<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kardiyoloji &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/kardiyoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 06:10:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>kardiyoloji &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ertelemiş kordon klemplenmesinde kalp yanıtı: Oksijen düzeyi ek etkiler mi yaratıyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası dolaşım]]></category>
		<category><![CDATA[ekokardiyografi]]></category>
		<category><![CDATA[ertelemiş kordon klemplenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen düzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan ekokardiyografi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[DOXIE–Echo verileri, ertelemiş kordon klemplenmesinin kalp yanıtını yalnızca belirlemediğini; doğum sonrası oksijen düzeyinin erken ekokardiyografi bulgularını da etkileyebileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ertelemiş kordon klemplenmesi (DCC), doğumdan hemen sonra bebeğin dolaşım sisteminin daha kademeli uyum sağlamasına yardımcı olabilecek bir yaklaşım olarak uzun süredir tartışılıyor. Ancak yeni bir çalışma, DCC’nin tek başına ne olacağını <a href="https://oncology.com.tr/me-cfs-iskelet-kasi-degisimleri-uzun-covid-bed-rest/" title="Uzun COVID ve ME/CFS’de kas biyolojisi: Yatak istirahatinin “taklidi” değil, ayrı bir örüntü" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> doğumdan hemen sonraki dakikalarda oksijenin nasıl verildiğini de hesaba katmak gerektiğini öne sürüyor. Araştırmacılar, özellikle çok erken doğan ve son derece düşük gebelik haftasına sahip bebeklerde, resüsitasyonun başlangıcında kullanılan oksijen konsantrasyonunun kalp ve akciğer dolaşımıyla ilgili erken ekokardiyografi bulgularını etkileyebileceğini raporladı.</p>
<p>Çalışmanın odağında, DCC sonrası kalbin ve akciğer damarlarının yeniden düzenlenmesi yer alıyor. Doğumla birlikte bebek artık plasentayı kullanamaz; akciğerler genişledikçe akciğer damarlarındaki direnç düşmeye başlar ve kan akışı akciğerlere yönelir. Bu geçişin başarıyla gerçekleşmesi, kalbin sağ ve sol tarafları arasındaki dolaşım dinamiklerini de yakından etkiler. DCC bu geçişe <a href="https://oncology.com.tr/hemodinamik-anlamli-pda-kapatma-zamanlamasi/" title="Prematürelerde PDA kapatmanın zamanlaması: Ne zaman cihaz, ne zaman bekleme?" data-wpan-internal-link="1">zaman</a> tanırken, erken resüsitasyonda uygulanan oksijenin düzeyi de hem solunumu destekleme hem de akciğer damar direncinin seyrini değiştirme potansiyeline sahip.</p>
<p>Uluslararası DOXIE–Echo çalışmasında araştırmacılar, son derece düşük gebelik haftasında doğan bebeklerde DCC uygulamasından sonra yüksek oksijen maruziyetinin etkisini incelemek üzere ekokardiyografi ile ölçülebilen erken biyobelirteçlere odaklandı. Çalışmanın sorusu, resüsitasyonun hemen başında 100% oksijen verilmesinin, ventilasyonu artırarak akciğer dolaşımında direnç azalmasına yardımcı olup olmadığını ve bunun kalbin erken adaptasyonunda ölçülebilir bir iyileşme sağlayıp sağlamadığını ortaya koymaktı. Diğer yandan, yüksek oksijenin beklenen faydayı göstermemesi ya da olası riskler taşıması ihtimali de denklemin içinde tutuldu.</p>
<p>Çalışmanın tasarımında, DCC’nin ardından bebeklerin oksijen stratejilerinin farklılaştırılması ve bunun erken dönemde kalp fonksiyonları ile ilişkili ekokardiyografi göstergelerine yansıyıp yansımadığının değerlendirilmesi öne çıkıyor. Ekokardiyografi, doğumdan sonraki çok erken saatlerde akciğer dolaşımının nasıl şekillendiğini, sağ kalp üzerindeki yüklenmenin ne yönde değiştiğini ve kanın kalp içi yöneliminde belirgin farklılık olup olmadığını izlemek için kullanılabilen bir araç. Bu nedenle araştırmacılar, yalnızca solunuma ilişkin klinik bulgulara değil, dolaşımın kalpte nasıl yansıtıldığını gösteren ölçümlere de özellikle bakıyor.</p>
<p>Ön bulgular, DCC’nin kalp-dolaşım yanıtını belirleyen tek değişken olmadığını; oksijen konsantrasyonunun, doğum sonrası kardiyopulmoner geçişin hızını ve yönünü etkileyebileceğini düşündürüyor. Bu tür bulgular, neonatal resüsitasyonda oksijen uygulamasının “ne kadar”dan çok “ne zaman ve hangi bağlamda” ele alınması gerektiği fikrini güçlendiriyor. Yüksek oksijenin akciğerlerin açılması ve gaz değişiminin sağlanması üzerinde kısa vadeli etkileri olabileceği bilinse de, kan akımı ve damar direnci üzerindeki sonuçlar her zaman doğrusal olmayabiliyor; bu nedenle kardiyak ölçümlerle değerlendirme kritik önem taşıyor.</p>
<p>Çalışma sonuçları, klinik uygulamaya doğrudan tek bir reçete sunmaktan ziyade, DCC ile oksijen stratejilerinin birlikte düşünülmesi gerektiğini vurgulayan bir sinyal niteliğinde. Son derece düşük gebelik haftasında doğan bebeklerde dolaşım sistemi zaten hassas bir denge içinde olduğundan, resüsitasyonun erken basamağında kullanılan oksijen düzeyinin ekokardiyografiyle saptanabilen etkileri daha görünür hale gelebilir. Bu da, gelecekteki değerlendirmelerin yalnızca DCC’yi değil, DCC’nin hemen ardındaki oksijen hedeflerini ve resüsitasyon protokollerini de birlikte ele alması gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>DOXIE–Echo’nun bu ekokardiyografik yaklaşımı, doğum sonrası geçişi anlamada daha ince bir bakış sağlıyor. Araştırma ilerledikçe, erken dönemdeki kalp <a href="https://oncology.com.tr/down-sendromu-alzheimer-p-tau217-kan-testi/" title="Down sendromunda Alzheimer biyobelirteçleri kan testleriyle daha erken yakalanabilir: USC çalışması" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçleri</a> ile daha sonraki klinik gidişat arasındaki bağlantılar netleşirse, neonatal yoğun bakımda hem DCC zamanlaması hem de oksijen kullanımının hangi alt gruplarda nasıl optimize edilebileceğine dair daha sağlam kanıtlar oluşabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Koo, J., Torres, N., Lakshminrushimha, S. et al. Early echocardiographic markers following deferred cord clamping with high or low oxygen in extremely low gestation infants (DOXIE–Echo). J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02828-1<br />
Deferred cord clamping (DCC) has long been viewed as a gentler bridge for babies transitioning from the womb to independent breathing. Now, researchers report that the immediate cardiovascular effects of DCC depend not only on the timing of clamping, but also on what happens next—specifically, the oxygen concentration used during early neonatal resuscitation. In an&#8230;</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41372-026-02828-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ertelenmis-kordon-klemplenmesi-oksijen-kalp-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AI destekli elde taşınan kalp ultrasonu, nefes darlığında daha erken tanı ve daha düşük maliyet hedefliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ai-destekli-tasinabilir-kalp-ultrasonu-nerken-tani/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ai-destekli-tasinabilir-kalp-ultrasonu-nerken-tani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 02:35:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[aile hekimliği]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ultrasonu]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık maliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[taşınabilir ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ai-destekli-tasinabilir-kalp-ultrasonu-nerken-tani/</guid>

					<description><![CDATA[Yapay zekâ yönlendirmeli elde taşınan kalp ultrasonu, nefes darlığında kalp kaynaklı olasılıkları daha erken öne çıkararak sevk yükünü ve sağlık maliyetlerini düşürmeyi amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elinizde taşınan ultrason cihazlarının acil servislerden klinik ziyaretlerine doğru yayılmasıyla birlikte, yapay zekâ <a href="https://oncology.com.tr/aktif-ogrenmeyle-lif-tasarimi-bagirsak-mikrobiyotasi/" title="Bilgisayar destekli “lif tasarımı” ile bağırsak mikrobiyotasını hedefleme: yeni aktif öğrenme yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">destekli</a> görüntüleme yaklaşımları da aile hekimliğinde daha görünür hale geliyor. <em>Annals of Family Medicine</em> dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, yapay zekâ tarafından yönlendirilen elde taşınan kalp ultrasonu kullanımının nefes darlığı şikâyetiyle başvuran hastalarda kalp kaynaklı nedenleri daha erken öne çıkarabileceğini bildiriyor. Araştırmacılar, böyle bir erken ayrımın uzman sevk yükünü azaltma ve sağlık sistemi maliyetlerini düşürme potansiyeline dikkat çekiyor.</p>
<p>Nefes darlığı, yani dispne, farklı organ sistemlerinden kaynaklanabilen geniş bir klinik tabloyu işaret eder. Bu nedenle hekimler, kalp yetmezliği veya diğer kardiyak sorunlar ile akciğer, enfeksiyon ya da dolaşım dışı nedenleri ayırmak için çoğu zaman ek tetkiklere ihtiyaç duyar. Çalışmada vurgulanan zorluk, özellikle kalp fonksiyonuna ilişkin değerlendirmelerin standart uygulamada ekokardiyografi gibi daha ileri incelemelere dayanması ve sevk süreçlerinin zaman alabilmesidir.</p>
