<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kreatin &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/kreatin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 02:15:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>kreatin &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kreatin takviyesi kan hücresi öncülerini etkileyerek tümör yayılımını hızlandırabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ckb-stat5b-sinyal-hatti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ckb-stat5b-sinyal-hatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 02:15:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CKB STAT5B sinyali]]></category>
		<category><![CDATA[kanser metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[kreatin]]></category>
		<category><![CDATA[Kreatin takviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[megakaryosit]]></category>
		<category><![CDATA[Megakaryositler]]></category>
		<category><![CDATA[Metastaz]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tümör metastazı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ckb-stat5b-sinyal-hatti/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir araştırma, kreatin takviyesinin megakaryositlerde CKB-STAT5B sinyal hattını değiştirerek metastatik yükü artırabileceğini öne sürüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Popüler bir spor takviyesi olan kreatinin, bazı koşullarda kanserin vücuda yayılmasını artırabileceğine işaret eden yeni bir çalışma yayımlandı. Nature Communications dergisinde 2026 yılında yayımlanan araştırma, dışarıdan verilen kreatinin tümör metastazını hızlandırabildiğini ve bu etkinin “megakaryosit” denilen kan hücresi öncülleri üzerinden yürüyebileceğini öne sürüyor. Megakaryositler temelde pıhtılaşma sistemiyle ilişkilendiriliyor; ancak çalışma, bu hücrelerin enerji metabolizmasına <a href="https://oncology.com.tr/fmr1-gen-tedavisi-kiriklaran-x-preklinik-duzelme/" title="FMR1 gen tedavisi farelerde kırılgan X’e dair biyobelirteçleri ve fenotipleri düzeltebildi" data-wpan-internal-link="1">dair</a> değişimlerinin kanser hücreleriyle iletişim biçimini etkileyebileceğini savunuyor.</p>
<p>Araştırmacılar, metastazın nasıl ilerlediğini izlemeye yarayan deneysel modellerde, kreatinin sistemik olarak verilmesinin metastatik yükü artırdığını raporladı. Bulguların sadece tesadüfi bir ilişkiyi değil, daha doğrudan bir nedensellik ihtimalini düşündürdüğü ifade ediliyor. Çalışmanın odak noktası ise kreatin kinaz B (CKB) adı verilen bir enzim. CKB, hücrelerin enerji dinamiklerinde rol oynayan bir düzenleyici olarak kabul ediliyor; bu nedenle araştırmacılar, kreatinin varlığının CKB üzerinden hücresel metabolit akışını ve bunun sonucunda sinyal iletim kapasitesini değiştirebileceğini kurguladı.</p>
<p>Çalışmanın önerdiği mekanizma iki aşamalı bir tetik modeli şeklinde sunuluyor. İlk aşamada, kreatin bulunabilirliğinin megakaryositlerde CKB’ye <a href="https://oncology.com.tr/aktif-gpi-dbs-fmri-hedefe-bagli-beyin-aglari/" title="Aktif GPi derin beyin stimülasyonunda hedefe bağlı beyin ağları fMRI ile haritalandı" data-wpan-internal-link="1">bağlı</a> etkinliği artırdığı; metabolit akışında değişimlerin oluştuğu ve bunun da aşağı akışta sinyal üretme kapasitesini etkilediği belirtiliyor. İkinci aşamada ise, bu “etkinleşmiş” megakaryositlerin tümör hücreleriyle etkileşimi, kanserin uzak dokulara yerleşmesini kolaylaştırabilecek bir yönde yeniden programlanıyor.</p>
