<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilaç güvenliği &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/ilac-guvenligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 15:08:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>ilaç güvenliği &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uygunsuz ilaç kullanımı yaşlılarda daha yüksek maliyete bağlandı: eşleştirilmiş kohort çalışması</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-uygunsuz-ilac-kullanimi-saglik-maliyeti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-uygunsuz-ilac-kullanimi-saglik-maliyeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 15:08:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[eşleştirilmiş kohort çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık hizmeti maliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık maliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[uygunsuz ilaç kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-uygunsuz-ilac-kullanimi-saglik-maliyeti/</guid>

					<description><![CDATA[Eşleştirilmiş kohort çalışması, yaşlılarda uygunsuz ilaç rejimlerinin daha yüksek sağlık hizmeti kullanımı ve buna bağlı mali yükle ilişkili olabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı bireylerde “potansiyel olarak uygunsuz ilaç kullanımı” klinisyenlerin sıkça dikkat çektiği, ancak sağlık sistemindeki mali ve klinik sonuçları ölçekli biçimde nadiren ölçülen bir sorun. 2026 yılında yayımlanan yeni bir eşleştirilmiş kohort çalışması, potansiyel olarak uygunsuz ilaç rejimleri bulunan hastalarda, daha sonra ortaya çıkan <a href="https://oncology.com.tr/kirilgan-yasli-acil-servis-profilleri-kumeleme-analizi/" title="Taiwan’da acil servise gelen kırılgan yaşlılar tek tip değil: kümeleme analiziyle klinik profiller ayrıştırıldı" data-wpan-internal-link="1">sağlık hizmeti kullanımı</a> ve buna bağlı mali yükün daha yüksek olabileceğini verilerle ortaya koydu. Araştırmacılar, ilaçların uygunsuzluğuna atfedilebilecek downstream etkileri, hastaların başlangıçtaki sağlık durum farklarından bağımsızlaştırmayı hedefledi.</p>
<p>Çalışma tasarımı, potansiyel yanlılığı azaltmak için eşleştirme yaklaşımını temel aldı. Ekip, potansiyel olarak uygunsuz ilaç rejimine sahip katılımcıları, benzer özelliklere sahip kontrol gruplarıyla eşleştirerek, “ne kadar hasta olduğu” gibi karıştırıcı faktörlerin sonuçlara etkisini sınırlamaya çalıştı. Bu yöntem özellikle “endikasyona bağlı karıştırma” riskini azaltmayı amaçlıyor: Daha ağır hastalık yükü olan kişilerin daha karmaşık ilaç kombinasyonları alma olasılığı daha yüksek olduğundan, yalnızca maliyet ya da kullanım farklarına bakmak uygunsuzluğu tek başına suçlamayı zorlaştırabilir. Eşleştirme, maliyet farklarının arkasında, hastaların başlangıç farklılıklarından ziyade reçeteleme örüntülerinin yer alma ihtimalini güçlendiriyor.</p>
<p>Araştırma, yalnızca reçeteye ilişkin göstergelere odaklanmakla kalmayıp, gerçek yaşamda görülen sağlık hizmeti kullanımını ve ekonomik sonuçları analiz etti. Böylece potansiyel olarak uygunsuz ilaç kullanımının, sağlık harcamalarına doğrudan nasıl yansıdığına dair daha işlevsel bir resim sunulması amaçlandı. Çalışmanın vurgusu, ilaç güvenliği tartışmalarının önemli bir parçası olan “uygunsuz reçete” meselesini, sağlık sistemi için ölçülebilir bir mali yükle ilişkilendirmeye yönelik olmasıydı.</p>
<p>Çalışmada, potansiyel olarak uygunsuz ilaç rejimi belirlenen yaşlıların, eşleştirilmiş kontrollerle karşılaştırıldığında farklı bir kullanım ve maliyet profili sergilemesi incelendi. Araştırmacıların yaklaşımı, maliyetleri yalnızca “ilaçların varlığı” üzerinden <a href="https://oncology.com.tr/me-cfs-iskelet-kasi-degisimleri-uzun-covid-bed-rest/" title="Uzun COVID ve ME/CFS’de kas biyolojisi: Yatak istirahatinin “taklidi” değil, ayrı bir örüntü" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> bu ilaçların izleyen dönemde tetikleyebileceği sağlık hizmeti talepleri üzerinden değerlendirme yönünde kurgulanmış görünüyor. Bu yaklaşım, potansiyel uygunsuzlukların klinik olarak her zaman aynı hızda ya da aynı biçimde ortaya çıkmayabileceği, ancak sağlık hizmeti kullanımına yansıyabileceği düşüncesiyle uyumlu.</p>
<p>Elbette çalışma tasarımı gözlemsel bir çerçevede kurgulanıyor ve bu tür araştırmalarda tam anlamıyla nedensellik iddiası sınırlıdır. Yine de eşleştirilmiş kohort yaklaşımı, reçeteleme seçimlerini etkileyebilecek bazı temel farklılıkların etkisini azaltmaya çalıştığı için sonuçların yorumlanmasında önemli bir metodolojik avantaj sağlıyor. Bulgular, uygunsuz reçeteleme ile ilişkili mali yükün, yalnızca klinik risk tartışmalarıyla sınırlı kalmayıp sağlık ekonomisi açısından da dikkate alınması gereken bir mesele olabileceğine <a href="https://oncology.com.tr/fraksiyonel-proteomik-direnc-egzersizi-kas-hasari-azalmasi/" title="Yeni fraksiyonel proteomik çalışma, direnç egzersizi sonrası kas hasarını azaltan protein ağını işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>.</p>
<p>Yaşlı nüfusta çoklu ilaç kullanımı ve ilaç etkileşimleri daha sık gündeme geldiğinden, çalışmanın odaklandığı “potansiyel olarak uygunsuz ilaç” kavramı, sağlık politikaları ve klinik karar destek sistemleri için tartışmayı besleyebilir. Araştırma, bu problemin ölçeklenebilir biçimde ölçülebileceğine ve sağlık hizmeti harcamalarıyla ilişkilendirilebileceğine dair somut kanıtlar sunduğu için, gelecekte de depreskripsiyon, ilaç gözden geçirme ve uygunluk denetimleri gibi yaklaşımların etkisini değerlendiren çalışmalarla tamamlanabilecek bir zemin sağlıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Healthcare and economic impacts of potentially inappropriate medication use in older adults</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Healthcare and cost burdens associated with potentially inappropriate medication use in older adults: a matched cohort study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Lim, J., Jeong, S., Moon, A. et al. Healthcare and cost burdens associated with potentially inappropriate medication use in older adults: a matched cohort study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-08057-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-08057-7</p>
<p><strong>Keywords:</strong> potansiyel olarak uygunsuz ilaç, yaşlı yetişkinler, eşleştirilmiş kohort çalışması, sağlık hizmeti kullanımı, sağlık hizmeti maliyetleri, ilaç güvenliği</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-uygunsuz-ilac-kullanimi-saglik-maliyeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BMC Pharmacology &#038; Toxicology’de doğrulanan GC-MS yöntemi: şurup formüllerinde glikol safsızlıkları daha net ölçülecek</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gc-ms-dietilen-glikol-olcumu-farmasotik-surup/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gc-ms-dietilen-glikol-olcumu-farmasotik-surup/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 02:59:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[analitik kimya]]></category>
		<category><![CDATA[dietilen glikol]]></category>
		<category><![CDATA[etilen glikol]]></category>
		<category><![CDATA[farmasötik güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[farmasötik şurup]]></category>
		<category><![CDATA[GC-MS]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç safsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem doğrulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gc-ms-dietilen-glikol-olcumu-farmasotik-surup/</guid>

					<description><![CDATA[Doğrulanmış GC-MS yöntemi, farmasötik şuruplardaki dietilen glikol ve etilen glikol safsızlıklarını karmaşık matriste ayırarak kimliklendirir ve iz düzeyde ölçer.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Farmasötik şuruplarda çok düşük düzeylerde ortaya çıkabilen ve tıbbi açıdan ciddi sonuçlara yol açabilen etilen glikol ile dietilen glikol gibi bileşiklerin iz düzeyde tespitini <a href="https://oncology.com.tr/prematurelerde-picc-bakim-protokolu/" title="Prematüre bebeklerde PICC bakımını hedefleyen protokol değişikliği: Daha az pansuman, daha az sorun bildirildi" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> yeni bir analitik kimya çalışması yayımlandı. BMC Pharmacology and Toxicology’de yer alan çalışma, bu iki ilgili glikoli, reçetesiz ve reçeteli sıvı formülasyonların karmaşık içeriği içinde ayırıp tanımlayabilen bir gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC–MS) yöntemi geliştirdi ve doğruladı.</p>
<p>Araştırmanın odağında, şurupların yalnızca etken maddeyi değil; renk vericiler, tatlandırıcılar, çözücü sistemler ve diğer yardımcı bileşenleri de içeren kimyasal “kalabalığı” bulunuyor. Bu tür matrikslerde hedef analitlerin sinyalleri, uçucu olmayan bileşenlerden kaynaklanan etkileşimler ve karışım etkileri nedeniyle belirsizleşebiliyor. Çalışma, bu nedenle önce kromatografik ayırma ile etilen glikol ve dietilen glikolün karışımdaki diğer bileşenlerden ayrıştırılmasını, ardından ise kütle spektrumları üzerinden kimlik doğrulamasını bir araya getiren seçici bir iş akışı kuruyor.</p>