<p>İspanya bağlamında erişim sorunlarının belirgin olduğu belirtiliyor. Hastaların kardiyolojiye ulaşmak için haftalar bekleyebildiği ve acil başvuruların önemli bir kısmında uzman değerlendirmesine rağmen sonuçların kalp dışı nedenlere işaret edebildiği ifade ediliyor. Bu tablo, aile hekimliği düzeyinde kalp kaynaklı olasılıkları daha erken ele almayı amaçlayan pratik çözümlere ihtiyacı artırıyor.</p>
<p>Çalışma tasarımında, Granada, Madrid ve Barselona’da dokuz aile hekimliği kliniği yer aldı. Pilotta temel strateji, yapay zekâ tarafından yönlendirilen elde taşınan bir ultrason cihazını kapsayan yeni bir iş akışını klinik rutine entegre etmekti. Buradaki amaç, dispne ile başvuran hastalarda kalple ilişkili olasılıkların daha hızlı ve sistematik biçimde değerlendirilmesine yardımcı olmaktı. Araştırmacılar, müdahalenin yalnızca cihaz kullanımını değil, aynı zamanda birincil basamakta karar sürecini destekleyecek şekilde kurgulandığını belirtiyor.</p>
<p>Yapay zekâ yönlendirmesinin kritik noktası, görüntüleme sırasında hekimin çalışma akışını basitleştirmeyi ve değerlendirme sürecini daha standardize etmeyi hedeflemesi. Elde taşınan cihazların geniş ölçekli uygulanabilirliği; klinikte hızlı değerlendirme yapma, gereksiz yönlendirmeleri azaltma ve sonuçların daha kısa sürede tedavi planına yansıması açısından tartışma konusu. Bununla birlikte çalışma sonuçlarının, hangi hasta gruplarında ne ölçüde performans gösterdiğine ve klinik kararların hangi eşiklere göre şekillendiğine dair ayrıntılarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği de akılda tutulmalı.</p>
<p>Makalenin ortaya koyduğu ana fikir, aile hekimlerinin dispne vakalarında kalp kaynaklı nedenleri daha erken yakalayabilmesi durumunda uzmanlara giden sevklerin bir bölümünün gereksiz olabileceğine dair pratik bir beklentiye dayanıyor. Uzman kapasitesinin sınırlı olduğu ortamlar için bu yaklaşım, kardiyoloji polikliniklerinde oluşabilecek yoğunluğu azaltma yönünde bir sinyal taşıyor. Ayrıca, daha erken ayrım yapılması halinde bazı tanısal süreçlerin gecikmeden yönetilmesi ve böylece toplam maliyetlerin düşmesi olasılığı üzerinde duruluyor.</p>
<p>Bu çalışma, birincil basamakta yapay zekâ destekli elde taşınan ultrason kullanımının sağlık hizmeti organizasyonu açısından da değerlendirilebileceğini gösteriyor. Ancak klinik uygulamaya geçiş için, benzer iş akışlarının farklı sağlık sistemlerinde <a href="https://oncology.com.tr/cchfv-l-polimeraz-yapilar-inhibisyon/" title="CCHFV polimerazının “kilidi” çözülüyor: Yeni yapılar inhibisyonu nasıl mümkün kılıyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> performans verdiğinin, kullanımın doğruluk ve güvenilirlik ölçütleri açısından hangi düzeyde sürdürülebildiğinin ve eğitim gereksinimlerinin daha geniş örneklemlerde nasıl karşılandığının net biçimde ortaya konması gerekecek.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="lvkDSYCAac"><p><a href="https://scienmag.com/ai-guided-handheld-cardiac-ultrasound-promises-early-detection-and-cost-savings/">AI-Guided Handheld Cardiac Ultrasound Promises Early Detection and Cost Savings</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“AI-Guided Handheld Cardiac Ultrasound Promises Early Detection and Cost Savings” — Science" src="https://scienmag.com/ai-guided-handheld-cardiac-ultrasound-promises-early-detection-and-cost-savings/embed/#?secret=AsnLpAf3UN#?secret=lvkDSYCAac" data-secret="lvkDSYCAac" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> AI-guided handheld cardiac ultrasound in primary care for dyspnea/heart failure detection</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Handheld Cardiac Ultrasound Guided by Artificial Intelligence May Offer Early Detection and Substantial Savings for Patients and Clinics</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/recombinase-tabanli-genom-haritalama-prime-duzenleme/" data-wpan-internal-link="1">Prime düzenlemeleri recombinase ile haritalayan yeni protokol, genom yapısının “faaliyete” dönüşmesini hedefliyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ai-destekli-tasinabilir-kalp-ultrasonu-nerken-tani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ticagrelor ile fazamoreksant birlikte alındığında ilaç maruziyetinde değişim sinyali: Faz I çalışma</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 19:49:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[farmakokinetik]]></category>
		<category><![CDATA[Faz I Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[fazamoreksant]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç etkileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik Farmakoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gönüllüler]]></category>
		<category><![CDATA[ticagrelor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/</guid>

					<description><![CDATA[Ticagrelor ve fazamoreksant ardışık verildiğinde ilaç maruziyetinde değişim sinyali raporlandı. Sağlıklı gönüllülerde farmakokinetik parametreler incelendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ticagrelor ve fazamoreksant etken maddelerini aynı tedavi döngüsünde kullanan hastalarda, ilaçların vücutta oluşturduğu “maruziyet” düzeylerinin beklenenden farklılaşıp farklılaşmayacağı uzun zamandır merak konusu. Bu soruyu doğrudan klinik sonuçlar üzerinden değil, ilaçların vücutta ne kadar süre ve hangi yoğunlukta bulunduğunu belirleyen farmakokinetik parametreler üzerinden ele alan yeni bir Faz I çalışmanın, iki ilaç arasında etkileşim potansiyeline işaret ettiği bildirildi.</p>
<p>BMC Pharmacology and Toxicology’de yayımlanan araştırma, ticagrelorun tromboz riskini azaltmak amacıyla kullanılan bir P2Y12 trombosit inhibitörü olmasına karşın; fazamoreksantın uykuya ilişkin <a href="https://oncology.com.tr/raa-v-uretim-maliyetleri-endikasyon-talep-kapasite/" title="rAAV’de maliyetin haritası: Hangi endikasyonlar üretim kapasitesini zorluyor?" data-wpan-internal-link="1">endikasyonlar</a> için incelenen bir oreksin reseptör antagonisti olduğunu hatırlatıyor. Tedavi amaçları farklı olsa da iki ilacın, ortak metabolik yollar veya ilaç taşıyıcıları gibi biyolojik “kesişim noktaları” üzerinden aynı biyokimyasal yollara denk gelebileceği düşüncesi, etkileşim güvenliği açısından kritik görülüyor. Çünkü ortak yollara denk gelindiğinde, bir ilacın diğerinin vücuttaki düzeylerini değiştirmesi; dolaylı olarak etkinlik ve yan etki profili üzerinde etkiler oluşturabilecek bir mekanizma anlamına gelebilir.</p>
<p>Çalışmanın tasarımı, ilaç etkileşimini daha kontrollü gözlemleyebilmek için faz sıralı bir yaklaşım kullanıyor. Araştırma, sağlıklı gönüllülerde, kontrollü ve açık etiketli (open-label) bir düzende; sabit bir sıra içinde ardışık dozlamayı esas alan bir Faz I araştırması olarak kurgulanmış. Bu yöntem, gönüllülerde ilaçların zaman içindeki maruziyet desenlerinin izlenmesini ve iki farklı ilacın birbirini takip eden uygulamalar sırasında farmakokinetik değişiklik oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesini mümkün kılıyor. Başka bir deyişle araştırma, “birlikte kullanıldığında klinik olarak ne olur” sorusunu hemen yanıtlamayı hedeflemekten ziyade, “birlikte kullanıldığında vücutta ilaç davranışı nasıl değişir” sorusuna odaklanıyor.</p>
<p>Ticagrelorun ve fazamoreksantın vücutta ilerleyen süreçleri birbirinden bağımsız değildir; ilaçların emilimi, dağılımı, metabolizması ve atılımı sırasında devreye giren sistemler, farklı ilaçlarda ortak bir paydada buluşabilir. Araştırmacılar da bu ihtimali çalışmanın temel gerekçelerinden biri olarak tanımlıyor: İki ilacın ortak metabolik veya taşıma süreçlerine temas etmesi, birinin diğerinin plazma düzeylerini artırması ya da azaltması gibi farmakokinetik sonuçlar doğurabilir. Nitekim ilaç taşıyıcıları ve metabolizma süreçlerindeki değişimler, güvenlik açısından özellikle önem taşır; çünkü maruziyet artışları yan etki riskini, maruziyet azalışları ise etkinlikte düşüş riskini gündeme getirebilir.</p>
<p>Çalışma kapsamında sağlıklı gönüllülere ticagrelor ve fazamoreksant ardışık olarak verildi ve sıralı uygulama altında farmakokinetik göstergelerin nasıl seyrettiği izlenmeye çalışıldı. Bu yaklaşımın değeri, etkileşimi “anlık” bir klinik gözlem yerine, ilacın vücuttaki dolaşım dinamiğini sayısallaştırarak ortaya koyması. Araştırmanın erken faz niteliği, sonuçların doğrudan hasta popülasyonlarına genellenmeden önce daha kapsamlı doğrulama gerektirdiği anlamına geliyor; ancak yine de klinik çalışma planlamasında yol gösterici olabilecek bir etkileşim haritası sunmayı amaçladığı anlaşılıyor.</p>
