<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NK hücreleri &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/nk-hucreleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 15:53:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>NK hücreleri &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bağışlanan kordon kanının hücre bileşimi, CAR NK tedavisinin başarısını etkileyebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/car-nk-hucre-tedavisi-kordon-kani-bilesimi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/car-nk-hucre-tedavisi-kordon-kani-bilesimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:53:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CAR NK hücre tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[CAR NK tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hücre mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser immünoterapisi]]></category>
		<category><![CDATA[kordon kanı]]></category>
		<category><![CDATA[NK hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[olgunlaşmamış NK hücreler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/car-nk-hucre-tedavisi-kordon-kani-bilesimi/</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmalar, bağışlanan kordon kanından üretilen CAR NK hücrelerinde az bulunan olgunlaşmamış alt popülasyonun trogocytosis ile kanser proteinleri taşıyıp hedefi karıştırabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kimerik antijen reseptörlü (CAR) doğal öldürücü (NK) hücrelerle yürütülen kanser immünoterapilerinde kullanılan hücre kaynağının kalitesi, tedavinin etkinliğini belirleyen kritik bir değişken olarak öne çıkıyor. UT MD Anderson’da yürütülen çalışmalara göre, bağışlanan kordon kanından üretilen CAR NK hücre preparatlarının performansı, donör kordon kanındaki belirli bir NK hücre alt grubunun varlığıyla farklılaşabiliyor.</p>
<p>CAR NK terapileri, kanser hücrelerini daha iyi tanıyıp ortadan kaldırmak üzere genetik olarak düzenlenmiş NK hücrelerine dayanıyor. Bu yaklaşımda, laboratuvar üretimi sırasında NK hücreler kordon kanından elde ediliyor. Araştırmacılar, kordon kanında az miktarda bulunan olgunlaşmamış (immature) bir NK hücre popülasyonunun bazı durumlarda tedavi sonuçlarını olumsuz etkileyebileceğini belirledi. Bu bulgu, hücre mühendisliğiyle oluşturulan tedavilerin yalnızca tasarıma değil, aynı zamanda başlangıç materyalinin biyolojisine de duyarlı olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Çalışmada dikkat çeken mekanizma, olgunlaşmamış NK hücrelerin “trogocytosis” adı verilen bir süreçle kanserle ilişkili proteinleri çevreden alabilmesiydi. Trogocytosis yoluyla bu hücrelerin üzerinde kanser proteinleri “taşınır” hale gelmesi, daha sonra CAR NK hücrelerin biyolojisini doğrudan etkileyebilecek bir tür hedef karmaşası yaratabilir. Araştırmacılar, bu tür yüklenen kanser proteinleri nedeniyle “sahte hedef” benzeri bir durum oluşabileceğini ve bunun da tedavideki işlevsel NK hücreler arasında istenmeyen saldırı etkileşimlerine yol açabileceğini ifade ediyor. Başka bir deyişle, üretim aşamasında nihai ürüne karışan olgunlaşmamış hücrelerin, kanser hücrelerine yönelmesi beklenen saldırı desenini bozma potansiyeli bulunduğu belirtiliyor.</p>
<p>Bu hipotezi test etmek amacıyla araştırma ekibi, üretim öncesinde olgunlaşmamış NK hücreleri ortadan kaldıracak bir yaklaşımın CAR NK hücrelerinin işlevini nasıl etkileyebileceğini değerlendirdi. Önklinik modellerde olgunlaşmamış hücrelerin çıkarılmasının ardından CAR NK hücrelerinin daha iyi çalıştığı ve tümör kontrolünün iyileştiği bildirildi. Buradaki sonuçlar, mekanistik olarak olgunlaşmamış popülasyonun yarattığı “yanlış hedef” riskinin azaltılmasıyla, terapötik NK hücrelerin daha düzgün bir biyolojik doğrultuda ilerleyebileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Bu çalışma, kordon kanı kaynaklı hücre tedavilerinde “donörden gelen başlangıç hücre kompozisyonu”nun tedavi başarısına etkisini gündeme getiriyor. Kordon kanı, farklı hücre alt gruplarını aynı biyolojik havuz içinde barındırabildiği için, donörler arası biyolojik çeşitlilik terapötik ürünlerin özelliklerine yansıyabilir. Araştırmacıların olgunlaşmamış NK hücrelere odaklanması, üretim sürecinde yalnızca genetik <a href="https://oncology.com.tr/sacf-gila-in-vitro-gen-duzenleme-guvenlik-testi/" title="Gen düzenleme güvenliğini testte yeni yaklaşım: SACF ve GILA çok merkezli karşılaştırma" data-wpan-internal-link="1">düzenleme</a> adımlarının değil, hücre saflığı ve alt popülasyon kontrolünün de belirleyici olabileceğine <a href="https://oncology.com.tr/anne-hiperglisemisi-camkii-d-oglc-nacylation-mtdna/" title="Anne adayındaki hiperglisemi, yavrunun kalbinde mtDNA sinyalini tetikleyen yeni bir biyolojik yolağa işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>.</p>
