<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Klinik deneme &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/klinik-deneme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 18:59:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>Klinik deneme &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>REGEN4HD ile Huntington hastalığında ilk kez insan denemesi: pluripotent kök hücreden sinir kökenli tedavi başlatıldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/regen4hd-huntington-kok-hucre-denemesi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/regen4hd-huntington-kok-hucre-denemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:59:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Huntington hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[ISSCR 2026]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik deneme]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[pluripotent kök hücre]]></category>
		<category><![CDATA[rejeneratif tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/regen4hd-huntington-kok-hucre-denemesi/</guid>

					<description><![CDATA[REGEN4HD kapsamında pluripotent kök hücreden üretilen sinir kökenli hücrelerle Huntington hastalığında ilk kez insan denemesi başlatıldı. Faz 1b/2a güvenlik ve erken etkinlik arıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Huntington hastalığına yönelik ilk insan denemesinin başladığı açıklandı. Pluripotent kök hücrelerden elde edilen sinir kökenli hücreler temelinde geliştirilen bir tedavi yaklaşımını değerlendiren çalışma, ISSCR 2026 Yıllık Toplantısı kapsamında REGEN4HD adıyla duyuruldu. Araştırma, rejeneratif tıp alanında önemli bir kilometre taşı olarak, nörodejeneratif bir hastalıkta “hücre temelli” hastalık değiştirme potansiyeline odaklanan erken faz bir <a href="https://oncology.com.tr/kronik-agri-opioid-azaltimi-hasta-odakli-yavas/" title="Kontrollü ve yavaş opioid azaltımı: Kronik ağrıda hasta odaklı yaklaşımın klinik deneme sonuçları" data-wpan-internal-link="1">klinik deneme</a> olma iddiasını taşıyor.</p>
<p>Huntington hastalığı, zaman içinde ilerleyen beyin hücre kaybıyla seyrediyor ve motor bozuklukların yanı sıra <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-tau-taramasi-ucsf-klinik-denemesi/" title="UCSF’de Alzheimer’da çift hedefli yeni tedavi denemesi için hasta taraması başladı" data-wpan-internal-link="1">bilişsel gerileme</a> ile psikiyatrik belirtiler de tabloya ekleniyor. Mevcut klinik yaklaşımlar hastalığın seyrini belirgin biçimde geriye döndürebilme ya da ilerleyişini durdurma konusunda sınırlı kalırken, bu hastalıkta giderek artan tıbbi ihtiyaç, daha <a href="https://oncology.com.tr/zwitteriyon-nanokuryeler-beyin-metastazlari-hedefli-ilac/" title="Zwitteriyon kaplı nanokuryeler beyin metastazlarında daha hedefli ilaç iletimi için yeni rota açıyor" data-wpan-internal-link="1">hedefli</a> ve mekanizmaya yönelik stratejilere zemin hazırlıyor. REGEN4HD’nin temel fikri, bozulmuş beyin dokusunun yerine geçebilecek veya hasar görmüş sinir yapıları için destek sağlayabilecek sinir kökenli hücreler üretmek üzere pluripotent kök hücrelerin kullanılmasına dayanıyor.</p>
