<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PFAS &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/pfas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 07:36:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>PFAS &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yumuşak oyuncaklar “sonsuz kimyasalları” ağıza taşıyabilir: PFAS salgı benzeri sıvılara sızıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pfas-yumusak-oyuncak-tukruga-goc/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pfas-yumusak-oyuncak-tukruga-goc/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 07:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ağız teması]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre kimyasalları]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[yumuşak oyuncaklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pfas-yumusak-oyuncak-tukruga-goc/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir araştırma, yumuşak oyuncaklardaki PFAS’ın tükürük benzeri sıvılara göç edebildiğini gösteriyor. Bu bulgu, ağız temasıyla maruziyet endişelerini büyütüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların gün içinde saatlerce temas ettiği yumuşak oyuncaklar, yeni bir araştırmaya göre yalnızca oyun arkadaşlığı sağlamayabilir. Bilim insanları, “sonsuz kimyasallar” olarak bilinen PFAS (per- ve poliflorlu alkil maddeler) grubundan bazı kimyasalların, oyuncak malzemelerinden tükürük benzeri sıvılara geçebileceğini bildiriyor. Bu geçişin, gündelik ağız temasıyla birlikte kimyasalların doğrudan ağız bölgesine ulaşmasına yol açabilecek bir yol oluşturabileceği vurgulanıyor.</p>
<p>Çalışma, PFAS’ın kimyasal olarak oldukça dayanıklı yapısı nedeniyle tüketici ürünlerinden çok küçük miktarlarda salınsa bile maruziyetin uzun vadeye yayılabileceği yönündeki genel endişe çerçevesinde şekillendirildi. Araştırmacılar, yumuşak oyuncakların çiğneme, yalama ve ağız içinde tutma gibi davranışlarla PFAS için olası bir aktarım arayüzü oluşturabileceğini test etmeye odaklandı. Bu yaklaşım, çocukların yaşlarına <a href="https://oncology.com.tr/cocuklarda-kemoterapiye-bagli-trombosit-dusuklugu-romiplostim/" title="Çocuklarda kemoterapiye bağlı trombosit düşüklüğüne romiplostim umut ışığı" data-wpan-internal-link="1">bağlı</a> olarak ağızla temas sıklığının daha yüksek olmasına dayanıyor; ancak araştırmanın <a href="https://oncology.com.tr/dijital-patoloji-kiyaslama-temel-modeller-klinik/" title="Dijital patolojide temel modellerin “gerçek klinik” sınavı: Yeni kıyaslama çerçevesi" data-wpan-internal-link="1">temel</a> bulguları, “oyuncaktan ağız bölgesine kimyasal geçiş” olasılığını kimyasal aktarım davranışı <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-dbs-kan-metabolomik-biyobelirtecler/" title="Parkinson’da DBS’nin etkisini “kan kimyası” üzerinden izleme: metabolomik çalışma sinyal arıyor" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> ele alıyor.</p>
<p>Araştırmada, oyuncak materyallerinden PFAS göçünün nasıl gerçekleştiğini incelemek için tükürük benzeri bir test ortamı kullanıldığı belirtiliyor. Böylece, gerçek hayatta ağız ortamının oluşturabileceği koşullara benzetim yapılarak aktarımın ölçülebilmesi hedeflenmiş. PFAS göçü, yalnızca maddenin genel olarak “bulunması” ile değil, aynı zamanda oyuncak malzemesinden ağız ortamına ne ölçüde geçebildiği ve transferin oynanma sırasında beklenebilecek temas koşullarıyla uyumlu olup olmadığı üzerinden değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, PFAS’ın oyuncak malzemelerinden tükürük benzeri sıvılara geçebildiğini ve bu kimyasalların ağız temasına bağlı maruziyet açısından dikkate alınması gerektiğini gösteren bir davranış kanıtı olarak yorumlanıyor. Araştırmacılar, PFAS’ın kimyasal kararlılığı ve bozunmaya dirençli yapısı nedeniyle, tüketim ürünlerinden oluşabilecek küçük salımların bile uzun dönemli birikim maruziyetiyle ilişkili olabileceğini hatırlatıyor. Bu noktada araştırma, kesin sağlık sonuçları bildirmekten ziyade, olası maruziyet yollarını somutlaştırmaya çalışıyor.</p>
<p>Yumuşak oyuncaklar açısından risk tartışmaları genellikle dış çevreye yayılım, ambalaj ya da tekstil gibi farklı temas kaynakları üzerinden yürütülüyor. Ancak yeni çalışma, ağızla doğrudan temasın da ayrı bir maruziyet kapısı olabileceğini öne çıkarıyor. Özellikle çocukların yumuşak oyuncakları ağızlarına götürmesi ve çiğneme/yalama davranışlarının sık olması, kimyasalların ağız bölgesinde daha yüksek temas ihtimali anlamına gelebilir. Araştırmanın tasarımı, bu davranışa benzer temas senaryolarını laboratuvar koşullarında taklit etmeyi amaçladığından, günlük yaşamla bağlantı kurma konusunda temkinli ama yönlendirici bir yaklaşım sunuyor.</p>
<p>Bilimsel açıdan çalışmanın önemi, PFAS’ın “transfer edilebilir” nitelikte olup olmadığına dair daha doğrudan bir mekanizma testi sunmasında yatıyor. PFAS moleküllerinin kimyasal yapılarının ve fiziksel özelliklerinin aktarım hızını etkileyebileceği, bu nedenle farklı ürün materyalleri arasında aktarım davranışının değişebileceği düşünülüyor. Bununla birlikte araştırma bulguları, çevresel varlığın yanı sıra tüketici ürünlerinde gerçekleşebilen göç süreçlerini görünür kılarak, maruziyet değerlendirmesinde daha ayrıntılı değerlendirme ihtiyacını gündeme getiriyor.</p>
<p>Nowak ve arkadaşlarının 2026 tarihli çalışması, PFAS göçünün tükürük benzeri ortamlarda gözlemlenebildiğini rapor ederken, sağlık etkileriyle ilgili çıkarımlar için ek araştırmalara ihtiyaç olduğunu ima ediyor. Çünkü ağız temasıyla kimyasalların vücuda hangi düzeyde geçtiği, ardından nasıl işlendiği ve uzun vadeli sonuçların ne olabileceği; maruziyet, biyokinetik ve epidemiyolojik verilerle birlikte değerlendirilmesi gereken daha geniş bir araştırma alanı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Oral exposure to PFAS from stuffed toys via migration into saliva-like fluids</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Stuffed toys as a source of oral PFAS exposure: Migration into artificial saliva and exposure assessment.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Nowak, L., Beaud, J., Sartori, L. et al. (2026). Journal of Exposure Science &amp; Environmental Epidemiology. https://doi.org/10.1038/s41370-026-00946-8</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00946-8</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, doldurulmuş oyuncaklar, oral maruziyet, yapay tükürük, göç, maruziyet değerlendirmesi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pfas-yumusak-oyuncak-tukruga-goc/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Surinam’da hamile kadınlarda PFAS maruziyeti coğrafyaya göre değişiyor: Uzaktaki orman bölgelerinde daha yüksek serum düzeyleri</title>
		<link>https://oncology.com.tr/surinamda-gebelikte-pfas-maruziyeti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/surinamda-gebelikte-pfas-maruziyeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 00:56:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevre sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel kimyasal kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte maruziyet]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel-kırsal farkı]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[serum düzeyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sudinam]]></category>
		<category><![CDATA[Surinam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/surinamda-gebelikte-pfas-maruziyeti/</guid>

					<description><![CDATA[Surinam’da hamile kadınlarda PFAS serum düzeyleri, yaşanılan çevrenin niteliğine göre farklılaşıyor. Uzak orman bölgelerinde daha yüksek konsantrasyonlar ölçülmüş.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Surinam’ın farklı coğrafi bölgelerinde yaşayan hamile kadınlarda ölçülen per- ve polifloroalkil maddeleri (PFAS) düzeyleri, “her yerde aynı” değil; yaşanılan ortamın niteliğine göre belirgin biçimde farklılaşıyor. Güney Amerika’daki çevresel kimyasal maruziyeti inceleyen yeni bir çalışma, PFAS olarak bilinen ve “sonsuz kimyasallar” diye anılan bu bileşiklerin <a href="https://oncology.com.tr/gebelikte-sars-cov-2-maruziyeti/" title="Hamilelikte SARS‑CoV‑2 teması, 12 ve 22 ayda nörogelişimsel farklılıklarla ilişkilendirildi" data-wpan-internal-link="1">hamilelik</a> döneminde kanda birikebildiğini, ancak birikimin de kentsel, kırsal ve uzak yağmur ormanı topluluklarında aynı seyretmediğini gösterdi.</p>
