<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PI3K-Akt sinyal yolu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/pi3k-akt-sinyal-yolu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 05:46:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>PI3K-Akt sinyal yolu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Papiller tiroid kanserinde iki sinyal hattının kesişimi: MAPK ve PI3K/AKT’ye dayalı daha kişiselleştirilmiş yaklaşım</title>
		<link>https://oncology.com.tr/papiller-tiroid-kanserinde-pi3k-akt-sinyal-yolu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/papiller-tiroid-kanserinde-pi3k-akt-sinyal-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 05:46:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[BRAF V600E mutasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[MAPK sinyal yolu]]></category>
		<category><![CDATA[MAPK yolu]]></category>
		<category><![CDATA[NTRK füzyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Papiller tiroid kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K-Akt sinyal yolu]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K/AKT yolu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi direnci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/papiller-tiroid-kanserinde-pi3k-akt-sinyal-yolu/</guid>

					<description><![CDATA[Papiller tiroid kanserinde MAPK ve PI3K/AKT yollarının birlikte aktifleşmesi, tümör büyümesi ve tedavi yanıtını belirleyebilir. Kişiselleştirilmiş yaklaşımlara zemin sağlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Papiller tiroid karsinomu (PTC) için tedavi stratejileri, giderek daha çok tümör biyolojisini yönlendiren sinyal ağlarının “neden” ve “nasıl”ına odaklanıyor. Son değerlendirmeler, hastalığın ilerlemesini yalnızca tek bir biyolojik anahtar <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-dbs-kan-metabolomik-biyobelirtecler/" title="Parkinson’da DBS’nin etkisini “kan kimyası” üzerinden izleme: metabolomik çalışma sinyal arıyor" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> değil, birbirine <a href="https://oncology.com.tr/cocuklarda-kemoterapiye-bagli-trombosit-dusuklugu-romiplostim/" title="Çocuklarda kemoterapiye bağlı trombosit düşüklüğüne romiplostim umut ışığı" data-wpan-internal-link="1">bağlı</a> iki kritik sinyal motoru olan MAPK ve PI3K/AKT hatlarının birlikte çalışması üzerinden açıklamayı güçlendiriyor. Bu iki yol, normal koşullarda hücrelerin büyüme, farklılaşma, hayatta kalma ve programlı hücre ölümü gibi süreçleri dengelemesine yardım ediyor; ancak PTC’de <a href="https://oncology.com.tr/mc1r-genu-ultrahizli-evrim-tavuk-tuy-rengi/" title="Tavuk tüy renkleri neden bu kadar hızlı çeşitlendi? MC1R geninde “ultrahızlı” evrim sinyali" data-wpan-internal-link="1">genetik</a> değişiklikler yol aktivitesini süreklileştirerek tümörlerin çoğalmasını, apoptozdan kaçmasını ve tedaviye direnç geliştirmesini kolaylaştırabiliyor.</p>
<p>MAPK sinyalinin, tümör oluşumunun erken dönemlerinde belirleyici bir sürücü olduğu vurgulanıyor. RAF–MEK–ERK ekseninin kalıcı biçimde aktif kalmasına yol açan genetik sapmalar, PTC’de belirgin bir yer tutuyor. Bu kapsamda BRAF ve RAS değişiklikleri ile RET/PTC yeniden düzenlenmeleri ve NTRK füzyonları gibi olayların, tümör hücrelerinde aynı biyokimyasal hattın farklı kaynaklardan yeniden ateşlenmesine katkı verdiği aktarılıyor. İfade edilen en yaygın değişiklik, BRAF V600E olarak bilinen varyant. Kaynakta, BRAF V600E’nin vakaların yaklaşık %40–60’ında görülebildiği ve daha agresif gidişle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Aynı zamanda bu değişikliğin, radyoaktif iyot (RAI) tedavisine yanıtı azaltma eğilimiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor; bu da MAPK hattının sadece büyümeyi değil, tedaviye karşı biyolojik davranışı da etkileyebileceğine işaret ediyor.</p>
