<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PI3K inhibitörü &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/pi3k-inhibitoru/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 21:50:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>PI3K inhibitörü &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PI3K’yi hedefleyen copanlisib, PD-1 blokajıyla birleşince mikrosatellit stabil kolorektal kanserde erken sinyaller verdi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/mss-kolorektal-kanserde-copanlisib-nivolumab-faz-1-2/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/mss-kolorektal-kanserde-copanlisib-nivolumab-faz-1-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 21:50:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[copanlisib]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrosatellit stabil]]></category>
		<category><![CDATA[mikrosatellit stabil kolorektal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[nivolumab]]></category>
		<category><![CDATA[PD-1 blokajı]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K inhibitörleri]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K inhibitörü]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/mss-kolorektal-kanserde-copanlisib-nivolumab-faz-1-2/</guid>

					<description><![CDATA[PI3K inhibitörü copanlisib ve PD-1 immün kontrol noktası baskılayıcısı nivolumabın MSS kolorektal kanserde faz 1/2 kapsamında erken klinik aktivitesi değerlendirildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mikrosatellit stabil (MSS) <a href="https://oncology.com.tr/evre-ii-bagirsak-kanseri-nuks-riski-semil/" title="La Trobe Üniversitesi’nin geliştirip doğruladığı yapay zeka, evre II bağırsak kanserinde nüks riskini daha erken öngörmeyi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">kolorektal kanser</a>, bağışıklık kontrol noktası tedavilerinden çoğu zaman sınırlı fayda görmesiyle biliniyor. Bu direnç, tümörün bağışıklık hücrelerini yeterince içeri alamaması ve tümör mikroçevresinin T hücre aktivasyonunu baskılayabilmesi gibi farklı mekanizmalara bağlanıyor. Nat Communications’ta yayımlanan yeni bir faz 1/2 çalışma, bu sorunu, tümör metabolizmasını kurcalayan bir PI3K inhibitörü ile PD-1’e yönelik bir immün kontrol noktası baskılayıcısını aynı rejimde birleştirerek ele almayı denedi.</p>
<p>Çalışmanın temel fikri, copanlisib ile nivolumabın birlikte hareket etmesinin tümör mikroçevresini yeniden şekillendirebileceği varsayımına dayanıyor. Copanlisib, kanser gelişimi ve immün kaçış süreçlerinde sıkça rol oynayan PI3K sinyal yolunu hedeflemek üzere tasarlanmış bir ilaç olarak tanımlanıyor. Bu sinyalin baskılanmasının, tümör içinde antijen sunumuna destek olabilecek koşulları iyileştirmesi ve bağışıklık hücrelerinin tümöre infiltrasyonunu artırması bekleniyor. Ardından devreye nivolumab giriyor: PD-1’i hedefleyen bu ajan, T hücreleri üzerindeki “immün fren” mekanizmasını kaldırarak anti-tümör yanıtın sürdürülmesine zemin hazırlıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, MSS kolorektal kanserde tek başına kontrol noktası blokajının neden yetersiz kalabildiği sorusuna odaklanarak, iki farklı biyolojik hedefi aynı tedavi planında bir araya getirdi. Faz 1/2 tasarımında copanlisib ile nivolumab kombinasyonunun güvenlik ve tolere edilebilirliği incelenirken, aynı zamanda kombinasyonun erken etkinlik <a href="https://oncology.com.tr/glp-1-noropsikiyatrik-advers-olaylar-vigibase/" title="WHO VigiBase verileri: GLP-1 tedavileriyle