<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Parkinson &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/parkinson/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 05:19:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>Parkinson &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dinlenim EEG’siyle zaman içindeki risk: iRBD’den Parkinson spektrumuna gidişi izleyen yeni model</title>
		<link>https://oncology.com.tr/irbd-donusum-riski-dinlenim-eeg/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/irbd-donusum-riski-dinlenim-eeg/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 05:19:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[dinlenim EEG]]></category>
		<category><![CDATA[elektroensefalografi]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[iRBD]]></category>
		<category><![CDATA[izole REM uyku davranış bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[uzunlamasına modelleme]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/irbd-donusum-riski-dinlenim-eeg/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir çalışmada dinlenim EEG’den elde edilen işaretlerle iRBD hastalarında Parkinson spektrumuna doğru ilerleyiş zamana yayılmış biçimde tahmin ediliyor; dönüşüm yolları kişiye göre değişiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzole REM uyku davranış bozukluğu (iRBD) yaşayan bazı kişilerin, yıllar içinde <a href="https://oncology.com.tr/alfa-sinuklein-agregalari-snpc-vta/" title="Parkinson riskini açıklamaya aday ayrım: α-sinüklein agregaları SNpc ve VTA dopamin nöronlarını farklı elektriksel şekilde etkiliyor" data-wpan-internal-link="1">Parkinson hastalığı</a> ve diğer alfa-sinüklein <a href="https://oncology.com.tr/glp-1-noropsikiyatrik-advers-olaylar-vigibase/" title="WHO VigiBase verileri: GLP-1 tedavileriyle ilişkili nöropsikiyatrik şikâyet sinyali raporlandı" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> tablolarla ilişkili özellikler geliştirdiği biliniyor. Ancak kimlerin klinik hastalığa dönüştüğü ve bu dönüşümün nasıl seyrettiği, tek bir “risk anlık tahmini” yaklaşımıyla yeterince yakalanamıyor. Yeni bir çalışmada, dinlenim halindeki elektroensefalografi (EEG) verilerinden kurulan uzunlamasına bir istatistiksel öğrenme modeliyle, iRBD hastalarında Parkinson spektrumu ile ilişkili fenotiplere doğru gidişi zaman içinde öngörmeye yönelik bir çerçeve sunuldu.</p>
<p>Çalışma, iRBD’nin sinükleinopatiler için yaygın bir prodromal işaret olmasına rağmen, tüm hastaların klinik hastalığa dönüşmediğini ve dönüşüm yollarının bireyler arasında farklılaştığını vurguluyor. “Dönüşüm heterojenliği” olarak tanımlanan bu durum, öngörücü sinirbilimde uzun süredir önemli bir engel olarak görülüyor; çünkü aynı başlangıçtan yola çıkan iki kişi farklı klinik yörüngeler izleyebiliyor. Araştırmacılar bu nedenle, tek seferlik tahminler yerine zaman duyarlı bir yaklaşım hedeflediklerini belirtiyor.</p>
<p>Modelin omurgasını, görev performansı <a href="https://oncology.com.tr/kirilganlik-proxy-gostergeleri-yasanilan-yerde-kalma/" title="Fazla ölçüm gerektirmeyen yaşlı bakımı: kırılganlıkta “yaşanılan yerde kalma” için uzlaşı proxy işaretleri" data-wpan-internal-link="1">gerektirmeyen</a> dinlenim EEG ölçümleri oluşturuyor. Ekip, dinlenim durumunda kaydedilen beyin elektriksel etkinliğinden ayırt edici imzalar çıkartarak, kişinin gelecekte Parkinson hastalığıyla ilişkili fenotiplere yönelme olasılığını zamana yayılmış bir şekilde değerlendirmeyi amaçladı. Bu yaklaşım, klinik uygulamada pratikliğe katkı potansiyeli taşıyor; zira dinlenim EEG’si çoğu zaman karmaşık görev gerektirmeden uygulanabiliyor.</p>