<p>Yayımlanan bulguların, iki ilacın etkileşim potansiyelini farmakokinetik <a href="https://oncology.com.tr/mikrobiyal-metabolitler-epigenetik-gen-duzenleme/" title="Bağırsak mikroplarının metabolitleri genlerin “açılıp kapanmasını” epigenetik düzeyde etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">düzeyde</a> değerlendirdiğini ve doğrudan klinik etkinlik ya da sonlanım iddiası taşımadığını belirtmek önemli. Yine de ticagrelor gibi trombosit inhibisyonu sağlayan ve uzun süreli kullanım potansiyeline sahip bir ilacın; uyku ile ilişkili endikasyonlarda araştırılan bir ajanla aynı dönemde kullanılması senaryosunda, vücut maruziyetinin değişebileceğine dair bir sinyalin değerlendirilmesi klinik farmakoloji açısından dikkate değer kabul ediliyor.</p>
<p>Bu nedenle araştırma, ilaç kombinasyonlarının güvenli kullanımı açısından “biyolojik yolak kesişimleri”nin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Önümüzdeki aşamalarda, benzer etkileşimlerin hasta popülasyonlarında nasıl yansıdığı ve klinik karar süreçlerini ne ölçüde etkileyebileceği, daha ileri çalışmalarda netleşebilir.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/ticagrelor-and-fazamorexant-drug-interaction-alters-pharmacokinetics-in-healthy-volunteers/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Drug-drug interaction between ticagrelor and fazamorexant; pharmacokinetic alterations in healthy subjects.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Drug-drug interaction between ticagrelor and fazamorexant: pharmacokinetic alterations in healthy subjects from a phase I, open-label, fixed-sequence study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Huang, X., Chen, Y., Jin, L. et al. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01186-0</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s40360-026-01186-0</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/hdac6-biyobelirteci-b-all-yayilim-nuks-riski/" data-wpan-internal-link="1">B-ALL’de yayılım ve nüks riski için potansiyel biyobelirteç: HDAC6 sinyali</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basınç yükü kalbin iç örgüsünü nasıl değiştiriyor? Voksel ölçekli haritalama yeni bir pencere açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/basinc-yuku-miyokard-mikroyapisi-voksel-dti-phenomapping/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/basinc-yuku-miyokard-mikroyapisi-voksel-dti-phenomapping/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 19:34:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[basınç yükü]]></category>
		<category><![CDATA[difüzyon tensör görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[görüntüleme teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[miyokard mikroyapısı]]></category>
		<category><![CDATA[MR ve Mikroyapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/basinc-yuku-miyokard-mikroyapisi-voksel-dti-phenomapping/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni yaklaşım, basınç yükü altındaki kalplerde su difüzyonuna yansıyan mikroyapısal yeniden yapılanmayı voksel ölçekli diffusion tensor phenomapping ile haritalıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Klinik görüntüleme, kalbin sağlıklı işleyişi ile hastalıkla ilişkili değişimleri arasındaki farkı çoğu zaman kabaca görebiliyor. Ancak kalp kasının mikroyapısında, liflerin dizilişinden hücre hizalanmasına kadar uzanan ince yeniden düzenlenmeler, daha erken ve daha karmaşık sinyaller üretebiliyor. Nature Biomedical Engineering’de yayımlanan yeni bir çalışma, bu mikroyapısal yeniden şekillenmeyi “voksel” düzeyinde, yani görüntülenen dokuyu çok küçük hacimlere ayıran bir çözünürlükte izlemeyi hedefleyen bir yaklaşımı tanıtıyor. Araştırma, sağlıklı insan miyokardını ve basınç yükü altında kalan (örneğin kronik hipertansiyon veya kapak hastalığı gibi durumlarla ilişkili) kalpleri karşılaştırarak, kalbin suyun dokuda hareketine ve dolayısıyla mikroyapısal organizasyonuna yansıyan değişimlerini haritalıyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde diffusion tensor phenomapping adı verilen yöntem bulunuyor. Diffusion tensor imaging (DTI), dokudaki su moleküllerinin difüzyonunun yön bağımlı olarak değiştiği varsayımına dayanır; kalp kasında bu yön bağımlılık, liflerin ve hücresel hizalanmanın etkisiyle <a href="https://oncology.com.tr/acss2-kat5-histon-krotonilasyon-masld-mash/" title="ACSS2–KAT5 epigenetik anahtarının yağlı karaciğerde iltihabı hızlandıran rolü ortaya çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> çıkar. Basınç yükü, kalp kasını zaman içinde farklı bir “mekanik çalışma” rejimine zorladığından, fiber organizasyonu ve hücrelerin hizalanması gibi mikroyapısal özelliklerde yeniden yapılanma beklenir. Bunun görüntüleme izdüşümü ise, difüzyonun dokunun içinde <a href="https://oncology.com.tr/raa-v-uretim-maliyetleri-endikasyon-talep-kapasite/" title="rAAV’de maliyetin haritası: Hangi endikasyonlar üretim kapasitesini zorluyor?" data-wpan-internal-link="1">hangi</a> doğrultularda daha kolay gerçekleştiğini yansıtan sinyallerde ortaya çıkar.</p>
<p>“Voksel ölçeği” vurgusu burada kritik. Çünkü kalbin tüm hacmi boyunca, dokunun mikro <a href="https://oncology.com.tr/mikrobiyal-metabolitler-epigenetik-gen-duzenleme/" title="Bağırsak mikroplarının metabolitleri genlerin “açılıp kapanmasını” epigenetik düzeyde etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">düzeyde</a> nasıl değiştiğini bütüncül biçimde ölçmek; mevcut uygulamalarda çoğu zaman ya hayvan modelleriyle sınırlı kalabiliyor ya da daha kaba anatomik çözünürlükte değerlendirilebiliyor. Bu nedenle araştırma, yeni yöntemin, insan miyokardında mikroyapısal yeniden düzenlenmeyi yalnızca belirli bölgeler için değil, tüm kalp boyunca nicel olarak incelemeye yaklaşan bir çerçeve sunduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Rock ve çalışma arkadaşlarının yaklaşımı, sağlıklı kalpler ile basınç yüküne maruz kalmış kalpler arasındaki farkları, su difüzyonunun yönselliğini temsil eden ölçümleri geliştirerek “fenotipik” haritalar halinde değerlendirmeye odaklanıyor. Bu haritalar, dokudaki mikroyapısal anisotropinin, yani su difüzyonunun yönlere göre farklılık göstermesinin dağılımını ayrıntılı biçimde ortaya koymayı amaçlıyor. Basınç yükünün kalpte oluşturduğu yeniden düzenlenme; liflerin düzeni, hücrelerin hizalanması ve su hareketinin dokuyla etkileşimi üzerinden izlenebilir hale getirildiğinde, görüntüleme ile mikroyapı arasındaki bağ daha ölçülebilir bir forma dönüşüyor.</p>
<p>Yayında, basınç yükünün kalp kasında zaman içinde yeniden şekillenmeye yol açtığı; bunun kronik hipertansiyon ve kapak hastalığı gibi klinik senaryolarla ilişkili olabildiği belirtiliyor. Bu çerçeve, araştırmanın yalnızca yöntem geliştirmeye değil, aynı zamanda kalp hastalığı biyolojisini görüntüleme verilerine bağlamaya çalıştığını da gösteriyor. Bununla birlikte, çalışmanın vurgusu tedavi etkinliğine dair iddialardan çok, insan kalbinde mikroyapısal değişimleri daha hassas ölçme sorununa çözüm aramak.</p>
<p>Cardiyovasküler görüntülemede uzun süredir tartışılan noktalardan biri, mikroyapısal remodelingin klinik ve araştırma düzeyinde nasıl nicelleştirileceği. DTI tabanlı yaklaşımlar bu soruya katkı sağlasa da, çözünürlük ve tüm kalbi kapsayan karşılaştırmalar gibi konular performansı belirleyebiliyor. Bu nedenle voxel ölçekli diffusion tensor phenomapping, kalbin iç mimarisini daha ince ayrıntıda yakalama potansiyeli nedeniyle dikkat çekiyor.</p>
<p>Bu çalışma, insan miyokardında basınç yüküne bağlı değişimleri mikroyapı düzeyinde haritalamak için yeni bir yöntemsel yol açıyor. Ancak araştırmanın kapsamı ve klinik kullanımın ne zaman mümkün olacağı, izleyen çalışmaların yöntemi farklı kohortlarda doğrulamasıyla daha netleşecek. Yine de bilimsel olarak önemli olan mesaj açık: kalp kası içindeki mikroyapısal yeniden düzenlenmeler, su difüzyonunun yönselliğine yansıyan bir imza bırakıyor ve doğru haritalama yaklaşımlarıyla bu imza daha ayrıntılı biçimde okunabilir hale geliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Human heart remodeling under pressure overload using voxel-scale diffusion tensor phenomapping</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Voxel-scale diffusion tensor phenomapping of the healthy and pressure-overloaded human heart</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Rock, C.A., Chen, Y.I., Wang, R. et al. Voxel-scale diffusion tensor phenomapping of the healthy and pressure-overloaded human heart. Nat. Biomed. Eng (2026). https://doi.org/10.1038/s41551-026-01755-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41551-026-01755-y</p>
<p><strong>Keywords:</strong> (sağlanmadı)</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/basinc-yuku-miyokard-mikroyapisi-voksel-dti-phenomapping/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makine öğrenmesi, LDL’yi daha doğru hesaplamayı laboratuvarlara yaklaştırıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/martin-hopkins-ml-ile-ldl-kolesterol-hesap-dogrulugu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/martin-hopkins-ml-ile-ldl-kolesterol-hesap-dogrulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 17:01:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler risk]]></category>
