<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>klinik araştırma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/klinik-arastirma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 18:37:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>klinik araştırma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kolorektal kanserde ameliyat sonrası riskleri yaş ve tümör evresi birlikte şekillendiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-yas-evre-nuks-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-yas-evre-nuks-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:37:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[İleri yaşta kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[kanser cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser evresi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nüksü]]></category>
		<category><![CDATA[kanser prognozu]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-yas-evre-nuks-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Ulusal bir kohort çalışması, küratif kolorektal kanser cerrahisi sonrası nüks ve ölüm risklerinin yalnızca tümör evresine değil, hastanın yaşına da bağlı olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanser nedeniyle tümörün tamamen çıkarılması amacıyla ameliyat edilen hastalarda uzun dönem sonuçları <a href="https://oncology.com.tr/yeni-obezite-siniflandirmasi/" title="Obezite tanımında yeni yaklaşım: Tedavi kararı yalnızca metabolik testlere bağlı olmayabilir" data-wpan-internal-link="1">yalnızca</a> hastalığın yayılımıyla açıklanamayabilir. Ulusal ölçekte yürütülen yeni bir kohort çalışması, hastanın yaşı ile tümör evresinin, görünür hastalık ortadan kaldırılmış olsa bile kanserin tekrarlama ve ölüm riskleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p>O. Almilaji, K. Walker ve J. Van Der Meulen liderliğindeki araştırma ekibi, küratif amaçlı rezeksiyon geçiren kolorektal kanser hastalarının sonuçlarını inceledi. Çalışmanın odağında, ameliyat sonrasında kanserin yeniden ortaya çıkması ve hastaların yaşamını yitirmesiyle bağlantılı risklerin yaş ve tümör evresine göre <a href="https://oncology.com.tr/kucuk-dna-parcalari-dairesellestirme-verimi/" title="Küçük DNA parçalarında daireselleştirme verimi nasıl fazla hesaplanıyor? Yeni protokol değerlendirmesi" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> değiştiği yer aldı. Bulgular, <em>British Journal of Cancer</em> dergisinde yayımlandı.</p>
<p>Kolorektal kanserde cerrahi, hastalığın tedavi edilebilir olduğu düşünülen birçok durumda temel yaklaşımı oluşturur. Rezeksiyon sırasında tümörlü bölüm ve çevresindeki dokular çıkarılır; çoğu vakada yakındaki lenf düğümleri de değerlendirilir. Ameliyatın amacı, saptanabilen tüm kanser dokusunu ortadan kaldırmaktır. Ancak cerrahi sınırların uygun olması ve görüntüleme ya da ameliyat sırasında uzak hastalık görülmemesi, nüks ihtimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.</p>
<p>Hastalığın evresi, tümörün bağırsak duvarına ne kadar ilerlediği, lenf düğümlerine ulaşıp ulaşmadığı ve vücudun başka bölgelerine yayılıp yayılmadığı gibi özellikler üzerinden belirlenir. Bu nedenle evre, tedavi planlamasında ve ameliyat sonrası izlemde en önemli göstergelerden biri kabul edilir. Yeni çalışma ise aynı evrede bulunan hastaların dahi aynı seyri yaşamayabileceğine işaret ederek yaşın da sonuçları değerlendirmede dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırmanın temel katkısı, ileri yaşın yalnızca ameliyat öncesi sağlık durumu veya tedaviye uygunluk açısından değil, rezeksiyon sonrasındaki nüks ve ölüm sonuçlarıyla bağlantılı bir unsur olarak ele alınmasıdır. Bununla birlikte bulgular, yaşın tek başına bir kader göstergesi olduğunu kanıtlamıyor. Ulusal kohort çalışmaları güçlü gerçek yaşam verileri sağlayabilir; ancak gözlemsel tasarım, yaşla birlikte görülebilen başka sağlık sorunlarının, genel dayanıklılığın, uygulanan ek tedavilerin ve takip süreçlerinin sonuçlar üzerindeki etkisini tamamen ayırmayı zorlaştırabilir.</p>
<p>Bu ayrım klinik açıdan önem taşıyor. İleri yaştaki her hasta aynı biyolojik özelliklere, aynı işlevsel kapasiteye veya aynı tedavi gereksinimine sahip değildir. Benzer şekilde, tümör evresi hastalığın yayılımı hakkında kritik bilgiler verse de hastanın genel sağlık durumu ve ameliyat sonrası toparlanması da izlem kararlarını etkileyebilir. Çalışmanın sonuçları, yaş ve evrenin birlikte değerlendirilmesine dayalı daha kişiselleştirilmiş risk tahminlerinin önemini destekliyor.</p>
<p>Ameliyat sonrası takipte amaç, olası nüksü mümkün olduğunca erken fark etmek ve hastanın durumundaki değişiklikleri düzenli biçimde değerlendirmektir. Ancak takip aralıklarının veya ek tedavilerin bu araştırma temelinde tüm hastalar için aynı şekilde değiştirilmesi gerektiği sonucu çıkarılamaz. Bu tür kararlar tümörün özellikleri, patolojik bulgular, hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve tedavi hedefleri birlikte değerlendirilerek sağlık ekipleri tarafından verilmelidir.</p>
<p>Çalışma, kolorektal kanser sonrası prognozun tek bir ölçütle açıklanamayacağını vurguluyor. Evre hastalığın ne kadar yayıldığını gösterirken yaş, hastanın tedavi sonrası süreçteki risk profilinin anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Bu yaklaşım, cerrahi sonrası gözetimin ve klinik kararların daha ayrıntılı, hastaya özgü verilerle şekillendirilmesi için önemli bir çerçeve sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The effect of older age and colorectal cancer stage on recurrence and mortality after curative resection.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The effect of older age and stage on risk of recurrence and mortality following curative resection, in a national cohort of patients with colorectal cancer.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Almilaji, O., Walker, K., Van Der Meulen, J. et al. “The effect of older age and stage on risk of recurrence and mortality following curative resection, in a national cohort of patients with colorectal cancer.” British Journal of Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41416-026-03553-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41416-026-03553-4; publication date: 21 July 2026</p>
<p><strong>Keywords:</strong> kolorektal kanser, kanser nüksü, mortalite, ileri yaş, kanser evresi, küratif rezeksiyon, cerrahi, ulusal kohort, kanser sürveyansı, <a href="https://oncology.com.tr/coklu-miyelom-de-escalation-tedavi-siddeti-azaltma/" title="Çoklu Miyelomda “azaltılmış tedavi” tartışması: Yanıtı korurken toksisiteyi düşürmek mümkün mü?" data-wpan-internal-link="1">onkoloji</a></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-yas-evre-nuks-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere’de kanser ilaç denemelerinde kurallar 25 yıl sonra “2026 yeniden başlatma” baskısı yaşıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/onkoloji-ilac-denemeleri-2026-duzenleyici-reformlar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/onkoloji-ilac-denemeleri-2026-duzenleyici-reformlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 06:01:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[2026 düzenleyici reformlar]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleyici reformlar]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser klinik denemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[klinik denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji ilaç geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlanabilir deneme tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/onkoloji-ilac-denemeleri-2026-duzenleyici-reformlar/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni analiz, İngiltere’de onkoloji ilaç denemelerinde son 25 yılda yaşanan dönüşümü özetliyor ve 2026 düzenleyici reform baskısının nedenlerini açıklıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>British Journal of Cancer’da yayımlanan yeni bir analiz, İngiltere’de kanser ilaçlarının geliştirilme sürecinde son 25 yılda yaşanan değişimleri ayrıntılı biçimde haritalandırıyor. Çalışma, daha hızlı ilerleyen bilimsel yöntemler, giderek farklılaşan klinik deneme tasarımları ve modern kanser tedavilerinin artan karmaşıklığı karşısında, <a href="https://oncology.com.tr/oral-semaglutid-aud-agir-icme-gunleri/" title="Oral semaglutid, alkol kullanım bozukluğunda ağır içme günlerini azaltma potansiyeliyle gündemde" data-wpan-internal-link="1">klinik araştırma</a> kurallarının “zamana yetişmesi” gerektiği fikrini öne çıkarıyor. Yazarlar, yaklaşan düzenleyici değişiklikler öncesinde kaleme aldıkları değerlendirmede, mevcut çerçevenin bazı dönemlerde istikrarlı bir inovasyonu desteklediğini; ancak deneme modelleri çoğaldıkça, ölçütlerin daha incelikli hale gelmesiyle ve hasta katılım dinamikleri değiştikçe sürtüşmelerin de arttığını savunuyor.</p>
