<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kas sağlığı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/kas-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 02:12:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>kas sağlığı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ağır direnç egzersizi, kasın “onarım programını” molekül düzeyinde yeniden başlatıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/agir-direncl-egzersizi-kas-onarimi-molekuler/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/agir-direncl-egzersizi-kas-onarimi-molekuler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 02:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ağır egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[direnç antrenmanı]]></category>
		<category><![CDATA[kas adaptasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kas onarımı]]></category>
		<category><![CDATA[kas sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[mikroyıpranma]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler onarım]]></category>
		<category><![CDATA[proteomik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/agir-direncl-egzersizi-kas-onarimi-molekuler/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir araştırma, ağır direnç egzersizinin kas dokusunda mikroyıpranmaya karşı koordineli onarım mekanizmalarını protein düzeyinde nasıl yeniden başlattığını açıklıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağır direnç antrenmanı yalnızca daha fazla kas inşa etmekle kalmıyor; aynı zamanda insan iskelet kasında kuvvet üreten yapıları kapsayan bir “tamir ve yeniden yapılanma” dizisini hücresel düzeyde devreye sokuyor. Hildesheim, Bonn ve Freiburg Üniversitelerinden araştırmacıların yürüttüğü yeni çalışma, yüksek yoğunluklu direnç egzersizi sonrasında kasın moleküler düzeyde nasıl yanıt verdiğini ayrıntılı biçimde haritalıyor. Bu yaklaşım, kasın her egzersiz döngüsünde birikimli biçimde oluşan mekanik hasar sonrası nasıl onarıldığına dair uzun süredir devam eden bir bilmecenin parçalarını aydınlatmayı hedefliyor.</p>
<p>Nature Communications’ta yayımlanan araştırmanın odağında, kasın kasılma işlevini sağlayan kontraktil “güç üretici” mekanizmanın tekrarlayan stresler altında nasıl hasar gördüğü ve sonrasında nasıl yeniden inşa edildiği bulunuyor. Direnç egzersizi sırasında uygulanan kuvvet, kas dokusunda her zaman gözle görülemeyen ölçekte mikroskobik düzeyde bozulmalara yol açıyor. Bu tip hasarlar, sadece yorgunluk hissinin ötesinde, kas hücrelerinin onarım altyapısını çalıştırdığı biyolojik bir sinyal gibi işlev görüyor. Çalışma, kasın bu sinyali nasıl okuyup hangi protein ağları üzerinden toparlandığını inceleyerek, egzersizin uyum yanıtını daha mekanik ve hedeflenebilir bir çerçevede değerlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Araştırmacılar özellikle sağlıklı yaşlanma bağlamında önemli bir soruya odaklanıyor: Endurans temelli fiziksel aktivite genel zindeliği destekleyebilse de kas kütlesini yeterince korumaya her zaman aynı düzeyde katkı vermeyebiliyor. Buna karşın direnç egzersizi, kuvvetli mekanik stres uygulayarak kasın yeniden şekillenmesini tetikliyor. Ancak “uyum” denilen süreç, sadece büyüme sinyallerini değil; aynı zamanda kasın yapısal bileşenlerinde oluşan mikro hasarın kontrollü biçimde onarılmasını da gerektiriyor. Bu nedenle araştırmanın asıl değeri, onarımın yalnızca genel bir kavram olarak değil, <a href="https://oncology.com.tr/mir-195-5p-kolorektal-kanser-xiap-bcl2-survivin/" title="miR-195-5p, bağırsak kanserinde hücre ölüm dengesini XIAP/BCL2/Survivin hattını ayarlayarak etkiliyor" data-wpan-internal-link="1">hücre</a> içindeki protein ağlarının zamanla nasıl işlediği üzerinden gösterilmeye çalışılması.</p>
<p>Çalışmada, direnç egzersizi sonrası insan iskelet kasında proteinlerin nasıl değiştiğini incelemek için fraksiyonlanmış proteomik yaklaşımlardan yararlanıldığı belirtiliyor. Bu tür analizler, kas hücresinin farklı protein bileşenlerini daha ayrıntılı yakalayarak, hasar yanıtı sırasında devreye giren veya baskılanan ağları görünür kılabiliyor. Bulgular, egzersizin etkisini tek bir “onarım mekanizması”na indirgemekten ziyade, birden fazla hücresel sürecin koordineli çalıştığını düşündüren bir resim ortaya koyuyor. Böylece kas, hasarı takiben kuvvet üreten sistemlerini yeniden kurarken, eş zamanlı olarak onarımın yürütülmesini sağlayan protein etkileşimlerine de yön veriyor.</p>
