<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalıcı kimyasallar &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/kalici-kimyasallar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2026 10:49:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>kalıcı kimyasallar &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ev geçmişi ve içme suyu türü, kanda PFAS düzeyini öngörebilir: Yeni çalışma</title>
		<link>https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevre sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İçme suyu güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[kümülatif maruziyet]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[serum biyobelirteçleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, kirli bölgelerde konut geçmişi ve içme suyu türünün serum PFAS düzeyleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Maruziyet kümülatif ele alınmalı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>13 Temmuz 2026’da yayımlanan yeni bir araştırma, kirletilmiş topluluklarda yaşayan insanların kanında tespit edilen per- ve polifloroalkil maddelerinin (PFAS) düzeyleriyle, kişilerin hayatları boyunca nerede yaşadıkları ve hangi tür içme suyunu tükettikleri arasında bir ilişki kurdu. PFAS’lar çevrede çok yavaş parçalandıkları ve vücutta birikebildikleri için “kalıcı kimyasallar” olarak biliniyor. Çalışma, maruziyetin yalnızca tek bir su kaynağından değil, zaman içinde değişen ev içi koşullardan birikimli biçimde etkilenebileceği fikrini merkeze alıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, PFAS maruziyetini ölçmek için “serum PFAS” düzeylerini çıktı olarak değerlendirdi. Bu yaklaşım, kişinin vücut sıvısında görülen kimyasal izlerin, maruziyetin tarihini yansıtma potansiyeline dayanıyor. PFAS’ların içme suyuna, kirlilik kaynağından su sistemlerine doğru göç ederek karışabildiği; bu nedenle kontamine olmuş bölgelerde evlerin farklı dönemlerde farklı su kaynaklarına bağlanmasının, maruziyet desenini değiştirebileceği belirtiliyor.</p>
<p>Çalışmanın temel sorusu, “konut geçmişi” ile “içme suyu türü” gibi değişkenlerin, kanda ölçülen PFAS konsantrasyonlarını tahmin etmeye yardımcı olup olmayacağı. Yazarlar, bir hanenin yıllar içinde farklı şebeke hatlarına, farklı arıtma koşullarına veya alternatif su temin yöntemlerine erişmiş olmasının, PFAS’ların vücuda ulaşma yolunu etkileyebileceğini vurguluyor. Başka bir ifadeyle, aynı genel bölgede yaşamak bile zamanın ve su tedarik biçiminin değişmesine bağlı olarak farklı maruziyet paternlerine yol açabilir.</p>
<p>Araştırmacılar ayrıca, “tüm içme suları aynı değildir” noktasını ön plana çıkarıyor. PFAS’lar su sistemlerinde farklı davranabildiğinden ve arıtma/dağıtım süreçleri kimyasalın görünürlüğünü etkileyebileceğinden, hangi tür içme suyuna erişildiğinin önem taşıdığı ifade ediliyor. Bu vurgu, yalnızca kontaminasyonun varlığına değil, kontaminasyonun suya nasıl ve ne ölçüde karıştığına odaklanıyor.</p>
<p>Çalışmanın gözlemsel tasarımı, ilişkinin mekanik nedenlerini tek başına kesin biçimde kanıtlamayı amaçlamıyor; bunun yerine, kontamine bölgelerde maruziyeti anlamak için <a href="https://oncology.com.tr/atpgs-geri-donusumu-tiyo-fosforilasyon-maliyet/" title="ATPγS maliyetini düşüren geri-dönüşüm yaklaşımı: Daha pratik tiyo-fosforilasyon biyokatalizi" data-wpan-internal-link="1">pratik</a> bir çerçeve sunuyor. Araştırmacılar, konut geçmişinin ve içme suyu türünün, serum PFAS düzeyleriyle birlikte değerlendirildiğinde maruziyetin bir bölümünü açıklayabildiğini ileri sürüyor. Bu tür modellerin, riskin değerlendirilmesi ve tarama çalışmalarında kimin daha yüksek olası maruziyet altında olduğuna dair daha hedefli bir bakış sağlayabileceği düşünülüyor.</p>