<p>Analizde araştırmacılar, aday onkoloji tedavilerinin fikir aşamasından klinik kanıt üretimine uzanan yolunda görülen <a href="https://oncology.com.tr/erken-remdesivir-bobrek-nakli-greft-kaybi/" title="Böbrek nakli alıcılarında erken remdesivir, daha uzun vadeli doku kaybı riskini azaltabilir" data-wpan-internal-link="1">uzun vadeli</a> eğilimleri birlikte değerlendiriyor. Buna göre, geçmişte düzenleyici yaklaşımlar sektörün düzenli şekilde ilerlemesine katkı sağlarken; yeni kuşak tedavilerin yalnızca “etki var mı?” sorusuna odaklanmadığı, bunun yerine hastalığa özgü biyolojik özelliklerin, tedaviye yanıtın ölçülmesinde daha belirleyici hale geldiği bir döneme geçildi. Bu geçişin, denemelerde kullanılabilecek uç noktaların (sonlanım ölçütleri) daha nüanslı hale gelmesini ve farklı hasta gruplarını daha uygun tasarımlarla değerlendirme ihtiyacını büyüttüğü belirtiliyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici odaklarından biri, “2026 reboot” olarak adlandırılan yaklaşım. Yazarlara göre bu yaklaşım, düzenleyici çerçevenin güncel bilimsel pratiklerle daha uyumlu hale getirilmesi gerektiği düşüncesine işaret ediyor. Analiz, deneme tasarımlarında esneklik sağlayan yaklaşımların (örneğin uyarlamalı tasarımlar gibi) daha görünür hale geldiğine ve biyomarker temelli sınıflandırmanın deneme kurgularını etkilediğine dikkat çekiyor. Bu tür gelişmeler, klinik araştırmaların hem tasarım aşamasını hem de değerlendirme süreçlerini daha karmaşık bir hale getirebilir; dolayısıyla aynı kuralların yeni yöntemlerle “doğrudan” uyumlu çalışmayabileceği bir döneme girildiği vurgulanıyor.</p>
<p>Raporda ayrıca, hasta katılımına ilişkin değişen örüntülere de değiniliyor. Klinik denemelere katılımın zaman içinde nasıl organize edildiği, hangi popülasyonların daha hedefli bir şekilde dahil edildiği ve denemelerin lojistik gerekliliklerinin nasıl evrildiği, düzenleyici incelemenin pratik işleyişini etkileyebiliyor. Araştırmacılar, deneme modelleri çeşitlendikçe ve uç noktalar daha sofistike ölçümlere kaydıkça, değerlendirme süreçlerinde sürtüşme riskinin arttığını; bu nedenle kuralların tasarım yeniliklerini desteklerken deneme bütünlüğünü koruyacak biçimde <a href="https://oncology.com.tr/entangled-dual-site-migration-bor-dongusu/" title="Bor döngüsü yeniden düzenlenmesiyle iki uzak bölgeyi aynı anda taşıyan “entangled” göç yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> düşünülmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>Analizin mesajı, düzenleyici sistemin tamamen “yeniden kurulması”ndan ziyade, bilim ve klinik araştırma pratiğinin hızına ayak uyduracak bir güncelleme ihtiyacına dayanıyor. Yazarlar, geçmiş yıllarda belirli bir istikrarın sağlandığını kabul ederken, bugünün kanser tedavilerinde daha hedefli stratejiler, giderek artan biyolojik ayrıştırma ve daha ayrıntılı sonuç okuma gereksinimleri bulunduğunu hatırlatıyor. Bu unsurlar, klinik denemelerin yalnızca tek bir standart akışla yürütülmesini zorlaştırabilir ve düzenleyici beklentilerin farklı deneme türlerine daha uyumlu biçimde çerçevelenmesini gündeme getirir.</p>
<p>Çalışma, 2026’da gündeme gelecek “yeniden başlatma” fikrinin, düzenlemelerin inovasyonu yavaşlatmadan araştırma kalitesini sürdürecek şekilde tasarlanması gerektiğini savunan bir çağrı niteliğinde okunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde düzenleyici kurumların, deneme tasarımındaki yenilikler ile kanıt üretiminin güvenilirliği arasında daha iyi bir denge kurmaya çalışması bekleniyor. Analiz, bu tartışmaların erken evrelerden ileri fazlara uzanan tüm klinik araştırma ekosistemi için önem taşıdığını; çünkü kanser tedavisi geliştirme sürecinin her adımında bilimsel yöntemlerin değişiminin düzenleyici çerçeveyi de kaçınılmaz biçimde etkilediğini ima ediyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/uk-oncology-drug-development-analyzed-over-25-years-with-2026-trial-reboot/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Oncology drug development and UK clinical trial regulation</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Oncology drug development in the UK: analysis of the past 25 years and focus on the 2026 reboot of the clinical trial regulatory framework.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Czajka-Francuz, P., Twelves, C., Spicer, J. et al. (2026). British Journal of Cancer. https://doi.org/10.1038/s41416-026-03543-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41416-026-03543-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/onkoloji-ilac-denemeleri-2026-duzenleyici-reformlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oral semaglutid, alkol kullanım bozukluğunda ağır içme günlerini azaltma potansiyeliyle gündemde</title>
		<link>https://oncology.com.tr/oral-semaglutid-aud-agir-icme-gunleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/oral-semaglutid-aud-agir-icme-gunleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 05:03:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ağızdan ilaç tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[alkol isteği]]></category>
		<category><![CDATA[alkol kullanım bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonisti]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[oral semaglutid]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[semaglutid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/oral-semaglutid-aud-agir-icme-gunleri/</guid>

					<description><![CDATA[University of Colorado Anschutz’tan deneme, alkol kullanım bozukluğu olan bazı kişilerde oral semaglutidin ağır içme günlerini azaltabileceğine dair erken bulgular sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>University of Colorado Anschutz’taki araştırmacıların yürüttüğü yeni bir <a href="https://oncology.com.tr/libby-faz-2-thc-cbd-kombinasyonu-demansta-ajitasyon/" title="LiBBY faz 2 sonuçları: THC ve CBD kombinasyonu, yaşam sonu dönemi demansta ajitasyonu hızla azaltabilir" data-wpan-internal-link="1">klinik çalışma</a>, oral semaglütid adı verilen ve daha önce ağırlık yönetimi ile tip 2 diyabet tedavisinde bilinen bir ilacın, Alkol Kullanım Bozukluğu (AUD) olan yetişkinlerde “ağır içme” günlerini azaltmaya yardımcı olabileceğini düşündürüyor. Çalışma, Amerikan Psikiyatri Dergisi’nde yayımlanırken, tedavinin en azından bazı kişilerde alkolle ilişkili davranışları etkileyebileceğine dair erken bir işaret sunuyor.</p>
<p>Bu araştırmanın dikkat çekici taraflarından biri, semaglütidin enjeksiyon formu yerine ağızdan alınan bir formülasyonunun test edilmesi. Alkol kullanım bozukluğu gibi kronik ve davranış örüntüleriyle iç içe geçmiş durumlarda, ilaçların etkili olabilmesi için hastaların tedaviye devam edebilmesi ve ilacı tercih etmesi kritik önem taşıyor. Araştırmacılar, daha önce AUD popülasyonlarında denenmiş enjeksiyon yaklaşımları yerine, oral bir seçeneğin katılım ve devamlılığı artırıp artırmayacağını dolaylı biçimde değerlendirmeyi hedefledi.</p>
