<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>metabolik belirteçler &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/metabolik-belirtecler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2026 22:22:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>metabolik belirteçler &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BT Taramalarından Yeni Bir Risk İşareti: Mide Kanseri Prognozunda Daha Keskin Bir Bakış</title>
		<link>https://oncology.com.tr/mide-kanseri-prognozu-bt-risk-isareti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/mide-kanseri-prognozu-bt-risk-isareti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 22:22:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteç]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[BT görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kanser prognozu]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tıp]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik belirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prognoz]]></category>
		<category><![CDATA[risk sınıflandırması]]></category>
		<category><![CDATA[vücut kompozisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/mide-kanseri-prognozu-bt-risk-isareti/</guid>

					<description><![CDATA[UNICAMP araştırmacıları, BT görüntülerinden yeni bir biyobelirteç geliştirerek mide kanseri prognozunun doğruluğunu artıran yenilikçi bir yöntem sundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Brezilya’da São Paulo Eyalet Üniversitesi Campinas kampüsünde (UNICAMP) yürütülen yeni bir araştırma, mide <a href="https://oncology.com.tr/alkol-pankreas-kanseri-risk-2/" title="Yeni Meta-Analiz: Alkol, Pankreas Kanseri Riskini Daha Net Bir Şekilde İşaret Ediyor" data-wpan-internal-link="1">kanseri</a> hastalarında prognozun değerlendirilmesinde rutin bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerinden türetilen dikkat çekici bir biyobelirteç <a href="https://oncology.com.tr/yaslanma-iltihap-r-loop-tasinmasi/" title="Yaşlanmayla Artan İltihabın Beklenmedik Bir Kaynağı Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koydu. Çalışma, tümörün boyutu ve yayılımına odaklanan klasik evrelemenin ötesine geçerek, hastanın vücut kompozisyonundaki değişimleri de hesaba katan bir yaklaşım öneriyor. Araştırmacılara göre bu yeni gösterge, hastaların riskini daha ayrıntılı biçimde sınıflandırmada mevcut yöntemleri tamamlayabilecek potansiyele sahip.</p>
<p>Mide kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanserler arasında beşinci sırada yer alıyor ve özellikle prognozun bireysel düzeyde öngörülmesi hekimler için uzun süredir zorlayıcı bir alan olmaya devam ediyor. Hastalığın aynı evrede görünen hastalarda bile farklı seyretmesi, yalnızca tümör özelliklerine bakmanın yeterli olmayabileceğini düşündürüyor. UNICAMP’teki ekip de tam olarak bu boşluğa odaklandı ve hastanın genel biyolojik durumunu, özellikle de yağ ve kas dokusunun BT üzerinden ölçülebilen özelliklerini değerlendiren yeni bir risk işareti geliştirdi.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde, araştırmacıların “Visceral Muscle Difference” yani VMD adını verdiği bileşik bir değişken yer alıyor. Bu gösterge, visseral yağ dokusunun özellikleri ile kas dokusunun radyodensite ölçümlerini bir araya getiriyor. Radyodensite, BT görüntülerinde dokuların X-ışınlarını ne ölçüde zayıflattığını ifade eden bir parametre olarak, dokunun fiziksel ve biyolojik özellikleri hakkında dolaylı bilgi sağlayabiliyor. Bu nedenle VMD, yalnızca anatomiye değil, aynı zamanda inflamasyon ve metabolik durum gibi kanserle ilişkili biyolojik süreçlere <a href="https://oncology.com.tr/alkol-pankreas-kanseri-risk/" title="Alkolün Pankreas Kanseriyle İlişkisine Dair Yeni Kanıtlar Güçleniyor" data-wpan-internal-link="1">dair</a> ipuçları sunabilecek bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Geleneksel onkolojik değerlendirmede mide kanseri prognozu büyük ölçüde tümör evresine dayanıyor. Ancak bu yöntem, hastanın genel fizyolojik rezervini, beslenme durumunu ya da kas-yağ dağılımını doğrudan yansıtmıyor. Oysa klinik pratikte bu unsurların, özellikle cerrahi tolerans, tedaviye yanıt ve genel sağkalım üzerinde etkili olabildiği biliniyor. Yeni araştırma, tam da bu nedenle, sadece kanserin kendisini değil hastanın tüm organizmasını hesaba katan bir prognostik çerçevenin daha anlamlı olabileceğini savunuyor.</p>