<p>Çalışma, Faz 1b/2a tasarımında yürütülüyor. Bu aşamalar genellikle güvenlik ve dozla ilgili ilk değerlendirmelerin öne çıktığı, aynı zamanda terapötik sinyal ve biyolojik etkinliğe dair erken ipuçları aranabilen denemelerdir. REGEN4HD kapsamında tedavinin insan vücudunda nasıl tolere edildiği, yan etkilerin profili ve hücre dozunun kademeli olarak artırılması gibi parametreler, denemenin erken faz hedefleri arasında yer alıyor. Haberin aktardığı çerçevede, araştırma erken dönem semptomlar gösteren hastalara odaklanıyor; bu yaklaşım, hücresel müdahalenin hastalık sürecinin daha erken bir evresinde daha anlamlı bir etki yaratma olasılığını test etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Hücre temelli yaklaşımlarda en kritik konulardan biri, tedavinin yalnızca semptomları hafifletmekten öteye geçip geçemeyeceğine dair biyolojik gerekçeyi klinik sonuçlarla desteklemektir. REGEN4HD’nin tanımlanan hedefi, hasarlı beyin dokusunu değiştirmeye ya da etkilenen sinirsel devreleri desteklemeye yönelik bir mekanizma üzerinden, hastalığın temel seyrini etkileme potansiyeline işaret ediyor. Ancak bu, denemenin ilk fazda yürütülmesi nedeniyle kesin etkinlik iddiası anlamına gelmez; bu aşamada öncelik genellikle güvenlik ve uygulanabilirlikte olurken, hastalık değiştirme sinyalleri daha kapsamlı doğrulama gerektirir.</p>
<p>ISSCR 2026’da yapılan açıklama, REGEN4HD’nin “bu tür hedefe yönelik ilk kez insan denemesi” olarak tanımlanmasına dayanıyor. Bu ifade, daha önce benzer bir yaklaşımla Huntington hastalığı bağlamında insanlarda sistematik bir klinik test yürütülmediğine işaret eden bir dönüm noktasını vurguluyor. Yine de rejeneratif tıp alanında, laboratuvar bulgularının klinik faydaya dönüşmesi için fazlar arası geçişte güvenlik verilerinin güçlü biçimde doğrulanması ve biyolojik etkilerin tutarlı şekilde gösterilmesi gerekir.</p>
<p>REGEN4HD’nin sonuçları henüz açıklanmadı. Yine de denemenin başlaması, Huntington hastalığına yönelik araştırma gündeminde hücresel terapilere ayrılan dikkatin arttığını ve sinir dejenerasyonu alanında yeni bir değerlendirme penceresi açıldığını gösteriyor. İlk faz verileri, tedavinin risk profili, doz uygulama stratejileri ve ileri fazlara geçiş için gerekli ön koşullar açısından belirleyici olacaktır.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/first-clinical-trial-of-stem-cell-therapy-for-huntingtons-disease-announced/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Stem cell-derived neural stem cell therapy for Huntington’s disease</p>
<p><strong>Article Title:</strong> First Clinical Trial Launches Pluripotent Stem Cell Therapy for Huntington’s Disease</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/regen4hd-huntington-kok-hucre-denemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UCSF’de Alzheimer’da çift hedefli yeni tedavi denemesi için hasta taraması başladı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-tau-taramasi-ucsf-klinik-denemesi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-tau-taramasi-ucsf-klinik-denemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:41:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[amiloid]]></category>
		<category><![CDATA[amiloid ve tau]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[biyo belirteç taraması]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[klinik çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik deneme]]></category>
		<category><![CDATA[kombinasyon tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tau]]></category>
		<category><![CDATA[UCSF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-tau-taramasi-ucsf-klinik-denemesi/</guid>

