<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nörolojik rehabilitasyon &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/norolojik-rehabilitasyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 19:08:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>nörolojik rehabilitasyon &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnmeden Sonra Sessiz Engel: Yaşlı Hastalarda Hareket Korkusu Nasıl Yerleşiyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 19:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[hareket korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnme rehabilitasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[inme sonrası iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[kinezifobi]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlı inme hastalarında hareket korkusu, fiziksel ve psikolojik iyileşmeyi etkileyen önemli bir faktördür. Kinezifobi, rehabilitasyon sürecinde dikkate alınmalıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnme, özellikle ileri yaştaki bireylerde yalnızca kas gücünü, dengeyi ya da konuşmayı etkileyen bir nörolojik olay değil; iyileşmenin seyrini <a href="https://oncology.com.tr/akciger-kanserinde-fibroblastlar/" title="Akciğer Kanserinde Tedavi Yanıtını Belirleyen Gizli Etken: Fibroblastların Rolü Açığa Çıktı" data-wpan-internal-link="1">belirleyen</a> psikolojik katmanları da derinden değiştiren bir tablo olarak öne çıkıyor. BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir çalışma, bu sürecin çoğu zaman gözden kaçan bileşenlerinden biri olan kinezifobiye, yani hareket korkusuna odaklanıyor. Araştırma, yaşlı inme hastalarında bu korkunun nasıl ortaya çıktığını, nasıl sürdüğünü ve yaşam boyu birikmiş deneyimlerle nasıl bağlantı kurduğunu ortaya koyarak rehabilitasyonun yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda davranışsal ve duygusal bir süreç olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Kinezifobi, basit bir çekingenlik ya da geçici temkinlilikten ibaret değil. Hastanın hareket etmenin zarar vereceğine, ağrıya yol açacağına ya da düşme ve yeniden hasar riskini artıracağına inanmasıyla şekillenen yoğun bir kaygı durumu olarak tanımlanıyor. İnme sonrası bu korku, egzersizden kaçınma, günlük aktiviteleri sınırlama ve fiziksel olarak giderek daha pasif bir yaşama çekilme şeklinde kendini gösterebiliyor. Sorun şu ki, bu kaçınma davranışı kas gücünü, <a href="https://oncology.com.tr/indiyum-oksit-nanokristalleri-perovskit-tandem/" title="Altınsız Recombination Tasarımı Perovskit Güneş Modüllerinde Verim ve Dayanıklılığı Hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">dayanıklılığı</a> ve işlevsel bağımsızlığı daha da azaltabiliyor. Böylece korku, hareketsizlik yoluyla yeniden güç kazanıyor ve kısır döngü halini alıyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, kinezifobiyi tek bir anda ölçülen bir ruhsal tepki olarak değil, yaşam öyküsü içinde şekillenen bir olgu olarak ele alması. Araştırmacılar, karma yöntem yaklaşımıyla nicel ölçekleri nitel görüşmelerle birleştirerek hem ölçülebilir eğilimleri hem de hastaların deneyimlerini birlikte değerlendirdi. Bu yaklaşım, istatistiksel bulguların ötesine geçerek yaşlı inme hastalarının neden bazı hareketlerden çekindiğini, hangi deneyimlerin bu korkuyu beslediğini ve günlük yaşamda bunun nasıl hissettirdiğini anlamaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Yaşam kursu perspektifi, burada özellikle önemli bir çerçeve sunuyor. Bu bakış açısı, kinezifobiyi sadece inme sonrası gelişen yeni bir sorun gibi değil, kişinin daha önceki sağlık deneyimleri, düşme öyküsü, ağrı algısı, bağımsızlık düzeyi ve yaşlanma sürecine dair birikmiş tutumlarıyla birlikte değerlendiriyor. Başka bir deyişle, hareket korkusu bir günde ortaya çıkmıyor; bazı bireylerde yıllar boyunca oluşmuş kırılganlık hissi, bedensel sınırlanmaya dair beklentiler ve olumsuz sağlık deneyimleriyle güçlenebiliyor. İnme de bu zeminde, mevcut korkuları daha görünür ve daha işlev bozucu hale getirebiliyor.</p>