<p>Çalışma, UNICAMP’in Tıp Bilimleri Fakültesi ile Gleb Wataghin Fizik Enstitüsü’nden araştırmacıların disiplinler arası katkısıyla yürütüldü. Proje, São Paulo Araştırma Vakfı’ndan (FAPESP) alınan çeşitli hibelerle desteklendi. Klinik ve fizik temelli uzmanlıkların bir araya gelmesi, görüntüleme verilerinden nicel biyobelirteç üretme sürecinde kritik rol oynadı. Bu yaklaşım, modern onkolojide giderek daha fazla önem kazanan “görüntüleme biyomarkeri” fikrinin güçlü bir örneği olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>BT görüntüleri, mide kanseri tanısı ve evrelemesi sırasında zaten yaygın biçimde kullanılıyor. Bu da yeni biyobelirtecin uygulanabilirlik açısından önemli bir avantaj taşıdığı anlamına geliyor. Çünkü VMD gibi bir parametrenin rutinde elde edilen görüntülerden hesaplanabilmesi, ek invaziv işlem gerektirmeden daha ayrıntılı risk analizi yapma olanağı sunabilir. Bununla birlikte, araştırma erken aşamadadır ve klinik kullanım için farklı hasta gruplarında doğrulama yapılması gerekir. Bilim insanları açısından asıl soru, bu ölçümün mevcut prognostik sistemlere anlamlı ve güvenilir bir katkı sağlayıp sağlayamayacağıdır.</p>
<p>Yöntemin dikkat çekici yanı, visseral yağ ve kas dokusunu yalnızca miktar olarak değil, doku kalitesini yansıtabilecek radyodensite özellikleri üzerinden birlikte ele almasıdır. Kanser biyolojisinde visseral yağın inflamatuvar süreçlerle, kas dokusundaki değişimlerin ise zayıflama ve kötüleşen klinik rezervle ilişkili olabileceği uzun zamandır tartışılıyor. VMD bu iki ekseni tek bir bileşikte bir araya getirerek, tümör dışı biyolojik etmenleri daha işlevsel bir şekilde görünür kılmayı amaçlıyor. Araştırma bu yönüyle, kişiselleştirilmiş tıp anlayışının görüntüleme temelli araçlarla nasıl genişleyebileceğini gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlar için bu tür bir biyobelirteç, yalnızca sağkalımı öngörmekle sınırlı bir araç olmayabilir. Tedavi planlamasında daha kırılgan hastaların saptanmasına, izlem sıklığının ayarlanmasına ve klinik kararların daha bütüncül verilmesine katkı sağlayabilir. Ancak bu olasılıkların hiçbiri, mevcut bulguların tek başına tedavi standardını değiştirdiği anlamına gelmiyor. Klinik uygulamaya geçiş için prospektif çalışmalar, farklı merkezlerden hasta verileri ve VMD’nin diğer prognostik göstergelerle karşılaştırıldığı analizler gerekecek.</p>
<p>Mide kanserinde prognozun daha isabetli tahmini, hem hasta hem de klinisyen açısından kritik öneme sahip. Hastalığın seyrini daha erken ve daha doğru öngörebilen araçlar, tedavi yoğunluğunun daha uygun belirlenmesine yardımcı olabilir. UNICAMP ekibinin geliştirdiği VMD, bu hedefe doğru atılmış önemli bir metodolojik adım olarak değerlendiriliyor. Yine de bilimsel ihtiyat korunmalı; çünkü görüntüleme temelli yeni bir göstergenin gerçek klinik değeri, ancak geniş ölçekli doğrulama ve uzun dönem sonuçlar ışığında netleşecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Biomarker development for prognosis in gastric cancer utilizing CT scan-derived body composition radiodensity variables</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Determination of a new gastric cancer mortality predictor based on body composition radiodensity variables</p>