					<description><![CDATA[UCSF’nin öncülüğünde başlayan yeni Alzheimer klinik denemesinde hasta taraması başladı. Amiloid ve tau’yu birlikte hedefleyen kombinasyon yaklaşımı değerlendiriliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta başlayacak olan yeni bir <a href="https://oncology.com.tr/adiponektin-seramid-ekseni-kalori-kisitlamasi/" title="Diyet kısıtlaması kan şekerini hedefleyen yeni bir “adiponektin–seramid” hattını devreye sokuyor" data-wpan-internal-link="1">klinik çalışma</a>, Alzheimer hastalığının biyolojisine daha “çift aşamalı” bir yaklaşım <a href="https://oncology.com.tr/ipek-bazli-biyobelirtec-yamasi-premature-izleme/" title="Yeni ipek bazlı yama, prematüre bebeklerde çoklu biyobelirteç takibini daha konforlu hale getirmeyi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">getirmeyi hedefliyor</a>. UC San Francisco (UCSF) öncülüğünde yürütülen ulusal ölçekli araştırmada, hastaların hem amiloid hem de tau proteinlerini aynı tedavi stratejisi içinde hedef almayı amaçlayan bir kombinasyon yaklaşımı kapsamında taranması planlanıyor. Çalışma, Alzheimer araştırmalarında uzun süredir öne çıkan iki temel biyolojik belirteç arasındaki ilişkiyi daha kapsamlı biçimde ele almayı amaçlayan ilk büyük çaplı değerlendirmelerden biri olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Alzheimer’ın patolojisinde amiloid plaklar ile tauya bağlı sinir hücre içi birikimler, yani tau yumakları, hastalığın ayırt edici işaretleri arasında yer alıyor. Araştırmacılar, tedavilerdeki mevcut odağın ağırlıklı olarak amiloid birikimine yönelik kaldığını, ancak tau’nun hastalık ilerleyişinde kritik rol oynadığı halde daha zor ve hedeflenmesi güç bir alan olduğunu vurguluyor. Bu ayrışma, semptomların zamanlamasında da kendini gösteriyor: Amiloid plakların beyin dokusunda yıllar boyunca var olabildiği, buna rağmen klinik belirtilerin çoğu zaman ancak tau birikimi başladığında ortaya çıktığı bildiriliyor. Bu nedenle yeni deneme, sürecin farklı biyolojik basamaklarını aynı anda etkileme olasılığını test etmeye odaklanıyor.</p>
<p>Çalışmanın “bu hafta” başlayan hasta taraması, uygun katılımcıların seçilmesi açısından kritik bir aşamayı temsil ediyor. Metne göre UCSF liderliğinde yürütülen ulusal çalışma, kombinasyon tedavilerini büyük bir hasta grubunda değerlendirmeyi amaçlayan ilk girişim niteliğinde. Bu tür denemelerde tarama süreçleri genellikle klinik değerlendirmelerin yanı sıra Alzheimer’la ilişkili biyolojik göstergelerin belirlenmesine dayanır; amiloid ve tau patolojisinin düzeyleri ve zamanlaması, araştırmanın yanıt ölçütleriyle doğrudan bağlantılı olabilir. Aynı zamanda, semptomlar henüz belirginleşmeden önceki dönemde katılımcıların dahil edilmesi, ilerleyen bilişsel düşüşü izlemek açısından araştırma tasarımının temel parçası olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Yeni denemenin bilimsel mantığı, Alzheimer’da patolojinin yalnızca tek bir hedef üzerinden ilerlemediği fikrine dayanıyor. Amiloid birikimi ile tau birikimi arasındaki ilişki karmaşık olmakla birlikte, mevcut klinik hedeflerin çoğunun amiloid odaklı kalması, tau’nun neden ve nasıl devreye girdiği konusunda hâlâ yanıtlanmayı bekleyen sorular bulunduğunu da gösteriyor. Denemenin kombinasyon stratejisi, amiloid plakların etkisi ile tau’nun sinir hücre işlevini bozma eğilimi arasındaki zaman farkını daha yakından ele almayı amaçlayan bir yaklaşım olarak görülüyor.</p>
<p>Çalışmanın ulusal ölçekte planlanması, bulguların farklı merkezlerde toplanmasını ve katılımcı çeşitliliğinin artırılmasını sağlayabilir; ancak araştırmanın sonuçlarını belirleyecek olan esas unsur, taranan katılımcılarda tedaviye yanıtın nasıl ölçüleceği ve klinik gidişin hangi zaman dilimlerinde değerlendirileceğidir. Şu aşamada kamuoyuna paylaşılan bilgiler, denemenin yaklaşan başlangıcına ve amiloid ile tau’yu birlikte hedefleyen tasarımına odaklanıyor. Bu, Alzheimer tedavisinde tek <a href="https://oncology.com.tr/zwitteriyon-nanokuryeler-beyin-metastazlari-hedefli-ilac/" title="Zwitteriyon kaplı nanokuryeler beyin metastazlarında daha hedefli ilaç iletimi için yeni rota açıyor" data-wpan-internal-link="1">hedefli</a> stratejilerden daha çok biyolojiye dayalı çoklu yaklaşımlara geçiş eğilimini destekleyen bir işaret olarak yorumlanabilir, ancak etkinlik ve güvenlilik sonuçları ancak çalışma ilerledikçe netleşecek.</p>
