<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>olaparib &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/olaparib/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 18:44:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>olaparib &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EMBRACE Çalışması, Olaparibin BRCA Dışı DNA Onarım Bozukluğu Olan Kanserlerde Etkisini Gösterdi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/embrace-calismasi-olaparibin-brca-disi-dna-onarim-bozuklugu-olan-kanserlerde-etkisini-gosterdi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/embrace-calismasi-olaparibin-brca-disi-dna-onarim-bozuklugu-olan-kanserlerde-etkisini-gosterdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:44:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[EMBRACE çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[homolog rekombinasyon eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[olaparib]]></category>
		<category><![CDATA[over kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[PARP inhibitörü]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü negatif meme kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/embrace-calismasi-olaparibin-brca-disi-dna-onarim-bozuklugu-olan-kanserlerde-etkisini-gosterdi/</guid>

					<description><![CDATA[EMBRACE faz 2 çalışması, PARP inhibitörü olaparibin BRCA mutasyonu olmayan ancak homolog rekombinasyon eksikliği bulunan metastatik meme ve over kanserlerinde etkili olduğunu gösterdi. Bulgular, bu akıllı ilacın kullanım alanını genişletebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Onkoloji alanında kişiselleştirilmiş tedavilere yön veren önemli bir gelişme, PARP inhibitörü olaparibin kullanım alanını genişletebilir. Faz 2 klinik çalışma EMBRACE’in sonuçları, olaparibin yalnızca kalıtsal BRCA mutasyonu taşıyan tümörlerde değil, aynı zamanda homolog rekombinasyon eksikliği (HRD) bulunan ancak germline BRCA1/2 mutasyonu taşımayan metastatik üçlü negatif <a href="https://oncology.com.tr/2050de-kanser-vakalari-35-milyona-ulasacak-kuresel-esitsizlikler-derinlesiyor/" title="2050’de Kanser Vakaları 35 Milyona Ulaşacak: Küresel Eşitsizlikler Derinleşiyor" data-wpan-internal-link="1">meme kanseri</a> (TNMK) ve platin duyarlı nüks over kanseri hastalarında da kayda değer antitümör aktivite sergilediğini ortaya koydu. Araştırma, PARP inhibitörlerinin kullanımını esas olarak kalıtsal mutasyonlarla sınırlandıran geleneksel paradigmayı sorguluyor ve tedavi penceresini somatik değişikliklerle oluşan DNA onarım kusurlarına doğru kaydırıyor.</p>
<p><a href="https://oncology.com.tr/beyin-tumoru-sonrasi-gorulen-kontrolsuz-kilo-aliminda-hedefe-yonelik-yeni-bir-yaklasim/" title="Beyin Tümörü Sonrası Görülen Kontrolsüz Kilo Alımında Hedefe Yönelik Yeni Bir Yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">Hedefe yönelik</a> kanser ilaçlarının merkezinde, tümör hücrelerinin DNA hasarını onarma mekanizmalarındaki zayıflıklardan faydalanma stratejisi yatar. Olaparib, bu prensibi “sentetik letalite” adı verilen bir yaklaşımla hayata geçirir. İlaç, özellikle DNA çift zincir kırıklarını onaran homolog rekombinasyon (HR) yolunun işlevsiz olduğu hücreleri hedef alır. Normal hücreler aynı anda hem HR yolunu hem de PARP enzimi aracılığıyla alternatif bir onarım sistemini kullanabilirken, HR eksikliği taşıyan tümör hücreleri PARP baskılandığında onarılmaz hasar birikimiyle ölüme sürüklenir. Bugüne dek bu strateji büyük ölçüde, HR mekanizmasını doğuştan bozan BRCA1 veya BRCA2 genlerindeki germline mutasyonlarıyla tanımlanmış tümörlerde başarıyla uygulanmıştı. EMBRACE çalışması ise bu anlayışı daha ileri taşıyarak, aynı HR kusurunun sonradan ortaya çıkan (somatik) epizodik epigenetik değişiklikler veya diğer genetik bozukluklarla da oluşabileceğini ve bu durumun da PARP inhibisyonuna duyarlılık yaratabileceğini somut verilerle gösterdi.</p>
