<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nörolojik araştırma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/norolojik-arastirma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2026 11:46:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>nörolojik araştırma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zebrafish modeli CADASIL’in gizli damar hasarını aydınlatıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/zebrafish-cadasil-tedavi-modeli/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/zebrafish-cadasil-tedavi-modeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:46:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin küçük damar hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[CADASIL]]></category>
		<category><![CDATA[genetik hastalık modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[iskemik inme]]></category>
		<category><![CDATA[küçük damar hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[NOTCH3 mutasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[zebrafish modeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/zebrafish-cadasil-tedavi-modeli/</guid>

					<description><![CDATA[Chiba Üniversitesi araştırmacılarının geliştirdiği zebrafish modeli, CADASIL hastalığının damar ve nörolojik hasar süreçlerini yeniden üreterek yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak tanıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, tekrarlayan inmelere ve ilerleyici bilişsel gerilemeye yol açan kalıtsal bir beyin küçük damar hastalığı olan CADASIL’in biyolojisini anlamada yeni bir eşik aşıldığını bildirdi. Japonya’daki Chiba Üniversitesi’nden araştırmacıların geliştirdiği zebrafish temelli yeni hayvan modeli, hastalığın yıllardır çözülemeyen damar ve sinir sistemi özelliklerini daha gerçekçi biçimde yeniden üreterek, tedavi geliştirme çalışmalarına önemli bir zemin sunuyor.</p>
<p>CADASIL, açılımıyla cerebral autosomal dominant arteriopathy with subcortical infarcts and leukoencephalopathy, beynin mikrodolaşımını hedef alan kalıtsal bir bozukluk. Hastalıkta küçük damarların yapısı ve işlevi bozuluyor; bunun sonucunda yinelenen iskemik inme atakları, beyaz cevher hasarı ve zaman içinde erken demans gelişebiliyor. Genetik neden uzun süredir biliniyor: NOTCH3 genindeki mutasyonlar hastalığın temelini oluşturuyor. Ancak bu mutasyonların damar duvarında tam olarak nasıl hasar başlattığı, neden bazı klinik bulguların giderek ağırlaştığı ve hastalığın neden etkili bir tedavisinin henüz bulunamadığı soruları büyük ölçüde açık kalmış durumda.</p>
<p>Bu belirsizliğin önemli nedenlerinden biri, mevcut hayvan modellerinin sınırlılıkları. Fare modelleri CADASIL’e ait bazı patolojik işaretleri gösterebilse de insan hastalığında sık görülen bilişsel bozulmayı, beyin atrofisini ve beyaz cevher lezyonlarını tam olarak taklit etmekte yetersiz kalıyor. Araştırmacılar, bu boşluğu kapatmak için zebrafish’i yani zebra balığını kullandı. Biyomedikal araştırmalarda giderek daha fazla önem kazanan bu model organizma, şeffaf embriyoları, hızlı gelişimi, genetik olarak kolay düzenlenebilmesi ve damar yapılarının canlı izlenebilmesi gibi avantajlar nedeniyle özellikle damar hastalıklarında dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmada ekip, CADASIL ile ilişkili NOTCH3 mutasyonu p.C680S’i taşıyan genetik olarak düzenlenmiş zebrafish geliştirdi. Bu modelin amacı yalnızca mutasyonu var etmek değildi; aynı zamanda hastalığın yaşa bağlı ilerleyişini, damar duvarındaki değişimleri ve nörolojik sonuçlarını gözlemlemekti. Elde edilen bulgular, zebrafish’in CADASIL’in temel vasküler ve nörolojik özelliklerini kayda değer ölçüde yansıtabildiğini gösterdi. Böylece araştırmacılar, hastalığın erken ve ileri evrelerinde ortaya çıkan süreçleri daha sistematik biçimde inceleme olanağı buldu.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, tip IV kollajen ile ilişkili değişimlere işaret etmesi oldu. Tip IV kollajen, damar bazal membranının temel bileşenlerinden biri ve damar bütünlüğünün korunmasında kritik rol oynuyor. CADASIL’de damar duvarının zayıflaması ve mikrovasküler bozulma ile bu yapısal desteğin bozulması arasında olası bir bağlantı olduğu düşünülüyor. Yeni zebrafish modeli, bu moleküler ilişkiyi doğrudan incelemek için daha elverişli bir sistem sunarak, hastalığın yalnızca gen düzeyinde değil, doku mimarisi ve damar biyolojisi düzeyinde de takip edilmesine imkan tanıyor.</p>
