<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>metabolik cerrahi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/metabolik-cerrahi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 18:32:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>metabolik cerrahi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Obezite tanımında yeni yaklaşım: Tedavi kararı yalnızca metabolik testlere bağlı olmayabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yeni-obezite-siniflandirmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yeni-obezite-siniflandirmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:32:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik obezite]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezite sınıflandırması]]></category>
		<category><![CDATA[obezite tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yeni-obezite-siniflandirmasi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir derleme, obezitenin yalnızca metabolik testlerle değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Fazla yağ dokusunun organ ve günlük yaşam işlevlerine etkisi, tedavi kararlarında daha fazla önem taşıyabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezitenin değerlendirilmesinde yalnızca kan şekeri, tansiyon ve kan yağları gibi metabolik göstergelere odaklanmak, bazı hastaların ihtiyaç duyduğu tedaviyi geciktirebilir. Louisiana State University bünyesindeki Pennington Biyomedikal Araştırma Merkezi’nden araştırmacılar, yeni bir derlemede obezitenin, fazla yağ dokusunun organların, dokuların veya günlük yaşam işlevlerinin çalışmasını bozup bozmadığı üzerinden yeniden tanımlanmasını önerdi.</p>
<p><em>The Journal of Clinical Endocrinology &amp; Metabolism</em> dergisinde <a href="https://oncology.com.tr/intrinsik-daginik-proteinler-goose-cercevesi/" title="Nature’da yayımlanan yeni çerçeve: Dağınık proteinlerde sıra–işlev bağını hesaplamayla yakalamak" data-wpan-internal-link="1">yayımlanan</a> değerlendirme, uzun süredir kullanılan “metabolik olarak sağlıklı obezite” kavramını yeniden ele alıyor. Bu ifade genellikle obezite ölçütlerini karşılayan, ancak belirli metabolik bozuklukları henüz göstermeyen kişiler için kullanılıyor. Yüksek kan şekeri, hipertansiyon ve anormal kan lipidleri bu değerlendirmelerde sıklıkla dikkate alınan göstergeler arasında yer alıyor.</p>
<p>Ancak araştırmacılara göre mevcut test sonuçları, obezitenin vücutta yol açabileceği tüm etkileri yansıtmayabilir. Bir kişi belirli bir dönemde metabolik açıdan normal değerlere sahip olsa bile fazla yağ dokusu; hareket kabiliyetini, solunum işlevini, eklemleri veya başka organ ve dokuların çalışma biçimini etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca laboratuvar sonuçlarına dayanan bir sınıflandırma, hastalığın klinik önemini olduğundan düşük gösterebilir.</p>
<p>Derlemede öne çıkan yaklaşım, obeziteyi iki farklı klinik aşama üzerinden değerlendirmeyi amaçlıyor. “Klinik obezite”, fazla yağ dokusunun organ veya doku işlevlerinde bozulmaya ya da kişinin günlük aktivitelerinde belirgin kısıtlanmaya yol açtığı durumu ifade ediyor. “Klinik öncesi obezite” ise henüz bu tür işlev kayıplarının ortaya çıkmadığı, ancak ileride sağlık sorunları gelişme riskinin bulunduğu aşamayı tanımlamak için kullanılıyor.</p>
<p>Bu ayrım, hastaların aynı risk düzeyinde olmadığı gerçeğini daha iyi yansıtabilir. Klinik öncesi obezitesi bulunan kişilerin düzenli izlem, yaşam tarzı desteği ve risk değerlendirmesine ihtiyacı olabilir. Fazla yağ dokusuna bağlı organ veya doku işlev bozukluğu saptanan kişilerde ise daha yoğun tıbbi yaklaşım, kilo kaybı ilaçları ya da uygun görülen durumlarda metabolik cerrahi gündeme gelebilir. Araştırmacılar, böyle bir sınıflandırmanın tedaviyi tek bir vücut kitle indeksi veya sınırlı sayıdaki metabolik ölçüm üzerinden belirlemekten daha işlevsel olabileceğini savunuyor.</p>
<p>Vücut kitle indeksi, toplum düzeyinde ve klinik uygulamada yaygın kullanılan bir tarama ölçütü olsa da yağ dokusunun vücutta nasıl dağıldığını veya kişinin işlevsel durumunu tek başına göstermez. Aynı vücut kitle indeksine sahip iki kişinin metabolik özellikleri, fiziksel kapasitesi ve obeziteyle ilişkili sağlık sorunları birbirinden farklı olabilir. Yeni öneri, bu farklılıkların tanı ve tedavi planlamasında daha görünür hale getirilmesini hedefliyor.</p>
