<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>madde bağımlılığı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/madde-bagimliligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 14:23:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>madde bağımlılığı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ABD’de madde kullanımını önlemede yeni çerçeve çağrısı: USF’den politika odaklı inceleme</title>
		<link>https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:23:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar arası iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[madde bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[madde kullanımını önleme]]></category>
		<category><![CDATA[madde suistimali]]></category>
		<category><![CDATA[Okul temelli önleme]]></category>
		<category><![CDATA[önleme bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[önleyici sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık politikası]]></category>
		<category><![CDATA[toplum koalisyonları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/</guid>

					<description><![CDATA[USF’nin politika odaklı sistematik incelemesi, federal destekli yerel koalisyonların ulusal ölçekte kalıcılıkta zorlandığını vurguluyor. Daha ölçülebilir ve ölçeklenebilir önleme yöntemleri öneriliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de madde kullanımıyla ilişkili zararları azaltmaya yönelik önleyici çalışmaların, sahada işe yarayan yaklaşımları ulusal ölçekte sürdürülebilir etkiye dönüştürmekte zorlandığına dikkat çeken yeni bir analiz yayımlandı. University of South Florida (USF) araştırmacılarının derlediği ve <em>Prevention Science</em>’ta yayımlanan sistematik inceleme, ülkenin mevcut önleme altyapısının önemli ölçüde federal girişimlerce finanse edilen yerel “toplum koalisyonlarına” dayandığını ortaya koyuyor. Çalışma, koalisyon modelinin okullar, sağlık hizmetleri, sivil toplum kuruluşları ve kolluk birimlerini aynı hedef etrafında toplama niyeti taşısa da, ulusal düzeyde ölçülebilir ve kalıcı sonuç üretmede performans sorunları yaşadığını savunuyor.</p>
<p>Analizin odak noktası, ABD’de madde suistimalini önlemeye yönelik kurumlar arası koordinasyon mekanizmalarının nasıl tasarlandığı ve pratikte nasıl uygulandığı. Söz konusu koalisyonlar, politika yapıcıların farklı sektörleri bir araya getirmek için tercih ettiği bir çerçeve olarak konumlanıyor. Ancak araştırmacılara göre uygulamada, yaklaşımların tutarlılığı yeterince sağlanamadığında ve programların işletilmesi ciddi kaynak gerektirdiğinde, etkilerin kısa vadede kalabildiği; uzun vadede ise sürdürülebilirliğin zorlaştığı görülüyor. Bu durum, koalisyonların kurulmasının tek başına yeterli olmadığı, aynı zamanda hedeflenen önleme hedeflerine giden yolda uygulama kalitesinin ve devamlılığın belirleyici hale geldiği anlamına geliyor.</p>
<p>Çalışmanın başyazarı Dane Minnick, sosyal hizmet ve <a href="https://oncology.com.tr/tasinabilir-kxrf-sistemi-kemik-kursun-olcumu/" title="Yeni taşınabilir KXRF sistemi, kemikteki kurşun birikimini sahada ölçmeye yaklaşım sunuyor" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> alanında uzman olarak koalisyon tabanlı stratejilerin yaygın kullanımına rağmen, ulusal ölçekte nüfus düzeyinde net ve kalıcı sonuçlar üretemediğini ifade ediyor. Minnick’in değerlendirmesi, mevcut önleme çerçevesinin, madde kullanımını çevreleyen bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hızına uyum sağlamakta zorlandığı fikrini merkeze alıyor. Analiz, bu uyum eksikliğinin yalnızca programların yapısına değil, aynı zamanda hangi müdahalelerin hangi koşullarda daha etkili olabildiğine dair kanıtın önleme altyapısına nasıl entegre edildiğine de işaret ediyor.</p>
