<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NHANES &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/nhanes/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 05:18:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>NHANES &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ABD’de böbrek hastalığı yaygınlığı sabit kalırken, diyabet ve kalp hastalarında risk kayması dikkat çekiyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/abd-de-diyabetik-bobrek-hasari-artiyor-nhanes/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/abd-de-diyabetik-bobrek-hasari-artiyor-nhanes/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 05:18:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik böbrek hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[eGFR]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kronik böbrek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[NHANES]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/abd-de-diyabetik-bobrek-hasari-artiyor-nhanes/</guid>

					<description><![CDATA[KBH oranları genel olarak sabit kalsa da NHANES analizleri, diyabet ve kalp hastalarında böbrek hasarı belirtilerinin öne çıktığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri’nde kronik böbrek hastalığı (KBH) uzun süredir “sessiz” ilerleyen bir sağlık sorunu olarak biliniyor. Yeni bir analiz, ülke genelinde KBH görülme sıklığının son on yılda yaklaşık aynı düzeyde kalmasına rağmen, hastalığın arka planındaki nedenlerde belirgin bir kayma yaşandığını ortaya koydu. Bulgular, özellikle diyabetle ilişkili böbrek hasarının artış yönünde işaret verdiğini ve bunun, böbrek fonksiyonlarında bozulma belirtileri taşıyan kişilerin profilini değiştirebileceğini düşündürüyor.</p>
<p>KBH, erişkin nüfusta yaygın bir tablo ve çalışmada kullanılan veri setine göre hastalık oranı 2013 ve 2023 dönemleri arasında yaklaşık <strong>%15</strong> civarında seyretti. Ancak bu “toplam tablo” sabit görünse de araştırmacılar, böbrek işlevini yansıtan biyobelirteçlerdeki bozulmanın hangi gruplarda yoğunlaştığına odaklandıklarında daha farklı bir resimle karşılaşıldı. Analizin merkezinde yer alan sonuç, KBH prevalansının genel olarak değişmemesine karşın, altta yatan kök nedenler bakımından diyabetin rolünün öne çıkması oldu.</p>
<p>Araştırmada, ABD’nin sağlık ve beslenme durumunu izlemek üzere yürütülen <strong>National Health and Nutrition Examination Survey (NHANES)</strong> <a href="https://oncology.com.tr/ceza-hukuku-ile-temas-acil-servis-kullanimi/" title="Ceza geçmişi olanlar acile daha sık başvuruyor: ABD’de ulusal anket verileri yeni kanıt sağlıyor" data-wpan-internal-link="1">verileri</a> kullanıldı. Yaklaşık <strong>25.000’den fazla</strong> yetişkinden elde edilen kayıtlarda böbrek sağlığı iki tamamlayıcı ölçüm üzerinden değerlendirildi. Bunlardan ilki, kandan alınan örneklerden hesaplanan <strong>tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR)</strong>; ikincisi ise idrarda görülen ve idrar albümininin kreatinin oranıyla ölçülen, protein kaçağını işaret eden <strong>albüminden kreatinine oran</strong> (ACR) verisiydi. Her iki testin birinde anormallik saptanan kişilerde KBH olasılığı daha yüksek kabul edilerek sınıflama yapıldı.</p>
<p>Elde edilen veriler, böbrek fonksiyonlarında yetersizliğin ve protein kaçağıyla uyumlu bulguların, özellikle diyabeti olan bireylerde daha dikkat çekici bir eğilimle karşılık bulduğunu gösteriyor. Çalışmanın işaret ettiği asıl nokta, son yıllarda diyabet yönetiminde ve kalp-damar risk azaltımında tıbbi yaklaşımlar gelişse de, böbrek hasarına götüren biyolojik yolakların tamamen “durmadığı” ve diyabetin böbrekler üzerindeki etkisinin görünür kaldığı yönünde. Bunun, hastaların daha uzun yaşaması, diyabetin yaygınlığının sürmesi ya da diyabetin böbreklere verdiği zararın zaman içinde birikmesi gibi etmenlerle ilişkili olabileceği, ancak çalışmanın tasarımının bu tür mekanizmaları tek başına kesin biçimde açıklamadığı vurgulanıyor.</p>