<p>Semaglütid, <a href="https://oncology.com.tr/bagirsak-mikrobiyomu-fit-testi-kolorektal-lezyon/" title="Bağırsak mikrobiyomu, FIT testinde kolorektal lezyonları yakalamaya yardımcı olabilir" data-wpan-internal-link="1">bağırsak</a> ve beyinle bağlantılı sinyal yollarından biri olan GLP-1 (glukagon benzeri peptit-1) yolak üzerinden etki gösteriyor. GLP-1 yolunun iştah düzenleme, ödül sisteminin çalışması ve metabolik sinyalleşme gibi süreçler üzerinde etkili olduğu biliniyor. Çalışmanın temel varsayımı, bu biyolojik etkilerin alkol “arayışı” ya da alkol isteğiyle ilişkili ödül/tercih mekanizmalarını da etkileyebileceği yönündeydi. Özellikle bazı kişilerde alkolün pekiştirici etkileri; stres, alışkanlık ve nörobiyolojik duyarlılık gibi etkenlerle birlikte ağır içme dönemlerini tetikleyebiliyor.</p>
<p>Yeni denemede araştırmacılar, AUD tanısı bulunan yetişkinlerde oral semaglütidin ağır içme günlerine yansıyıp yansımadığını incelemeye odaklandı. “Ağır içme” kavramı klinik değerlendirmelerde genellikle içilen miktarın yüksek olduğu günleri işaret eder; bu nedenle sonuçların yalnızca toplam içim miktarıyla değil, daha uç uçtaki davranış paternleriyle ilişkili olup olmadığı açısından da anlamlı olması bekleniyor. Semaglütidin burada olası etkisinin, alkol isteğini ve alkol aramaya yönelik dürtüleri etkileyen süreçlerden geçebileceği düşünülüyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın erken aşamada olup olmadığı ve sonuçların hangi düzeyde genellenebilir olduğu, bu tür çalışmaların yorumunda belirleyici. Klinik denemelerde katılımcı seçimi, tedavinin uygulanma biçimi, takip süresinin uzunluğu ve sonuç ölçütlerinin <a href="https://oncology.com.tr/gastrointestinal-kanserlerde-adc-tasarimi/" title="Gastrointestinal kanserlerde ADC tasarımı hız kazanıyor: Yeni nesil “hedefe isabet” sorusu gündemde" data-wpan-internal-link="1">tasarımı</a>; “işe yarıyor” yorumunu yapmadan önce dikkatle değerlendirilmesi gereken ayrıntılar arasında yer alıyor. Bu nedenle mevcut çalışma, mevcut bakımın yerine geçecek kesin bir tedavi önerisi değil; AUD’da ilaç keşfini hangi biyolojik kapıların üzerinden genişletebileceğine dair araştırma yönünü destekleyen bir bulgu olarak okunuyor.</p>
<p>Uzmanlar için bir diğer önemli nokta da ilaçların psikiyatri alanında uygulanabilirliğidir. Oral tedaviler bazı hastalar için enjeksiyonlara kıyasla daha erişilebilir veya daha sürdürülebilir olabilir. Araştırmacıların oral formülasyon üzerine odaklanması, alkol kullanım bozukluğunda farmakolojik stratejilerin “teorik etkinlik” kadar “pratik devamlılık” ile de değerlendirileceği yaklaşımı yansıtıyor. Eğer ağır içme günlerinde azalma gözlenmesi tutarlı biçimde doğrulanırsa, gelecekteki çalışmalar oral semaglütidin AUD’de hangi hasta gruplarında daha belirgin fayda sağlayabileceğini araştırabilir.</p>
<p>GLP-1 yolunun ödül ve dürtü mekanizmalarıyla olası bağları, bu çalışmayı nörobiyoloji-merkezli bir çerçeveye taşıyor. Bununla birlikte, alkol kullanım bozukluğunda biyolojik etkilerin davranışa nasıl dönüştüğü henüz tam olarak aydınlatılmış değil. Bu nedenle denemenin sonuçları, daha geniş örneklemler ve farklı tasarımlarla tekrarlanmadıkça klinik kararları tek başına yönlendirmemeli.</p>
<p>Özetle, Colorado Anschutz’taki araştırmacıların yeni denemesi, oral semaglütidin AUD bağlamında ağır içme günlerini azaltma potansiyeli olabileceğini ileri sürüyor ve özellikle oral formun tercih edilebilirliği üzerinden tedavinin uygulanabilirliğine dikkat çekiyor. Daha fazla veri, bu sinyallerin ne ölçüde sağlam olduğunu ve alkol isteğiyle ilişkili süreçleri hangi mekanizmalar üzerinden etkileyebileceğini netleştirecek.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/oral-semaglutide-trial-suggests-fewer-heavy-drinking-days-in-alcohol-use/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Alcohol Use Disorder (AUD); oral semaglutide</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Not provided</p>
<p><strong>References:</strong><br />American Journal of Psychiatry (article via DOI above)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Alkol Kullanım Bozukluğu, semaglutid, GLP-1, aşırı alkol tüketimi, randomize klinik çalışma, bağımlılık tıbbı, istekler, oral ilaç</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/oral-semaglutid-aud-agir-icme-gunleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zambiya’daki mülteci yerleşiminde alkol azaltma müdahalesi: SBIRT temelli rastgele deneme olumlu sonuç verdi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/zambiya-multeci-yerlesimi-sbirt-alkol-azaltma/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/zambiya-multeci-yerlesimi-sbirt-alkol-azaltma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:17:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[alkol azaltma müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[insani yardım]]></category>
		<category><![CDATA[insani yardım sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[madde kullanım bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[madde kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[SBIRT]]></category>
		<category><![CDATA[Zambiya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/zambiya-multeci-yerlesimi-sbirt-alkol-azaltma/</guid>

					<description><![CDATA[Zambiya Mantapala yerleşiminde SBIRT temelli alkol azaltma müdahalesi, rastgele denemede alkol kullanımını kalıcı biçimde düşürerek insani yardım ortamlarında etkinlik gösterdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çatışma ve yerinden edilmenin sağlık risklerini artırdığı insani yardım ortamlarında, alkol kullanımına yönelik sistematik müdahalelerin işe yarayıp yaramadığı uzun süredir belirsizliğini koruyordu. Zambiya’nın kuzeyindeki Mantapala mülteci yerleşiminde yürütülen yeni bir randomize deneme, bu boşluğa dair güçlü kanıtlar sunuyor: yapılandırılmış bir “alkol azaltma” yaklaşımı, özel hizmetlerin sınırlı olduğu bir ortamda alkol kullanımını kalıcı biçimde azaltabildi.</p>
<p>Çalışmanın bulguları <em>The Lancet Global Health</em> dergisinde yayımlandı. Araştırma, Columbia University Mailman School of Public Health liderliğinde ve altı ülkeden farklı ortakların katkılarıyla gerçekleştirildi. Tasarım olarak hibrit bir yaklaşım kullanan deneme, “tip 1” randomize kontrollü düzenekten yararlanarak müdahale grubunu, bakımın rutin akışının sürdürüldüğü “tedavi olarak alışılmış” koşuluyla karşılaştırdı. Müdahalenin çekirdeğinde ise SBIRT yer alıyor: tarama (Screening), kısa ve hedefli müdahale (Brief Intervention) ve gerektiğinde tedaviye yönlendirme (Referral to Treatment).</p>
<p>Denemenin odak noktası, alkol kullanımına bağlı sorunların insani krizlerde çoğu zaman ikincil kalmasıydı. Yazarlar, alkol ve diğer madde kullanım bozukluklarının (AOD) acil durum yanıtlarında geniş ölçüde ihmal edildiğini; buna karşın silahlı çatışmaların ve yerinden edilmenin olumsuz sağlık sonuçları riskini yükselttiğine dair artan kanıtlar bulunduğunu vurguluyor. Bu bağlamda, yerleşimlerde ruh sağlığı ve madde kullanımına yönelik uzmanlaşmış klinik hizmetlerin sınırlı olması, etkili müdahalelerin uygulanabilir biçimde tasarlanmasını daha da kritik hale getiriyor.</p>
<p>Mantapala yerleşimindeki denemede SBIRT yaklaşımının, alkol kullanım düzeylerinde “dayanıklı” olarak tanımlanan bir azalma ile ilişkili olduğu bildiriliyor. “Kalıcı etki” vurgusu, yalnızca kısa süreli değişim aramak yerine, müdahalenin zaman içinde sürdürülebilirliğini inceleyen değerlendirme yaklaşımına işaret ediyor. Aynı zamanda çalışmanın insani yardım ortamlarında yürütülmesi, müdahalenin temel unsurlarının sahada çalışır hale getirilebilmesine dair kanıt niteliği taşıyor.</p>
<p>Bu sonuçlar, insani krizlerde sağlık ihtiyaçlarının yalnızca bulaşıcı hastalıklar ya da travma gibi alanlarla sınırlı olmadığını; madde kullanımına bağlı risklerin de yapılandırılmış programlarla ele alınabileceğini gösteren bir örnek olarak değerlendiriliyor. SBIRT’nin özellikle “özel uzmanlık” gerektirmeden tarama ve kısa müdahale bileşenlerini sistematikleştirmesi, bakımın sürekliliği açısından da pratik bir çerçeve sunuyor. Bununla birlikte araştırma, yalnızca alkol azaltma müdahalesinin <a href="https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/" title="Yeni bir PI3K/HDAC ikili inhibitörü, dirençli glioblastomda temozolomidin etkisini artırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">etkisini</a> raporlamakla sınırlı; hangi koşullarda kimlerin daha fazla fayda gördüğü veya hangi bileşenin tek başına en belirleyici olduğu gibi ayrıntılar, daha geniş analizlerin kapsamını gerektiriyor.</p>