<p>USF ekibi, sistematik incelemelerinde federal düzeydeki desteklerin koalisyonları beslediğini, fakat ülkedeki farklı topluluklara uygulanırken “standartlaştırma” ve “etkiyi izleme” süreçlerinin değişkenlik gösterebildiğini vurguluyor. Bu değişkenlik, benzer çerçevelerin farklı yerlerde farklı sonuçlara ulaşmasına yol açabilirken, aynı zamanda hangi bileşenlerin gerçekten işe yaradığına ilişkin öğrenme döngüsünü de yavaşlatabiliyor. Araştırmanın temel mesajı, madde suistimali önleme stratejilerinin yalnızca daha fazla yerel ortaklık kurmakla değil, eldeki kanıtla uyumlu müdahaleleri daha sistematik biçimde büyütmekle güçlenmesi gerektiği yönünde.</p>
<p>Analiz aynı zamanda geleceğe dönük bir yön değişikliğine işaret ediyor: Önleme çabalarında dijital sağlık müdahaleleri ve dijital platformların sağlık promosyonu için nasıl kullanılabileceği, erken risk taraması gibi gençleri <a href="https://oncology.com.tr/adiponektin-seramid-ekseni-kalori-kisitlamasi/" title="Diyet kısıtlaması kan şekerini hedefleyen yeni bir “adiponektin–seramid” hattını devreye sokuyor" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> yaklaşımların hangi koşullarda ölçeklenebileceği ve önleyici programların okullara entegrasyon biçimi gibi başlıkların daha fazla gündeme alınması gerektiği belirtiliyor. Çalışma, bu tür seçeneklerin tek başına “otomatik çözüm” olarak değil, kanıt temelli önleme stratejileriyle <a href="https://oncology.com.tr/cinde-yaslilar-yasam-doyumu-tuketim-demografi/" title="Çin’de yaşlıların yaşam doyumu: Tüketim davranışları ve demografik farklılıkların birlikte etkisi" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> değerlendirildiğinde daha tutarlı ve ölçülebilir çıktılara kapı aralayabileceğini ima ediyor.</p>
<p>Bilimsel literatürde önleyici müdahalelerin, hedef nüfusa zamanında ulaşması, uygulama kalitesinin standartlara bağlanması ve etkinliğin sonuç göstergeleriyle izlenmesi gibi unsurların kritik olduğu sıkça vurgulanır. USF’nin incelemesi, mevcut altyapıda bu unsurların ülke geneline yayılan ölçekte her zaman aynı düzeyde karşılanamadığını öne çıkarıyor. Bu nedenle çalışma, politika yapıcıların koalisyon temelli yaklaşımın değerini tamamen dışlamak yerine, onu daha güçlü bir kanıt-kalite-ölçeklendirme hattına oturtacak yeni tasarımları değerlendirmesini çağırıyor.</p>
<p>Özetle, <em>Prevention Science</em>’ta yayımlanan bu analiz, ABD’de madde suistimalini önleme çabalarının mevcut federal-kurumsal model üzerinden ilerlerken ulusal ölçekte sürdürülebilir ve ölçülebilir etki üretme konusunda zorluklarla karşılaştığını bildiriyor. Araştırmacılar, gelecekteki dönüşümün koalisyonların ötesine geçerek uygulama tutarlılığını artıran, kanıtı daha hızlı sistemlere entegre eden ve yeni araçları değerlendiren bir çerçeve gerektirdiğini savunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Reframing Substance Misuse Prevention: a RE-AIM Analysis of Federal Infrastructure and Future Directions</p>
<p><strong>References:</strong><br />Prevention Science, June 30, 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esrar ve Tütün Birlikte Kullanıldığında Psikoz Riski Taşıyan Gençlerde Bilişsel Performansı Zayıflatıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/esrar-tutun-birlikte-kullanimi-ergenlerde-bilissel-etki/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/esrar-tutun-birlikte-kullanimi-ergenlerde-bilissel-etki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 19:51:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel bozukluklar]]></category>