<p>Modelin merkezinde CKB’den STAT5B’ye uzanan bir sinyal hattı olduğu bildiriliyor. STAT5B, birçok <a href="https://oncology.com.tr/fizyolojik-yaslanma-kulturel-katilim/" title="Sinemaya, tiyatroya ve müzelere daha sık gitmek biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabilir" data-wpan-internal-link="1">biyolojik</a> süreçte hücresel programlama ve sinyal yanıtlarıyla bağlantılı bir protein ailesi üyesi olarak biliniyor. Araştırmacılar, megakaryositlerde CKB-STAT5B ekseninin işleyişinin değiştirilmesiyle metastazla ilişkili etkilerin de şekillenebileceğini öne sürerken, genetik ve farmakolojik düzeyde hedefleme yaklaşımına dair verilerden söz ediyor. Bu yaklaşım, bulguların “enerji metabolizması–sinyal iletimi–tümör etkileşimi” çizgisinde bir bağlantı kurduğunu gösterme amacı taşıyor.</p>
<p>Bilimsel olarak, bu çalışma kreatinin kanser biyolojisi üzerindeki olası etkilerini tek bir yöne indirgemiyor; daha ziyade belirli hücresel bileşenler ve belirli sinyal yolları üzerinden, metastazın artabileceği bir senaryoyu test ediyor. Araştırma, takviyenin doğrudan tüm kanser türlerinde ve her bireyde benzer sonuçlar doğuracağını iddia etmiyor. Bunun yerine, kreatinin varlığının megakaryositlerin tümörle iletişim kurma şeklini değiştirebileceği ve böylece metastatik ilerlemeyi destekleyebileceği bir biyolojik mantık kuruyor.</p>
<p>Öte yandan, bu sonuçların klinik uygulamaya doğrudan nasıl çevrileceği şimdilik net değil. Metastazı hızlandırma iddiası, erken aşama biyomedikal kanıtların ve deneysel modellerin yorumlanmasına dayanıyor. İnsanlarda kreatin kullanımının metastaz riskiyle ilişkisini değerlendirecek kontrollü klinik çalışmaların bulunmaması, bulguların yorum sınırını belirleyen önemli bir unsur. Yine de, kreatinin yalnızca performansla ilişkilendirilen “zararsız” bir takviye gibi düşünülmesine alışılmış bir ortamda, çalışmanın yarattığı uyarı dikkat çekiyor.</p>
<p>Yeni araştırma, kreatin ve CKB-STAT5B sinyal ekseni arasındaki bağlantıyı daha ayrıntılı incelemek; hangi koşullarda, hangi tümör ortamında ve hangi biyolojik eşiklerle bu tür etkilerin ortaya çıkabildiğini anlamak için ek mekanistik ve translasyonel çalışmaların gerekliliğini gösteriyor. Takviyelerle kanserin ilerlemesi arasındaki olası biyolojik köprüler, hem güvenlik değerlendirmeleri hem de metabolik hedefleme stratejileri açısından giderek daha fazla ilgi çekiyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://scienmag.com/creatine-supplements-may-boost-tumor-metastasis-through-megakaryocyte-signaling-pathways/" target="_blank" rel="noopener">scienmag.com</a></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Article Title:</strong> Exogenous creatine supplementation promotes tumor metastasis via megakaryocyte creatine kinase B-STAT5B signaling.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xie, S., Chen, R., Sun, X. et al. Exogenous creatine supplementation promotes tumor metastasis via megakaryocyte creatine kinase B-STAT5B signaling. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-74639-z</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ckb-stat5b-sinyal-hatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kreatin, Tümörlere Karşı Bağışıklık Yanıtını Güçlendiren Hücrelere Enerji Sağlayabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kreatin-kanser-bagisiklik-hucreleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kreatin-kanser-bagisiklik-hucreleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 18:21:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[dendritik hücre]]></category>