<p>Araştırmacıların vurguladığı bir başka önemli nokta, modelin yaşa bağlı özellikleri yeniden üretmesi. CADASIL, çoğu zaman genç erişkinlikte belirti vermeye başlayıp yıllar içinde ilerleyen bir hastalık olduğu için, zaman içinde ortaya çıkan damar ve sinir sistemi değişikliklerini izleyebilmek büyük önem taşıyor. Zebrafish modeli, bu evrimsel süreci takip etmeye elverişli yapısıyla, hangi biyolojik olayların erken dönemde başladığını ve hangilerinin daha sonra klinik hasara dönüştüğünü anlamaya yardımcı olabilir. Bu da gelecekte müdahale için hangi aşamanın hedeflenmesi gerektiğine dair ipuçları verebilir.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu tür bir modelin değeri, yalnızca temel mekanizmaları açıklamasıyla sınırlı değil. CADASIL gibi nadir görülen ancak ağır sonuçlar doğurabilen hastalıklarda, yeni ilaç adaylarının taranması ve damar koruyucu stratejilerin test edilmesi için güvenilir deneysel sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Zebrafish’in küçük ölçekli ama yüksek verimli deneylere uygun yapısı, aday bileşiklerin damar bütünlüğü, kan akışı ve nörolojik etkiler açısından daha hızlı değerlendirilmesine olanak sağlayabilir. Bununla birlikte, araştırma erken aşamada olduğu için bu modelin insanlarda doğrudan tedaviye dönüşeceği sonucunu çıkarmak mümkün değil; yine de ön klinik çalışmalar için dikkat çekici bir ilerleme niteliği taşıyor.</p>
<p>CADASIL araştırmalarında yaşanan en büyük sorunlardan biri, hastalığın sadece bir genetik bozukluk değil, aynı zamanda karmaşık bir damar-beyin etkileşimi olması. Bu nedenle, mutasyonun etkisini yalnızca hücre düzeyinde değil, bütün organizma içinde görmek gerekiyor. Yeni zebrafish modeli tam da bu ihtiyaca yanıt veriyor: damar yapısındaki bozulmayı, beyin kan akışındaki değişiklikleri ve nöropatolojik sonuçları aynı biyolojik çerçevede bir araya getiriyor. Araştırma grubu, bu yaklaşımın CADASIL’in ilerleyişini anlamada eksik kalan parçaları tamamlayabileceğini düşünüyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, NOTCH3 mutasyonlarının neden olduğu damar hasarını çözmede zebrafish’in beklenenden daha güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor. Henüz klinik tedavi aşamasından uzak olunsa da, hastalığın patofizyolojisini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyan bu model, CADASIL için gelecekte geliştirilecek hedefe yönelik tedavilere giden yolda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Küçük bir balık modeliyle, insan beynindeki büyük bir damar hastalığının sırları biraz daha görünür hale geliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Animals</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Age-dependent vascular and neurological characteristics of CADASIL are recapitulated in Notch3 mutant zebrafish, implicating a role for type IV collagen in disease progression</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.1186/s40478-026-02333-8</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s40478-026-02333-8</p>