<p>Yook, Shin, Noh ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırmada, EEG verileri istatistiksel öğrenme yöntemleriyle birleştirilerek uzunlamasına modelleme yapıldı. Böylece, yalnızca “olacak/olmayacak” biçiminde tek zamanlı bir olasılık hesabına bağlı kalmak yerine, iRBD popülasyonu içinde farklı dönüşüm desenlerini daha iyi yakalayabilecek bir tahmin yaklaşımı hedeflendi. Bu, özellikle dönüşümün zamanlamasının ve bireysel yörüngelerin değişken olabileceği senaryolarda anlamlı görülüyor.</p>
<p>Çalışmanın vurguladığı temel nokta, dönüşümün tek bir rota gibi düşünülmemesi gerektiği. Araştırmacılar, iRBD’den Parkinson spektrumu ile ilişkili klinik özelliklere doğru gidişin çeşitlilik gösterdiğine işaret ederken, modelin bu heterojenliği hesaba katan bir çerçeve sunmayı amaçladığını belirtiyor. Dinlenim EEG’sinden elde edilen sinyallerin, yalnızca tanısal bir işaret olmanın ötesinde, uzun vadeli fenokonversiyon süreçlerine dair ipuçları taşıyabileceği fikri bu bağlamda öne çıkıyor.</p>
<p>Bu tür çalışmalar, erken belirti aşamasından daha net bir risk tahmini üretmeye çalışırken aynı zamanda bilimsel soruyu da genişletiyor: Hangi biyofiziksel imzalar, dönüşümü farklı hızlarda ve farklı biçimlerde etkiliyor? Yeni model yaklaşımı, EEG’nin sinirsel dinamikleri “zamansal” olarak ele alabilen bir araç olabileceğini ima ederken, sonuçların klinik kullanıma geçebilmesi için daha geniş örneklemler ve bağımsız doğrulamalarla desteklenmesi gerekecek.</p>
<p>Dinlenim EEG’si temelli, uzunlamasına tahmin modelleri; prodromal dönemle ilişkili biyobelirteçleri izleme ve hastalık yörüngelerini daha iyi sınıflandırma konusunda araştırmacılara yeni bir yol açabilir. Bununla birlikte, çalışmanın erken aşamalı doğası göz önüne alındığında, öngörülerin bireysel klinik kararları tek başına belirlemesi beklenmez; daha ziyade risk değerlendirmesini bilimsel olarak rafine etme yönünde atılmış bir adım olarak ele alınmalı.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/eeg-modeling-predicts-conversion-and-reveals-diverse-outcomes-in-isolated-rem-sleep-disorder/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> isolated REM sleep behavior disorder (iRBD) and Parkinson’s disease phenoconversion prediction using longitudinal resting-state EEG modeling.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Longitudinal resting-state EEG–based modeling predicts phenoconversion and delineates heterogeneity in isolated REM sleep behavior disorder.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yook, S., Shin, JW., Noh, TG. et al. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01499-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41531-026-01499-1</p>
<p><strong>Keywords:</strong> izole REM uykusu davranış bozukluğu, dinlenim durumlu EEG, fenokonversiyon, heterojenite, boylamsal modelleme, Parkinson hastalığı.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/irbd-donusum-riski-dinlenim-eeg/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Benserazid’in beyne geçişi Parkinson’da levodopa yanıtıyla ters orantılı çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/benserazid-beyne-gecis-levodopa-yaniti-parkinson/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/benserazid-beyne-gecis-levodopa-yaniti-parkinson/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 20:19:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Benserazid]]></category>
		<category><![CDATA[dopamin replasman tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç taşınımı]]></category>
		<category><![CDATA[kan-beyin bariyeri]]></category>
		<category><![CDATA[Levodopa]]></category>
		<category><![CDATA[levodopa yanıtı]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejenerasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/benserazid-beyne-gecis-levodopa-yaniti-parkinson/</guid>

