<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kardiyovasküler hastalık &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/kardiyovaskuler-hastalik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2026 12:17:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>kardiyovasküler hastalık &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Egzersiz ile GLP-1 İlaçlarının Kalp Damar Sağlığında Beklenenden Fazlası</title>
		<link>https://oncology.com.tr/egzersiz-glp1-ilaclari-kalp-sagligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/egzersiz-glp1-ilaclari-kalp-sagligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:17:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz ve metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[endotelyal fonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonisti]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonistleri]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler risk]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/egzersiz-glp1-ilaclari-kalp-sagligi/</guid>

					<description><![CDATA[GLP-1 reseptör agonistleri ve egzersiz, kalp damar sağlığını sadece kilo kaybıyla değil, damar fonksiyonu ve inflamasyonun azaltılmasıyla da destekliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Metabolik hastalıklar ile <a href="https://oncology.com.tr/egzersiz-liraglutid-kilo-koruma-damar-sagligi/" title="Kilo Koruma Döneminde Egzersiz ve Liraglutid Damar Sağlığını Destekleyebilir" data-wpan-internal-link="1">kardiyovasküler risk</a> arasındaki bağlantı, son yıllarda yalnızca kilo kontrolü üzerinden değil, <a href="https://oncology.com.tr/zebrafish-cadasil-tedavi-modeli/" title="Zebrafish modeli CADASIL’in gizli damar hasarını aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">damar</a> biyolojisi ve hücresel sinyaller üzerinden de yeniden tanımlanıyor. Nature Metabolism’de 2026’da yayımlanan Jordan ve McDermott imzalı çalışma, bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Araştırma, egzersiz ile glukagon benzeri peptid-1 reseptör agonistlerinin, kısa adıyla GLP-1RA’ların, birlikte ele alındığında kalp ve damar sistemi üzerinde yalnızca kilo kaybıyla açıklanamayacak etkiler oluşturabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>GLP-1 reseptör agonistleri uzun süredir tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan önemli ilaç sınıfları arasında yer alıyor. Bu ilaçların kan şekeri kontrolü, iştah düzenlenmesi ve kilo azalması üzerindeki etkileri iyi biliniyor. Ancak son dönemde biriken bulgular, kardiyovasküler yararın yalnızca tartıdaki düşüşten ibaret olmadığını düşündürüyor. Jordan ve McDermott’un değerlendirmesi de tam bu noktada önem kazanıyor: Çalışma, GLP-1RA’ların metabolik parametreleri iyileştirirken damar duvarı, endotel fonksiyonu ve kalp kası üzerinde daha doğrudan etkiler gösterebildiğini ele alıyor.</p>
<p>İncelemede öne çıkan başlıklardan biri, inflamasyonun baskılanması. Kronik düşük düzey inflamasyon, ateroskleroz gelişiminde ve kalp damar hastalıklarının ilerlemesinde temel sürükleyicilerden biri olarak kabul ediliyor. Araştırmada GLP-1 reseptör aktivasyonunun, inflamatuvar yanıtları azaltmaya yardımcı olabilecek mekanizmalarla ilişkili olduğu aktarılıyor. Bu durum, özellikle metabolik bozukluğu olan bireylerde damar hasarının ve plak oluşumunun hızını etkileyebilecek bir biyolojik zemin sunuyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli bulgusu ise damar endoteli üzerindeki etkiler. Damarların iç yüzeyini kaplayan bu ince tabaka, kan akışının düzenlenmesi ve damar tonusunun korunmasında kritik rol oynuyor. Jordan ve McDermott, GLP-1RA’ların endotelyal nitrik oksit biyoyararlanımını artırabildiğini gösteren moleküler yolları ayrıntılandırıyor. Nitrik oksit, damarların gevşemesini sağlayarak vazodilatasyonu kolaylaştırıyor, arteriyel esnekliği artırıyor ve dolaşımın daha dengeli işlemesine katkıda bulunuyor. Endotel işlevindeki bu iyileşme, ateroskleroz riskinin azaltılması açısından da özel önem taşıyor.</p>