<p>PFAS’lar endüstriyel ürünlerde ve ev materyallerinde uzun yıllar boyunca kullanılabilen, çevrede kalıcılıkları nedeniyle insan sağlığı açısından ilgi toplayan maddeler arasında yer alıyor. Bu çalışma, özellikle gebeliğin biyolojik açıdan daha hassas bir dönem olduğunu temel alarak, günlük çevresel temasın anne kanındaki PFAS profilini nasıl yansıtabileceğini anlamayı hedefledi. Araştırmacılar, yalnızca tek bir kimyasalın düzeyine odaklanmak yerine, serumda birden fazla PFAS bileşiğini hedef alan “hedefli analitik” bir yöntem kullandı. Bu yaklaşım, farklı PFAS türlerinin <a href="https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/" title="Ticagrelor ile fazamoreksant birlikte alındığında ilaç maruziyetinde değişim sinyali: Faz I çalışma" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> oluşturduğu genel maruziyet desenini daha kapsamlı biçimde haritalandırmaya olanak sağladı.</p>
<p>Çalışmada, Surinam’da yaşayan kadınların kentsel alanlar, kırsal bölgeler ve uzak yağmur ormanı toplulukları arasında karşılaştırıldığı bildirildi. Sonuçlar, PFAS bileşenlerinin yalnızca toplam düzeyler açısından değil, aynı zamanda bileşim profilleri açısından da farklılık gösterebildiğine <a href="https://oncology.com.tr/car-t-toksisite-riski-genetik-belirtecler/" title="Genetik izler CAR-T yanıtını ve yan etki riskini önceden işaret edebilir" data-wpan-internal-link="1">işaret</a> ediyor. Başka bir ifadeyle, maruziyet “tek bir kaynaktan aynı biçimde” gerçekleşmiyor; yaşayanların çevreyle temas kurma biçimleri ve beslenme, su kullanımı gibi günlük yaşam unsurları bu farklılığı şekillendiriyor olabilir.</p>
<p>PFAS’ların insan kanında bulunması, bu maddelerin vücuttaki uzun süreli varlığı açısından dikkat çekiyor. Bununla birlikte çalışma, hamilelik sırasında ölçülen PFAS’ların doğrudan hangi sağlık çıktılarıyla ilişkilendirileceğini kesin olarak ortaya koyan bir klinik sonuç sunmuyor. Araştırma daha çok çevresel maruziyetin coğrafya ile nasıl değişebildiğini ve gebelik gibi duyarlı bir pencerede biyolojik ölçümlere nasıl yansıdığını anlamaya yöneliyor. Bu nedenle bulgular, risk değerlendirmesine doğru atılan bir adım olarak değerlendirilebilir; ancak birey bazında hastalık veya zararın ne düzeyde gerçekleşeceğini söylemek için ek araştırmaların gerekli olması beklenir.</p>
<p>Yazarların vurguladığı ana mesaj, uzaktaki yağmur ormanı topluluklarında görülen daha yüksek serum konsantrasyonlarının, çevresel kaynakların ve maruziyet yollarının bölgesel olarak değişebileceğine işaret etmesi. Kentsel alanlarda yaşayan kadınlarda ise farklı bir PFAS deseni ve göreli düzeyler raporlanıyor. Kırsal kesimlerdeki ölçümler de bu iki uç arasında bir yerde konumlanıyor olabilir ya da kendine özgü bir karışım gösterebilir. Çalışma, bu ayrımı yaparak PFAS maruziyetini “tek sayı” gibi değil, birden çok bileşenin oluşturduğu bir kimyasal imza olarak ele alıyor.</p>
<p>Uzaktan yağmur ormanı topluluklarında daha yüksek serum düzeyleri bulunması, PFAS alımının yalnızca endüstriyel tesislere yakınlıkla açıklanamayabileceğini de düşündürüyor. Su ve gıda zincirinin bileşimi, yerel kullanım pratikleri, çevredeki kimyasal kalıcılığın zaman içindeki etkileri ve yerleşim biçimleri gibi faktörler maruziyetin farklılaşmasına katkı sağlayabilir. Bu noktada araştırma, PFAS’ın çevresel kaynaklardan insan vücuduna geçişinin coğrafi koşullarla ilişkili olabileceği fikrini güçlendiriyor.</p>
<p>Çalışma, hamilelik döneminde serum PFAS düzeylerini karşılaştıran veriler sunarak, gelecekte Surinam ve benzeri ülkelerde maruziyetin izlenmesi ve risklerin daha net anlaşılması için zemin hazırlıyor. Öte yandan PFAS’ların insan sağlığı üzerindeki etkileri, kimyasal türüne, maruziyet düzeyine ve bireyin biyolojik durumuna göre değişebileceğinden, bu çalışmanın bulguları önleyici ve izleyici politikalar için “ihtiyaç duyulan kanıt” niteliğinde okunmalı; klinik düzeyde kesin sonuç çıkarma iddiası ise çalışma tasarımı gereği sınırlı kalıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) exposure during pregnancy</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) exposure profiles for pregnant women living in urban, rural, and remote areas of Suriname, South America suggest higher serum concentrations in remote rainforest communities.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Honan, J.K., Abdoel Wahid, F., Gokoel, A. et al. J Expo Sci Environ Epidemiol (2026). https://doi.org/10.1038/s41370-026-00950-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00950-y</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, gebelik, serum maruziyeti, Surinam, kentsel-kırsal-uzak karşılaştırması</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/surinamda-gebelikte-pfas-maruziyeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milwaukee’de Büyük Göller kaynaklı spora balık tüketenlerde PFAS biyobelirteçleri izleniyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/buyuk-goller-spora-balik-pfas-biyobelirtecleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/buyuk-goller-spora-balik-pfas-biyobelirtecleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:18:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik izlem]]></category>
		<category><![CDATA[biyomonitoring]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Göller]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[insan maruziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[spora balık tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/buyuk-goller-spora-balik-pfas-biyobelirtecleri/</guid>

					<description><![CDATA[Milwaukee’de Büyük Göller’den spora balık tüketenlerde PFAS biyobelirteçleri kan örnekleriyle izlenerek maruziyetin biyolojik düzeyde somutlaştığı bildiriliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 Temmuz 2026’da yayımlanan yeni bir çalışma, Büyük Göller’den temin edilen spora balık tüketen kişilerin biyolojisinde per- ve polifloroalkil maddelerinin (PFAS) izlerinin bulunduğuna <a href="https://oncology.com.tr/tek-hucreli-gen-haritalamasi-kemik-hastaliklari-gen-hedefleri/" title="Kemik dokusunda tek hücre haritası: Damar ilişkili hücreler iskelet hastalıkları için yeni gen hedefleri işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>. “Forever chemicals” olarak da bilinen bu kimyasalların çevrede uzun süre kalabilmesi ve insan vücudunda birikebilmesi, halk sağlığı açısından artan bir endişe kaynağı olurken; araştırma, Milwaukee, Wisconsin özelinde maruziyeti biyolojik örnekler üzerinden değerlendiren dikkat çekici bir veri seti sunuyor.</p>
<p>Çalışma, Great Lakes bölgesindeki spora balık tüketimi düzenli olan katılımcılara odaklanarak, PFAS maruziyetinin insanlara nasıl ulaştığını anlamaya yönelik biyolojik izlemeyi merkeze aldı. PFAS’ların sucul ekosistemlerde biyobirikim gösterebilmesi ve balıkların bu kimyasallara bağlı maruziyet için önemli bir yol oluşturabilmesi; araştırmanın tasarımında belirleyici oldu. Bu çerçevede ekip, katılımcılardan alınan kan örneklerini analiz ederek kandaki PFAS bileşenlerini ölçtü ve elde edilen biyobelirteçlerin, balık tüketim pratikleriyle <a href="https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/" title="Hemolizle ilişkili genetik ve beslenme etkenleri, PAH artışının gözden kaçan parçası olabilir" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> olabilecek şekilde değerlendirilmesine odaklandı.</p>
