<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalp fonksiyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/kalp-fonksiyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 14:20:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>kalp fonksiyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yenidoğanlarda Kalp Görüntülemesinde Zamanlama, Beyin Hasarının Yönetiminde Yeni Bir Anahtar Olabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yenidogan-ekokardiyografi-zamanlama/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yenidogan-ekokardiyografi-zamanlama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ekokardiyografi]]></category>
		<category><![CDATA[hemodinamik izleme]]></category>
		<category><![CDATA[hipoksik-iskemik ensefalopati]]></category>
		<category><![CDATA[kalp fonksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik hasar]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yenidogan-ekokardiyografi-zamanlama/</guid>

					<description><![CDATA[Hipoksik-iskemik ensefalopati yaşayan yenidoğanlarda ekokardiyografinin zamanlaması, kalp fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kritik rol oynar ve tedavi sürecini etkiler.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/sip-cerrahi-seciminin-sagkalim-etkisi/" title="Yenidoğan Cerrahisinde İlk Müdahale Seçimi SIP Sonuçlarını Değiştiriyor mu?" data-wpan-internal-link="1">Yenidoğan</a> yoğun bakımında beyin hasarıyla kalp fonksiyonları arasındaki ilişki uzun süredir biliniyor, ancak hangi anda yapılan değerlendirmelerin en anlamlı veriyi sunduğu daha az netti. Journal of Perinatology’de 22 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan yeni çalışma, hipoksik-iskemik ensefalopati (HİE) gelişen bebeklerde ekokardiyografinin zamanlamasının yalnızca teknik bir ayrıntı olmadığını, klinik yorumun merkezinde yer aldığını gösteriyor. Hari Gopal, S. ile Levy, P. ve Mathur, A.M. tarafından yürütülen araştırma, kalp ultrasonunun HİE’de hemodinamik bozulmayı yakalamada ne kadar kritik olduğunu ve bunun tedavi kararlarını nasıl etkileyebileceğini tartışıyor.</p>
<p>HİE, doğum çevresinde bebeğin beyne yeterli oksijen ve kan akımı alamaması sonucu ortaya çıkan ağır bir durum olarak biliniyor. Ancak tablo yalnızca nörolojik hasarla sınırlı kalmıyor. Oksijen yetersizliği ve dolaşım bozukluğu, sistemik dolaşımı ve özellikle de kardiyovasküler sistemi etkileyebiliyor. Bu nedenle bu bebeklerde beyin hasarının yanı sıra kalbin pompalama gücü, pulmoner damar direnci ve kan akışının dağılımı da dikkatle izleniyor. Çalışma, işte tam bu noktada, değerlendirme zamanının sonuçları belirgin biçimde değiştirebileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Ekokardiyografi, kalp yapısını ve işlevini radyasyon kullanmadan görüntüleyen, yenidoğanlarda vazgeçilmez kabul edilen bir yöntem. HİE’li bebeklerde miyokard performansının değerlendirilmesinde, pulmoner hipertansiyonun saptanmasında ve olası şantların ya da yapısal anormalliklerin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynuyor. Fakat HİE’nin ilk saatler ve günler boyunca hızlı değişim gösterebilmesi, tek bir zaman noktasında yapılan ölçümün tüm tabloyu yansıtmayabileceği anlamına geliyor. Araştırmanın ana mesajı da burada yoğunlaşıyor: Doğru testi yapmak kadar, doğru zamanda yapmak da hayati olabilir.</p>