		<category><![CDATA[LDL kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[lipid profili]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/martin-hopkins-ml-ile-ldl-kolesterol-hesap-dogrulugu/</guid>

					<description><![CDATA[JAMA Cardiology’deki büyük analiz, Martin–Hopkins’e dayalı sadeleştirilmiş makine öğrenmesi yaklaşımının LDL kolesterol hesabında klinik formülle benzer doğruluk sağladığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp-damar hastalıkları için önleyici hekimlikte kritik bir biyobelirteç olan düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterolün hesaplanmasında yeni bir adım atıldı. JAMA Cardiology’de yayımlanan çalışmada, LDL’yi tahmin etmek için kullanılan Martin–Hopkins denklemine dayalı daha basitleştirilmiş bir makine öğrenmesi yaklaşımı milyonlarca ABD kan örneğini kapsayan büyük bir analizde değerlendirildi. Sonuçlar, yöntemin orijinal klinik formülle benzer düzeyde <a href="https://oncology.com.tr/olay-tabanli-ilk-foton-flim/" title="Olay tabanlı ilk foton yaklaşımıyla çok düşük ışıkta hızlı FLIM: yüksek doğruluk hedefleniyor" data-wpan-internal-link="1">doğruluk</a> sunduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bu tür bir sadeleştirmenin rutin laboratuvarlarda LDL hesaplamasını daha erişilebilir hale getirerek risk değerlendirmesini destekleyebileceğini belirtiyor.</p>
<p>LDL testi, pratikte çoğu zaman doğrudan ölçüm yerine kan lipid panelinden türetilen hesaplarla yönetiliyor. Ancak bazı yaygın hesaplama yaklaşımları, özellikle trigliserid düzeyleri yüksek olduğunda LDL’yi sistematik biçimde düşük gösterebiliyor. Çalışmanın dikkat çektiği nokta, bu tür sapmaların klinik karar süreçlerine yansıması: LDL’nin olduğundan düşük görünmesi, kalp krizi ve felç gibi olayların riskini azaltmaya yönelik tedavilerin gecikmesine ya da hiç başlatılmamasına yol açabilir. Bu nedenle LDL hesabının, yalnızca “ortalama” doğrulukla değil, lipid profilinin özellikle zor yorumlandığı durumlarda tutarlılığıyla da değerlendirilmesi önem taşıyor.</p>
<p>Yeni <a href="https://oncology.com.tr/yalnizlik-mi-sosyal-izolasyon-mu-yeni-calisma-hisseden-ve-yalniz-kalan-farkini-biyolojiye-bagliyor/" title="Yalnızlık mı, sosyal izolasyon mu? Yeni çalışma “hisseden” ve “yalnız kalan” farkını biyolojiye bağlıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, lipid panelinin “stres testi” niteliği taşıyan kısmına odaklanıyor. Trigliseridleri yükselmiş bireylerde LDL’nin hesaplanması, denklemlerin varsayımlarına bağlı olarak daha fazla sapma üretebiliyor. Martin–Hopkins formülü, bu sorunu azaltmayı hedefleyen yaklaşımlardan biri olarak biliniyor; ancak klinik kullanımının her zaman kolay erişilebilir olmaması, laboratuvarların hesaplamayı nasıl uyguladığıyla ilgili pratik engeller yaratabiliyor. Araştırmacılar, bu bağlamda Martin–Hopkins mantığını koruyan, fakat uygulaması daha sade bir makine öğrenmesi türevinin performansını test etmeyi amaçladı.</p>
<p>Değerlendirmede, çok büyük ölçekli bir veri seti kullanıldı. Çalışma kapsamında, milyonlarca kişiden elde edilen lipid profilleri üzerinden makine öğrenmesi temelli sadeleştirilmiş denklemle hesaplanan LDL değerleri karşılaştırıldı. Ulaşılan temel bulgu, yöntemin doğruluğunun orijinal Martin–Hopkins denklemine yakın seyrettiği yönünde. Bu sonuç, modelin yalnızca eğitim verisi üzerinde değil, geniş ve gerçek dünya örneklerinden oluşan bir popülasyonda da benzer tutarlılık gösterebildiğini düşündürüyor.</p>
<p>Araştırmanın yayımlandığı JAMA Cardiology sayfasında vurgulanan yaklaşım, lipid yönetiminde hesaplanan LDL değerinin klinik kararlarla doğrudan ilişkili olduğu gerçeğine dayanıyor. LDL düzeyleri; ek lipid testlerinin planlanması, bireyin kardiyovasküler riskinin sınıflandırılması ve gerektiğinde ilaç tedavisinin zamanlaması gibi aşamalarda rol oynar. Trigliserid yüksekliğiyle birlikte LDL’nin düşük hesaplanması gibi durumların azaltılması, risk değerlendirmesinin daha dengeli yapılmasına katkı sağlayabilir. Çalışma, bu potansiyeli bir “hesaplama erişilebilirliği” problemi üzerinden ele alıyor: Doğruluk korunarak sade bir modele geçilmesi, rutin laboratuvar uygulamalarında daha yaygın ve standardize LDL hesaplaması anlamına gelebilir.</p>
<p>Öte yandan bulguların kapsamı, yöntemin laboratuvarlarda nasıl uygulanacağı ve hangi koşullarda en iyi performansı vereceği gibi başlıklarda daha fazla pratik doğrulamayı da gerektirebilir. Makine öğrenmesiyle sadeleştirilmiş bir yaklaşımın, farklı analiz platformları ve farklı örnek dağılımlarıyla tekrar tekrar değerlendirilmesi, klinik kullanım açısından kritik olacaktır. Yine de çalışma, LDL hesaplamasının doğrulukla birlikte erişilebilirlik boyutunu da gündeme taşıyarak, önleyici kardiyoloji için önemli bir mühendislik ve <a href="https://oncology.com.tr/van-allen-kusaginda-kozmik-proton-tespiti-ost-izleme/" title="Van Allen kuşağındaki kozmik protonlar: Nükleer silah yasağını uzayda izlemek için yeni bir doğrulama yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">doğrulama</a> örneği sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Martin–Hopkins LDL risk denklemine dayalı sadeleştirilmiş bir makine öğrenmesi sürümünün, milyonlarca ABD kan örneğini içeren analizde klinik formülle benzer doğrulukta çalıştığı bildirildi. Bu yaklaşım, trigliserid yüksekliğinde ortaya çıkabilen LDL hesaplama sapmalarını azaltmaya yönelik daha tutarlı risk değerlendirmesi arayışında, rutin laboratuvarların önünde yeni bir seçenek oluşturuyor. Kaynak URL: https://scienmag.com/machine-learning-method-widens-accurate-use-of-martin-hopkins-ldl-risk-equation/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Development and Validation of a Simplified Martin/Hopkins Low-Density Lipoprotein Cholesterol Equation Using Machine Learning</p>
<p><strong>References:</strong><br />FOURIER trial; Very Large Database of Lipids; ultracentrifugation-based LDL measurement</p>
<p><strong>Keywords:</strong> LDL kolesterol, Martin–Hopkins denklemi, makine öğrenmesi, trigliseritler, kardiyovasküler risk, PCSK9 inhibitörleri, lipit profil analizi, koruyucu kardiyoloji</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/martin-hopkins-ml-ile-ldl-kolesterol-hesap-dogrulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2026 Dünya Kupası taraftar etkinliklerinde 800 binin üzerinde “ellerle yalnız CPR” eğitimi: AHA’nın saha içi kampanyası ABD’de yaygınlaştırılıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ellerle-yalniz-cpr-2026-dunya-kupasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ellerle-yalniz-cpr-2026-dunya-kupasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[acil müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[Acil sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Kalp Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[CPR]]></category>
		<category><![CDATA[CPR eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[ellerle yalnız CPR]]></category>
		<category><![CDATA[FIFA Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp durması]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyak arrest]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ellerle-yalniz-cpr-2026-dunya-kupasi/</guid>

					<description><![CDATA[Amerikan Kalp Derneği, 2026 Dünya Kupası taraftar etkinliklerinde ellerle yalnız CPR eğitimi vererek 800.000’in üzerinde eğitim kompresyonu gerçekleştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında ABD’nin Dallas, Atlanta, Philadelphia ve New York gibi büyük şehirlerinde düzenlenen taraftar etkinliklerinde, Amerikan Kalp Derneği (American Heart Association, AHA) kalp durmasına yönelik kamusal hazırlığı hızlandırmaya dönük iddialı bir eğitim hamlesi yürütüyor. AHA’nın “Hands-Only CPR” yani yalnızca göğüs kompresyonu odaklı CPR eğitimini doğrudan etkinlik alanlarında katılımcılara ulaştırdığı program, şimdiye kadar taraftarların gerçekleştirdiği 800.000’in <a href="https://oncology.com.tr/npf-asta-noropeptitleri-karinca-alloparental-bakim/" title="Karın doyurma sinyalleri bakım davranışını mı yönetiyor? Karınca sinirpeptitleri üzerinde yeni bulgular" data-wpan-internal-link="1">üzerinde</a> eğitim kompresyonuna ulaştı. Dernek, bunun kendi tarihindeki en geniş ölçekli halka yönelik CPR eğitimi çabalarından biri haline geldiğini belirtiyor.</p>
<p>Kalp durması vakalarının önemli bir kısmı hastane dışında gerçekleşiyor. ABD’de her yıl 350.000’in üzerinde hastane dışı kardiyak arrest görüldüğü hatırlatılırken, bu tür durumlarda dakikalar içinde başlatılan ilk müdahalenin sonuçlar üzerinde kritik etkisi olduğu biliniyor. Ancak sahada, yetişkinlerin önemli bir bölümünün CPR konusunda eğitim almamış olması ya da acil durumda harekete geçmekte tereddüt yaşaması, müdahale zamanını uzatabiliyor. AHA’nın <a href="https://oncology.com.tr/menu-simulasyonu-uzun-donem-bakim-besin-uyumu/" title="Uzun dönem bakım menülerinde besin uyumunu test eden simülasyon yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a>, bu engelleri etkinliklerin gündelik, kalabalık ve yüksek görünürlük taşıyan ortamında azaltmayı hedefliyor.</p>