		<category><![CDATA[dendritik hücreler]]></category>
		<category><![CDATA[immünometabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser immünoterapisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[kreatin]]></category>
		<category><![CDATA[T hücre aktivasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kreatin-kanser-bagisiklik-hucreleri/</guid>

					<description><![CDATA[UCLA'nın yeni çalışması, kreatinin sadece kaslara değil, kanserle savaşan dendritik hücrelere enerji desteği sağlayarak bağışıklık sistemini güçlendirdiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir UCLA araştırması, sporcuların enerji desteğiyle tanıdığı kreatinin, kanserle mücadelede kilit rol oynayan dendritik hücreler için beklenmedik bir metabolik destek sunabileceğini ortaya koydu. iScience dergisinde yayımlanan çalışma, bu molekülün yalnızca kas performansıyla ilişkili <a href="https://oncology.com.tr/egfr-membran-nanoskopik-kumelenme/" title="EGFR’nin Tekil Bir Reseptör Olmadığını Gösteren Yeni Yapısal Bulgular Membran Organizasyonunu Merkeze Alıyor" data-wpan-internal-link="1">olmadığını</a>, bağışıklık sisteminin tümöre karşı başlattığı erken alarm mekanizmalarında da önemli olabileceğini gösteriyor. Bulgular, özellikle bağışıklık tedavilerinin her hastada aynı etkiyi göstermemesinin nedenlerinden biri olarak görülen dendritik hücre işlev bozukluğuna yeni bir açıdan yaklaşıyor.</p>
<p>Dendritik hücreler, bağışıklık sisteminin gözcüleri gibi davranır. Tümörlerden gelen antijenleri yakalar, işler ve bu bilgiyi T hücrelerine aktararak daha geniş bir antikanser yanıtın başlamasını sağlar. Bu nedenle bu hücreler, kanser immünoterapilerinin “üst basamak” unsurları arasında yer alır. Eğer dendritik hücreler tümör mikroçevresinde yeterince etkin çalışamazsa, sonraki bağışıklık yanıtı da zayıflayabilir. UCLA ekibinin çalışması tam da bu noktaya odaklanarak, kreatinin bu erken aşamadaki bağışıklık iletişimini güçlendirip güçlendiremeyeceğini inceledi.</p>
<p>Araştırma, daha önce ağırlıklı olarak sitotoksik T lenfositler üzerinde çalışılan kreatin-biyolojisini bir adım ileri <a href="https://oncology.com.tr/sst1-nbl2-tekrar-dizileri-kanser/" title="İnsan Genomundaki Göz Ardı Edilen Tekrar Dizileri Kanserin İzini Taşıyor Olabilir" data-wpan-internal-link="1">taşıyor</a>. Önceki bulgular, kreatinin T hücrelerine enerji sağlayarak onların tümör hücrelerine saldırma kapasitesini artırabileceğini düşündürmüştü. Yeni çalışma ise odak noktasını dendritik hücrelere çevirerek, bağışıklık sisteminin yalnızca “savaşan” hücrelerinin değil, “başlatan” hücrelerinin de bu molekülden yararlanıp yararlanmadığını sorguladı. Bu yaklaşım, immünoterapi tasarımında yalnızca doğrudan öldürücü hücreleri değil, onları harekete geçiren metabolik altyapıyı da dikkate alan daha bütüncül bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Çalışmada araştırmacılar, hem murin tümör modellerinden hem de insan hücreleri üzerinde yapılan in vitro deneylerden yararlandı. Bu iki yönlü yaklaşım, gözlenen biyolojik etkinin yalnızca tek bir deney düzeneğine özgü olup olmadığını anlamak açısından önem taşıyor. Ekip, tümör dokularına sızan dendritik hücrelerde kreatin taşınması ve kullanımıyla ilişkili mekanizmaların arttığını belirledi. Bu gözlem, hücrelerin yoğun metabolik baskı altında olduğu tümör mikroçevresinde kreatinin bir tür enerji tamponu gibi davranabileceği fikrini güçlendiriyor.</p>