<p>Çalışmanın randomize kontrollü yapısı, gözleme dayalı çalışmaların karşılaştığı bazı karışıklıkları azaltma potansiyeli sunuyor. Yine de insani ortamlarda katılım, hizmet <a href="https://oncology.com.tr/avrupada-nadir-kanserlerde-molekuler-eslestirme-erisimi-hizlandirmayi-hedefliyor/" title="Avrupa’da nadir kanserlerde ‘moleküler eşleştirme’ erişimi hızlandırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">erişimi</a> ve uygulama koşulları zaman içinde değişebileceği için, bulguların farklı yerleşimlerde tekrarlanması önem taşıyor. Bununla birlikte denemenin sunduğu kanıt <a href="https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/" title="Ertelemiş kordon klemplenmesinde kalp yanıtı: Oksijen düzeyi ek etkiler mi yaratıyor?" data-wpan-internal-link="1">düzeyi</a>, acil durum yanıtlarında alkol ve AOD sorunlarının ele alınması konusunda tartışmayı daha somut bir zemine taşıyor.</p>
<p>SBIRT temelli alkol azaltma yaklaşımının Mantapala’daki denemede olumlu ve sürdürülebilir sonuçlar üretmesi, kriz koşullarında davranışsal sağlık müdahalelerinin uygulanabilirliğine dair kritik bir işaret olarak öne çıkıyor. Sonraki adımların, müdahaleyi farklı insani bağlamlarda ölçeklendirme ve hangi uygulama koşullarında en iyi sonuçların alındığını netleştirme yönünde şekillenmesi bekleniyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="0web6WFfhY"><p><a href="https://scienmag.com/alcohol-intervention-proves-successful-in-humanitarian-aid-setting/">Alcohol Intervention Proves Successful in Humanitarian Aid Setting</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Alcohol Intervention Proves Successful in Humanitarian Aid Setting” — Science" src="https://scienmag.com/alcohol-intervention-proves-successful-in-humanitarian-aid-setting/embed/#?secret=XcI4pWUwdH#?secret=0web6WFfhY" data-secret="0web6WFfhY" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Alcohol use reduction in humanitarian settings</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Screening, brief intervention, and referral to treatment compared with treatment as usual for alcohol use in an integrated refugee settlement in Zambia: a hybrid, type 1, randomised controlled trial</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1016/j.langlo.2026.103989</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/zambiya-multeci-yerlesimi-sbirt-alkol-azaltma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>USC’de NIH Desteğiyle Beyin–Omurilik–Mesane Bağlantısını Haritalayan Çalışma: İnme Sonrası Mesane Sorunlarına Yeni Yaklaşım</title>
		<link>https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-norogrojen-mesane-tscs-biyobelirtec/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-norogrojen-mesane-tscs-biyobelirtec/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:02:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin-omurilik-bağlantısı]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[fünkisyonel MRI]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[inme sonrası idrar kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[mesane kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[nörogörüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[Nörogrojen mesane]]></category>
		<category><![CDATA[TSCS]]></category>
		<category><![CDATA[Ürodinami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-norogrojen-mesane-tscs-biyobelirtec/</guid>

					<description><![CDATA[USC ve NIH destekli proje, inme sonrası beyin-omurilik-mesane bağlantısını nörogrojen mesane üzerinden inceliyor; TSCS yanıtını öngören biyobelirteçler hedefleniyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnme sonrası hayatta kalanların önemli bir bölümünde görülen idrar kaçırma ve benzeri alt üriner sistem şikâyetleri, çoğu zaman “şekil ve belirti” düzeyinde yönetilse de, altta yatan sinirsel kaynak yeterince hedeflenemiyor. İnme ile ilişkili idrar kontrol bozukluklarının neredeyse yarıya yakın oranlarda raporlanabildiği ve bu durumun nörolojik mekanizmasıyla bağlantılı müdahalelerin sınırlı kaldığı belirtiliyor. Bu nedenle ABD’de USC Mark ve Mary Stevens Neuroimaging and Informatics Institute ile Rancho Los Amigos National Rehabilitation Center’ın yürüttüğü, NIH tarafından finanse edilen yeni bir proje; beyin–omurilik–mesane iletişimindeki aksaklığı daha “devre” düzeyinde anlamayı amaçlıyor.</p>
<p>Proje, tekil semptomlara odaklanan yaklaşımların ötesine geçerek, iyileşmeyi kişiye uyarlanabilir bir ağ temelli çerçevede ele almayı <a href="https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/" title="Yeni bir PI3K/HDAC ikili inhibitörü, dirençli glioblastomda temozolomidin etkisini artırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>. Araştırmanın odağında, Evgeniy Kreydin’in (MD) liderlik ettiği multidisipliner bir çalışma hattı bulunuyor. Bu hat; ileri düzey beyin görüntüleme yöntemleriyle fonksiyonel ve yapısal bağlantıyı değerlendirmeyi, klinik ürodinamik testlerle mesanenin dolum ve boşaltım sırasında verdiği yanıtları ölçmeyi ve transkutanöz spinal kord stimülasyonu (TSCS) ile sinir devrelerini modüle etmeyi bir araya getiriyor.</p>
<p>TSCS, omurga üzerinde cilde yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla, omurilik üzerinden işleyen devreleri hafif elektrik uyarılarıyla etkilemeyi amaçlayan, invaziv olmayan bir yaklaşımdır. Çalışmada, bu tür uyarıların idrarın depolanmasını ve boşaltımını düzenleyen sinir ağlarında değişiklik oluşturup oluşturmadığı incelenirken, hedefin yalnızca kısa vadeli semptom değişimi olmadığı; daha çok hangi hastalarda ve hangi beyin–omurilik bağlantı örüntülerinde yanıtın daha olası olduğunun anlaşılması olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>İnme sonrası alt üriner sistem işlevi, beyin ile omurilik üzerinden mesaneyi kontrol eden yolların bütünlüğü ve etkinliğiyle yakından ilişkili olduğundan, araştırma ekibi hem fonksiyonel bağlantı hem de beyaz cevher yollarının anatomik özellikleri üzerinde yoğunlaşıyor. Kullanılan görüntüleme yaklaşımı; fonksiyonel MRI ile devrelerin birlikte çalışma biçimini ortaya koymayı ve difüzyon MRI gibi tekniklerle beyaz madde yollarının mikro-yapısal özelliklerini incelemeyi içeriyor. Ayrıca, tractography gibi yöntemlerle sinir yollarının iz sürülerek “bağlantı altyapısı”nın ayrıntılı biçimde haritalanması planlanıyor.</p>
<p>Ölçümlerin biyolojik bir karşılık bulabilmesi için ürodinamik testlerden elde edilen verilerle görüntüleme sonuçlarının birlikte yorumlanması hedefleniyor. Böylece, idrar kontrol bozukluğu yaşayan hastalarda beyin–spinal kord–mesane iletişiminde görülen işlevsel ve yapısal değişimlerin, hangi belirti profilleriyle ve hangi klinik ölçümlerle uyumlu olduğu daha sistematik biçimde değerlendirilebilecek. NIH destekli araştırmanın bu aşamasında temel amaç, yalnızca gözlemsel betimleme yapmak değil; kişiye özgü bağlantı örüntülerine dayalı olarak iyileşme stratejilerini daha rasyonel şekilde uyarlamaya zemin hazırlamak.</p>
<p>Çalışmanın TSCS bileşeni açısından ayrıca, yanıtı öngörebilecek işaretleyiciler geliştirilmesi planlanıyor. Projede, daha önce yürütülen pilot çalışmaların, bu çoklu veri toplama ve müdahale çerçevesinin uygulanabilirliğine dair ön bulgular sağladığı belirtiliyor. Bu bulguların, gelecekte daha hedefli tedavi denemelerine ve klinik karar süreçlerinde kullanılabilecek görüntüleme temelli biyobelirteçlere dönüşmesi araştırmanın orta vadeli hedefleri arasında yer alıyor.</p>