<p>Çok merkezli olarak yürütülen EMBRACE çalışmasına, metastatik üçlü negatif meme kanseri ya da platin duyarlı nüks over kanseri tanısı almış ve tümörlerinde HR eksikliği saptanan ancak germline BRCA1/2 mutasyonu taşımayan hastalar dahil edildi. HRD durumu, genomik skar testleri ve fonksiyonel HRD analizleriyle belirlendi. Bu sıkı dahil etme kriterleri, herhangi bir kalıtsal mutasyondan bağımsız olarak yalnızca homolog rekombinasyon <a href="https://oncology.com.tr/yemek-borusu-kanserinde-smarca-eksikliginin-protein-haritasi-cikarildi-iki-farkli-seyir-grubu-belirlendi/" title="Yemek Borusu Kanserinde SMARCA Eksikliğinin Protein Haritası Çıkarıldı: İki Farklı Seyir Grubu Belirlendi" data-wpan-internal-link="1">eksikliğinin</a> PARP inhibisyonuna yanıtı öngörmede bağımsız bir biyobelirteç olup olamayacağını netleştirmeyi amaçlıyordu.</p>
<p>Elde edilen bulgular, bu genomik profil ile seçilen hasta alt grubunda olaparibin belirgin antitümör etkinliğini doğruladı. Araştırmacılar, objektif yanıt oranlarında ve hastalık kontrolünde klinik olarak anlamlı düzeylere ulaşıldığını raporladı. Sonuçlar, tümörün sadece BRCA1/2 genlerinin kalıtsal kopyalarındaki sorunlara bağımlı olmadığını; aynı onarım hattının herhangi bir nedenle aksamasının PARP inhibitörleri için bir terapötik kapı araladığı hipotezini güçlü biçimde destekledi. Bu durum, özellikle agresif seyirli ve sınırlı tedavi seçeneğine sahip üçlü negatif meme kanseri ile tekrarlayan over kanserinde, kalıtsal test sonucuna bakılmaksızın daha geniş bir hasta kitlesine umut sunmaktadır.</p>
<p>Uzmanlar, bulguların klinik uygulamaya yansıması için daha geniş faz 3 çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgularken, EMBRACE’in kavram kanıtı niteliğinin altını çiziyor. Çalışmanın, HRD testlerinin standart onkolojik değerlendirmeye entegre edilmesi konusundaki tartışmaları da alevlendirmesi bekleniyor. Zira mevcut kılavuzlar PARP inhibitörü kullanımında genellikle germline BRCA mutasyon varlığını şart koşmakta; oysa bu yeni veri, somatik HRD pozitifliğinin de en az kalıtsal mutasyonlar kadar güvenilir bir prediktif belirteç olabileceğini ima ediyor. Önemli bir nokta, çalışmada kullanılan HRD tarama yöntemlerinin, tümörün fonksiyonel durumunu yansıtan güvenilir araçlar olarak öne çıkmasıdır. Genomik kararsızlığın izlerini ölçen bu testler, doğrudan gen dizilemesinden daha kapsamlı bir biyolojik resim sunarak, mutasyon saptanamayan ama HR yolağı bozuk olan tümörleri yakalayabilir.</p>
<p>Sentetik letalite yaklaşımı, kanser tedavisinde giderek daha fazla ilgi çeken bir alan. Olaparibin EMBRACE ile çizdiği bu yeni sınır, aslında ilacın ruhsatlı kullanım alanlarının da yeniden değerlendirilmesine zemin hazırlayabilir. Meme ve over kanseri dışında prostat, pankreas gibi HRD sıklığı yüksek diğer solid tümörlerde de benzer çalışmaların hız kazanacağı öngörülüyor. Ancak araştırmacılar, her HRD pozitif tümörün aynı derecede yanıt vermeyeceğinin ve direnç mekanizmalarının aydınlatılması gerektiğinin farkında. EMBRACE verileri, özellikle platin duyarlılığı devam eden over kanserinde daha net yanıtlar gösterirken, üçlü negatif meme kanserinde yanıt heterojenitesine işaret ediyor olabilir.</p>
<p>Çalışmanın liderleri, bu aşamadaki başarının kişiselleştirilmiş onkolojinin sınırlarını genişlettiğini, fakat sonuçların dikkatle yorumlanması gerektiğini belirtiyor. EMBRACE’in faz 2 tasarımı, ilacın etkinliğine dair güçlü sinyaller sunsa da sağkalım verileri gibi daha uzun vadeli sonlanım noktaları için daha geniş kohortlar bekleniyor. Buna karşın, BRCA mutasyonu negatif hastalarda bu denli cesaret verici yanıtların rapor edilmesi, onkoloji pratiğinde “BRCA” odaklı düşünceden “HRD” odaklı bir kavrayışa geçişin habercisi olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde, EMBRACE sonuçlarının uluslararası tedavi rehberlerine ne ölçüde yansıyacağı ve geri ödeme sistemleri tarafından nasıl karşılanacağı tartışma konusu olacak. Tümör HRD durumunu belirlemeye yönelik testlerin erişilebilirliği ve standardizasyonu da uygulamada kritik bir eşik oluşturacak. Yine de, bu çalışma, PARP inhibitörlerinin yalnızca kalıtsal mutasyon taşıyan küçük bir azınlıkla sınırlı olmadığını, çok daha yaygın bir genomik bozukluğa hitap edebileceğini ampirik kanıtlarla ortaya koyarak onkolojik yenilikler listesine sağlam bir giriş yaptı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Homologous recombination deficiency and PARP inhibitor therapy in metastatic triple-negative breast and platinum-sensitive relapsed ovarian cancers without germline BRCA1/2 mutations</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Olaparib in HR-deficient, metastatic triple-negative breast and platinum-sensitive relapsed ovarian cancers without germline mutations in BRCA1/2: phase 2 EMBRACE trial.