ilişkili nöropsikiyatrik şikâyet sinyali raporlandı" data-wpan-internal-link="1">sinyali</a> oluşturup oluşturmadığı da değerlendirildi. Çalışmanın “erken aşama” niteliği nedeniyle bulgular, nihai tedavi standardı anlamına gelmekten ziyade, ileride daha geniş hasta gruplarında test edilecek bir biyolojik stratejinin uygulanabilirliğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışma kapsamındaki hasta popülasyonu mikrosatellit stabil alt gruptan oluşuyor; bu da araştırmanın amacını özellikle güçlendiriyor. MSS tümörler, doku düzeyinde belirgin immünojenisite göstergelerine her zaman sahip olmadıkları için, PD-1 blokajına yanıtın sınırlı kalması sık görülen bir durum. Bu nedenle araştırmacılar, PI3K yolunu hedefleyerek tümörün bağışıklıkla etkileşim kurma kapasitesini artırmayı ve böylece nivolumabın “etki penceresini” genişletmeyi hedeflediklerini ortaya koyuyor.</p>
<p>Makale metninde tedavi kombinasyonunun, direnç mekanizmalarının üstesinden gelme potansiyeli taşıdığı yönündeki yaklaşım öne çıkıyor. Copanlisibin PI3K sinyalini azaltarak tümör mikroçevresini daha “immün yanıtla uyumlu” hale getirmesi ve böylece T hücrelerinin tümörde daha etkin çalışmasına fırsat sağlaması bekleniyor. Nivolumab ise PD-1 üzerinden T hücre aktivasyonunu frenleyen etkiyi kaldırarak bu potansiyeli işlevsel hale getirmeye çalışıyor.</p>
<p>Bu biyolojik gerekçeye paralel şekilde çalışmada, kombinasyonun MSS kolorektal kanserde klinik aktivite gösterebileceğine dair erken sinyallerden söz ediliyor. Bununla birlikte çalışma, olası yan etkiler ve doz uyarlamaları gibi faz 1/2 değerlendirmelerinin merkezde yer aldığı bir çerçevede ilerliyor; dolayısıyla sonuçların ayrıntıları ve yanıtın hangi biyobelirteçlerle daha net tahmin edilebileceği, sonraki analiz ve daha ileri faz tasarımlarıyla daha da netleşecek.</p>
<p>Öte yandan, bu tür kombinasyon yaklaşımlarının translasyonel değeri, yalnızca etkinlik sinyaliyle sınırlı değil. PI3K-immün etkileşimi üzerine kurulu stratejiler, MSS tümörlerde “immün priming” ihtiyacını hedeflediği için, gelecekte tedavinin kime fayda sağlayabileceğini belirlemeye yönelik biyomarker çalışmalarının önünü açabiliyor. Araştırma, MSS kolorektal kanserde bağışıklık tedavisinin neden sınırlı kaldığını aşmaya yönelik daha karmaşık ama daha hedefli bir <a href="https://oncology.com.tr/dogustan-diyafram-hernisinde-hizli-ekip-mudahalesi/" title="CDH’li bebeklerde kalp krizi riskini azaltan ‘hızlı ekip müdahalesi’ yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> gündeme getiriyor.</p>
<p>Nat Communications’ta yayımlanan bulgular, copanlisib ve nivolumab kombinasyonunun MSS kolorektal kanserde araştırılmaya değer bir rota olabileceğini gösteren erken aşama kanıtlar sunuyor. İlerleyen dönemlerde, etkinliğin kalıcılığı, yanıtın biyolojik belirleyicileri ve güvenlik profili gibi başlıkların daha geniş hasta gruplarında sınanması bekleniyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/copanlisib-plus-nivolumab-shows-microsatellite-stable-colorectal-cancer-activity-in-phase-1-2/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Copanlisib plus nivolumab in microsatellite-stable colorectal cancer</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Copanlisib in combination with nivolumab formicrosatellite stable colorectal cancer: a phase 1/2 trial</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Christenson, E.S., Wala, J.A., Parkinson, R. et al. Copanlisib in combination with nivolumab formicrosatellite stable colorectal