<p>Geliştirilen GC–MS yaklaşımının ana hedefi, hedeflenen glikollerin matrikste var olabileceği koşullarda bile güvenilir ölçüm yapabilmek. Kromatografi, örnek içindeki farklı bileşiklerin farklı zamanlarda kolondan geçmesini sağlayarak analit sinyalini diğer bileşenlerden ayırmaya yardımcı oluyor. Kütle spektrometresi ise elde edilen sinyalleri spektral olarak tanımlayarak, benzer kimyasal davranışlar sergileyebilen bileşikler arasında ayrım yapılmasını güçlendiriyor. Böylece yöntem, “doğru bileşik mi ölçülüyor?” sorusuna dair güveni artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmada vurgulanan noktalardan biri, sadece ölçüm yapmanın değil, ölçümün doğrulanmasının da kritik olması. Analitik yöntem doğrulaması; yöntemin doğruluk ve kesinlik gibi performans özelliklerinin belirli koşullar altında tutarlı biçimde sağlanıp sağlanmadığını değerlendirmeyi içeriyor. Araştırmacılar, GC–MS tekniğinin şurup gibi çok bileşenli sıvı formülasyonlarda etilen glikol ve dietilen glikoller için uygulanabilirliğini ortaya koyacak şekilde yöntemi değerlendirmiş olduklarını bildiriyor. Bu tür doğrulama adımları, kalite kontrol laboratuvarlarının sonuçları yorumlarken <a href="https://oncology.com.tr/germline-gen-varyantlari-dna-hasarindan-kanser/" title="Germline genler, aynı DNA hasarından çıkan tümörlerin “izini” belirleyebilir" data-wpan-internal-link="1">aynı</a> güvenilirlik seviyesine ulaşmasına yardımcı olabiliyor.</p>
<p>Etilen glikol ve dietilen glikol, birbirleriyle ilişkili kimyasal yapılara sahip olmaları nedeniyle analitik açıdan da benzer zorluklar doğurabiliyor. Araştırma, iki bileşiği birlikte ele alarak yöntemin hedef kapsamını genişletirken, aynı zamanda gerçek üretim/teslimat örneklerinde karşılaşılabilecek senaryolara daha <a href="https://oncology.com.tr/gezegensel-saglik-diyeti-kalp-damar-riski/" title="Gezegensel Sağlık Diyetine daha yakın beslenmek, kalp-damar riskini azaltabilir: 66 bin kadınlık analiz" data-wpan-internal-link="1">yakın</a> bir test yaklaşımı sunuyor. Özellikle şuruplarda bulunan çok sayıda yardımcı maddenin varlığı, hedef analitlerin hem ayrışmasını hem de tanımlanmasını zorlaştırabileceğinden, seçiciliği artıran bir GC–MS iş akışı geliştirilmesi önem taşıyor.</p>
<p>Yöntemin, karmaşık bir şurup matrisinde glikol kontaminasyonunun güvenilir biçimde saptanmasını hedeflemesi, güvenlik açısından da dolaylı bir anlam taşıyor. Kalite kontrol süreçlerinde iz düzeyde kontaminasyon bulguları, sorunun kaynağına yönelik kararların alınmasında ve yeniden değerlendirme gerekip gerekmediğinin belirlenmesinde belirleyici olabiliyor. Bu nedenle, tarama ve doğrulama kapasitesini güçlendiren analitik yaklaşımlar, farmasötik üretim zincirinde kritik bir rol oynayabilir.</p>
<p>BMC Pharmacology and Toxicology’de yayımlanan çalışma, etilen glikol ve dietilen glikollerin ilaç şuruplarında ölçümü için özel olarak tasarlanmış ve doğrulanmış bir GC–MS yöntemi sunarak analitik uygulamalara somut bir araç sağlamayı amaçlıyor. Bulgular, yöntem geliştirme ve doğrulamanın birlikte ele alınmasının, matriksin karmaşıklığının yüksek olduğu gerçek ürün senaryolarında güvenilir sonuç üretmek açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/gc-ms-method-developed-and-validated-to-measure-ethylene-and-diethylene-glycols/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Development and validation of a GC–MS analytical method to determine ethylene glycol and diethylene glycol in pharmaceutical syrups.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Development and validation of a GC–MS method for the determination of ethylene glycol and diethylene glycol in pharmaceutical syrups.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Amil, M., Mohamad Adzib, M., Bujang, N. et al. Development and validation of a GC–MS method for the determination of ethylene glycol and diethylene glycol in pharmaceutical syrups. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01184-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s40360-026-01184-2</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gc-ms-dietilen-glikol-olcumu-farmasotik-surup/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PregMedNet ile gebelikte ilaçların yenidoğan riskleri nasıl “çoklu” etkileniyor aydınlanıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:37:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Perinatal araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan komplikasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/</guid>

					<description><![CDATA[PregMedNet, gebelikte ilaç maruziyet geçmişlerini yenidoğanın komplikasyon profilleriyle EHR verisi ve makine öğrenmesiyle eşleştirerek çoklu risk örüntülerini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir çalışma, gebelik döneminde kullanılan ilaçların yenidoğanda yol açabildiği sağlık sorunlarının nasıl çeşitlenebileceğini daha sistematik biçimde çözümlemeyi hedefleyen bir biyoinformatik platformu tanıttı. Araştırmacıların geliştirdiği PregMedNet, anne adaylarının ilaç maruziyet geçmişlerini yenidoğanın komplikasyon profilleriyle eşleştiren büyük ölçekli veriden yola çıkarak, klişeleşmiş tek bir risk anlatısının ötesine geçen ilişki örüntülerini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.</p>
<p>Perinatal tıpta kritik bir zorluk, ham klinik gözlemlerin çoğu zaman heterojen hasta gruplarını aynı potada eritmesi. Aynı ilacı alan iki gebede; gebelik haftası, eşlik eden hastalıklar, doz ve kullanım zamanı gibi değişkenler nedeniyle sonuçların farklılaşması mümkün. PregMedNet’in tasarım gerekçesi de bu heterojenliğin etkisini azaltmak ve ilaç–sonuç bağlantılarını daha ince katmanlarda modellemek. Çalışmada platformun, elektronik sağlık kayıtlarından elde edilen verileri temel alarak gebelik boyunca ilaç maruziyeti ile yenidoğanda ortaya çıkan komplikasyonlar arasında çok boyutlu etkileşimleri temsil eden bir hesaplama çerçevesi sunduğu belirtiliyor.</p>
<p>Platformun çekirdeğinde, anne adaylarının ilaç kullanım öykülerinin geniş veri setleriyle yenidoğana ait komplikasyon kayıtlarıyla eşleştirilmesi yer alıyor. Araştırmacılar, bu eşleştirilmiş örüntüler üzerinde <a href="https://oncology.com.tr/bio-asia-tayvan-2026-saglikli-yaslanma-yapay-zeka/" title="BIO Asia-Taiwan 2026’da yapay zekâ ve sağlıklı yaşlanma odaklı yeni vizyon: Insilico’dan keynote" data-wpan-internal-link="1">makine öğrenmesi</a> yöntemlerini kullanarak daha önce klinik çeşitlilik nedeniyle görünür olmayan karmaşık ilişkileri saptadıklarını ifade ediyor. Böylece, belirli bir ilaç maruziyetiyle yalnızca tek bir komplikasyon türü arasında değil, aynı zamanda birden fazla yenidoğan sağlık çıktısı arasında değişkenlik gösterebilen bağlantılar için öngörücü işaretler üretilmesi hedeflenmiş oluyor.</p>
<p>PregMedNet’in “çoklu” etkileri yakalama çabası, çalışmanın perinatal güvenlik bağlamındaki önemini de artırıyor. Gebelikte birçok kişi, enfeksiyonlardan kronik hastalık yönetimine kadar uzanan farklı tıbbi nedenlerle ilaç kullanmak zorunda kalabiliyor. Bu durum, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-ilac-etkilesimleri-uygunsuz-receteleme/" title="Yaşlılarda uygunsuz reçeteleme, ilaç etkileşimleri ve karma tedavi düzeni arasındaki bağlantı güçlendi" data-wpan-internal-link="1">ilaç güvenliği</a> değerlendirmelerinde tek boyutlu yaklaşımların sınırlı kalmasına yol açabiliyor; çünkü aynı tedavi, farklı biyolojik ve klinik koşullarda farklı sonuç profilleriyle ilişkilendirilebilir. Çalışmanın yazarları, platformun bu nedenle ilaç maruziyetinin yenidoğan komplikasyonları üzerindeki olası etkilerini daha kapsamlı ve öngörücü biçimde ele alma potansiyeline dikkat çekiyor.</p>
<p>Nature Communications’ta tanıtılan yaklaşım, aynı zamanda modern veri biliminin perinatal araştırmalarda nasıl kullanılabileceğine dair örnek bir çerçeve sunuyor. Platformun elektronik sağlık kayıtlarının yanı sıra “çok boyutlu biyolojik bilgi” ile zenginleştirilmiş bir model kurduğu vurgulanıyor. Bu sayede, ilaç maruziyeti ile yenidoğandaki komplikasyonlar arasındaki bağlantıların yalnızca kayıt düzeyindeki korelasyonlara indirgenmemesi, daha zengin bir biyolojik temsil üzerinden incelenmesi amaçlanıyor. Çalışma, modelin yeni örüntüleri ve prediktif belirteçleri saptamaya yönelik olduğunu belirtiyor; bunun, klinik heterojenliğin sonuçların yorumlanmasını zorlaştırdığı alanlarda özellikle değerli olabileceği anlaşılıyor.</p>