<p>UCSF’de bu hafta başlayan hasta taraması, Alzheimer araştırmalarında çift hedefli tedavi yaklaşımını klinik düzeyde test etme yolunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Çalışmanın veri toplama süreci tamamlandığında, amiloid ve tau biyolojisini birlikte hedeflemenin erken dönem Alzheimer’la ilişkili belirti ve değişimleri ne ölçüde etkileyebileceği daha somut biçimde değerlendirilebilecek.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://scienmag.com/ucsf-begins-patient-screening-for-new-alzheimers-treatment-trial/" target="_blank" rel="noopener">https://scienmag.com/ucsf-begins-patient-screening-for-new-alzheimers-treatment-trial/</a></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Alzheimer’s disease, amyloid and tau protein-targeting therapies</p>
<p><strong>Article Title:</strong> New National Trial Pioneers Dual-Target Approach for Early Alzheimer’s Disease</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Alzheimer hastalığı, nörodejeneratif hastalıklar, amiloidler, tau proteinleri, klinik çalışmalar, ilaç tedavisi, beyin</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/alzheimer-amiloid-tau-taramasi-ucsf-klinik-denemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kontrollü ve yavaş opioid azaltımı: Kronik ağrıda hasta odaklı yaklaşımın klinik deneme sonuçları</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kronik-agri-opioid-azaltimi-hasta-odakli-yavas/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kronik-agri-opioid-azaltimi-hasta-odakli-yavas/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:24:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[hasta merkezli bakım]]></category>
		<category><![CDATA[hasta odaklı bakım]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik deneme]]></category>
		<category><![CDATA[kronik ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[opioid azaltımı]]></category>
		<category><![CDATA[opioid çekilme yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[opioid kullanımının azaltılması]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş doz düşürme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kronik-agri-opioid-azaltimi-hasta-odakli-yavas/</guid>

					<description><![CDATA[Stanford’daki rastgeleleştirilmiş çalışma, kronik ağrıda hasta merkezli yavaş opioid azaltımının opioid kullanımını düşürürken ağrıyı artırmadığını raporluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Medicine’den gelen yeni bir çalışma, uzun yıllardır opioid kullanan kronik ağrı hastalarının ilaç miktarını, ağrılarını artırmadan azaltabildiğini öne sürüyor. Araştırma, azaltım sürecinin tempo ve sınırlarını hastaların belirleyebildiği, klinisyenlerle ortak karar alınan “hasta merkezli” bir gönüllü tapering (doz azaltımı) modeline odaklandı. Bulgular, opioid kullanımının otomatik ve tek yönlü azaltım planları yerine, kişiselleştirilmiş ve esnek bir süreçle ele alınması gerektiğine dair tartışmalara yeni bir veri ekliyor.</p>
<p>Çalışma, rastgeleleştirilmiş klinik deneme tasarımıyla 500’den fazla yetişkini kapsadı. Katılımcıların opioid kullanım geçmişi ortalama olarak yaklaşık 12 yıl olarak raporlandı. Denemede temel fikir, azaltım planının tek bir reçete gibi değil, her hastanın durumuna göre ortak biçimde şekillendirilmesiydi. Bu çerçevede, doz düşüş oranı ayda en fazla %10 ile sınırlanacak şekilde tasarlandı; böylece azaltımın çok hızlı ilerlemesiyle ilişkili olabilecek rahatsız edici etkilerin önüne geçilmesi hedeflendi.</p>