<p>PFAS’lara ilişkin endişeler, özellikle sanayi <a href="https://oncology.com.tr/metamalzeme-kirilma-dayanim-elastik-instabilite-tasarimi/" title="Esneklik kaynaklı dalgalanmalarla tasarlanabilen metamaterial kırılma dayanımı" data-wpan-internal-link="1">kaynaklı</a> kirlenme veya yaşlanan altyapı nedeniyle su güvenliğinin tehlikeye girebildiği yerlerde yoğunlaşıyor. PFAS’ların kalıcılığı ve parçalanmaya dirençli yapısı, maruziyetin kısa vadeli bir olaydan ziyade dönemsel ve kümülatif bir süreç olarak ele alınmasını gerektiriyor. Bu nedenle, araştırmada öne çıkan “yaşam süresi boyunca değişen su erişiminin <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-depresyon-gba1-etkisi-cinsiyet/" title="Parkinson’da depresyonun biyolojisi: GBA1 durumu ve cinsiyetin şiddet üzerindeki etkisi" data-wpan-internal-link="1">etkisi</a>” fikri, kamu sağlığı açısından değerlendirmelerin nasıl yapılacağına dair önemli bir bakış açısı sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> PFAS exposure prediction using residential history and drinking water type</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Residential history and drinking water type as predictors of serum PFAS in communities with a history of contaminated drinking water.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Heckel, E.J., DeVries, R.R., Knox, K.E. et al. (2026). J Expo Sci Environ Epidemiol. https://doi.org/10.1038/s41370-026-00937-9</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41370-026-00937-9</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, içme suyu türü, konut geçmişi, serum biyobelirteçleri, kontamine topluluklar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/serum-pfas-duzeyleri-konut-gecmisi-icme-suyu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PFAS’ı Parçalamada Yeni Umut: UV Işığı Altında Gizli Bir Mekanizma Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 16:53:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel arıtma]]></category>
		<category><![CDATA[fotoliz]]></category>
		<category><![CDATA[hidrojen radikalleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[mineralizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS]]></category>
		<category><![CDATA[PFAS parçalama]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[UV ışığı]]></category>
		<category><![CDATA[UV ışığı fotoliz]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, yoğun UV ışığı altında PFAS bileşiklerinin fotolizle parçalanabileceğini ve hidrojen radikallerinin bu kimyasal reaksiyonda kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Sonsuz kimyasallar” olarak bilinen per- ve polifloroalkil maddeler, ya da kısaca PFAS, çevre temizliği alanının en inatçı sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bu sentetik bileşikler, karbon-flor bağlarının olağanüstü dayanıklılığı sayesinde doğada çok yavaş parçalanıyor; bu da onların su, toprak ve hatta insan vücudunda uzun süre kalabilmesine yol açıyor. Şimdi ise yeni bir çalışma, PFAS’ın tamamen yok edilmesine giden yolda beklenmedik bir kapı aralayabilecek bir mekanizmaya işaret ediyor: yoğunlaştırılmış ultraviyole ışık altında gerçekleşen fotoliz ve bu süreçte devreye giren hidrojen radikalleri.</p>
<p>Bugüne kadar PFAS kirliliğini azaltmaya yönelik pek çok yöntem geliştirildi, ancak bunların büyük bölümü kirleticileri ortadan kaldırmaktan çok bir yerden başka bir yere taşımakla sınırlı kaldı. Filtrasyon, adsorpsiyon ve iyon değişimi gibi teknikler PFAS’ı sudan ayırabiliyor; ne var ki bu süreç sonunda ortaya çıkan konsantre atık akışları, ayrı bir bertaraf problemi yaratıyor. Bilim insanlarının asıl hedefi, maddeleri yalnızca tutmak değil, moleküler düzeyde parçalayarak zararsız son ürünlere dönüştürmek. Mineralizasyon olarak adlandırılan bu yaklaşım, PFAS için uzun süredir aranan ama bir türlü kolayca ulaşılamayan çözüm olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Environmental Science &amp; Technology dergisinde yayımlanan yeni araştırma, tam da bu noktada dikkat çekici bir bulgu sunuyor. Çalışma, PFAS moleküllerinin yüksek enerjili simüle edilmiş güneş ışığına maruz kaldığında fotoliz geçirebildiğini ve bu süreçte beklenmedik biçimde önemli rol oynayan bir mekanizmanın devreye girdiğini gösteriyor. Araştırmanın merkezinde, yoğun UV ışığının tetiklediği kimyasal reaksiyonlar ve