					<description><![CDATA[Benserazid’in beyne geçiş düzeyi yükseldikçe Parkinson’da levodopaya yanıtın ters orantılı azaldığı rapor edildi. Bulgular, beyin penetrasyonunun tek başına otomatik fayda sağlamadığını gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalarında dopamin eksikliğini gidermeye yönelik temel tedavilerden biri olan levodopa, klinik faydasını kişiden kişiye değişen oranlarda gösterebiliyor. Yeni bir çalışma, bu değişkenliğin yalnızca ilacın “beyne ulaşıp ulaşmadığı” ile otomatik olarak açıklanamayabileceğine işaret ederek dikkat çekti. Nature Portfolio dergileri arasında yer alan npj Parkinsons Disease’de yayımlanan <a href="https://oncology.com.tr/tibbi-arastirmada-llm-guvenli-kullanim/" title="Tıbbi araştırmada LLM’leri güvenli kullanmak: Nature Protocols’tan aşamalı iş akışı rehberi" data-wpan-internal-link="1">araştırmada</a>, levodopayla sıkça birlikte kullanılan benserazidin beyne geçiş düzeyi ile hastaların levodopaya verdiği yanıt arasında ters yönlü bir ilişki rapor ediliyor.</p>
<p>Çalışmanın odak noktası benserazid. Benserazid, levodopanın merkezi sinir sistemi dışında daha erken parçalanmasını azaltan “enzim kalkanı” niteliğindeki bileşenlerden biri olarak biliniyor. Bu eşleştirmenin amacı, levodopanın sistem içinde daha uygun bir biyoyararlanım profili elde etmesini sağlamak. Ancak araştırmacılar, benserazidin kan-beyin bariyeri üzerinden ne ölçüde geçtiğini ve bu geçişin, levodopanın yararlı etkilerini nasıl etkileyebileceğini daha nicel yöntemlerle incelemeye yöneldi.</p>
<p>Araştırma ekibi, kantitatif nörofarmakoloji yaklaşımı kullanarak benserazidin beyin içindeki varlığına ve dağılımına ilişkin ölçülebilir belirteçleri değerlendirdi. Buradaki kritik nokta, yalnızca ilacın genel maruziyetini değil, beyin dokusundaki <a href="https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/" title="Ticagrelor ile fazamoreksant birlikte alındığında ilaç maruziyetinde değişim sinyali: Faz I çalışma" data-wpan-internal-link="1">farmakokinetik</a> davranışa dair göstergeleri de klinik sonuçlarla birlikte ele almak oldu. Böylece ilaç tesliminin biyolojik olarak nereye kadar taşındığına dair veriler, levodopaya verilen yanıtın ölçümleriyle ilişkilendirildi.</p>
<p>Çalışmada rapor edilen bulgu, benserazid beyin penetrasyonunun artmasıyla birlikte levodopa yanıtının zayıflama eğiliminde olması. Başka bir ifadeyle, daha fazla benserazid taşınmasının her durumda daha güçlü bir terapötik sonuçla eşleşmediği görülüyor. Araştırmacılar bu ters ilişkiye dikkat çekerek, “beyne daha fazla ulaşan ilaç, otomatik olarak daha iyi etki demektir” varsayımının Parkinson bağlamında her zaman geçerli olmayabileceğini vurguluyor.</p>
<p>Levodopa yanıtının klinik ölçümlere yansıyan kısmı da analiz kapsamında yer aldı. Ekip, hastaların tedavi sonrası ne ölçüde iyileştiğini ve bu iyileşmenin şiddetini, benserazidin beyinle ilişkili farmakokinetik göstergeleriyle bağlantılandırdı. Analiz, ilaç maruziyeti ile klinik fayda arasında doğrudan ve tek yönlü bir ilişki kurulmasının her zaman mümkün olmadığını; beyin içi dağılım, etkileşim dinamikleri ve tedavi yanıtını belirleyen çok sayıda biyolojik faktör olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Bu sonuçlar, benserazidin yalnızca periferalde levodopa yıkımını azaltan pasif bir “eşlikçi” bileşen olarak değerlendirilmesinin ötesine geçilmesi gerektiğine işaret ediyor. Benserazidin merkezi sinir sistemiyle etkileşiminin, levodopanın etki zinciri üzerinde beklenenden farklı sonuçlar doğurabileceği olasılığı gündeme geliyor. Araştırmanın erken evre veri niteliği veya çalışma tasarımının ayrıntıları feed akışında yer almasa da, yöntemsel olarak nörofarmakokinetik ölçümlerin klinik yanıtla ilişkilendirilmesi, tedavi etkinliğini açıklamaya yönelik <a href="https://oncology.com.tr/hdac6-biyobelirteci-b-all-yayilim-nuks-riski/" title="B-ALL’de yayılım ve nüks riski için potansiyel biyobelirteç: HDAC6 sinyali" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteç</a> odaklı yaklaşımlar açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, Parkinson’da levodopa yanıtını anlamak için ilacın yalnızca sistemik düzeyde bulunmasının değil, eşlikçi bileşenlerin beyin içindeki dağılımının ve bunun klinik çıktılarla ilişkisini gösteren mekanizmaların da birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerini desteklemek üzere gelecekte daha geniş hasta gruplarında ve farklı tasarımlarda doğrulama gerektiren bir sinyal niteliğinde.