<p>Araştırmanın hasta katılımını güçlendiren yönlerinden biri, hastalara azaltım hızını belirleme yetkisi verilmesi ve klinisyenle görüşülerek sürecin gerektiğinde duraklatılabilmesiydi. Bu <a href="https://oncology.com.tr/tasinabilir-kxrf-sistemi-kemik-kursun-olcumu/" title="Yeni taşınabilir KXRF sistemi, kemikteki kurşun birikimini sahada ölçmeye yaklaşım sunuyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a>, opioid azaltımının yalnızca doz çizelgesi değil, eş zamanlı izlem ve semptom yönetimi gerektiren bir süreç olduğunu vurguluyor. Nitekim deneme kapsamında, azaltım sürecinin seyrini etkileyen belirtilerin yakından takip edilmesi amacıyla elektronik bir izleme altyapısı kullanıldı.</p>
<p>Katılımcılar, CHOIR olarak adlandırılan ve araştırmada “daha ileri düzey” bir dijital platform olarak tanımlanan sistem üzerinden takip edildi. CHOIR, sık aralıklarla semptom kontrolü yapılmasına ve semptomlara dayalı olarak tapering planının dinamik şekilde güncellenmesine imkân verdi. Böylece hastaların karşılaştığı rahatsızlık, yoksunluk belirtileri ya da süreçle ilişkili diğer olumsuz deneyimler olduğunda, klinik ekibin bunlara hızlı biçimde yanıt verebilmesi amaçlandı.</p>
<p>Çalışmanın sonuçları, hasta merkezli ve kontrollü tapering yaklaşımıyla opioid kullanımında anlamlı azalma sağlanabildiğini bildiriyor. En dikkat çekici bulgu ise azaltım hedefinin, ağrıyı kötüleştirmeden gerçekleştirilebilmesi. Araştırmacılar, “belli bir kontrolün hastaya verilmesi” ve doz düşüşünün belirli bir tempo sınırı içinde tutulması sayesinde klinik açıdan daha tolere edilebilir bir sürece ulaşılabildiğini öne çıkarıyor.</p>
<p>Elbette, bu tür sonuçların yorumlanmasında klinik denemelerin kapsamı ve takip süresi önem taşır. İlgili çalışma, uzun dönem opioid kullanımına sahip bir popülasyonda uygulanmış olsa da, tapering stratejilerinin genellenebilirliği her hasta için aynı olmayabilir. Yine de denemenin tasarımı, opioid azaltımının “bir defalık karar”dan ziyade, izlemle birlikte ilerleyen bir ortak yönetim süreci olarak kurgulandığında başarının artabileceğini işaret ediyor.</p>
<p>Klinik pratik açısından bulgular, opioid kullanımının azaltılmasına yönelik tartışmaların merkezinde yer alan hasta konforu, yoksunluk belirtilerinin yönetimi ve semptom takibinin nasıl kurgulanacağı konularına ışık tutuyor. Çalışma ayrıca, azaltımın hızına ilişkin net bir sınırın ve süreç boyunca esneklik sağlayan “duraklatma” mekanizmasının önemine işaret ediyor. Bununla birlikte, opioidlerin güvenli azaltımı konusunda nihai kararın her zaman klinisyenle birlikte verilmesi gerektiği vurgusu yine geçerliliğini koruyor.</p>
<p>Bu çalışma, opioid tapering yaklaşımlarında hasta katılımını artıran dijital izlem altyapıları ile kişiselleştirilmiş planların birlikte değerlendirilebileceğini gösteren bir örnek olarak öne çıkıyor. Sonraki adımların, farklı hasta gruplarında benzer stratejilerin nasıl performans gösterdiğini anlamaya ve uzun vadeli sonuçları daha geniş ölçekte incelemeye odaklanması bekleniyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://scienmag.com/chronic-pain-patients-can-lower-opioid-use-by-slow-voluntary-tapering/" target="_blank" rel="noopener">https://scienmag.com/chronic-pain-patients-can-lower-opioid-use-by-slow-voluntary-tapering/</a></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Patient-Centered Prescription Opioid Tapering Methods: A Randomized Clinical Trial</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Opioidler, kronik ağrı, opioid doz azaltımı, hasta merkezli bakım, <a href="https://oncology.com.tr/bilissel-rezerv-kirilganlik-yaslilar/" title="Yaşlılıkta kırılganlığın gidişatını değiştiren olası faktör: Yaşam boyu bilişsel