<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>moleküler profil &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/molekuler-profil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Jun 2026 00:46:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>moleküler profil &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üçlü Negatif Meme Kanserinde Nüks Riskini Tanımlayan Avrupa Çalışması Yeni Bir Yol Açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/uclu-negatif-meme-kanseri-nuks-risk-molekuler-profil/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/uclu-negatif-meme-kanseri-nuks-risk-molekuler-profil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2026 00:46:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[GAMBIT çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[genomik profilleme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser biyobelirteçleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler profil]]></category>
		<category><![CDATA[neoadjuvan kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[nüks riski]]></category>
		<category><![CDATA[patolojik tam yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü negatif meme kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/uclu-negatif-meme-kanseri-nuks-risk-molekuler-profil/</guid>

					<description><![CDATA[GAMBIT çalışması, üçlü negatif meme kanseri hastalarında patolojik tam yanıt sonrası nüks riskinin moleküler profilleme ile farklılaştığını ve takip stratejilerinin kişiselleştirilmesi gerektiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üçlü negatif meme kanseri (TNBC), agresif seyri ve sınırlı <a href="https://oncology.com.tr/fda-onayi-hr-her2-ileri-meme-kanseri-palbociklib/" title="FDA, HR+/HER2+ İleri Meme Kanserinde Palbosiklib Kombinasyonuna Onay Verdi" data-wpan-internal-link="1">hedefe yönelik tedavi</a> seçenekleri nedeniyle onkolojinin en zorlayıcı alt tiplerinden biri olarak görülüyor. Avrupa’dan gelen yeni ve geniş ölçekli bir gerçek yaşam çalışması ise bu hastalıkta tedavi sonrası riskin yalnızca patolojik tam yanıt alınıp alınmadığına bakılarak tam olarak anlaşılamayabileceğini gösteriyor. Nature Communications’ta 2026’da yayımlanan GAMBIT çalışması, neoadjuvan tedavi sonrası patolojik tam yanıt elde eden hastalarda bile nüks riskinin heterojen olduğunu ve bazı moleküler özelliklerin bu riski ayırt etmede önemli olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Neoadjuvan tedavi, ameliyat öncesinde uygulanan kemoterapi yaklaşımı olarak, tümörün küçültülmesi ve cerrahinin daha etkili biçimde planlanması açısından TNBC’de standart yaklaşımlardan biri haline geldi. Bu tedavinin ardından tümör dokusunda ve lenf düğümlerinde canlı invaziv kanser hücresi saptanmaması “patolojik tam yanıt” olarak tanımlanıyor. Klinik uygulamada pCR, genellikle daha iyi prognozla ilişkilendiriliyor. Ancak GAMBIT verileri, bu olumlu sonucun her hastada aynı uzun dönem güvenceyi vermediğini ve takip stratejilerinin daha ince ayarlarla planlanması gerekebileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, Avrupa genelinde çok merkezli ve prospektif bir gerçek yaşam kayıt sistemi kullanması. Araştırmacılar, farklı neoadjuvan rejimlerle tedavi edilen 1.000’den fazla TNBC hastasından elde edilen klinik ve moleküler verileri bir araya getirdi. Bu geniş veri seti sayesinde yalnızca tedavi yanıtı değil, aynı zamanda zaman içinde gelişen nüks örüntüleri de incelendi. Elde edilen <a href="https://oncology.com.tr/toplumsal-tutumlar-azaldikca-iliski-siddet-geriliyor/" title="Şiddete Tolerans Azaldıkça İlişki İçi Şiddet de Geriliyor: 69 Ülkeden Küresel Bulgular" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a>, pCR’ye ulaşan hastalar arasında bile bazı alt grupların belirgin biçimde farklı risk profilleri taşıdığını gösterdi.</p>