<p>Öte yandan mevcut bulguların önklinik düzeyde olduğu vurgusu önem taşıyor. Mekanizmanın ve önklinik performansın ortaya konması, klinik etkinliğin de benzer biçimde artırılacağı anlamına gelmekle birlikte, bunun insan denemelerinde doğrulanması gerekir. Yine de çalışma, CAR NK tedavilerinde başlangıç materyalinin incelenmesi ve gerektiğinde olgunlaşmamış hücre fraksiyonlarının giderilmesine yönelik üretim stratejilerinin, terapötik kaliteyi yükseltme yönünde potansiyel taşıyabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, CAR NK terapilerinin başarısı yalnızca reseptör tasarımına ve hücre mühendisliğine bağlı görünmüyor; bağışlanan kordon kanının hücresel bileşimi de belirleyici bir rol oynayabiliyor. Olgunlaşmamış NK hücrelerin trogocytosis ile kanser proteinlerini alarak “yanlış hedef” oluşumuna katkı verme ihtimali ve bu hücrelerin çıkarılmasının önklinikte işlevi iyileştirmesi, tedavi üretiminde kompozisyon kontrolünün önemini artıran yeni bir araştırma hattı olarak değerlendiriliyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="GUjESlmoSQ"><p><a href="https://scienmag.com/donor-cord-blood-composition-may-influence-car-nk-cell-therapy-outcomes/">Donor cord blood composition may influence CAR NK cell therapy outcomes</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Donor cord blood composition may influence CAR NK cell therapy outcomes” — Science" src="https://scienmag.com/donor-cord-blood-composition-may-influence-car-nk-cell-therapy-outcomes/embed/#?secret=kBqBRMRMsc#?secret=GUjESlmoSQ" data-secret="GUjESlmoSQ" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/nka2-palmitoylatma-fumarat-hatti-diyabetik-kardiyomiyopati/" data-wpan-internal-link="1">Fumarat hattı üzerinden kalp hücrelerinde “palmitoylatma”: Diyabetik kardiyomiyopatide NKAα2 farkı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/car-nk-hucre-tedavisi-kordon-kani-bilesimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sitokinler NK Hücrelerini “Bellek Moduna” Alabilir mi? Yeni çalışma kalıcı yanıtın biyolojisini açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/sitokinlerle-nk-hucrelerinde-bellek-epigenetik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/sitokinlerle-nk-hucrelerinde-bellek-epigenetik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:51:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[adoptif NK hücre tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik yeniden programlama]]></category>
		<category><![CDATA[NK hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[sitokinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/sitokinlerle-nk-hucrelerinde-bellek-epigenetik/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, sitokin uyarısının NK hücre benzeri fenotipte kalıcılık sağlayarak metabolik ve epigenetik yeniden programlama oluşturduğunu gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sitokinlerin bağışıklık yanıtını yalnızca başlatmakla kalmayıp, hücreleri zaman içinde daha kalıcı ve uyarlanabilir bir hale getirebileceği fikri güçleniyor. <em>Cell Death Discoveries</em> dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, belirli sitokin uyarılarının “genişletilebilir bellek” olarak tanımlanan, doğal öldürücü (NK) hücre benzeri bir fenotip oluşturabildiğini ve bu hücrelerin etkinliklerini uzun süre koruyacak şekilde yeniden programlandığını bildiriyor. Çalışma, NK hücre “belleğinin” sabit bir soy özelliğinden ziyade programlanabilir bir durum olabileceğini öne sürerek, ileri nesil hücresel <a href="https://oncology.com.tr/kras-inhibitorleri-anti-ctla4-pankreas-kanseri-t-hucre/" title="KRAS’i hedefleyen iki küçük molekül, anti-CTLA4 ile birleşince pankreas kanserinde T-hücre yanıtını güçlendirebilir" data-wpan-internal-link="1">immünoterapi</a> tasarımlarına biyolojik bir yol haritası sunuyor.</p>
<p>Yeni yaklaşımın merkezinde, sitokinlerle tetiklenen NK hücrelerinin kısa ömürlü bir “efektör” durumuna hapsolmak yerine aktivasyon sinyali azaldıktan sonra da fonksiyonel yeterliliği sürdürmesi yer alıyor. Araştırmacılar, sitokin uyarısının bu hücrelerde kalıcılığa işaret eden bir yanıt profiliyle sonuçlandığını; yani uyarımın bitmesiyle birlikte hızla sönümlenen klasik etki paternlerinden farklı bir gidişat görüldüğünü raporluyor. Bu bulgu, NK hücrelerinin bellek benzeri davranış sergilemesine ilişkin önceki kavramlarla uyumlu bir çerçeve sunarken, NK hücre belleğinin mekanistik olarak nasıl kurulabileceğine dair yeni ayrıntılar içeriyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici taraflarından biri, bu sitokin kaynaklı “bellek benzeri” programın yalnızca yüzey belirteçleriyle sınırlı olmayıp, hücrenin iç işleyişini kapsayan derin değişimleri içermesinin vurgulanması. Araştırma, sitokinle genişletilen NK hücrelerinde metabolik yeniden programlama ve epigenetik yeniden