<p>Programın merkezi bileşeni, AHA’nın “Mobile CPR Unit” olarak adlandırılan mobil ünite yaklaşımı. Bu ünite, katılımcılara gerçek zamanlı ve uygulamalı eğitim sunarak yalnızca teorik bilgilendirme ile sınırlı kalmayan bir deneyim kurmayı amaçlıyor. Böylece kalp durması şüphesi durumunda ne yapılması gerektiği konusunda lay insanların, riskli bir senaryo karşısında dahi hangi adımları uygulayabileceklerini pratikte görmesi ve uygulaması sağlanıyor.</p>
<p>“Ellerle yalnız CPR” eğitimi, özellikle tanıklı bir olayda, kurtarıcıların solunum değerlendirmesi veya karmaşık müdahalelere girmeden doğrudan göğüs kompresyonu başlatabilmesi fikrine dayanıyor. Bu yaklaşım, acil durumda zaman kaybını azaltmaya ve daha fazla kişinin ilk müdahaleyi üstlenmesini kolaylaştırmaya yönelik olarak tasarlanıyor. AHA’nın etkinliklerde eğitimi yaygınlaştırması, futbol gibi izleyicilerin yoğun biçimde bir araya geldiği etkinliklerde, kalabalıkların acil durumlara karşı hazırlık düzeyinin artırılmasına işaret ediyor.</p>
<p>Elde edilen 800.000+ eğitim kompresyonu sayısı, hedefin yalnızca farkındalık yaratmak olmadığını da gösteriyor. Zira bu tür eğitimlerde asıl amaç, katılımcıların kompresyon uygulama deneyimini yaşayarak “ne kadar” ve “nasıl” sorularına pratik üzerinden yaklaşabilmesini sağlamak. AHA, eğitimlerin etkinliklerde kitlesel katılımla sürdürülmesinin, kısa sürede çok sayıda kişiye ulaşma potansiyeli taşıdığını vurguluyor.</p>
<p>Elbette kamu sağlığı açısından bu veriler, eğitim miktarının büyüklüğünü ortaya koysa da, eğitimlerin birebir gerçek yaşam kurtarma olaylarına etkisini değerlendirmek için ayrı ve daha uzun soluklu izlem çalışmalarına ihtiyaç duyulur. Bununla birlikte, hastane dışı kardiyak arrestin yüksek görülme sıklığı ve ilk müdahalenin zamanla <a href="https://oncology.com.tr/melanom-immunoterapi-yaniti-bagisiklik-haritasi/" title="İmmünoterapiden sonra melanom tümöründe bağışıklık haritası: Yanıt ve dirençle ilişkili yeni yolaklar" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> olduğu klinik temel, CPR eğitimini geniş kitlelere ulaştırmanın genel olarak önemli bir strateji olduğunu destekliyor.</p>
<p>Bu nedenle AHA’nın mobil ünite üzerinden saha içi uygulamalı eğitim modeli, büyük spor etkinliklerinin geçici yoğunluğunu, kalıcı bir beceri ve farkındalığa dönüştürme denemesi olarak öne çıkıyor. Dünya Kupası süresince farklı şehirlerde yürütülen bu çalışma, acil durumlarda daha fazla sayıda kişinin ilk dakikalarda devreye girebilmesi ihtimalini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>AHA’nın 2026 FIFA Dünya Kupası taraftar etkinliklerinde raporladığı 800.000’in üzerindeki eğitim kompresyonu, kalp durmasına yönelik kamusal hazırlığın nasıl ölçülebilir bir ölçekle büyütülebileceğine dair somut bir örnek sunuyor. Kalp durması vakalarının çok sayıda olayda hastane dışında ortaya çıkması nedeniyle, eğitim kapasitesini artırmaya dönük girişimlerin benzer etkinlik alanlarında yaygınlaşması, toplum düzeyinde dayanıklılığın güçlenmesi açısından yakından izlenecek bir gelişme olarak görülüyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://scienmag.com/football-fans-perform-over-800000-cpr-compressions-at-fifa-events/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://scienmag.com/football-fans-perform-over-800000-cpr-compressions-at-fifa-events/</a></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Hands-Only CPR training and public cardiac arrest response initiatives</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Hands-Only CPR Training at 2026 FIFA World Cup Fan Events: A Landmark Public Health Engagement</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Sadece Ellerle CPR, kalp durması, halk sağlığı, Amerikan Kalp Derneği, FIFA Dünya Kupası, acil müdahale eğitimi, hayatta kalma oranı, Mobil CPR Ünitesi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ellerle-yalniz-cpr-2026-dunya-kupasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kentten kıra: Atrial fibrilasyonda antikoagülasyon erişimi farklılıkları yaşlılarda görünürleşiyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/non-valvuler-atrial-fibrilasyon-antikoagulen-erisim-kentsel-kirsal/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/non-valvuler-atrial-fibrilasyon-antikoagulen-erisim-kentsel-kirsal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:34:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[antikoagülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[atriyal fibrilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/non-valvuler-atrial-fibrilasyon-antikoagulen-erisim-kentsel-kirsal/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir karşılaştırmalı çalışma, non-valvüler atriyal fibrilasyonlu yaşlılarda antikoagülasyon kullanımının kentsel ve kırsal yerleşimlerde farklılaştığını bildiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlılarda inme riskini belirgin biçimde artırabilen atriyal fibrilasyon (AF), uygun antikoagülasyon tedavisiyle azaltılabilir bir risk olsa da gerçek hayatta tedaviye erişim her zaman eşit olmayabiliyor. 2026’da yayımlanan yeni bir karşılaştırmalı çalışma, non-valvüler atriyal fibrilasyon tanısı alan daha yaşlı yetişkinlerde antikoagülasyon kullanımındaki farklılıkların kentsel ve kırsal yerleşimler arasında ayrışabildiğini rapor ediyor. Bulgular, tıbbi ihtiyaç ile tedaviye ulaşma arasındaki kopukluğun sağlık politikaları açısından yeniden ele alınması gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışma, Duan ve arkadaşlarının BMC Geriatrics’te yayımlanan makalesinde yer alıyor. Araştırmanın odağı, non-valvüler AF’li yaşlı bireylerde antikoagülasyon tedavisinin hangi ölçüde uygulandığı ve bu uygulamanın kentsel ile kırsal/ banliyö benzeri yerleşim koşullarına göre nasıl değiştiği. Non-valvüler AF terimi, romatizmal kapak hastalığı gibi belirli kapak patolojilerini kapsamayacak şekilde AF alt grubunu tanımlar ve klinik kararlarda tedavi seçimini doğrudan etkileyen bir çerçeve sunar.</p>
<p>Antikoagülasyonun klinik mantığı, AF’de atriyumlarda pıhtı oluşumu ve bunun sistemik dolaşıma taşınması ihtimaline dayanır. İnme ve sistemik emboli riskini tahmin etmek için yaygın biçimde kullanılan CHADS-VASc gibi risk skorları, hekimlerin tedavi gerekliliğini belirlemesine yardım eder. Ancak riskin varlığı tek başına yeterli değildir; doğru ilacın doğru zamanda başlatılması, sürdürülebilirliği ve takibin düzenli yürütülmesi gerekir. Bu nedenle çalışma, yalnızca “tedavi var mı” sorusuna değil, tedaviye erişim ve devamlılık gibi süreçleri etkileyebilecek toplumsal ve sağlık sistemi düzeyi etmenlerin olası rolüne ışık tutmayı amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmada kentsel ve daha banliyö/kırsal yerleşimlerin karşılaştırılması, sağlık hizmetlerinin dağılımındaki eşitsizlikleri yakalamak için kritik bir yaklaşım. Kentsel alanlarda uzmanlaşmış hizmetlere ulaşımın daha kolay olması, randevu süreleri, eczane erişimi ve izlem imkânları gibi unsurların antikoagülasyon tedavisine başlanma zamanını etkileyebilmesi mümkün. Buna karşılık banliyö veya kırsal çevrelerde lojistik zorluklar, takip aralıklarının uzaması, laboratuvar erişimi ve ilaç temin sürekliliği gibi faktörler tedavi süreçlerini zorlaştırabilir.</p>
<p>Teknik açıdan antikoagülasyon seçenekleri de eşitsizliklerin ortaya çıkmasında rol oynayabilir. VKA olarak bilinen warfarin gibi ilaçlarda INR takibi gerekirken, doğrudan etkili oral antikoagülanlar (DOAC) çoğu hasta için rutin INR izlemi gerektirmez. Ancak DOAC kullanımının da sigorta kapsamı, maliyet, reçete yazma pratikleri ve hasta eğitimi gibi başlıklardan etkilenmesi mümkündür. Bu nedenle kentsel-kırsal karşılaştırması, sadece reçete edilme oranlarını değil, tedavinin uygulanabilirliğini belirleyen altyapı farklılıklarını da dolaylı olarak test eder.</p>
<p>Araştırmacıların vurguladığı önemli nokta, yaşlı bireylerde karar verme sürecinin yalnızca klinik risklerle sınırlı olmadığıdır. Yaşın artmasıyla <a href="https://oncology.com.tr/ejc-nukleer-gozenek-spliced-lncrna-cekirdekten-cikis/" title="Eşlenmiş lncRNA’ların hücre çekirdeğinden çıkışını EJC ve nükleer gözenek birlikte ayarlıyor" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> düşme riski, eşlik eden hastalıkların yükü ve böbrek fonksiyonlarının tedavi seçimini sınırlayıp sınırlamadığı gibi konular gündeme gelir. Bu klinik çerçeveye ek olarak <a href="https://oncology.com.tr/nicu-kapsayici-tasarim-aile-aidiyetini-guclendiren-mekanlar/" title="NICU’larda kapsayıcı tasarım: Ailelerin aidiyetini ve iyileşme sürecini güçlendiren mekânlar" data-wpan-internal-link="1">sağlık okuryazarlığı</a>, tedaviye uyum, düzenli kontrol randevularının planlanabilmesi ve ulaşım gibi pratik koşullar da tedaviye erişimi şekillendirebilir. Çalışma, bu çok katmanlı mekanizmayı destekleyen biçimde, yerleşim türüne göre belirgin farklılıkların gözlemlenebildiğini anlatıyor.</p>