		<category><![CDATA[ergen beyin gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[esrar kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[esrar ve tütün kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[madde bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilişsel etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[psikoz riski]]></category>
		<category><![CDATA[tütün kullanımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/esrar-tutun-birlikte-kullanimi-ergenlerde-bilissel-etki/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, psikoz riski taşıyan ergen ve genç yetişkinlerde esrar ile tütünün birlikte kullanımının dikkat, hafıza ve bilişsel işlevlerde zayıflamaya neden olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, esrar ile tütünün birlikte kullanımının, psikoz gelişme riski yüksek olan ergen ve genç yetişkinlerde beyin işlevleri üzerinde düşündüğümüzden daha belirgin bir yük oluşturabileceğini ortaya koydu. Yakında <em>Biological Psychiatry: Cognitive Neuroscience and Neuroimaging</em> dergisinde yayımlanacak çalışma, özellikle klinik olarak yüksek risk grubundaki gençlere odaklanarak, iki maddenin beraber kullanımının nörobilişsel performansı nasıl etkileyebileceğine dair önemli ipuçları sunuyor.</p>
<p>Co-use olarak tanımlanan bu durum, esrar ve tütünün aynı anda ya da birbirini takip eden şekilde kullanılması anlamına geliyor. Özellikle 18-25 yaş aralığında bu davranışın daha yaygın hale geldiği biliniyor. ABD’deki epidemiyolojik veriler, bu yaş grubunda her beş günlük sigara içicisinden yaklaşık birinin her gün esrar da kullandığını gösteriyor. Araştırmacılar, bu kesişimin yalnızca bağımlılık açısından değil, aynı zamanda ruh sağlığı ve bilişsel gelişim açısından da karmaşık sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan yönü, daha önce görece az incelenmiş bir gruba odaklanması: psikoz belirtileri gelişme eşiğinde olan ergenler ve genç yetişkinler. Bu dönem, beynin hâlâ olgunlaşmayı sürdürdüğü ve dikkat, çalışma belleği, işlem hızı gibi temel bilişsel işlevlerin gelişimsel değişim gösterdiği kritik bir evre olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, esrar ve tütün gibi maddelerin birlikte kullanımı, halihazırda kırılgan olan nörobilişsel süreçleri daha da zorlayabilir.</p>
<p>Psikoz riski taşıyan bireylerde madde kullanımının etkileri uzun süredir araştırılıyor; ancak bulgular her zaman tutarlı olmadı. Önceki bazı çalışmalarda tütünün bazı bilişsel alanlarda geçici iyileşme sağlayabileceği öne sürülürken, başka araştırmalar tersine bilişsel bozulmalar bildirdi. Esrar tarafında ise dikkat, hafıza ve yürütücü işlevlerde bozulma ihtimali daha sık gündeme geliyor. Bu yeni çalışma, iki maddenin birlikte kullanımını ayrı bir kategori olarak ele alması bakımından önem taşıyor; çünkü birlikte kullanımın <a href="https://oncology.com.tr/erken-meme-kanseri-statin-kullanimi/" title="Statinlerin Meme Kanserinde Sağkalıma Etkisi Hastalığın Alt Tipine Göre Değişebilir" data-wpan-internal-link="1">etkisi</a>, her bir maddenin tek başına yarattığı sonuçlardan farklı olabilir.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu ayrım küçük bir ayrıntı değil. Esrar ve tütün, kullanım biçimi ve beyindeki etkileri bakımından birbirini değiştirebilen iki madde. Birlikte kullanıldıklarında kullanıcı davranışı, nikotin alımı, toksik maruziyet ve psikiyatrik eşlik eden durumlar iç içe geçebiliyor. Bu nedenle, yalnızca “madde kullanımı var mı yok mu” sorusuna bakmak, özellikle psikoz açısından risk altındaki gençlerde tabloyu eksik değerlendirmeye yol açabilir.</p>