düzenlenmenin birlikte ortaya çıktığını belirtiyor. Metabolik yeniden programlama, hücrenin enerji kullanımı ve biyolojik kaynak yönetimiyle ilgili; epigenetik yeniden düzenlenme ise gen <a href="https://oncology.com.tr/pet-raporlayici-ligand-beyin-gen-ifadesi/" title="Yeni nesil PET “raporlayıcı” ligand, canlı beyinde gen ifadesini sayısal izlemeye yaklaştırıyor" data-wpan-internal-link="1">ifadesini</a> uzun süre etkileyebilen kimyasal işaretler <a href="https://oncology.com.tr/kras-g12d-mutasyonu-tespit-tcr-benzeri-antikorlar/" title="KAIST, hücre içi KRAS(G12D) mutasyonunu “neoantijen” üzerinden yakalayan TCR-benzeri antikorlar geliştirdi" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> hücresel “karar verme” süreçlerini şekillendiriyor. Bu iki katmanın birlikte değişmesi, bellek benzeri bir durumun kalıcılığını açıklamaya yardımcı olabilecek bir mekanizma olarak yorumlanıyor.</p>
<p>Metabolik ve epigenetik dönüşümlerin, NK hücrelerinin zaman içinde “yeniden hızlanabilme” kapasitesi üzerinde etkili olabileceği düşünülüyor. Araştırma çerçevesinde bu noktaya dikkat çeken temel mesaj, hücrenin aktivasyon sonrası yeniden yanıt verme eşiğinin ve fonksiyonel yeterliliğinin, sitokin uyarısıyla kurulan programın parçası haline geldiği. Başka bir deyişle, NK hücrelerin uyarıdan sonra yalnızca geçici bir güçlenme göstermediği; aksine, uyarı zinciri kesilse bile yanıt verme düzeninin bir süre daha korunabildiği öne sürülüyor.</p>
<p>Çalışma ayrıca NK hücre belleğini, belirli bir soy hattına “doğuştan” bağlı sabit bir özellik olmaktan ziyade, çevresel sinyallerle şekillenen ve sürdürülebilen bir durum olarak konumlandırıyor. Bu bakış açısı, sitokinlerin immün yanıtı başlatmanın ötesinde “programlayıcı” bir etkiye sahip olabileceğini düşündürürken, hücre terapilerinde hangi sinyal kombinasyonlarının ve uyarı pencerelerinin hangi bellek benzeri özellikleri güçlendirebileceği sorusunu gündeme taşıyor. Araştırmacıların sunduğu sonuçlar, hücrelerin kalıcılığını artırmayı hedefleyen tasarımlar açısından özellikle ilgi çekici.</p>
<p>Elbette bu bulgular, erken aşamadaki bilimsel bir araştırmanın kapsamı içinde değerlendirilmeli. Çalışma, sitokinle indüklenen “genişletilebilir bellek” NK hücrelerinin metabolik ve epigenetik düzeyde yeniden programlandığını ve aktivasyondan sonra da işlevsel bir yanıtın sürdürülebildiğini bildiriyor; ancak bu hücrelerin hangi klinik senaryolarda, hangi güvenlik ve etkinlik profilleriyle kullanılacağına dair sonuçların klinik çalışmalarla ayrıca ortaya konması gerekir. Bununla birlikte, belleğe benzer dayanıklılığın biyolojik temellerini aydınlatmaya yönelik bu tür çalışmalar, adoptif NK hücre terapilerinin tasarım mantığını gelecekte daha rasyonel hale getirme potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, yeni araştırma sitokinlerin yalnızca kısa vadeli uyarıcılar olmadığını; doğru sinyal koşullarında NK hücrelerinde kalıcılıkla ilişkilendirilen metabolik ve epigenetik yeniden yapılanmayı tetikleyebileceğini gösteriyor. “Programlanabilir bellek” fikri, bağışıklık hücrelerinin uzun ömürlü ve uyarlanabilir yanıtlar üretme kapasitesini anlamak açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="mlRAvbGR2W"><p><a href="https://scienmag.com/cytokine-expanded-memory-nk-cells-show-metabolic-and-epigenetic-reprogramming-and-persistence/">Cytokine-Expanded Memory NK Cells Show Metabolic and Epigenetic Reprogramming and Persistence</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Cytokine-Expanded Memory NK Cells Show Metabolic and Epigenetic Reprogramming and Persistence” — Science" src="https://scienmag.com/cytokine-expanded-memory-nk-cells-show-metabolic-and-epigenetic-reprogramming-and-persistence/embed/#?secret=tjWM3YHqq3#?secret=mlRAvbGR2W" data-secret="mlRAvbGR2W" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Cytokine-induced expandable memory NK cells; metabolic and epigenetic remodeling; persistence.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cytokine-induced expandable memory NK cells with significant metabolic, epigenetic remodeling, and persistence properties.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Wang, H., Tu, J., Luo, Y. et al. Cytokine-induced expandable memory NK cells with significant metabolic, epigenetic remodeling, and persistence properties. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03260-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03260-2</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/sitokinlerle-nk-hucrelerinde-bellek-epigenetik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telomerazın Gizli İşlevi NK Hücrelerinde Ölüm Sinyallerine Direnci Nasıl Şekillendiriyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/telomeraz-nk-hucre-apoptoz-direnci/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/telomeraz-nk-hucre-apoptoz-direnci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:27:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[apoptoz direnci]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler immünoloji]]></category>