<p>Karşılaştırmalı tasarım, kentsel ve banliyö/kırsal alanlarda antikoagülasyonla ilişkili bakım süreçlerinin benzer olmadığını ortaya koyarak sağlık sistemindeki “uygulama boşluklarını” görünür kılar. Bu tür boşluklar, kılavuzların varlığına rağmen gerçek hayatta tedavinin <a href="https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-tedavi-gecikmesi-metastaz-riski/" title="Kolorektal kanserde tedavi gecikmesi metastaz riskini artırabilir: Yolaklara göre değişen biyolojik etki sinyali" data-wpan-internal-link="1">gecikmesi</a>, yetersiz başlama ya da kesintilerle devam edebilmesi gibi sonuçlara yol açabilir. AF’li yaşlılarda zamanlama özellikle önemlidir; çünkü inme riskinin akut olarak değişebilen bir olgu olmaması, doğru tedavinin doğru zamanda devreye girmesini kritik hale getirir.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, sağlık politikası ve klinik uygulama için pratik bir tartışma başlatıyor: Erişimi artırmaya yönelik müdahaleler, yalnızca ilaçların mevcut olmasını değil, düzenli izlem ve klinik geri bildirim döngülerini de güçlendirmelidir. Kentsel-kırsal farklılıkların ölçülmesi, hangi adımlarda kopukluk olduğunu anlamaya yardımcı olur; örneğin uzman değerlendirme gecikiyor mu, takip testleri zamanında mı yapılabiliyor, maliyet/erişim engelleri reçeteyi hangi aşamada etkiliyor gibi. Araştırma, bu sorulara sistematik yaklaşım gerektiğini ortaya koyan bir kanıt parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Sonuç olarak Duan ve arkadaşlarının 2026 tarihli çalışması, non-valvüler atriyal fibrilasyonlu yaşlılarda antikoagülasyon tedavisinin kentsel ve banliyö/kırsal topluluklarda farklı seyredebileceğini gösteriyor. Bu bulgular, AF yönetiminin yalnızca klinik doğruların tekrarı olmadığını; sağlık altyapısı, erişim ve sürdürülebilir bakım süreçlerinin de doğrudan hasta sonuçlarını etkilediğini hatırlatıyor. Eşitsizlikleri azaltmaya yönelik stratejilerin, tedaviye başlanma ve devam etme süreçlerini kapsayacak şekilde tasarlanması, gelecekteki araştırmalar ve uygulamalar açısından önem kazanıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Article Title</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Article References:</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Duan, Y., Pan, Z., Gu, J. et al. Disparities in anticoagulation therapy for older adults with non-valvular atrial fibrillation: a comparative study of urban and suburban communities.<br />
BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07935-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> Keywords:</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Duan, Y., Pan, Z., Gu, J. et al. non-valvüler atriyal fibrilasyonu olan yaşlı yetişkinlerde antikoagülasyon tedavisindeki eşitsizlikler: kentsel ve kırsal banliyö topluluklarının karşılaştırmalı bir çalışması. BMC Geriatri (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07935-4 bu içeriği 600 ile 800 kelime arasında olacak şekilde ve alt başlıklar ve madde içermeyecek şekilde ünlü bir science dergisi için İngilizce olarak yeniden&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/non-valvuler-atrial-fibrilasyon-antikoagulen-erisim-kentsel-kirsal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AHA’nın 2026-27 Döneminde Bilimsel ve Kurumsal Rotası Yeni Gönüllü Liderlerle Şekilleniyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ahanin-2026-27-doneminde-bilimsel-ve-kurumsal-rotasi-yeni-gonullu-liderlerle-sekilleniyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ahanin-2026-27-doneminde-bilimsel-ve-kurumsal-rotasi-yeni-gonullu-liderlerle-sekilleniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 20:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Kalp Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[translasyonel araştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ahanin-2026-27-doneminde-bilimsel-ve-kurumsal-rotasi-yeni-gonullu-liderlerle-sekilleniyor/</guid>

					<description><![CDATA[AHA, 2026-27 dönemi için gönüllü liderlerini duyurdu. Dr. Manesh R. Patel başkanlık görevini devralırken, Lee A. Shapiro yönetim kurulu başkanlığını sürdürecek.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kalp Derneği (American Heart Association, AHA), 2026-27 mali yılı için gönüllü liderlik kadrosunu açıkladı. 1 Temmuz 2026 itibarıyla Kuzey Karolina merkezli girişimsel kardiyolog Dr. Manesh R. Patel, kuruluşun gönüllü başkanı görevini üstlenecek. Florida’dan sağlık teknolojisi ve finans alanında uzman Lee A. Shapiro ise ulusal yönetim kurulu gönüllü başkanlığı görevini ikinci ve son yılında sürdürecek. AHA’nın duyurusu, kurumun kardiyovasküler ve <a href="https://oncology.com.tr/beyin-devrelerindeki-sessizligi-bozmak-vip-noronlari-huntington-belirtilerini-hafifletiyor/" title="Beyin Devrelerindeki Sessizliği Bozmak: VIP Nöronları Huntington Belirtilerini Hafifletiyor" data-wpan-internal-link="1">beyin</a> sağlığını yalnızca klinik bilimle değil, aynı zamanda toplum temelli etki ve gönüllü yönetişimle ilerletme yaklaşımını da yansıtıyor.</p>
<p>ABD merkezli olsa da küresel ölçekte etkili bir kuruluş olan AHA, kalp ve damar hastalıkları araştırmalarından halk sağlığı savunuculuğuna kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Gönüllü başkanlık ve yönetim kurulu başkanlığı gibi pozisyonlar, bu tür büyük sağlık kurumlarında yalnızca idari roller değil; bilimsel önceliklerin, araştırma yatırımlarının ve savunuculuk stratejilerinin yönünü belirleyen kritik liderlik basamakları olarak görülüyor. Bu nedenle yeni dönem atamaları, kardiyovasküler bilimde hangi başlıkların öne çıkacağına dair önemli bir işaret niteliği taşıyor.</p>
<p>Dr. Patel’in göreve gelişi, özellikle klinik kardiyoloji ile translasyonel araştırmanın kesişiminde yer alan bir uzmanlığın AHA’nın üst yönetimine taşınması anlamına geliyor. Duke Health bünyesinde kardiyoloji bölümü başkanlığı, klinik farmakoloji başkanlığı ve kalp-damar hizmetleri başkan yardımcılığı görevlerini yürüten Patel, aynı zamanda Duke University School of Medicine’da Richard Stack Distinguished Professor of Medicine unvanına ve Duke Clinical Research Institute’ta kıdemli araştırmacı statüsüne sahip. Bu akademik ve klinik birikim, onu hasta başı müdahalelerden laboratuvar ve ilaç geliştirme süreçlerine uzanan çok katmanlı bir kardiyovasküler araştırma perspektifine yerleştiriyor.</p>
<p>Girişimsel kardiyoloji, damar içi tedaviler ve ileri görüntüleme teknikleriyle kalp hastalıklarının hızlı ve <a href="https://oncology.com.tr/beyindeki-pusula-hipokampusun-teta-dalgalari-hedefe-yonelik-yolu-onceden-gosteriyor/" title="Beyindeki Pusula: Hipokampüsün Teta Dalgaları Hedefe Yönelik Yolu Önceden Gösteriyor" data-wpan-internal-link="1">hedefe yönelik</a> yönetimini mümkün kılan bir alan olarak öne çıkıyor. Ancak modern kardiyoloji artık yalnızca işlem başarısı üzerinden tanımlanmıyor. Hastalığın biyolojik temellerini anlamak, ilaç yanıtındaki bireysel farklılıkları değerlendirmek, genetik ve fizyolojik verileri klinik karar verme süreçlerine entegre etmek de giderek daha fazla önem taşıyor. Patel’in klinik farmakoloji ve translasyonel araştırmadaki deneyimi, bu dönüşümün AHA gündemine daha güçlü şekilde taşınabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Kuruluşun yeni gönüllü başkanı olarak Patel’in görevi devralacağı tarihte, kardiyovasküler hastalıklar hâlâ dünya genelinde ölüm ve sakatlığın başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Bu durum, araştırma fonlaması, önleme politikaları, tedaviye erişim ve sağlık eşitliği gibi alanlarda çok yönlü bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. AHA gibi kuruluşlar da tam bu nedenle yalnızca bilimsel bilgi üretmiyor; aynı zamanda bu bilginin toplumun farklı kesimlerine ulaşmasını sağlayan savunuculuk mekanizmaları geliştiriyor. Özellikle kalp sağlığı eşitliği, son yıllarda sosyal belirleyicilerin ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkların daha fazla görünür olmasıyla birlikte daha fazla dikkat çekiyor.</p>
<p>Lee A. Shapiro’nun yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürmesi de bu tablo içinde dikkat çekici bir denge unsuru olarak görülüyor. Sağlık teknolojisi ve finans alanındaki geçmişiyle bilinen Shapiro, gönüllü yönetim kurulu başkanlığı kapsamında kurumsal gözetim ve stratejik karar alma süreçlerinde rol üstlenmeye devam edecek. Büyük sağlık kuruluşlarında finansal disiplin, teknoloji yatırımları ve misyon odaklı kaynak kullanımı, bilimsel hedefler kadar önem taşıyor. AHA’nın yönetim yapısı da bu nedenle klinik uzmanlık ile kurumsal yönetişimi aynı çerçevede buluşturmayı amaçlıyor.</p>