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Parkinson’s disease; levodopa response; benserazide brain penetration</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Brain penetration of benserazide inversely associates with levodopa response in Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Lu, S., Wu, L., Huang, Q. et al. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01491-9</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41531-026-01491-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/benserazid-beyne-gecis-levodopa-yaniti-parkinson/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da evde yavaş dalga uykusunu hedefleyen uzun vadeli müdahale umut veriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-yavas-dalga-uykusu-ev-modulasyonu-uzun-vade/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-yavas-dalga-uykusu-ev-modulasyonu-uzun-vade/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:49:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[derin uyku]]></category>
		<category><![CDATA[ev tabanlı sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[evde sağlık teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş dalga uykusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-yavas-dalga-uykusu-ev-modulasyonu-uzun-vade/</guid>

					<description><![CDATA[Parkinson’da yavaş dalga uykusunu ev tabanlı bir teknolojiyle hedefleyen uzun dönem çalışma, derin uyku fazında sürdürülebilir etkiler için umut veriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında (PD) uyku bozuklukları sık görülür ve hastaların motor belirtileriyle birlikte bilişsel işlevlerini de olumsuz etkileyebilir. Bu alandaki en dikkat çekici sorunlardan biri, beynin “derin uyku” olarak da bilinen yavaş dalga uykusunda (slow-wave sleep, SWS) yaşanan bozulmadır. Deep sleep/slow-wave sleep, sinirsel onarım ve bellek pekiştirme gibi süreçlerle ilişkilendirildiğinden, hastalığın doğrudan beyin dinamikleriyle de örtüşen bir hedef alan olarak öne çıkıyor. Yeni bir çalışmada, <a href="https://oncology.com.tr/parkinsons-demans-riski-ptau217-ptau231/" title="Kanda tau izleri: pTau217 ve pTau231, Parkinson’da demans riskini öngörebilir" data-wpan-internal-link="1">Parkinson’da</a> ev ortamında uygulanabilen bir teknolojiyle derin uyku fazının modüle edilmesinin uzun vadede uygulanabilirliği ve uykuya dair olası sürdürülebilir etkileri değerlendirildi.</p>
<p>npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan ve Horlacher, Moser, Schreiner ile çalışma ekibinin yürüttüğü uzun dönem uzatma çalışması, ev tabanlı derin uyku modülasyonuna yönelik yaklaşımın “feasibility” yani uygulanabilirliğini mercek altına alıyor. Araştırmanın temel fikri, Parkinson’da görülen uyku mimarisindeki bozulmayı doğrudan derin uyku fazını hedefleyerek ele almak. Çalışmanın yeni bileşeni, önceki denemelerden gelen sinyalleri temel alarak müdahalenin yalnızca kısa süreli değil, zaman içinde sürdürülebilir olup olmadığını sorgulaması. Bu tür uzun vadeli değerlendirmeler, evde kullanılan sağlık teknolojilerinde genellikle kritik bir boşluğu doldurmayı amaçlıyor; çünkü etkilerin devamı kadar, uygulamanın katılımcılar için zamanla ne kadar sürdürülebilir olduğu da klinik açıdan belirleyici olabiliyor.</p>
