<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>organ-on-a-chip &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/organ-on-a-chip/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 00:37:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>organ-on-a-chip &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Plasenta Modelleriyle HIV-1-ART-Nikotin Bileşimini Anlama: İlerlemeler ve Aşılması Gereken Zorluklar</title>
		<link>https://oncology.com.tr/plasenta-modelleriyle-hiv-1-art-nikotin-bilesimini-anlama-ilerlemeler-ve-asilmasi-gereken-zorluklar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/plasenta-modelleriyle-hiv-1-art-nikotin-bilesimini-anlama-ilerlemeler-ve-asilmasi-gereken-zorluklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 00:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Anne-fetal arayüzü modeled]]></category>
		<category><![CDATA[Ex vivo plasental perfuzyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte ART toksisitesi]]></category>
		<category><![CDATA[HIV-1 ART etkileşimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İmmünolojik ve metabolik plasenta rolü]]></category>
		<category><![CDATA[organ-on-a-chip]]></category>
		<category><![CDATA[Plasenta modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Trofoblast kültürü 3D]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/plasenta-modelleriyle-hiv-1-art-nikotin-bilesimini-anlama-ilerlemeler-ve-asilmasi-gereken-zorluklar/</guid>

					<description><![CDATA[HIV-1 enfeksiyonu, ART ve nikotin gibi faktörlerin birleşimini inceleyen plasenta modelleri, gebelik sonuçlarını anlamada ilerlemeler ve halen çözülemeyen zorluklar sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik sürecinin karmaşıklığı, HIV-1 enfeksiyonu olan gebelerde antiretroviral tedavinin (ART) güvenli ve etkin kullanımını yalnızca ilaçların kendisiyle sınırlı olmayan bir sorun haline getiriyor. Bu çok bileşenli tabloda plasenta, sadece anneden fetüse giden bir yol olmaktan çıkıp immunolojik ve metabolik işlevlerin kesişiminde merkezi bir rol oynuyor. HIV-1 enfeksiyonunun plasenta üzerindeki etkileri ve ART ilaçlarının plasentadaki farmakodinamik profili, nikotin gibi yaşam tarzı faktörlerinin eklenmesiyle daha da karmaşık bir tablo oluşturuyor. Bu bağlamda, Cell Death Discovery’de yayımlanan Godse ile Bade’nin incelemesi, HIV-1-ART-nikotin komorbiditesini ayırıcı ve mekanizmalarını çözümlemeyi amaçlayan en gelişmiş plasenta modellerinin mevcut durumunu değerlendiriyor ve ilerlemeler ile halen aşılaması gereken zorlukları aydınlatıyor.</p>
<p>Plasenta, gebelikte sadece bir iletken organ olarak hareket etmez; aynı zamanda immunolojik kararlar veren ve fetal gelişimi yönlendiren bir enerji ve sinyal ağını barındırır. HIV-1 bağlamında plasenta, virüsün potansiyel olarak geçiş yapabileceği bir yol olmasının ötesinde, aynı zamanda anneyle fetal arasındaki savunma mekanizmalarının şekillendiği bir mikroçevre sunar. ART ajanları bu ortamda viral baskı sağlasa da, plasentaların ilaçlara yanıtı çeşitlilik gösterebilir ve bazı bileşenler toksisite riskini taşıyabilir. Nikotin maruziyeti ise oksidatif stres ve inflamatuar yanıtları tetikleyerek plasental işlevleri üzerinde ek baskılar oluşturabilir ve bu mekanizmalar birleştiğinde plasental disfonksiyon ihtimali artabilir.</p>