bunları besleyen hidrojen radikalleri yer alıyor. Bulgular, PFAS’ın kimyasal dayanıklılığının mutlak olmadığını; uygun koşullar sağlandığında karbon-flor bağlarının kırılmasına uzanan bir yolun var olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>PFAS bileşiklerini zor hedefler haline getiren şey, organik kimyada bilinen en güçlü bağlardan biri olan karbon-flor bağlarının varlığı. Bu bağ, sıradan çevresel koşullarda kolayca çözülmediği için bileşiklerin kalıcılığı çok yüksek oluyor. İşte bu nedenle PFAS’ı yok etme girişimleri, çoğu zaman daha sert kimyasal koşullar, ileri oksidasyon süreçleri ya da uzun işlem süreleri gerektiriyor. Yeni çalışma, ışığın yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda doğru kimyasal ortamda yıkıcı bir reaksiyon zincirini başlatan araç olabileceğini ortaya koyması bakımından önemli görünüyor.</p>
<p>Araştırmanın öne çıkardığı bir başka nokta ise mekanizmanın beklenenden farklı işlemesi. Çevre mühendisliği ve su arıtma literatüründe UV ışığı, tek başına değil çoğu zaman başka reaktiflerle birlikte değerlendirilir. Ancak burada, yoğunlaştırılmış simüle güneş ışığı altında oluşan fotokimyasal koşulların PFAS parçalanmasında doğrudan etkili olabileceği anlaşılıyor. Hidrojen radikallerinin bu süreçte kritik bir ara aktör gibi davranması, gelecekte geliştirilebilecek arıtma sistemleri için yeni tasarım ilkeleri sunabilir.</p>
<p>Elbette bu bulgu, PFAS sorununu kısa sürede çözecek hazır bir teknoloji anlamına gelmiyor. Çalışma, erken aşama mekanistik bir anlayış sağlıyor ve bu tür yaklaşımların saha ölçeğinde ne kadar verimli, ekonomik ve sürdürülebilir olacağını belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. UV temelli sistemlerin enerji gereksinimi, su matrisi içindeki diğer bileşenlerle etkileşimi ve farklı PFAS türlerine karşı etkinliği gibi sorular hâlâ yanıt bekliyor. Yine de kimyasal bozunmayı gerçekten mümkün kılan bir yolun gösterilmesi, alan için önemli bir eşik olarak görülüyor.</p>
<p>PFAS kirliliği, yalnızca içme suyu kalitesi açısından değil, aynı zamanda ekosistem sağlığı ve uzun vadeli insan maruziyeti açısından da küresel bir sorun olmaya devam ediyor. Özellikle üretim, yangın söndürme köpükleri ve çeşitli endüstriyel uygulamalarla ilişkilendirilen bu bileşikler, çok sayıda ülkede düzenleyici baskının artmasına neden oldu. Buna karşın, kirleticinin kaynağında yok edilmesini sağlayan güvenilir ve ölçeklenebilir bir çözüm bulunmadıkça, çevresel yük yer değiştirmeyi sürdürüyor. Bu nedenle fotoliz mekanizmasına dair yeni kanıtlar, sadece bir laboratuvar başarısı değil, daha etkili çevre teknolojilerine açılan potansiyel bir yol olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın ortaya koyduğu ana mesaj, PFAS’ın kimyasal direncinin mutlak olmadığı ve uygun fotokimyasal koşullarda bu güçlü bileşiklerin zayıflatılabileceği yönünde. Hidrojen radikallerinin rolünün anlaşılması, gelecekte geliştirilecek ileri oksidasyon ve UV tabanlı arıtma sistemlerinde daha hedefli yaklaşımların önünü açabilir. Henüz erken olsa da bu bulgu, yıllardır “parçalanamaz” kabul edilen bir kirlilik sınıfına karşı bilim insanlarının elini güçlendiren önemli bir adım niteliği taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Photolytic degradation mechanisms of per- and polyfluoroalkyl substances (PFAS) mediated by hydrogen radicals under intensified UV light.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Mechanistic Insights into Per- and Polyfluoroalkyl Substance (PFAS) Photolysis under Intensified Simulated Solar Light</p>
<p><strong>References:</strong><br />Environmental Science &amp; Technology, 2026, DOI: 10.1021/acs.est.5c16178</p>
<p><strong>Keywords:</strong> PFAS, sonsuz kimyasallar, hidrojen radikalleri, fotoliz, karbon-flor bağı kopması, UV ışığı, çevresel iyileştirme, ileri oksidasyon, sürdürülebilir kirletici parçalanması, su arıtma teknolojisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pfas-parcalanmasinda-uv-isigi-yeni-yontem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