<p>Makale, derin uyku modülasyonunun uyku mimarisi üzerinde etkili olabilecek potansiyel mekanizmasına odaklanıyor. Parkinson hastalarında uyku düzeninin parçalanması ve uyku fazlarının değişkenliği, hastalığın hem günlük işleyişi hem de gün içi performansı üzerinde belirgin sonuçlar doğurabiliyor. Ekip, müdahaleyi ev ortamına taşıyarak daha geniş bir erişim perspektifi sunmayı hedefliyor. Bu yaklaşımın değeri, klinik merkezlere bağlı kalmadan, düzenli aralıklarla uygulanabilen bir müdahale tasarlamaya dönük olmasından kaynaklanıyor. Ancak çalışma, elde edilen <a href="https://oncology.com.tr/long-covid-dopamin-sistemi-pet-bulgulari/" title="Long COVID’de beyinde dopamin sistemi etkileniyor: Yeni PET görüntüleme bulguları" data-wpan-internal-link="1">bulguları</a> “erken dönem umut verici” bir çerçevede değerlendirmek gerektiğine işaret eden bir bilimsel temkinle ilerliyor: Ev tabanlı müdahalelerin uyku ve potansiyel klinik sonuçlara etkisi, metodoloji, uyum ve ölçüm hassasiyeti gibi unsurlara duyarlı olabilir.</p>
<p>Çalışmanın yayınlanan uzatma bölümünde ele alınan temel başlıklardan biri, derin uyku modülasyonunun uzun süreli kullanımında uygulanabilirliğin ve sürdürülebilir etkinin ortaya konulması. Bunun yanında uykuya ilişkin çıktılar da değerlendiriliyor; araştırmanın çerçevesi, SWS’nin bozulmasının Parkinson’da bilinen biyolojik ve fonksiyonel süreçlerle ilişkili olabileceği düşüncesine dayanıyor. Derin uyku fazının bellek pekiştirme ve sinirsel toparlanmayla bağlantısı, bu hedefin neden seçildiğini açıklayan genel bir bilimsel zemin sunuyor. PD’de bu süreçlerin etkilenebileceği bilindiği için, müdahalenin uyku mimarisinde hangi yönleri destekleyebileceği araştırma açısından önem taşıyor.</p>
<p>Yine de çalışmanın kapsamı, tek başına “tedavi” iddiasından ziyade, uyku mimarisini etkileyebilen bir ev teknolojisinin uzun vadeli olarak nasıl karşılık bulduğunu anlamaya yöneliyor. Bu nedenle sonuçların klinik gidişata doğrudan ne ölçüde çevrileceği, Parkinson’da motor ve bilişsel belirtiler üzerinde etkiler kurulabilmesi için ek doğrulama gerektirebilir. Evde uygulanabilen uyku müdahaleleri, gelecekte daha kişiselleştirilmiş yaklaşımlara zemin hazırlayabilecek bir çizgide ilerliyor; ancak bireyler arası farklılıklar ve uyku ölçümlerinin türü gibi teknik detaylar, nihai yorumları etkileyebilir.</p>
<p>Genel olarak çalışma, Parkinson hastalarında derin uyku fazını hedefleyen ev tabanlı bir müdahalenin uzun dönem uygulanabilirliğine dair olumlu sinyaller sunuyor. Araştırma, uyku bozukluklarının hastalığın yaşam kalitesi üzerindeki baskısını azaltmaya yönelik daha hedefli stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Bununla birlikte, evde kullanılan bu tür sistemlerin uzun vadeli klinik faydasının hangi boyutlarda ortaya çıkacağı ve hangi hasta alt gruplarının daha fazla yarar görebileceği, ilerleyen çalışmalarda netleşecek sorular arasında yer alıyor.</p>
<p>Kaygı verici bir non-motor belirti olan uyku bozulmasını biyolojik olarak daha hedefli bir çerçevede ele almak, Parkinson araştırmalarında giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu yeni uzatma çalışması, ev ortamında gerçekleştirilen derin uyku modülasyonunun sürdürülebilirliğine dair kanıtları güçlendirerek dikkatleri, uyku mimarisini düzeltmeye yönelik pratik ve ölçeklenebilir yaklaşımlara çekiyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Deep sleep modulation and its long-term feasibility and outcomes in Parkinson’s disease patients.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Home-based deep sleep modulation in Parkinson’s disease: extension study on long-term feasibility and sleep-related outcomes.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Horlacher, J., Moser, NH., Schreiner, S.J. et al. Home-based deep sleep modulation in Parkinson’s disease: extension study on long-term feasibility and sleep-related outcomes. npj Parkinsons Dis. (<a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kirilganlik-egzersiz-meta-analiz/" title="Yaşlılarda kırılganlığı egzersiz azaltabilir: 2026 derleme ve meta-analizden yeni çıkarımlar" data-wpan-internal-link="1">2026</a>). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01461-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-yavas-dalga-uykusu-ev-modulasyonu-uzun-vade/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LRRK2 mutasyonu, metabolik sendromla birleşince Parkinson’da pirimidin azalmasına bağlandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/lrkk2-g2019s-metabolik-sendrom-parkinson-pirimidin-azalmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/lrkk2-g2019s-metabolik-sendrom-parkinson-pirimidin-azalmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:19:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[genetik varyantlar]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[LRRK2]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sendrom]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejenerasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[pirimidin nükleozidleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/lrkk2-g2019s-metabolik-sendrom-parkinson-pirimidin-azalmasi/</guid>

					<description><![CDATA[Farelerde LRRK2 G2019S ile metabolik sendromun birlikte tetiklenmesi, sistemik düzeyde pirimidin nükleozidlerinin azalmasına yol açıyor ve Parkinson mekanizmasını aydınlatıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığı araştırmalarında giderek daha fazla çalışma, genetik risk ile çevresel ve metabolik koşulların <a href="https://oncology.com.tr/ejc-nukleer-gozenek-spliced-lncrna-cekirdekten-cikis/" title="Eşlenmiş lncRNA’ların hücre çekirdeğinden çıkışını EJC ve nükleer gözenek birlikte ayarlıyor" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> nasıl hareket ettiğini anlamaya odaklanıyor. Yeni bir deneysel çalışma, LRRK2 genindeki G2019S varyantı ile metabolik sendrom benzeri durumların aynı anda tetiklendiği “iki hamle” <a href="https://oncology.com.tr/miyotonik-distrofi-miyotoni-hedefleme/" title="Myotoniği hedeflemek kas distrofisini hafifletebilir: fare modeli ipuçları" data-wpan-internal-link="1">fare</a> modelinde, sinir sistemi etkilerinin ötesine uzanan bir metabolik imza yakaladı: LRRK2’nin sistemik olarak pirimidin nükleozidlerini tüketmesi.</p>
<p>LRRK2, özellikle G2019S olarak bilinen mutasyonuyla Parkinson riskinde sık anılan genlerden biri. Ancak bu genetik etki çoğu zaman tek başına ele alınıyor. Oysa metabolik sendrom; insülin direnci, yağlanma eğilimi ve kronik düşük düzeyli inflamasyon gibi özellikleriyle, hücresel enerji yönetimini ve metabolik akışları yeniden biçimlendirebiliyor. Çalışmanın yeniliği, bu iki unsuru aynı biyolojik çerçevede bir araya getirerek, hastalığa giden yolda hangi alt mekanizmaların “bağlantı noktası” olabileceğini araştırması.</p>
<p>Araştırmacılar, Parkinson’un biyolojisini taklit etmek üzere tasarlanan iki hamleli fare modelinde G2019S LRRK2’nin varlığını metabolik sendromla eşleştirdi. Deneysel düzenek, sadece dopaminerjik nöronlar gibi hedef dokulardaki değişimleri değil, aynı zamanda dolaşımdaki metabolitlerin ve hücre içi nükleotid biyokimyasıyla ilişkili yolların nasıl tepki verdiğini izlemeye imkân verdi. Böylece, sinir sistemi fenotiplerinin arkasında yatan metabolik “zeminin” nasıl kaydığını görmeye çalıştılar.</p>
<p>Sonuçlar, LRRK2 yönlendirmeli bir sistemik pirimidin nükleozid azalmasına işaret ediyor. Pirimidin nükleozidleri; DNA ve RNA yapı taşlarının elde edilmesi için temel ham maddelerden biri. Hücrelerin çoğalmasa bile nükleotid havuzlarını dinamik olarak dengelemesi gerekiyor. Bu denge bozulduğunda, enerji metabolizmasıyla ilişkili stres tepkileri, nükleotid sentezinin yeniden programlanması ve hücrelerin tamir-bakım döngülerinde aksaklık gibi dolaylı etkiler tetiklenebilir.</p>