<p>Araştırmacılar, ortaya çıkan protein ağlarının direnç egzersiziyle <a href="https://oncology.com.tr/glp-1-noropsikiyatrik-advers-olaylar-vigibase/" title="WHO VigiBase verileri: GLP-1 tedavileriyle ilişkili nöropsikiyatrik şikâyet sinyali raporlandı" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> hasarı azaltmada rol oynayabileceğini öne sürüyor. Bu bulgu, gelecekte antrenman planlamasında ya da rehabilitasyon süreçlerinde “ne kadar” egzersiz yapıldığı kadar “kasın neyi ve hangi hızla onardığı” gibi daha ince biyolojik ölçütlerin önem kazanabileceğine işaret ediyor. Yine de çalışma tasarımı, doğrudan <a href="https://oncology.com.tr/yenidogan-trombosit-transfuzyonu-kaniya-dayali-protokol-uyum/" title="Neonatal yoğun bakımda kanıta dayalı protokolle uzun süreli değişim: Trombosit transfüzyonunda tutarlılık raporu" data-wpan-internal-link="1">klinik uygulama</a> talimatı sunmaktan ziyade kas biyolojisini daha iyi anlamaya odaklanıyor. Bulguların, farklı yaş gruplarında, farklı antrenman hacmi ve şiddetlerinde ya da belirli kas grupları üzerinde nasıl değiştiğini doğrulayan ek araştırmalar gerekeceği açık.</p>
<p>Bu noktada, çalışmanın yaşlanma ile bağlantısı dikkat çekiyor. Kas kütlesinin azalmasıyla giden süreçlerde onarım kapasitesinin etkilenmesi, direnç egzersizinin neden daha koruyucu olabildiğine dair biyolojik bir temel oluşturabilir. Çalışma, en azından kuvvet uygulaması sonrası kasın onarım makinesinin nasıl çalıştığına dair moleküler düzeyde kanıt sunarak bu tartışmaya veri ekliyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, direnç antrenmanının kas dokusunda yalnızca büyümeyi değil, kuvvet üretici bileşenlerdeki mikroskobik hasarın ardından onarım ve yeniden yapılanmayı da tetiklediğini moleküler düzeyde gösterme yönünde önemli bir adım. Kasın onarım altyapısını oluşturan protein ağlarını daha net anlamak, antrenman ve rehabilitasyonun gelecekte kişiselleştirilmesine giden yolu genişletebilir; ancak klinik yansımalar için daha fazla doğrulama çalışmasına ihtiyaç var.</p>
<p>Kaynak bağlantısı: https://scienmag.com/resistance-training-triggers-muscle-repair-machinery/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Human skeletal muscle molecular repair after resistance exercise</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Fractionated proteomics identifies a protein network mitigating resistance exercise-induced damage in human skeletal muscle</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1038/s41467-026-75501-y</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/agir-direncl-egzersizi-kas-onarimi-molekuler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kas Sağlığı Diyabet Riskini Şekillendiren Yeni Bulgular: Sarkopenik Obezitenin Rolü</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kas-sagligi-diyabet-riskini-sekillendiren-yeni-bulgular-sarkopenik-obezitenin-rolu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kas-sagligi-diyabet-riskini-sekillendiren-yeni-bulgular-sarkopenik-obezitenin-rolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 02:57:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[insülin direnci]]></category>
		<category><![CDATA[kas sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sarkopenik obezite]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kas-sagligi-diyabet-riskini-sekillendiren-yeni-bulgular-sarkopenik-obezitenin-rolu/</guid>

					<description><![CDATA[Curtin Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışma, diyabet riskinin sadece kiloya bağlı olmadığını, kas sağlığı ile yağlılık kombinasyonunun belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor; bulgular, klinik tarama ve önleme stratejilerini dönüştürebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güncel sağlık literatürü çoğu zaman diyabet riskini vücut ağırlığı üzerinden değerlendirir. Ancak Curtin Üniversitesi’nin liderliğinde yürütülen uluslararası bir çalışma, bu tek yönlü bakışın ötesine geçerek kas sağlığının da tip 2 diyabet riskini belirlemede kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Diabetes Care dergisinde yayımlanan bu geniş gözlemsel çalışma, diyabet açısından başlangıçta sağlıklı olan yaklaşık 480.000 yetişkin üzerinde 14 yıl süren bir izlemeyi temellendiriyor ve sarkopenik <a href="https://oncology.com.tr/obezite-losemiyle-mucadelede-yeni-bicimde-rol-oynuyor-il-17a-ve-glp-1-ekseninin-entegre-hedefi/" title="Obezite Lösemiyle Mücadelede Yeni Biçimde Rol Oynuyor: IL-17A ve GLP-1 Ekseninin Entegre Hedefi" data-wpan-internal-link="1">obezite</a> olarak adlandırılan durumun, hastalık gelişiminde nasıl bir fark yarattığını mercek altına alıyor.</p>