<p>Araştırma yalnızca damar duvarıyla sınırlı kalmıyor; kalp kası üzerindeki doğrudan koruyucu etkiler de masaya yatırılıyor. GLP-1RA’ların miyokard üzerinde, <a href="https://oncology.com.tr/ampk-tet2-parkinson-epigenetik/" title="Şeker Düzeyindeki Dalgalanmalar Parkinson Araştırmasında Yeni Bir Epigenetik Yol Açtı" data-wpan-internal-link="1">metabolik stres</a> koşullarında hücresel dayanıklılığı destekleyebilecek sinyalleri etkilediği düşünülüyor. Bu tür etkiler, özellikle diyabet, obezite veya insülin direnci gibi durumlarda kalbin artan yük altında çalıştığı senaryolarda daha anlamlı hale geliyor. Ancak bilim insanları, bu sonuçların klinik uygulamaya nasıl ve ne ölçüde yansıyacağını belirlemek için daha fazla veri gerektiğini de vurguluyor.</p>
<p>Çalışmayı dikkat çekici kılan bir başka nokta, egzersizin bu tabloya nasıl dahil edildiği. Fiziksel aktivite, kardiyovasküler sağlığın en güçlü ve en iyi belgelenmiş bileşenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Egzersiz; insülin duyarlılığını artırıyor, damar fonksiyonunu destekliyor, inflamasyonu azaltıyor ve lipid profilini iyileştirebiliyor. Jordan ve McDermott’un yaklaşımı, egzersiz ile GLP-1RA tedavisinin birbirini tamamlayabileceği yönünde. Yani bu iki müdahale, aynı biyolojik yolların farklı noktalarına dokunarak daha geniş bir koruma etkisi oluşturabilir.</p>
<p>Bu sinerji özellikle metabolik disfonksiyon taşıyan ve buna bağlı olarak kalp damar hastalığı riski yükselen gruplar için anlam taşıyor. Tip 2 diyabet, fazla kilo ve obezite gibi durumlar, sadece glukoz metabolizmasını değil, damar sertliği, endotelyal işlev bozukluğu ve inflamasyon gibi süreçleri de etkiliyor. Dolayısıyla tedavi yaklaşımının tek bir hedefe odaklanması çoğu zaman yeterli olmuyor. Araştırmanın işaret ettiği çerçeve, kilo kaybını önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici kabul etmeyen daha bütüncül bir model sunuyor.</p>
<p>Bununla birlikte çalışma, GLP-1 reseptör agonistlerinin her hastada aynı sonucu vereceği veya egzersizin yerini alacağı anlamına gelmiyor. Tam tersine, bilimsel veriler bu tedavilerin yaşam tarzı müdahaleleriyle birlikte değerlendirilmesinin daha gerçekçi olduğunu gösteriyor. Egzersiz, ilaç tedavisinin yerini alan değil, onu tamamlayan bir unsur olarak öne çıkıyor. Klinik açıdan bakıldığında bu yaklaşım, hem risk azaltımı hem de metabolik kontrol açısından daha dengeli bir strateji anlamına gelebilir.</p>
<p>Jordan ve McDermott’un Nature Metabolism’de yayımlanan çalışması, GLP-1RA’ların kardiyovasküler etkilerine dair anlayışı daha derin bir düzeye taşıyor. Bulgular, bu ilaç sınıfının yalnızca kilo düşüşü üzerinden değil, inflamasyon, endotel işlevi, nitrik oksit biyolojisi ve olası miyokard koruması üzerinden de etkili olabileceğini gösteriyor. Egzersizle birleştiğinde ise ortaya, metabolik bozukluğun kalp damar sistemi üzerindeki yükünü azaltmaya yönelik daha kapsamlı bir çerçeve çıkıyor. Bu da gelecekteki tedavi stratejilerinin, kalp sağlığını yalnızca sayılarla değil, alttaki biyolojik süreçlerle birlikte ele alacağına işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The study focuses on the combined effects of exercise and glucagon-like peptide 1 receptor agonists (GLP-1RAs) on cardiovascular disease, emphasizing mechanisms beyond weight loss.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Exercise and glucagon-like peptide 1 receptor agonists in cardiovascular disease beyond weight loss.