esneklik" data-wpan-internal-link="1">bilişsel</a> davranışçı terapi, yoksunluk belirtileri, CHOIR platformu</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/" data-wpan-internal-link="1">ABD’de madde kullanımını önlemede yeni çerçeve çağrısı: USF’den politika odaklı inceleme</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kronik-agri-opioid-azaltimi-hasta-odakli-yavas/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Long Covid yorgunluğunda yaygın ilaçlar: Büyük klinik denemede fayda sınırlı çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/long-covid-yorgunlugu-antihistaminik-kolsisin-rivaroksaban/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/long-covid-yorgunlugu-antihistaminik-kolsisin-rivaroksaban/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:09:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[antihistaminikler]]></category>
		<category><![CDATA[antiinflamatuvar tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik deneme]]></category>
		<category><![CDATA[kolşisin]]></category>
		<category><![CDATA[long COVID]]></category>
		<category><![CDATA[post-viral yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[rivaroksaban]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/long-covid-yorgunlugu-antihistaminik-kolsisin-rivaroksaban/</guid>

					<description><![CDATA[UCL ve UCLH’nin yaklaşık 800 yetişkini kapsayan denemesinde antihistaminik, kolşisin ve rivaroksabanın long Covid yorgunluğunda anlamlı üstün etki göstermedi; fayda sınırlı kaldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Long Covid’in en zorlayıcı belirtilerinden biri olan kalıcı yorgunluk için umutla beklenen yeni bir çalışma, yaygın kullanılan bazı ilaçların etkisinin sınırlı olabileceğini gösterdi. Londra’daki University College London (UCL) ve University College London Hospitals (UCLH) öncülüğünde yürütülen ve yaklaşık 800 yetişkini kapsayan geniş ölçekli bir klinik deneme, Long Covid’e eşlik edebilen uzun süreli post-viral yorgunluk tablosunda antihistaminikler, kolşisin ve rivaroksaban gibi ilaçların performansını değerlendirdi.</p>
<p>Çalışma, İngiltere ve İskoçya’daki uzman Long Covid kliniklerinden alınan katılımcılarla yürütüldü. Araştırmacılar, Long Covid yorgunluğunun altında yatan süreçlerin <a href="https://oncology.com.tr/oligometastatik-rcc-anti-pd-1-immn-profilleme-yanit-tahmini/" title="Oligometastatik böbrek kanserinde bağışıklık “dinamiği” yanıtı önceden işaret edebilir" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık</a> sistemiyle ilişkili olabileceği varsayımından hareketle, farklı farmakolojik yaklaşımları aynı klinik soru altında test etmeyi amaçladı. Bu kapsamda antihistaminikler, alerjik/immün yolla bağlantılı hedeflere etki etmesi nedeniyle; kolşisin ise uzun yıllardır bilinen anti-enflamatuvar özellikleri nedeniyle; rivaroksaban ise pıhtılaşma ile ilişkili riskleri azaltmaya yönelik bir antikoagülan olarak incelendi. Denemenin bulguları, bu ilaç sınıflarının Long Covid yorgunluğunda “kalıcı ve anlamlı” bir iyileşme sağlayıp sağlamadığını yakından tartışmaya açıyor.</p>
<p>Sonuçlar The Lancet Infectious Diseases dergisinde yayımlandı. Çalışma, National Institute for Health and Care Research (NIHR) tarafından desteklendi. Tasarım gereği yorgunluk şiddeti, tedavinin etkisini yakalamak için belirli aralıklarla ölçüldü ve katılımcıların durumu 12 ve 24 hafta boyunca izlendi. Bu tür zaman aralığı takibi, Long Covid’in dalgalı seyri dikkate alındığında, tek seferlik bir düzelmenin mi yoksa süregiden bir faydanın mı söz konusu olduğunu anlamaya yardımcı olur.</p>
