<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nöral ağlar &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/noral-aglar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 00:20:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>nöral ağlar &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zekâ, Dört On Yıllık Göç Hareketlerini İlk Kez Bu Kadar Ayrıntılı Haritaladı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/derin-ogrenme-kuresel-goc-analizi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/derin-ogrenme-kuresel-goc-analizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 00:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[demografi]]></category>
		<category><![CDATA[derin öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[göç analizi]]></category>
		<category><![CDATA[göç hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[nöral ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/derin-ogrenme-kuresel-goc-analizi/</guid>

					<description><![CDATA[Nature'da yayımlanan çalışma, yapay zekâ destekli derin öğrenme yöntemleriyle son 40 yılın göç akışlarını ayrıntılı şekilde haritalayarak demografide yeni analiz fırsatları sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların ülkeler ve bölgeler arasında nasıl yer değiştirdiğini anlamak, demografi ve sosyal bilimler için uzun süredir temel bir araştırma alanı. Ancak uluslararası göçü ölçmek, çoğu zaman eksik kayıtlar, farklı tanımlar ve ülkeler arasındaki veri uyumsuzlukları nedeniyle zorlaşıyor. Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu soruna derin öğrenme <a href="https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-titresim-terapisi/" title="İnme Sonrası Denge İçin Titreşim Tabanlı Rehabilitasyona Yeni Bakış" data-wpan-internal-link="1">tabanlı</a> bir çözüm getirerek son kırk yıla yayılan insan göçü akışlarını daha önce görülmemiş bir ayrıntı düzeyinde modelledi. Gaskin ve Abel’in yürüttüğü çalışma, büyük veri kümeleri üzerinde eğitilmiş yapay sinir ağlarını kullanarak göçün yalnızca sayısal büyüklüğünü değil, aynı zamanda temel eğilimlerini de yakalamayı amaçlıyor.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönü, geleneksel istatistiksel yaklaşımların karşılaştığı sınırlamaları aşmak için çoklu sinir ağı topluluklarından yararlanması. Ekip, göç akışlarını doğrudan sabit varsayımlarla açıklamak yerine; ekonomik, sosyal ve demografik değişkenlerden beslenen bir model kurdu. Böylece eğitim verilerinde yer almayan göç koridorları için de tahmin üretilebildi. Bu yaklaşım, özellikle ülkeler arası hareketliliğin zaman içinde nasıl değiştiğini izlemek isteyen araştırmacılar açısından önemli bir teknik ilerleme olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın metodolojik omurgasını beş katlı çapraz doğrulama oluşturuyor. Veri seti beş eşit parçaya ayrıldı; model her seferinde bu parçaların dördüyle eğitildi, kalan bir parça ise test için ayrıldı. Bu yöntem, modelin yalnızca öğrenme verilerini ezberleyip ezberlemediğini görmek için yaygın kullanılan sağlam bir denetim mekanizması. Araştırmacıların bu tekniği tercih etmesi, göç verileri gibi heterojen ve gürültülü alanlarda aşırı uyum riskini azaltma isteğini açık biçimde gösteriyor. Başka bir deyişle, modelin başarısı yalnızca geçmiş veriyi <a href="https://oncology.com.tr/glioma-metiyonin-kisitlamasi-kromatin/" title="Gliomalarda Diyet Müdahalesi Kromatini Yeniden Şekillendirerek Yaşam Süresini Uzattı" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> üretmesine değil, daha önce görülmemiş örüntülere uyum sağlayabilmesine dayandırıldı.</p>