<p>Patel’in bilimsel profili, güncel kardiyoloji pratiğinin yöneldiği daha hassas ve kişiselleştirilmiş bir çerçeveyle de uyumlu. Genomik tıp, hassas sağlık yaklaşımları ve translasyonel araştırma, kalp-damar hastalıklarında risk sınıflaması ve tedavi seçimi açısından giderek daha büyük önem kazanıyor. Her ne kadar duyuruda doğrudan yeni bir araştırma programı açıklanmasa da, Patel’in geçmişi AHA’nın bu alanlara verdiği önemin güçleneceğine işaret eden bir kurumsal tercih olarak okunabilir. Özellikle klinik farmakoloji ile genetik ve fizyolojik içgörülerin birleştirilmesi, gelecekte daha hedefli tedavi stratejilerine kapı aralayabilir.</p>
<p>AHA’nın gönüllü liderlik modeli, bilimsel kurumların karar alma süreçlerinde uzmanlık ile toplumsal sorumluluğu bir arada tutma çabasının bir örneği. Bu yapı sayesinde hem araştırmacı hekimler hem de sağlık teknolojisi ve yönetim uzmanları aynı masada yer alabiliyor. Böylece araştırma öncelikleri, toplum sağlığı gereksinimleri ve sağlık sistemlerinin gerçekleri arasında daha dengeli bir bağ kuruluyor. Kurumun 2026-27 dönemindeki liderlik kadrosu da bu çok disiplinli yaklaşımın devam edeceğini gösteriyor.</p>
<p>1 Temmuz 2026’da başlayacak yeni dönemde AHA’nın önünde, kalp ve <a href="https://oncology.com.tr/beyin-kabugunda-iki-genin-cekismesi-duyu-ve-hareket-bolgelerinin-haritasini-aciga-cikariyor/" title="Beyin Kabuğunda İki Genin Çekişmesi, Duyu ve Hareket Bölgelerinin Haritasını Açığa Çıkarıyor" data-wpan-internal-link="1">beyin</a> sağlığını birlikte ele alan bilimsel girişimleri sürdürmek, sağlık eşitliği ekseninde toplumsal etkiyi genişletmek ve kardiyovasküler araştırmalar için güçlü bir savunuculuk hattı oluşturmak gibi çok sayıda başlık bulunuyor. Dr. Patel’in bilimsel deneyimi ile Shapiro’nun kurumsal yönetişim tecrübesi, örgütün bu hedefleri daha sistemli biçimde yürütmesine katkı sağlayabilir. Açıklanan atamalar, bir yandan kurumsal sürekliliği korurken diğer yandan AHA’nın araştırma, yenilik ve halk sağlığı misyonunu yeni bir döneme taşıyacak liderlik mimarisini netleştiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Cardiovascular disease research, health technology, genomics, clinical pharmacology, and precision medicine.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> New Volunteer Leadership at the American Heart Association Pioneers the Future of Cardiovascular Science and Health Equity</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Amerikan Kalp Derneği, kardiyovasküler hastalık, girişimsel kardiyoloji, klinik farmakoloji, genomik tıp, sağlık teknolojisi, kalp sağlığı eşitliği, gönüllü liderlik, hassas sağlık, çevirimsel araştırma, kardiyovasküler araştırma finansmanı, sağlık savunuculuğu</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ahanin-2026-27-doneminde-bilimsel-ve-kurumsal-rotasi-yeni-gonullu-liderlerle-sekilleniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ, Ani Kalp Ölümü Riskini Gösteren Yeni EKG İmzasını Ortaya Çıkardı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ekg-biyobelirteci-ani-kalp-olumu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ekg-biyobelirteci-ani-kalp-olumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 17:37:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ani kalp ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[derin öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[ekg]]></category>
		<category><![CDATA[elektrokardiyogram]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler risk]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ekg-biyobelirteci-ani-kalp-olumu/</guid>

					<description><![CDATA[Derin öğrenme teknikleriyle keşfedilen yeni EKG biyobelirteci, ani kalp ölümü riskini önceden tespit ederek kardiyolojide yapay zekânın gücünü ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ile yapay zekânın kesiştiği son çalışmalardan biri, sıradan bir elektrokardiyogramın içinde bugüne kadar fark edilmemiş bir risk işaretini görünür hale getirdi. Derin öğrenme tekniklerini kullanan araştırmacılar, ani kalp ölümünü öngörebilen yeni bir EKG biyobelirteci tanımladı. Bulgular, klasik klinik gözlemin ötesine geçerek, kalbin elektriksel aktivitesinde insan gözünün ve geleneksel analiz araçlarının yakalamakta zorlandığı ince örüntüleri açığa çıkarma potansiyeli taşıyor.</p>
<p>EKG, on yıllardır kalp hastalıklarının değerlendirilmesinde temel araçlardan biri olarak kullanılıyor. Uzmanlar uzun süre boyunca belirli dalga biçimlerini, aralık değişimlerini ya da ritim bozukluklarını tanıyarak hastalık riskini yorumladı. Tarihsel olarak da bu yaklaşım, Brugada sendromuyla ilişkilendirilen özgün dalga görünümünün tanımlanması gibi <a href="https://oncology.com.tr/kurtaj-yasaklari-ergen-kizlarda-intihar/" title="Katı Kürtaj Yasaklarıyla Genç Kızlarda İntihar Düşüncesi Arasında Dikkat Çekici Bağlantı" data-wpan-internal-link="1">dikkat çekici</a> örnekler verdi. Ancak ani kalp ölümü gibi karmaşık sonuçlarla ilişkili sinyaller çoğu zaman çok daha belirsiz, çok boyutlu ve birbirine geçmiş durumda. Bu nedenle yalnızca görsel inceleme ya da geleneksel istatistiksel yöntemler, tüm klinik anlamı çözmekte yetersiz kalabiliyor.</p>
<p>Yeni çalışmanın önemi tam da burada ortaya çıkıyor. Derin öğrenme modelleri, çok büyük veri kümeleri içindeki küçük ama tutarlı örüntüleri saptamada son derece güçlü. EKG gibi yüksek boyutlu sinyallerde de bu modeller, tek tek parametrelerden çok, verinin bütününe yayılan karmaşık ilişkileri öğrenebiliyor. Araştırmacılar, bu sayede ani kalp ölümüyle bağlantılı olabilecek daha önce fark edilmemiş bir biyobelirteç belirledi. Çalışmanın ortaya koyduğu nokta, yapay zekânın yalnızca risk sınıflandırması yapmakla kalmayıp, yeni bir biyolojik sinyalin keşfine de aracılık edebileceği.</p>
<p>Yine de yapay zekâ destekli kardiyoloji <a href="https://oncology.com.tr/yaslanma-klinik-denemelerinde-hiyerarsik-sonlanimlar/" title="Yaşlanma Çalışmalarında Yeni Ölçüm Arayışı: “Kazanma İstatistikleri” ve Hiyerarşik Sonlanımlar Gündemde" data-wpan-internal-link="1">çalışmalarında</a> en büyük sorunlardan biri açıklanabilirlik olmaya devam ediyor. Derin sinir ağları güçlü tahminler üretebilse de, bu tahminlerin hangi fizyolojik özelliklere dayandığını her zaman açık biçimde göstermiyor. Saliency haritaları gibi yorumlama yöntemleri, modelin EKG üzerinde hangi bölgelere dikkat ettiğini işaret edebiliyor; ancak bu işaretler çoğu zaman dalga biçiminin hangi özelliğinin anlamlı olduğunu ya da altta yatan mekanizmanın ne olabileceğini yeterince açıklamıyor. Bu durum, klinik olarak değerli bir öngörünün, gerçek bir tıbbi içgörüye dönüşmesini zorlaştırıyor.</p>
<p>Bu nedenle yeni biyobelirtecin önemi yalnızca bir tahmin doğruluğu meselesi değil; aynı zamanda yorumlanabilirlik açısından da bir eşik anlamı taşıyor. Araştırma, makine öğrenmesi tabanlı sistemlerin veri içindeki örüntüleri saptayarak, daha önce gözden kaçmış bir fenomeni klinik tartışmaya açabileceğini gösteriyor. Ani kalp ölümü, çoğu zaman altta yatan yapısal kalp hastalığı, elektriksel bozukluklar ya da çoklu risk faktörlerinin birleşimiyle <a href="https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-mikrobiyom-biyobelirtecler/" title="Bağırsak Mikrobiyomunda Ortaya Çıkan Ortak İmza, Kolorektal Kanser İçin Yeni Bir Biyobelirteç Yolu Açıyor" data-wpan-internal-link="1">ortaya çıkan</a> bir durum olduğundan, erken uyarı sinyallerinin belirlenmesi tıp açısından büyük önem taşıyor. EKG üzerinden elde edilen her yeni ipucu, riskin daha iyi sınıflandırılması ve daha hedefli takip stratejileri açısından değerli olabilir.</p>
<p>Bununla birlikte uzmanların bu tür bulguları temkinli değerlendirmesi gerekiyor. Bir yapay zekâ modelinin tanımladığı biyobelirteç, otomatik olarak doğrudan klinik uygulamaya girebilecek bir test anlamına gelmez. Böyle keşiflerin, farklı hasta gruplarında doğrulanması, bağımsız veri kümelerinde test edilmesi ve gerçek dünya koşullarında ne kadar güvenilir olduğunun gösterilmesi gerekir. Özellikle ani kalp ölümü gibi sonuçlar, popülasyonlar arasında değişen risk profillerine bağlı olduğundan, modelin genellenebilirliği büyük önem taşır.</p>
<p>Yine de çalışma, hesaplamalı kardiyolojinin geleceği açısından önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Klasik yöntemler uzun süre, EKG’de anormallikleri belirli klinik kategorilerle eşleştirmeye odaklandı. Oysa derin öğrenme yaklaşımı, sinyalin kendisi içinde daha ince ve karmaşık düzenlilikleri keşfetme olanağı sunuyor. Bu da sadece daha iyi risk tahmini değil, aynı zamanda kalbin elektriksel davranışına ilişkin yeni hipotezler üretme imkânı yaratıyor. Başka bir deyişle, yapay zekâ bu alanda yalnızca bir analiz aracı değil, aynı zamanda keşif motoru rolü üstlenmeye başlıyor.</p>
<p>Çalışmanın Nature’da yayımlanması, bulgunun bilimsel önemini daha da görünür kılıyor. Ancak asıl kritik nokta, bu tür modellerin klinik karar verme süreçlerine nasıl entegre edileceği olacak. Gelecekte EKG incelemeleri, yalnızca mevcut risk sınıflamasını desteklemekle kalmayıp, derin öğrenme ile ortaya çıkarılmış yeni biyobelirteçlerle daha hassas bir ön değerlendirme sağlayabilir. Bu senaryo henüz erken aşamada olsa da, kalp hastalıklarının erken tanısı ve ani ölüm riskinin daha iyi anlaşılması için umut verici bir yön çiziyor.</p>