<p>Araştırma ekibine göre, PFAS’lar yalnızca üretildiği süreçlerin yakınında kalmıyor; göller ve akarsu sistemlerinde zaman içinde yayılabiliyor. Bu da gıda zinciri üzerinden insanlara ulaşmayı kolaylaştırıyor. Büyük Göller ekosistemlerinde yerleşik hale gelen PFAS’lar, özellikle yağ dokusunda tercihli birikim gösterebilen balıklarda saptanabilir düzeylere ulaşabildiği için, düzenli spor balıkçılığı yapan ya da bu balıkları tüketen gruplar risk değerlendirmelerinde ayrıca ele alınıyor. Milwaukee’deki tüketicilerle yürütülen biyonümuneler temelli yaklaşım, çevresel izleme ile insan maruziyeti arasındaki bağın daha somut biçimde kurulmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı <em>Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology</em> sayfasında yer alan bulguların temel mesajı, PFAS maruziyetinin ekosistem düzeyindeki varlıktan ibaret olmayıp, insan biyolojisinde ölçülebilir düzeylere yansıdığı yönünde. Bununla birlikte çalışma, PFAS düzeyleri ile belirli bir sağlık sonucunu doğrudan ilişkilendiren bir klinik müdahale veya uzun dönem hastalık takibi sunmuyor; daha çok maruziyeti <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-tau-taramasi-ucsf-klinik-denemesi/" title="UCSF’de Alzheimer’da çift hedefli yeni tedavi denemesi için hasta taraması başladı" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçler</a> üzerinden görünür hale getiren gözlemsel bir çerçeve sağlıyor. Bu nedenle sonuçlar, maruziyetin varlığını ve izlemeye duyulan ihtiyacı vurgularken, sağlık etkilerine dair kesin nedensellik için ek epidemiyolojik çalışmalara ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Araştırmada yer alan yöntem yaklaşımı, kan örnekleri üzerinden PFAS’ların kantitatif olarak değerlendirilmesini içeriyor. Biyolojik ölçümler, çevresel örneklemenin tek başına yakalayamayabileceği bireysel maruziyet farklılıklarını daha iyi yansıtabilir; zira tüketilen balığın türü, sıklığı ve hazırlama biçimi gibi faktörler maruziyeti etkileyebiliyor. Büyük Göller bağlamında spor balığı tüketen kişilere odaklanılması da, günlük yaşamla doğrudan bağlantılı bir maruziyet senaryosunu veri haline getiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Biomonitoring of PFAS exposure in sportfish consumers in the Great Lakes region.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Biomonitoring of per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) in sportfish consumers in the Great Lakes – Milwaukee, Wisconsin.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Serio, T.C., Tomasallo, C., He, X. et al. Biomonitoring of per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) in sportfish consumers in the Great Lakes – Milwaukee, Wisconsin. J Expo Sci Environ Epidemiol (2026). https://doi.org/10.1038/s41370-026-00939-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10 July 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/buyuk-goller-spora-balik-pfas-biyobelirtecleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev geçmişi ve içme suyu türü, kanda PFAS düzeyini öngörebilir: Yeni çalışma</title>
		<link>https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevre sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İçme suyu güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[kümülatif maruziyet]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[serum biyobelirteçleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, kirli bölgelerde konut geçmişi ve içme suyu türünün serum PFAS düzeyleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Maruziyet kümülatif ele alınmalı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>13 Temmuz 2026’da yayımlanan yeni bir araştırma, kirletilmiş topluluklarda yaşayan insanların kanında tespit edilen per- ve polifloroalkil maddelerinin (PFAS) düzeyleriyle, kişilerin hayatları boyunca nerede yaşadıkları ve hangi tür içme suyunu tükettikleri arasında bir ilişki kurdu. PFAS’lar çevrede çok yavaş parçalandıkları ve vücutta birikebildikleri için “kalıcı kimyasallar” olarak biliniyor. Çalışma, maruziyetin yalnızca tek bir su kaynağından değil, zaman içinde değişen ev içi koşullardan birikimli biçimde etkilenebileceği fikrini merkeze alıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, PFAS maruziyetini ölçmek için “serum PFAS” düzeylerini çıktı olarak değerlendirdi. Bu yaklaşım, kişinin vücut sıvısında görülen kimyasal izlerin, maruziyetin tarihini yansıtma potansiyeline dayanıyor. PFAS’ların içme suyuna, kirlilik kaynağından su sistemlerine doğru göç ederek karışabildiği; bu nedenle kontamine olmuş bölgelerde evlerin farklı dönemlerde farklı su kaynaklarına bağlanmasının, maruziyet desenini değiştirebileceği belirtiliyor.</p>
<p>Çalışmanın temel sorusu, “konut geçmişi” ile “içme suyu türü” gibi değişkenlerin, kanda ölçülen PFAS konsantrasyonlarını tahmin etmeye yardımcı olup olmayacağı. Yazarlar, bir hanenin yıllar içinde farklı şebeke hatlarına, farklı arıtma koşullarına veya alternatif su temin yöntemlerine erişmiş olmasının, PFAS’ların vücuda ulaşma yolunu etkileyebileceğini vurguluyor. Başka bir ifadeyle, aynı genel bölgede yaşamak bile zamanın ve su tedarik biçiminin değişmesine bağlı olarak farklı maruziyet paternlerine yol açabilir.</p>
<p>Araştırmacılar ayrıca, “tüm içme suları aynı değildir” noktasını ön plana çıkarıyor. PFAS’lar su sistemlerinde farklı davranabildiğinden ve arıtma/dağıtım süreçleri kimyasalın görünürlüğünü etkileyebileceğinden, hangi tür içme suyuna erişildiğinin önem taşıdığı ifade ediliyor. Bu vurgu, yalnızca kontaminasyonun varlığına değil, kontaminasyonun suya nasıl ve ne ölçüde karıştığına odaklanıyor.</p>
<p>Çalışmanın gözlemsel tasarımı, ilişkinin mekanik nedenlerini tek başına kesin biçimde kanıtlamayı amaçlamıyor; bunun yerine, kontamine bölgelerde maruziyeti anlamak için <a href="https://oncology.com.tr/atpgs-geri-donusumu-tiyo-fosforilasyon-maliyet/" title="ATPγS maliyetini düşüren geri-dönüşüm yaklaşımı: Daha pratik tiyo-fosforilasyon biyokatalizi" data-wpan-internal-link="1">pratik</a> bir çerçeve sunuyor. Araştırmacılar, konut geçmişinin ve içme suyu türünün, serum PFAS düzeyleriyle birlikte değerlendirildiğinde maruziyetin bir bölümünü açıklayabildiğini ileri sürüyor. Bu tür modellerin, riskin değerlendirilmesi ve tarama çalışmalarında kimin daha yüksek olası maruziyet altında olduğuna dair daha hedefli bir bakış sağlayabileceği düşünülüyor.</p>
<p>PFAS’lara ilişkin endişeler, özellikle sanayi <a href="https://oncology.com.tr/metamalzeme-kirilma-dayanim-elastik-instabilite-tasarimi/" title="Esneklik kaynaklı dalgalanmalarla tasarlanabilen metamaterial kırılma dayanımı" data-wpan-internal-link="1">kaynaklı</a> kirlenme veya yaşlanan altyapı nedeniyle su güvenliğinin tehlikeye girebildiği yerlerde yoğunlaşıyor. PFAS’ların kalıcılığı ve parçalanmaya dirençli yapısı, maruziyetin kısa vadeli bir olaydan ziyade dönemsel ve kümülatif bir süreç olarak ele alınmasını gerektiriyor. Bu nedenle, araştırmada öne çıkan “yaşam süresi boyunca değişen su erişiminin <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-depresyon-gba1-etkisi-cinsiyet/" title="Parkinson’da depresyonun biyolojisi: GBA1 durumu ve cinsiyetin şiddet üzerindeki etkisi" data-wpan-internal-link="1">etkisi</a>” fikri, kamu sağlığı açısından değerlendirmelerin nasıl yapılacağına dair önemli bir bakış açısı sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> PFAS exposure prediction using residential history and drinking water type</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Residential history and drinking water type as predictors of serum PFAS in communities with a history of contaminated drinking water.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Heckel, E.J., DeVries, R.R., Knox, K.E. et al. (2026). J Expo Sci Environ Epidemiol. https://doi.org/10.1038/s41370-026-00937-9</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00937-9</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, içme suyu türü, konut geçmişi, serum biyobelirteçleri, kontamine topluluklar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşük düzeyde PFAS içeren içme suyu gerçekten risk yaratır mı? Yeni kanıt özeti tartışmayı alevlendiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dusuk-duzey-pfas-icme-suyu-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dusuk-duzey-pfas-icme-suyu-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 09:47:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleyici eşikler]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu]]></category>