<p>Analiz aynı zamanda, kalp hastalığıyla bağlantılı risk profillerine sahip kişilerde de böbrek hastalığı yükünün arttığına dair bir sinyal içeriyor. Bu bulgu, böbrek fonksiyon bozukluğu ile kalp-damar hastalıkları <a href="https://oncology.com.tr/obez-genclerde-kilo-verme-masld/" title="Obez gençlerde karaciğer hasarı: kilo verme yöntemleri arasındaki farklar ortaya çıktı" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> yakın ilişkiye dair genel klinik bilgiyi destekler nitelikte: çünkü dolaşımla ilgili bozukluklar, böbrek mikrosirkülasyonunu ve böbrek dokusunda hasarı dolaylı yoldan etkileyebiliyor. Bununla birlikte araştırma, artışın büyüklüğü ya da hangi alt gruplarda ne kadar hızlı ilerlediği gibi ayrıntıları, ham veriyi temel alan epidemiolojik yaklaşımın sınırları çerçevesinde ele alıyor.</p>
<p>Bu tarz çalışmaların önemi, klinik uygulamada erken uyarı işaretlerinin daha iyi hedeflenmesini sağlamasında yatıyor. eGFR ve albüminüri ölçümü gibi <a href="https://oncology.com.tr/fizyolojik-yaslanma-kulturel-katilim/" title="Sinemaya, tiyatroya ve müzelere daha sık gitmek biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabilir" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçler</a>, KBH’nin yalnızca “ileri evre” aşamasında değil, daha başlangıç dönemlerinde de risk taşıyan kişileri yakalamaya yardımcı olabilir. Bulguların işaret ettiği kayma, özellikle diyabeti ve/veya kalp-damar riski bulunan bireylerde böbrek sağlığı izleminin daha sistemli ele alınması gerektiğini düşündürüyor; ancak hangi müdahalenin hangi düzeyde etkili olacağı konusu, sonuçların doğası gereği bu çalışmayla doğrudan yanıtlanmıyor.</p>
<p>Genel prevalansın sabit kalması, sorunun azaldığı anlamına gelmeyebilir. Nitekim araştırmanın verdiği mesaj, “toplam oran değişmedi” ifadesinin altında, KBH’nin risk dağılımında ve nedenlerin ağırlığında farklı bir dinamik olabileceği. Diyabet ilişkili böbrek hasarının öne çıkması, gelecek yıllarda KBH’nin halk sağlığı açısından hangi gruplarda daha fazla gündem olacağını şekillendirebilir.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/kidney-disease-rates-stable-increasing-among-diabetes-and-heart-patients-in-us/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Trends and Prevalence of Chronic Kidney Disease in the United States</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kronik Böbrek Hastalığı, KBY, Diyabet, Böbrek Hastalığı, SGLT2 İnhibitörleri, Finerenon, Kardiyovasküler Hastalık, Epidemiyoloji</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/abd-de-diyabetik-bobrek-hasari-artiyor-nhanes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’li Yetişkinlerde Takviye Kullanımı 24 Yılda Nasıl Değişti?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/abd-yetiskinlerde-takviye-kullanimi-degisimi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/abd-yetiskinlerde-takviye-kullanimi-degisimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık desteği]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[besin takviyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[eklem desteği]]></category>
		<category><![CDATA[kamu sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[multivitamin]]></category>
		<category><![CDATA[multivitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[NHANES]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/abd-yetiskinlerde-takviye-kullanimi-degisimi/</guid>