<p>Bağışıklık hücreleri, görevlerini yerine getirmek için ciddi miktarda enerjiye ihtiyaç duyar. Özellikle antijen işleme, yüzeye sunma ve diğer bağışıklık hücreleriyle iletişim kurma süreçleri yüksek metabolik talep yaratır. Kreatin, hücre içinde ATP dengesini destekleyen bir enerji tamponlama sistemiyle ilişkilidir. Bu sistem sayesinde hücre, ani enerji ihtiyacını karşılamak için daha dayanıklı hale gelebilir. Araştırmanın öne çıkardığı temel soru da burada yatıyor: Eğer dendritik hücreler tümör ortamında enerji yetersizliği nedeniyle işlev kaybı yaşıyorsa, kreatin bu darboğazı hafifletebilir mi?</p>
<p>Bilim insanlarının yanıt aradığı bir diğer kritik mesele, immünoterapilere neden her hastada güçlü yanıt alınamadığı. Kanser tedavilerinde son yıllarda kayda değer ilerlemeler sağlansa da, bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri ve diğer stratejiler bazı hastalarda sınırlı etki gösterebiliyor. Bunun nedenlerinden biri, tümörün yalnızca T hücrelerini baskılaması değil, onları aktive eden öncü hücrelerin de zayıflatılması. Dendritik hücrelerin bu zincirdeki rolü düşünüldüğünde, onların metabolik olarak desteklenmesi teorik olarak daha etkili bir bağışıklık yanıtı doğurabilir. Ancak bu, henüz klinik kullanıma hazır bir sonuç anlamına gelmiyor; çalışma erken aşama mekanistik veriler sunuyor.</p>
<p>UCLA ekibinin bulguları, kreatinin immünometabolizma alanındaki yerini de genişletiyor. İmmünometabolizma, bağışıklık hücrelerinin işlevinin yalnızca genetik sinyallerle değil, enerji üretimi ve besin kullanımıyla da belirlendiğini kabul eden bir araştırma alanı. Son yıllarda bu alanda yapılan çalışmalar, bağışıklık hücrelerinin metabolik esnekliğinin hastalık sonuçlarını etkileyebileceğini gösterdi. Kreatin gibi moleküller ise bu çerçevede, hücre içi enerji yönetimini iyileştirerek bağışıklık yanıtını destekleyebilecek adaylar arasında değerlendiriliyor. Yine de uzmanlar, bu tür bulguların doğrudan takviye önerisine dönüştürülmemesi gerektiğinin altını çiziyor; çünkü laboratuvar koşullarında görülen etkinin insanlarda <a href="https://oncology.com.tr/cocuklarda-septik-sok-dengeli-kristalloid-normal-salin/" title="Çocuklarda Septik Şokta İki Yaygın Serum Tipi Aynı Düzeyde Etki Gösterdi" data-wpan-internal-link="1">aynı düzeyde</a> ve güvenlikle gerçekleşeceği henüz kanıtlanmış değil.</p>
<p>Çalışma, kanser aşıları ve hücresel immünoterapiler açısından da dikkat çekici. Dendritik hücrelerin antijen sunma kapasitesi, bu tedavi yaklaşımlarının başarısında belirleyici olabiliyor. Eğer kreatin destekli bir metabolik iyileşme bu hücrelerin etkinliğini artırırsa, teorik olarak daha güçlü T hücresi aktivasyonu sağlanabilir. Bu olasılık, yalnızca mevcut tedavilerin değil, gelecekte geliştirilecek bağışıklık temelli stratejilerin de tasarımında yeni kapılar aralayabilir. Ancak bu noktada kritik ayrım, mekanistik umut ile klinik kanıt arasındaki mesafedir.</p>