<p>Çalışmanın odak noktası, aşırı adiposity ile birlikte kas kütlesi ve gücünde azalma anlamına gelen sarkopenik obezite. Bu durum, yalnızca yağa odaklanan değerlendirme modellerinin ötesinde, kasın metabolik sağlıktaki rolünü vurguluyor. Bilim insanları için bu tanım, “yağlılık” ile “kas kaybı”nın bir arada bulunduğu durumu ifade ediyor ve bu kombinasyonun enerji metabolizması, insülin duyarlılığı ve özellikle pankreas fonksiyonları üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu sorguluyor.</p>
<p>Sonuçlar şaşırtıcı: Sarkopenik obeziteye sahip kişiler, sağlıklı bir vücut kompozisyonuna sahip olanlara kıyasla tip 2 diyabet geliştirme riskini üç buçuk katı aşan bir oranda artırdı. Ayrıca, bu grup obeziteye sahip olanlardan diyabet geliştirme açısından yaklaşık yüzde 19 daha yüksek bir risk gösterirken, yalnızca sarkopeni olanlardan kaynaklanan riskin ise yaklaşık yüzde 91 daha yüksek olduğu belirlendi. Bu üçlü karşılaştırma, sadece kiloya odaklanan bakış açısının ötesinde, kas dokusunun korunmasının ve güçlendirilmesinin diyabet riskinin anlaşılmasında ne kadar önemli olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın baş yazarı Zhongyang Guan, bulguların mevcut paradigmaları sarsabileceğini belirtiyor. Guan, “Verilerimiz, kas dokusundaki bozulmanın diyabet riski üzerinde anlamlı bir katkı yaptığını gösteriyor; bu nedenle mevcut risk değerlendirmelerinin sadece kilo ölçütlerine dayanmasını gözden geçirmek gerekiyor” diye konuşuyor. Bu ifadeler, klinik uygulamalarda diyabetin önlenmesi ve erken tanı süreçlerinde yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu işaret ediyor. Guan’ın sözleri, kas gücü ve kas kütlesinin de risk hesaplarında dikkate alınması gerektiğini vurguluyor ve bu yönelimin sadece estetik veya kilo odaklı <a href="https://oncology.com.tr/kanserde-hedeflerden-molekul-tasarimina-yapay-zeka-yoluyla-yeni-bir-durus/" title="Kanserde Hedeflerden Molekül Tasarımına Yapay Zeka Yoluyla Yeni Bir Duruş" data-wpan-internal-link="1">hedeflerden</a> ibaret olmadığını, metabolik sağlıkla daha doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Uluslararası ortaklar tarafından yürütülen bu uzun süreli izleme çalışması, sadece bireyler arasındaki farkları aydınlatmakla kalmıyor; aynı zamanda klinik risk değerlendirme araçlarının nasıl güncellenmesi gerektiğine ilişkin ipuçları da sunuyor. Bireylerin kas gücü ve kütlesinin ölçülmesinin, diyabet riskinin belirlenmesinde kilo ölçütlerinden bağımsız olarak değerlendirilebileceğini ima eden bulgular, sağlık hizmetlerinin ilerleyen yaşlarda karşılaşabileceği yeni zorluklara karşı bir farkındalık yaratıyor. Bu konu, özellikle yaşlı nüfusta veya kilo fazlalığı bulunan popülasyonlarda daha da kritik bir hal alıyor; çünkü bu gruplarda kas dokusunun korunması, metabolik dengenin sürdürülmesi için hayati olabilir.</p>
<p>Çalışmanın derin analizleri, sarkopenik obezite tanısı konulan katılımcıların yaklaşık yüzde 15’inin belirli bir alt profil altında toplandığını da gösteriyor. Bu ayrıntı, risk altındaki alt grupların daha iyi tanımlanması ve gelecekte yapılacak müdahalelerin hedeflenmesi açısından önemli görülüyor. UK Biobank verileri üzerinden yapılan bu analiz, geniş ve çeşitli bir topluluğun uzun vadeli sağlık sonuçlarını ortaya koyarken, kas-yağ etkileşiminin diyabet sırasında nasıl bir rol oynayabileceğine dair yeni sorulara kapı aralıyor.</p>
<p>Birer birer açığa çıkan bulgular, diyabet riskinin yalnızca yağ yüküyle ilişkili olmadığını, kas dokusunun da bu karmaşık tablo içinde belirleyici bir unsur olduğunu vurguluyor. Ancak bu çalışmanın doğası gözlemsel olduğundan, nedensellik ilişkisine dair kesin bir çıkarım yapılamıyor. Yani kas sağlığı ile diyabet arasındaki bağlantının sebep-sonuç yönünde mi yoksa ortak etkileyen başka faktörler nedeniyle mi ortaya çıktığı konusunda daha ileri çalışmaların yapılması gerekiyor. Bununla birlikte eldeki kanıtlar, sağlık politikalarının ve klinik tarama protokollerinin, vücut bileşiminin kapsamlı bir değerlendirmesini içerecek şekilde genişletilmesi gerektiğine işaret ediyor. Özellikle yaşlanan ve kilo fazlası olan bireylerde, kas gücünün korunmasına ve artırılmasına <a href="https://oncology.com.tr/san-diegoda-goril-icin-ilk-mastoidektomi-insan-ve-hayvan-sagligina-yonelik-capraz-disiplinli-basari/" title="San Diego’da Goril İçin İlk Mastoidektomi: İnsan ve Hayvan Sağlığına Yönelik Çapraz Disiplinli Başarı" data-wpan-internal-link="1">yönelik</a> müdahalelerin, gelecekteki diyabet insidansını düşürmede rol oynayabileceği üzerinde duruluyor.</p>