<p>Yeni bulgular, erken müdahale stratejileri açısından da önemli mesajlar taşıyor. Psikoz riskinin yüksek olduğu gençlerde bilişsel işlevlerin korunması, hem akademik hem de sosyal uyum için belirleyici olabilir. Çalışma, co-use davranışının daha erken dönemde tanınmasının, klinik izlemi planlarken dikkate alınması gereken bir değişken olduğunu düşündürüyor. Bu yaklaşım, yalnızca psikotik belirtilerin takibini değil, aynı zamanda madde kullanım örüntülerinin ayrıntılı değerlendirilmesini de gerektiriyor.</p>
<p>Bilim insanları için bir diğer kritik nokta, bu yaş grubunda görülen madde kullanımının nedensellik ve sonuç ilişkisini ayırmanın zorluğu. Çünkü psikoz riski taşıyan gençlerde bilişsel performans düşüşü, hem altta yatan klinik durumdan hem de madde kullanımından etkilenebilir. Bu nedenle yeni araştırmanın değeri, kesin hükümler vermekten çok, birlikte kullanımın olumsuz nörobilişsel sonuçlara katkıda bulunabileceğini göstererek daha hedefli çalışmalar için zemin hazırlamasında yatıyor.</p>
<p>Psikiyatrik ve nörogelişimsel <a href="https://oncology.com.tr/yasli-kanser-hastalari-klinik-arastirmalar/" title="Yaşlı Kanser Hastaları İçin Klinik Araştırmalarda Yeni Dönem: Dr. Mina Sedrak Ulusal Komite Eş Başkanlığına Getirildi" data-wpan-internal-link="1">araştırmalarda</a> giderek daha fazla kabul gören yaklaşım, ergenlik ve genç yetişkinlik dönemini ayrı bir hassas pencere olarak ele almak. Beyin devreleri bu dönemde yeniden yapılanırken, dışarıdan gelen biyolojik yükler daha kalıcı izler bırakabiliyor. Esrar ve tütünün birlikte kullanımına ilişkin bu yeni veriler de tam olarak bu nedenle dikkat çekiyor: Söz konusu olan yalnızca iki maddenin kullanımı değil, gelişmekte olan beynin riskli bir dönemde maruz kaldığı birleşik <a href="https://oncology.com.tr/insan-telomeraz-bibr1532-inhibisyon/" title="İnsan Telomerazının Yapısı, BIBR1532’nin Etki Şeklini İlk Kez Açığa Çıkardı" data-wpan-internal-link="1">etki</a>.</p>
<p>Çalışma, psikoz gelişme olasılığı bulunan gençlerde tarama, danışmanlık ve erken müdahalenin neden önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bulgular klinik uygulamaya doğrudan çevrilebilecek bir tedavi önerisi sunmasa da, birlikte madde kullanımının nörobilişsel sağlık açısından dikkate alınması gereken bir uyarı işareti olabileceğini gösteriyor. Araştırmanın ilerleyen süreçte daha geniş örneklemler ve uzunlamasına tasarımlarla desteklenmesi, esrar ve tütün co-use davranışının risk profilini daha net ortaya koyabilir.</p>
<p>Sonuç olarak, yeni çalışma esrar ve tütünün birlikte kullanımının özellikle psikoz riski altındaki ergen ve genç yetişkinlerde masum bir alışkanlık olmadığını, bilişsel işlevler üzerinde ölçülebilir olumsuzluklar yaratabileceğini düşündürüyor. Bu da hem ruh sağlığı uzmanları hem de gençlerle çalışan klinisyenler için, madde kullanımını daha ayrıntılı sorgulamanın ve erken dönemde ele almanın önemini artırıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cannabis and Tobacco Co-Use Is Associated with Impaired Neurocognitive Performance in Individuals at Clinical High Risk for Psychosis</p>
<p><strong>Keywords:</strong> kenevir, tütün, eş kullanım, psikoz, nörobilişsel bozukluk, prodrom, ergen ruh sağlığı, MATRICS Konsensüs Bilişsel Bataryası, erken müdahale, madde kullanımı, bilişsel performans, yüksek risk</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/esrar-tutun-birlikte-kullanimi-ergenlerde-bilissel-etki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