<p>Yazarlar, HİE’de kardiyak değerlendirmeyi etkileyen hemodinamik karmaşıklığı ayrıntılı biçimde ele alırken, ekokardiyografinin ne zaman yapılması gerektiğine dair belirsizliğin klinik uygulamada önemli bir boşluk yarattığını vurguluyor. Çünkü yaşamın ilk saatlerinde bebeğin dolaşımı, doğum sonrası geçiş fizyolojisiyle HİE’nin yol açtığı organ etkileri arasında ince bir denge üzerinde ilerliyor. Bu geçiş döneminde ölçülen bazı parametreler, daha sonra ortaya çıkacak miyokard depresyonunu ya da dolaşım yetmezliğini tam olarak yansıtmayabilir. Öte yandan çok geç yapılan bir inceleme de kritik <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-secmeres-rna-biyobelirtecleri/" title="Kandaki Yeni RNA Sinyalleri Alzheimer’ın Erken İzini Güçlendirebilir" data-wpan-internal-link="1">erken</a> müdahale penceresinin kaçırılmasına yol açabilir.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çektiği bir diğer yön, ekokardiyografinin yalnızca tanısal bir araç olmaması. Elde edilen bulgular, sıvı yönetimi, inotrop desteği, ventilasyon stratejileri ve pulmoner dolaşımın izlenmesi gibi kararları doğrudan etkileyebiliyor. HİE’de kalp fonksiyonundaki değişikliklerin doğru anlaşılması, yalnızca kalbi hedefleyen bir yaklaşım için değil, beyin perfüzyonunu korumak için de önem taşıyor. Çünkü yenidoğanlarda sistemik dolaşım bozulduğunda, serebral kan akımı da bundan etkilenebiliyor ve bu durum nörolojik hasarın derinleşmesine katkıda bulunabiliyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu bulgular, ekokardiyografiyi bir kerelik bir görüntüleme testi yerine dinamik bir izlem aracı olarak düşünme gerekliliğini öne çıkarıyor. HİE’li bebeklerin durumu kısa sürede değişebildiği için, ilk değerlendirmede normal sınırlarda görünen bir kalp fonksiyonu daha sonra bozulabiliyor ya da tam tersi, başlangıçta ağır olan hemodinamik tablo kısmi düzelme gösterebiliyor. Böyle bir değişkenlik ortamında zamanlama, ölçümün klinik değerini belirleyen temel etkenlerden biri haline geliyor.</p>
<p>Yeni araştırma, yenidoğan nörolojisi ile neonatal kardiyolojinin yakın iş birliği gerektirdiğini de dolaylı biçimde hatırlatıyor. HİE yönetiminde odak çoğu zaman beyin hasarını sınırlamaya çevrilse de, sistemik dolaşımın doğru değerlendirilmesi olmadan eksik bir klinik resim oluşabiliyor. Ekokardiyografinin uygun zamanlarda yapılması, tedavi ekiplerinin bebeğin gerçek hemodinamik durumunu daha iyi anlamasına yardımcı olabilir. Bu da gereksiz müdahaleleri azaltma, eksik müdahaleleri önleme ve yoğun bakım takibini daha hedefli hale getirme potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Her ne kadar çalışma, tek başına bir tedavi önerisi sunmasa da, klinik pratikte zamanlama kavramını ön plana çıkararak önemli bir boşluğu işaret ediyor. HİE’nin çok boyutlu bir hastalık olduğu ve kalp-beyin etkileşiminin erken dönemde dikkatle izlenmesi gerektiği yeniden hatırlatılıyor. Özellikle yenidoğan yoğun bakım ekipleri için bu, ekokardiyografik değerlendirmeyi yalnızca “yapılıp yapılmaması” açısından değil, “ne zaman yapılması gerektiği” açısından da yeniden düşünme çağrısı niteliği taşıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Journal of Perinatology’de yayımlanan bu çalışma, neonatal HİE’de ekokardiyografi zamanlamasının klinik yorum üzerinde sanılandan daha büyük bir etkisi olabileceğini ortaya koyuyor. Bulgular, erken ve dinamik hemodinamik izlemin önemini desteklerken, gelecekteki araştırmalar için de daha net zaman pencereleri tanımlanması gerektiğini düşündürüyor. Yenidoğanların en kırılgan döneminde, doğru görüntüleme kadar doğru zamanlama da yaşamı <a href="https://oncology.com.tr/agiz-kanserinde-molekuler-isaretler/" title="Ağız Kanserinde Saldırgan Kenarı Şekillendiren Yeni Moleküler İşaretler Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">şekillendiren</a> kararların bir parçası olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The research focuses on the timing of echocardiography for hemodynamic assessment in neonates with hypoxic-ischemic encephalopathy.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Timing of echocardiography in the hemodynamic assessment of neonatal hypoxic-ischemic encephalopathy.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Hari Gopal, S., Levy, P. &amp; Mathur, A.M. Timing of echocardiography in the hemodynamic assessment of neonatal hypoxic-ischemic encephalopathy. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02747-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> 22 June 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yenidogan-ekokardiyografi-zamanlama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbin Ritmini Ayarlayan Mitokondri Proteini OPA3’ün Yeni Rolü Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/opa3-proteini-kalp-fonksiyonu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/opa3-proteini-kalp-fonksiyonu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:32:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[kalp fonksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kası hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum regülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum sinyallemesi]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondri]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondriyal dinamikler]]></category>
		<category><![CDATA[OPA3 proteini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/opa3-proteini-kalp-fonksiyonu/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, OPA3 proteininin kalp kası hücrelerinde kalsiyum regülasyonunu sağlayarak kalp fonksiyonunun sürdürülmesinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp kasının her atımında görev yapan karmaşık biyolojik sistemler arasında, mitokondrilerin yalnızca enerji üretiminden sorumlu olmadığı bir kez daha gösterildi. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni çalışma, OPA3 adlı <a href="https://oncology.com.tr/bnip3-mitokondri-koruma-kesfi/" title="BNIP3’ün Gizli Parçası Mitokondrileri Korumada Beklenmedik Bir Rol Üstleniyor" data-wpan-internal-link="1">mitokondri</a> proteinini, kalp hücrelerinde kalsiyum dengesini koruyan önemli bir düzenleyici olarak tanımlıyor. Araştırma, erkek farelerde yürütüldü ve OPA3’ün kalp fonksiyonunun sürdürülmesinde beklenenden çok daha kritik bir rol oynayabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Kalbin düzenli ve etkili biçimde kasılabilmesi, hücre içindeki kalsiyum seviyelerinin son derece hassas biçimde ayarlanmasına bağlı. Kalsiyum iyonları, kalp kası hücrelerinde kasılmayı başlatan temel sinyaller arasında yer alıyor. Bu nedenle kalsiyumun hücre içinde doğru zamanda doğru miktarda yükselmesi ve ardından hızla normale dönmesi, sağlıklı kalp ritmi için vazgeçilmez kabul ediliyor. Yeni çalışma, bu sürecin yalnızca iyon kanalları ve klasik sinyal yollarıyla değil, aynı zamanda mitokondri yapısı ve işleviyle de yakından bağlantılı olduğunu güçlendiren bulgular sunuyor.</p>
<p>Araştırma ekibine göre OPA3, mitokondrinin bütünlüğünü korurken aynı zamanda kalsiyum homeostazına katkı sağlayan bir moleküler düğüm noktası gibi davranıyor. Mitokondriler, hücrenin enerji santralleri olarak bilinse de, bu organellerin şekli, hareketliliği ve bölünme-birleşme dengesi de hücre sağlığı açısından belirleyici. OPA3’ün daha önce özellikle mitokondri morfolojisinin korunmasında ve fission-fusion süreçlerinde rol aldığı biliniyordu. Yeni veriler ise bu proteinin etkisinin, yalnızca organel yapısının korunmasıyla sınırlı olmadığını; kalp kası hücrelerinde kalsiyum işlenmesini de etkilediğini gösteriyor.</p>
<p>Kalp kası hücreleri, sürekli ve yüksek enerji gerektiren bir çalışma temposuna sahip. Bu nedenle mitokondrilerin verimli işleyişi, ATP üretimi kadar kalsiyum sinyallerinin yönetimi açısından da önem taşıyor. Hücre içinde kalsiyum düzeyleri bozulduğunda kasılma gücü zayıflayabiliyor, ritim düzeni etkilenebiliyor ve uzun vadede kalp performansı düşebiliyor. Çalışmada OPA3’ün, bu dengeyi destekleyerek kardiyak kasılmanın sürdürülmesine katkıda bulunduğu anlaşılıyor. Bulgular, mitokondri-kalsiyum etkileşiminin kalp sağlığında ne kadar merkezî olduğunu bir kez daha vurguluyor.