<p>Sonuç olarak, bu çalışma diyabetin önlenmesinde sadece kilonun anahtar olmadığını, kas sağlığının da en az yağ dokusu kadar önemli olduğunu güçlü şekilde gösteriyor. Klinik pratikte, risk hesaplamalarının genişletilmesi, hastaların sadece kilo kaygısıyla değil, kas gücü ve kas kitlesinin de ölçülmesiyle değerlendirileceği bir yaklaşım gerektiriyor. Bu, özellikle önlenebilir sağlık sorunları açısından giderek önem kazanacak bir strateji olarak öne çıkıyor. Bilim dünyası, kas-yağ etkileşiminin metabolik sağlıkta hangi mekanizmalarla çalıştığını daha ayrıntılı şekilde anlamak için daha çok çalışmaya ihtiyaç duyuyor; ancak mevcut bulgular, diyabet riskinin azaltılması için daha bütüncül ve bireye özgü bir planın gerekliliğini açıkça gösteriyor. Bu çerçevede, bilim camiası ve sağlık hizmetleri, risk değerlendirme ve müdahale yaklaşımlarını, kas sağlığını da dikkate alacak şekilde genişletmeyi hedeflemeli.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Sarcopenic Obesity and Risk of Incident Type 2 Diabetes: A Prospective Cohort Study and Landmark Analysis From the UK Biobank</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.2337/dc26-0797</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Diabetes, Muscles, Sarcopenic Obesity, Type 2 Diabetes, Muscle Health, Obesity, Insulin Resistance</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kas-sagligi-diyabet-riskini-sekillendiren-yeni-bulgular-sarkopenik-obezitenin-rolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GLP-1 İlaçları Kilo Verdirirken Hareketi Azaltıyor: Wearable Verilerinden Çarpıcı Bulgular</title>
		<link>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-fiziksel-aktivite-azalmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-fiziksel-aktivite-azalmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:25:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonisti]]></category>
		<category><![CDATA[kas kütlesi]]></category>
		<category><![CDATA[kas sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[liraglutid]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obezite tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[semaglutid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-fiziksel-aktivite-azalmasi/</guid>

					<description><![CDATA[GLP-1 ilaçları kullanan obeziteli yetişkinlerde fiziksel aktivitenin azaldığı ve kas sağlığının korunmasının önem kazandığı yeni araştırma, tedavide bütüncül yaklaşım gerekliliğini vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şişmanlık tedavisinde son yılların en dikkat çekici ilaç sınıflarından biri olan GLP-1 reseptör agonistlerinin, vücut yağını azaltmadaki başarısı kadar beklenmedik bir yan etkisi de gündeme geldi: fiziksel aktivitede belirgin düşüş. Chicago’da düzenlenen Endo 2026 toplantısında sunulan yeni araştırma, bu ilaçları kullanan obeziteli yetişkinlerde günlük hareket düzeylerinin anlamlı biçimde azaldığını <a href="https://oncology.com.tr/ybx1-akciger-kanseri-kemik-metastaz/" title="Akciğer Kanserinin Kemik Sığınağında YBX1’in Rolü Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koydu. Bulgular, kilo kaybı hedefiyle başlanan tedavilerde yalnızca tartının değil, kas kütlesi ve hareket alışkanlıklarının da yakından izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>Çalışma; semaglutid, liraglutid, dulaglutid ve tirzepatid gibi yaygın GLP-1 ilaçlarının etkilerini gerçek yaşam koşullarında inceleyerek, bu ajanların yalnızca yağ dokusunu değil, yağsız kütleyi ve dolayısıyla kas sağlığını da dolaylı biçimde etkileyebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, fiziksel aktivitedeki gerilemenin özellikle uzun vadede kas korunumu, metabolik sağlık ve güç kaybını önleme açısından önem taşıdığını vurguluyor. Kilo kaybının tek başına başarı ölçütü olmadığını ortaya koyan bu sonuçlar, obezite tedavisinin daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini gösteriyor.</p>
<p>Çalışmayı yürüten HSHS St. John’s Hospital’dan Dr. Sajana Maharjan, fiziksel aktivitenin farmakolojik müdahalelere rağmen sağlığın temel yapı taşlarından biri olmaya devam ettiğini belirtti. Araştırmanın işaret ettiği temel mesaj, ilaçların iştahı ve vücut ağırlığını azaltırken, hastaların egzersiz alışkanlıklarının aynı hızda sürmeyebileceği yönünde. Bu durum, tedavi sırasında hareketin doğal olarak artacağı varsayımının her zaman geçerli olmadığını düşündürüyor.</p>
<p>Araştırmada kullanılan yöntem de bulgulara ayrı bir önem kazandırıyor. Ekip, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin All of Us Research Programı kapsamında yer alan geniş veri havuzundan yararlandı. Retrospektif öncesi-sonrası kohort tasarımıyla yapılan inceleme, elektronik sağlık kayıtlarını Fitbit gibi giyilebilir cihazlardan elde edilen objektif fiziksel aktivite ölçümleriyle birleştirdi. Bu yaklaşım, klinik notlara ya da katılımcı beyanlarına dayalı çalışmaların ötesine geçerek, tedavi sürecindeki gerçek davranış değişimlerini daha doğrudan değerlendirme olanağı sundu.</p>