<p>MAPK yolunun sürekli çalışmasının PTC’de önemli sonuçlarından biri, tümörün “farklılaşma” özelliğini kaybetme süreciyle bağlantılı dediferansiyasyon olgusu olarak öne çıkarılıyor. Dediferansiyasyon, tiroid hücrelerine özgü işlevlerin azalması ve tümörün daha az “olgun” hücre davranışı sergilemesi anlamına gelir; bu durum, klinik açıdan da bazı hastalarda tedavi yanıtlarının beklenenden farklılaşmasına zemin hazırlayabilen bir biyolojik dönüşüm olarak değerlendiriliyor. Kaynakta bu bağın, MAPK aktivitesinin uzun süre baskın kalmasının doğal bir sonucu olabileceği şeklinde yorumlanıyor.</p>
<p>Öte yandan PTC’nin yalnızca MAPK ekseni üzerinden anlaşılması yeterli görülmüyor. Değerlendirmeye göre hastalığın dayanıklılığı, aynı zaman diliminde PI3K/AKT sinyal yolunun da devreye girmesiyle şekilleniyor. PI3K/AKT hattı, apoptozun baskılanması ve hücrelerin hayatta kalma eğilimlerinin güçlenmesi gibi mekanizmalar üzerinden tümörün “yaşamasını” destekleyebiliyor. MAPK ve PI3K/AKT yolları normalde koordineli biçimde işlev görse de, PTC’de genetik olaylar bu koordinasyonu bozar ve her iki yolun da kalıcı aktivite kazanmasıyla tümör hücrelerinin hem proliferasyon (çoğalma) hem de tedavi stresine dayanma kapasitesi artabilir.</p>
<p>Klinik açıdan bu çerçeve, tedavi kişiselleştirmesinin neden daha geniş bir moleküler test yaklaşımına ihtiyaç duyabileceğini açıklıyor. MAPK hattını besleyen sürücü değişikliklerin varlığı, BRAF V600E gibi alt gruplar üzerinden daha belirgin bir biyolojik davranışla ilişkilendiriliyor; bu da hastaların tedavi yanıtlarının aynı olmamasının arkasında sinyal düzeyindeki farklılaşmanın olabileceğini düşündürüyor. Kaynak, iki yolun birlikte etkisini “çift eksenli” bir tümör biyolojisi olarak ele alarak, terapötik planlamada yalnızca tek bir sinyal merceğine bağlı kalmak yerine MAPK ve PI3K/AKT aktivitesinin birlikte değerlendirilmesini destekleyen bir bakış açısı sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Not applicable</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The dual axis of tumorigenesis: MAPK and PI3K/AKT pathways in papillary thyroid carcinoma</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.18632/oncoscience.663</p>
<p><strong>Keywords:</strong> papiller tiroid karsinomu, MAPK yolu, PI3K/AKT yolu, RET/PTC, hedefe yönelik tedavi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/papiller-tiroid-kanserinde-pi3k-akt-sinyal-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gastrik Kanserde Yeni Moleküler Zincir: LAMB3, SAMD4A ve PI3K-Akt’i Aynı Hatta Topluyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/lamb3-gastrik-kanser-pi3k-akt/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/lamb3-gastrik-kanser-pi3k-akt/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[gastrik kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[LAMB3]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K-Akt sinyal yolu]]></category>
		<category><![CDATA[PI3K-Akt sinyali]]></category>
		<category><![CDATA[SAMD4A]]></category>
		<category><![CDATA[tümör ilerlemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/lamb3-gastrik-kanser-pi3k-akt/</guid>