<p>Ekip ayrıca değerlendirmede sıradan hata ölçülerinden ziyade korelasyon temelli metrikler kullandı. Bu tercih, uluslararası göç verilerinde özellikle anlamlı; çünkü farklı ülkeler, farklı dönemler ve farklı kaynaklar arasında “göç” tanımı değişebiliyor. Ham akış değerleri üzerinde yalnızca ortalama hata hesaplamak, bu yapısal farklılıkları yeterince yansıtmayabiliyor. Korelasyon yaklaşımı ise modelin mutlak rakamları ne kadar yakından tuttuğundan çok, göçün yönünü ve göreli değişimlerini ne kadar iyi izlediğini <a href="https://oncology.com.tr/mlkl-hucre-olumu-hayatta-kalma/" title="MLKL’nin İki Yüzü Ortaya Çıktı: Hücre Ölümünden Hayatta Kalma Sinyaline" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor. Bu da araştırmanın, tek tek sayılardan ziyade hareketin genel mantığını anlamaya odaklandığını gösteriyor.</p>
<p>Sonuçlar, derin öğrenme modelinin gözlenen göç akışlarıyla güçlü bir uyum sergilediğini ortaya koydu. Çalışmada bildirilen 94’lük Pearson korelasyonu, modelin farklı veri kümelerindeki değişimleri yüksek doğrulukla takip edebildiğine işaret ediyor. Pearson korelasyonu, iki değişken arasındaki doğrusal ilişkiyi ölçtüğü için, bu düzeyde bir değer özellikle büyük ve karmaşık sosyal verilerde dikkat çekici kabul ediliyor. Yine de araştırmacıların yaklaşımı, bu sonucun kesin bir “tahmin kusursuzluğu” anlamına gelmediğini açıkça ima ediyor; burada önemli olan, modelin büyük ölçekli eğilimleri güvenilir biçimde yeniden üretmesi.</p>
<p>Bu tür modellerin değeri, yalnızca akademik merakla sınırlı değil. Göç, iş gücü piyasalarından kentleşmeye, eğitimden sağlık hizmetlerinin planlanmasına kadar geniş bir alanda etkili oluyor. Daha iyi modelleme, hükümetlerin altyapı yatırımlarını, sosyal hizmetleri ve bölgesel planlamayı daha gerçekçi verilerle desteklemesine yardımcı olabilir. Demograflar için ise tarihsel göç örüntülerini daha bütünlüklü okumak, nüfus dinamiklerini yalnızca sayım dönemlerine bağlı kalmadan değerlendirme imkânı sunuyor. Sosyal bilimler açısından bakıldığında, ekonomik şoklar, siyasi istikrarsızlık, yaş yapısı ve fırsat farkları gibi değişkenlerin göç üzerindeki etkisini daha hassas biçimde incelemek mümkün hale geliyor.</p>
<p>Bununla birlikte, çalışma yapay zekâ ile göç araştırmalarının geleceğine dair umut verse de, alanın bazı yapısal sorunlarını ortadan kaldırmış değil. Göç akışları çoğu zaman eksik raporlanıyor, ülkeler arasında kayıt sistemleri farklılaşıyor ve bazı hareketler resmî istatistiklere hiç yansımıyor. Bu nedenle, modelin yüksek performansı, veri kalitesi ve temsil gücüyle birlikte okunmalı. Derin öğrenme yöntemleri bu boşlukları azaltabilir, ancak tamamen ortadan kaldırmaları beklenmez. Nitekim araştırmanın önemi, kesin rakamlar üretmekten çok, dağınık verilerden güvenilir örüntüler çıkarabilen esnek bir çerçeve sunmasında yatıyor.</p>
<p>Gaskin ve Abel’in Nature’da yayımlanan çalışması, göç araştırmalarında makine öğrenmesinin yalnızca tamamlayıcı bir araç değil, giderek merkezi bir analiz yöntemi olabileceğini gösteriyor. Daha geniş veri setleri, daha tutarlı karşılaştırmalar ve daha dayanıklı doğrulama yöntemleri bir araya geldiğinde, insan hareketliliğinin uzun dönemli haritası çok daha net çizilebiliyor. Bu da hem bilim insanları hem de politika yapıcılar için, değişen dünyada nüfus hareketlerini anlamaya yönelik yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Neural network modeling and validation of global human migration flows over four decades using deep learning.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Deep learning four decades of human migration.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Gaskin, T., Abel, G.J. Deep learning four decades of human migration. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10611-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41586-026-10611-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/derin-ogrenme-kuresel-goc-analizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zebrafish’te Bulunan Beyin Devresi, Geçmişe Dayalı Kararları Nasıl Eğip Büküyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/zebra-baligi-thalamus-beyin-agi-karar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/zebra-baligi-thalamus-beyin-agi-karar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 22:17:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin devreleri]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sapı]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[karar verme]]></category>