		<category><![CDATA[NK hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[programlanmış hücre ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[telomeraz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/telomeraz-nk-hucre-apoptoz-direnci/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, telomerazın NK hücrelerinde iCasp9 aracılı apoptoza karşı direnci artırarak bağışıklık hücrelerinin hayatta kalmasını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Telomeraz, uzun yıllardır hücrelerin yaşlanma ve çoğalma kapasitesini belirleyen başlıca moleküllerden biri olarak biliniyor. Ancak Cell Death Discovery’de yayımlanan yeni bir çalışma, bu enzimin yalnızca kromozom uçlarını koruyan bir “telomer bekçisi” olmadığını, bağışıklık hücrelerinin kaderini etkileyen daha karmaşık roller üstlenebildiğini gösteriyor. Palamarchuk, Ustiuzhanina, Velichinskii ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, doğal öldürücü hücrelerin yani NK hücrelerinin iCasp9 aracılı apoptoza karşı neden direnç geliştirebildiğini anlamada telomerazın kanonik olmayan işlevlerine odaklanıyor.</p>
<p>NK hücreleri, doğuştan bağışıklık sisteminin öncü savunma unsurlarından biri olarak enfekte ya da dönüşmüş hücreleri hızlı biçimde tanıyıp ortadan kaldırma görevini üstleniyor. Bu hücrelerin işlevsel kalması, enfeksiyonlara ve bazı tümör süreçlerine karşı erken yanıtın sürdürülebilmesi açısından kritik görülüyor. Ancak bağışıklık hücrelerinin hayatta kalma süreci sıkı bir biçimde denetleniyor; programlanmış hücre ölümü, aşırı ya da kontrolsüz bağışıklık aktivitesini sınırlayan temel mekanizmalardan biri. Yeni bulgular, telomerazın bu dengeye beklenenden daha doğrudan katkıda bulunabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönü, telomerazın klasik telomer uzatma görevinin ötesindeki biyolojik etkilerini ön plana çıkarması. Bilim insanları son yıllarda bu enzimin gen ifadesi, mitokondriyal bütünlük ve hücre içi sinyal iletimi gibi alanlarda da etkili olabileceğini öne sürüyordu. Bu çalışma ise söz konusu “kanonik olmayan” işlevlerin, NK hücrelerinin iCasp9 ile tetiklenen apoptozdan kaçışında rol oynayabileceğini göstererek bu hipotezi somut bir bağlama taşıyor. Böylece telomeraz, yalnızca genomik yaşlanma ile ilişkilendirilen bir yapı olmaktan çıkarak, bağışıklık hücresinin stres yanıtını belirleyen çok katmanlı bir düzenleyici olarak yeniden değerlendiriliyor.</p>
<p>iCasp9 sistemi, hücre ölümünü kontrollü biçimde başlatmak için kullanılan bir mekanizma olarak biliniyor. Bu sistem, özellikle hücresel tedavilerde güvenlik anahtarı işlevi görebilen bir apoptotik devre olarak önem taşıyor. NK hücrelerinin bu yola direnç göstermesi, hem temel biyoloji açısından hem de bağışıklık temelli tedavi tasarımları açısından kritik sorular doğuruyor. Çalışma, telomerazın bu direnç fenotipine katkısını inceleyerek, bağışıklık hücrelerinin hayatta kalma programlarında beklenmedik moleküler katmanlar bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu sonuçlar, telomeraz hakkında yerleşik algıyı da zorluyor. Enzim, tarihsel olarak daha çok kök hücreler ve kanser hücrelerinde yüksek aktivite göstermesi nedeniyle tanınmıştı; bu da onu hücresel ölümsüzlük, doku yenilenmesi ve tümör biyolojisi tartışmalarının merkezine yerleştirmişti. Buna karşın yeni çalışma, telomerazın işlev repertuarının daha geniş olabileceğini ve bağışıklık sisteminde seçici hayatta kalma mekanizmalarını etkileyebileceğini düşündürüyor. Bu tür bir etki, yalnızca hücre bölünmesiyle değil, aynı zamanda sinyal ağları ve transkripsiyonel düzenleme üzerinden de gerçekleşebilir.</p>
<p>Elbette bulguların, erken aşama temel araştırma niteliğinde değerlendirilmesi gerekiyor. Çalışma, NK hücrelerinin ölüm sinyallerine verdiği yanıtın moleküler düzeyde nasıl değiştiğini anlamaya yönelik güçlü bir <a href="https://oncology.com.tr/insan-astrovirusu-proteaz-polyprotein-kesimi/" title="İnsan Astrovirüslerinde Kopyalanmayı Mümkün Kılan Enzimatik Adım İlk Kez Ayrıntılandı" data-wpan-internal-link="1">adım</a> sunsa da, klinik uygulamaya doğrudan çevrilebilecek kesin sonuçlar anlamına gelmiyor. Yine de bu tür mekanistik veriler, gelecekte bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında daha güvenli biçimde yönlendirilmesi, hücre temelli tedavilerde dayanıklılığın artırılması veya istenmeyen hayatta kalma programlarının kontrol altına alınması gibi alanlar için önemli ipuçları sağlayabilir.</p>