cancer: a phase 1/2 trial. Nat Commun 17, 7114 (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-72985-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41467-026-72985-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/mss-kolorektal-kanserde-copanlisib-nivolumab-faz-1-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni bir PI3K/HDAC ikili inhibitörü, dirençli glioblastomda temozolomidin etkisini artırmayı hedefliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:04:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[DNA hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[glioblastom]]></category>
		<category><![CDATA[HDAC inhibisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ikili inhibitör]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K inhibitörü]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K/HDAC inhibisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[temozolomid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/</guid>

					<description><![CDATA[Dirençli glioblastomda PI3K/HDAC ikili inhibitörü CUDC-907’nin temozolomid yanıtını güçlendirebileceği; DNA hasarı onarımını zayıflatma ve stres yanıtını yeniden şekillendirme üzerine çalışma var.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dirençli tedaviyle tekrar tekrar nükseden glioblastomda (GBM) kemoterapiye yanıtı güçlendirmeye yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Yakın tarihli bir araştırmada, temozolomid (TMZ) gibi standart DNA hasarı temelli <a href="https://oncology.com.tr/btk-a428d-mutasyonu-kll-btk-direnci/" title="BTK hedefli tedavilere karşı “pan-direnç” yaratan nadir BTK A428D mutasyonu CLL’de öne çıktı" data-wpan-internal-link="1">tedavilere karşı</a> gelişen direnç mekanizmalarını hedeflemeyi amaçlayan yeni bir yaklaşım gündeme geldi. Çalışmanın odağında, PI3K yolunu ve HDAC’leri birlikte baskılayan CUDC-907 adlı ikili bir inhibitör yer alıyor.</p>
<p>Glioblastomda tedavi sonrası nüksün önemli nedenlerinden biri, tümör hücrelerinin kemoterapinin oluşturduğu hasara rağmen hayatta kalmayı öğrenmesi. TMZ, hücrelerde DNA hasarı oluşturarak etkisini gösterirken, bazı GBM hücreleri DNA hasarının onarımı ve strese uyum sağlayan genetik-programlar sayesinde kemoterapi baskısından kaçabiliyor. Araştırmacılar, bu uyum süreçlerini aynı anda iki farklı biyolojik eksende zayıflatabilecek bir kombinasyon stratejisi üzerinde durdu: PI3K sinyalizasyonunun sürdürdüğü büyüme ve direnç avantajı ile HDAC inhibisyonunun gen ifadesi ve stres yanıtı üzerindeki etkilerini birlikte kullanmak.</p>
<p>Çalışmada CUDC-907’nin, PI3K yolak aktivitesini hedefleyerek tümör hücrelerinin hayatta kalma sinyallerini azaltabileceği; aynı zamanda HDAC baskısıyla birlikte gen ekspresyonu ve stres yanıtını yeniden şekillendirerek kemoterapinin yol açtığı DNA hasarına karşı daha kırılgan bir hücresel durum oluşturabileceği düşüncesi test edildi. Araştırmanın mantığı, bu iki etkinin tek bir bileşikte birleşerek GBM proliferasyonunu yavaşlatmaya ve TMZ gibi ajanların DNA hasarına dayalı etkilerini güçlendirmeye yardımcı olup olmayacağını değerlendirmekti.</p>
<p>İlk aşamada, kültür ortamındaki GBM hücrelerinde CUDC-907’nin hücresel döngü ve apoptoz üzerindeki etkileri izlendi. Hücrelerin bölünme hızını düşürüp düşürmediği ve programlı hücre ölümü eğiliminin artıp artmadığı, uygulanan bileşiklerin biyolojik etkisini anlamada kritik işaretler olarak ele alındı. Elde edilen veriler, CUDC-907’nin tek başına tümör hücre davranışını değiştirme potansiyelini değerlendirmenin yanında, TMZ ile birlikte kullanıldığında yanıtı nasıl etkileyebileceğine dair ipuçları sağlamayı hedefledi.</p>