<p>Çalışmanın rapor ettiği “iki hit” tasarımı, bu metabolik değişimin yalnızca genel bir hastalık stresiyle açıklanamayabileceğini düşündürüyor. Özellikle LRRK2’nin varlığı, metabolik sendrom koşullarının yarattığı biyokimyasal ortamda nükleozid düzeylerini daha belirgin biçimde etkiledi. Bu, genetik risk faktörlerinin çevresel/metabolik bağlamla birleştiğinde ortaya çıkan spesifik bir etkileşim olabileceğini destekleyen bir bulgu olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Mekanik açıdan değerlendirmek gerekirse, nükleozid tükenmesi tek başına bir “neden” gibi değil, bir yolak kesintisinin göstergesi olarak okunuyor. LRRK2’nin hücre içi sinyal iletiminde rol oynadığı; ayrıca metabolizma ve inflamasyonla kesişen süreçleri etkileyebildiği düşünülüyor. Metabolik sendromun getirdiği değişen besin ve enerji akışı, nükleotid sentezinde kullanılan substratlara erişimi ve bu substratların hücrelere taşınmasını daha kırılgan hale getirebilir. Böylece LRRK2’nin etkisi, pirimidin nükleozidlerinin sistemik düzeyde düşmesine kadar uzanan bir zinciri başlatabilir.</p>
<p>Bu bulgular, Parkinson biyolojisinde “sadece beyin” yaklaşımını daha geniş bir perspektifle yeniden düşünmeye çağırıyor. Nükleozid seviyelerindeki değişimler; periferik metabolizma ile merkezi sinir sistemi arasındaki dolaşım ve metabolit transferi üzerinden etkili olabilir. Özellikle enerji ihtiyacı yüksek dokularda, metabolit havuzlarının dengesizleşmesi oksidatif stres ve hücre sağkalımı süreçlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Elbette bu çalışma fare modelinde raporlandığı için, insanlardaki metabolik dinamiklerle birebir aynı olacağını söylemek için erken.</p>
<p>Yine de çalışma, tedavi hedefi arayışında yeni bir düşünce alanı açıyor: Parkinson riskinde genetik varyantların metabolik substratları nasıl şekillendirdiği. Eğer pirimidin nükleozid azalması, fenotiple ilişkili bir aracıyorsa, gelecekteki araştırmalar bunun geri dönüşümlü olup olmadığını, hangi yolaklar üzerinden gerçekleştiğini ve hangi biyobelirteçlerle izlenebileceğini test etmek isteyebilir. Böyle çalışmalar, genetik alt gruplar ile metabolik durumlar arasındaki etkileşimi daha hassas bir risk haritasına dönüştürmeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Özetle, G2019S LRRK2 ile metabolik sendromun birlikte değerlendirildiği iki hamleli modelde, LRRK2’nin sistemik düzeyde pirimidin nükleozidlerini tükettiği rapor ediliyor. Bu sonuç, Parkinson’un metabolik katmanında yeni bir kırılma noktası olabileceğini göstererek, hastalığın yalnızca nöronal devrelerle değil, hücresel yapı taşı biyokimyası ve sistemik metabolizma ile de şekillendiği fikrini güçlendiriyor. Alanın bundan sonraki adımı, bu metabolik işaretin sinir hasarına nasıl bağlandığını ayrıntılandırmak ve klinik olarak izlenebilir bir biyolojik ilişki kurup kurmadığını araştırmak olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Article Title</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Article References:</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Ma, Y., Erb, M.L., Sipple, K.A. et al. Interaction of G2019S LRRK2 and metabolic syndrome in a two-hit mouse model of Parkinson’s disease: LRRK2-driven systemic depletion of pyrimidine nucleosides.<br />
npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01465-x</p>
<p><strong>DOI:</strong> Keywords:</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Ma, Y., Erb, M.L., Sipple, K.A. ve ark.</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/hepatoseluler-karsinom-gen-imzalari-prognoz-immuoterapi/" data-wpan-internal-link="1">Karaciğer kanserinde çoklu biyobelirteç arayışı: Gen imzaları prognozu ve immünoterapi yanıtını aydınlatıyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/lrkk2-g2019s-metabolik-sendrom-parkinson-pirimidin-azalmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