<p>Geriatri alanında bu konu özellikle kritik, çünkü yaşlı yetişkinlerde inme sonrası toparlanma yalnızca nörolojik iyileşme ile açıklanamaz. Fizik tedaviye katılım, günlük yaşam becerilerini yeniden kazanma ve sosyal hayata dönüş, hastanın güven duygusuna yakından bağlıdır. Hareketten korkan bir birey, önerilen egzersizleri uygulamaktan kaçınabilir, yürümeyi azaltabilir ya da düşme riskini aşırı büyütmüş şekilde algılayabilir. Bu durum da rehabilitasyon programlarının etkinliğini sınırlayabilir. Araştırma, bu nedenle kinezifobinin klinikte daha sistematik biçimde taranması gereken bir sorun olduğunu ima ediyor.</p>
<p>Çalışmanın karma yöntem tasarımı, bu psikolojik bariyerin yalnızca sayılarla anlatılamayacağını da gösteriyor. Nicel ölçümler kinezifobinin yaygınlığı ve şiddeti hakkında çerçeve sunarken, görüşmeler hastaların kendi seslerini duyuruyor. Bazı hastalar için sorun ağrı korkusu olabilirken, bazıları için düşme endişesi, bazıları için ise yeniden yaralanma ya da bağımsızlığını kaybetme kaygısı ön plana çıkabiliyor. Bu farklılıklar, tek tip bir rehabilitasyon <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ses-analizi-depresyon-tani/" title="Ses Kaydından Depresyon Sinyali: Yapay Zeka Destekli Yeni Tanı Yaklaşımı Gündemde" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> yerine kişiye özgü değerlendirme ve iletişim ihtiyacını güçlendiriyor.</p>
<p>İnme sonrası hareketsizlik yalnızca kas sistemi açısından değil, genel sağlık açısından da risk taşıyor. Uzun süreli fiziksel pasiflik, dayanıklılığı azaltabilir, eklem sertliğini artırabilir ve kişinin günlük işlevlerini daha da zorlaştırabilir. Yaşlı hastalarda bu tablo kırılganlık hissini derinleştirebilir. Dolayısıyla kinezifobi, sadece psikolojik bir etiket değil; işlev kaybı, bağımlılık ve yeniden hastaneye başvuru riskini etkileyebilecek klinik bir faktör olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Araştırmanın ortaya koyduğu çerçeve, sağlık profesyonellerine de önemli bir mesaj veriyor: inme rehabilitasyonunda motor kazanımlar kadar hastanın hareketle kurduğu duygusal ilişki de izlenmeli. Kaygının fark edilmesi, hastanın egzersizden kaçınma nedenlerinin anlaşılması ve güvenli hareketin aşamalı olarak yeniden öğretilmesi iyileşme sürecinde belirleyici olabilir. Bununla birlikte çalışma, kinezifobinin tedavisine dair kesin bir çözüm değil, öncelikle daha dikkatli bir klinik farkındalık çağrısı sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak yeni çalışma, yaşlı inme hastalarında iyileşmenin yalnızca sinir sistemi hasarının düzelmesiyle açıklanamayacağını gösteren önemli bir katkı sağlıyor. Hareket korkusu, görünmeyen ama etkili bir engel olarak rehabilitasyonun gidişatını şekillendirebiliyor. Yaşam boyu biriken deneyimlerle birleştiğinde ise bu korku, hastanın hareket etmeyi bırakmasına ve dolayısıyla daha fazla işlev kaybına sürüklenmesine yol açabiliyor. Bulgular, inme sonrası bakımın daha bütüncül bir yaklaşımla planlanması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Kinesiophobia (fear of movement) in older stroke patients.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Kinesiophobia in older patients after stroke: a mixed-methods study using a life-course perspective.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Gu, Y., Wang, H., Zhong, M. et al. Kinesiophobia in older patients after stroke: a mixed-methods study using a life-course perspective. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07809-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnme Sonrası İyileşmede Gizli Göstergeler: Dayanıklılık, Kırılganlık ve İçsel Kapasite Arasındaki Bağlantı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-iyilesmede-icsel-kapasite-dayaniklilik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-iyilesmede-icsel-kapasite-dayaniklilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 11:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[içsel kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[inme iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-iyilesmede-icsel-kapasite-dayaniklilik/</guid>