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Jordan, A.J., McDermott, M. Exercise and glucagon-like peptide 1 receptor agonists in cardiovascular disease beyond weight loss. Nat Metab (2026). https://doi.org/10.1038/s42255-026-01560-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/egzersiz-glp1-ilaclari-kalp-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk Çağı Kanseri Atlatanlarda Sağlıklı Yaşamın Kalbi Korumada Rolü Giderek Netleşiyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cocukluk-cagi-kanseri-sagkalimi-saglikli-yasam/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cocukluk-cagi-kanseri-sagkalimi-saglikli-yasam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 14:44:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı kanseri sağkalımı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser sağkalımı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser sonrası bakım]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[pediatrik onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[uzun vadeli sağlık riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzun vadeli takip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cocukluk-cagi-kanseri-sagkalimi-saglikli-yasam/</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk çağı kanseri atlatanlarda sağlıklı yaşam tarzı, kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik riskleri azaltarak uzun vadeli sağlık sonuçlarını iyileştiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserini yenen bireylerde uzun vadeli sağlık riskleri, onkolojinin en önemli takip alanlarından biri olmaya devam ediyor. Kemoterapi ve radyasyon gibi hayat kurtaran tedaviler çocukların yaşamını uzatırken, bu tedavilerin yıllar sonra kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere ciddi kronik sorunlara zemin hazırlayabildiği uzun süredir biliniyor. Ancak iki kapsamlı uluslararası çalışma, bu tablonun tamamen kaçınılmaz olmadığını gösteriyor: Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, çocukluk çağı kanseri sonrası gelişebilecek bazı uzun vadeli sağlık risklerini anlamlı ölçüde azaltabilir.</p>
<p>University of Gothenburg ve St. Jude Children’s Research Hospital araştırmacılarının öncülük ettiği çalışmalar, çocukluk çağı kanseri atlatanların yalnızca <a href="https://oncology.com.tr/membranoz-nefropatide-rituksimab-biyobenzer/" title="Membranöz Nefritte B Hücre Hedefli Tedavi İçin Ucuz Bir Alternatif Gündemde" data-wpan-internal-link="1">tedavi</a> geçmişleriyle değil, yaşam tarzı tercihleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle kardiyovasküler hastalık yükü üzerinde duran bu araştırmalar, fiziksel aktivite, vücut ağırlığı, sigara kullanımı ve alkol alımı gibi değiştirilebilir faktörlerin, hayatta kalma sonrası dönemde sağlık sonuçlarını etkileyebileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Bu bulgular, çocukluk çağı kanseri sonrası bakımın merkezinde yer alan eski varsayıma güçlü bir meydan okuma anlamına geliyor. Uzun yıllar boyunca, yoğun tedavi alan çocuklarda ortaya çıkan kalp hastalığı, damar sorunları ve diğer kronik komplikasyonlar büyük ölçüde tedavinin kaçınılmaz yan etkileri olarak görülüyordu. Oysa yeni epidemiyolojik veriler, bu risklerin tamamının sabit olmadığını; yaşam tarzı kaynaklı bileşenlerin de önemli bir paya sahip olabileceğini gösteriyor. Bu da, izlem programlarında yalnızca kanser nüksüne değil, önlenebilir kardiyometabolik risklere de odaklanılması gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Nature Communications’ta yayımlanan çalışmalardan biri, 18 binden fazla çocukluk çağı kanseri sağkalımını yaklaşık 30 yıla varan bir süre boyunca izledi. Uzun dönemli gözlemsel yöntemlerle yürütülen analiz, sağlıklı davranış kalıpları ile daha düşük kronik hastalık riski arasında belirgin ilişkiler kurdu. Araştırmanın temel önemi, tek bir kısa dönem gözleme değil, geniş bir hasta grubunda yıllar içinde biriken sağlık sonuçlarına dayanması. Bu da çocukluk çağı kanseri sonrası dönemde yaşam tarzı danışmanlığının neden daha fazla önem kazandığını güçlendiren bir kanıt niteliği taşıyor.</p>