<p>Giyilebilir teknoloji verileri, özellikle günlük yaşamda orta-şiddetli aktivite sürelerini izlemek açısından değerli kabul ediliyor. Çünkü hasta beyanları, egzersiz sıklığını veya süreyi olduğundan farklı gösterebilirken, cihazlar adım sayısı ve hareket yoğunluğu konusunda daha nesnel bir pencere açabiliyor. Bu da GLP-1 tedavileri gibi geniş kullanım alanına sahip ilaçların yalnızca biyokimyasal etkilerini değil, yaşam tarzı üzerindeki yansımalarını da değerlendirmeyi mümkün kılıyor.</p>
<p>Obezite tedavisinde GLP-1 ilaçlarının rolü son yıllarda hızla genişledi. Bu ajanlar, iştahı azaltma ve tokluk hissini artırma mekanizmaları sayesinde önemli kilo kaybı sağlayabiliyor. Ancak uzmanlar, hızlı kilo azalmasının her zaman kas dokusunun aynı oranda korunması anlamına gelmediğini uzun süredir hatırlatıyor. Özellikle <a href="https://oncology.com.tr/enugu-aile-yasli-bakim-zorluklar/" title="Enugu’da Ailelerin Omuzladığı Yaşlı Bakımının Görünmeyen Yükü" data-wpan-internal-link="1">yaşlı</a> bireylerde veya başlangıçta düşük fiziksel kapasiteye sahip hastalarda kas kaybı, güç azalması ve fonksiyonel gerileme daha dikkatli izlenmesi gereken bir risk alanı oluşturuyor.</p>
<p>Yeni bulgular, bu nedenle, GLP-1 ilaçlarının “hareketi ikame eden” bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini destekliyor. Araştırma doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmaktan ziyade, ilaç kullanım döneminde fiziksel aktivitenin neden düştüğünü inceleyen gözlemsel bir çerçeve sunuyor. Yine de veri setinin genişliği ve cihaz tabanlı ölçümler, sinyalin klinik açıdan ciddiye alınmasını gerektiriyor. Uzmanların dikkat çektiği olası açıklamalar arasında iştah ve enerji alımındaki düşüşe eşlik eden genel enerji düzeyi değişiklikleri, kilo kaybına bağlı günlük rutin farklılıkları ya da hastaların egzersiz motivasyonundaki azalma yer alabilir. Ancak bu olasılıkların her biri daha ayrıntılı araştırma gerektiriyor.</p>
<p>Sonuçlar, obezite tedavisi sırasında egzersizin neden kritik olduğunu da yeniden gündeme taşıyor. Fiziksel aktivite, yalnızca kalori harcaması sağlamakla kalmıyor; kas gücünü koruyor, insülin duyarlılığını destekliyor ve kardiyometabolik riski azaltmaya yardımcı oluyor. Bu nedenle ilaç tedavisi ile düzenli hareket arasındaki dengenin korunması, uzun vadeli başarı açısından belirleyici olabilir. Araştırmacılar da tam olarak bu noktaya dikkat çekerek, klinik uygulamada egzersiz yönlendirmesinin tedavi planının merkezinde tutulması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, GLP-1 tedavilerinin obezite yönetiminde güçlü bir araç olmaya devam ettiğini değiştirmiyor. Ancak araştırma, kilo kaybı yaşayan bireylerde hareket düzeyinin otomatik olarak korunmadığını, aksine zaman içinde azalabileceğini göstererek önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Bu nedenle hekimlerin, hastaların yalnızca ağırlık değişimini değil, fiziksel performansını, kas sağlığını ve günlük aktivite paternlerini de birlikte değerlendirmesi öneriliyor. Endo 2026’da sunulan bu veriler, modern obezite tedavisinin yalnızca farmakolojiye değil, davranışsal ve fonksiyonel sonuçlara da odaklanması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Impact of GLP-1 Receptor Agonist Medications on Physical Activity in Adults with Obesity</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Decreased Physical Activity Among Adults with Obesity Using GLP-1 Receptor Agonists: Insights from Wearable Device Data</p>
<p><strong>Keywords:</strong> GLP-1 reseptör agonistleri, obezite, fiziksel aktivite, semaglutid, liraglutid, dulaglutid, tirzepatid, giyilebilir fitness takip cihazları, kas kütlesi, orta-yüksek şiddette fiziksel aktivite, metabolik sağlık, egzersiz uyumu</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-hipotansiyon-riski/" data-wpan-internal-link="1">GLP-1 İlaçlarında Yeni Güvenlik Sinyali: Düşük Tansiyon, Baş Dönmesi ve Düşme Riski Artabilir</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-fiziksel-aktivite-azalmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orta Yaşta Başlayan Hareket Alışkanlıkları, İleri Yaşta Kas Sağlığını Belirleyebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 11:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[düşme riski]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[HUNT çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[kas sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sarkopeni]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma ve kas gücü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda kırılganlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Orta yaşta başlayan fiziksel aktivite alışkanlıkları, ileri