<p>Özellikle immünoterapi ve hücresel mühendislik alanlarında, bir hücrenin ne zaman yaşayacağını ve ne zaman apoptoza gireceğini belirleyen ağların ayrıntılı biçimde anlaşılması büyük önem taşıyor. NK hücreleri, kanser ve virüslerle mücadelede umut vadeden araçlar olarak görülürken, bu hücrelerin kontrollü biçimde korunması ya da gerektiğinde elimine edilmesi güvenlik ve etkinlik açısından hassas bir denge gerektiriyor. Telomerazın burada nasıl bir rol oynadığına dair yeni veriler, bu dengenin yalnızca klasik apoptotik proteinler değil, daha önce ikincil görülen moleküler düzenleyiciler tarafından da şekillendirilebileceğini gösteriyor.</p>
<p>Palamarchuk ve ekibinin çalışması, bu nedenle yalnızca telomeraz biyolojisine değil, moleküler immünolojinin genel çerçevesine de katkı sağlıyor. NK hücrelerinin iCasp9 aracılı apoptoza direncini açıklayan mekanizmaların çözülmesi, bağışıklık hücrelerinin yaşam döngüsünün daha ayrıntılı haritalanmasına yardım edebilir. Bilim insanları için asıl soru artık yalnızca telomerazın telomerleri ne kadar koruduğu değil; aynı zamanda hücresel karar mekanizmalarını hangi koşullarda yeniden programlayabildiği.</p>
<p>Yeni çalışma, bu soruya doğrudan yanıt vermekten ziyade, daha geniş bir araştırma gündeminin kapısını aralıyor. Telomerazın bağışıklık hücrelerinde üstlendiği alışılmadık roller netleştikçe, hücre ölümü ve hayatta kalma arasındaki sınırların sanılandan daha geçirgen olduğu anlaşılabilir. Şimdilik kesin olan, telomerazın biyolojisinin tek boyutlu olmadığı ve NK hücrelerinin direnç mekanizmalarını anlamada bu enzimin beklenmedik bir anahtar haline geldiğidir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The study investigates the non-canonical functions of telomerase in modulating natural killer (NK) cell resistance to iCasp9-mediated apoptosis.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Interplay of telomerase non-canonical functions in NK cell resistance to iCasp9-mediated apoptosis.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Palamarchuk, A.I., Ustiuzhanina, M.O., Velichinskii, R.A. et al. Interplay of telomerase non-canonical functions in NK cell resistance to iCasp9-mediated apoptosis. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03183-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03183-y</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/lipid-nanoparaciklar-t-hucresi-bagisiklik/" data-wpan-internal-link="1">Lipid Nanoparçacıkların Yolculuğu, T Hücresi Bağışıklığını Doku Düzeyinde Yeniden Şekillendiriyor</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/jmir-metaror-acik-hakemlik-isbirligi/" data-wpan-internal-link="1">JMIR ve MetaROR, Açık Hakemli Yayını Üç Yıllık İş Birliğiyle Yeniden Şekillendiriyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/telomeraz-nk-hucre-apoptoz-direnci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sedef Hastalığında Yeni Bir İmmün Yol: Keratinositlerdeki MHC-II NK Hücrelerini Cilde Çekiyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/sedef-hastaligi-mhc-ii-nk-hucreleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/sedef-hastaligi-mhc-ii-nk-hucreleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 17:25:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[deri inflamasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[doğuştan bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[hücre ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[keratinosit]]></category>
		<category><![CDATA[keratinositler]]></category>
		<category><![CDATA[MHC-II]]></category>
		<category><![CDATA[NK hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[piroptoz]]></category>
		<category><![CDATA[psoriazis immünitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sedef hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/sedef-hastaligi-mhc-ii-nk-hucreleri/</guid>

					<description><![CDATA[Sedef hastalığında keratinositlerdeki MHC-II artışı, NK hücrelerinin deriye çekilmesini sağlar ve inflamatuvar hücre ölümünü tetikler. Bu bağışıklık mekanizması hastalık ilerlemesinde kritik rol oynar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Psoriazis olarak da bilinen sedef hastalığının bağışıklık mekanizmalarına ilişkin tablo, yeni bir çalışmayla daha da karmaşık ama aynı zamanda daha anlaşılır hale geldi. Araştırmacılar, normalde epidermal keratinositlerde beklenmeyen bir özellik olan MHC sınıf II moleküllerinin, NK hücrelerini deriye yönlendiren kritik bir sinyal işlevi gördüğünü ortaya koydu. Bu etkileşimin sonucunda keratinositlerde inflamasyonla ilişkili bir hücre ölümü biçimi olan piroptoz tetikleniyor ve hastalığın ilerlemesine katkı sağlıyor.</p>
<p>Bulgular, sedef hastalığının uzun süredir baskın kabul edilen açıklamalarına yeni bir katman ekliyor. Hastalık genellikle aşırı bağışıklık aktivasyonu, keratinosit çoğalması ve T hücre aracılı yanıtlarla ilişkilendiriliyordu. Ancak bu çalışma, doğuştan bağışıklık sisteminin önemli aktörlerinden NK hücrelerine ve bu hücrelerin epidermisteki davranışını belirleyen MHC-II eksenine dikkat çekiyor. Böylece psoriazisin yalnızca adaptif bağışıklık üzerinden değil, innate immünite ile epitel hücreleri arasındaki doğrudan iletişim üzerinden de şekillendiği anlaşılıyor.</p>