		<category><![CDATA[nöral ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[thalamus]]></category>
		<category><![CDATA[zebra balığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/zebra-baligi-thalamus-beyin-agi-karar/</guid>

					<description><![CDATA[Zebra balığında keşfedilen thalamus–beyin sapı ağı, geçmiş deneyimi kısa süreli saklayarak sonraki kararların önyargılı olmasını sağlayan sinirsel mekanizmayı ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Canlılar çoğu zaman yalnızca önlerindeki anlık veriye göre değil, az önce yaşadıkları deneyimin bıraktığı izlere dayanarak da karar verir. Nörobilimde “serial dependence” olarak bilinen bu etki, kararların geçmişe doğru hafifçe kaymasına neden olur ve özellikle çevrenin yavaş değiştiği durumlarda uyumu kolaylaştırır. Ancak beynin bu önyargıyı tam olarak hangi devreler üzerinden ürettiği uzun süredir net değildi. Yeni bir çalışma, bu soruya zebra balığında dikkat çekici bir yanıt sunarak geçmiş bilgiyi seçici biçimde saklayan ve gelecekteki hareketleri yönlendiren hiyerarşik bir thalamus–<a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-beyin-tumoru-tanisi/" title="Yapay Zeka, Beyin Tümörü Sınıflandırmasını Haftalardan Dakikalara İndiriyor" data-wpan-internal-link="1">beyin</a> sapı ağı tanımladı.</p>
<p>Zhao, Shan, Liu ve çalışma arkadaşlarının Nature’da yayımlanan araştırması, tam beyin <a href="https://oncology.com.tr/3b-artirilmis-gerceklik-ultrason/" title="MIT’den Ultrason Yorumu İçin Artırılmış Gerçeklik Destekli Üç Boyutlu Görüntüleme" data-wpan-internal-link="1">görüntüleme</a> ile davranış analizini <a href="https://oncology.com.tr/beyin-anevrizmalarinda-acp5-makrofajlar/" title="Beyin Anevrizmalarında Yeni Hücresel İmza: ACP5 Taşıyan Makrofajlar Ön Plana Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">hücresel</a> çözünürlükte bir araya getirdi. Ekip, zebra balıklarının hafızaya dayalı kaçınma manevralarını izleyerek, hayvanların son karşılaştıkları engelin kararlarını nasıl etkilediğini haritaladı. Bulgular, geçmiş deneyimin beynin birçok bölgesinde dağınık bir biçimde temsil edilmesinin ötesinde, belirli bir devre mimarisi tarafından organize edildiğini gösteriyor. Araştırmanın en önemli sonucu, dorsal thalamus içinde “çekim” benzeri kararlı durumların ortaya çıkarılmış olması oldu.</p>
<p>Bu durumlar, hafızayı giderek solan bir analog sinyal gibi taşımıyor. Bunun yerine, son karşılaşılan çevresel engeli kategori halinde tutan daha ayrık bir iz bırakıyorlar. Çalışmaya göre bu etkinlik 10 ila 20 saniye boyunca sürebiliyor ve hayvanın içsel durumunu geçici olarak sabitleyerek sonraki karar üzerinde etkili oluyor. Başka bir deyişle, beyin burada “az önce ne oldu?” sorusunun cevabını kısa süreliğine koruyup bir sonraki hamleyi buna göre ayarlıyor.</p>
<p>Bilim insanları bu kalıcılığın yalnızca pasif bir anı izi olmadığını, karar zincirinin aktif bir parçası olduğunu vurguluyor. Dorsal thalamus’taki çekim durumları, geçmişteki duyusal bilgiyi sınıflandırılmış bir forma dönüştürüyor ve bu bilgi beyin sapı devrelerine aktarılıyor. Beyin sapı ise bu sinyali davranışa, özellikle de kaçınma yönelimi gibi motor tepkilere çeviriyor. Böylece karar süreci, önceki deneyimin ağırlığını taşıyan bir hiyerarşi içinde ilerliyor.</p>
<p>Serial dependence gibi etkiler insanlar dahil birçok türde gözlenmiş olsa da, bu olgunun arka planındaki devre düzeyi mekanizmalar çoğu zaman dolaylı olarak yorumlanıyordu. Bazı çalışmalar, geçmişe dayalı temsilin tek bir “hafıza merkezi” yerine çok sayıda bölgede dağıtıldığını öne sürmüştü. Yeni bulgular ise özellikle duyu tarihinin kısa süreli biçimde birleştirilmesinde thalamus’un merkezî bir rol üstlenebileceğini gösteriyor. Zebra balığı modeli burada önemli bir avantaj sağlıyor; çünkü şeffaf yapısı ve sadeleştirilmiş sinir sistemi, tüm beynin aynı anda ve hücresel ayrıntıda izlenmesine imkân tanıyor.</p>