<p>Çocukluk çağı kanseri geçiren kişiler, tedavinin türüne ve dozuna bağlı olarak çok çeşitli geç etkilerle karşılaşabiliyor. Özellikle kalp kası hasarı, damar sertliği, metabolik bozukluklar ve erken <a href="https://oncology.com.tr/tug-testi-egzersiz-kirmganlik-azaltma/" title="Kıdemli Yaşta Kırılganlığa Karşı Yeni Egzersiz Yaklaşımı Umut Verdi" data-wpan-internal-link="1">yaşta</a> gelişen kalp-damar hastalıkları, sağkalımın giderek arttığı bir dönemde daha görünür hale geldi. Bilim insanları, bu popülasyonda riskin yalnızca tedavi geçmişine bağlanamayacağını; beslenme, hareketsizlik, obezite, tütün kullanımı ve alkol gibi faktörlerin de tabloyu ağırlaştırabileceğini vurguluyor. Bu nedenle yaşam tarzı, artık yalnızca genel sağlık başlığı değil, onkoloji sonrası tıbbi izlem bileşeni olarak ele alınıyor.</p>
<p>Yeni araştırmaların <a href="https://oncology.com.tr/teclistamab-nuks-eden-multipl-myelom/" title="Nüks Eden Multipl Myelomada Teclistamab’dan Dikkat Çekici Yanıt: Uluslararası Faz 3 Çalışmada Yeni Dönem İşaretleri" data-wpan-internal-link="1">dikkat çekici</a> yönlerinden biri, sağlıklı davranışların faydasını soyut bir öneri düzeyinde bırakmaması. Gözlemsel veriler, daha iyi yaşam tarzı profillerine sahip sağkalım grubunda kardiyovasküler komplikasyonların daha düşük seyretme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Elbette bu tür çalışmalar neden-sonuç ilişkisinin tüm ayrıntılarını tek başına kanıtlamaz; ancak örüntünün güçlü olması, klinik uygulama açısından önemli bir mesaj veriyor. Riskin tamamen sıfırlanması beklenmese de, değiştirilebilir faktörlerin düzeltilmesiyle uzun vadeli yükün azaltılabileceği anlaşılıyor.</p>
<p>Bu yaklaşım, survivorship care olarak tanımlanan kanser sonrası izlem modelleri açısından da yeni bir çerçeve sunuyor. Uzmanlara göre sağkalım izlemi yalnızca periyodik görüntüleme ve laboratuvar kontrollerinden ibaret olmamalı; fiziksel aktivite teşviki, kilo yönetimi, sigara bırakma desteği ve alkol kullanımının sınırlandırılması gibi unsurlar da bu bakımın parçası olmalı. Özellikle çocukluk çağı kanseri atlatan bireyler genç yaşta yetişkinliğe adım attıkları için, erken dönemde kurulacak sağlıklı alışkanlıklar uzun yıllar boyunca etkili olabilir.</p>
<p>Çalışmalar aynı zamanda sağlık hizmeti sunucuları için pratik bir hatırlatma niteliğinde: Onkolojik tedavi kadar, tedavi sonrasında hastanın günlük yaşamı da sonuçları belirliyor. Bu nedenle pediatrik onkoloji ile kardiyoloji, endokrinoloji ve yaşam tarzı danışmanlığı arasındaki işbirliği giderek daha kritik hale geliyor. Araştırma bulguları, yüksek riskli grupların daha yakın izlenmesi ve bireyselleştirilmiş koruyucu stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Bilim insanları, özellikle Hodgkin lenfoması gibi bazı kanser türlerinden sağ kalanlarda uzun vadeli kalp-damar riskinin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini de hatırlatıyor. Ancak mesaj yalnızca belirli tanılarla sınırlı değil. Çocukluk çağında kanser tedavisi almış geniş sağkalım grubunda, sağlıklı yaşamın potansiyel koruyucu rolü artık daha net görülüyor. Bu da, uzun vadeli takipte yaşam tarzı müdahalelerinin destekleyici ama önemli bir araç olarak düşünülmesi gerektiğini gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak bu yeni bulgular, çocukluk çağı kanserinden sağ kurtulanların kaderinin yalnızca geçmiş tedavilerine bağlı olmadığını ortaya koyuyor. Tıbbi bakımın yanı sıra günlük alışkanlıklar da gelecekteki sağlık yükünü şekillendirebiliyor. Araştırmalar henüz her ayrıntıyı kesinleştirmiş değil, ancak yön açık: Sağlıklı yaşam, çocukluk çağı kanseri sonrası dönemde kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik komplikasyonlara karşı önemli bir savunma hattı olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Potential for risk reduction of chronic health conditions through lifestyle in childhood cancer survivors</p>
<p><strong>Keywords:</strong> çocukluk çağı kanseri sağ kalanları, kardiyovasküler hastalık, yaşam tarzı faktörleri, fiziksel aktivite, obezite, sigara kullanımı, alkol alımı, uzun dönem takip, risk azaltma, pediatrik onkoloji, sağkalım bakımı, Hodgkin lenfoma</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cocukluk-cagi-kanseri-sagkalimi-saglikli-yasam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