<p>Sonuç olarak UCLA araştırması, kreatini basit bir spor takviyesinden çok daha fazlası olarak konumlandırıyor. Molekülün dendritik hücrelerin tümör mikroçevresindeki işleyişini destekleyebileceğine dair veriler, kanser immünoterapisinin enerji boyutunu yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Çalışma, erken aşama olmasına rağmen, bağışıklık sisteminin sadece hangi hücreleri aktive ettiğimizle değil, bu hücrelerin enerjisini nasıl yönettiğimizle de şekillendiğini hatırlatıyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak ek araştırmalar, kreatinin gerçekten tedavi edici stratejilere eklenip eklenemeyeceğini ve hangi hastalarda yarar sağlayabileceğini gösterecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Metabolic enhancement of immune cells involved in cancer immunotherapy</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Creatine boosts dendritic cell metabolism to improve anti-tumor immunity</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kanser immünoterapisi, dendritik hücreler, kreatin metabolizması, T hücre aktivasyonu, tümör mikroçevresi, immünometabolizma, ATP üretimi, immün aktivasyon, kanser aşıları</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kreatin-kanser-bagisiklik-hucreleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Mikrosisteminde Beslenme ve Lipid Metabolizması</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kanser-mikrosisteminde-beslenme-ve-lipid-metabolizmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kanser-mikrosisteminde-beslenme-ve-lipid-metabolizmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oncology.com.tr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2024 09:58:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CAF]]></category>
		<category><![CDATA[CD36]]></category>
		<category><![CDATA[DC hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[endotel hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[exozom]]></category>
		<category><![CDATA[FABP4]]></category>
		<category><![CDATA[HFD]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kreatin]]></category>
		<category><![CDATA[lipid metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[NF-κB]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[PGE2]]></category>
		<category><![CDATA[PPARδ]]></category>
		<category><![CDATA[STAT3]]></category>
		<category><![CDATA[T lenfositleri]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ asidi oksidasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frenify.net/envato/frenify/wp/xoxo/1/?p=112</guid>

					<description><![CDATA[From budgeting to packing hacks, here’s everything you need to know to make travel stress-free and enjoyable.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Modern tıp, kansere karşı savaşta önemli ilerlemeler kaydetse de, tümor mikroçevresinin karmaşıklı yapısı nedeniyle henüz birçok sır aydınlatılamamıştır. Massachusetts Institute of Technology (MIT), Harvard ve Hacettepe Üniversitesi gibi prestijli kurumlarda görev yapan bilim insanları tarafından yayımlanan kapsamlı bir inceleme makalesi, tümor mikroçevresinde yağ asitlerinin ve lipid metabolizmasının oynadığı kritik rolleri gözler önüne seriyor. Bu bulgular, kanserin hem başlangıcında hem de ilerlemesinde ya da metastazında, diyet kaynaklı yağların tahmin edilenden çok daha etkin rol oynadığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Klasik olarak, kanserin metabolik semptomları genellikle artmış glikoz kullanımı ve laktata dönüşüm üzerinden değerlendirilirken, bu çalışma lipid metabolizmasının da en az glikoz kadar belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Lipidlerin çeşitli biyokimyasal yapıları &#8211; gliserofosfolipitlerden sfingolipitlere kadar &#8211; tümor bünyesinde çeşitli sinyalleşme yollarını etkilemekte, büyümeyi, sağl kalımı ve hatta ilaca direnç mekanizmalarını düzenlemektedir. Lipid düzeninin bozulması, hücresel stresi artırmakta ve bu durum, kanserin seyrini çok yönlü olarak şekillendirmektedir.</p>