<p>Çalışmanın en dikkat çekici noktalarından biri, keratinositlerin inflamasyon sırasında olağan dışı biçimde MHC-II üretmeye başlaması. Sağlıklı dokuda bu moleküller esas olarak profesyonel antijen sunan hücrelerle ilişkilidir. Keratinositlerdeki anormal MHC-II artışı ise bu hücrelere adeta beklenmedik bir antijen sunucu kimliği kazandırıyor. Araştırmaya göre bu değişim, dolaşımdaki NK hücrelerinin epidermise çekilmesini kolaylaştıran bir sinyal ortamı oluşturuyor.</p>
<p>NK hücreleri, virüsle enfekte hücrelere ve tümörleşmiş hücrelere karşı hızlı yanıt verebilen doğuştan bağışıklık efektörleri olarak biliniyor. Ancak yeni veriler, bu hücrelerin psoriazis bağlamında da aktif rol aldığını gösteriyor. Epidermiste biriken NK hücreleri, keratinositler üzerinde hasar oluşturan ve inflamasyonu güçlendiren bir süreci başlatıyor. Bu süreç piroptoz olarak adlandırılıyor; hücrelerin kontrollü ama son derece iltihaplı biçimde ölmesiyle karakterize edilen bu mekanizma, dokuda daha fazla inflamatuvar sinyalin açığa çıkmasına yol açabiliyor.</p>
<p>Piroptozun sedef hastalığındaki önemi, kronik iltihap döngüsünün <a href="https://oncology.com.tr/akkermansia-5-ht3a-bagirsak-mesane-sinir/" title="Bağırsak Mikrobiyomunun Mesane Sinirlerini Nasıl Hassaslaştırdığı İlk Kez Ayrıntılandı" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> sürdürüldüğünü anlamak açısından kritik görünüyor. Keratinosit ölümü yalnızca epidermal bariyeri zayıflatmakla kalmıyor; aynı zamanda lokal bağışıklık hücrelerini aktive eden moleküllerin salınmasına da zemin hazırlayabiliyor. Bu, hastalıkta görülen kızarıklık, pullanma ve kalınlaşma gibi belirtileri besleyen bir geri besleme döngüsü yaratabilir. Araştırmanın ortaya koyduğu NK hücresi–MHC-II–keratinosit ekseni, bu döngünün önemli bir parçasını açıklıyor.</p>
<p>Sedef <a href="https://oncology.com.tr/uk-biobank-coklu-omik-hastalik-tahmini/" title="Kanın ve Genlerin Ötesinde: UK Biobank Verileriyle 17 Hastalığı Öngören Çoklu-Omik Model" data-wpan-internal-link="1">hastalığı</a> dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen, dalgalı seyir gösteren kronik bir deri hastalığı. Enfeksiyonlar, stres, bazı ilaçlar ve genetik yatkınlık gibi etkenler alevlenmeleri tetikleyebiliyor. Buna rağmen, bireyden bireye değişen bağışıklık ağlarının tam olarak nasıl bir araya geldiği hâlâ araştırılıyor. Yeni çalışma, epidermisin pasif bir hedef doku olmadığını; aksine bağışıklık yanıtını yönlendiren etkin bir katılımcı olabileceğini gösteren önemli kanıtlardan birini sunuyor.</p>
<p><a href="https://oncology.com.tr/dort-nesilde-saglik-uzun-omur/" title="Dört Nesilde Sağlık ve Uzun Ömürün İzleri Bilimsel Olarak Haritalandı" data-wpan-internal-link="1">Bilimsel</a> açıdan bakıldığında bu bulgu, deri biyolojisine dair yerleşik sınıflandırmaları da zorluyor. Keratinositlerin MHC-II ekspresyonu, klasik immünoloji açısından olağan dışı bir durum. Ancak inflamatuvar mikroçevre içinde bu hücreler, çevresel sinyallere cevap vererek bağışıklık hücrelerinin davranışını etkileyebiliyor. Araştırmacıların işaret ettiği bu yeniden programlanma, sedef hastalığında doku-immün etkileşiminin ne kadar dinamik olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer değeri de T hücre merkezli açıklamaların ötesine geçmesi. Psoriazis araştırmalarında T hücreleri uzun süre ana hedef olarak değerlendirildi ve birçok tedavi yaklaşımı da bu eksen üzerinden geliştirildi. Yeni veriler bu çerçeveyi tamamen dışlamıyor; ancak bağışıklık ağının daha geniş olduğunu, NK hücrelerinin de patolojiye aktif biçimde katılabileceğini ortaya koyuyor. Bu, ileride daha ayrıntılı alt tip analizleri ve hedefe yönelik müdahaleler için yeni hipotezler doğurabilir.</p>
<p>Elbette bulgular, klinik uygulamaya doğrudan çevrilmiş hazır bir tedavi anlamına gelmiyor. Bu tür çalışmalar genellikle hastalığın moleküler mimarisini aydınlatan erken ama güçlü adımlar niteliği taşır. Yine de MHC-II’nin keratinositlerdeki rolü ve NK hücrelerinin buna verdiği yanıt, gelecekte sedef hastalığında daha seçici immün modülasyon stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Özellikle inflamasyonu sürdüren hücresel iletişimin hangi noktalarda kesilebileceği artık daha net tartışılabilecek.</p>
