öngörü çerçevesi kurduklarını belirtiyor. Bu yaklaşım, ETT’nin optimal yerleşim derinliğini hesaplamaya dönük bir tahmin aracı olarak konumlandırılıyor.</p>
<p><strong>Standart yöntemlere ek bir “önceden tahmin” katmanı</strong></p>
<p>ETT derinliği için pratikte yaygın biçimde doğum sonrası hesaplamalar kullanılsa da; çok düşük doğum ağırlığında anatomik varyasyonların klinik riskleri artırabileceği biliniyor. Prenatal biyometri temelli yaklaşım ise hedef derinliğin, bebeğin doğumuna kadar uzanan ölçümlerle daha erken tahmin edilmesine olanak vermeyi hedefliyor. Araştırma, odak noktasının “hangi derinlikte takılmalı?” sorusuna yanıt verecek şekilde, tüpün optimal derinliğinin öngörülmesi olduğunu özellikle belirtiyor.</p>
<p><strong>Uygulamanın potansiyel etkisi ve araştırmanın mevcut aşaması</strong></p>
<p>Çalışmanın gündeme getirdiği yaklaşım, daha güvenli entübasyon hedefiyle doğrudan bağlantılı olsa da, prenatal modelin klinik rutinlere ne kadar hızlı ve hangi şartlarda entegre edileceği henüz erken bir aşamada. Bu tür öngörü çerçevelerinin doğrulanması için farklı merkezlerde, farklı hasta profillerinde performansın karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca, prenatal ölçümlerin elde edilebilirliği, ölçüm standardizasyonu ve modelin farklı gebelik haftalarında ne derece tutarlı sonuç verdiği gibi başlıklar klinik uygulama açısından belirleyici olacaktır.</p>
<p>Yine de yaklaşımın bilimsel önemi, fetüsün gelişimi sürerken elde edilen ultrason verilerinin, doğumdan sonra kritik bir prosedürün teknik parametresini destekleyecek biçimde kullanılmasına dönük olması. 500 gramın altındaki bebeklerde solunum desteği gereksinimi sık olduğundan, entübasyon sırasında konum hatalarını azaltmaya yönelik stratejiler, neonatal yoğun bakımda klinisyenlerin karşı karşıya kaldığı risk yönetimi sorunlarına doğrudan temas ediyor.</p>
<p><strong>Bir sonraki adım: doğrulama ve klinik uyarlanabilirlik</strong></p>
<p>Araştırmacıların önerdiği prenatal biyometri temelli tahmin yaklaşımı, ETT yerleşimi için doğum öncesi “anatomik işaret” kullanımını gündeme taşıyor. Bir sonraki aşamada, modelin gerçek klinik akışta ne kadar zaman kazandırdığı, ölçüm kalitesine duyarlılığı ve entübasyon sonrası doğrulama ölçütleriyle ne derecede uyumlu olduğunun netleşmesi beklenir. Doğru derinliği daha iyi tahmin etmek, ventilasyon etkinliğini artırma ve hava yolu travması risklerini azaltma hedefiyle uyumlu bir araştırma hattı olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/prenatal-biometry-predicts-optimal-endotracheal-tube-depth-in-very-low-birthweight-infants/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Prenatal biometry-based prediction of optimal ETT depth</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prenatal biometry-based prediction of optimal endotracheal tube depth in infants with a birth weight less than 500 g.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yoo, K., Kim, S.H., Park, J. et al. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02851-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41372-026-02851-2</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yeni bir prenatal yol haritası, çok düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlarda endotrakeal tüplerin (ETT) klinisyenler tarafından daha hassas yerleştirilmesine yakında yardımcı olabilir. Doğum ağırlığı 500 g&#039;ın altında olan bebeklerde, entübasyon sırasında küçük konumlandırma hataları bile yaşamı tehdit edebilen komplikasyon riskini artırabilir, yetersiz ventilasyon veya hava yolu travması dahil. Araştırmacılara göre yaklaşımları, doğumdan önce alınan ölçümleri kullanıyor—kapsayarak&#8230;</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/sacf-gila-in-vitro-gen-duzenleme-guvenlik-testi/" data-wpan-internal-link="1">Gen düzenleme güvenliğini testte yeni yaklaşım: SACF ve GILA çok merkezli karşılaştırma</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/circrna-urikaz-nanotasiyici-hiperuriszemi-fare/" data-wpan-internal-link="1">Oksidan stresi de hedefleyen nanotaşıyıcı: Farelerde hiperürisemiyi azaltmak için circRNA urikaz yaklaşımı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/prenatal-ultrason-biyometrisi-ett-derinligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prematürelerde PDA kapatmanın zamanlaması: Ne zaman cihaz, ne zaman bekleme?