		<category><![CDATA[İçme suyu güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[insan maruziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[maruziyet bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dusuk-duzey-pfas-icme-suyu-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir kanıt özeti, düşük düzey PFAS içeren içme suyunun insan maruziyetinde gerçekten belirleyici olup olmadığını ve düzenleyici eşikleri tartışıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Sonsuz kimyasallar” olarak da bilinen PFAS’lar, çevrede ve insan vücudunda uzun süre kalabilen sentetik maddeler. PFAS tartışmasında son dönemin odak noktalarından biri, içme suyu gibi günlük maruziyet kaynaklarının ne ölçüde belirleyici olduğu sorusu. Yeni bir kanıt özeti, düşük düzeyde PFAS içeren bir su kaynağının bile insan maruziyetine anlamlı bir katkı sağlayıp sağlamadığını değerlendirmeyi merkeze alıyor.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı <em>Journal of Exposure Science &amp; Environmental Epidemiology</em> dergisinde yer alan özet, <a href="https://oncology.com.tr/ind-reddi-hucre-terapileri-uretilebilirlik-kalite/" title="Hücre tedavilerinde düzenleyici duvar: IND ve BLA reddinin arkasındaki üretim ve kanıt boşlukları" data-wpan-internal-link="1">düzenleyici</a> kurumların içme suyundaki PFAS konsantrasyonlarını azaltmaya yönelik “sağlık koruyucu” eşikler belirlemeye çalıştığı bir ortamda, pratikte bu düşük kalıntıların ne anlama geldiğini sorguluyor. PFAS sınıfı, çok sayıda farklı bileşiği kapsıyor ve pek çoğu doğada parçalanmaya karşı direnç gösterdiği için zaman içinde yeraltı sularında ve yüzey sularında birikebiliyor. Bu birikim, maruziyetin yalnızca üretim tesisleri yakınında değil, daha geniş su sistemlerinde de söz konusu olabilmesine zemin hazırlıyor.</p>
<p>Kanıt özetinin sorusu, maruziyet biyolojisi ve risk değerlendirmesinin kalbinde yer alan bir noktaya temas ediyor: “Düşük düzey” otomatik olarak “önemsiz” midir? Düzenlemelerde, içme suyunda PFAS için belirlenen sınırlar genellikle halk sağlığını koruma hedefiyle oluşturuluyor; ancak bu tür eşiklerin, gerçek yaşam maruziyet senaryolarında hangi boyutta katkı sağladığı her zaman aynı açıklıkta yanıtlanamıyor. PFAS’ların kimyasal çeşitliliği ve farklı bileşiklerin vücutta kalıcılıkları da değerlendirmeyi karmaşıklaştırıyor.</p>
<p>Özet, özellikle içme suyunun, insan maruziyet yolları arasında nasıl konumlandığına dikkat çekiyor. PFAS maruziyeti tek bir kaynaktan gelmeyebilir; tüketim alışkanlıkları, gıdalar, ev içi kullanım ürünleri ve çevresel kontaminasyon gibi unsurlar devreye girebilir. Bu nedenle araştırma, yalnızca “su var mı yok mu” ikilemine değil, su kaynağında PFAS bulunmasının düzeyi düşük olsa bile toplam maruziyetin hesaplanmasında nasıl bir rol oynadığına odaklanıyor. Bilimsel olarak bu, düşük konsantrasyonların toplamsal <a href="https://oncology.com.tr/sb-0110-l-dopa-diskinezi-azaltma/" title="SB-0110 ile L-dopanın etkisini uzatma umudu: hayvan modellerinde hem dalgalanma hem de diskinezinin azalması raporlandı" data-wpan-internal-link="1">etkisini</a> ve birey düzeyinde ölçülebilir biyolojik yükle ilişkilendirme ihtiyacını gündeme getiriyor.</p>
<p>PFAS’ların çevrede kalıcılığı, maruziyetin zamana yayılan bir süreç olmasına da yol açıyor. Bir su kaynağında düşük seviyede PFAS varlığı, tek seferlik bir olay yerine, sistematik olarak aynı kaynaktan su tüketilmesi halinde birikim benzeri bir maruziyet profili oluşturabilir. Bu bakımdan, düzenleyici eşiklerin belirlenmesi kadar, bu eşiklerin altındaki seviyelerin bile risk çerçevesi içinde nasıl yorumlanacağı önem kazanıyor. Çalışmanın kanıt özeti yaklaşımı, mevcut literatürdeki bulguların bir araya getirilmesiyle bu soruya daha net bir çerçeve sunmayı <a href="https://oncology.com.tr/ucsf-health-converge-saglik-yapay-zeka-klinik/" title="UCSF’nin “içten dışa” AI hızlandırıcısı: Prototype’den klinik ortama geçişi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> PFAS (per- and polyfluoroalkyl substances) exposure from drinking water at low concentrations</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Is drinking water with low PFAS a significant source of human exposure? Evidence summary.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Tefera, Y., Shearer, C., Day, M. et al. (2026). J Expo Sci Environ Epidemiol. https://doi.org/10.1038/s41370-026-00944-w</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00944-w</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, içme suyu, insan maruziyeti, kanıt özeti</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dusuk-duzey-pfas-icme-suyu-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PFAS Maruziyetinin Metabolik İmzaları İlk Kez Kapsamlı Şekilde Haritalandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pfas-maruziyet-metabolom-etkileri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pfas-maruziyet-metabolom-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 05:20:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel kimyasal maruziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik değişiklikler]]></category>
		<category><![CDATA[metabolomik]]></category>
		<category><![CDATA[metabolomik çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS maruziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pfas-maruziyet-metabolom-etkileri/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni metabolomik çalışma, PFAS maruziyetinin insan vücudunda ölçülebilir biyokimyasal değişikliklerle ilişkili olduğunu ortaya koyarak çevresel sağlık araştırmalarında önemli bir adım attı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çevrede uzun süre kalabilen ve insan vücudunda birikebilen kimyasallar arasında yer alan PFAS, bu kez yalnızca toksikolojik etkileriyle değil, metabolizma üzerindeki izleriyle de gündemde. Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, perfloroalkil maddelere maruz kalmanın insan metabolomunda ölçülebilir değişikliklerle ilişkili olduğunu göstererek çevresel sağlık araştırmalarında önemli bir boşluğu doldurdu. Araştırma, PFAS’ın biyolojik sistemlerde bıraktığı kimyasal ayak izlerini metabolome-wide association study, yani metabolom çapında ilişkilendirme yaklaşımıyla inceledi.</p>
<p>PFAS, güçlü karbon-flor bağları nedeniyle son derece dayanıklı olan sentetik bileşiklerden oluşuyor. Bu direnç, onları ısıya, suya ve yağa dayanıklı ürünlerde kullanışlı kılarken, aynı zamanda doğada kolay parçalanmamalarını sağlıyor. Yangın söndürme köpüklerinden yapışmaz yüzeylere, su itici tekstillerden ambalaj malzemelerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu maddeler, “sonsuz kimyasallar” olarak anılıyor. Bu ad, çevrede kalıcılıklarının yanı sıra, insan ve hayvan dokularında zaman içinde birikme potansiyellerine de işaret ediyor.</p>
<p>Yeni çalışma, PFAS ile metabolik değişimler arasındaki ilişkiyi doğrudan izlemek için yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi ile ileri metabolomik teknikleri bir araya getirdi. Araştırmacılar, farklı düzeylerde PFAS maruziyetine sahip bireylerden alınan biyolojik örneklerde küçük molekülleri ayrıntılı biçimde profilleyerek, maruziyetle bağlantılı metabolitlerdeki ince kaymaları tespit etmeye çalıştı. Bu yaklaşım, klasik biyogözetim yöntemlerinin ötesine geçerek, yalnızca kimyasal maruziyetin varlığını değil, bunun vücutta hangi biyokimyasal yolları etkileyebileceğini de ortaya koyma potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Metabolom, hücrelerde ve dolaşım sisteminde bulunan çok sayıda küçük molekülün toplamını ifade ediyor. Bu moleküller enerji üretiminden yağ asidi metabolizmasına, oksidatif dengeyi korumaktan iltihap yanıtlarına kadar pek çok temel sürecin parçası. Bir çevresel kimyasalın metabolom üzerinde yarattığı değişiklikler, doğrudan hastalık anlamına gelmese de, vücudun bu maruziyete nasıl yanıt verdiğine ilişkin değerli ipuçları sunabiliyor. Bu nedenle MWAS yaklaşımı, PFAS gibi karmaşık maruziyetlerin biyolojik etkilerini çözümlemede giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>
<p>Çalışmanın en dikkat çekici yönü, PFAS maruziyetini tek bir ölçümle sınırlı bir toksikolojik konu olarak değil, sistem düzeyinde bir biyokimyasal etkileşim olarak ele alması. Araştırmacılar, metabolit profillerindeki değişimlerin belirli biyolojik yollarla ilişkili olabileceğini ortaya koyarak, PFAS’ın yalnızca dış çevrede değil, insan metabolizmasının içinde de görünür izler bıraktığını gösterdi. Bu tür bulgular, gelecekte çevresel maruziyetlerin erken belirteçlerini tanımlamada ve risk değerlendirmelerini geliştirmede kullanılabilir.</p>