<p>Araştırmanın mesajı, yorgunlukta gözlenen değişimin ilaçlara göre belirgin biçimde ayrışmadığı yönünde. Yayınlanan özet bilgiye göre, katılımcıların yorgunluk düzeyleri 12 ve 24 hafta sonunda değerlendirildiğinde, hangi tedavi kolunda olduklarına bakılmaksızın genel tablo benzerlik gösterdi. Bunun anlamı, test edilen üç yaklaşımın da Long Covid’e bağlı yorgunluk üzerinde sınırlı bir rahatlama sağlayabildiği; belirgin bir üstün etkinliğin ortaya çıkmadığıdır. Klinik deneylerin en kritik tarafı, benzer ölçüm yöntemleri ve karşılaştırma gruplarıyla, “hastalık seyrinin doğal dalgalanması” ile ilaca bağlı gerçek etkinin birbirinden ayrılmasıdır. Bu deneme, mevcut reçeteli ilaçların, hedef mekanizma hipotezleri olsa da, Long Covid yorgunluğu üzerinde beklendiği kadar güçlü bir etki üretmeyebileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Uzman kliniklerde değerlendirilmiş yaklaşık 800 yetişkinden gelen veriler, Long Covid bakımının yalnızca tek bir biyolojik varsayıma dayanarak ilerlemesinin güçlüğünü de görünür kılıyor. Long Covid yorgunluğunda “bağışıklık düzensizliği” veya inflamasyon gibi süreçlerin olası rolü, araştırma alanında yaygın bir fikir olsa da, bunu klinik düzeyde somut bir iyileşmeye dönüştürmek çoğu zaman zordur. Antihistaminikler, anti-enflamatuvar kolşisin ve antikoagülan rivaroksabanın aynı anda sınanması, bilimsel olarak değerli bir yaklaşım olmasına karşın, denemenin ulaştığı sonuçlar tedavi stratejilerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.</p>
<p>Bu bulgular, Long Covid yorgunluğu yaşayan kişiler için tedavi seçeneklerinin her zaman “mekanizma temelli” ilaçlardan otomatik olarak çıkmayabileceğini vurguluyor. Aynı zamanda araştırma, gelecekte daha net <a href="https://oncology.com.tr/abd-de-diyabetik-bobrek-hasari-artiyor-nhanes/" title="ABD’de böbrek hastalığı yaygınlığı sabit kalırken, diyabet ve kalp hastalarında risk kayması dikkat çekiyor" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçler</a> veya daha hedefli müdahalelerle, hangi hasta gruplarında hangi tedavilerin işe yarayabileceğini belirlemeye yönelik çalışmalara ihtiyaç olduğunu destekliyor. Long Covid’in karmaşık doğası, hem klinik takip süresi hem de ölçüm yöntemleri açısından dikkatli tasarım gerektiriyor; bu deneme, büyük örneklemli ve uzman merkezli bir araştırmanın bu ihtiyaca nasıl yanıt verdiğini gösteriyor.</p>
<p>UCL ve UCLH’nin öncülüğünde yürütülen bu landmark deneme, Long Covid yorgunluğuna yönelik yaygın ilaçların etkisinin sınırlı kalabileceğini ortaya koydu. Klinik kararların kişiye özgü değerlendirme ve kanıt düzeyiyle şekillendirilmesi gerektiği bir kez daha görülürken, tıp topluluğu şimdi daha güçlü gerekçelerle tasarlanmış yeni yaklaşımları test etmeye odaklanacak.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/common-drugs-provide-limited-relief-for-long-covid-fatigue/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Long Covid fatigue treatment</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Small Benefits from Antihistamines and Anti-inflammatory Drugs in Long Covid Fatigue: A Large Clinical Trial</p>
<p><strong>References:</strong><br />The Lancet Infectious Diseases (journal)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Uzun COVID, yorgunluk, antihistaminikler, kolşisin, rivaroksaban, klinik araştırma, immün disregülasyon, anti-inflamatuvar, NIHR, UCL</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/sikozofreni-sinaps-yogunlugu-pet-bulgulari/" data-wpan-internal-link="1">Şizofrenide sinaps yoğunluğunda yaygın düşüş: Yaşayan beyinde PET ile bağlantı kaybı haritalandı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/long-covid-yorgunlugu-antihistaminik-kolsisin-rivaroksaban/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