<p>Godse ve Bade’nin çalışması, bu çok değişkenli tabloyu parçalamaya odaklanarak HIV-1-ART-nikotin komorbititesini inceleyebilecek en ileri plasenta modellerini sistematik olarak ele alıyor. Makalede bahsedilen modeller, ex vivo plasental perfuzyon sistemlerinden türetilen canlı doku incelemelerini, üç boyutlu trofoblast kültürlerini ve organ-on-chip platformlarını kapsıyor. Bu cihazlar, anne ile fetus arasındaki karşılıklı biyomühendislik etkileşimlerini, damar akışının dinamikliğini ve <a href="https://oncology.com.tr/hucresel-atik-yonetimiyle-coklu-miyelomda-yeni-hedeflenen-protein-yikimi-tedavisi/" title="Hücresel Atık Yönetimiyle Çoklu Miyelomda Yeni Hedeflenen Protein Yıkımı Tedavisi" data-wpan-internal-link="1">hücresel</a> iletişimin karmaşık ağını daha gerçekçi <a href="https://oncology.com.tr/obezite-losemiyle-mucadelede-yeni-bicimde-rol-oynuyor-il-17a-ve-glp-1-ekseninin-entegre-hedefi/" title="Obezite Lösemiyle Mücadelede Yeni Biçimde Rol Oynuyor: IL-17A ve GLP-1 Ekseninin Entegre Hedefi" data-wpan-internal-link="1">biçimde</a> yeniden üretmeyi amaçlıyor. Bu çeşitli model tipleri sayesinde araştırmacılar, HIV-1’in plasental bariyer bütünlüğü üzerindeki etkisini ve ART rejimlerinin bu etkileşimler üzerindeki rolünü daha ayrıntılı biçimde izlemek için yollar arıyorlar. Nikotin eklenince hangi sinyal yolculuklarının tetiklendiğini ve bunların plasental işleyiş üzerindeki toplam etkisini izlemek de bu çalışmaların temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bir dizi teknik ayrıntı, bu alandaki ilerlemelerin temelini oluşturuyor. Ex vivo placental perfusion sistemleri, plasental dokunun canlılık ve geçirgenlik özelliklerini laboratuvar koşullarında canlı tutarken, 3D trofoblast kültürleri, hücreler arası etkileşimleri ve dokusal yapıyı tek tek inceleyebilme imkanı sunuyor. Organ-on-chip teknolojisi ise mikroakışkanlar, çok katmanlı hücre türevleri ve gerçek zamanlı sinyaller sayesinde hipotetik güvenlik sınırlarını aşan bir modellemeyi mümkün kılabiliyor. Ancak bu ileri teknolojilerin her biri de kendi içinde sınırlılıklar barındırıyor. Plasental dokunun benzersiz, damarlanmış ve çok hücreli yapısı, tam olarak taklit edilmesi güç bir biyolojik sistem olarak kalmaya devam ediyor. Ayrıca farklı ART ajanlarının plasentadaki dağılımı, bağımsız olarak veya nikotinle etkileştiğinde değişebiliyor ve bu çeşitlilik, standartlaştırılmış karşılaştırmalar yapmayı zorlaştırıyor.</p>
<p>Makaledeki eleştirel vurgu, bu modellerin hâlihazırda “yetkinlik” kazandırdığı mekanizmaların anlaşılması yönünde olsa da, bazı teknik zorlukların hâlâ sürdüğüdür. İlk olarak, plasental bariyerinin dinamik doğası, değişen gebelik durumlarına ve farklı ilaçlarla etkileşime verilen yanıtlar, biyomekanik olarak zorluk çıkaran unsurlardır. Ayrıca her modelin, hasta popülasyonlarını temsil etmek üzere çeşitlilik gerektirdiği gerçeği de, verilerin klinik uygulamaya dönüştürülmesi süreçlerinde dikkat edilmesi gereken bir konudur. Standardizasyon eksikliği, çalışmalardaki sonuçların karşılaştırılabilirliğini kısıtlayabilir ve bu da translasyonel güvenliği sınırlayabilir. Son olarak, bu modellerin klinik kullanıma doğrudan uygulanması beklenirken, güvenli ve geçerli bir mekanizma haritalamasının sağlanması için daha ileri doğrulama adımlarına ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<p>Bu engeller, bilim insanlarını ilerleyen çalışmalar için yeni stratejiler geliştirmeye yönlendiriyor. Kongreler ve dernekler tarafından desteklenen standart protokollerin benimsenmesi, farklı laboratuvarlarda elde edilen verilerin karşılaştırılabilirliğini