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu sonuç, kalp biyolojisinde uzun süredir araştırılan ancak tam olarak çözülememiş bir soruya yeni bir yanıt niteliği taşıyor: Mitokondri yapısı ile kalsiyum sinyallemesi arasındaki bağlantı kalp işlevini nasıl etkiliyor? Çalışma, OPA3’ün bu bağlantıda önemli bir ara düzenleyici olabileceğini gösteriyor. Bu durum, mitokondriyal proteinlerin yalnızca enerji metabolizmasında değil, aynı zamanda elektrofizyolojik ve mekanik süreçlerde de rol alabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>İnsanlarda kalp-damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almayı sürdürüyor. Bu nedenle kalp kası hücresinde işleyen temel mekanizmaların daha iyi anlaşılması, hastalıkların moleküler temellerini çözmek açısından büyük önem taşıyor. OPA3 üzerine elde edilen bu bulgular, doğrudan bir tedavi önerisi sunmuyor; ancak gelecekte mitokondri işlevini veya kalsiyum dengesini hedefleyen yaklaşımların geliştirilmesi için önemli bir zemin oluşturabilir. Özellikle kalp kasının enerji ihtiyacı ile kalsiyum regülasyonu arasındaki köprünün daha net anlaşılması, yeni <a href="https://oncology.com.tr/platin-direncli-over-kanseri-tedavi/" title="Platin Dirençli Over Kanserinde Tedavi Sıralaması Yeniden Yazılıyor" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçler</a> veya terapötik hedefler açısından değer taşıyabilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın kapsamı dikkatle yorumlanmalı. Bulgular şu aşamada erkek fareler üzerinde elde edilmiş durumda ve insan biyolojisine doğrudan aktarım için daha fazla çalışma gerekiyor. Üstelik kalp fonksiyonunu etkileyen mekanizmalar, cinsiyet, yaş, metabolik durum ve eşlik eden hastalıklara göre değişebiliyor. Bu nedenle OPA3’ün insan kalbinde nasıl davrandığı, hangi koşullarda korunmalı ya da modüle edilmelidir soruları henüz açık. Buna rağmen çalışma, mitokondriyal biyolojinin kardiyovasküler araştırmalarda neden giderek daha fazla önem kazandığını gösteren güçlü örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Kalp kası hücrelerindeki kalsiyum döngüsü ile mitokondri yapısının birbirine bu denli bağlı olması, organeller arası iletişimin ne kadar hassas bir sistem olduğunu da hatırlatıyor. OPA3’ün bu ağ içinde oynadığı rol, yalnızca bir protein işlevi olarak değil, hücrenin genel enerji-kasılma dengesinin korunmasında kritik bir bileşen olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın yayımlandığı Nature Communications makalesi, kalbin çalışmasını anlamada mitokondri merkezli yeni bir pencere açarken, kardiyovasküler hastalıkların hücresel düzeyde çözümlemesine yönelik çalışmalara da önemli bir ivme kazandırıyor.</p>
<p>Sonuç olarak bu yeni bulgular, kalbin güçlü ve düzenli atışının ardında yalnızca elektriksel sinyallerin değil, mitokondriyal mimarinin ve kalsiyum kontrolünün de bulunduğunu hatırlatıyor. OPA3’ün bu süreçteki rolü netleştikçe, kalp hastalıklarının moleküler kökenlerine ilişkin tablo biraz daha ayrıntılanıyor. Bilim insanları için bir sonraki adım, bu mekanizmanın farklı modellerde ve nihayet insan dokusunda nasıl çalıştığını anlamak olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Mitochondrial protein OPA3 and its role in cardiac function via regulation of intracellular calcium handling mechanisms.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Mitochondrial protein OPA3 sustains cardiac function by regulating calcium handling in male mice.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Geng, N., Chen, T., Li, H. et al. Mitochondrial protein OPA3 sustains cardiac function by regulating calcium handling in male mice. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-73991-4</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/uveal-melanom-metastaz-genetik/" data-wpan-internal-link="1">Uveal Melanomda Metastazın Genetik İzleri Ortaya Çıktı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/opa3-proteini-kalp-fonksiyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