<p>Sonuç olarak araştırma, sedef hastalığında epidermisin bağışıklıkla ilişkisini yeniden tanımlayan önemli bir mekanizmaya işaret ediyor. Keratinositlerde MHC-II artışı, NK hücrelerinin deriye çekilmesi ve piroptozun tetiklenmesi arasında kurulan bu yeni bağlantı, hastalığın neden inatçı ve tekrarlayıcı olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir. Psoriazis biyolojisinde uzun süredir sorulan sorulara verilen bu yanıt, hem temel bilim hem de gelecekteki tedavi araştırmaları için dikkatle izlenecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The study investigates the role of epidermal MHC class II molecules in mediating NK cell recruitment and triggering pyroptosis in keratinocytes, contributing to the pathogenesis of psoriasis.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Epidermal MHC-II-mediated NK cell recruitment triggers keratinocyte pyroptosis, facilitating pathogenesis of psoriasis.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yi, X., Yu, P., Wang, J. et al. Epidermal MHC-II-mediated NK cell recruitment triggers keratinocyte pyroptosis, facilitating pathogenesis of psoriasis. Exp Mol Med (2026). https://doi.org/10.1038/s12276-026-01717-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s12276-026-01717-z</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/sedef-hastaligi-mhc-ii-nk-hucreleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Donma-Çözme Sürecinde NK Hücrelerini Koruyan Hücresel Kalkan Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/nk-hucre-kriyoprezervasyonu-stres-granulleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/nk-hucre-kriyoprezervasyonu-stres-granulleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 21:01:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[hücre ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kriyoprezervasyon]]></category>
		<category><![CDATA[lizozomal hasar]]></category>
		<category><![CDATA[NK hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[stres granülleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/nk-hucre-kriyoprezervasyonu-stres-granulleri/</guid>

					<description><![CDATA[NK hücrelerinin kriyoprezervasyon sırasında yaşadığı lizozomal hasar stres granülleri sayesinde azalıyor. Bu mekanizma hücre ölümünü engelleyerek immünoterapide umut vadediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğal öldürücü hücrelerin, yani NK hücrelerinin, dondurulup çözüldükten sonra neden bu kadar büyük oranda zarar gördüğünü anlamaya çalışan araştırmacılar, <a href="https://oncology.com.tr/ferroptoz-dendritik-hucre-asilari-glioma/" title="Glioma Tedavisinde Yeni Bir Eşik: Ferroptozla Güçlendirilmiş Dendritik Hücre Aşıları" data-wpan-internal-link="1">hücre</a> biyolojisinde dikkat çekici bir savunma mekanizmasını işaret eden yeni bir bulguya ulaştı. Liu ve arkadaşlarının Cell Death Discovery’de yayımlanan çalışması, stres granülü oluşumunun, NK hücrelerinde kriyoprezervasyon sırasında <a href="https://oncology.com.tr/nih-genomik-devrimi-dijital-arsiv/" title="NIH’nin Genomik Çağı Nasıl Şekillendirdiği Dijital Arşivle Ortaya Kondu" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> çıkan programlı hücre ölümünü azaltabildiğini gösteriyor. Araştırma, özellikle lizozomal hasarın bu süreçteki merkezi rolüne odaklanarak, dondurma işlemi sırasında hücrelerin neden hayatta kalmakta zorlandığını açıklayan önemli bir mekanizma sunuyor.</p>
<p>Kriyoprezervasyon, hücre temelli tedavilerden transplantasyon uygulamalarına kadar pek çok alanda vazgeçilmez bir yöntem olarak kabul ediliyor. Hücrelerin uzun süre saklanabilmesini ve ihtiyaç duyulduğunda yeniden kullanılabilmesini sağlayan bu teknik, pratikte önemli avantajlar sağlasa da her hücre tipi aynı dayanıklılığı göstermiyor. NK hücreleri de bu açıdan en hassas hücre gruplarından biri. Bağışıklık sisteminin doğal savunma hattında yer alan bu hücreler, tümör hücrelerini ve virüsle enfekte olmuş hücreleri tanıyıp yok etme kapasitesine sahip. Bu özellikleri nedeniyle immünoterapi araştırmalarında büyük ilgi görüyorlar. Ancak dondurma ve çözme aşamalarında yaşanan stres, bu hücrelerin canlılığını ve işlevini azaltabiliyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan yönü, araştırmacıların hücre kaybını yalnızca genel bir dondurma hasarı olarak değil, belirli moleküler olaylar zinciri üzerinden ele alması. Bulgulara göre kriyo-stres, lizozomların bütünlüğünü bozabiliyor. Lizozomlar, hücre içi geri dönüşüm ve parçalama görevini üstlenen yapılar olarak biliniyor; zarlarının hasar görmesi, hücrenin ölüm sinyallerini tetikleyebilen <a href="https://oncology.com.tr/bacteroides-fragilis-toksini-kolon-kanseri/" title="Bağırsak Bakterisinin Kansere Giden Yolunda Kritik Bağlantı Çözüldü" data-wpan-internal-link="1">kritik</a> bir olay. Liu ve ekibinin verileri, NK hücrelerinde dondurma sonrası görülen programlı hücre ölümünün önemli bir bölümünün bu lizozomal destabilizasyonla ilişkili olduğunu destekliyor.</p>