<p>PFAS üzerine çalışan bilim insanları uzun süredir bu bileşiklerin karaciğer, <a href="https://oncology.com.tr/kisisel-ozellikler-bakim-stresi-saglik-etkileri/" title="Bakımdaki Stres Her Bedende Aynı İzleri Bırakmıyor: Kişilik Farkı, Sağlık Sonuçlarını Şekillendiriyor" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık sistemi</a>, hormonal denge ve lipid metabolizması gibi alanlarda olumsuz etkiler gösterebildiğini değerlendiriyor. Ancak farklı çalışmalarda hangi moleküler mekanizmaların öne çıktığı her zaman net değildi. Yeni metabolomik analiz, bu belirsizliği azaltma yönünde önemli bir adım sunuyor. Özellikle lipid metabolizması ve oksidatif stresle ilişkili biyokimyasal imzalar, PFAS’ın insan biyolojisinde çok katmanlı etkilere sahip olabileceğine işaret ediyor. Yine de araştırmanın gözlemsel yapısı nedeniyle, tespit edilen ilişkilerin doğrudan neden-sonuç kanıtı anlamına gelmediği vurgulanmalı.</p>
<p>Bilim insanları, metabolom çapında analizlerin en büyük avantajının hipotezden bağımsız olması olduğunu belirtiyor. Yani araştırmacılar önceden yalnızca birkaç hedef moleküle odaklanmak yerine, biyolojik sistemdeki geniş kimyasal manzarayı bir arada inceleyebiliyor. Bu da beklenmedik ilişkilerin görülmesini sağlıyor. PFAS gibi uzun süredir tartışılan çevresel kirleticiler için bu yöntem, maruziyetin hangi metabolik yolları etkilediğini daha ayrıntılı biçimde anlamaya yardım ediyor. Aynı zamanda, gelecekte ölçülebilir biyobelirteçlerin belirlenmesi için de temel oluşturuyor.</p>
<p>Bu bulgular, çevresel sağlık alanında artan bir ihtiyaca da karşılık geliyor: insanların günlük yaşamda farkında olmadan maruz kalabildiği kalıcı kimyasalların biyolojik etkilerini daha erken ve daha hassas biçimde saptamak. PFAS’ın çevredeki yaygınlığı göz önüne alındığında, metabolomik veriler yalnızca laboratuvar düzeyinde değil, <a href="https://oncology.com.tr/hamilelik-oncesi-obezite-cocukluk-obezitesi/" title="Hamilelik Öncesi Obezite, Çocuklukta Kilo Sorununu Erken Başlatıyor: Yeni Araştırma 64% Artışa İşaret Ediyor" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> açısından da önem taşıyor. Su kaynakları, gıda zinciri ve tüketici ürünleri üzerinden devam eden maruziyet, bu bileşiklerin yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda uzun vadeli bir insan sağlığı konusu olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Yine de uzmanlar, bu tür çalışmaların umut verici olmasına rağmen dikkatli yorumlanması gerektiğini hatırlatıyor. Metabolomik imzalar, maruziyetin biyolojik etkilerini işaret edebilir; ancak bireysel sağlık sonuçlarını tek başına tahmin etmek için yeterli olmayabilir. Bunun için daha geniş örneklemler, farklı popülasyonlarda doğrulama çalışmaları ve uzunlamasına izlem gerekiyor. Buna karşın mevcut çalışma, PFAS araştırmalarında daha hassas biyolojik göstergeler geliştirme yolunda önemli bir metodolojik ve bilimsel ilerleme olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Sonuç olarak bu yeni metabolom çalışması, “sonsuz kimyasallar”ın insan bedeninde bıraktığı izleri daha görünür hale getiriyor. PFAS maruziyetinin metabolik düzeyde ilişkilendirilebilmesi, çevresel kirleticilerin sağlık üzerindeki etkilerini yalnızca genel bir risk başlığı olarak değil, somut biyokimyasal değişiklikler üzerinden inceleme imkânı sunuyor. Araştırma, gelecekte çevresel maruziyetlerin erken tespiti, risk sınıflandırması ve daha hedefli <a href="https://oncology.com.tr/bes-dakikalik-yuruyus-molalari-sedanterlik/" title="Her Saat Beş Dakika Yürümenin Sedanterliğe Karşı Etkisi Gündemde" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> stratejileri için güçlü bir bilimsel zemin oluşturuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Human metabolomic alterations associated with exposure to perfluoroalkyl substances (PFAS).</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Metabolome-wide association study identifies metabolites associated with human exposure to perfluoroalkyl substances.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Salihovic, S., Dunder, L., Lind, P.M. et al. Metabolome-wide association study identifies metabolites associated with human exposure to perfluoroalkyl substances. J Expo Sci Environ Epidemiol (2026). https://doi.org/10.1038/s41370-026-00941-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00941-z</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Perfloroalkil maddeler, PFAS, metabolomik, ekspozomik, çevre sağlığı, metabolom geneli ilişkilendirme çalışması, lipid metabolizması, oksidatif stres, biyobelirteç keşfi, kronik maruziyet, çevresel kirleticiler</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pfas-maruziyet-metabolom-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanadalı Yetişkinlerde İş Yaşamı PFAS Yükünü Şekillendiriyor: Ulusal Veri Yeni Bir Risk Haritası Sunuyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kanada-is-yasami-pfas-maruziyeti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kanada-is-yasami-pfas-maruziyeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:56:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyomonitoring]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel kirleticiler]]></category>
		<category><![CDATA[iş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada]]></category>
		<category><![CDATA[kanser riski]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal maruziyet]]></category>
		<category><![CDATA[mesleki sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS maruziyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kanada-is-yasami-pfas-maruziyeti/</guid>

					<description><![CDATA[Kanada'da yapılan çalışma, iş ortamlarının PFAS kimyasallarına maruziyeti artırdığını gösteriyor. Mesleki faktörler, kandaki PFAS düzeylerinin belirlenmesinde önemli rol oynuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada’da yürütülen yeni bir çalışma, günlük iş ortamlarının vücutta biriken PFAS düzeyleriyle sanılandan daha yakından <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-motor-korteks-mikroyapisi/" title="Parkinson’da Yeni İpucu: Motor Korteksin Yapısı Hastalık Şiddetiyle Bağlantılı" data-wpan-internal-link="1">bağlantılı</a> olabileceğini <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-donus-hareketleri-beta-ritimleri/" title="Parkinson’da Dönüş Hareketlerini Bozan Beyin Ritmi Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koydu. Yeo, Hinton ve Pullella ile birlikte çalışan araştırmacıların Journal of Exposure Science &amp; Environmental Epidemiology’de yayımlanan analizi, belirli mesleklerin kan serumundaki per- ve polifloroalkil maddelerinin daha yüksek ya da daha düşük düzeyleriyle ilişkili olabildiğini gösteriyor. Bulgular, “sonsuz kimyasallar” olarak da bilinen PFAS maruziyetinin yalnızca tüketici ürünlerinden ya da çevresel kaynaklardan değil, iş yaşamının kendisinden de etkilenebileceğine işaret ediyor.</p>
<p>PFAS, güçlü karbon-flor bağları nedeniyle son derece dayanıklı kimyasallar arasında yer alıyor. Bu özellik, onları yapışmaz yüzeyler, leke tutmayan tekstiller, bazı ambalaj malzemeleri ve yangın söndürme köpükleri gibi çok sayıda endüstriyel ve tüketici ürününde kullanışlı hale getirdi. Ancak aynı dayanıklılık, bu maddelerin doğada kolayca parçalanmaması ve insan vücudunda uzun süre kalabilmesi anlamına da geliyor. Bilim insanları, PFAS maruziyetinin zaman içinde bağışıklık sistemi, hormonal düzen ve bazı kanser türleri üzerinde olumsuz etkilerle ilişkili olabileceğini uzun süredir tartışıyor. Buna karşın, hangi mesleklerin bu iç yükü artırdığına ilişkin ayrıntılı bilgi hâlâ sınırlıydı.</p>
<p>Yeni çalışma, bu boşluğu Kanada’daki ulusal biyomonitoring verileri üzerinden doldurmayı amaçladı. Araştırmacılar, temsil gücü yüksek bir yetişkin kohortundan elde edilen örnekleri ve ayrıntılı meslek geçmişlerini birlikte değerlendirdi. Böylece sadece çevresel ölçümlerle değil, doğrudan insan vücudundaki serum düzeyleriyle ilişkilendirilen bir mesleki maruziyet tablosu oluşturuldu. Analizlerde gelişmiş kimyasal ölçüm teknikleri kullanıldı ve araştırma, PFAS düzeylerinin iş koluna göre nasıl farklılaştığını daha görünür hale getirdi.</p>