<p>Öte yandan bu çalışma, PregMedNet’in oluşturduğu sinyallerin klinik uygulamaya doğrudan aktarımını garanti eden bir tedavi önerisi sunmuyor. Platformun değeri, ilaçların gebelik süresince farklı yenidoğan komplikasyonlarıyla ilişkilendirilebilecek yönlerini daha önce yakalamakta zorlanılan düzeyde görünür kılmaya çalışmasıyla ortaya konuyor. Araştırmacılar, gebelikte ilaç gereksiniminin yaygınlığına dikkat çekerek, hesaplamalı yaklaşımların perinatal tıpta ilaç güvenliği anlayışını geliştirebileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Yeni platformun, perinatal araştırmalarda elektronik sağlık kayıtları, <a href="https://oncology.com.tr/bitki-virusleri-ai-nanomalzeme-sensor/" title="Bitki virüsleri “biyomalzeme üretici” rolüyle AI ve nanoteknolojiye kapı aralıyor" data-wpan-internal-link="1">makine öğrenmesi</a> ve çok boyutlu biyolojik sinyalleri bir araya getiren bir yaklaşım olarak öne çıktığı görülüyor. Bu tür araçların ilerleyen çalışmalarla birlikte daha iyi doğrulama süreçlerinden geçmesi ve farklı klinik bağlamlarda tekrarlanabilir performans göstermesi, klinik karar destek alanında güvenilirliğin artması açısından belirleyici olacaktır. Kaynak: https://scienmag.com/maternal-medications-linked-to-diverse-neonatal-complications/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Impact of maternal medication exposure during pregnancy on neonatal complications</p>
<p><strong>Article Title:</strong> PregMedNet: Multifaceted maternal medication impacts on neonatal complications</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kim, Y., Marić, I., Kashiwagi, C.M. et al. PregMedNet: Multifaceted maternal medication impacts on neonatal complications. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75000-0</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılarda uygunsuz reçeteleme, ilaç etkileşimleri ve karma tedavi düzeni arasındaki bağlantı güçlendi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-ilac-etkilesimleri-uygunsuz-receteleme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-ilac-etkilesimleri-uygunsuz-receteleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:33:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[BMC Geriatrics]]></category>
		<category><![CDATA[çoklu ilaç kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik farmakoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç etkileşimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[uygunsuz reçeteleme]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılarda İlaç Etkileşimleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-ilac-etkilesimleri-uygunsuz-receteleme/</guid>

					<description><![CDATA[2026 BMC Geriatrics verileri, yaşlılarda uygunsuz reçetelemenin ilaç etkileşimleri ve karma tedavi düzeniyle birlikte nasıl büyüyen riskler oluşturduğunu gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı bireylerde sık görülen çoklu ilaç kullanımı, yalnızca reçete sayısını artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ilaçların birbirleriyle etkileşme ve beklenmeyen yan etkiler üretme riskini de yükseltiyor. 2026 yılında <em>BMC Geriatrics</em>’te yayımlanan yeni bir çalışmada, potansiyel olarak uygunsuz reçeteleme (PIP) ile ilaç-ilaç etkileşimlerinin (DDI) ve yaşlı hastalarda giderek karmaşıklaşan ilaç rejimlerinin birlikte nasıl seyrettiği <a href="https://oncology.com.tr/uzun-covid-tcm-sendrom-ayrimi/" title="Uzun COVID’ta bütüncül yaklaşım tartışılıyor: TCM’nin semptomlara etkisi yeni kohort çalışmasıyla incelendi" data-wpan-internal-link="1">incelendi</a>. Çakır, Telli̇, Ayhan ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü kesitsel analitik araştırma, geriatri pratiğinde ilaç güvenliğini etkileyen çok boyutlu sorunlara dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmanın odağında, yaşlılarda “potansiyel olarak uygunsuz reçeteleme” olarak tanımlanan ve zararların faydalardan fazla olabileceği ilaç seçimleri yer alıyor. Bu kavram; hastanın yaşa bağlı fizyolojik değişimleri, komorbiditeleri ve ilaçların farmakokinetiği gibi unsurlar nedeniyle, bazı ilaçların yaşlılıkta daha riskli hale gelebilmesine dayanıyor. Araştırmacılar, PIP’in yalnızca tek başına bir reçete sorunu olmadığını; aynı zamanda olası ilaç-ilaç etkileşimlerine zemin hazırlayabildiğini ve tedavinin yönetilebilirliğini güçleştiren bir “karmaşıklık” etkisi yaratabildiğini değerlendiriyor.</p>
<p>Yaşlanma ile birlikte dünya genelinde polyfarmasi, yani birden fazla ilacı aynı anda kullanma eğilimi giderek yaygınlaşıyor. Polyfarmasi birçok hastalık yükünü aynı anda ele almak için pratik bir yaklaşım gibi görünse de; advers ilaç reaksiyonları, istenmeyen sonuçlar ve hatta hastaneye yatışlarla ilişkilendirilebilen önemli riskler barındırıyor. Çalışma, bu risklerin hangi reçete kalıplarıyla daha yakından <a href="https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/" title="Hemolizle ilişkili genetik ve beslenme etkenleri, PAH artışının gözden kaçan parçası olabilir" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> olabileceğine odaklanarak, klinik karar süreçlerinde ilaç güvenliği değerlendirmelerinin daha sistematik biçimde ele alınması gereğini öne çıkarıyor.</p>
<p>Kesitsel tasarımın sağladığı veriyle araştırmacılar, PIP’in DDI’ler ve ilaç rejimi karmaşıklığıyla birlikte görülüp görülmediğini sorguladı. Bu tür bir ilişki arayışı, yaşlı hastalarda gerçek yaşam reçeteleme örüntülerini yansıttığı için önem taşıyor. Çünkü yaşlı bireylerde ilaç rejimleri genellikle birden fazla hekimin katkı verdiği, farklı endikasyonlarla başlatılan ve zaman içinde doz veya ilaç sayısı artabildiği bir seyir izleyebiliyor. Rejim karmaşıklığı arttıkça, hastaların tedaviye uyumu ve sağlık profesyonellerinin etkileşimleri takip etmesi zorlaşabiliyor; ayrıca etkileşimlerin ortaya çıkma olasılığı da yükseliyor.</p>
<p>Çalışmanın vurguladığı temel mesajlardan biri, PIP ile DDI’ler arasındaki ilişkinin tek boyutlu olmayacağı. PIP kavramı, yaşlı hasta için risk/fayda dengesinin yeniden değerlendirilmesini gerektiren bir alarm işlevi görürken; DDI’ler, ilaçların birlikte kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek farmakolojik veya klinik sonuçlara <a href="https://oncology.com.tr/tek-hucreli-gen-haritalamasi-kemik-hastaliklari-gen-hedefleri/" title="Kemik dokusunda tek hücre haritası: Damar ilişkili hücreler iskelet hastalıkları için yeni gen hedefleri işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>. İlaç rejimi karmaşıklığı ise bu iki unsuru etkileyen pratik bir çerçeve sunuyor: Reçete sayısı, doz sıklığı ve çoklu endikasyonlar arttıkça etkileşim olasılıkları ve yan etki yükü de artabiliyor. Bu nedenle araştırma, klinik stratejilerin yalnızca “ilaç sayısını azaltmaya” odaklanmaktan ziyade, hangi ilaçların neden kullanıldığını ve etkileşim risklerinin nasıl yönetildiğini hesaba katması gerektiğini ima ediyor.</p>
<p>Makalenin <em>BMC Geriatrics</em>’te yayımlanmış olması, bulguların geriatri alanındaki uluslararası literatüre doğrudan katkı sunma potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Araştırma sonuçları, ilaç güvenliği değerlendirmelerinin rutin klinik iş akışına entegre edilmesi, düzenli ilaç gözden geçirmeleri ve deprescribing gibi yaklaşım başlıklarının daha dikkatli biçimde ele alınması gereğini destekleyen bir veri zemini oluşturuyor. Yine de çalışma kesitsel olduğundan, gözlenen ilişkilerin neden-sonuç düzeyinde nasıl işlediğine dair kesin çıkarımlar ancak ek çalışmalarla netleşebilir.</p>
<p>Yaşlı bireylerin sağlığını korumaya yönelik çabalar, ilaçların sadece “varlığını” değil, “birlikte nasıl çalıştığını” ve tedavi planının zaman içinde nasıl karmaşıklaştığını da hesaba katmak zorunda. 2026 tarihli bu çalışma, PIP’in ilaç etkileşimleri ve ilaç rejimi karmaşıklığıyla birlikte ele alınması gereken bir sorun olduğunu ortaya koyarak, geriatri kliniklerinde daha güvenli ve daha izlenebilir bir farmakoterapi yaklaşımına yönelik tartışmaları güçlendiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Potentially inappropriate prescribing, drug–drug interactions, and medication regimen complexity in geriatric patients</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Association of potentially inappropriate prescribing with drug–drug interactions and medication regimen complexity in geriatric patients: a cross-sectional analytical study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Çakır, A., Telli̇, A., Ayhan, Y.E. et al. Association of potentially inappropriate prescribing with drug–drug interactions and medication regimen complexity in geriatric patients: a cross-sectional analytical study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07964-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-07964-z</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Potansiyel olarak uygunsuz reçeteleme, ilaç–ilaç etkileşimleri, ilaç tedavi rejimi karmaşıklığı, geriyatrik hastalar, polifarmasi, deprescribing, farmakoterapi güvenliği</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-ilac-etkilesimleri-uygunsuz-receteleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GLP-1 ilaçlarıyla nadir ani görme kaybı: Rutgers çalışması küçük ama dikkat çekici bir sinyal buldu</title>