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 04:22:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[duktus arteriyozus]]></category>
		<category><![CDATA[hemodinamik olarak anlamlı PDA]]></category>
		<category><![CDATA[klinik karar verme]]></category>
		<category><![CDATA[neonatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[PDA kapatılması]]></category>
		<category><![CDATA[PDA kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Transkateter İşlem]]></category>
		<category><![CDATA[transkateter kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/</guid>

					<description><![CDATA[Prematürelerde hsPDA için transkateter kapatma gerekliliği netleşince zamanlama kararı önem kazanır. Kılavuzlar ve klinik koşullar, ne zaman cihaz ne zaman bekleme sorusunu yanıtlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok düşük doğum ağırlıklı prematürelerde, duktus arteriyozusun kendiliğinden kapanmaması ve dolaşımı olumsuz etkilemesi durumunda (hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriyozus, hsPDA) transkateter kapatma giderek daha sık “kesin çözüm” <a href="https://oncology.com.tr/aktif-ogrenmeyle-lif-tasarimi-bagirsak-mikrobiyotasi/" title="Bilgisayar destekli “lif tasarımı” ile bağırsak mikrobiyotasını hedefleme: yeni aktif öğrenme yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> olarak kullanılıyor. Ancak klinisyenlerin önündeki temel soru aynı: Kapamanın gerekliliği netleştiği anda hemen mi müdahale edilmeli, yoksa bebeğin yoğun bakımdaki stabilizasyonu ve hazırlığı tamamlanıncaya kadar bir süre beklenmeli mi? Bu kararın merkezinde yer alan pratik ikilem, zamanın hem yarar hem de risk anlamına gelebilmesi.</p>
<p>Son dönem kılavuz ve uzlaşılar, müdahale gerektiren hsPDA’ların belirli bir klinik çizgiyi geçtikten sonra kapatılmasını öne çıkarıyor. Buna göre, “yüksek volümlü” hsPDA olgularında, konservatif yaklaşımın sonuç vermemesi ya da farmakolojik tedavinin başarısız kalması sonrası yaklaşık 10–14 gün civarında gecikme yapıldıktan sonra transkateter girişimlerin gündeme gelmesi genel eğilim olarak belirtiliyor. Ayrıca, indometasin ya da ibuprofen gibi ilaçların kullanımını kısıtlayan durumlarda da müdahale öneriliyor; çünkü bu tür klinik kontrendikasyonlar, medikal tedaviyle beklenen kapanma fırsatını fiilen ortadan kaldırabiliyor.</p>
<p>Fakat bu eşikler, her zaman aynı “zaman penceresi”ne karşılık gelmeyebiliyor. Duktusun hemodinamik etkisi, bebeğin solunumsal durumu, dolaşım stabilitesi, eşlik eden morbiditeler ve girişim öncesi hazırlık düzeyiyle yakından ilişkili. Erken kapatma, anormal şantın yol açtığı yükü durdurma açısından teorik olarak avantaj sunarken; işlemin prematüre ve kırılgan fizyolojide ne ölçüde zorlanmadan yapılabildiği, erken müdahalenin prosedürel riskleri artırıp artırmadığını belirleyen kritik değişkenlerden biri. Öte yandan daha geç müdahale, bir yandan bebeğin genel stabilizasyonunu güçlendirebilirken, diğer yandan hsPDA’nın sürmesi nedeniyle belirli neonatal komplikasyonların birikmesine yol açabilir.</p>