<p>Çalışmanın önemi, PFAS maruziyetinin tek bir kaynağa indirgenemeyeceğini göstermesinde yatıyor. İnsanlar bu kimyasallara içme suyu, toz, gıda ambalajları, tüketici ürünleri ve çalışma alanları üzerinden temas edebiliyor. Ancak işyerleri, uzun süreli ve yoğun temasın yaşanabildiği ortamlar olması nedeniyle ayrı bir risk alanı oluşturuyor. Özellikle kimyasallarla, kaplamalarla, ısıya dayanıklı malzemelerle veya yangınla mücadele ekipmanlarıyla ilişkili sektörlerde çalışanlar için maruziyet yolları daha karmaşık hale gelebiliyor.</p>
<p>Araştırmada öne çıkan nokta, mesleki koşulların serum PFAS birikiminde belirgin bir ayırt edici değişken olabilmesi. Bu bulgu, iş sağlığı politikalarının yalnızca akut tehlikelere değil, yavaş ilerleyen kimyasal yüklenmelere de odaklanması gerektiğini hatırlatıyor. PFAS gibi kalıcı maddelerde düşük düzeyli ama sürekli maruziyetin zaman içinde birikmesi, klasik iş güvenliği ölçümlerinin ötesinde biyolojik izleme ihtiyacını gündeme getiriyor. Bu nedenle biomonitoring, yani doğrudan insan örneklerinde kimyasal düzey ölçümü, çevresel risklerin anlaşılmasında giderek daha kritik hale geliyor.</p>
<p>Çalışma nedensellik kanıtlamıyor; bu tür biyomonitoring analizleri, belirli bir mesleğin PFAS’a neden olduğunu değil, meslek ile ölçülen serum düzeyleri arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. Yine de sonuçlar, iş ortamlarının bir dizi görünmez maruziyet için önemli bir belirleyici olabileceğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Bu da düzenleyiciler, işverenler ve halk sağlığı uzmanları için daha hedefli önlem stratejileri geliştirilmesi gerektiği anlamına geliyor. Koruyucu ekipman, kapalı sistemler, uygun havalandırma ve kimyasal kullanımının sınırlandırılması gibi önlemler, özellikle yüksek riskli sektörlerde önem kazanabilir.</p>
<p>PFAS tartışması son yıllarda dünya genelinde hız kazandı. Pek çok ülkede bu maddelerin çevresel kalıcılığı, su kaynaklarında ve insan biyolojik örneklerinde saptanmaları nedeniyle inceleme <a href="https://oncology.com.tr/japonya-dnar-karari-hasta-sonuclari/" title="Japon Hastanesinde Çok Yaşlı DNR Hastalarının Klinik Seyri Mercek Altında" data-wpan-internal-link="1">altında</a>. Kanada’daki bu çalışma ise konuyu işyeri eksenine taşıyarak, mesleki sağlığın çevresel epidemiyolojiyle nasıl kesiştiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, özellikle uzun vadeli maruziyetlerin tespiti ve önlenmesinde, klasik işyeri güvenliği anlayışının daha geniş bir kimyasal gözetim çerçevesiyle desteklenmesi gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Bilim insanları için bir sonraki adım, hangi meslek gruplarının hangi PFAS bileşenlerine daha fazla maruz kaldığını daha ayrıntılı biçimde çözümlemek olacak. Çünkü PFAS tek bir kimyasal ailesi değil; farklı kullanım alanlarına ve biyolojik davranışlara sahip çok sayıda bileşeni kapsıyor. Bu çeşitlilik, maruziyetin kaynağını ve sağlık etkilerini anlamayı zorlaştırıyor. Buna rağmen yeni veriler, iş yaşamının bu kimyasal yükün önemli bir parçası olabileceğini artık daha net biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, Kanadalı yetişkinlerde PFAS birikiminin yalnızca bireysel yaşam tarzı ya da çevresel temaslarla açıklanamayacağını, mesleki faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bulgu, hem biyomonitoring programlarının hem de iş sağlığı düzenlemelerinin geleceğinde daha güçlü bir kimyasal maruziyet perspektifine ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Occupational predictors of serum per- and polyfluoroalkyl substance (PFAS) concentrations in Canadian adults</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Occupational predictors of serum per- and polyfluoroalkyl substance concentrations in a national biomonitoring survey of adults in Canada</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yeo, R.E., Hinton, P., Pullella, K. et al. Occupational predictors of serum per- and polyfluoroalkyl substance concentrations in a national biomonitoring survey of adults in Canada. J Expo Sci Environ Epidemiol (2026). https://doi.org/10.1038/s41370-026-00934-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00934-y</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kanada-is-yasami-pfas-maruziyeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>USC’li Araştırmacıya PFAS’ın Sağlık Etkilerini Çözmek İçin 10 Milyon Dolarlık NIH Desteği</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pfas-saglik-etkileri-nih-destegi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pfas-saglik-etkileri-nih-destegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 15:17:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik mekanizmalar]]></category>
		<category><![CDATA[çevre sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Keck School of Medicine]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[NIH desteği]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pfas-saglik-etkileri-nih-destegi/</guid>

					<description><![CDATA[USC Keck School’dan Dr. Vaia Lida Chatzi, PFAS kimyasallarının metabolik hastalıklarla ilişkisini çözmek ve müdahale yöntemleri geliştirmek amacıyla NIH’den 10 milyon dolar destek aldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de neredeyse her bireyin kanında saptanabilen, çevrede uzun süre kalan ve gündelik tüketim ürünlerinden endüstriyel süreçlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan PFAS kimyasalları, halk sağlığı araştırmalarında giderek daha büyük bir öncelik kazanıyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi’ne bağlı Keck School of Medicine’da görev yapan önde gelen hekim-bilim insanı Dr. Vaia Lida Chatzi, bu sorunlu kimyasal grubun insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha derinlemesine incelemek üzere Ulusal Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü’nden (NIEHS) 10 milyon dolarlık prestijli RIVER hibesini aldı.</p>
<p>Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin (NIH) bir parçası olan NIEHS tarafından sağlanan bu fon, yalnızca temel bilim sorularına yanıt aramayı değil, aynı zamanda PFAS maruziyetinin yol açtığı sağlık yükünü azaltmaya yönelik uygulanabilir çözümler geliştirmeyi de hedefliyor. Çalışmanın merkezinde, PFAS’ın metabolik hastalıklarla nasıl ilişki kurduğunu açıklayabilecek biyolojik mekanizmalar bulunuyor. Araştırma ekibi, bu kimyasalların obezite, <a href="https://oncology.com.tr/pankreas-kanseri-obezite-diyabet-iltihap-genleri/" title="Pankreas Kanseri ile Obezite ve Diyabet Arasında Ortak İltihap İmzaları Bulundu" data-wpan-internal-link="1">tip 2 diyabet</a> ve metabolik ilişkili steatotik karaciğer hastalığı gibi bozukluklarla bağlantılı olabileceğini gösteren bulguların arkasındaki süreçleri açığa çıkarmaya çalışacak.</p>
<p>PFAS, suya, yağa ve ısıya dayanıklılık özellikleri nedeniyle birçok üründe kullanılan sentetik bileşikler ailesini ifade ediyor. Bu dayanıklılık aynı zamanda çevresel bir dezavantaja dönüşüyor; çünkü bu maddeler kolayca parçalanmıyor, ekosistemlerde birikiyor ve biyolojik dokularda uzun süre kalabiliyor. “Forever chemicals” yani “sonsuz kimyasallar” olarak anılmalarının nedeni de tam olarak bu kalıcılık. Bilim insanları, PFAS’ın çevrede ve insan vücudunda birikme eğiliminin, uzun vadeli maruziyetleri sıradan bir kirlenme sorunu olmaktan çıkarıp karmaşık bir halk sağlığı meselesine dönüştürdüğünü vurguluyor.</p>
<p>Bu kimyasalların yaygınlığı, sorunun yalnızca belirli mesleki grupları ya da sanayi bölgelerini ilgilendirmediğini gösteriyor. Mevcut bilimsel veriler, PFAS’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan neredeyse tüm bireylerin kan dolaşımında ölçülebilir düzeylerde bulunduğunu <a href="https://oncology.com.tr/mir-205a-cdh11-kikirdak-hucre-gelisimi/" title="Kıkırdak Hücrelerinin Kaderini Etkileyen Yeni MikroRNA Mekanizması Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor. Bu durum, maruziyetin nerede başladığına, ne kadar sürdüğüne ve hangi sağlık sonuçlarını etkilediğine dair araştırmaları daha da önemli hale getiriyor. Ancak PFAS’ın insan biyolojisini tam olarak nasıl bozduğu hâlâ yeterince anlaşılmış değil; işte yeni RIVER hibesi, bu bilgi boşluğunu doldurmayı amaçlıyor.</p>