yaşlarda kas kaybı ve sarkopeni riskini etkileyebilir. HUNT çalışması bu ilişkiyi uzun dönemli verilerle ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta yaşta ve sonrasında sürdürülen fiziksel aktivite alışkanlıklarının, ileri yaşlarda ortaya çıkan kas kaybı ve güçsüzlükle ne ölçüde ilişkili olduğu, son yıllarda yaşlanma araştırmalarının en önemli sorularından biri haline geldi. BMC Geriatrics’te yayımlanan 2026 tarihli yeni bir çalışma, bu soruya uzun dönemli ve nüfus temelli verilerle yaklaşarak dikkat çekici <a href="https://oncology.com.tr/inme-kol-fonksiyonu-omurilik-uyarimi/" title="Felç Sonrası Kol ve El İşlevi İçin Omurilik Uyarımında Umut Veren İlk Klinik Bulgular" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a> ortaya koyuyor. Norveç’te yürütülen geniş ölçekli HUNT çalışmasına dayanan analiz, orta yetişkinlikten geç yaşa uzanan fiziksel aktivite örüntülerinin, sarkopeni riskini anlamada kritik olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Sarkopeni, yaşla birlikte kas kütlesi ve kas gücünde ilerleyici azalmayla tanımlanıyor ve yalnızca hareket kabiliyetini değil, aynı zamanda düşme riski, kırılganlık, bağımsız yaşam ve genel yaşam kalitesini de etkileyebiliyor. Küresel yaşlanma hızlandıkça, bu durumun halk sağlığı açısından önemi daha da artıyor. Buna karşın, bugüne kadar yapılan birçok çalışma fiziksel aktiviteyi tek bir zaman noktasında değerlendirdiği için, yaşamın farklı dönemlerinde değişen hareket alışkanlıklarının kas sağlığına etkisi yeterince anlaşılamamıştı. Yeni araştırmanın öne çıkan yönü tam da burada devreye giriyor: Aktivitenin sadece “var” ya da “yok” oluşuna değil, zaman içinde nasıl değiştiğine bakıyor.</p>
<p>Çalışmanın araştırmacıları, katılımcıların orta yaştan itibaren kaydedilen fiziksel aktivite verilerini ayrıntılı biçimde inceledi. Böylece egzersiz yoğunluğundaki, sıklığındaki ve türündeki değişimlerin yıllar içindeki seyri izlenebildi. Bu yaklaşım, yaşam boyu hareketliliğin tek bir ölçümle yakalanamayacak kadar dinamik olduğunu vurguluyor. Bilim insanlarına göre, bir kişinin 40’lı ya da 50’li yaşlardaki aktivite düzeyi, sadece o anki sağlık durumunu değil, ilerleyen yıllarda kas fonksiyonunu da etkileyen bir biyolojik ve davranışsal yörüngeyi temsil edebilir.</p>
<p>HUNT çalışmasının sağladığı uzunlamasına veri yapısı, araştırmacılara özellikle değerli bir avantaj sundu. Çünkü sarkopeni gibi yavaş gelişen ve çok etkenli bir durum için kısa süreli gözlemler çoğu zaman yetersiz kalabiliyor. Geçmişte fiziksel aktivite ile kas sağlığı arasındaki bağ çoğunlukla çapraz kesitsel verilerle incelendiğinden, hangi durumun neden, hangisinin sonuç olduğu her zaman netleşmiyordu. Oysa bu yeni analiz, zaman içinde tekrarlanan ölçümler sayesinde daha güçlü bir ilişki haritası oluşturmayı hedefliyor. Bu da özellikle koruyucu sağlık politikaları açısından hangi yaşam evrelerinin daha kritik olabileceğine dair ipuçları veriyor.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı dönemde sarkopeni, yaşlılıkta kırılganlık ve bağımlılığın önemli belirleyicilerinden biri olarak kabul ediliyor. Kas kütlesi kaybının yanı sıra kas işlevindeki düşüş, merdiven çıkma, yürüme, denge sağlama ve gündelik işleri sürdürme gibi temel aktiviteleri zorlaştırabiliyor. Bu nedenle, kas sağlığını korumaya yönelik stratejiler yalnızca ileri yaşlarda değil, çok daha erken dönemlerde şekillenmeye başlıyor. Yeni bulgular da fiziksel aktivitenin, yaşamın ilerleyen yıllarına bırakılmaması gereken bir yatırım olduğuna işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmanın bir diğer önemli katkısı, yaşam tarzı seçimlerinin sonuçlarının yıllar hatta on yıllar sonra ortaya çıkabileceğini göstermesi. Egzersiz alışkanlıklarının ergenlik, genç yetişkinlik ya da erken orta yaşta nasıl başladığı ayrı bir konu olsa da, bu çalışma özellikle orta ve ileri yetişkinlik boyunca korunan ya da değişen aktivite düzeylerinin sarkopeniyle ilişkisini gündeme taşıyor. Bu, klinisyenler ve halk sağlığı uzmanları için önemli bir mesaj içeriyor: Hareketliliği sürdürmek, yalnızca genel sağlık göstergelerini iyileştirmekle kalmayabilir, aynı zamanda ileri yaşta kas kaybı riskini de etkileyebilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın bulgularını değerlendirirken dikkatli olmak gerekiyor. Çalışma güçlü bir uzun dönemli tasarıma sahip olsa da, fiziksel aktivite ile sarkopeni arasındaki ilişki karmaşık ve çok etkenli olmaya devam ediyor. Beslenme durumu, <a href="https://oncology.com.tr/uk-yasli-cin-egzersiz-engelleri/" title="Birleşik Krallık’ta Yaşlı Çin Kökenlilerin Egzersizini Ne Kolaylaştırıyor, Ne Zorlaştırıyor?" data-wpan-internal-link="1">kronik hastalıklar</a>, sigara kullanımı, vücut kompozisyonu ve sosyoekonomik koşullar gibi değişkenler de kas sağlığını etkileyebiliyor. Bu nedenle sonuçlar, aktivitenin tek başına belirleyici olduğunu değil, daha geniş bir yaşam tarzı ve sağlık çerçevesi içinde önemli bir rol oynadığını düşündürüyor.</p>