<p>Makalenin işaret ettiği belirsizlik tam da burada yoğunlaşıyor: hsPDA için transkateter cihazla oklüzyonun “ne zaman” yapılacağı, yalnızca duktusun varlığına bakarak değil; duktusun klinik ağırlığı ve bebeğin girişime hazır olma düzeyi <a href="https://oncology.com.tr/tip-i-crispr-cas-anti-faj-transkripsiyon-duzeni/" title="CRISPR sistemi, bakterilerin birbirine gömülü bağışıklık silahlarını birlikte çalıştırıyor" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> değerlendirilerek şekillendirilmeli. Bununla birlikte mevcut öneriler çoğunlukla gecikme için kabaca bir zaman aralığı vermekle sınırlı. Zamanlamayı etkileyen alt faktörler, farklı merkezlerdeki pratikler ve hasta seçimi farklılıkları hesaba katıldığında, tek bir doğru zaman noktasını gösteren güçlü kanıt ihtiyacı daha da belirginleşiyor.</p>
<p>Klinik karar süreçlerinde beklemenin gerekçesi çoğu zaman “önce hazırlık” yaklaşımına dayanıyor. Stabilizasyonun optimizasyonu; solunum parametrelerinin yönetimi, sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması, enfeksiyon ve hemodinamik dalgalanmaların minimize edilmesi gibi adımları kapsayabilir. Ancak bu strateji, hsPDA’nın devam ettiği her günün bedeli olabileceği gerçeğiyle birlikte ele alınmak zorunda. Bu nedenle tartışma, yalnızca “erken mi geç mi” sorusuna indirgenemiyor; asıl mesele, hangi bebeğin hangi koşullarda daha güvenli ve daha faydalı bir zaman penceresinde girişim alacağı.</p>
<p>İleriye dönük olarak, yazarların vurguladığı yönlerden biri de veri birikimi ve araştırma tasarımlarının zamanlamaya odaklanması. Mevcut kılavuzlar, yüksek volümlü hsPDA ve ilaç kontrendikasyonları gibi durumlarda müdahaleyi desteklemekle birlikte, zamanlamanın riskler ve klinik çıktılar <a href="https://oncology.com.tr/elektronik-rezonans-destekli-sam-ito-perovskit/" title="ITO Üzerindeki “Elektronik Rezonans” Molekül, Perovskit Güneş Hücrelerinde Dayanımı Artırmayı Hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">üzerindeki</a> etkisini daha ayrıntılı ve karşılaştırılabilir biçimde açıklayan kanıtlara ihtiyaç duyulduğu görülüyor. Gelecekte yapılacak çalışmaların, girişim öncesi stabilizasyon düzeyi ile işlemle ilişkili riskleri ve duktusun devam süresinin olası komplikasyonlarla ilişkisini daha sistematik biçimde ele alması bekleniyor.</p>
<p>Özetle, çok düşük doğum ağırlıklı prematürelerde hsPDA için transkateter kapatma uygulamasının yaygınlaşması, kararın önemini azaltmıyor; aksine zamanlamayı daha da stratejik hale getiriyor. Mevcut öneriler belirli hasta gruplarında müdahalenin zamanını yönlendirirken, “tek bir evrensel saat” yaklaşımını destekleyen kanıtın sınırlı olduğu görülüyor. Klinisyenlerin, duktusun hemodinamik ağırlığını ve bebeğin girişim hazırlığını birlikte tartarak zaman penceresini kişiselleştirmesi, bu alandaki tartışmanın merkezinde kalmaya devam edecek.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/timing-transcatheter-closure-of-hemodynamically-significant-patent-ductus-in-preterm-infants/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pediatric transcatheter device occlusion timing in preterm infants with hsPDA.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Optimal timing for transcatheter device occlusion of a hemodynamically significant patent ductus arteriosus in preterm infants: evidence, uncertainty, and future directions.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Avades, M.J., Griffiths, P.S., Weems, M.F. et al. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02816-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41372-026-02816-5</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriozusun (hsPDA) transkateter kapatılması, çok prematüre bebeklerde anormal kan akımını durdurmak için giderek artan biçimde kesin yöntem olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen klinisyenler, önce bekleyip stabilizasyonu optimize etmek mi yoksa kapatma açıkça endike hale gelir gelmez gecikmeden ilerlemek mi gerektiği konusunda hâlâ tartışmaktadır. Pratik sorun zamanlamadır: bir bebekte, or proceed promptly once closure becomes clearly indicated. The practical problem is timing: when a baby has a&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