<p>TNBC, östrojen, progesteron ve HER2 reseptörlerinin bulunmamasıyla tanımlanıyor. Bu biyolojik yapı, hastalığın hem daha saldırgan seyretmesine hem de klasik hormon veya HER2 hedefli tedavilere yanıt vermemesine yol açıyor. Bu nedenle tedavi sonrası izlem, yalnızca görüntüleme ve rutin kontrollerden ibaret olmaktan çıkıp risk temelli bir yaklaşım gerektiriyor. GAMBIT çalışmasının tam da bu noktada önemli bir katkı sunduğu görülüyor: pCR elde eden hastalar içinde kimin daha yakından izlenmesi gerektiğine dair biyolojik işaretler belirlenmeye başlanıyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan unsurlarından biri yüksek çözünürlüklü genomik profillemenin klinik takiplerle birlikte değerlendirilmesi oldu. Bu yaklaşım, kanserin görünürde tamamen ortadan kalkmış gibi davrandığı durumlarda bile, altta yatan moleküler özelliklerin gelecekteki nüks ihtimalini etkileyebileceğini destekliyor. Araştırma ekibi, nüks riskini birbirinden ayıran farklı moleküler imzalar saptadıklarını bildiriyor. Bu da, tek başına “tam yanıt” ifadesinin, tedavi sonrası biyolojik çeşitliliği tarif etmek için yeterli olmayabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Onkoloji literatüründe pCR, özellikle TNBC’de güçlü bir sonlanım ölçütü kabul ediliyor. Buna karşın, gerçek yaşam verileri çoğu zaman klinik deneylerden daha karmaşık sonuçlar veriyor; çünkü hasta profilleri, kullanılan ilaç kombinasyonları ve izlem süreleri değişkenlik gösterebiliyor. GAMBIT gibi çok uluslu kayıtlar, kontrollü çalışmaların sağlayamadığı geniş bir hasta çeşitliliğini yansıtması açısından değer taşıyor. Bu da sonuçları günlük klinik pratiğe daha yakın hale getiriyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli mesajı, tedavi sonrasında her hastaya aynı yoğunlukta yaklaşmanın en doğru seçenek olmayabileceği. Bazı hastalarda nüks riski oldukça düşük görünürken, belirli moleküler özellikler taşıyan gruplarda daha dikkatli izlem gerekebileceği anlaşılıyor. Bu durum, kişiselleştirilmiş kanser bakımının yalnızca tedavi seçiminde değil, tedavi sonrası takip planında da belirleyici olabileceğini gösteriyor. Böylece görüntüleme aralıkları, klinik kontrol sıklığı ve uzun dönem izlem stratejileri biyolojik riske göre uyarlanabilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın klinik uygulamaya etkisi dikkatli okunmalı. Bu, yeni bir tedavinin etkinliğini kanıtlayan bir çalışma değil; daha çok hangi hastaların tedavi sonrası dönemde ek risk taşıyabileceğini açıklığa kavuşturan bir risk sınıflandırma çalışması. Başka bir deyişle, elde edilen bulgular <a href="https://oncology.com.tr/orta-java-balatrine-helminth-enfeksiyon/" title="Endonezya’da Yeni Tuvalet Modeli Solucan Enfeksiyonlarına Karşı Umut Verdi" data-wpan-internal-link="1">umut</a> verici olsa da, hemen her merkezde uygulanacak tek bir standart protokol oluşturmak için daha fazla doğrulama gerekebilir. Özellikle genomik işaretlerin hangi düzeyde karar süreçlerine entegre edileceği, gelecekteki çalışmalarda yanıtlanması gereken başlıklardan biri olmaya devam ediyor.</p>
<p>Buna rağmen, GAMBIT çalışması TNBC yönetiminde önemli bir boşluğu hedef alıyor: Hastalar tedaviye tam yanıt verse bile nüksün neden bazı kişilerde gelişip bazılarında gelişmediğini anlamak. Bu sorunun yanıtı, yalnızca bilimsel açıdan değil, hasta danışmanlığı ve takip planlaması açısından da kritik. Daha rafine risk sınıflandırması sayesinde klinisyenler, düşük riskli hastalarda gereksiz yoğun izlemden kaçınırken, yüksek riskli olabilecek hastalarda daha temkinli bir yaklaşım benimseyebilir. Avrupa’dan gelen bu büyük veri, TNBC’de “tam yanıt” kavramının son söz değil, daha çok kişiselleştirilmiş izlemin başlangıç noktası olduğunu hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Risk stratification and relapse patterns in triple-negative breast cancer patients achieving pathological complete response after neoadjuvant therapy.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Risk stratification and relapse pattern in triple-negative breast cancer with pathological complete response after neoadjuvant treatment: the European GAMBIT real-world study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Massa, D., Foukakis, T., Giacchetti, S. et al. Risk stratification and relapse pattern in triple-negative breast cancer with pathological complete response after neoadjuvant treatment: the European GAMBIT real-world study. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-74056-2</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/uclu-negatif-meme-kanseri-nuks-risk-molekuler-profil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