					<description><![CDATA[LAMB3, mide kanserinde SAMD4A ile iş birliği yaparak PHLPP2 mRNA'sını bozuyor ve PI3K-Akt sinyal yolunu sürekli aktif tutarak tümör ilerlemesini hızlandırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gastrik kanserin biyolojik davranışını anlamaya yönelik çalışmalar, hastalığın yalnızca tek bir gen ya da sinyal yoluyla açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu uzun süredir gösteriyor. Bu tabloya şimdi, hücre dışı matriksin önemli bileşenlerinden biri olan laminin alt birimi beta 3 (LAMB3) hakkında yeni ve dikkat çekici bir mekanizma eklendi. British Journal of Cancer’da yayımlanan araştırma, LAMB3’ün mide <a href="https://oncology.com.tr/st-jude-dso-cocukluk-cagi-kanseri/" title="St. Jude, Çocukluk Çağı Kanserinde Küresel İş Birliğinin Merkezinde Yeniden Tanındı" data-wpan-internal-link="1">kanserinde</a> tümör ilerlemesini desteklediğini ve bunu SAMD4A aracılığıyla PHLPP2 mRNA’sının yıkımını artırarak PI3K-Akt yolunu kalıcı biçimde aktif tutarak yaptığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışma, LAMB3’ün yalnızca yapısal bir matriks proteini olarak değil, tümör biyolojisini yönlendiren bir düzenleyici unsur olarak da işlev görebileceğini gösteriyor. Kanser araştırmalarında genellikle odak noktasını hücre içi onkogenler oluştururken, bu bulgular hücre dışı matriks proteinlerinin de malign davranışın şekillenmesinde belirleyici olabileceğini hatırlatıyor. Özellikle mide <a href="https://oncology.com.tr/hindistan-prostat-kanseri-yasam-tarzi-diyet/" title="Hindistan’da Prostat Kanseri Riskine Dair Diyet ve Yaşam Tarzı İşaretleri" data-wpan-internal-link="1">kanseri</a> gibi moleküler çeşitliliği yüksek ve tedavi direnci geliştirebilen bir hastalıkta, böyle ara bağlantılar yeni hedeflerin kapısını aralayabiliyor.</p>
<p>Araştırmacılar, LAMB3’ün artmış ifadesinin mide kanseri hücrelerinde daha saldırgan bir fenotiple ilişkili olduğunu gösterdi. Transcriptom analizi, RNA immunopresipitasyon deneyleri ve fonksiyonel testlerle desteklenen çalışma, LAMB3’ün etkisini doğrudan gen ifadesi ve sinyal iletimi düzeyinde inceledi. Bulgulara göre LAMB3, RNA bağlayıcı protein SAMD4A ile iş birliği yaparak PHLPP2 adlı düzenleyici mRNA’nın bozulmasını hızlandırıyor. PHLPP2’nin azalması ise PI3K-Akt sinyalinin frenlenmesini zorlaştırıyor; sonuçta hücre çoğalması, hayatta kalma ve tümör ilerlemesini destekleyen yolak uzun süre açık kalıyor.</p>
<p>PI3K-Akt sinyal yolu, kanser biyolojisinin en çok çalışılmış düzeneklerinden biri olarak biliniyor. Bu yolun aşırı çalışması, birçok tümörde büyüme avantajı, stres koşullarına dayanıklılık ve tedaviye direnç ile ilişkilendiriliyor. Söz konusu yeni çalışma, bu iyi bilinen yolun gastrik kanserde nasıl sürdürülebilir biçimde etkinleştirilebileceğine ilişkin daha önce eksik kalan bir halkayı sunuyor. Burada kritik nokta, LAMB3’ün yalnızca yukarı akımda bir değişiklik yaratması değil, aynı zamanda mRNA stabilitesi üzerinden sinyali canlı tutan daha incelikli bir post-transkripsiyonel düzenleme mekanizmasını devreye sokması.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan yönlerinden biri de yalnızca hücre kültürü verileriyle sınırlı kalmaması. Araştırma, insan mide kanseri hücre hatlarının yanı sıra murin ksenogreft modellerini de kullandı. Böylece laboratuvar ortamında gözlenen moleküler değişikliklerin, canlı sistemde de tümör davranışına yansıdığı değerlendirildi. Bu tür çok katmanlı yaklaşım, bulguların biyolojik anlamını güçlendirirken, aynı zamanda sonuçların erken aşama araştırma niteliğini koruduğunu da hatırlatıyor. Yani çalışma, yeni bir tedavi vaadinden çok, tedavi hedefi olabilecek bir ekseni netleştiriyor.</p>
<p>Lamininler, bazal membranın yapısal bütünlüğünü sağlamanın ötesinde, hücre adezyonu, göçü ve farklılaşması üzerinde etkili glikoproteinler olarak biliniyor. Bu nedenle LAMB3 gibi alt birimlerdeki düzensizliğin tümör hücrelerine mekanik destekten daha fazlasını sağlayabileceği uzun süredir düşünülüyordu. Nitekim farklı kanser türlerinde LAMB3 aşırı ifadesi, agresif davranış ve kötü prognozla ilişkilendirilmişti; ancak mide kanserindeki kesin rolü net değildi. Yeni çalışma, bu boşluğu doldurarak LAMB3’ün tümör mikroçevresi ile hücre içi sinyal ağları arasında bir köprü kurduğunu gösteriyor.</p>