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Sjoquist, K.M., Dobrovic, A., Robledo, K.P. et al. Olaparib in HR-deficient, metastatic triple-negative breast and platinum-sensitive relapsed ovarian cancers without germline mutations in BRCA1/2: phase 2 EMBRACE trial. Br J Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41416-026-03535-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41416-026-03535-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/embrace-calismasi-olaparibin-brca-disi-dna-onarim-bozuklugu-olan-kanserlerde-etkisini-gosterdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Kanserlerinde Tedavi Yanıtını Öngörebilecek Yeni Biyobelirteç Umudu</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cocuk-kanserlerinde-biyobelirtec-tedavi-yaniti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cocuk-kanserlerinde-biyobelirtec-tedavi-yaniti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 15:55:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteç]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Ewing sarkomu]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[irinotekan]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[olaparib]]></category>
		<category><![CDATA[pediatrik onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[solid tümörler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cocuk-kanserlerinde-biyobelirtec-tedavi-yaniti/</guid>

					<description><![CDATA[Birmingham Üniversitesi, çocukluk çağı Ewing sarkomu ve diğer solid tümörlerde tedavi yanıtını önceden tahmin edebilen yeni bir biyobelirteç geliştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Krallık’taki Birmingham Üniversitesi’nden araştırmacılar, çocukluk çağı Ewing sarkomu ve diğer dirençli solid tümörlerde <a href="https://oncology.com.tr/losemi-epigenetik-imza-tedavi-yaniti/" title="Lösemide Tedavi Yanıtını Önceden İşaret Eden Epigenetik İmza" data-wpan-internal-link="1">tedavi yanıtını önceden</a> tahmin etmeye yardımcı olabilecek yeni bir biyobelirteç belirlediklerini duyurdu. Bulgular, henüz erken aşamada olmasına rağmen, özellikle tekrarlayan ya da tedaviye dirençli hastalığı olan çocuklar için daha isabetli tedavi stratejilerinin önünü açabilecek nitelikte görülüyor.</p>
<p>Çalışma, kanser hücrelerinin DNA onarım mekanizmalarını hedefleyen olaparib ile yaygın kullanılan bir kemoterapi ilacı olan irinotekanın birlikte değerlendirildiği Faz I/II klinik denemesinden elde edildi. Araştırma, Cancer Research UK Clinical Trials Unit tarafından koordine edilen ve uluslararası sponsor Gustave Roussy’nin yer aldığı geniş AcSé-eSMART programının bir parçası olarak yürütüldü. Bu tür çok merkezli çalışmalar, pediatrik onkolojide nadir görülen ve tedavisi güç tümörler için yeni kombinasyonları dikkatle test etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Denemeye 70 çocuk ve genç yetişkin alındı; bunların 66’sı Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda ve İspanya’da aktif tedavi aldı. Katılımcı grubun 36’sını Ewing sarkomu hastaları oluştururken, kalan 34 kişi farklı <a href="https://oncology.com.tr/kanserde-onkometabolit-tumor-mikrocevre/" title="Tümör Çevresindeki Kimyasal İmza, Kanserin Gizli İzlerini Ele Verebilir" data-wpan-internal-link="1">tümör</a> tiplerine sahipti. Bu grupta osteosarkom, nöroblastom, rabdomyosarkom, nefroblastom ile medulloblastom ve koroid pleksus karsinomu gibi nadir beyin tümörleri de yer aldı. Araştırmacılar, böylece tek bir hastalıkla sınırlı olmayan ama biyolojik açıdan benzer zorluklar taşıyan geniş bir hasta profilinde tedavi yaklaşımını değerlendirme fırsatı buldu.</p>