<p><strong>Keywords:</strong> CADASIL, NOTCH3 mutasyonu, zebra balığı modeli, serebral küçük damar hastalığı, tip IV kollajen, vasküler bazal membran, <a href="https://oncology.com.tr/ampk-tet2-parkinson-epigenetik/" title="Şeker Düzeyindeki Dalgalanmalar Parkinson Araştırmasında Yeni Bir Epigenetik Yol Açtı" data-wpan-internal-link="1">nörodejenerasyon</a>, serebral kan akımı, bilişsel gerileme, genetik modelleme, MRG, nöropatoloji</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/pink1-kaybi-parkinson-mitokondri-tasinma/" data-wpan-internal-link="1">PINK1 Kaybı, Parkinson’da Dopamin Nöronlarının Enerji Taşınmasını p38 Üzerinden Aksatıyor</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/akciger-proteini-agir-covid19-riski/" data-wpan-internal-link="1">Akciğerlerdeki Gizli Bir Protein, Ağır COVID-19 ve Fibrozis Riskini Açıklayabilir</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/zebrafish-cadasil-tedavi-modeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da Beyin Ağlarının STN ile İlişkisi Beklenenden Daha Çeşitli Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-stn-kortikal-aglar-baglanti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-stn-kortikal-aglar-baglanti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 15:08:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bazal gangliyon]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kortikal ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[motor kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[subtalamik çekirdek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-stn-kortikal-aglar-baglanti/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, Parkinson hastalığında subtalamik çekirdeğin kortikal büyük ölçekli ağlarla farklı bağlantı örüntüleri kurduğunu ve bu etkileşimlerin hastalık belirtilerini etkilediğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında titreme, katılık ve hareketlerde yavaşlama gibi belirtiler uzun süredir bazal gangliyon devrelerindeki bozulmayla ilişkilendiriliyor. Ancak bu devrelerin, özellikle de beynin derinlerinde yer alan subtalamik çekirdeğin (STN) korteksin farklı geniş ölçekli ağlarıyla nasıl bağlantı kurduğu, bugüne kadar tam olarak çözülebilmiş değildi. Yeni bir çalışma, bu ilişkinin tek bir kalıba sığmadığını; tersine motor, bilişsel ve varsayılan ağ işlevleriyle bağlantılı kortikal ağların STN etkinliğiyle farklı örüntülerde etkileştiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Parkinson hastalığı, yalnızca istemli hareketleri yavaşlatan bir motor bozukluk olarak tanımlanmıyor. Hastalık ilerledikçe dikkat, yürütücü işlevler, motivasyon ve bazı duygu durum süreçleri de etkilenebiliyor. Bunun altında yatan temel ağlardan biri, korteks, talamus ve bazal gangliyonlar arasında çalışan basal ganglia-talamo-kortikal devreler. Bu devrelerin merkezinde yer alan STN, hareketin başlatılması ve baskılanmasında kritik bir düğüm olarak kabul ediliyor. STN’deki aşırı ya da düzensiz etkinlik, Parkinson’un klinik tablosuna katkıda bulunabiliyor.</p>
<p>Bu nedenle STN’yi hedefleyen derin beyin stimülasyonu, ileri evre Parkinson tedavisinde önemli bir yer edinmiş durumda. Ancak bu yöntemin neden bazı semptomları belirgin şekilde azalttığı, hangi kortikal ağlarla hangi durumlarda etkileşime girdiği ve klinik yanıtın neden hastadan hastaya değiştiği hâlâ tam anlamıyla açıklanmış değil. Yeni araştırma, tam da bu belirsizliği azaltmayı amaçlayarak STN aktivitesini gerçek zamanlı biçimde ve farklı kortikal ağlarla birlikte inceleyen ayrıntılı bir bağlantısallık analizi sundu.</p>
<p>Araştırma ekibi, derin beyin stimülasyonu uygulanan Parkinson hastalarından elde edilen yüksek çözünürlüklü elektrofizyolojik kayıtları ve gelişmiş işlevsel görüntüleme ölçütlerini birlikte kullandı. Böylece STN etkinliği, yalnızca tek bir anatomik bölge olarak değil, beyin ağları arasındaki dinamik iletişimin parçası olarak değerlendirildi. Aynı anda somatomotor ağ, default mode ağı ve frontoparyetal bilişsel kontrol ağı gibi büyük ölçekli kortikal sistemlerdeki salınımlar da incelendi. Bu yaklaşım, STN ile korteks arasındaki ilişkinin yalnızca motor görevlerle sınırlı olmadığını, daha geniş bir ağ mimarisi içinde şekillendiğini göstermesi bakımından önem taşıyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan bulgusu, farklı kortikal ağların STN ile aynı biçimde bağlanmadığı oldu. Somatomotor ağın STN ile ilişkisi, motor devrelerin hastalıktaki rolüyle uyumlu bir biçimde, hareketle ilgili etkinliklerle bağlantılı görünürken; default