<p>“Metabolik olarak sağlıklı obezite” kavramı da bu nedenle tartışmalı kabul ediliyor. Metabolik açıdan normal görünen durumun kalıcı olup olmadığı ve zaman içinde diyabet ya da kalp-damar hastalıkları gibi sorunlara dönüşme riskinin kişiden kişiye değişebileceği biliniyor. Derleme, bu ifadeyi kesin bir güvenlik kategorisi gibi kullanmak yerine, hastaların organ işlevleri ve genel sağlık durumlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Önerilen modelin klinik uygulamaya tam olarak nasıl aktarılacağı ise gelecekteki araştırmalarla netleşecek. Hekimlerin tedavi kararlarında kişinin belirtilerini, işlevsel kısıtlılıklarını, eşlik eden hastalıklarını ve uzun vadeli risklerini birlikte <a href="https://oncology.com.tr/kucuk-dna-parcalari-dairesellestirme-verimi/" title="Küçük DNA parçalarında daireselleştirme verimi nasıl fazla hesaplanıyor? Yeni protokol değerlendirmesi" data-wpan-internal-link="1">değerlendirmesi</a> gerekecek. Araştırmacılara göre obeziteyi yalnızca sayısal ölçümlerle değil, fazla yağ dokusunun yaşam ve organ işlevleri üzerindeki etkisiyle tanımlamak, hem erken müdahaleyi hem de daha uygun tedavi seçimini destekleyebilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Obesity definitions, metabolically healthy obesity, clinical obesity, preclinical obesity and obesity-related organ or tissue dysfunction</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Does metabolically healthy obesity really exist: going toward new definitions</p>
<p><strong>References:</strong><br />Rodriguez C. and Ravussin E., “Does metabolically healthy obesity really exist: going toward new definitions,” The Journal of Clinical Endocrinology &amp; Metabolism, DOI: 10.1210/clinem/dgag247</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Obezite, Metabolik olarak sağlıklı obezite, Klinik obezite, Preklinik obezite, <a href="https://oncology.com.tr/kisa-zincirli-yag-asitleri-scfa-saglik-sinyalleri/" title="Bağırsak mikroplarının ürettiği kısa zincirli yağ asitleri: Metabolizma ve bağışıklıkta yeni sinyal yolları" data-wpan-internal-link="1">Metabolik sağlık</a>, Adipozite, Organ disfonksiyonu, Diyabet, Kardiyovasküler hastalık, Obezite tedavisi, Farmakoterapi, Bariatrik cerrahi, Pennington Biyomedikal Araştırma Merkezi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yeni-obezite-siniflandirmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Tedavisinde Terazi Değişti: GLP-1 İlaçları Yükselirken Bariatrik Cerrahi Geriliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-obezite-tedavisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-obezite-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 15:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bariatrik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kilo kaybı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[obezite tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Roux-en-Y gastrik bypass]]></category>
		<category><![CDATA[sleeve gastrektomi]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-obezite-tedavisi/</guid>

					<description><![CDATA[2022-2024 yılları arasında obezite tedavisinde metabolik bariatrik cerrahi azalmış, GLP-1 ilaçları ise hızla yükselmiştir. Bu değişim tedavi tercihlerinde önemli bir dönüşümü gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite tedavisinde son yılların en dikkat çekici dönüşümlerinden biri, ameliyatla kilo kaybı sağlayan yaklaşımlar ile ilaç temelli tedaviler arasındaki dengenin hızla değişmesi oldu. <em>JAMA Surgery</em>’de yayımlanan yeni bir inceleme, 2022 ile 2024 arasında metabolik bariatrik cerrahi kullanımının yüzde 34,1 azaldığını, buna karşılık glukagon benzeri peptid-1 reseptör agonistleri olarak bilinen GLP-1 ilaçlarının kullanımının yüzde 140,4 arttığını ortaya koyuyor. Bulgular, obezite yönetiminde klinik tercihler, erişilebilirlik ve hasta beklentilerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor.</p>
<p>Metabolik bariatrik cerrahi, uzun süredir kalıcı kilo kaybı ve obeziteye eşlik eden metabolik hastalıkların kontrolü açısından en etkili seçeneklerden biri olarak kabul ediliyor. Roux-en-Y gastrik bypass ve sleeve gastrektomi gibi işlemler, mide ve bağırsak anatomisini değiştirerek hem alınan kaloriyi azaltıyor hem de iştah ve toklukla ilişkili hormonal yanıtları etkiliyor. Bu nedenle cerrahi, yalnızca kilo azalması değil, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve dislipidemi gibi durumlarda da iyileşme potansiyeli nedeniyle önemli bir tedavi aracı olarak görülüyordu.</p>
<p>Ancak yeni veriler, bu güçlü klinik geçmişe rağmen cerrahiye başvuruların belirgin biçimde düştüğünü gösteriyor. Araştırmanın işaret ettiği gerileme, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık görünüyor. Son yıllarda GLP-1 reseptör agonistlerinin hem hekimler hem de hastalar arasında daha fazla görünürlük kazanması, tedavi tercihlerindeki kaymayı hızlandırmış olabilir. Bu ilaçlar, bağırsaktan yemek sonrası salınan doğal inkretin hormonlarını taklit ederek iştahı azaltan, mide boşalmasını yavaşlatan ve bazı hastalarda kilo kaybını destekleyen farmakolojik seçenekler arasında yer alıyor.</p>