		<link>https://oncology.com.tr/glp-1-iskemiye-bagli-optik-noropati-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/glp-1-iskemiye-bagli-optik-noropati-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 05:02:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ani görme kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonisti]]></category>
		<category><![CDATA[hedef deneme taklidi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[iskemiye bağlı optik nöropati]]></category>
		<category><![CDATA[obezite tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[optik nöropati]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/glp-1-iskemiye-bagli-optik-noropati-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Rutgers araştırması, GLP-1 ilaçlarıyla ilişkili nadir bir olay olan iskemiye bağlı optik nöropati riskinde küçük ama dikkat çekici bir artış buldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp literatüründe giderek daha yakından incelenen bir konu, glukagon benzeri peptit-1 (GLP-1) reseptör agonistlerinin güvenlilik profili oldu. Rutgers Üniversitesi araştırmacılarının yeni çalışması, tip 2 diyabet <a href="https://oncology.com.tr/fmr1-gen-tedavisi-kiriklaran-x-preklinik-duzelme/" title="FMR1 gen tedavisi farelerde kırılgan X’e dair biyobelirteçleri ve fenotipleri düzeltebildi" data-wpan-internal-link="1">tedavisi</a> ve obeziteyle ilişkili durumlarda yaygın kullanılan bu ilaç sınıfıyla çok nadir de olsa ani görme kaybına yol açabilen bir durum olan iskemiye <a href="https://oncology.com.tr/aktif-gpi-dbs-fmri-hedefe-bagli-beyin-aglari/" title="Aktif GPi derin beyin stimülasyonunda hedefe bağlı beyin ağları fMRI ile haritalandı" data-wpan-internal-link="1">bağlı</a> optik nöropati riskinde küçük bir artış olabileceğini öne sürüyor. Bulguların, klinik açıdan “küçük” sayılabilecek bir risk artışını dahi sağlık sistemi düzeyinde anlamlı hale getirebilecek türden olabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Araştırma, <em>Annals of Internal Medicine</em> dergisinde yayımlandı. Çalışma yaklaşımı, gerçek yaşamda toplanmış sağlık verilerini kullanarak, belirli bir tedaviye başlama zamanlaması gibi unsurları daha iyi karşılaştırmaya olanak veren bir hedef deneme taklidi (target trial emulation) tasarımına dayanıyordu. Rutgers ekibi, ABD’de 18 ila 65 yaş arasında tip 2 diyabet tanısı bulunan geniş bir yetişkin kohortundan <a href="https://oncology.com.tr/ceza-hukuku-ile-temas-acil-servis-kullanimi/" title="Ceza geçmişi olanlar acile daha sık başvuruyor: ABD’de ulusal anket verileri yeni kanıt sağlıyor" data-wpan-internal-link="1">verileri</a> analiz etti.</p>
<p>Çalışmanın odağında, GLP-1 tedavisine başlayan kişiler yer alıyordu. Bu grup içinde, semaglutid gibi yaygın ilaçlar (örneğin Ozempic ve Wegovy) ile tirzepatide (örneğin Mounjaro ve Zepbound) kullananlar da bulunuyordu. Araştırmacılar, iskemiye bağlı optik nöropatiyle uyumlu klinik sonuçları değerlendirmek üzere, bu nadir görme bozukluğunun ortaya çıkışına işaret eden bulguları analiz sürecine dahil etti.</p>
<p>İskemiye bağlı optik nöropati, gözün arka kısmındaki görme sinirinin beslenmesini sağlayan kan akımında azalmayla ilişkili bir tablo olarak tanımlanıyor. Sonuç olarak, hastalar ani görme kaybı yaşayabiliyor. Çalışma, bu mekanizmayı merkeze alarak, GLP-1 tedavisi ile bu tür bir görsel komplikasyon arasında gözlemsel veri tabanında saptanabilir bir ilişki olup olmadığı sorusunu ele aldı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Glucagon-Like Peptide-1 Receptor Agonists and Risk for Ischemic Optic Neuropathy: A Target Trial Emulation</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.7326/ANNALS-25-00860</p>
<p><strong>Keywords:</strong> GLP-1, iskemik optik nöropati, tip 2 diyabet, obezite, ani görme kaybı, semağlutid, tirzepatid</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/glp-1-iskemiye-bagli-optik-noropati-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duchenne Kas Distrofisinde İlaç Güvenliğini Aydınlatan Dev Meta-Analiz</title>
		<link>https://oncology.com.tr/duchenne-kas-distrofisinde-ilac-guvenligini-aydinlatan-dev-meta-analiz/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/duchenne-kas-distrofisinde-ilac-guvenligini-aydinlatan-dev-meta-analiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 21:52:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Duchenne musküler distrofi]]></category>
		<category><![CDATA[ekson atlama tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[kortikosteroidler]]></category>
		<category><![CDATA[meta-analiz]]></category>
		<category><![CDATA[nöromüsküler hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/duchenne-kas-distrofisinde-ilac-guvenligini-aydinlatan-dev-meta-analiz/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir meta-analiz, Duchenne musküler distrofi (DMD) tedavilerinde kullanılan ilaçların güvenlik profillerini derinlemesine inceledi. Kortikosteroidler, ekson atlayıcı ajanlar ve deneysel molekülleri kapsayan araştırma, klinisyenlere uzun dönem risk yönetimi için kritik veriler sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duchenne musküler distrofi (DMD), distrofin genindeki mutasyonların yol açtığı, ilerleyici kas erimesi ve erken yaşamda ölümle sonuçlanan yıkıcı bir genetik hastalıktır. Başta çocuk erkekleri etkileyen bu nöromüsküler bozuklukta, kas lifleri sürekli hasar görür, kronik yangı süreci tetiklenir ve hastalar genellikle ergenlik döneminde yürüme yetisini, ilerleyen yıllarda ise solunum ve kalp fonksiyonlarını kaybeder. Klinik araştırmaların merkezinde hastalığın seyrini yavaşlatacak farmakolojik müdahaleler yer alsa da, bu tedavilerin uzun süreli kullanımına bağlı yan etkiler çoğunlukla etkinlik gölgesinde kalmıştır. Şimdi, BMC Pharmacology and Toxicology dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, bu dengeyi <a href="https://oncology.com.tr/insan-derisi-mantar-genomik-analizi/" title="İnsan Derisinin Mantar Haritası Genomlarla Yeniden Çizildi" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> kurmayı hedefliyor.</p>
<p>Ompad, Saura, Heckmann ve meslektaşları tarafından gerçekleştirilen çalışma, DMD’de kas dejenerasyonunu hedef alan çok sayıda klinik araştırmanın verilerini gelişmiş istatistiksel yöntemlerle birleştirerek tedavilerin güvenlik profiline ayna tutuyor. Araştırmacılar, özellikle hastaların gelişim çağında ve yıllarca sürecek tedavi planlamasında, ilaçların yan etkilerinin en az terapötik kazanımlar kadar dikkate alınması gerektiğine vurgu yapıyor. Meta-analiz, kortikosteroidlerden ekson atlama ajanlarına ve yangı, fibrozis ya da oksidatif stresi <a href="https://oncology.com.tr/hiv-asi-b-hucresi-primingi/" title="HIV Aşı Araştırmasında B Hücrelerini Doğru Hedefleyen Yeni Tasarım Umut Verdi" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> deneysel bileşiklere kadar geniş bir yelpazedeki farmakolojik müdahaleyi masaya yatırıyor.</p>
<p>Kortikosteroidler, DMD’de uzun yıllardır standart bakımın temelini oluşturuyor. Prednizon ve deflazakort gibi ilaçlar kas gücündeki düşüşü geciktirerek ambulasyon süresini uzatıyor. Ancak meta-analizin ortaya koyduğu birleştirilmiş veriler, kilo artışı, kemik erimesi, davranışsal değişiklikler, büyüme geriliği ve katarakt gibi ciddi advers etkilerin ne sıklıkta görüldüğünü daha net bir biçimde sergiliyor. Araştırmacılar, bu yan etkilerin doz ve kullanım süresiyle ilişkili olduğunu, ancak klinikler arası raporlama farklılıklarının risk değerlendirmesini zorlaştırdığını belirtiyor. Yine de havuzlanmış bulgular, hekimlerin hasta bazında bireyselleştirilmiş risk-fayda analizi yapmasına yardımcı olacak somut sayısal zeminler sunuyor.</p>
<p>Genetik mutasyon tipine özgü tasarlanan ekson atlama tedavileri, son on yılda önemli umut vaat etmiştir. Eteplirsen, golodirsen ve viltolarsen gibi ajanlar, distrofin üretimini kısmen onararak kas bütünlüğünü korumaya çalışır. Meta-analiz, bu yeni sınıf ilaçların klinik araştırmalarda raporlanan güvenlik sinyallerini bir araya getiriyor. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları, geçici böbrek fonksiyon belirteçlerinde yükselmeler ve bağışıklık sistemiyle ilgili beklenmedik yanıtlar dikkat çeken noktalar arasında. Veriler, kısa vadede ciddi komplikasyon oranlarının düşük olduğuna işaret etse de, uzun süreli izlem verilerinin henüz sınırlı olması, bu tedavilerin ömür boyu kullanıldığında ortaya çıkabilecek etkiler konusunda temkinli olmayı gerektiriyor.</p>