artıracak ve bu da sonuçların güvenilirliğini güçlendirecektir. Ayrıca plasenta modellerinin daha çeşitli fizyolojik durumlar ve genetik arka planları kapsayacak şekilde genişletilmesi, ART toksisitesi ve nikotin gibi olası komorbidlerin gebelik sonuçlarına nasıl yansıdığını daha iyi ortaya koyabilir. Bu yönde atılacak adımlar, HIV-1 enfeksiyonunun gebelik üzerindeki potansiyel etkilerini anlamak ve ART ile nikotin kullanımı arasındaki etkileşimin biyolojik altyapısını aydınlatmak adına merkezi bir rol oynayabilir.</p>
<p>Godse ve Bade’nin incelendiği çalışmalar, şu an için erken aşama olarak kabul edilmesi gereken bulguları ve <a href="https://oncology.com.tr/gebelik-gelecekteki-kalp-ve-metabolik-saglik-icin-erken-uyari-kapisi-mi/" title="Gebelik: Gelecekteki Kalp ve Metabolik Sağlık İçin Erken Uyarı Kapısı mı?" data-wpan-internal-link="1">gelecekteki</a> yol haritasını aynı metinde sunuyor. Bunlar, plasenta modellerinin dirençli ve karşılaştırılabilir bir platforma dönüşmesini sağlayacak şekilde, teknik kapasitenin genişletilmesi ve standardizasyonun artırılması gerektiğini gösteriyor. Net olan şu ki, bu modeller HIV-1, ART ve nikotin komorbititesinin gebelik çıktıları üzerindeki etkilerini anlayabilmek için çok önemli bir araç olarak kaldı ve bu alandaki ilerlemeler, geleceğin gebelik yönetimi ve fetal sağlık stratejileri için temel ipuçları sunabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Placenta models in the context of HIV-1 infection, antiretroviral therapy, and nicotine comorbidity</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Placenta models for HIV-1-ART-nicotine comorbidity research: advances and remaining challenges</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Godse, S., Bade, A.N. Placenta models for HIV-1-ART-nicotine comorbidity research: advances and remaining challenges. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03249-x</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03249-x</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/plasenta-modelleriyle-hiv-1-art-nikotin-bilesimini-anlama-ilerlemeler-ve-asilmasi-gereken-zorluklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>C-Path, İnsan Odaklı İlaç Geliştirme Araçları İçin Yeni Bir Koalisyon Kurdu</title>
		<link>https://oncology.com.tr/insan-odakli-ilac-gelistirme-nams-koalisyonu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/insan-odakli-ilac-gelistirme-nams-koalisyonu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 01:36:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleyici bilim]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleyici değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç keşfi]]></category>
		<category><![CDATA[in vitro modeller]]></category>
		<category><![CDATA[insan odaklı araçlar]]></category>
		<category><![CDATA[mikrofizyolojik sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[organ-on-a-chip]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yaklaşım Metodolojileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/insan-odakli-ilac-gelistirme-nams-koalisyonu/</guid>