<p><strong>References:</strong><br />Original article published in Clinical Nutrition ESPEN, 2026</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1016/j.clnesp.2026.103132</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Gastrik kanser, biyobelirteç, prognoz, radyodensite, visseral yağ, kas, BT taraması, vücut kompozisyonu, makine öğrenimi, kişiselleştirilmiş tıp, inflamasyon, metabolik durum</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/mide-kanseri-prognozu-bt-risk-isareti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Uzayan COVID’in Biyolojik İmzaları: Yeni Çalışma Ayrı Alt Gruplar Ortaya Koydu</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cocuklarda-uzun-covid-alt-gruplar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cocuklarda-uzun-covid-alt-gruplar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 19:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda uzun COVID]]></category>
		<category><![CDATA[gen ifadesi analizi]]></category>
		<category><![CDATA[hücresel metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[immün-metabolik alt gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik belirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[multi-omics analiz]]></category>
		<category><![CDATA[multi-omik analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Nature Communications]]></category>
		<category><![CDATA[pediatrik COVID]]></category>
		<category><![CDATA[uzun COVID]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cocuklarda-uzun-covid-alt-gruplar/</guid>

					<description><![CDATA[Nature Communications'ta yayımlanan çalışma, çocuklarda uzun COVID'in bağışıklık ve metabolizma temelli farklı alt gruplara ayrıldığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19 pandemisinin akut döneminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, enfeksiyonun uzun vadeli etkileri özellikle çocuklarda hâlâ tam olarak çözülebilmiş değil. Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir çalışma, çocukluk çağında görülen uzun COVID’in tek tip bir tablo olmadığını; <a href="https://oncology.com.tr/hassas-cilt-sendromu-rozasea-farklar/" title="Hassas Cilt Sendromu ile Rozaseayı Ayıran Yeni Biyolojik İpuçları Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık sistemi</a> ile metabolizmanın zaman içindeki etkileşimine göre ayrışan birden fazla biyolojik alt grup içerdiğini ortaya koyuyor. Vilser, Han ve Vogel’in öncülük ettiği araştırma, pediatrik uzun COVID’e dair şimdiye dek elde edilen en ayrıntılı immün-metabolik profillerden birini sunuyor.</p>
<p>Uzun COVID, ilk SARS-CoV-2 enfeksiyonundan haftalar ya da aylar sonra devam eden ya da yeniden ortaya çıkan semptomlarla tanımlanıyor. Yorgunluk, baş ağrısı, egzersiz intoleransı, dikkat güçlüğü ve çeşitli nörolojik ya da sistemik yakınmalar bu tabloya eşlik edebiliyor. Ancak çocuklarda belirtilerin şiddeti, süresi ve kombinasyonu oldukça değişken olduğundan, klinisyenler için tanı ve izlem süreci zorlaşıyor. Araştırmacıların bu çalışmada öne çıkardığı temel nokta da tam olarak bu heterojenlik: Uzun COVID tek bir hastalık görünümünden ziyade, farklı biyolojik yollarla şekillenebilen bir sendrom olabilir.</p>
<p>Çalışma, çocuklardan elde edilen bağışıklık ve metabolizma verilerini birlikte inceleyen çok katmanlı bir yaklaşım kullandı. Araştırmacılar, longitudinal yani zaman içinde tekrarlanan ölçümlerle immün hücreleri ve metabolik belirteçleri izledi; böylece hastalığın yalnızca bir anlık fotoğrafını değil, seyrini de değerlendirme olanağı buldu. Transcriptomic profiling olarak bilinen gen ifadesi analizi ile metabolik testlerin bir arada kullanılması, bağışıklık hücrelerinin hangi genetik programları çalıştırdığını ve bu süreçlerin hücresel enerji kullanımıyla nasıl bağlantı kurduğunu göstermeye yardımcı oldu. Bu tür bir multi-omics yaklaşımı, özellikle karmaşık ve çok sistemli hastalıklarda, tek bir laboratuvar bulgusunun kaçırabileceği örüntüleri yakalamak açısından önem taşıyor.</p>
<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, uzun COVID’li çocukların immün-metabolik trajektörlerine göre birbirinden ayrışan alt gruplar halinde sınıflandırılabilmesi oldu. Bu, aynı klinik tanıyı alan çocukların biyolojik düzeyde aynı grupta yer almayabileceğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle, benzer görünen semptomların ardında farklı bağışıklık tepkileri ve farklı metabolik düzen bozuklukları bulunabilir. Bu ayrım, gelecekte daha hedefli tanısal testlerin geliştirilmesine ve tedavi stratejilerinin kişiselleştirilmesine zemin hazırlayabilir.</p>