<p>Çalışmanın önemi yalnızca zebra balığı davranışını açıklamakla sınırlı değil. Araştırmacılar, ortaya çıkarılan örgütlenmenin türler arasında korunmuş olabilecek genel bir beyin mimarisine işaret edebileceğini belirtiyor. Thalamus, omurgalılarda duyusal bilgiyi filtreleyen ve kortikal ya da alt merkezlere aktaran kilit bir istasyon olarak biliniyor. Bu nedenle geçmiş deneyimi kararın içine dahil eden benzer devre mantığının başka canlılarda da bulunması şaşırtıcı olmaz. Yine de araştırmanın doğrudan zebra balığına dayandığı, memelilerde aynı mekanizmanın birebir doğrulandığı anlamına gelmediği not edilmeli.</p>
<p>Beyin biliminde attractor, yani çekim durumları, belli bir nöral örüntünün gürültüye rağmen korunabilmesini sağlayan dinamik yapılardır. Bu kavram, belleğin nasıl istikrarlı kaldığını ve kararların neden bazen belirli bir yöne “kilitlendiğini” açıklamak için uzun süredir kullanılıyor. Yeni çalışma, dorsal thalamus içinde bu tür ayrık durumların sergilenmesinin, kararları geçmişe doğru kaydıran seri bağımlılığın biyolojik temelini oluşturabileceğini gösteriyor. Bu da karar verme sürecinin yalnızca gelen veri ile değil, verinin yakın geçmişteki örüntüsüyle de şekillendiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaçınma davranışı gibi hayatta kalma açısından kritik tepkilerde böyle bir sistemin evrimsel avantajı açık görünüyor. Çevre bir anda değil de yavaş yavaş değişiyorsa, son deneyimin etkisini kısa süre sürdürmek organizmanın daha uygun bir yanıt üretmesine yardım edebilir. Örneğin aynı yönden gelen bir tehdit ardışık olarak tekrarlanıyorsa, son karşılaşmanın bilgisi bir sonraki kaçış yönünü hızlandırabilir. Ancak bu avantaj, ortam ani biçimde değiştiğinde yanılgıya da yol açabilir. Bu nedenle seri bağımlılık, esneklik ile süreklilik arasında hassas bir denge kuruyor.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda karar verme araştırmalarında yöntemsel bir ilerlemeye de işaret ediyor. Hücresel çözünürlükte tüm beyin görüntülemesini davranışsal verilerle eşleştirmek, soyut bilişsel süreçleri devre düzeyinde yakalamaya yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, geçmişte çoğunlukla insan davranış deneyleri veya sınırlı bölgesel kayıtlarla incelenen olguların artık daha kapsamlı sinir ağı modelleriyle ele alınabildiğini gösteriyor. Araştırmanın sonuçları erken aşama temel bilim niteliğinde olsa da, beynin bilgiyi zamana yayarak nasıl işlediğine dair daha genel kuramlara katkı sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, zebra balığında tanımlanan thalamus–beyin sapı ağı, geçmiş deneyimin anlık kararları nasıl eğdiğini açıklayan güçlü bir devre modeli sunuyor. Dorsal thalamus’taki ayrık çekim durumları, son çevresel bilgiyi kısa süreliğine koruyarak beyin sapına iletilen bir yönlendirme sinyali oluşturuyor. Bu bulgu, karar vermenin yalnızca dış dünyanın şu anki durumuna yanıt vermek olmadığını; yakın geçmişin de davranışın içine aktif biçimde yazıldığını bir kez daha gösteriyor. İnsan beyni için doğrudan bir klinik sonuç çıkarmak için erken olsa da, çalışma, adaptif davranışın sinirsel altyapısını anlamada önemli bir basamak oluşturuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Neural circuits underlying serial dependence and history-biased decision-making in zebrafish.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> A thalamus–brainstem attractor network drives history-biased decisions.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zhao, S., Shan, H., Liu, X. et al. A thalamus–brainstem attractor network drives history-biased decisions. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10623-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41586-026-10623-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/zebra-baligi-thalamus-beyin-agi-karar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