					<description><![CDATA[C-Path, insan biyolojisine daha yakın ilaç geliştirme araçlarının doğrulanmasını hızlandırmak için yeni NAMs Koalisyonu'nu kurdu. Bu girişim, ilaç keşfi ve düzenleyici değerlendirmede yenilikçi çözümler sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-coklu-ilac-kullanimi-merdiven-dusmeleri/" title="Merdiven Düşmelerinde Çoklu İlaç Kullanımının Ölüm Riskine Etkisi Araştırıldı" data-wpan-internal-link="1">İlaç</a> geliştirme süreçlerinde insan biyolojisini daha iyi yansıtan araçlara yönelik küresel ilgi artarken, Critical Path Institute (C-Path) 19 Mayıs 2026’da New Approach Methodologies Developer Coalition’ı (NAMs-DC) duyurdu. Tucson ve Amsterdam merkezli açıklanan girişim, yeni yaklaşım metodolojileri olarak bilinen NAMs teknolojilerini geliştiren şirketleri aynı çatı altında toplayan, rekabet öncesi nitelikte kamu-özel sektör ortaklığı olarak tanımlanıyor. Koalisyonun temel hedefi, bu araçların ilaç keşfi, geliştirme ve düzenleyici değerlendirme süreçlerinde daha hızlı benimsenmesini, doğrulanmasını ve resmî olarak nitelendirilmesini sağlamak.</p>
<p>Duyuru, küresel mikrofizyolojik sistemler topluluğu için önemli toplantılardan biri kabul edilen MPS World Summit öncesine denk geldi. 25 Mayıs 2026 haftasında düzenlenecek toplantı, organ çipleri, mikrofizyolojik sistemler ve ilgili biyomühendislik platformlarında çalışan araştırmacıların ve sanayi temsilcilerinin bir araya geldiği bir buluşma niteliği taşıyor. C-Path’in yeni koalisyonu da tam bu dönemde, özellikle insan biyolojisini daha doğrudan temsil eden deneysel ve hesaplamalı araçların geliştirilmesine ivme kazandırmayı amaçlıyor.</p>
<p>İlaç geliştirme alanı uzun süredir yüksek maliyetler, uzayan zaman çizelgeleri ve klinik çalışmalarda görülen başarısızlık oranlarıyla mücadele ediyor. Bu başarısızlıkların önemli bir bölümü, geleneksel hayvan modellerinin her zaman öngöremediği güvenlilik ya da etkinlik sorunlarından kaynaklanabiliyor. NAMs yaklaşımı ise insan hücreleri, doku mimarisi ve biyofiziksel sinyalleri daha gerçekçi biçimde taklit etmeyi hedefleyen yöntemleri kapsıyor. Bu çerçevede kompleks in vitro modeller, mikrofizyolojik sistemler, organ-on-a-chip platformları ve gelişmiş bilgisayarlı modelleme öne çıkıyor.</p>
<p>Koalisyonun odaklandığı teknolojiler yalnızca laboratuvar ortamındaki alternatif test sistemleri olarak değil, aynı zamanda düzenleyici bilim açısından değerlendirilmesi gereken araçlar olarak görülüyor. Bir NAM aracının ilaç geliştirme zincirine güvenle entegre edilebilmesi için performansının tekrarlanabilir şekilde gösterilmesi, belirli kullanım alanı için uygunluğunun tanımlanması ve düzenleyici kurumların beklentileriyle uyumlu bir çerçevede ele alınması gerekiyor. C-Path’in NAMs-DC girişimi de tam bu noktada, sektörler arası işbirliğini hızlandırmayı hedefliyor.</p>
<p>Yeni yaklaşım metodolojileri, klasik hayvan çalışmalarına kıyasla insan fizyolojisine daha yakın veri üretme potansiyeli nedeniyle son yıllarda giderek daha fazla önem kazandı. Örneğin mikrofizyolojik sistemler, birden fazla hücre tipini, üç boyutlu doku yapısını, akışkan dinamiğini ve mekanik kuvvetleri bir araya getirerek organ düzeyinde işlevleri taklit etmeye çalışıyor. Organ-on-a-chip teknolojileri ise bu prensibi miniaturize edilmiş platformlarda uygulayarak belirli organların yanıtlarını kontrollü koşullarda inceleme olanağı sunuyor. Hesaplamalı modelleme ise bu deneysel verileri tamamlayarak aday moleküllerin davranışını öngörmeye yardımcı olabiliyor.</p>