<p>Araştırmanın ikinci ve belki de en dikkat çekici noktası, stres granüllerinin bu hasar karşısında koruyucu bir yanıt oluşturması. Stres granülleri, hücre çeşitli çevresel baskılar altında kaldığında sitoplazmada oluşan, çevrilmemiş mRNA’lar ve ilişkili proteinlerden meydana gelen dinamik yapılardır. Bu yapılar uzun süredir hücresel hayatta kalma stratejileriyle ilişkilendiriliyor; ancak kriyoprezervasyon bağlamındaki rolleri şimdiye kadar yeterince netleşmemişti. Yeni çalışma, stres granülü oluşumunun lizozomal hasarı hafifletmeye katkı sağlayabildiğini ve böylece hücre ölümünü sınırlayabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu bulgu, yalnızca bir koruma mekanizmasının keşfi olarak değil, aynı zamanda NK hücrelerinin saklanması ve tedaviye hazırlanması süreçlerini iyileştirme potansiyeli taşıyan bir biyolojik ipucu olarak da değerlendiriliyor. NK hücreleri, immünoterapi stratejilerinde özellikle umut verici kabul ediliyor; çünkü genetik olarak değiştirilmiş ya da laboratuvarda çoğaltılmış bağışıklık hücreleri, bazı kanser türlerine karşı hedefe yönelik bir yaklaşım sağlayabiliyor. Fakat bir hücre ürünü ne kadar etkili olsa da, dondurma sonrası canlılık düşükse klinik kullanım gücü sınırlı kalıyor. Bu nedenle post-thaw yani çözme sonrası işlevin korunması, alanın temel problemlerinden biri olmaya devam ediyor.</p>
<p>Liu ve meslektaşlarının çalışması, hücre ölümüne giden yolu moleküler düzeyde ayırarak bu probleme daha rafine bir çözüm geliştirme ihtimalini gündeme getiriyor. Özellikle eIF2α fosforilasyonu gibi stres yanıtında sık bilinen sinyal yolları ile kaspaz aracılı ölüm mekanizmaları arasındaki bağlantılar, hücrenin nasıl savunmaya geçtiğini anlamada önem taşıyor. Araştırmanın sunduğu çerçevede stres granülleri, yalnızca pasif bir stres belirtisi değil, aynı zamanda hücrenin ölüm yolaklarını frenleyen aktif bir yanıt bileşeni olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bununla birlikte, bulguların klinik uygulamaya doğrudan aktarımı için temkinli olmak gerekiyor. Çalışma önemli bir mekanizma tanımlasa da, bu tür temel bilim sonuçlarının güvenli, tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir kriyoprezervasyon protokollerine dönüşmesi genellikle ek doğrulama aşamalarını gerektiriyor. Hücre tipleri arasındaki farklılıklar, dondurma karışımlarının içeriği, soğutma hızı, çözme koşulları ve üretim süreçlerinin standardizasyonu gibi unsurlar, laboratuvar bulgularının gerçek dünya performansını etkileyebilir. Yine de bu araştırma, NK hücrelerinin soğuk stresi altında nasıl korunabileceğine dair yeni bir biyolojik hedef sunması açısından önemli.</p>
<p>İmmünoterapi üretim zincirinde hücre canlılığının artırılması, yalnızca daha fazla hücre elde etmek anlamına gelmiyor; aynı zamanda tedaviye giden ürünün işlevsel bütünlüğünü de korumak anlamına geliyor. Bu bağlamda lizozomal hasarın azaltılması, programlı hücre ölümünün frenlenmesi ve stres granüllerinin desteklenmesi, ileride geliştirilecek kriyokoruma stratejilerinin merkezine yerleşebilir. Çalışma, hücre saklama teknolojilerinin yalnızca fiziksel soğutma meseleleri olmadığını, aynı zamanda hassas bir hücresel stres biyolojisi problemine dönüştüğünü bir kez daha gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Liu ve ekibinin ortaya koyduğu mekanizma, NK hücrelerinin dondurma ve çözme sırasında neden kayba uğradığını açıklayan önemli bir boşluğu dolduruyor. Stres granüllerinin lizozomal hasarı hafifletmesi, hücre ölümünü azaltan doğal bir savunma hattı olarak dikkat çekiyor. Bu bulgu, gelecekte bağışıklık hücrelerinin daha verimli saklanmasına ve çözme sonrası daha işlevsel kalmasına katkı sağlayabilecek yeni stratejilerin önünü açabilir. Araştırma, hücresel kriyoprezervasyon alanında daha güvenli ve etkili yöntemler geliştirme çabasına güçlü bir bilimsel temel ekliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The cellular mechanisms mitigating programmed cell death during cryopreservation of natural killer (NK) cells, focusing on stress granule induction and lysosomal membrane integrity.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Induction of stress granules alleviates programmed cell death induced by lysosomal damage during NK cell cryopreservation.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Liu, Y., Liu, X., Wu, G. et al. Induction of stress granules alleviates programmed cell death induced by lysosomal damage during NK cell cryopreservation. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03149-0</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03149-0</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kriyoprezervasyon, Doğal öldürücü hücreler, Stres granülleri, Lizozomal hasar, Programlanmış hücre ölümü, Apoptoz, İmmünoterapi, Hücre canlılığı, eIF2α fosforilasyonu, Kaspaz yolu, Hücresel stres yanıtı</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/nk-hucre-kriyoprezervasyonu-stres-granulleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