<p>Obezite, artan vücut kitle indeksi (VKİ) ile birlikte dünyada giderek yaygınlaşan bir sorundur ve en az 13 farklı kanser türüyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu durum, sadece kronik inflamasyon ya da insülin direnci gibi sistemik faktörlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yağ dokusundan salınan adipokinler, inflamatuvar sitokinler ve yağ asitleri aracılığıyla da tümor mikroçevresini şekillendirmektedir. Özellikle IL-6, TNF-α ve IL-1β gibi moleküller, kanser hücrelerinin çoğalmasını desteklerken, STAT3 sinyal yolunun aktif hale gelmesini sağlar.</p>
<p>Karaciğer kanseri, obeziteye bağlı yağlanma hastalıklarının (NAFLD ve NASH) ilerlemesiyle yakından ilişkilidir. Yüksek yağ içerikli beslenme, karaciğerde lipit birikimine, inflamasyona ve makrofaj infiltrasyonuna neden olur. Kupffer hücrelerinden salınan IL-6 ve TNF-α, STAT3 aktivasyonunu tetiklerken, bu yol hepatositlerde tümörogenezi başlatabilir. Ayrıca kolesterol, NASH ve hepatoselüler karsinom arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirirken, androjen reseptörüyle ilintili Ccrk onkogeni, mTORC1 aracılık eden sinyal yollarını aktive ederek MDSC birikimine ve pro-tümör mikroçevre oluşumuna katkı sağlar.</p>
<p>Pankreas kanserinde ise obezite ve yağ türevi sinyaller, KRAS onkogenini COX2 yoluyla aktive eder. Bu da inflamasyon ve PanIN lezyonlarının gelişmesine yol açar. Yağ asidi duyarılı PPARδ reseptörü, HFD koşullarında CCL2 salınımını tetikleyerek baskılayıcı makrofajları çeker. Pankreas tümörleri ayrıca PI3K/AKT yolu ile migrasyon kazanır. İlginç bir şekilde, ketojenik diyetler de lipid düzenine bağlı olarak bu tümörlerin büyümesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>Kolorektal kanserlerde ise yağ asidi oksidasyonu (FAO), intestinal kök hücrelerde artışla birlikte tümörogenezi destekler. PPARα ve PPARδ, bu metabolik döngüyü aktive ederek CPT1A enzimi aracılığıyla FAO&#8217;yu hızlandırır. Fruktoz içeren diyetsel ürünler, fruktoz-1-fosfat düzeylerini artırarak glikoliz ve yağ asidi sentezini destekler. Ayrıca HFD, bağırsak mikrobiyotasında önemli düzenlemelere yol açarak bariyer fonksiyonunu bozar ve antitümör immün yanıtları baskılar.</p>
<p>Meme kanseri söz konusu olduğunda, yağ türevi sinyaller metastaz öncesi nışta palmitat zenginleşmesini destekleyerek NF-κB yolunu aktive eder. EMT ve kök hücre fenotipini destekleyen bu yol, özellikle TNBC alt türünde agresif yayılım gösterir. Tümorle çevresindeki makrofajlar, sitotoksik T hücreleri ve adipozitlerle kurduğu etkileşimler sayesinde mikroçevredeki inflamasyonu artırır. Diyet kaynaklı mikrobiota değişiklikleri de bu sürece katkı sağlayarak tümör proliferasyonunu tetikler.</p>
<p>Ağız karsinomları ve melanomlarda CD36 reseptörü aracılığıyla palmitik asit gibi lipidlerin kullanılması, metastaz yetisini artırır. Melanomlarda oleik asit, ferroptozdan koruyarak büyümeyi destekler. BRAF mutasyonlarına sahip melanomlarda ise ketojenik diyet kaynaklı asetooasetat artışı, MEK1 aktivasyonunu tetikler ve büyümeyi destekler. Bu da, diyetsel müdahalenin onkogenik profile göre şekillendirilmesi fikrini doğurur.</p>