					<description><![CDATA[NHANES verileri, ABD’li yetişkinlerde takviye kullanımının 1999’dan 2023’e artarken multivitaminlerden bağışıklık, bağırsak ve eklem desteğine kaydığını gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de yetişkinlerin besin takviyelerine yaklaşımı son çeyrek yüzyılda belirgin biçimde değişti. Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması’nın (NHANES) 1999 ile 2023 arasındaki verilerini inceleyen geniş kapsamlı analiz, yalnızca takviye kullanımının genel olarak arttığını değil, aynı zamanda kullanım alışkanlıklarının daha parçalı ve hedefe dönük hale geldiğini <a href="https://oncology.com.tr/car-t-hucre-tedavisi-kan-kanseri-etkinlik-artisi/" title="CAR T Hücrelerinde Yeni Zayıf Nokta: Kan Kanserlerinde Etkinliği Uzatabilecek Mekanizma Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor. Bir dönem ağırlıkla multivitamin-multimineral ürünlere dayanan tablo, bugün <a href="https://oncology.com.tr/glioblastom-car-t-tedavisinde-bagisiklik-yaniti/" title="Beyin Tümöründe CAR-T Başarısında Bağışıklık Sistemi Yanıtı Belirleyici Olabilir" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık</a> desteği, iltihap karşıtı etki, bağırsak sağlığı, cilt bakımı ve eklem desteği gibi daha özel amaçlarla pazarlanan ve tercih edilen ürünlerle çeşitlenmiş durumda.</p>
<p>Bu eğilim, beslenme takviyelerinin artık yalnızca eksikliği tamamlayan basit ürünler olarak görülmediğine işaret ediyor. Araştırmanın işaret ettiği değişim, kamu sağlığı önceliklerinden tüketici beklentilerine ve beslenme biliminin gelişen diline kadar uzanan daha geniş bir dönüşümün parçası gibi görünüyor. Multivitaminler uzun süre genel sağlığı destekleyen pratik bir seçenek olarak öne çıkmıştı. Ancak güncel kullanım örüntüleri, birçok yetişkinin daha spesifik fizyolojik hedeflere odaklanan ürünlere yöneldiğini gösteriyor. Bu durum, bireylerin kendi sağlık gündemlerini daha ayrıntılı biçimde tanımladığını ve takviye tercihlerinin de buna göre şekillendiğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan bulgularından biri, yaşlı yetişkinler arasındaki kullanım artışı oldu. Yaş ilerledikçe kronik hastalık yükü, çoklu ilaç kullanımı ve beslenme yetersizliği riski artabildiği için bu grubun takviye ürünlerine daha fazla yönelmesi şaşırtıcı değil. Bununla birlikte, veriler bu eğilimin yalnızca sağlık sorunlarına tepki olarak değil, aynı zamanda “sağlıklı yaşlanma” ve işlevselliği koruma arzusuyla da bağlantılı olabileceğini düşündürüyor. Araştırmanın kapsamı, bu artışın nedenlerine ilişkin kesin bir klinik sonuç vermekten ziyade, demografik değişimin açık bir kullanım örüntüsü oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından önemli noktalardan biri, takviye kullanımındaki bu çeşitliliğin her zaman bilimsel kanıt düzeyinde aynı karşılığı taşımaması. Örneğin bazı ürünler belirli besin öğesi eksikliklerini gidermeye yardımcı olabilirken, bazıları için destekleyici kanıtlar daha sınırlı olabiliyor. Özellikle bağışıklık sağlığı, iltihap kontrolü veya <a href="https://oncology.com.tr/ortak-yasam-mikrobiyotasi-etkileri/" title="Aynı Çatıyı Paylaşmak, Mikrobiyotayı da Yakınlaştırıyor: Yeni Çalışma Ortak Yaşamın Etkisini Ortaya Koydu" data-wpan-internal-link="1">bağırsak mikrobiyomu</a> gibi alanlarda tüketici ilgisi hızla artmış olsa da, bu alanlardaki ürünlerin etkisi kullanılan içeriğe, doza, kişinin beslenme durumuna ve mevcut sağlık koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle artan popülerlik, otomatik olarak eşdeğer klinik yarar anlamına gelmiyor.</p>
<p>Analiz, aynı zamanda modern beslenme davranışlarının daha kişiselleşmiş hale geldiğini de yansıtıyor. İnsanlar artık takviyeleri yalnızca “vitamin almak” için değil, uyku, enerji, bağışıklık, cilt görünümü veya eklem rahatlığı gibi gündelik sağlık hedefleriyle ilişkilendirerek seçiyor. Bu davranış değişimi, sağlık iletişimi ve pazarlamanın etkisini de akla getiriyor. Ancak bilimsel açıdan bakıldığında, bireysel kullanımın artmasıyla birlikte güvenlik, etkileşim ve gereklilik soruları da daha önemli hale geliyor. Takviyeler reçeteli ilaçlar yerine geçmez ve bazı durumlarda ilaçlarla etkileşime girebilir ya da aşırı alım riski yaratabilir.</p>