<p>İnme sonrası mesane sorunlarında nörolojik kaynağı doğrudan hedefleyen yaklaşımın sahaya yansıması henüz erken bir aşamada olsa da, bu NIH destekli proje; beyin devre haritalaması, ürodinamik değerlendirme ve sinir devresi modülasyonunu tek bir kişiselleştirilmiş çerçevede birleştirerek alanın “semptomdan devreye” geçiş ihtiyacını somutlaştırıyor. Araştırma sonuçları, ilerleyen dönemlerde hangi hastaların hangi sinirsel hedeflere daha iyi yanıt verebileceğine dair daha net bir bilimsel temel oluşturmayı <a href="https://oncology.com.tr/avrupada-nadir-kanserlerde-molekuler-eslestirme-erisimi-hizlandirmayi-hedefliyor/" title="Avrupa’da nadir kanserlerde ‘moleküler eşleştirme’ erişimi hızlandırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Post-stroke lower urinary tract dysfunction; brain–spinal cord–bladder connectivity; TSCS response prediction</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Functional and Structural Brain Connectivity Alterations in Post-Stroke Lower Urinary Tract Dysfunction</p>
<p><strong>References:</strong><br />NIH/National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases, R01DK144402</p>
<p><strong>Keywords:</strong> inme, üriner inkontinans, fMRI, difüzyon MRG, traktografi, beyaz cevher yolları, transkutanöz spinal kord stimülasyonu, ürodinami, <a href="https://oncology.com.tr/omniage-mitotik-saatler-klonal-hematopoez/" title="OmniAge haritası: Mitotik saatlerin işaret ettiği biyolojik yollar klonal hematopoezi açıklayabilir mi?" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçler</a>, nörogörüntüleme</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/inme-sonrasi-norogrojen-mesane-tscs-biyobelirtec/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tümör içine yerleştirilen biyobozunur “ilaç tohumları”: Houston Methodist’ten hedefli immünoterapide yeni yaklaşım</title>
		<link>https://oncology.com.tr/biyobozunur-ilac-tohumlari-hedefli-immunoterapi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/biyobozunur-ilac-tohumlari-hedefli-immunoterapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:29:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Biyobozunur implant]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Hedefli ilaç salımı]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser immünoterapisi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[lokal kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[nanoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/biyobozunur-ilac-tohumlari-hedefli-immunoterapi/</guid>

					<description><![CDATA[Houston Methodist, tümör içine yerleştirilen biyobozunur “ilaç tohumu” ile immünoterapinin lokal ve uzun süreli etkisini artırmayı, sağlıklı dokudaki maruziyeti azaltmayı amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Houston Methodist Research Institute araştırmacıları, kanser hastalarında immünoterapi ilaçlarının doğrudan tümör dokusunun içine verilmesini hedefleyen biyobozunur bir implant geliştirdiklerini açıkladı. Amaç, tümör çevresinde bağışıklık yanıtını desteklemek için ilacı daha <a href="https://oncology.com.tr/me-cfs-iskelet-kasi-degisimleri-uzun-covid-bed-rest/" title="Uzun COVID ve ME/CFS’de kas biyolojisi: Yatak istirahatinin “taklidi” değil, ayrı bir örüntü" data-wpan-internal-link="1">uzun</a> süre lokal düzeyde tutarken, sistemik tedavilerde sıklıkla görülen sağlıklı dokuya ilaç maruziyetini azaltmak olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Şu aşamada “biyonano lifli ilaç salan tohum” olarak tarif edilen cihazın boyutu yaklaşık pirinç tanesi ölçeğinde. Çalışmanın temel fikri, implantı tümör içine yerleştirdikten sonra ilacı tüm vücuda hızlı biçimde yaymak yerine, kademeli salım yaparak tümör mikroçevresinde daha istikrarlı bir etkinlik <a href="https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/" title="Ertelemiş kordon klemplenmesinde kalp yanıtı: Oksijen düzeyi ek etkiler mi yaratıyor?" data-wpan-internal-link="1">düzeyi</a> oluşturmak. Araştırmacılar, bu yaklaşımın, ilacın tümör içinde konsantrasyonunun kısa aralıklarda düşmesini önleyebileceğini ve böylece antitümör aktivitenin daha uzun süre korunmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Cihaz, araştırma ekibinin tanımladığı şekliyle b-NDES adı verilen biyobozunur nanofibraj (nanolifli) bir “ilaç rezervuarı” işlevi görüyor. Tümör içinde kaldığı süre boyunca bağışıklık uyarıcı terapötikleri kontrollü şekilde salması bekleniyor. Bu kontrollü salım tasarımı, sistemik immünoterapilerde karşılaşılan başlıca sınırlayıcılardan biri olan, ilacın dolaşım yoluyla tüm dokuya yayılması nedeniyle etkinliğin tümör odağında sınırlı kalabilmesi sorununu ele almaya yönelik bir strateji olarak sunuluyor.</p>
<p>İmplantın biyolojik olarak parçalanabilmesi ise başka bir kritik mühendislik bileşeni olarak öne çıkarılıyor. Cihazın zaman içinde vücut içinde biyobozunur biçimde çözünmesi amaçlanıyor; böylece tedavi sürecinde ameliyatla çıkarma yükümlülüğünün ortadan kalkması veya azalması hedefleniyor. Araştırmacılar, bu özelliğin klinik çalışma akışlarında pratik bir kolaylık sağlayabileceğini ve hastalar için ek bir cerrahi girişim ihtiyacını azaltabilecek bir senaryo oluşturabileceğini ifade ediyor.</p>
<p>Kaynakta, implant yaklaşımının solid tümörlerde ve özellikle üçlü negatif meme kanseriyle ilgili modelleme çalışmalarında test edilmek üzere konumlandırıldığı belirtiliyor. Üçlü negatif meme kanseri, tedavi seçeneklerinin kısıtlı olabildiği ve immünoterapilerin hedefe yönelik optimizasyon ihtiyacının sık gündeme geldiği bir alan olması nedeniyle, lokal ilaç verme stratejileri açısından bilimsel olarak dikkat çekiyor. Bununla birlikte mevcut açıklama, tedavinin klinik kullanımına dair kesin bir sonuç veya etkinlik iddiası içermiyor; çalışma tasarımının tümör içi hedeflemeye ve lokal ilaç salımının biyolojik etkilerine odaklandığı, erken geliştirme aşamasındaki bir yenilik niteliği taşıdığı anlaşılıyor.</p>
<p>Houston Methodist’te geliştirilen biyobozunur tohum implantın yaklaşımı, immünoterapide “<a href="https://oncology.com.tr/btk-a428d-mutasyonu-kll-btk-direnci/" title="BTK hedefli tedavilere karşı “pan-direnç” yaratan nadir BTK A428D mutasyonu CLL’de öne çıktı" data-wpan-internal-link="1">hedefli</a> lokal uygulama” fikrinin daha kontrollü biçimde uygulanabilmesi açısından önem taşıyor. Tümör mikroçevresine ulaşan immün uyarıcı ajanların, bağışıklık hücrelerini tümör lehine yeniden programlamaya yardımcı olabilmesi teorik olarak beklenen bir süreç; burada fark yaratması amaçlanan nokta ise ilacın tümör içinde daha uzun süre ve daha düzenli bir şekilde bulunmasının sağlanması. Araştırma ekibinin açıklaması, bu tasarımın sistemik yayılımla ilişkili risk ve yan etki yükünü azaltmaya yardımcı olabileceği görüşüne dayanıyor.</p>
<p>Çalışmanın ayrıntılarının ve implantın hangi immun uyarıcı terapötiklerle nasıl bir salım profili oluşturduğunun, ayrıca biyolojik yanıtların ve güvenlik değerlendirmelerinin hangi aşamada olduğunun bilimsel literatürle birlikte takip edilmesi gerekiyor. Bununla beraber, biyobozunur ve lokal odaklı ilaç taşıyıcıların immünoterapi alanında daha fazla araştırmaya konu olacağı görülüyor. Tümör içine yerleştirilen bu tür küçük, zamanla ortadan kalkan “ilaç tohumları” fikri, hedefe yönelik kanser tedavilerinde hem farmasötik erişim hem de klinik uygulama açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="M55hPFN9lV"><p><a href="https://scienmag.com/houston-methodist-researchers-create-biodegradable-implant-for-targeted-cancer-immunotherapy/">Houston Methodist Researchers Create Biodegradable Implant for Targeted Cancer Immunotherapy</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Houston Methodist Researchers Create Biodegradable Implant for Targeted Cancer Immunotherapy” — Science" src="https://scienmag.com/houston-methodist-researchers-create-biodegradable-implant-for-targeted-cancer-immunotherapy/embed/#?secret=DoHDLt9ps4#?secret=M55hPFN9lV" data-secret="M55hPFN9lV" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Biodegradable tumor-implant drug delivery for immunotherapy (solid tumors; triple-negative breast cancer models)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Not provided in the provided content</p>
<p><strong>References:</strong><br />Not provided beyond journal name and link</p>