<p>Bilimsel açıdan bakıldığında, bu tür uzunlamasına çalışmaların önemi giderek artıyor. Yaşlanan toplumlarda kas kaybını önlemek ya da geciktirmek için hangi dönemde, hangi yoğunlukta ve hangi tür fiziksel aktivitenin en fazla <a href="https://oncology.com.tr/kamu-mallari-esitlik-isbirligi-catismasi/" title="Ortak Fayda Paylaşımında Adalet, İşbirliğiyle Neden Çatışabiliyor?" data-wpan-internal-link="1">fayda</a> sağladığını anlamak, gelecekte daha hedefli müdahalelerin önünü açabilir. HUNT verileri üzerine kurulan bu yeni analiz de tam olarak bu boşluğu doldurmaya yönelik bir adım niteliğinde. Araştırma, yaşlanma sürecinde kas sağlığını korumak için tek bir “doğru” an yerine, yaşam boyu birikimli davranışların belirleyici olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, BMC Geriatrics’te yayımlanan çalışma, sarkopeninin yalnızca ileri yaşın kaçınılmaz bir sonucu olmadığına; orta yaşta başlayan ve yıllar boyunca süren fiziksel aktivite örüntülerinin bu süreçte önemli bir fark yaratabileceğine işaret ediyor. Bulgular, yaşlılıkta bağımsızlığı koruma hedefinin çok daha erken yaşlarda, günlük hareketlilik ve düzenli fiziksel aktiviteyle desteklenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Kas sağlığına ilişkin bu uzun dönemli bakış, hem klinik uygulamalar hem de halk sağlığı stratejileri için değerli bir çerçeve sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Physical activity trajectories from mid- to late adulthood and their impact on sarcopenia risk in older adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Physical activity patterns from mid- to late adulthood and risk of sarcopenia in older adults: the HUNT study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Tømmerdal, K.H., Nauman, J., Madssen, E. et al. Physical activity patterns from mid- to late adulthood and risk of sarcopenia in older adults: the HUNT study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07747-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/orta-yasta-fiziksel-aktivitenin-sarkopeni-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayla Zayıflayan Kaslar İçin Sarımsaktan Gelen Hücresel İpucu</title>
		<link>https://oncology.com.tr/s1pc-sarimsak-kas-sagligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/s1pc-sarimsak-kas-sagligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 17:54:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[eNAMPT]]></category>
		<category><![CDATA[kas fonksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kas sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[LKB1]]></category>
		<category><![CDATA[LKB1 enzimi]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[NAD⁺ metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[organlar arası iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sarımsak bileşenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sarkopeni]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sarımsak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/s1pc-sarimsak-kas-sagligi/</guid>

					<description><![CDATA[Japon bilim insanları, yaşlı sarımsaktan elde edilen S1PC bileşiğinin yağ dokusu ve beyin-kas sinyallemesi yoluyla kas fonksiyonunu destekleyerek yaşa bağlı kas kaybına karşı yeni bir yaklaşım sunduğunu açıkladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japonya’da yürütülen yeni bir çalışma, mutfaklarda sık kullanılan bir besinden elde edilen yaşlı sarımsak türevi bir bileşiğin, yaşla birlikte görülen kas zayıflığına <a href="https://oncology.com.tr/genis-nutralizan-antikor-orthoebolavirus/" title="Ebolavirüslere Karşı Geniş Korumada Yeni Antikor Bulgusu Umut Veriyor" data-wpan-internal-link="1">karşı</a> beklenmedik bir biyolojik yol üzerinden etkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, aged garlic extract içinde bulunan doğal metabolit S-1-propenyl-L-cysteine’in (S1PC) kas dokusunu yalnızca yerel düzeyde değil, organlar arası iletişimi de devreye sokarak destekleyebildiğini bildiriyor. Bulgular, özellikle sarkopeni olarak bilinen yaşa bağlı kas kaybı ve güçsüzlüğü için yeni bir beslenme temelli yaklaşım ihtimalini gündeme getiriyor.</p>