<p>Özellikle yaşlı yetişkinlerde bu konu daha hassas bir boyut kazanıyor. Kronik hastalıkların yaygın olduğu ileri yaş gruplarında, birden fazla takviyeyi aynı anda kullanmak yaygın olabiliyor. Buna rağmen her ürünün gerçekten gerekli olup olmadığı her zaman net değil. Beslenme eksiklikleri, laboratuvar değerlendirmeleri ve klinik gereksinimler göz önüne alınmadan yapılan bilinçsiz kullanım, beklenen yararı sağlamayabilir. Bu nedenle araştırmanın ortaya koyduğu tablo, takviyelerin toplumda ne kadar yaygınlaştığını göstermesi bakımından değerli olsa da, klinik kararların bireysel değerlendirmeye dayanması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>
<p>NHANES verilerinden elde edilen bulgular, halk sağlığı açısından da dikkat çekici. Takviye kullanımındaki artış, bazı gruplarda beslenme yetersizliği farkındalığının yükseldiğini gösterebilir. Öte yandan, sağlıklı beslenmenin yerini takviyelerin alabileceği yönündeki yanlış algıların güçlenmesi riski de bulunuyor. Bilim insanlarının uzun süredir vurguladığı gibi, besin takviyeleri çoğu zaman dengeli bir diyetin tamamlayıcısıdır; onun yerine geçen ürünler değildir. Bu ayrım, özellikle reklam mesajlarının karmaşıklaştığı ve tüketiciye çok sayıda seçenek sunulduğu bir pazarda daha da önemli hale geliyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, ABD’li yetişkinlerde besin takviyesi kullanımının yalnızca yaygınlaşmadığını, aynı zamanda daha hedefli ve çeşitlenmiş bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Multivitaminlerden özel amaçlı ürünlere uzanan bu değişim, yaşlanma, kronik hastalık yönetimi, sağlık farkındalığı ve tüketici davranışları arasındaki ilişkinin daha yakından incelenmesi gerektiğine işaret ediyor. Bulgular, takviyelerin modern sağlık kültüründe giderek daha merkezi bir yer edindiğini ortaya koyarken, en büyük ihtiyacın hâlâ bilimsel kanıt, doğru kullanım ve bireysel değerlendirme olduğunu da hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Trends and diversification in dietary supplement use among U.S. adults from 1999 to 2023.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Not provided.</p>
<p><strong>References:</strong><br />Not provided.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Vitaminler, diyet takviyeleri, multivitamin-multimineraller, bağışıklık sağlığı, anti-enflamatuar, bağırsak sağlığı, cilt sağlığı, eklem sağlığı, NHANES, yaşlanma, halk sağlığı, beslenme eğilimleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/abd-yetiskinlerde-takviye-kullanimi-degisimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’de Çocukluk Çağı Obezitesi İlk Kez Yeni Lancet Komisyonu Ölçütleriyle Haritalandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/abd-cocukluk-cagi-obezitesi-lancet-olcutleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/abd-cocukluk-cagi-obezitesi-lancet-olcutleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 22:58:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[adipözite ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı obezitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Lancet Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[NHANES]]></category>
		<category><![CDATA[NHANES verileri]]></category>
		<category><![CDATA[obezite epidemiyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[pediatrik obezite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/abd-cocukluk-cagi-obezitesi-lancet-olcutleri/</guid>