<p>Yemek borusu ve mide karsinomlarında da yağ türevi beslenmenin etkisi yadsınamaz. Barrett’s özofagusuna sahip bireylerde HFD, epiteldeki dönüşümü tetikler. CXCL1 ile artan nötrofil/NK oranı, inflamasyonu ve kök hücre geni ekspresyonunu artırır. Midede ise leptin, PI3K ve β-katenin yolları aracılığıyla kanser kök hücresi fenotipi oluşurur. DGAT2 enzimi, lipid damlacıkları ve FAO ile peritonel yayılımı destekler.</p>
<p>Tümor mikroçevresinde yağ asitlerinin etkisi yalnızca kanser hücreleriyle sınırlı kalmaz. T lenfositlerinde FABP4 ve FABP5 aracılığıyla yağ asidi alımı ve PPARγ sinyalleşmesi, metabolik şekillenmeyi etkiler. CD8+ T hücreleri, HFD koşullarında glikoliz ve granzim salınımını kaybeder. D-2HG gibi onkometabolitler, IFN-γ salınımını azaltarak T hücresi işlevlerini bozar. HFD&#8217;nin metabolik etkisi, PHD3 inhibisyonuyla tersine çevrilebilir.</p>
<p>Doğal katil (NK) hücrelerde de benzer durumlar söz konusudur. PPARα/δ aracılı lipid birikimi, mTOR’u baskılayarak sitotoksik yanıtları azaltır. DC hücrelerinde yağ birikimi, antijen sunumunu bozar. Özellikle FAO’da artış, ROS düzeylerini yükseltir ve T hücresi aktivasyonunu engeller.</p>
<p>Adipozitler, tümör hücreleriyle metabolik simbiyoz geliştirir. Lipoliz ile FFA salınır, LD&#8217;lerde depolanarak ATP üretiminde kullanılır. FABP4, bu etkileşimin merkezindedir. Adipozitlerin çevresel sertliği artar, bu da ECM yeniden düzenlenmesini sağlar. Gatm enzimi aracılığıyla kreatin biyosentezi de tümör ilerlemesini destekler.</p>
<p>Kanserle ilişkili fibroblastlar (CAF), CPT1A ve FAO yönünde yeniden programlanır. Lipit salgısı, CD36 aracılığıyla tümör hücrelerine geçer. Exozom aracılı ile ön metastatik niş oluşturulur. Sphingosin kinazlar, bu fibroblastların fonksiyonel aktivasyonunu düzenler.</p>
<p>Endotel hücrelerde glikoliz, VEGF ve COX2 ile artar. Serin biyosentezi ve PPP aktivasyonu ön plandadır. Lenfatik endotel hücrelerinde ise FAO, PROX1 ekspresyonu ile şekillenir. FASN inhibisyonu, metastazı azaltabilir. Obezite, pro-inflamatuvar sitokinler aracılığıyla EC fonksiyonunu bozar.</p>
<p>Kalori kısıtlaması ve aralıklı açlık gibi diyet stratejileri, IGF-1 ve mTOR sinyallerini baskılayarak anti-kanser etkiler gösterebilir. CR, CD8+ T hücrelerin rezervini artırırken, Treg baskısını azaltır. Klinik uygulamalara dair umut vaat eden adımlar atılmaktadır.</p>
<p>Subject of Research: Tümor mikroçevresinde lipid metabolizması ve diyetsel yağ etkileri</p>
<p>Article Title: Dietary fat and lipid metabolism in the tumor microenvironment</p>
<p>News Publication Date: 31 Mart 2025</p>
<p>Web References: <a href="https://doi.org/10.1016/j.bbcan.2023.188984">https://doi.org/10.1016/j.bbcan.2023.188984</a></p>
<p>References: Goswami, S., Zhang, Q., Celik, C. E., Reich, E. M., &amp; Yilmaz, O. H. (2023). Dietary fat and lipid metabolism in the tumor microenvironment. <em>BBA &#8211; Reviews on Cancer</em>, 1878, 188984.</p>
<p>Keywords: Kanser, tümor mikroçevresi, lipid metabolizması, obezite, yağ asidi oksidasyonu, FABP4, CD36, PPARδ, ketojenik diyet, STAT3, NF-κB, inflamasyon, T lenfositleri, DC hücreleri, CAF, endotel hücreleri, PGE2, kreatin, exozom, HFD, kolorektal kanser, meme kanseri, karaciğer kanseri</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kanser-mikrosisteminde-beslenme-ve-lipid-metabolizmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