<p>SAMD4A’nın bu süreçteki rolü özellikle dikkat çekici. RNA bağlayıcı proteinler, gen ifadesini DNA’dan sonra değil, mRNA düzeyinde kontrol eden önemli düzenleyiciler olarak son yıllarda kanser araştırmalarında daha fazla ilgi görüyor. Bu çalışma, SAMD4A’nın yalnızca pasif bir eşlikçi olmadığını, PHLPP2 mRNA’sının hedefe yönelik yıkımında aktif bir aracılık üstlendiğini ileri sürüyor. Böylece kanser hücresinin iç denge mekanizmalarından biri devre dışı bırakılıyor ve büyümeyi sınırlayan fren sistemi zayıflıyor.</p>
<p>PHLPP2 ise bu hikâyede bir tür biyolojik denge unsuru olarak öne çıkıyor. PI3K-Akt yolunu baskılayan düzenleyiciler arasında yer alan bu mRNA’nın azalması, doğal olarak sinyalin daha uzun süre açık kalmasına neden oluyor. Bu da kanser hücresinin çoğalma ve yaşama avantajını pekiştirebiliyor. Araştırma tam da bu noktada, mRNA stabilitesi ile klasik onkogenik sinyal iletimi arasında beklenmedik bir bağlantı kuruyor. Mide kanseri biyolojisinin çoğu zaman protein düzeyindeki değişikliklerle açıklanmaya çalışıldığı düşünüldüğünde, bu tür post-transkripsiyonel mekanizmalar önemli bir ek açıklama getiriyor.</p>
<p>Her ne kadar bulgular umut verici olsa da, klinik uygulamaya geçiş için daha fazla doğrulama gerekiyor. İnsan tümörlerinde LAMB3-SAMD4A-PHLPP2 ekseninin ne ölçüde yaygın olduğu, farklı alt tiplerde nasıl davrandığı ve tedavi yanıtını etkileyip etkilemediği henüz net değil. Bununla birlikte çalışma, gelecekte hem biyobelirteç geliştirme hem de hedefe yönelik tedavi stratejileri açısından değerli bir başlangıç noktası sunuyor. Özellikle PI3K-Akt yolunu dolaylı biçimde yeniden düzenlemeye dayanan yaklaşımlar, doğrudan yolak inhibitörlerine kıyasla farklı avantajlar sağlayabilir; ancak bu, ancak ek preklinik ve klinik verilerle değerlendirilebilir.</p>
<p>Gastrik kanserin küresel ölüm yükü dikkate alındığında, hastalığın moleküler katmanlarını daha ayrıntılı anlamak büyük önem taşıyor. Bu çalışma, hücre dışı matriks bileşenlerinden birinin, RNA stabilitesi ve sinyal iletimi üzerinden tümör biyolojisini nasıl yönlendirebildiğini göstererek alandaki düşünceyi genişletiyor. LAMB3’ün etkisi artık yalnızca yapısal bir rol çerçevesinde değil, kanserin büyüme programını destekleyen aktif bir moleküler eksen olarak da ele alınıyor. Bu tür bulgular, mide <a href="https://oncology.com.tr/bobrek-kanseri-yapay-zeka-tahmini/" title="Ameliyat Öncesi Yapay Zekâ, Böbrek Kanserinde Ölüm Riskini Daha Erken Sınıflandırabiliyor" data-wpan-internal-link="1">kanserinde</a> hedef arayışını daha rafine hale getirebilir; ancak klinik faydaya dönüşmeleri için araştırmanın sonraki aşamalarında dikkatli ve bağımsız doğrulamalar gerekecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Molecular mechanisms driving gastric cancer malignancy involving LAMB3-mediated regulation of mRNA stability and signaling pathways.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> LAMB3 drives gastric cancer progression through SAMD4A-mediated degradation of PHLPP2 mRNA leading to sustained PI3K-Akt activation.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Guo, J., Cai, F., Zhang, M. et al. LAMB3 drives gastric cancer progression through SAMD4A-mediated degradation of PHLPP2 mRNA leading to sustained PI3K-Akt activation. Br J Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41416-026-03496-w</p>
<p><strong>DOI:</strong> 2026-06-17</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/lamb3-gastrik-kanser-pi3k-akt/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