<p>Araştırmada ayrıca, kemoterapinin tetiklediği DNA hasarı bağlamında hangi onarım ve sinyal ağlarının devre dışı kalabileceği üzerinde duruldu. Bu kapsamda γ-H2AX gibi DNA hasarını yansıtan işaretleyiciler ve PARP1 gibi onarım süreçleriyle ilişkili moleküller incelenirken, hücre içi “gen ifade programlarını” yönlendiren başlıca düğümler de takip edildi. Çalışmanın biyolojik okumasında, MYC ve p21 gibi proteinlerin düzenlenmesi, CUDC-907’nin hücre döngüsü kontrolü ve proliferasyonla bağlantılı yollarda etkili olup olmadığını anlamaya yardımcı bir çerçeve sundu.</p>
<p>Temozolomidin DNA hasarı üzerinden etki kurduğu düşünüldüğünde, onarım kapasitesinin baskılanması yanıtın iyileşmesinde belirleyici olabilir. Bu nedenle araştırmacılar, CUDC-907’nin TMZ’ye karşı direnci destekleyen süreçleri zayıflatıp zayıflatmadığını, DNA hasarını takiben hücrelerin hayatta kalma eğilimini ölçerek değerlendirdi. Çalışmada JAK-STAT sinyalizasyonu gibi hücrelerin hayatta kalma ve stres uyumuna katkıda bulunabilen hatlar da inceleme başlıkları arasında yer aldı.</p>
<p>Araştırmanın preklinik düzeydeki değerlendirmeleri yalnızca hücre kültürüyle sınırlı tutulmadı. Organotipik sistemler ve ortotopik fare modeli yaklaşımı, tümör mikroçevresiyle birlikte ilacın etkisini daha gerçekçi biçimde gözlemleme amacı taşıyor. Böylece CUDC-907’nin, TMZ ile birlikte uygulandığında tümör büyümesini yavaşlatma ve tedaviye yanıtı artırma yönünde biyolojik kanıt sağlayıp sağlamadığı daha kapsamlı bir çerçevede sorgulanmış oldu.</p>
<p>Henüz <a href="https://oncology.com.tr/down-sendromu-alzheimer-p-tau217-kan-testi/" title="Down sendromunda Alzheimer biyobelirteçleri kan testleriyle daha erken yakalanabilir: USC çalışması" data-wpan-internal-link="1">erken</a> evre niteliğindeki bu bulgular, dirençli GBM’de “kombinasyonla duyarlılaştırma” fikrini destekleyen bir mekanizma temeli sunuyor: PI3K/HDAC çift hedefiyle hem büyüme-direnç sinyallerini hem de gen ifade ve stres yanıtını yeniden düzenleyerek TMZ’nin DNA hasarı etkisini daha etkili hale getirmek. Ancak klinik uygulamaya dönük çıkarımlar için, güvenlilik profili ve etkinliğin farklı deney modellerinde doğrulanması gibi adımların gerekeceği vurgulanıyor. Çalışma, direnç biyolojisini daha iyi çözmeye yönelik devam eden araştırmaların, gelecekte hedefe yönelik çoklu tedavi stratejilerine katkı sağlayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/cudc-907-boosts-temozolomide-response-in-glioblastoma-by-dual-pi3k-hdac-inhibition/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Glioblastoma chemoresistance; targeted PI3K/HDAC inhibition; TMZ sensitization</p>
<p><strong>Article Title:</strong> CUDC-907 inhibits glioblastoma and enhances glioblastoma sensitivity to temozolomide by inhibiting DNA damage repair</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1016/j.gendis.2025.101948</p>
<p><strong>Keywords:</strong> glioblastom, CUDC-907, PI3K, HDAC, temozolomid, TMZ direnci, MYC, p21, DNA hasar onarımı, γ-H2AX, PARP1, JAK-STAT, organoidler, ortotopik fare modeli</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/avrupada-nadir-kanserlerde-molekuler-eslestirme-erisimi-hizlandirmayi-hedefliyor/" data-wpan-internal-link="1">Avrupa’da nadir kanserlerde ‘moleküler eşleştirme’ erişimi hızlandırmayı hedefliyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