<p>Analizin kapsadığı bir diğer katman ise yangısal yolakları, fibrotik süreçleri ve oksidatif hasarı hedefleyen deneysel molekülleri içeriyor. NF-κB inhibitörleri, TGF-β sinyalini baskılayıcı ajanlar ya da antioksidan mekanizmalı bileşikler üzerinde yürütülen erken faz çalışmalarında, hepatotoksisite, immün baskılanma ve gastrointestinal yan etkiler gibi öncül güvenlik uyarıları gözlemleniyor. Araştırma grubu, bu bulguların halen olgunlaşmamış veri setlerinden elde edildiğini, ancak gelecekteki büyük ölçekli denemeler için güvenlik izleme planlarının sıkılaştırılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Uzmanlar, söz konusu meta-analizi DMD farmakoterapisinde bir dönüm noktası olarak nitelendiriyor. Şimdiye dek ilaç geliştirme sürecinde etkinlik kanıtları aciliyet kazanırken, özellikle pediatrik popülasyonda ilaca bağlı morbiditeyi öngörmek güçleşiyordu. Artık klinisyenler, ailelerle birlikte karar verirken, hangi tedavinin daha yüksek kemik kırığı riski taşıdığını, hangi molekülün duygudurum değişikliklerine yol açabileceğini veya uzun dönemde metabolik sorunlar yaratabileceğini çok daha somut biçimde tartışabilecekler. Çalışmanın yazarları, advers olay raporlamasında standardizasyon eksikliğine dikkat çekerek, gelecekte yürütülecek tüm klinik araştırmaların ortak bir terminoloji ve izlem protokolü benimsemesinin, daha güçlü meta-analizler üretmek için elzem olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Meta-analizin doğal kısıtlılıkları da bulunuyor. Farklı araştırmalardaki hasta gruplarının yaş, hastalık evresi ve ek tedaviler açısından heterojen olması, yan etkilerin doğrudan karşılaştırılmasını güçleştiriyor. Buna ek olarak, uzun süreli gerçek yaşam verilerinin çoğu araştırmada henüz toplanmamış olması, kronik kullanıma dair kesin yargılara ulaşmayı engelliyor. Yine de araştırmacılar, istatistiksel birleştirme yöntemlerinin bu dağınık tabloyu anlamlı desenlere dönüştürdüğünü ve klinik pratiğe ışık tuttuğunu belirtiyor.</p>
<p>Sonuç olarak, bu kapsamlı analiz Duchenne musküler distrofi alanında terapötik kararları yeniden şekillendirebilecek bir güvenlik merceği sunuyor. Tedavilerin kas yıkımını yavaşlatma potansiyeli kadar, hastaların yaşam kalitesini bozabilecek etkilerinin de titizlikle tartılması gerektiği mesajı, özellikle hastalığın kaçınılmaz ilerleyişi karşısında uzun soluklu bir mücadele yürüten aileler için yol gösterici olacak. Bilim dünyası, bu meta-analizin sağlamış olduğu kanıt temelini daha ileri araştırmalarla zenginleştirmeye ve ilaç güvenliğini DMD araştırmalarının ayrılmaz bir parçası haline getirmeye şimdiden hazırlanıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Safety evaluation of pharmacological treatments for muscular degeneration in Duchenne muscular dystrophy through meta-analysis of clinical trials.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Meta-analysis of clinical trials assessing the safety of pharmacological treatments for muscular degeneration in Duchenne muscular dystrophy.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Ompad, G., Saura, P.M., Heckmann, N.S. et al. Meta-analysis of clinical trials assessing the safety of pharmacological treatments for muscular degeneration in Duchenne muscular dystrophy. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01178-0</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-protein-tasarimi/" data-wpan-internal-link="1">Yapay Zekâ Destekli Tasarım, Kanser İlacı Bağlayan Proteinlerde Yeni Bir Dönem Açıyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/duchenne-kas-distrofisinde-ilac-guvenligini-aydinlatan-dev-meta-analiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Semaglutid Sonrası Zehir Danışma Hatlarında Görülen Artış, Kilo Yönetimi İlacının Yeni Güvenlik Sorularını Gündeme Taşıdı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/semaglutid-zehir-danisma-artis-guvenlik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/semaglutid-zehir-danisma-artis-guvenlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:36:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[dozlama hataları]]></category>
		<category><![CDATA[FDA onayı]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonisti]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonistleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kamu sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[semaglutid]]></category>
		<category><![CDATA[zehir danışma merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/semaglutid-zehir-danisma-artis-guvenlik/</guid>

					<description><![CDATA[Semaglutid onayı sonrası ABD zehir danışma merkezlerine yapılan başvurularda artış yaşandı. UT San Antonio araştırması, ilacın güvenlik ve kullanım risklerini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) 2021 yılında semaglutidi kronik kilo yönetimi için onaylamasının ardından, kamu sağlığı izleme sistemlerinde dikkat çekici bir değişim kaydedildi. Başlangıçta tip 2 diyabet tedavisi için geliştirilen bu GLP-1 reseptör agonisti, kısa sürede yalnızca tıbbi değil toplumsal bir fenomene dönüştü. Ancak ilaca yönelik talep arttıkça, ülke genelindeki zehir danışma merkezlerine yapılan başvurularda da belirgin bir yükseliş görüldü. Texas San Antonio Üniversitesi’nde (UTSA) yürütülen yeni analiz, bu artışın basit bir yan etki değil, ilacın genişleyen kullanım alanı ve buna eşlik eden dozlama hataları ile yanlış kullanım risklerinin bir yansıması olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmanın arkasındaki isim, araştırmayı öğrencilik yıllarında başlatan Jordan Miller oldu. O dönem 25 yaşında olan Miller, GLP-1 reseptör agonistleriyle bağlantılı zehir danışma merkezi çağrılarında gözle görülür bir <a href="https://oncology.com.tr/almanya-genclerde-kolorektal-kanser-artisi/" title="Almanya’da Genç Yetişkinlerde Kolorektal Kanser Artıyor: Artış Var Ama ABD’nin Gerisinde" data-wpan-internal-link="1">artış</a> fark ettiğinde, bunun FDA’nın kilo yönetimi için verdiği onayla ilişkili olup olmadığını incelemeye karar verdi. UTSA’da istatistik ve veri bilimi alanında Romo Endowed Professor unvanını taşıyan Dr. David Han’ın mentorluk ettiği çalışma, semaglutid ve benzeri ilaçlara ilişkin ulusal eğilimleri incelemek için veri bilimi yöntemlerinden yararlandı. <a href="https://oncology.com.tr/konjenital-diyafram-hernisi-zor-entubasyon/" title="Yenidoğanlarda Zor Entübasyonu Öngören Bulgular, CDH Yoğun Bakımında Yeni Bir Yol Haritası Sunuyor" data-wpan-internal-link="1">Bulgular,</a> düzenleyici bir kararın klinik kullanım biçimlerini ve kamu sağlığı göstergelerini ne kadar hızlı etkileyebileceğine dair önemli ipuçları sunuyor.</p>
<p>GLP-1 reseptör agonistleri, vücudun yemek sonrası salgıladığı inkretin hormonlarını taklit ederek çalışıyor. Bu ilaçlar insülin salınımını artırırken glukagon salınımını baskılıyor, böylece kan şekeri kontrolüne katkı sağlıyor. Semaglutidin iştah düzenleyici etkisi ise onu kilo yönetimi alanında da öne çıkardı. Ancak bu genişleyen kullanım, özellikle ilacın yeni kullanıcılar arasında daha yaygın hale gelmesiyle birlikte, dozların yanlış anlaşılması, uygulama sıklığının karıştırılması ya da ilacın uygun olmayan biçimde kullanılması gibi riskleri de beraberinde getirebiliyor. Zehir danışma merkezlerine yansıyan çağrı artışı da tam olarak bu kırılganlığı görünür kıldı.</p>
<p>Çalışmanın temel bulgusu, FDA’nın 2021’deki genişletilmiş onayından sonra GLP-1RA’larla ilişkili başvurularda kayda değer bir yükseliş olduğuna işaret ediyor. Bu tablo, ilacın popülerleşmesinin yalnızca reçete sayılarında değil, sağlık sistemi içinde beklenmedik temas noktalarında da etkisini gösterdiğini düşündürüyor. Zehir merkezleri genellikle yanlış dozlama, kaza sonucu maruziyet, ilaç karışıklıkları ve toksikoloji danışması gerektiren durumlar için kritik bir ilk başvuru noktasıdır. Bu nedenle çağrılardaki artış, hem klinisyenler hem de sağlık otoriteleri açısından erken uyarı niteliği taşıyabilir.</p>
<p>Semaglutidin etkisi, ağırlık kaybı konusundaki kamu ilgisinin ötesine geçerek ilaç güvenliği tartışmalarını da yeniden şekillendirdi. Özellikle enjeksiyon formundaki doz şemaları, titrasyon süreçleri ve hastaların ilacı nasıl kullanacağına dair karmaşıklık, yanlış uygulama olasılığını artırabiliyor. Tıbbi literatürde GLP-1 sınıfındaki ilaçların mide-bağırsak yan etkileri ve uygulama hatalarıyla ilişkili başvurulara yol açabildiği biliniyor. UTSA çalışması, bu genel bilgiyi ulusal ölçekteki çağrı eğilimleriyle birleştirerek, kullanım yaygınlaştıkça güvenlik izleminin de aynı hızla güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Bu sonuçlar, semaglutidin etrafındaki heyecanın tamamen olumsuz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, ilaç uygun hastalarda ve doğru biçimde kullanıldığında önemli klinik yararlar sağlayabiliyor. Ancak araştırma, geniş kitlelere ulaşan yeni tedavilerde yalnızca etkinliğe değil, gerçek dünya güvenliğine de odaklanılması gerektiğini hatırlatıyor. Kamu sağlığı açısından bakıldığında zehir danışma merkezi çağrıları, çoğu zaman daha görünür hastane verilerinden önce ortaya çıkan, değerli bir gözetim sinyali sunabiliyor.</p>