<p><strong>Keywords:</strong> biyobozunur implant, tümör mikrogen ortamı, immünoterapi, ilaç salımlı tohum, nanolifli taşıma, Kontrollü Salım Dergisi, solid tümörler, lokalize tedavi, üçlü-negatif meme kanseri, bağışıklık aktivasyonu</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/biyobozunur-ilac-tohumlari-hedefli-immunoterapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birincil bakım hastalarında “sosyal reçete” destek modeli, yönlendirmeyi geride bırakabilir: Ontario’daki randomize çalışma</title>
		<link>https://oncology.com.tr/sosyal-recete-navigasyonu-yonlendirmeyi-gecebilir/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/sosyal-recete-navigasyonu-yonlendirmeyi-gecebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:45:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[birinci basamak sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül sağlık hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[hasta navigasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[randomize çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal reçete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum temelli bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yüz yüze yönlendirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/sosyal-recete-navigasyonu-yonlendirmeyi-gecebilir/</guid>

					<description><![CDATA[Annals of Family Medicine’de yayımlanan Ontario randomize araştırması, sosyal reçete navigasyonunda yüz yüze ve yapılandırılmış desteğin yönlendirmeyi geride bırakabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada’nın Ontario eyaletinde yürütülen yeni bir randomize <a href="https://oncology.com.tr/azasitidin-venetoklaks-kombinasyonu-inflamasyon-biyobelirtecleri/" title="Azasitidin–Venetoklaks ikilisi yaşlı AML’de inflamasyon biyolojisini de hedefliyor: yeni çalışma" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, birincil basamak sağlık hizmeti alan hastaların sosyal ve sağlıkla ilgili hizmetlere ulaşmakta zorlanması durumunda, yalnızca web sitesi ya da telefon hattı gibi yönlendirici bilgilerin verilmesinin her zaman yeterli olmayabileceğini öne sürüyor. <em>The Annals of Family Medicine</em>’de yayımlanan araştırma, “sosyal reçete” kapsamındaki desteğin <a href="https://oncology.com.tr/ekstraselluler-histonlar-kalp-disfonksiyonu/" title="Dolaşımdaki “alarm” histonlar kalp hücrelerini nasıl işlevsizleştiriyor? Yeni hücresel yol haritası" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> tasarlandığının sonuçlar üzerinde fark yaratabileceğini, özellikle de hastaya yüz yüze, yapılandırılmış bir navigasyon sağlandığında etkinliğin artabileceğini test etti.</p>
<p>Çalışmada toplam 326 hasta iki gruptan birine rastgele atandı. Müdahale kolunda, Access to Resources in the Community (ARC) olarak adlandırılan model uygulandı. Bu yaklaşımda hastalar bir “navigatör” ile yüz yüze görüşerek destek aldı; navigatör hastanın ihtiyaçlarını sistematik biçimde ele alıp <a href="https://oncology.com.tr/premature-bebeklerde-anne-sutu-kokusu-ilk-agizdan-beslenme/" title="Prematüre bebeklerde anne sütü kokusunun ilk ağızdan beslenmeye olası etkisi" data-wpan-internal-link="1">olası</a> hizmet seçeneklerini haritaladı ve hastanın önceliklerine uyumlu, birlikte oluşturulmuş bir katılım/eylem planı geliştirdi. Böylece, sosyal ve sağlık kaynaklarına erişim bir şematik yönlendirme olarak değil, hastanın gündemiyle uyumlu ve adım adım tasarlanan bir süreç olarak kurgulandı.</p>
<p>Kontrol grubunda ise geleneksel “signposting” uygulandı. Bu yaklaşım, hastalara ihtiyaç duyabilecekleri sosyal ve sağlık hizmetleriyle ilgili bilgi ve başvuru noktalarını işaret eden yönlendirmeler sunmayı hedefler. Araştırmanın tasarımı, iki yaklaşımın—yapılandırılmış yüz yüze navigasyon ile standart yönlendirme—birincil bakım hastalarında kaynaklara bağlanma sürecini nasıl etkilediğini karşılaştırmaya odaklandı.</p>
<p>Çalışmanın ana fikri, sağlık sisteminin yalnızca klinik tedavilerden ibaret olmadığı; barınma, gelir desteği, toplumsal hizmetler, dil ve erişilebilirlik gibi alanların da hastanın iyilik halini belirleyen unsurlar olabildiği yönündeki daha geniş sağlık eşitsizliği tartışmalarıyla uyumlu. Ancak bu tür hizmetlere erişim çoğu zaman hastanın kendi başına “bulma, anlama, başvurma ve sürdürme” gibi bir dizi karmaşık adımı yönetmesini gerektiriyor. Bu nedenle araştırmacılar, navigasyon desteğinin sistemle hastayı karşı karşıya getiren bilgi sunumundan daha fazla bağ kurma sağlayıp sağlamadığını ölçmeyi amaçladı.</p>
<p>Yayınlanan denemenin, sosyal reçete uygulamalarında giderek önem kazanan bir soruya ışık tutması bekleniyor: Kullanıcıyı hedef alırken yalnızca doğru kurumun adını vermek, yeterli olmayabilir; hastanın ihtiyaçlarını ayrıntılandırmak, seçenekleri görünür kılmak ve destek sürecini hasta önceliklerine göre uyarlamak gerekebilir. ARC modelinin yüz yüze görüşme içermesi ve hastayla birlikte bir katılım planı geliştirmesi, bu yaklaşımın pratikte “etkin bağlantı” kapasitesini artırmayı hedeflediğine işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Social prescribing; patient navigation; health and social resource access</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Comprehensive Navigation Service Beats Signposting for Connecting Primary Care Patients to Needed Resources</p>
<p><strong>References:</strong><br />https://www.annfammed.org/content/24/4/287</p>
<p><strong>Keywords:</strong> sosyal reçeteleme, hasta yönlendirme, yönlendirme (signposting), randomize çalışma, sağlık eşitliği, Frankofon hizmetleri, birinci basamak sağlık hizmetleri, sosyal kaynaklar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/sosyal-recete-navigasyonu-yonlendirmeyi-gecebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenidoğanda non-invaziv ventilasyonda “daha fazla nem” varsayımı sınanıyor: daha düşük nemlendirme ısısı ne getirdi?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yenidogan-non-invaziv-ventilasyon-nemlendirme-isisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yenidogan-non-invaziv-ventilasyon-nemlendirme-isisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:52:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[mukus viskozitesi]]></category>
		<category><![CDATA[nazal arayüz ventilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[nemlendirme ısısı]]></category>
		<category><![CDATA[non-invaziv ventilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[solunum yolu kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[solunum yolu nemlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yenidogan-non-invaziv-ventilasyon-nemlendirme-isisi/</guid>

					<description><![CDATA[Randomize kontrollü çalışma, non-invaziv ventilasyonda solunum yolu kuruluğu yaklaşımını sorguluyor. Daha düşük nemlendirme ısısı güvenlik ve fizyolojiyi nasıl etkiliyor?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenidoğan yoğun bakımında uzun süredir benimsendiği düşünülen bir <a href="https://oncology.com.tr/yuksek-akimli-yenidogan-serebral-avm-ekokardiyografi/" title="Neonatal beyin damar bozukluklarında kalp ultrasonu ile daha hedefli yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a>, yeni bir randomize kontrollü <a href="https://oncology.com.tr/sitokinlerle-nk-hucrelerinde-bellek-epigenetik/" title="Sitokinler NK Hücrelerini “Bellek Moduna” Alabilir mi? Yeni çalışma kalıcı yanıtın biyolojisini açıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a> ile yeniden tartışmaya açıldı. Klinik pratikte non-invaziv ventilasyon alan bebeklerde solunum yollarının kurumasını önlemek için gazın daha yoğun nemlendirilmesi gerektiği varsayılır. Ancak araştırmacılar, bu ilkenin otomatik olarak “daha iyi” anlamına gelmeyebileceğini, özellikle de nemlendirme <em>sıcaklığı</em> açısından sorguluyor.</p>
<p>Çalışma, entübasyon gerektirmeden solunum desteği sağlanan ve bu yönüyle invaziv işlemlere bağlı riskleri azaltmayı hedefleyen non-invaziv ventilasyon alan geç preterm ve term yenidoğanlara <a href="https://oncology.com.tr/dna-tetrahedron-hucre-protein-yakalama/" title="DNA tetrahedronlar hücre ve proteinleri “doğru noktada” yakalamaya odaklandı" data-wpan-internal-link="1">odaklandı</a>. Non-invaziv solunum desteğinde hava, yüz maskeleri ya da burun arayüzleri üzerinden akıtılıyor; bu sırada yeterince şartlandırılmamış, yani yeterince nemlendirilmemiş gazların solunum yolunda kuruluğu artırabileceği biliniyor. Böyle bir kuruluğun, mukus viskozitesini yükselterek salgıların daha koyu ve daha yapışkan hale gelmesine katkıda bulunabileceği, mukoza hasarına zemin hazırlayabileceği ve solunumun etkinliğini olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor.</p>