<p>C-Path’in kurduğu koalisyonun “precompetitive” yani rekabet öncesi olarak tanımlanması, katılımcı şirketlerin temel bilimsel ve teknik sorunlarda ortak hareket edebileceğine işaret ediyor. Böyle bir yapı, özellikle standartların oluşturulması, veri uyumlaştırması, referans materyallerin belirlenmesi ve değerlendirme ölçütlerinin netleştirilmesi gibi alanlarda önem taşıyor. Düzenleyici nitelendirme süreçlerinin ilerlemesi de genellikle bu tür ortak çabalarla mümkün oluyor; çünkü farklı platformlar arasında karşılaştırılabilir ve güvenilir sonuçlar üretmek, teknolojinin kabulü açısından kritik kabul ediliyor.</p>
<p>İlaç sektöründe NAMs araçlarına duyulan ilgi, yalnızca etik kaygılarla sınırlı değil. Aynı zamanda erken aşamada daha öngörülebilir veri elde etmek, geç dönem başarısızlıklarını azaltmak ve doğru adayların klinik çalışmalara taşınmasını sağlamak gibi pratik hedefler de bu yönelimi destekliyor. Bununla birlikte uzmanlar, bu teknolojilerin tek başına tüm sorunları çözemeyeceğini; her kullanım alanı için ayrı doğrulama ve dikkatli yorumlama gerektiğini vurguluyor. C-Path’in girişimi de bu nedenle, teknolojiyi hızla yaygınlaştırmaktan çok, güvenilir kullanım altyapısını güçlendirmeye odaklanıyor.</p>
<p>Koalisyonun kurulması, aynı zamanda küresel MPS topluluğu içinde artan işbirliği ihtiyacının da bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Araştırma laboratuvarları, <a href="https://oncology.com.tr/ush1c-gen-tedavisi-odylia-therapeutics-destek/" title="Nadir Göz Kayıplarına Gen Tedavisi İçin C-Path’ten Odylia Therapeutics’e Yeni Finansman" data-wpan-internal-link="1">biyoteknoloji</a> şirketleri, ilaç geliştiriciler ve düzenleyici bilim uzmanları arasında ortak bir dil oluşturulması, NAMs’ın laboratuvardan karar alma süreçlerine geçişini kolaylaştırabilir. Özellikle insan-relevant veri üretme kapasitesi yüksek platformlar için, teknik başarı kadar düzenleyici tanınırlık da belirleyici bir unsur olmaya devam ediyor.</p>
<p>C-Path’in NAMs-DC hamlesi, ilaç geliştirme ekosisteminde daha öngörülebilir, insan biyolojisine daha yakın ve bilimsel açıdan daha sağlam araçların benimsenmesine yönelik daha geniş hareketin bir parçası olarak öne çıkıyor. Koalisyonun önümüzdeki dönemde hangi şirketleri ve teknik platformları kapsayacağı, hangi değerlendirme önceliklerini belirleyeceği ve düzenleyici kurumlarla <a href="https://oncology.com.tr/biyolojik-sinir-aglarinda-kritik-baslangic/" title="Beyin Ağlarında Sıfır Noktası: Nöronların En Verimli Başlangıcı Nasıl Kuruluyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> bir etkileşim kuracağı, alanın geleceği açısından yakından izlenecek. Şimdilik net olan, insan odaklı modelleme araçlarının ilaç geliştirme ve düzenleyici bilimde daha merkezi bir rol üstlenmeye başladığı ve C-Path’in bu dönüşümde koordinatör bir işlev üstlenmek istediği.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> New Approach Methodologies (NAMs) including complex in vitro models, microphysiological systems, organ chips, and computational models in drug development and regulatory qualification.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Critical Path Institute Launches NAMs Developer Coalition to Accelerate Regulatory Qualification of Innovative Toxicology and Drug Discovery Tools</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yeni Yaklaşım Metodolojileri, NAM&#039;ler, karmaşık in vitro modeller, mikrofizyolojik sistemler, ilaç keşfi, düzenleyici bilim, ilaç geliştirme, yeterlilik çerçevesi, Critical Path Institute, çip üzerinde organ, hesaplamalı modelleme, farmasötik yenilik</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/insan-odakli-ilac-gelistirme-nams-koalisyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