<p>Sonuç olarak, derin öğrenme destekli bu buluş, elektrokardiyografinin hâlâ keşfedilecek önemli bir bilgi katmanı barındırdığını gösteriyor. İnsan gözünün seçemediği, geleneksel yöntemlerin ise ayıklamakta zorlandığı sinyaller artık daha görünür hale geliyor. Ani kalp ölümünü öngörebilen yeni EKG imzası, hem yapay zekânın tıpta nasıl kullanıldığını hem de kalp elektriği üzerine bildiklerimizi yeniden düşünmemiz gerektiğini hatırlatan dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Electrocardiogram (ECG) biomarkers predictive of sudden cardiac death identified using deep learning</p>
<p><strong>Article Title:</strong> An ECG biomarker for sudden cardiac death discovered with deep learning</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Obermeyer, Z., Schubert, A., Ross, J. et al. An ECG biomarker for sudden cardiac death discovered with deep learning. Nature (2026). https://doi.org/10.1038/s41586-026-10674-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41586-026-10674-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ekg-biyobelirteci-ani-kalp-olumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ACC’nin Kalp Bakımı Programında Tarihi Eşik: HeartCARE Etiketi 100 Hastaneye Ulaştı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ACC]]></category>
		<category><![CDATA[hastane akreditasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalite iyileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanıta dayalı protokoller]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler bakım]]></category>
		<category><![CDATA[klinik performans]]></category>
		<category><![CDATA[veri analitiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/</guid>

					<description><![CDATA[ACC’nin HeartCARE Center programı, veri temelli kalite ve hasta odaklı kardiyovasküler bakım yaklaşımıyla ABD’de 100 hastaneye ulaşarak önemli bir eşik geçti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kardiyoloji Koleji’nin (ACC) en yüksek kurumsal kalite unvanlarından biri olan HeartCARE Center designation, ABD genelinde 100 hastaneye verilerek önemli bir eşiği geride bıraktı. Kardiyovasküler bakımda hasta odaklılık, ölçülebilir sonuçlar ve sürekli iyileştirme ilkelerini bir araya getiren bu program, yalnızca idari bir akreditasyon adımı değil; aynı zamanda klinik uygulamada tutarlılık ve kalite kültürünün somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>2018 yılında başlatılan HeartCARE Center programı, ACC’nin hastaneler ve sağlık sistemleri için sunduğu en saygın takdirlerden biri olarak öne çıkıyor. Programın temelinde, kardiyovasküler hizmetlerin yalnızca iyi niyetli klinik çabalarla değil, standardize edilmiş süreçler, kanıta dayalı protokoller, veri izlemi ve kalite geliştirme mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiği anlayışı yer alıyor. Bu yaklaşım, kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde sonuçları etkileyen değişkenliği azaltmayı <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-fetal-yuz-yariklari-tanisi/" title="Ultrason Taramasında Yapay Zekâ, Fetal Yüz Yarıklarını Daha Erken ve Daha Tutarlı Saptamayı Hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>.</p>
<p>ACC’nin açıkladığı bu yeni kilometre taşı, kurumun ülke çapında kardiyovasküler bakım standartlarını yükseltme stratejisinin de bir yansıması. Seçilen hastaneler, klinik mükemmeliyeti uzun vadeli biçimde sürdürdüklerini gösteren kapsamlı akreditasyon süreçlerinden geçmiş, performanslarını veri analitiği ile düzenli olarak izlemiş ve kalite iyileştirme çalışmalarını süreklilik içinde yürütmüş kuruluşlar arasında yer alıyor. Bu çerçevede başarı, tek bir ölçüte değil; birbiriyle bağlantılı birçok yapısal ve klinik göstergenin birlikte karşılanmasına dayanıyor.</p>
<p>ACC Akreditasyon Gözetim Komitesi Başkanı Steven B. Deitelzweig, MD, MMM, FACC, bu dönüm noktasının önemine dikkat çekerek, bu kurumların birlikte kardiyovasküler bakım kalitesini ileri taşıdığını vurguladı. Deitelzweig’in değerlendirmesi, HeartCARE etiketinin yalnızca kurum içi performansı değil, hastaların coğrafi konumdan bağımsız biçimde daha tutarlı bakım alabilmesini de temsil ettiğine işaret ediyor. Özellikle kardiyoloji hizmetlerinde bakım kalitesinin bölgesel farklılıklar gösterebildiği bilindiğinden, ulusal ölçekte ortak bir standart oluşturma çabası klinik açıdan önem taşıyor.</p>
<p>HeartCARE Center statüsü alabilmek için kurumların ACC Accreditation Services bünyesindeki en az iki programa katılmış olması gerekiyor. Buna ek olarak, National Cardiovascular Data Registry (NCDR) kayıtlarıyla aktif olarak çalışmaları bekleniyor. NCDR sistemleri, girişimlerin ve klinik sonuçların izlenmesi, kıyaslanması ve eksik alanların saptanması açısından kritik bir veri altyapısı sunuyor. Kardiyoloji alanında veri temelli geri bildirim, yalnızca performans ölçümü için değil, aynı zamanda kılavuzlara uyumun güçlendirilmesi ve bakım süreçlerindeki boşlukların görünür kılınması için de temel bir araç kabul ediliyor.</p>
<p>Bu tip kayıt sistemlerinin önemi, modern kardiyolojide kalite geliştirmeye dair genel eğilimlerle de uyumlu. Gelişmiş sağlık sistemlerinde, akut koroner sendromlardan girişimsel işlemlere, kalp yetersizliğinden ritim bozukluklarına kadar geniş bir klinik alanda, standartlaştırılmış veri toplama ve geri bildirim döngüleri daha güvenilir sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor. Bununla birlikte uzmanlar, yalnızca veri toplamanın yeterli olmadığını; verinin yorumlanması, yerel iş akışlarına uyarlanması ve ekipler arası koordinasyonla gerçek klinik iyileşmeye dönüştürülmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>HeartCARE Center unvanının ardındaki mantık da tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor. Program, akreditasyonla yapısal güvenceyi, NCDR ile ölçülebilir performansı ve kalite projeleriyle sürekli iyileştirmeyi bir araya getiriyor. Böylece hastaneler, iyi uygulamaların tek tek örneklerden ibaret kalmaması, sistematik ve sürdürülebilir bir standart hâline gelmesi için ortak bir çerçeveye sahip oluyor. Özellikle kalp hastalıklarında zamanında müdahale, uygun tedavi seçimi ve tedavi sonrası izlem gibi unsurların sonuçlara etkisi düşünüldüğünde, bu tür çerçeveler klinik önem taşıyor.</p>
<p>ACC’nin duyurduğu 100 hastanelik eşik, aynı zamanda sağlık hizmetlerinde kalite değerlendirmesinin giderek daha veri odaklı ve sonuç temelli bir yapıya evrildiğini gösteriyor. Kardiyovasküler bakımda başarı artık yalnızca prosedür sayısıyla ya da teknolojik kapasiteyle ölçülmüyor; hasta güvenliği, kılavuzlara uyum, sonuçların izlenmesi ve kalite iyileştirmesi gibi parametreler bir arada değerlendiriliyor. Bu nedenle HeartCARE Center etiketi, kurumların yalnızca mevcut durumunu değil, öğrenen ve gelişen bir bakım sistemi kurma yeteneğini de işaret ediyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu gelişme, Amerikan sağlık sisteminde kardiyoloji merkezlerinin daha yüksek hesap verebilirlik ve şeffaflık standartlarına yöneldiğinin bir göstergesi olarak okunabilir. Kalp-damar hastalıklarının hâlâ başlıca ölüm nedenleri arasında yer aldığı düşünüldüğünde, bakım kalitesindeki küçük iyileşmelerin bile geniş ölçekte anlamlı sonuçlar doğurabileceği biliniyor. ACC’nin bu alandaki akreditasyon <a href="https://oncology.com.tr/inme-ekzoskeleton-terapisi/" title="İnme Rehabilitasyonunda Robot ve Terapist Aynı Kolda: Yeni Ekzoskeleton Yaklaşımı Yürüme Eğitimini Değiştirebilir" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> da tam bu nedenle, yalnızca kurumlara verilen bir rozet olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor: ölçülen, doğrulanan ve sürdürülen klinik kalite için ulusal bir çerçeve.</p>
<p>100 hastaneye ulaşan HeartCARE Center ağı, kardiyovasküler hizmetlerde standartların güçlendirilmesi açısından dikkat çekici bir dönüm <a href="https://oncology.com.tr/etec-shigella-ortak-asi-hedefi/" title="Bağırsak Patojenlerinin Ortak Zayıf Noktası Aşı Tasarımına Yeni Bir Kapı Açtı" data-wpan-internal-link="1">noktası</a> oluşturuyor. Programın kapsamının genişlemesi, veri tabanlı kalite geliştirme ile hasta merkezli bakımın bir arada ilerleyebileceğini gösterirken, önümüzdeki dönemde daha fazla kurumun benzer kriterlerle değerlendirilmesi bekleniyor. Kardiyoloji alanında kalite rekabetinin yerini giderek daha fazla ortak standartlara dayalı iş birliğine bıraktığı bu dönemde, ACC’nin bu milestone’u sağlık sistemleri için güçlü bir referans niteliği taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kardiyovasküler bakım, HeartCARE Center unvanı, American College of Cardiology, ACC Akreditasyonu, Kalite İyileştirme, NCDR kayıtları, Hasta merkezli bakım, Kanıta dayalı tedavi, Kardiyovasküler sonuçlar, Klinik mükemmellik, Veri odaklı sağlık hizmetleri, Kardiyoloji hastaneleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