<p><a href="https://oncology.com.tr/alk-mutasyonu-pankanser-immunoterapi-biyobelirteci/" title="ALK Gen Mutasyonları, Çoklu Kanser Türlerinde İmmünoterapi Yanıtını Öngörebilir" data-wpan-internal-link="1">Bağışıklık sistemi</a> ile metabolizma arasındaki ilişki, enfeksiyon sonrası iyileşmenin merkezinde yer alıyor. Bir enfeksiyon sırasında bağışıklık hücreleri hızla çoğalır, enerji kullanımını yeniden düzenler ve iltihap yanıtını yönetir. Bu süreç normalde geçicidir; ancak bazı bireylerde bağışıklık aktivitesinin ve metabolik yeniden programlanmanın uzadığı düşünülüyor. Uzun COVID bağlamında bu dengenin bozulması, devam eden semptomların biyolojik altyapısını açıklayabilecek önemli bir ipucu sunuyor. Çocuklarda bu mekanizmaların nasıl işlediğini anlamak ise özellikle kritik, çünkü gelişmekte olan <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-bcaa-bagirsak-inflamasyonu/" title="Parkinson’da Bağırsak Bağışıklığına Yönelik Yeni İpucu: BCAA’lar CD4+ T Hücrelerini Sakinleştirebilir" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık sistemi</a> yetişkinlerden farklı dinamiklere sahip.</p>
<p>Yine de çalışmanın bulguları, çocuklarda uzun COVID için tek ve kesin bir açıklama sunduğu anlamına gelmiyor. Araştırma, karmaşık bir sendromun biyolojik çeşitliliğini görünür kılan erken ve önemli bir adım olarak değerlendirilmeli. Bulguların klinik uygulamaya dönüşebilmesi için farklı merkezlerde benzer yöntemlerle doğrulanması, daha geniş örneklemlerle test edilmesi ve semptomlarla biyolojik alt gruplar arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı haritalanması gerekiyor. Özellikle çocuk popülasyonlarında, yaş, enfeksiyon zamanı, aşı durumu, eşlik eden hastalıklar ve çevresel etmenler gibi değişkenler de tabloyu etkileyebilir.</p>
<p>Bu tür çalışmaların bir başka değeri de, uzun COVID’in yalnızca yetişkinlere özgü bir sorun olmadığını hatırlatması. Pediatrik olgular sayıca daha az araştırılmış olsa da, çocukların eğitim, sosyal gelişim ve fiziksel aktivite düzeni üzerinde uzun süreli etkiler yaratabilecek bir durumdan söz ediliyor. Klinik açıdan bakıldığında, belirtilerin yalnızca “genel yorgunluk” olarak geçiştirilmesi yerine, biyolojik profilleme ile daha dikkatli değerlendirilmesi gerekebilir. Araştırmanın sunduğu çerçeve, hekimlerin gelecekte aynı tanı altında toplanan çocuklar arasında altta yatan farklı mekanizmaları ayırt etmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Sonuç olarak Vilser, Han ve Vogel’in çalışması, pediatrik uzun COVID’i daha ayrıntılı ve biyoloji-temelli bir bakışla ele alan önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. İmmün-metabolik trajektörlerin alt grupları ayırt edebilmesi, hem hastalığın neden bazı çocuklarda uzadığını anlamaya hem de daha hassas tanı ve izlem yolları geliştirmeye katkı sağlayabilir. Ancak bu alan hâlâ gelişme aşamasında ve kesin klinik çıkarımlar için daha fazla doğrulama çalışmasına ihtiyaç var. Yine de yeni bulgular, uzun COVID’in çocuklarda da tek parça bir sendrom değil, farklı biyolojik yollara ayrılan çok katmanlı bir tablo olabileceğini güçlü biçimde düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pediatric long COVID; immune-metabolic profiling; post-viral syndromes.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Immune-metabolic trajectories delineate subgroups in paediatric long COVID.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Vilser, D., Han, I., Vogel, K. et al. Immune-metabolic trajectories delineate subgroups in paediatric long COVID. Nat Commun 17, 4023 (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-72224-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41467-026-72224-y</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cocuklarda-uzun-covid-alt-gruplar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