<p>Çalışma, Tokyo’daki Institute for Research on Productive Aging (IRPA) ile Wakunaga Pharmaceutical Co., Ltd. araştırmacılarının ortak yürüttüğü bir projeden geliyor ve bulguların <em>Cell Metabolism</em> dergisinin yaklaşan sayısında yayımlanması planlanıyor. Ekip, S1PC’nin kas dokusuna doğrudan etki etmesinden çok, yağ dokusundan başlayan ve beyin-kas eksenine uzanan bir sinyal ağı oluşturduğunu gösterdi. Bu yönüyle araştırma, yaşlanma biyolojisinde giderek daha fazla dikkat çeken “organlar arası iletişim” kavramına güçlü bir örnek sunuyor.</p>
<p>Araştırmanın merkezinde, hücresel enerji dengesini koruyan kilit düzenleyicilerden biri olan liver kinase B1, yani LKB1 yer alıyor. Çalışmaya göre S1PC, bu enzimi aktive ediyor ve LKB1’in işlevsel bir protein kompleksi oluşturmasını tetikliyor. Bu süreç, metabolik sağlık ve uzun ömürle ilişkilendirilen aşağı akış mekanizmalarını devreye sokuyor. Bilim insanları için özellikle önemli olan nokta, bu etkinin yalnızca tek bir dokuda sınırlı kalmaması; vücudun farklı bölgeleri arasında bir sinyal zinciri oluşturması.</p>
<p>Bu zincirin kritik halkalarından biri, adipose tissue yani yağ dokusundan salınan dış hücresel veziküller içinde taşınan extracellular nicotinamide phosphoribosyltransferase, kısaca eNAMPT oldu. Araştırmacılar, S1PC uygulaması sonrası eNAMPT üretiminin belirgin biçimde arttığını gözlemledi. eNAMPT, NAD⁺ kurtarma yolundaki hız sınırlayıcı basamaklardan birini katalizleyen enzim olarak biliniyor. NAD⁺ ise DNA onarımı, mitokondriyal işlev ve hücresel enerji üretimi için vazgeçilmez bir molekül; yaşlanma araştırmalarında son yılların en çok izlenen biyokimyasal başlıklarından biri.</p>
<p>Çalışmanın önemi, tam da burada daha görünür hale geliyor. Yaşlanma ile birlikte pek çok dokuda NAD⁺ düzeylerinin azalabildiği, bunun da enerji metabolizması, onarım süreçleri ve stres yanıtlarını zayıflatabildiği uzun süredir biliniyor. S1PC’nin eNAMPT üzerinden bu havuzu desteklemesi, teorik olarak kas hücrelerinin yaşa bağlı işlev <a href="https://oncology.com.tr/juvenil-glokom-foxc1-gen-kopya-artisi/" title="Genç Yaşta Görme Kaybına Yol Açan Glokomda Yeni Genetik İşaret: FOXC1 Kopya Artışı" data-wpan-internal-link="1">kaybına</a> karşı daha dirençli kalmasına yardım edebilir. Ancak araştırmacılar, bunun bir tedavi kanıtı değil, deneysel bir biyolojik mekanizma olduğunun altını çiziyor. Bulgular, etkileyici olsa da, insanlarda klinik yarar için ek çalışmalara ihtiyaç var.</p>
<p>Çalışmada dikkat çeken bir başka unsur da yağ dokusunun beklenenden çok daha etkin bir düzenleyici organ olarak öne çıkması. Uzun yıllar boyunca yağ dokusu, daha çok enerji depolayan pasif bir yapı olarak değerlendiriliyordu. Oysa son araştırmalar, bu dokunun hormonlar, enzimler ve veziküller aracılığıyla sistemik metabolizmayı yönlendirebildiğini gösteriyor. S1PC ile güçlenen eNAMPT salınımı da, yağ dokusunun kas fonksiyonuna uzanan etkisinin moleküler bir örneği olarak yorumlanıyor.</p>
<p>İşin nörobiyolojik yönü de en az metabolik bileşen kadar dikkat çekici. Araştırma, yaşlı sarımsaktan türeyen bu bileşiğin, hipotalamik sinyallemeyi içeren bir iletişim hattı üzerinden kas performansını etkileyebileceğini gösteriyor. Hipotalamus, vücudun enerji dengesi, açlık-tokluk yanıtları ve birçok hormonal düzenleme açısından merkezi bir kontrol bölgesi. Bu nedenle, adipose tissue kaynaklı sinyallerin hipotalamus üzerinden kas dokusuna uzanması, yaşlanma sürecinde beyin-kas-etkileşiminin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.</p>
<p>Sarkopeni, dünyanın birçok bölgesinde yaşlanan nüfusla birlikte daha görünür hale gelen önemli bir <a href="https://oncology.com.tr/fentanil-opioid-asiri-dozu-hayatta-kalma/" title="Fentanil Çağında Aşırı Doz Sonrası Bir Yıllık Hayatta Kalma Verileri Alarm Veriyor" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> sorunu. Kas kütlesi ve gücündeki azalma, düşme riski, bağımsız hareket kabiliyetinde kayıp ve yaşam kalitesinde düşüş gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle, kas sağlığını destekleyebilecek beslenme temelli yaklaşımlar ve güvenli biyoaktif bileşikler bilim dünyasında yoğun ilgi görüyor. Aged garlic extract ve içindeki S1PC de bu ilginin son örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Cells</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Garlic-derived metabolite activates LKB1, promotes adipose eNAMPT secretion and improves age-related muscle function via hypothalamic signalling</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Aging populations, NAD⁺ metabolism, muscle frailty, nutraceuticals, inter-organ communication, LKB1 activation, eNAMPT, hypothalamic signaling, aged garlic extract, sarcopenia, metabolic regulation, ekstraselüler veziküller</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/s1pc-sarimsak-kas-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