<p>Dr. Chatzi’nin liderlik edeceği proje, bugüne dek PFAS maruziyeti ile çeşitli sağlık sorunları arasında kurulmuş ilişkileri daha mekanistik bir çerçeveye oturtmayı planlıyor. Chatzi ve çalışma arkadaşları daha önce PFAS maruziyeti ile bir dizi sağlık etkisi arasında bağlantılar olduğunu göstermişti. Buna karşın, hangi biyokimyasal yolların devreye girdiği, metabolizmanın hangi aşamalarının etkilendiği ve bu süreçlerin neden bazı bireylerde daha belirgin <a href="https://oncology.com.tr/md-anderson-hedefe-yonelik-tedavi/" title="MD Anderson’dan hedefe yönelik tedavi, biyobelirteç ve genetik risk çalışmalarında dikkat çeken sonuçlar" data-wpan-internal-link="1">sonuçlar</a> doğurduğu soruları yanıt beklemeye devam ediyor. Yeni çalışma, tam da bu nedenle, çevre sağlığı alanında kritik bir eşik olarak görülüyor.</p>
<p>Metabolik hastalıklar, küresel ölçekte artış gösteren ve çoğu zaman birbirine bağlı ilerleyen klinik tabloların başında geliyor. Obezite, tip 2 diyabet ve yağlı karaciğer hastalığı, yalnızca bireysel yaşam kalitesini değil, sağlık sistemlerinin yükünü de doğrudan etkiliyor. Çevresel kimyasalların bu hastalıklardaki rolünü anlamak, geleneksel risk faktörlerine ek olarak yeni ve çoğu zaman gözden kaçan belirleyicileri de hesaba katmayı gerektiriyor. Bu bakımdan PFAS araştırmaları, beslenme, genetik yatkınlık ve yaşam tarzı etkenleriyle çevresel maruziyetleri birlikte değerlendiren daha geniş bir bilimsel yaklaşımın parçası haline geliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Health effects of per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) and their link to metabolic disorders including obesity, type 2 diabetes, and metabolic-associated steatotic liver disease.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> NIH Awards $10 Million RIVER Grant to Keck School Researcher to Combat ‘Forever Chemicals’ Impact on Metabolic Health</p>
<p><strong>References:</strong><br />Supported by National Institute of Environmental Health Sciences [1R35ES035051]</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pfas-saglik-etkileri-nih-destegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PFAS’ı Parçalamada Yeni Umut: UV Işığı Altında Gizli Bir Mekanizma Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 16:53:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel arıtma]]></category>
		<category><![CDATA[fotoliz]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen radikalleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[mineralizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS parçalama]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[UV ışığı]]></category>
		<category><![CDATA[UV ışığı fotoliz]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, yoğun UV ışığı altında PFAS bileşiklerinin fotolizle parçalanabileceğini ve hidrojen radikallerinin bu kimyasal reaksiyonda kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Sonsuz kimyasallar” olarak bilinen per- ve polifloroalkil maddeler, ya da kısaca PFAS, çevre temizliği alanının en inatçı sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bu sentetik bileşikler, karbon-flor bağlarının olağanüstü dayanıklılığı sayesinde doğada çok yavaş parçalanıyor; bu da onların su, toprak ve hatta insan vücudunda uzun süre kalabilmesine yol açıyor. Şimdi ise yeni bir çalışma, PFAS’ın tamamen yok edilmesine giden yolda beklenmedik bir kapı aralayabilecek bir mekanizmaya işaret ediyor: yoğunlaştırılmış ultraviyole ışık altında gerçekleşen fotoliz ve bu süreçte devreye giren hidrojen radikalleri.</p>
<p>Bugüne kadar PFAS kirliliğini azaltmaya yönelik pek çok yöntem geliştirildi, ancak bunların büyük bölümü kirleticileri ortadan kaldırmaktan çok bir yerden başka bir yere taşımakla sınırlı kaldı. Filtrasyon, adsorpsiyon ve iyon değişimi gibi teknikler PFAS’ı sudan ayırabiliyor; ne var ki bu süreç sonunda ortaya çıkan konsantre atık akışları, ayrı bir bertaraf problemi yaratıyor. Bilim insanlarının asıl hedefi, maddeleri yalnızca tutmak değil, moleküler düzeyde parçalayarak zararsız son ürünlere dönüştürmek. Mineralizasyon olarak adlandırılan bu yaklaşım, PFAS için uzun süredir aranan ama bir türlü kolayca ulaşılamayan çözüm olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Environmental Science &amp; Technology dergisinde yayımlanan yeni araştırma, tam da bu noktada dikkat çekici bir bulgu sunuyor. Çalışma, PFAS moleküllerinin yüksek enerjili simüle edilmiş güneş ışığına maruz kaldığında fotoliz geçirebildiğini ve bu süreçte beklenmedik biçimde önemli rol oynayan bir mekanizmanın devreye girdiğini gösteriyor. Araştırmanın merkezinde, yoğun UV ışığının tetiklediği kimyasal reaksiyonlar ve bunları besleyen hidrojen radikalleri yer alıyor. Bulgular, PFAS’ın kimyasal dayanıklılığının mutlak olmadığını; uygun koşullar sağlandığında karbon-flor bağlarının kırılmasına uzanan bir yolun var olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>PFAS bileşiklerini zor hedefler haline getiren şey, organik kimyada bilinen en güçlü bağlardan biri olan karbon-flor bağlarının varlığı. Bu bağ, sıradan çevresel koşullarda kolayca çözülmediği için bileşiklerin kalıcılığı çok yüksek oluyor. İşte bu nedenle PFAS’ı yok etme girişimleri, çoğu zaman daha sert kimyasal koşullar, ileri oksidasyon süreçleri ya da uzun işlem süreleri gerektiriyor. Yeni çalışma, ışığın yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda doğru kimyasal ortamda yıkıcı bir reaksiyon zincirini başlatan araç olabileceğini ortaya koyması bakımından önemli görünüyor.</p>
<p>Araştırmanın öne çıkardığı bir başka nokta ise mekanizmanın beklenenden farklı işlemesi. Çevre mühendisliği ve su arıtma literatüründe UV ışığı, tek başına değil çoğu zaman başka reaktiflerle birlikte değerlendirilir. Ancak burada, yoğunlaştırılmış simüle güneş ışığı altında oluşan fotokimyasal koşulların PFAS parçalanmasında doğrudan etkili olabileceği anlaşılıyor. Hidrojen radikallerinin bu süreçte kritik bir ara aktör gibi davranması, gelecekte geliştirilebilecek arıtma sistemleri için yeni tasarım ilkeleri sunabilir.</p>
<p>Elbette bu bulgu, PFAS sorununu kısa sürede çözecek hazır bir teknoloji anlamına gelmiyor. Çalışma, erken aşama mekanistik bir anlayış sağlıyor ve bu tür yaklaşımların saha ölçeğinde ne kadar verimli, ekonomik ve sürdürülebilir olacağını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. UV temelli sistemlerin enerji gereksinimi, su matrisi içindeki diğer bileşenlerle etkileşimi ve farklı PFAS türlerine karşı etkinliği gibi sorular hâlâ yanıt bekliyor. Yine de kimyasal bozunmayı gerçekten mümkün kılan bir yolun gösterilmesi, alan için önemli bir eşik olarak görülüyor.</p>
<p>PFAS kirliliği, yalnızca içme suyu kalitesi açısından değil, aynı zamanda ekosistem sağlığı ve uzun vadeli insan maruziyeti açısından da küresel bir sorun olmaya devam ediyor. Özellikle üretim, yangın söndürme köpükleri ve çeşitli endüstriyel uygulamalarla ilişkilendirilen bu bileşikler, çok sayıda ülkede düzenleyici baskının artmasına neden oldu. Buna karşın, kirleticinin kaynağında yok edilmesini sağlayan güvenilir ve ölçeklenebilir bir çözüm bulunmadıkça, çevresel yük yer değiştirmeyi sürdürüyor. Bu nedenle fotoliz mekanizmasına dair yeni kanıtlar, sadece bir laboratuvar başarısı değil, daha etkili çevre teknolojilerine açılan potansiyel bir yol olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın ortaya koyduğu ana mesaj, PFAS’ın kimyasal direncinin mutlak olmadığı ve uygun fotokimyasal koşullarda bu güçlü bileşiklerin zayıflatılabileceği yönünde. Hidrojen radikallerinin rolünün anlaşılması, gelecekte geliştirilecek ileri oksidasyon ve UV tabanlı arıtma sistemlerinde daha hedefli yaklaşımların önünü açabilir. Henüz erken olsa da bu bulgu, yıllardır “parçalanamaz” kabul edilen bir kirlilik sınıfına karşı bilim insanlarının elini güçlendiren önemli bir adım niteliği taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Photolytic degradation mechanisms of per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) mediated by hydrogen radicals under intensified UV light.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Mechanistic Insights into Per- and Polyfluoroalkyl Substance (PFAS) Photolysis under Intensified Simulated Solar Light</p>