					<description><![CDATA[Pennington Biomedical araştırmacıları, ABD’de 5-18 yaş arası çocuklarda Lancet Komisyonu’nun yeni sınıflandırmasıyla obeziteyi klinik açıdan ayrıntılı olarak ilk kez ölçtü ve sağlık risklerini ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pennington Biomedical Research Center’dan araştırmacılar, çocuk ve ergen obezitesini yalnızca beden kitle indeksine bakarak değil, daha ayrıntılı ve klinik açıdan daha anlamlı bir çerçeveyle inceleyen yeni bir çalışma yayımladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde 5 ila 18 yaş arasındaki çocuk ve <a href="https://oncology.com.tr/esrar-tutun-birlikte-kullanimi-ergenlerde-bilissel-etki/" title="Esrar ve Tütün Birlikte Kullanıldığında Psikoz Riski Taşıyan Gençlerde Bilişsel Performansı Zayıflatıyor" data-wpan-internal-link="1">gençlerde</a> obezite sıklığı, ilk kez Lancet Komisyonu’nun önerdiği tanımlarla hesaplandı. Bu yaklaşım, fazla yağ dokusunu iki ayrı kategoriye ayırıyor: henüz belirgin sağlık sorunlarına yol açmamış <strong>preklinik obezite</strong> ve fazla yağlanmaya bağlı ölçülebilir sağlık bozulmalarıyla seyreden <strong>klinik obezite</strong>.</p>
<p>Çalışma, saygın <em>Obesity</em> dergisinde yayımlandı ve Editörün Seçimi olarak öne çıkarıldı. Araştırmacılar, ABD’yi temsilen kullanılan Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması’na (NHANES) ait 2017–2023 verilerini analiz ederek, çocukluk çağı obezitesinin yalnızca yaygınlığını değil, aynı zamanda klinik olarak ne ölçüde hastalığa dönüştüğünü de göstermeye çalıştı. Bu yönüyle araştırma, çocuklarda obezite izlemi için klasik yaklaşımın ötesine geçen önemli bir epidemiyolojik adım olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Yeni sınıflandırmanın temel farkı, vücut ağırlığının ötesine bakması. Geleneksel BMI temelli ölçümler, fazla yağlanmanın varlığını işaret edebilse de, her zaman bu yağlanmanın çocuk ya da ergenin metabolik sağlığını ne kadar etkilediğini <a href="https://oncology.com.tr/pankreas-kanseri-b-hucre-plastisitesi/" title="Pankreas Tümörlerinin B Hücrelerini Yeniden Şekillendirdiği Yeni Mekanizma Ortaya Kondu" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyamıyor. Lancet Komisyonu’nun çerçevesi ise fazla adipöziteyi, doku düzeyinden organ işlevlerine ve klinik sonuçlara kadar uzanan daha geniş bir perspektifle ele alıyor. Böylece aynı beden ölçülerine sahip iki çocuk, sağlık açısından farklı risk gruplarında sınıflandırılabiliyor.</p>
<p>Araştırmanın bulguları, çocukluk ve ergenlik döneminde obezitenin tek tip bir durum olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Pennington Biomedical’de Pediatrik Obezite ve Sağlık Davranışı Laboratuvarı’nı yöneten Dr. Amanda Staiano, sonuçların klinik açıdan önemli olduğunu vurgulayarak, pediatrik nüfusun kayda değer bir bölümünün halihazırda obeziteyle ilişkili ölçülebilir sağlık sorunları geliştirdiğine dikkat çekti. Bu sorunlar, çocuklarda yağlanmanın yalnızca ileride ortaya çıkabilecek bir risk değil, bazı durumlarda bugünden başlayarak sistemleri etkileyen aktif bir hastalık süreci olabileceğini düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pediatric obesity prevalence in US children and adolescents using new Lancet Commission definitions</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prevalence of Preclinical and Clinical Obesity Among US Children and Adolescents Aged 5 to 18 Years: NHANES 2017–2023</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Çocukluk çağı obezitesi, Obezite, Metabolik bozukluklar, Diyabet, Çocuklar, Gençler, Bilimsel yayıncılık, Tıbbi araştırma tesisleri, Araştırma üniversiteleri</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/hipodiploid-kanser-kromozom-kaybi/" data-wpan-internal-link="1">Küçülen Genomlarda Hızlanan Evrim: Yeni Çalışma Kanserin Beklenmedik Uyarlanmasını Ortaya Koydu</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/abd-cocukluk-cagi-obezitesi-lancet-olcutleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