<p>Jordan Miller’ın incelemesi, veri biliminin halk sağlığı sorularına nasıl somut katkı sağlayabileceğini de gösteriyor. Bir ilacın onay süreci sonrasında ortaya çıkan davranışsal ve sistemik etkilerin izlenmesi, klasik klinik denemelerin ötesine geçen bir yaklaşım gerektiriyor. Bu tür çalışmalar, özellikle son yıllarda büyük ilgi gören yeni nesil kilo kontrolü ilaçlarında, reçeteleme eğilimleri, hasta eğitimi ve toksikoloji danışmanlığı arasında daha sıkı bir bağlantı kurulması gerektiğine işaret ediyor. Araştırma <a href="https://oncology.com.tr/masld-risk-tahmini-metabolik-kirilganlik/" title="MASLD’de Risk Tahminine Yeni Yaklaşım: Metabolik Kırılganlık Skoru Klinik Sonuçları Öngörüyor" data-wpan-internal-link="1">sonuçları</a>, aynı zamanda sağlık profesyonellerinin hastalara dozaj, uygulama sıklığı ve saklama koşulları konusunda daha net bilgi vermesinin önemini öne çıkarıyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, GLP-1RA kullanımındaki artışın sürdüğü bir ortamda, hastaların ilacı güvenli biçimde kullanabilmesi için eğitim kadar iletişim de kritik. Özellikle farklı markalar, farklı doz şemaları ve zaman zaman benzer görünümde preparatlar, karışıklık riskini artırabiliyor. Zehir danışma merkezi verileri, bu tür hataların yalnızca bireysel yanlış anlamalardan değil, hızla büyüyen bir ilaç pazarının yarattığı karmaşadan da kaynaklanabileceğini düşündürüyor. UTSA ekibinin çalışması, bu nedenle yalnızca bir toksikoloji gözlemi değil, aynı zamanda düzenleyici kararların sağlık sistemi üzerindeki zincirleme etkilerine dair önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Semaglutidin kilo yönetimi için onaylanmasından sonra yaşanan gelişmeler, modern ilaçların toplumsal etkisinin bazen beklenmedik kanallarda ortaya çıkabildiğini gösteriyor. Hastaların daha geniş bir yelpazede bu tedavilere erişmesi, sağlık otoriteleri için yeni bir izleme alanı yaratırken, klinisyenler için de ilaç güvenliği mesajlarını güçlendirme zorunluluğu doğuruyor. UTSA’da başlayan bu analiz, bir farmasötik başarının aynı zamanda halk sağlığı açısından neden daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Analysis of poison control center calls related to semaglutide and GLP-1 receptor agonists following FDA approval for weight management, including investigation of drug misuse and dosing errors.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> — (Not provided)</p>
<p><strong>References:</strong><br />Miller et al., Journal of Medical Toxicology, 2026 (publication details inferred) <br />
Associated coverage in Significance magazine by the Royal Statistical Society and American Statistical Association</p>
<p><strong>Keywords:</strong> semaglutid, GLP-1 reseptör agonistleri, FDA onayı, kilo yönetimi, zehir danışma merkezleri, ilaç dozaj hataları, veri bilimi, halk sağlığı, farmakokinetik, ilaç güvenliği, hasta eğitimi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/semaglutid-zehir-danisma-artis-guvenlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı Kalp Yetersizliği Hastalarında Riskli İlaç Kullanımı Yaygınlığını Koruyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yasli-kalp-yetersizliginde-uygunsuz-ilac-kullanimi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yasli-kalp-yetersizliginde-uygunsuz-ilac-kullanimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 05:45:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Beers Kriterleri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[polifarmasi]]></category>
		<category><![CDATA[potansiyel olarak uygunsuz ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[uygunsuz ilaç kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yasli-kalp-yetersizliginde-uygunsuz-ilac-kullanimi/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlı kalp yetersizliği hastalarında potansiyel olarak uygunsuz ilaç kullanımı ve risk faktörleri 2023 Beers Kriterleri ışığında değerlendirilmiştir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlılarda ilaç tedavisi, özellikle kalp yetersizliği gibi çoklu <a href="https://oncology.com.tr/kirsal-yaslilarda-kronik-hastalik-aglari/" title="Kırsal Yaşlılarda Birlikte Seyreden Hastalıkların Haritası Çıkarıldı" data-wpan-internal-link="1">hastalıkların</a> eşlik ettiği durumlarda, klinik karar vermenin en hassas alanlarından biri olmaya devam ediyor. BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir çalışma, bu kırılgan grupta potansiyel olarak uygunsuz ilaç kullanımının ne kadar yaygın olduğunu ve hangi klinik özelliklerle ilişkilendiğini 2023 Beers Kriterleri çerçevesinde değerlendirdi. Bulgular, ileri yaşta kalp yetersizliği yönetiminde reçete güvenliğinin yalnızca bir ayrıntı değil, doğrudan hasta güvenliğini etkileyen temel bir konu olduğunu yeniden hatırlatıyor.</p>
<p>Kalp yetersizliği, kalbin vücudun gereksinimlerini karşılayacak ölçüde kan pompalayamamasıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir hastalık. Bu tablo özellikle ileri yaşlarda daha sık görülüyor; çünkü yaşlanmayla birlikte böbrek ve karaciğer işlevlerindeki değişiklikler, ilaçların vücutta dağılımı ve atılımı üzerindeki farklılıklar ile eşlik eden hastalıkların artışı, ilaçların etkisini daha öngörülemez hale getirebiliyor. Aynı hastada hipertansiyon, diyabet, böbrek sorunları, ritim bozuklukları ya da ağrı gibi ayrı tedavi gerektiren durumlar bulunabildiğinden, ilaç sayısı çoğu zaman hızla artıyor. Bu “polifarmasi” ortamı, faydadan çok zarar taşıyabilen ilaçların yanlışlıkla reçetelenme olasılığını yükseltiyor.</p>
<p>Sheikh-Taha’nın çalışmasının odağında da tam olarak bu sorun var: potansiyel olarak uygunsuz ilaçlar, yani yaşa bağlı fizyolojik değişiklikler ve eşlik eden hastalıklar dikkate alındığında yararından çok risk taşıyabilen ilaçlar. Araştırma, bu tür reçetelerin yaygınlığını ve olası belirleyicilerini belirlemek için 2023 Beers Kriterleri’ni kullandı. Geriatri alanında geniş kabul gören bu kriterler, yaşlı bireylerde yan etki riski yüksek olan ilaçları, ilaç-hastalık etkileşimlerini ve yaşa özgü farmakolojik farklılıkları dikkate alan kanıta dayalı bir çerçeve sunuyor. Bu nedenle Beers listesi, yaşlı hastalarda reçete kalitesini değerlendirmek için önemli bir referans noktası kabul ediliyor.</p>
<p>Çalışmanın <a href="https://oncology.com.tr/melanom-t-hucreleri-dendritik-isbirligi/" title="Melanom Tümörlerinde Bağışıklık Hücreleri Arasındaki Gizli İşbirliği Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyduğu temel mesaj, güncel kılavuzlar ve artan farkındalığa rağmen uygunsuz ilaç kullanımının klinik pratikte hâlâ önemli bir sorun olarak sürdüğü yönünde. Özellikle kalp yetersizliği olan yaşlı hastalarda bu durumun sonuçları daha da kritik olabilir; çünkü bu hastalarda düşme, tansiyon dengesizliği, böbrek işlevinde bozulma, elektrolit dengesizlikleri ve hastane yatışları gibi istenmeyen sonuçlara zemin hazırlanabilir. Araştırma, klinisyenlerin yalnızca tek tek ilaçlara değil, hastanın tüm tedavi yüküne ve eş tanılarına birlikte bakmasının önemini vurguluyor.</p>
<p>Bu tür çalışmalar, hekimlerin hangi hasta profillerinde daha dikkatli olmaları gerektiğini anlamalarına yardımcı oluyor. Örneğin ileri yaş, çoklu ilaç kullanımı ve karmaşık eşlik eden hastalıklar, potansiyel olarak uygunsuz ilaç maruziyeti açısından bilinen risk alanları arasında yer alıyor. Ancak asıl mesele, her bir ilacın yalnızca endikasyonuna değil, hastanın genel klinik tablosu içindeki yerine bakmak. Kalp yetersizliği olan yaşlı bireylerde bazı ilaçlar kısa vadede semptom kontrolü sağlasa da, uzun vadede yan etki ve etkileşim yükünü artırabiliyor. Bu nedenle tedavi planının düzenli olarak gözden geçirilmesi büyük önem taşıyor.</p>
<p>2023 Beers Kriterleri’nin kullanılması, çalışmanın geriatri pratiği açısından ayrı bir anlam taşıyor. Bu kriterler, yalnızca “yasaklı ilaç” listesi sunmuyor; aynı zamanda ilaçların yaşlı hastalarda neden sorun yaratabileceğine dair klinik bir düşünme biçimi öneriyor. Yaşla birlikte değişen farmakokinetik ve farmakodinamik özellikler, aynı dozun farklı yaş gruplarında farklı etki ve toksisite profilleri oluşturmasına neden olabiliyor. Kalp yetersizliğinde kullanılan ilaçlar dahil olmak üzere birçok tedavi ajanı, eşlik eden başka ilaçlarla etkileşime girebildiği için risk değerlendirmesi daha da karmaşık hale geliyor.</p>