<p>Bu nedenle nemlendirmenin “önemli” olduğu genel kabul görse de, hangi sıcaklık ayarlarının fizyolojik performans ile güvenliği daha iyi dengelediği netleşmiş değil. Araştırmacılar bu belirsizliği, bebekleri farklı nemlendirme sıcaklığı stratejilerine rastgele atayarak sınamayı amaçladı. Çalışmada non-invaziv ventilasyon alan infantlar, nemlendirilen gazın sıcaklığına göre gruplara ayrıldı; böylece daha düşük nemlendirme sıcaklığının solunum yolu üzerindeki olası etkileri ile daha yüksek sıcaklık yaklaşımlarının sonuçları karşılaştırılabildi.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Non-invasive ventilation humidification settings in late preterm and term neonates.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Low humidification temperature during non-invasive ventilation in late preterm and term neonates: a randomized controlled trial.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Madaan, A., Murki, S., Subramanian, S. et al. Low humidification temperature during non-invasive ventilation in late preterm and term neonates: a randomized controlled trial. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02840-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41372-026-02840-5</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yeni randomize kontrollü çalışma, yenidoğan bakımında sessiz bir varsayımı sorguluyor: “daha fazla nemlendirme”nin invaziv olmayan ventilasyon sırasında otomatik olarak “daha iyi nemlendirme” anlamına gelmesi. Araştırmacılar, endotrakeal tüp olmadan solunum desteğine ihtiyaç duyan geç preterm ve term yenidoğanlara odaklandı; bu yaklaşım, invaziv işlemlere bağlı riskleri azaltmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. İnvaziv olmayan ventilasyon, hava akımını &#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yenidogan-non-invaziv-ventilasyon-nemlendirme-isisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tıbbi araştırmada LLM’leri güvenli kullanmak: Nature Protocols’tan aşamalı iş akışı rehberi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/tibbi-arastirmada-llm-guvenli-kullanim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/tibbi-arastirmada-llm-guvenli-kullanim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 19:17:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[büyük dil modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğruluk kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilir yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık veri gizliliği]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/tibbi-arastirmada-llm-guvenli-kullanim/</guid>

					<description><![CDATA[Nature Protocols eğitimine göre tıbbi araştırmada LLM’leri güvenli ve denetlenebilir biçimde entegre etmek için fazlara ayrılmış, doğruluk ve gizlilik odaklı iş akışı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün “frontier” büyük dil modelleri, sağlık alanında yalnızca laboratuvar denemelerinin ötesine geçiyor. GPT-5, Claude 4.5, Gemini 3, Llama 4 ve DeepSeek-R1 gibi sistemlerin, farklı bağlamlarda insan benzeri tıbbi yanıtlar üretebildiği belirtiliyor. Ancak yeni bir <em>Nature Protocols</em> eğitimine göre asıl kritik sıçrama, model kapasitesinin tek başına öne çıkarılmasından ziyade, bu teknolojiyi klinik ve araştırma süreçlerine güvenli biçimde entegre edebilen tekrarlanabilir bir iş <a href="https://oncology.com.tr/trypanosome-mitokondrilerinde-rna-duzenleme-akisinin-editosome-mimarisi-ilk-kez-bu-kadar-net/" title="Trypanosome mitokondrilerinde RNA düzenleme akışının “editosome” mimarisi ilk kez bu kadar net" data-wpan-internal-link="1">akışının</a> kurulmasıyla gerçekleşiyor.</p>
<p>Rehber, sohbet tabanlı <a href="https://oncology.com.tr/pathology-cot-ile-uzmanin-tum-slayt-inceleme-adimlari-yapay-zekaya-aktariliyor/" title="Pathology‑CoT ile uzmanın tüm slayt inceleme adımları yapay zekâya aktarılıyor" data-wpan-internal-link="1">yapay</a> zekâyı tıbbi çalışmaya “destek” haline getirmeyi hedeflerken, doğruluk kontrolü ile gizlilik, sorumluluk ve hesap verebilirlik gibi başlıklarda denetim kaybı yaşanmasını engellemeyi merkezine alıyor. Metin, büyük dil modellerinin güçlü bir dil <a href="https://oncology.com.tr/raa-v-uretim-maliyetleri-endikasyon-talep-kapasite/" title="rAAV’de maliyetin haritası: Hangi endikasyonlar üretim kapasitesini zorluyor?" data-wpan-internal-link="1">üretim</a> yeteneğine sahip olsa da tıbbi bağlamlarda tutarlılık, bağlama uygunluk ve güvenilirlik gereksinimlerinin aynı şekilde karşılanması gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle yaklaşımın odağında yalnızca hangi modelin kullanılacağı değil, o modelin hangi arayüz üzerinden, hangi yetenek sınırlarıyla ve hangi aşamalardan geçerek kullanılacağı yer alıyor.</p>
<p>Tutorial, LLM kullanımını fazlara bölerek kurguluyor. Sürecin başlangıcında görev tanımlaması yapılması gerektiği; örneğin sistemin hangi tür klinik veya araştırma çıktısı üretmek üzere konumlandırıldığı, beklentilerin ve kullanılacak giriş türlerinin netleştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Rehberin mantığı, görev netleşmeden “isteğe bağlı” üretim yerine, ölçülebilir ve denetlenebilir bir hedefe doğru ilerlemek. Bu sayede modelin üreteceği yanıtların ne kadarının karar desteği, ne kadarının bilgilendirici taslak ya da doğrulama ihtiyacı taşıdığı daha baştan ayrıştırılabiliyor.</p>
<p>İkinci aşamada, modelin doğru “arayüz” ve kapasite düzeyiyle eşleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Aynı model farklı görevlerde farklı riskler doğurabildiğinden, metin; iletişim biçimi, istem tasarımı ve yanıtın nasıl yapılandırılacağı gibi etkenlerin tıbbi kullanımda belirleyici olabileceğini ima ediyor. Rehberin vurgusu, insan benzeri ifadelerin varlığını tek başına yeterli görmemek; bunun yerine modelin üreteceği çıktının tıbbi iş akışına nasıl yerleşeceğinin tasarlanması.</p>
<p>Üçüncü faz ise gerçek dünyaya aktarım öncesinde güvenli test ve değerlendirme mantığına işaret ediyor. Doğruluk, gizlilik ve hesap verebilirlik başlıklarının geliştirme döngüsünün sonuna bırakılmaması gerektiği; bunun yerine ölçütlerin ve denetim mekanizmalarının baştan kurularak sistemin farklı senaryolarda nasıl performans verdiğinin izlenmesi gerektiği belirtiliyor. Rehber, klinik ortamda kullanılacak araçlarda değerlendirme süreçlerinin önemini özellikle öne çıkararak, yalnızca genel dil performansına dayalı bir yaklaşımın yetersiz kalabileceğini ima ediyor.</p>
<p>Tutorial’ın kapsadığı son kısım, bu tür sistemlerin gerçek hayatta “kullanıma” geçişini ele alıyor. Burada amaç, sohbet benzeri çıktıları otomatik bir karar yerine, klinik veya araştırma sürecinde doğrulama ve sorumluluk zinciri korunacak şekilde konumlandırmak. Metin, hesap verebilirliğin; kimin neye dayandırarak çıktıyı kullandığını, hangi sınırlarda hareket edildiğini ve hangi verilerin nasıl işlendiğini netleştiren pratiklerle desteklenmesini savunuyor. Gizlilik ve veri koruma boyutu da, kullanıcıların sağlıkla ilgili hassas bilgilere ilişkin riskleri azaltacak şekilde sistem tasarımının düşünülmesi gerektiği yönünde ele alınıyor.</p>