<p>Ewing sarkomu, kemik ve yumuşak dokularda gelişebilen, çocuklar ve ergenlerde görülen agresif bir kanser türü olarak biliniyor. Mevcut tedavilere rağmen hastalık nüks ettiğinde ya da metastaz yaptığında sonuçlar çoğu zaman ağırlaşıyor. Kaynakta da vurgulandığı gibi, bu grupta iyileşme oranları belirgin biçimde düşebiliyor ve bazı ileri olgularda uzun vadeli sağ kalım hâlâ sınırlı kalıyor. Bu nedenle, hangi hastanın hangi tedaviye daha iyi yanıt vereceğini önceden gösterebilecek bir işaretleyici, klinik kararlar açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p>İşte bu noktada çalışmanın öne çıkan unsuru, yeni tanımlanan biyobelirteç oldu. Bilim insanları, irinotekan ve olaparib kombinasyonuna verilen yanıtla ilişkili olabilecek bu işaretleyicinin, tedaviye dirençli tümörlerde klinik sonuçları daha iyi öngörmeye yardımcı olabileceğini düşünüyor. Olaparib, DNA tamirinde görev alan mekanizmaları baskılayan bir PARP inhibitörü olarak yetişkin onkolojisinde bilinen bir ilaç; irinotekan ise DNA hasarı oluşturarak tümör hücrelerini baskılamaya çalışan bir kemoterapi ajanı. Teorik olarak bu iki ilacın birlikte kullanılması, kanser hücresinin hasarı onarma kapasitesini daha da zayıflatabiliyor.</p>
<p>Ancak pediatrik kanserlerde böyle kombinasyonların etkisi, yetişkin hastalardaki kadar öngörülebilir olmuyor. Bunun nedeni yalnızca tümörlerin biyolojik çeşitliliği değil, aynı zamanda çocuklarda büyüme, gelişim ve uzun dönem yan etki dengesinin çok daha hassas olması. Bu yüzden araştırmacılar, yalnızca ilacın tümör küçültme potansiyeline değil, aynı zamanda güvenlilik profiline ve hangi hastalarda gerçekten anlamlı bir fayda sağlayabileceğine odaklanıyor. Faz I/II <a href="https://oncology.com.tr/onkodarwinci-hipotez-p53-tasarimi/" title="Kanserin Yeni Bir Okuması: Onkodarwinci Hipotez ve Yapay Zekâ Destekli p53 Tasarımı" data-wpan-internal-link="1">tasarımı</a> da tam olarak bu nedenle önemli: önce doz ve güvenlik, ardından erken etkinlik sinyalleri dikkatle inceleniyor.</p>
<p>Çalışmanın çok uluslu yapısı da bulgulara ayrı bir ağırlık kazandırıyor. Farklı ülkelerden toplanan hastalar, benzer klinik kriterlerle değerlendirildiğinde, sonuçların tek bir merkeze özgü olma olasılığı azalıyor. Yine de araştırmanın erken aşamada olduğu unutulmamalı. Bir biyobelirtecin keşfedilmiş olması, onun hemen rutin klinikte kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Böyle işaretleyicilerin daha geniş hasta gruplarında doğrulanması, hangi biyolojik ölçütün en güvenilir olduğunu belirlemek için ek analizler yapılması ve testlerin pratikte uygulanabilirliğinin gösterilmesi gerekiyor.</p>
<p>Buna rağmen, pediatrik onkoloji alanında kişiselleştirilmiş tedavi arayışı açısından bu bulgu dikkat çekici. Özellikle Ewing sarkomu gibi agresif tümörlerde, standart tedaviye eklenen her yeni bilgi, gereksiz toksisiteyi azaltma ve yanıt verme olasılığı daha yüksek hastaları seçme açısından değer taşıyabilir. Eğer bu biyobelirteç ilerleyen çalışmalarda doğrulanırsa, hekimlerin yalnızca tümörün nerede olduğuna ya da ne kadar ilerlediğine değil, aynı zamanda tümörün tedaviye biyolojik olarak nasıl yanıt vereceğine de daha yakından bakmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>Uzmanlar için asıl soru artık şu: Bu biyobelirteç, laboratuvar bulgusu olmanın ötesine geçip günlük klinik kararlara yön verebilecek kadar güçlü mü? AcSé-eSMART içinde elde edilen veriler, bu soruya erken ama umut verici bir yanıt sunuyor. Yine de çocuk kanserlerinde gerçek ilerleme, yalnızca yeni ilaçlar geliştirmekten değil, hangi tedavinin hangi hastada çalışacağını daha iyi anlamaktan geçiyor. Birmingham Üniversitesi ekibinin çalışması da tam bu nedenle, pediatrik kanser araştırmalarında daha hassas ve daha kişiselleştirilmiş bir döneme işaret eden önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Phase I/II Study of the PARP Inhibitor Olaparib and Irinotecan in Children and Young Adults with Recurrent/Refractory Malignancies: Arm D of the AcSé-ESMART Trial</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kanser araştırması, Kanser tedavileri, Pediatrik onkoloji, Ewing sarkomu, PARP inhibitörleri, Olaparib, İrinotekan, Aneuploidi, DNA onarımı, Klinik çalışmalar, Hassas tıp, Katı tümörler</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cocuk-kanserlerinde-biyobelirtec-tedavi-yaniti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