<p>Bu bağlamda çalışmanın önemi, yalnızca uygunsuz ilaç kullanımının varlığını göstermekle sınırlı değil. Bulgular, daha dikkatli reçeteleme, düzenli ilaç uzlaştırması, tedavi hedeflerinin yeniden değerlendirilmesi ve çok disiplinli yaklaşım gibi stratejilerin gerekliliğine işaret ediyor. Geriatri, kardiyoloji ve birinci basamak bakım ekiplerinin birlikte çalışması, yaşlı kalp yetersizliği hastalarında ilaç yükünü azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle yeni ilaç eklenmeden önce mevcut tedavinin gözden geçirilmesi, gereksiz devam eden ilaçların ayıklanması ve bireyselleştirilmiş tedavi planlarının oluşturulması, güvenli bakım açısından temel adımlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Uzmanlar için bu tür kanıtlar, yaşlı hastalarda “daha fazla ilaç” ile “daha iyi bakım”ın her zaman aynı anlama gelmediğini hatırlatıyor. Kalp yetersizliği gibi ömür boyu izlem gerektiren durumlarda ilaçların etkinliği kadar güvenliği de sürekli değerlendirilmek zorunda. Sheikh-Taha’nın BMC Geriatrics’te yayımlanan çalışması, bu dengenin özellikle ileri yaş grubunda ne kadar kırılgan olduğunu göstererek, daha dikkatli ve kanıta dayalı reçeteleme ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Potentially inappropriate medication use among older adults with heart failure, assessed via 2023 Beers Criteria</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prevalence and predictors of potentially inappropriate medication use among older adults with heart failure: a 2023 Beers Criteria–based evaluation</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Sheikh-Taha, M. Prevalence and predictors of potentially inappropriate medication use among older adults with heart failure: a 2023 Beers Criteria–based evaluation. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07824-w</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/flt3-mutasyonlu-aml-yeni-tedavi/" data-wpan-internal-link="1">HKU Araştırmacılarından FLT3-İlişkili Lösemide Relapsı Azaltmayı Hedefleyen Yeni İlaç Eşleşmesi</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yasli-kalp-yetersizliginde-uygunsuz-ilac-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mobil Geriatri Ekibinin Alzheimer Hastalarında İlaç Risklerini Azaltma Potansiyeli Gündemde</title>
		<link>https://oncology.com.tr/alzheimer-ilac-riskleri-mobil-ekip/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/alzheimer-ilac-riskleri-mobil-ekip/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2026 04:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[çok disiplinli ekip]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[demans bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[mobil sağlık ekipleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/alzheimer-ilac-riskleri-mobil-ekip/</guid>

					<description><![CDATA[MEMORIAS çalışması, Alzheimer hastalarında mobil ekiplerin ev ziyaretleriyle ilaç risklerini azaltma potansiyelini teorik olarak inceliyor ve hasta merkezli bakım modelini vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/mikroglial-cd31-alzheimer-amiloid-temizligi/" title="Beyin Bağışıklık Hücrelerinde Saptanan CD31, Alzheimer’da Amiloid Temizliğini Yavaşlatıyor" data-wpan-internal-link="1">Alzheimer hastalığı</a> ve ilişkili demanslarla yaşayan yaşlılarda ilaç güvenliği, giderek daha karmaşık bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor. Çok sayıda ilacın aynı anda kullanılması, farklı uzmanlar tarafından yazılan reçetelerin birbirini tekrar etmesi ve düzenli takibin her zaman sağlanamaması, bu grupta istenmeyen ilaç etkilerinin riskini artırabiliyor. MEMORIAS çalışması ise tam bu noktada, toplum içinde yaşayan yaşlılara ulaşan özel bir mobil çok disiplinli ekibin bu yükü hafifletip hafifletemeyeceğini teorik olarak inceliyor.</p>
<p>BMC Geriatrics dergisinde yayımlanan çalışma, henüz gerçek dünya sonuçlarını değil, böyle bir bakım modelinin olası etkilerini ele alan kavramsal bir değerlendirme sunuyor. Araştırmanın odağında, evde yaşayan ve çoğu zaman parçalı sağlık hizmetleriyle karşılaşan Alzheimer veya benzeri demans tanılı hastalar yer alıyor. Çalışma, geriatrisyenler, eczacılar, hemşireler ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan bir mobil ekibin, hastaların ilaç maruziyetini nasıl daha güvenli ve daha tutarlı hale getirebileceğini tartışıyor.</p>
<p>Demansla yaşayan bireylerde ilaç yönetimi, yalnızca reçete sayısından ibaret değil. <a href="https://oncology.com.tr/uganda-geriyatrik-malnutrisyon-demans-riski/" title="Uganda’da Yaşlı Beslenme Yetersizliği ile Demans Riski Arasında Dikkat Çeken Bağlantı" data-wpan-internal-link="1">Bilişsel gerileme</a>, dozların karıştırılması, ilaçların düzensiz alınması ve farklı kliniklerden gelen önerilerin uyumsuzluğu, tedavinin hem etkinliğini hem de güvenliğini zorlaştırıyor. Yaşlı hastalarda özellikle antikolinerjik yük, sedasyon, düşme riski ve ilaç-ilaç etkileşimleri gibi konular dikkat gerektiriyor. MEMORIAS yaklaşımı, bu sorunların hastanın kendi yaşam alanında değerlendirilmesi halinde daha erken fark edilebileceği varsayımına dayanıyor.</p>
<p>Çalışmanın teorik çerçevesine göre mobil ekip, ev ziyaretleri ve topluma uzanan hizmetler aracılığıyla kapsamlı ilaç gözden geçirmesi yapabilir. Bu sayede tekrarlayan ilaçlar, uygunsuz kombinasyonlar, gereksiz yüksek dozlar veya yetersiz izlem gerektiren tedaviler daha sistematik biçimde saptanabilir. Araştırmacılar, bakımın hastane merkezli değil, hasta merkezli bir akışla sunulmasının, özellikle ulaşım güçlüğü yaşayan ve sık randevu takibi zor olan yaşlılar için önemli bir avantaj sağlayabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Mobil çok disiplinli ekibin bir diğer potansiyel katkısı, ilaç uyumunu artırmak olabilir. Demans hastalarında bakım çoğu zaman yalnızca bireyin değil, aile üyelerinin ve bakım verenlerin de çabalarına bağlıdır. İlaçların nasıl saklanacağı, hangi saatte alınacağı ve hangi durumlarda tıbbi yardım isteneceği konusunda net ve kişiselleştirilmiş yönlendirme, hataları azaltabilir. Ekip yapısında eczacının yer alması ise ilaçların etkileşim profili ve reçete uyumluluğu açısından kritik görülüyor.</p>
<p>Yine de MEMORIAS çalışmasının altını çizdiği nokta, bunun bir teorik değerlendirme olduğudur. Yani çalışma, bu modelin mantıksal olarak güçlü nedenlere dayandığını gösterse de, etkinliğini kesin olarak kanıtlamış bir klinik deney sunmuyor. Bu ayrım, özellikle sağlık hizmeti araştırmalarında önem taşıyor; çünkü uygulamaya geçmeden önce gerçek hasta verileriyle desteklenmiş sonuçlara ihtiyaç duyuluyor. Buna rağmen çalışma, giderek yaşlanan nüfus içinde demans bakımının hangi yönlerinin yeniden tasarlanabileceğine dair önemli bir tartışma başlatıyor.</p>
<p>Toplum temelli bakım modelleri son yıllarda daha fazla ilgi görüyor. Bunun nedeni, demans hastalarının yalnızca nörolojik belirtilerle değil, aynı zamanda çoklu kronik hastalıklar, düşmeler, beslenme sorunları ve sosyal kırılganlıkla birlikte değerlendirilmesi gerekliliği. Hastanın yaşadığı ortamda yapılan değerlendirme, örneğin ilaçların yanlışlıkla çift doz alınması, kutuların karışması ya da bakım verenin talimatları tam aktaramaması gibi sorunları görünür kılabilir. Bu tür günlük riskler, klinik görüşmelerde her zaman tam olarak ortaya çıkmayabiliyor.</p>
<p>MEMORIAS çalışmasının ortaya koyduğu model, sağlık sistemleri açısından da dikkat çekici. Mobil ekipler yalnızca ilaçları gözden geçirmekle kalmayıp, bakım koordinasyonunu güçlendirebilir, farklı uzmanlar arasındaki iletişimi iyileştirebilir ve gereksiz acil başvuruların önüne geçebilecek bir takip ağı oluşturabilir. Özellikle kırılgan yaşlı popülasyonlarda, bakımın kesintisizliği çoğu zaman tedavi başarısının belirleyicilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle araştırmanın önerdiği yaklaşım, bir hizmet sunum modeli olarak da değerlendiriliyor.</p>
<p>Uzmanlar için asıl soru, bu yaklaşımın hangi koşullarda uygulanabilir olacağı ve maliyet-etkinliğinin nasıl ölçüleceği olacak. Ev ziyaretleri, multidisipliner koordinasyon ve düzenli takip yoğun emek gerektiren süreçler. Ancak buna karşılık, ilaç hatalarına bağlı komplikasyonların azalması, polifarmasi yönetiminin iyileşmesi ve bakım <a href="https://oncology.com.tr/dn203316-ppard-karaciger-fibrozisi/" title="Karaciğer Fibrozisinde Yeni Hedef: PPARδ Aktivatörü DN203316’den Umut Veren Bulgular" data-wpan-internal-link="1">veren</a> yükünün hafiflemesi gibi olası kazanımlar, bu modelin ayrıntılı biçimde incelenmesini değerli kılıyor.</p>