					<description><![CDATA[İnme sonrası yaşlı hastalarda içsel kapasite, fiziksel dayanıklılık ve kırılganlık arasındaki etkileşim iyileşme sürecini belirliyor. Bu çalışma, nörolojik rehabilitasyon yaklaşımlarını yeniden şekillendiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnme geçiren yaşlı hastalarda iyileşmenin yalnızca beyin hasarının boyutuyla açıklanamayacağı uzun süredir biliniyordu. Ancak BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir çalışma, bu sürecin daha karmaşık bir biyolojik ve işlevsel ağ üzerinden ilerlediğini göstererek dikkat çekti. Araştırmaya göre içsel kapasite, <a href="https://oncology.com.tr/cinli-yaslilarda-fiziksel-dayaniklilik/" title="Çinli Yaşlılarda Fiziksel Dayanıklılık ile Yaşlanma Algısı Arasında Dikkat Çekici Bağlantı" data-wpan-internal-link="1">fiziksel dayanıklılık</a> ve kırılganlık, inme sonrası dönemde birbirini karşılıklı olarak etkileyen üç önemli unsur olarak öne çıkıyor. <a href="https://oncology.com.tr/phocaeicola-dorei-karaciger-fibrozisi/" title="Bağırsak Bakterisinin Karaciğer Sertleşmesini Hafiflettiği Yollara Dair Yeni Bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, yaşlanma ve nörolojik rehabilitasyon alanlarında kullanılan klasik çerçevelerin ötesine geçilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>İnme, özellikle ileri yaş grubunda uzun süreli engelliliğin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Akut dönemi atlatan birçok hasta için asıl zorluk, günlük yaşam bağımsızlığını yeniden kazanmak ve sağlık durumundaki düşüşü yavaşlatmak oluyor. Bu noktada araştırmacılar, bireyin fiziksel ve zihinsel işlevlerini kapsayan “içsel kapasite” kavramının iyileşme sürecinde merkezi bir rol oynayabileceğini vurguluyor. Kavram, güç, denge, hareketlilik, bilişsel işlev ve ruhsal durum gibi çok sayıda bileşenin bir araya gelmesiyle oluşan genel işlevsel rezervi ifade ediyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan yönü, bu unsurları tek bir zaman noktasında ölçmek yerine zaman içinde izleyen boylamsal bir tasarıma dayanması. Araştırma ekibi, çapraz gecikmeli panel analiz adı verilen yöntemle, bir değişkenin sonraki dönemde başka bir değişken üzerindeki etkisini ve bu etkinin ters yönde olup olmadığını inceleyebildi. Bu yaklaşım, daha önceki kesitsel çalışmaların sağlayamadığı bir ayrıntı düzeyi sunuyor. Böylece içsel kapasitenin mi kırılganlığı artırdığı, kırılganlığın mı içsel kapasiteyi zayıflattığı ya da fiziksel dayanıklılığın bu ilişkiyi nasıl şekillendirdiği daha net biçimde değerlendirilebiliyor.</p>
<p>Fiziksel dayanıklılık, kişinin hastalık, stres ya da fonksiyonel yüklenme gibi zorluklara rağmen mevcut işlevini koruyabilme ya da kayıpların ardından toparlanabilme yeteneği olarak tanımlanıyor. Kırılganlık ise bunun tersine, fizyolojik rezervlerin azalması ve olumsuz sağlık sonuçlarına karşı hassasiyetin artmasıyla ilişkilendirilen bir sendrom. Geriatrik tıpta kırılganlık; düşme, hastaneye yatış, komplikasyonlar ve ölüm riski gibi çok sayıda olumsuz sonucun güçlü bir göstergesi kabul ediliyor. İnme sonrası süreçte bu kavramların birlikte ele alınması, hastaların neden benzer nörolojik hasara rağmen çok farklı işlevsel sonuçlar yaşayabildiğini anlamak açısından önemli görülüyor.</p>