<p>GLP-1 tedavilerinin yükselişi, obezite alanında daha geniş bir dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. İlaçların iğne ya da bazı formülasyonlarda farklı uygulama yollarıyla kullanılabilmesi, cerrahiye kıyasla daha az invaziv bir seçenek sunması ve bazı hastalar için ilk etapta daha kabul edilebilir görünmesi bu ilginin artmasında rol oynayabilir. Bununla birlikte uzmanlar, ilaçların etkisi, kalıcılığı, erişim koşulları ve maliyet gibi değişkenlerin her hasta için aynı sonucu vermeyeceğini vurguluyor.</p>
<p>Çalışmanın ortaya koyduğu keskin karşıtlık, obezite tedavisinde “tek doğru” yaklaşımın olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Bariatrik cerrahi, özellikle ileri derecede obezitesi olan ve eşlik eden metabolik <a href="https://oncology.com.tr/abd-bronsektazi-ntm-bakim-agi-62-merkez/" title="Nadir Akciğer Hastalıkları İçin Uzman Ağ Genişledi: ABD’de 62 Merkeze Ulaştı" data-wpan-internal-link="1">hastalıkları</a> bulunan kişilerde güçlü ve uzun süreli sonuçlar sağlayabiliyor. Öte yandan GLP-1 ilaçları, daha geniş hasta gruplarında uygulanabilirliği artırarak klinisyenlerin tedavi basamaklarını yeniden düşünmesine yol açıyor. Bu durum, bazı hastaların ameliyata gitmeden önce farmakolojik tedavilere yönlendirilmesi ya da cerrahiye uygun hastalarda bile ilaçların daha erken tercih edilmesi anlamına gelebilir.</p>
<p>Bununla birlikte uzman yaklaşımı açısından önemli bir nokta, bu iki tedavi hattının birbirini tamamen dışlayan seçenekler olmadığıdır. Obezite, biyolojik, davranışsal ve çevresel bileşenleri olan kronik bir hastalık olarak kabul ediliyor; dolayısıyla tedavi planı kişinin vücut kitle indeksi, metabolik eşlikleri, yaşam öyküsü, ilaç toleransı ve uzun vadeli hedeflerine göre şekilleniyor. Yeni JAMA Surgery çalışması da esas olarak, son iki yılda sağlık sistemlerinde ve klinik pratikte hangi seçeneklerin öne çıktığına dair güncel bir tablo sunuyor.</p>
<p>Özellikle 2022–2024 döneminin seçilmiş olması anlamlı. Bu dönem, GLP-1 temelli ilaçların obezite tedavisinde daha fazla konuşulmaya başlandığı, hasta talebinin arttığı ve medyada görünürlüğünün belirgin biçimde yükseldiği bir evreye denk geliyor. Cerrahiye olan ilginin azalmasında, ilaçların etrafında oluşan beklenti, ilaç bulunabilirliği ve sağlık hizmeti organizasyonundaki değişimler de etkili olabilir. Buna karşın cerrahinin azalması, onun klinik değerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; daha çok yeni tedavi ortamında göreli konumunun değiştiğini gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından asıl soru, bu değişimin uzun vadede hangi hasta gruplarını nasıl etkileyeceği. GLP-1 ilaçları birçok kişi için <a href="https://oncology.com.tr/tekrarlayan-karaciger-kanserinde-tace-sbrt-kombinasyonu/" title="Tekrarlayan Karaciğer Kanserinde Sıralı TACE ve SBRT Kombinasyonu Umut Veriyor" data-wpan-internal-link="1">umut</a> verici bir seçenek sunarken, tedavinin sürdürülmesi, yan etkilerin yönetimi ve kilo kaybının korunması gibi başlıklar hâlâ klinik izlem gerektiriyor. Bariatrik cerrahi ise yaşam boyu takip ve beslenme desteği gerektiren bir yöntem olmaya devam ediyor. Bu nedenle güncel veriler, obezite tedavisinde kararın yalnızca etkinlik üzerinden değil, sürdürülebilirlik, erişim ve bireysel uygunluk üzerinden de verilmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>Sonuç olarak bu araştırma, obezite tedavisinin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Metabolik bariatrik cerrahi hâlâ güçlü bir seçenek olarak önemini korurken, GLP-1 reseptör agonistlerinin hızlı yükselişi klinik uygulamayı belirgin biçimde etkiliyor. Önümüzdeki yıllarda bu iki yaklaşımın birbirini nasıl tamamlayacağı, hangi hastalarda hangisinin daha fazla öne çıkacağı ve sağlık sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, obezite tedavisinin yönünü belirleyen temel sorular olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Trends in utilization of metabolic bariatric surgery and glucagon-like peptide-1 receptor agonists in obesity treatment</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Not specified</p>
<p><strong>References:</strong><br />doi:10.1001/jamasurg.2026.1343</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kilo kaybı, Cerrahi, <a href="https://oncology.com.tr/obezitede-bagirsak-mikrobiyomu-ag-yapisi/" title="Bağırsak Mikrobiyomunun Ağ Yapısı, Obezitede Metabolik Sağlıkla Bağlantılı Çıktı" data-wpan-internal-link="1">Metabolik sağlık</a>, Peptitler, Agonistler</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-obezite-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