<p>Sonuç olarak MEMORIAS çalışması, Alzheimer ve ilişkili demanslarda ilaç güvenliğinin yalnızca reçete düzenleme meselesi olmadığını hatırlatıyor. Araştırma, hastanın evine kadar ulaşan uzman desteğinin, ilaç maruziyetini daha dikkatli yönetmek için etkili bir yol olabileceğini teorik düzeyde ortaya koyuyor. Gerçek dünya verileriyle sınanması gereken bu yaklaşım, yaşlılıkta demans bakımının daha bütüncül, daha erişilebilir ve daha güvenli hale gelmesi için umut verici bir çerçeve sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Theoretical impact of a mobile team dedicated to patients with Alzheimer’s disease and related dementias on medication exposure in community-dwelling older patients.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Theoretical impact of a mobile team dedicated to patients with Alzheimer’s disease and related dementias on medication exposure in community-dwelling older patients (MEMORIAS study).</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />El-Jammal, V., Gervais, F., Richard, G. et al. Theoretical impact of a mobile team dedicated to patients with Alzheimer’s disease and related dementias on medication exposure in community-dwelling older patients (MEMORIAS study). BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07716-z</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/alzheimer-ilac-riskleri-mobil-ekip/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde İlaç Yönetiminde Görünmeyen Riskler: Yaşlı Bakımında Ailelerin Rolü Mercek Altında</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-evde-ilac-guvenligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-evde-ilac-guvenligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 01:14:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[aile bakım verenler]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[çoklu ilaç kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[evde bakım]]></category>
		<category><![CDATA[evde ilaç yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-evde-ilac-guvenligi/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlıların evde ilaç yönetimi, aile bakım verenlerin bilgi eksiklikleri ve yükü nedeniyle önemli riskler taşıyor. Yeni çalışma bu sorunları ve çözüm yollarını inceliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı nüfusun hızla arttığı bir dönemde, evde ilaç yönetimi yalnızca günlük bir bakım rutini değil, aynı zamanda ciddi bir hasta güvenliği meselesi olarak öne çıkıyor. BMC Geriatrics’te 2026 yılında yayımlanması planlanan yeni bir çalışma, yaşlı yakınlarının ilaçlarını ev ortamında yöneten aile bakım verenlerin karşılaştığı güçlükleri ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Kiiski, Airaksinen ve Karasti’nin de yer aldığı disiplinler arası araştırma ekibi, <a href="https://oncology.com.tr/asco-2026-nyu-langone-kanser-yenilikleri/" title="NYU Langone’dan ASCO 2026’da Kanser Tedavisinde Yeni Klinik Sinyaller" data-wpan-internal-link="1">klinik</a> kayıtların tek başına gösteremeyeceği kadar karmaşık bir tabloyu doğrudan ev ziyaretleriyle inceleyerek, ilaç güvenliğinin gündelik hayatın içinde nasıl şekillendiğine ışık tuttu.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönü, değerlendirmeyi hastane ya da poliklinik verileriyle sınırlamaması oldu. Ekip, yaşlı bireylerin yaşadığı evlere giderek bakım verenlerle ve yaşlı bireylerin kendileriyle yüz yüze görüşmeler yaptı; ilaçları yerinde gözlemledi ve ayrıntılı ilaç incelemeleri gerçekleştirdi. Bu yaklaşım, ilaç kullanımının gerçek bağlamını görünür kıldı. Çünkü bir ilacın reçetede nasıl yazıldığı ile mutfak masasında, yatak başında ya da bir aile üyesinin hafızasına emanet edilerek nasıl kullanıldığı arasında önemli farklar bulunabiliyor.</p>
<p>Çalışmanın ortaya koyduğu temel mesajlardan biri, yaşlılarda ilaç güvenliğinin çok katmanlı bir sorun olduğu. Bilişsel gerileme, birden fazla kronik hastalık nedeniyle kullanılan çok sayıda ilaç, sosyal ve ekonomik kısıtlar ile bakım veren yükü aynı anda devreye girerek hata riskini artırabiliyor. Özellikle çoklu ilaç kullanımı, dozların karıştırılması, saatlerin atlanması, eski reçetelerin sürdürülmesi ya da yan etkilerin fark edilmemesi gibi sorunlara zemin hazırlayabiliyor. Araştırmacılar, bu risklerin çoğunun yalnızca tıbbi bilgi eksikliğinden değil, ev içi düzenin karmaşıklığından ve bakım sorumluluğunun aile içinde dağılmış olmasından da kaynaklanabildiğini vurguluyor.</p>
<p>Ev ziyaretlerinde yapılan görüşmeler, aile bakım verenlerin iyi niyetli çabalarına rağmen ilaçların ne amaçla verildiği, hangi dozda kullanılacağı ve olası yan etkilerinin neler olduğu konusunda her zaman kapsamlı bilgiye sahip olmadığını gösterdi. Bu bulgu, özellikle yaşlı bireyin hafıza sorunları yaşadığı veya ilaç listesinin sık sık değiştiği durumlarda önem kazanıyor. Bazı aile üyeleri ilaç yönetimini “günlük bir görev” olarak üstlenirken, tedavinin nedenlerini ve farmakolojik ayrıntıları takip etmekte zorlanabiliyor. Bu da basit görünen bir gecikmeyi, yanlış dozu ya da atlanan bir tableti klinik açıdan anlamlı hale getirebiliyor.</p>
<p>Uzmanlara göre yaşlılarda ilaç güvenliğini zorlaştıran en önemli unsurlardan biri de bakımın büyük bölümünün sağlık profesyonellerinin göremediği bir alanda, yani evde gerçekleşmesi. Hastane ortamında ilaç uygulaması çoğu zaman protokoller, kayıt sistemleri ve profesyonel denetim altında yürütülürken, evde bu yapı daha kırılgan hale geliyor. İlaç kutularının farklı odalara dağılması, eski ve yeni ilaçların aynı alanda tutulması, birden fazla bakım verenin aynı kişiye <a href="https://oncology.com.tr/cleveland-ilk-mudahale-denzel-ward/" title="Denzel Ward’dan Cleveland’da Kalp Durdurma İçin İlk Müdahale Mesajı" data-wpan-internal-link="1">müdahale</a> etmesi ya da bakım verenin kendi sağlık sorunları nedeniyle dikkatinin dağılması, riskleri artıran pratik örnekler arasında yer alıyor. Araştırmanın “yerinde değerlendirme” yaklaşımı da tam bu nedenle önemli görülüyor; çünkü ilaç güvenliğine ilişkin gerçek sorunlar çoğu zaman kağıt üzerindeki listelerde değil, günlük düzenin içinde beliriyor.</p>
<p>Çalışma, aile bakım verenlerinin yalnızca destekleyici kişiler değil, aynı zamanda ilaç yönetim zincirinin kritik bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Ancak bu rol, çoğu zaman yeterli eğitim veya kurumsal destek olmadan üstleniliyor. Bakım yükü arttıkça, ilaç takibi de duygusal ve fiziksel olarak daha zor hale gelebiliyor. Özellikle demans ya da başka bilişsel sorunları olan yaşlı bireylerde bakım verenin dikkat düzeyi, iletişim becerisi ve stres yönetimi doğrudan güvenlik üzerinde etkili olabiliyor. Bu nedenle araştırmanın bulguları, ilaç güvenliğinin yalnızca “doğru ilacı doğru zamanda verme” meselesinden ibaret olmadığını, aynı zamanda bakım verenin kapasitesi ve bilgi düzeyiyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Gerontoloji ve ilaç güvenliği alanında çalışan uzmanlar, evde bakımın giderek daha fazla önem kazanmasının yeni çözümler gerektirdiğini belirtiyor. Bunun içinde ilaç eğitiminin daha anlaşılır verilmesi, bakım verenlerin düzenli olarak desteklenmesi, ilaç planlarının sadeleştirilmesi ve ev ortamına uyarlanmış izleme yöntemlerinin geliştirilmesi yer alıyor. Nitekim yaşlı bireylerde ilaç uyumunu artırmak için klinik düzeyde alınan kararların, evde uygulanabilir olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekiyor. Bu tür çalışmalar, sağlık sisteminin yalnızca reçete yazmakla değil, reçetenin gerçek yaşam koşullarında güvenli biçimde uygulanmasını sağlamakla da sorumlu olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Kiiski, Airaksinen ve Karasti’nin yürüttüğü araştırma, yaşlı bireylerin evde ilaç kullanımına dair görünmez ayrıntıları bilimsel gündeme taşıyor. Bulgular, aile bakım verenlerinin karşılaştığı zorlukların bireysel hatalardan çok daha geniş bir bakım ekosisteminin parçası olduğunu düşündürüyor. Yaşlanan toplumlarda ilaç güvenliği politikalarının, hastane duvarlarının ötesine geçerek evin gerçeklerine uyum sağlaması gerekecek. Bu çalışma da tam olarak bu ihtiyacı görünür kılıyor: Yaşlıların <a href="https://oncology.com.tr/domuzlarda-aav-bagisiklik-yas-cevre/" title="Domuzlarda AAV Bağışıklığına Çevre ve Yaşın Etkisi Gen Tedavisi İçin Yeni İpuçları Sunuyor" data-wpan-internal-link="1">tedavisi</a> güvenli olacaksa, bakımın gerçekleştiği yer olan evin dinamikleri mutlaka hesaba katılmalı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Medication safety in family caregiving of older adults through home visits involving interviews, observations, and medication reviews.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Medication safety in family caregiving of older adults: home visits including interviews, observations, and medication reviews.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kiiski, A., Airaksinen, M., Karasti, E. et al. Medication safety in family caregiving of older adults: home visits including interviews, observations, and medication reviews. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07721-2</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-evde-ilac-guvenligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