<p>Yeni bulgular, iyileşmenin tek yönlü bir çizgi izlemediğini, aksine içsel kapasite ile dayanıklılığın kırılganlık üzerinde, kırılganlığın da geri dönüp bu iki alan üzerinde etkili olabildiğini <a href="https://oncology.com.tr/tau-t205-fosforilasyonu-bellek-engram/" title="Belleğin Uzun Vadeli İzinde Tau Proteininin Beklenmedik Rolü Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor. Bu karşılıklı ilişki, rehabilitasyonun yalnızca motor becerileri hedefleyen bir süreç olarak düşünülmesinin yetersiz kalabileceğini düşündürüyor. Yaşlı bir hastada denge, kas gücü veya yürüme performansı düzelirken, genel fizyolojik rezervin düşük kalması iyileşmenin sınırlı olmasına neden olabilir. Benzer şekilde artan kırılganlık, hastanın egzersiz toleransını, bakım ihtiyacını ve bağımsızlık düzeyini etkileyebilir.</p>
<p>Araştırmacıların vurguladığı bir diğer önemli nokta, boylamsal analizlerin nedensellik konusunda daha temkinli olsa da zaman içindeki yönlülük hakkında değerli ipuçları sunabilmesi. Klinik araştırmalarda sıklıkla karşılaşılan sorun, birbiriyle ilişkili değişkenlerin hangisinin süreçte daha belirleyici olduğunu ayırt etmenin zorluğu. Bu çalışma, içsel kapasite ve dayanıklılığın yalnızca pasif göstergeler olmadığını, iyileşme dinamiklerinin aktif parçaları olabileceğini düşündürüyor. Böyle bir bakış açısı, değerlendirme protokollerinin genişletilmesine ve rehabilitasyon planlarının daha kişiselleştirilmesine zemin hazırlayabilir.</p>
<p>Geriatrik rehabilitasyon açısından bu tür bulgular, özellikle yaşlı inme hastalarında risk sınıflandırmasının yeniden düşünülmesini gerektirebilir. Hastanın yalnızca nörolojik muayene bulguları değil, işlevsel rezervi, yorgunluk düzeyi, günlük yaşam becerileri ve kırılganlık profili de takip edilirse, tedavi hedefleri daha gerçekçi biçimde belirlenebilir. Bu yaklaşım, bakım ekiplerinin hastayı tek bir hastalık üzerinden değil, bütüncül bir yaşlanma ve iyileşme modeli içinde ele almasına yardımcı olabilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın bir dönüm noktası olarak görülmesine rağmen, bulguların klinik uygulamaya doğrudan çevrilmesi için daha fazla kanıta ihtiyaç olduğu açık. İnme sonrası iyileşme; lezyonun yeri, eşlik eden hastalıklar, beslenme durumu, fiziksel aktivite düzeyi ve sosyal destek gibi çok sayıda değişkenden etkileniyor. Dolayısıyla içsel kapasite, dayanıklılık ve kırılganlık arasındaki ilişkiler önemli olsa da tek başına tüm tabloyu açıklamıyor. Buna karşın çalışma, yaşlı bireylerde iyileşmenin biyolojik yaş, işlevsel rezerv ve stres toleransının kesişiminde şekillendiğini güçlü biçimde hatırlatıyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, inme sonrası dönemde iyileşmeyi daha dar bir nörolojik çerçeveden çıkarıp yaşlanmanın geniş işlevsel dinamikleriyle birlikte ele alma çağrısı yapıyor. İçsel kapasite, fiziksel dayanıklılık ve kırılganlık arasındaki karşılıklı bağların anlaşılması; daha hassas değerlendirme araçları, daha uygun rehabilitasyon stratejileri ve yaşlı hastalar için daha gerçekçi toparlanma beklentileri geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Geriatri ve nörorehabilitasyon alanlarında bu tür uzunlamasına araştırmaların artması, inme sonrası bakımın geleceğini belirleyecek önemli adımlardan biri olarak görülüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Intrinsic capacity, physical resilience, and frailty interrelationships during stroke recovery in older adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Relationship between intrinsic capacity, physical resilience and frailty among older adults patients during stroke recovery: a cross-lagged panel study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zhang, Y., Ji, X., Yu, Y. et al. Relationship between intrinsic capacity, physical resilience and frailty among older adults patients during stroke recovery: a cross-lagged panel study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07415-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-iyilesmede-icsel-kapasite-dayaniklilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