mode ve frontoparyetal ağlarla olan ilişkiler daha karmaşık ve değişken örüntüler sergiledi. Bu durum, Parkinson’da yalnızca motor bozulmanın değil, daha geniş ölçekte ağ düzeyinde bir yeniden düzenlenmenin söz konusu olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu sonuç, STN’nin beyindeki rolünün tek yönlü bir “motor merkez” olarak görülemeyeceğini hatırlatıyor. STN, farklı kortikal ağlardan gelen etkileri bütünleştiren bir ara düğüm gibi davranıyor olabilir. Bu da derin beyin stimülasyonunun neden yalnızca titreme ve katılık gibi belirtileri değil, bazı hastalarda bilişsel ve davranışsal süreçleri de etkileyebildiğine dair daha geniş bir çerçeve sunuyor. Yine de araştırmacılar, elde edilen bulguların klinik uygulamaya doğrudan çevrilmesinin dikkatli yapılması gerektiğini vurguluyor; çünkü bağlantısallık verileri, tek başına nedensellik anlamına gelmiyor.</p>
<p>Parkinson tedavisinde derin beyin stimülasyonunun başarısı, büyük ölçüde STN’nin doğru hedeflenmesine ve stimülasyon parametrelerinin iyi ayarlanmasına bağlı. Ancak günümüzde bu ayarlamalar çoğu zaman klinik belirti yanıtına göre yapılıyor. Yeni çalışma, kortikal ağ-STN etkileşimlerinin daha ayrıntılı anlaşılmasının, gelecekte tedaviyi daha kişiselleştirilmiş hale getirebileceğini düşündürüyor. Özellikle belirli ağ örüntülerinin hangi motor ya da motor dışı belirtilerle ilişkili olduğunun anlaşılması, nöromodülasyonun daha hassas optimize edilmesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>Araştırmanın bir diğer önemi de Parkinson’un ağ temelli doğasına ışık tutması. Son yıllarda nörodejeneratif hastalıklar giderek tek bir bölgenin hasarı yerine, birbirine bağlı ağların işlev bozulması olarak ele alınıyor. Bu çalışma da STN ile kortikal büyük ölçekli ağlar arasındaki değişken ilişkinin, hastalığın semptom çeşitliliğini açıklamaya yardımcı olabileceğini gösteren veriler sunuyor. Motor belirtiler kadar dikkat, içsel düşünce süreçleri ve bilişsel kontrolle ilişkili ağların da işin içinde olması, Parkinson’un biyolojik karmaşıklığını daha görünür hale getiriyor.</p>
<p>Bununla birlikte, çalışma mevcut tekniklerin gücüne rağmen bazı sınırlılıkları da beraberinde getiriyor. Elektrofizyolojik kayıtlar ve işlevsel bağlantısallık analizleri, beynin çalışma biçimine dair yüksek çözünürlüklü veriler sunsa da, bu verilerin yorumlanması hastaların klinik özellikleri, ilaç kullanımı ve stimülasyon koşulları gibi değişkenlerden etkilenebilir. Dolayısıyla bu bulgular, genişletilmiş hasta gruplarında ve farklı kayıt yaklaşımlarıyla doğrulanmaya muhtaç erken ama değerli bir adım olarak görülmeli.</p>
<p>Yine de çalışma, Parkinson araştırmalarında önemli bir yön değişimine işaret ediyor: Hastalığı yalnızca bozulan hareket yolları üzerinden değil, kortikal ve subkortikal ağlar arasındaki çok katmanlı iletişim üzerinden anlamaya yönelik bir yaklaşım. STN ile büyük ölçekli kortikal ağlar arasındaki ilişkilerin beklenenden daha çeşitli olduğunun gösterilmesi, hem hastalığın biyolojisini hem de derin beyin stimülasyonunun çalışma prensiplerini anlamada yeni soruların kapısını açıyor. Bu soruların yanıtı, gelecekte daha hedefli ve daha kişisel nöromodülasyon stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Patterns of connectivity between cortical large-scale networks and subthalamic nucleus activity in Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Varying patterns of association between cortical large-scale networks and subthalamic nucleus activity in Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kohl, O., Gohil, C., Sure, M. et al. Varying patterns of association between cortical large-scale networks and subthalamic nucleus activity in Parkinson’s disease. npj Parkinsons Dis. 12, 106 (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01372-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41531-026-01372-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-stn-kortikal-aglar-baglanti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