<p><em>Nature Protocols</em>’ta yayımlanan rehberin verdiği ana mesaj, büyük dil modellerinin sağlık alanına “hazır” bir çözüm olarak değil, kontrol edilebilir bir yöntemle entegre edilmesi gereken bir teknoloji olarak görülmesi gerektiği. Model türü ne olursa olsun, görev tanımından gerçek dünyada çalıştırmaya uzanan aşamalı bir çerçeve, tıbbi araştırma ve klinik destek süreçlerinde doğruluk, gizlilik ve sorumluluk hedeflerini birlikte korumayı amaçlıyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/tutorial-explains-how-to-use-large-language-models-in-medical-research/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Guidance on using large language models for medical research</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Tutorial: guidance on the use of large language models for medical research.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Jin, Q., Wan, N., Leaman, R. et al. Tutorial: guidance on the use of large language models for medical research. Nat Protoc (2026). https://doi.org/10.1038/s41596-026-01408-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41596-026-01408-z</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Sınırdaki büyük dil modelleri, laboratuvar gösterimlerinden sağlık hizmetleri için pratik araçlara doğru ilerliyor, GPT-5 gibi sistemler ile, Claude 4.5, Gemini 3, Llama 4 ve DeepSeek-R1 artık birçok ortamda insan benzeri tıbbi yanıtlar üretebiliyor. Nature Protocols&#039;ta yayımlanan yeni bir eğitim, gerçek atılımın yalnızca modelin kendisi olmadığını savunuyor, ancak bir&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/tibbi-arastirmada-llm-guvenli-kullanim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinsonizmde son dönem planlama ve bakım koordinasyonu için yeni yaklaşım: 2026 randomize kontrollü denemeden bulgular</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinsonizmde-son-donem-planlama-ve-bakim-koordinasyonu-icin-yeni-yaklasim-2026-randomize-kontrollu-denemeden-bulgular/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinsonizmde-son-donem-planlama-ve-bakim-koordinasyonu-icin-yeni-yaklasim-2026-randomize-kontrollu-denemeden-bulgular/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:29:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bakım koordinasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ileri bakım planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[İleriye dönük bakım planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[parkinsonizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık hizmetlerinde koordinasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam sonu kararları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinsonizmde-son-donem-planlama-ve-bakim-koordinasyonu-icin-yeni-yaklasim-2026-randomize-kontrollu-denemeden-bulgular/</guid>

					<description><![CDATA[2026’daki randomize deneme, Parkinsonizmde ACP ile proaktif bakım koordinasyonunu birleştirerek end-of-life hazırlığını ve bakım uyumunu güçlendirmeyi hedefliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinsonizm yaşayan bireylerde hastalığın ilerleyişiyle birlikte bakımın parçalanması ve bakımın hedeflerle yeterince örtüşmemesi riski giderek artıyor. Bu alanda 2026 yılında yayımlanan yeni bir randomize kontrollü çalışma, ilerleyen nörolojik hastalıklarda daha erken ve daha sistematik bir “ileriye dönük bakım planlaması” ile “bakım koordinasyonu”nun birlikte ele alınmasının sonuçlarını değerlendirmeye aldı. Araştırma, advance care planning (ACP) desteğini proaktif koordinasyon mekanizmalarıyla birleştirerek, hastaların bakımın sonraki aşamalarına ilişkin tercihlerini daha görünür kılmayı ve <a href="https://oncology.com.tr/gipr-beyin-devreleri-istikah-doyma/" title="GIPR sinyali beyni “yeme” ya da “doyma” yönüne farklı devrelerle itiyor" data-wpan-internal-link="1">farklı</a> sağlık ortamları arasındaki kopuklukları azaltmayı amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmaya liderlik eden ekipten Dijkstra ve arkadaşları, Parkinsonizm tanılı katılımcıları dahil ederek rastgele atama ile iki grupta <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-aksiyel-semptomlar-stn-dbs-lcig-fark/" title="Parkinson’da denge sorunlarına iki yaklaşımın uzun vadeli farklı etkileri ortaya çıktı" data-wpan-internal-link="1">farklı</a> bir uygulamayı test etti. Müdahale grubunda, ACP’yi tek seferlik bir görüşme gibi ele alan geleneksel yaklaşımdan farklı olarak yapılandırılmış bir program kurgulandı. Program; rehberlikli görüşmeler, hastaların tercihlerini içeren belgelenmiş kayıtların oluşturulması ve bakımın farklı basamakları arasında devamlılığın sağlanmasına yönelik takip adımlarını içeriyordu. Böylece planlama süreçlerinin yalnızca konuşma aşamasında kalmaması, planların uygulamaya aktarılmasını destekleyen bir koordinasyon boyutu da devreye sokulmuş oldu.</p>
<p>Denemenin teknik olarak dikkat çeken yönü, ACP içeriğini bakım koordinasyonunu güçlendirecek mekanizmalarla ilişkilendirmeye çalışması. Araştırmacılar, hastanın ifade ettiği hedeflerin ve beklentilerin bakım sunumuna daha tutarlı şekilde yansıtılabilmesi için, planlama ile koordinasyonun aynı çerçevede ele alınması gerektiği varsayımını test ediyor. Çalışmanın odaklandığı hedefler arasında, end-of-life hazırlık düzeyini artırma, bakım kararlarının hasta hedefleriyle daha iyi uyum sağlamasına katkı sunma ve hastalığın ilerlemesiyle sık görülen “parçalanmış bakım” görünümünü azaltma bulunuyor.</p>
<p>Parkinsonizm gibi ilerleyici nörolojik durumlarda klinik ihtiyaçlar zaman içinde değişirken, hastaların farklı uzmanlık alanları ve farklı bakım ortamları arasında geçiş yapması da sıklaşabiliyor. Bu geçişler sırasında iletişim eksikliği, tercihlerin güncel tutulamaması veya bakımın hedeflerle yeterince ilişkilendirilememesi; hem hastalar hem de aileleri için belirsizlik yaratabiliyor. Araştırmanın tasarımı, ACP’yi yalnızca bir belge ya da görüşme çıktısı değil, bakımın akışına entegre edilebilen bir süreç olarak konumlandırıyor.</p>
<p>2026’da yayımlanan bu randomize kontrollü çalışma, ACP ve bakım koordinasyonunu aynı anda ele alan müdahalelerin bilimsel değerlendirmesini güçlendiriyor. Bununla birlikte, denemenin sonuçlarının klinik uygulamalara nasıl ve ne ölçüde uyarlanacağı; müdahalenin uygulanabilirliği, sağlık sistemlerinin işleyişi ve bakım ekiplerinin süreçleri nasıl yöneteceği gibi etkenlere bağlı olacak. Çalışmanın bulguları, ilerleyen nörolojik hastalıklarda hasta hedefleriyle uyumlu bakım kararlarının desteklenmesine yönelik araştırmalara yeni bir çerçeve eklerken, ACP’nin süreç tasarımıyla birlikte ele alınmasının önemini de gündeme taşıyor.</p>
<p>Parkinsonizmde son dönem kararlarını daha iyi hazırlama ve bakımın sürekliliğini koruma hedefi, yalnızca tıbbi bir ihtiyaç değil, aynı zamanda iletişim ve organizasyon meselelerini de içeriyor. Bu nedenle, ACP destekli ve koordinasyonla bütünleşik yaklaşımları test eden bu deneme, nörodejeneratif hastalıklarda bakım kalitesini artırmaya yönelik tartışmalara somut bir veri alanı açıyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="GgXGCis8Rw"><p><a href="https://scienmag.com/randomized-trial-tests-advance-care-planning-and-coordination-for-parkinsonism-patients/">Randomized Trial Tests Advance Care Planning and Coordination for Parkinsonism Patients</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Randomized Trial Tests Advance Care Planning and Coordination for Parkinsonism Patients” — Science" src="https://scienmag.com/randomized-trial-tests-advance-care-planning-and-coordination-for-parkinsonism-patients/embed/#?secret=duuEbNI6tF#?secret=GgXGCis8Rw" data-secret="GgXGCis8Rw" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Advance care planning and care coordination for people with parkinsonism</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Advance care planning and care coordination for people with parkinsonism: a randomized controlled trial</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Dijkstra, B.W., Muente, C., Garon, M. et al. Advance care planning and care coordination for people with parkinsonism: a randomized controlled trial. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01493-7</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/glukoz-keton-indeksi-gki-metabolik-risk-takibi/" data-wpan-internal-link="1">Kan şekeri ve ketonu tek oranla ölçen GKI, kanser ve kronik hastalıkların metabolik riskini izlemeyi hedefliyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinsonizmde-son-donem-planlama-ve-bakim-koordinasyonu-icin-yeni-yaklasim-2026-randomize-kontrollu-denemeden-bulgular/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