<p><strong>References:</strong><br />Environmental Science &amp; Technology, 2026, DOI: 10.1021/acs.est.5c16178</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, sonsuz kimyasallar, hidrojen radikalleri, fotoliz, karbon-flor bağı kopması, UV ışığı, çevresel iyileştirme, ileri oksidasyon, sürdürülebilir kirletici parçalanması, su arıtma teknolojisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veteranlarda PFAS Maruziyetini İzlemek İçin Parmak Ucu Kanı Yöntemi Test Edildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/veteranlarda-pfas-maruziyeti-kapiller-kan/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/veteranlarda-pfas-maruziyeti-kapiller-kan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 14:37:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik örnekleme]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel kirleticiler]]></category>
		<category><![CDATA[kan örnekleme cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[kapiller kan örneklemesi]]></category>
		<category><![CDATA[maruziyet izleme]]></category>
		<category><![CDATA[mininvaziv test yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS maruziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Veteran sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Veteranlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/veteranlarda-pfas-maruziyeti-kapiller-kan/</guid>

					<description><![CDATA[Veteranlarda PFAS maruziyetini değerlendirmek için parmak ucu kanıyla çalışan kapiller cihazın saha koşullarında kullanılabilirliği ve avantajları üzerine yeni bir çalışma.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de yayımlanan yeni bir çalışma, çevresel kirleticilere maruziyeti izlemekte kullanılabilecek daha pratik bir biyolojik örnekleme yöntemi sundu. <em>Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology</em> dergisinde yer alan araştırmada, araştırmacılar per- ve polifloroalkil maddelere, yani PFAS olarak bilinen kalıcı kimyasallara maruz kalımı ölçmek için kapiller kan toplama cihazını değerlendirdi. Çalışma, bu yaklaşımın özellikle potansiyel kirlenme kaynaklarına yakın bölgelerde yaşayan Veteranlar gibi gruplarda daha erişilebilir bir gözetim aracı olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>PFAS’lar, gündelik hayatta kullanılan çok sayıda endüstriyel üründe yer alan ve çevrede kolayca parçalanmayan kimyasal bileşikler olarak tanınıyor. Yangın söndürme köpüklerinden yapışmaz kaplamalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu maddeler, dayanıklılıkları nedeniyle “sonsuz kimyasallar” olarak anılıyor. Ancak bu direnç, aynı zamanda çevresel yayılım ve insan maruziyeti açısından ciddi bir sorun yaratıyor. Su kaynaklarına karışabilen PFAS’lar, özellikle askeri tesisler veya endüstriyel alanların yakınında yaşayan topluluklarda daha fazla ilgi görüyor.</p>
<p>Bu bağlamda Veteranlar ayrı bir önem taşıyor. Tarihsel olarak bazı askeri alanlarda PFAS içeren malzemelerin kullanılmış olması, bu grupta çevresel maruziyetin daha yakından incelenmesini gerektiriyor. Buna karşın, maruziyetin rutin izlenmesinde en sık kullanılan yöntem olan venöz kan alımı; sağlık personeli, ekipman ve uygun lojistik gerektirdiği için geniş ölçekli taramalarda her zaman kolay uygulanmıyor. Araştırmanın temel çıkış noktası da tam olarak bu sınırlılığı aşmak oldu.</p>
<p>Havens ve meslektaşlarının yürüttüğü çalışma, parmak ucundan alınan küçük miktardaki kanla çalışan kapiller örnekleme cihazına odaklandı. Bu yöntem, klasik damar yoluyla kan alımına kıyasla daha az invaziv olmasıyla dikkat çekiyor. Küçük ve kullanıcı dostu bir cihazla örnek toplanabilmesi, özellikle saha koşullarında, uzak bölgelerde ya da çok sayıda katılımcıyı içeren çalışmalarda büyük avantaj sağlayabilir. Araştırmacılar, bu tekniğin yalnızca örnek alımını kolaylaştırmakla kalmayıp kimyasal analiz için uygun biyolojik materyal sunma potansiyeli taşıdığını değerlendirdi.</p>
<p>Çalışmanın önemi, yalnızca teknolojik yenilikten ibaret değil. Çevresel sağlık araştırmalarında, maruziyetin doğru ve tekrar edilebilir biçimde ölçülebilmesi çoğu zaman politika geliştirme, risk değerlendirmesi ve sağlık taramalarının planlanması için temel oluşturuyor. PFAS gibi uzun süre çevrede kalan maddeler söz konusu olduğunda, insanların bu kimyasallara ne ölçüde maruz kaldığını anlamak; su güvenliği, arazi kullanımı ve halk sağlığı önlemleri açısından kritik değer taşıyor. Bu nedenle daha ulaşılabilir bir örnekleme aracının geliştirilmesi, gelecekte izleme kapasitesini artırabilir.</p>
<p>Bilim insanları için kapiller kan toplama yaklaşımı, özellikle biomonitoring olarak bilinen insan biyolojik izleme alanında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Biomonitoring, çevresel maruziyetin vücutta bıraktığı kimyasal izlerin ölçülmesi anlamına geliyor ve çoğu zaman kan, idrar ya da benzeri biyolojik örneklere dayanıyor. Ancak örnekleme yöntemi ne kadar pratik ve güvenilir olursa, katılımcı katılımı ve saha uygulamaları da o kadar kolaylaşıyor. Bu da daha geniş popülasyonlarda veri toplanmasını mümkün kılabilir.</p>
<p>PFAS maruziyetini değerlendiren çalışmanın özellikle Veteran topluluklarına odaklanması, halk sağlığı açısından da dikkat çekici. Askeri üslerin çevresindeki yerleşim alanları, geçmişte kullanılan yangın söndürme köpükleri ve diğer materyaller nedeniyle zaman içinde bu kimyasallara maruz kalmış olabilir. Bu tür bölgelerde yaşayan bireylerin taranması, yalnızca geçmiş maruziyetin anlaşılmasına değil, olası devam eden çevresel kaynakların belirlenmesine de yardımcı olabilir. Buna rağmen araştırmacılar, bu tür araçların sahada uygulanabilirliğine rağmen klinik karar verme açısından tek başına yeterli olmadığına işaret eden ihtiyatlı bir çerçeve içinde çalışıyor.</p>
<p>Çalışma, erken aşama bir metodolojik yenilik olarak görülmeli. Yani burada amaç, PFAS’ın sağlık üzerindeki etkilerine dair kesin yargılar vermekten çok, maruziyeti ölçmek için daha erişilebilir bir teknik ortaya koymak. Bu ayrım önemli; çünkü çevresel sağlık araştırmalarında ölçüm kapasitesinin gelişmesi, etkilerin doğrudan saptandığı anlamına gelmiyor. Yine de böyle araçlar, zaman içinde daha büyük kohortlarda kullanılabilir ve farklı bölgelerde karşılaştırmalı veri üretimini destekleyebilir.</p>
<p>Sonuç olarak, kapiller kan toplama cihazının Veteranlar arasında PFAS maruziyetini izlemek için kullanılması, çevresel toksikoloji ve halk sağlığı izlemi açısından pratikliği yüksek bir adım olarak öne çıkıyor. Daha az invaziv, saha koşullarına uygun ve potansiyel olarak ölçeklenebilir bu yaklaşım, özellikle kalıcı kimyasalların izlenmesinde yeni araştırma kapıları açabilir. Bilim dünyası için asıl soru artık, bu tür cihazların ne ölçüde yaygınlaştırılabileceği ve farklı maruziyet senaryolarında ne kadar tutarlı sonuç vereceği olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Use of capillary blood collection device for monitoring exposure to per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) in Veterans near potential environmental contamination sources.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Use of a capillary blood collection device to monitor exposure to per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) in Veterans living in proximity to potential sources of environmental contamination.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Havens, L.A., Heitz, E.R., Hartley, K.R. et al. Use of a capillary blood collection device to monitor exposure to per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) in Veterans living in proximity to potential sources of environmental contamination. J Expo Sci Environ Epidemiol (2026). https://doi.org/10.1038/s41370-026-00884-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> 30 April 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/veteranlarda-pfas-maruziyeti-kapiller-kan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
