<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilaç emilimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/ilac-emilimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 21:52:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>ilaç emilimi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yutak ile Mide Arasındaki Kritik Geçitte İlaç Emilimini Ölçen Yeni Model Geliştirildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/biyolojik-ilac-emilimi-yemek-borusu-modeli/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/biyolojik-ilac-emilimi-yemek-borusu-modeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 21:52:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik ilaç emilimi]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik ilaç tarama]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[esophageal drug delivery]]></category>
		<category><![CDATA[farmasötik tarama]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç emilim verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç emilimi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç formülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[in vitro doku sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[mukozal bariyer]]></category>
		<category><![CDATA[mukozal emilim]]></category>
		<category><![CDATA[yemek borusu modeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/biyolojik-ilac-emilimi-yemek-borusu-modeli/</guid>

					<description><![CDATA[Geliştirilen yemek borusu doku sistemi, biyolojik ilaçların mukozada kalış süresi ve emilim etkinliğini laboratuvar ortamında daha gerçekçi şekilde ölçmeyi sağlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, biyolojik ilaçların yemek borusunda ne kadar süre tutulduğunu ve mukozadan ne ölçüde emildiğini değerlendirmek için geliştirilmiş yeni bir tarama sistemi tanıttı. Oesofagusun, yani yemek borusunun, insan vücudunda ilaç davranışı açısından çoğu zaman göz ardı edilen ancak önemli bir geçiş bölgesi olduğu düşünülüyor. Yeni platform, bu dokunun kendine özgü yapısını ve akış koşullarını taklit ederek biyolojik ilaçların bu ortamda <a href="https://oncology.com.tr/cin-akilli-yasli-bakimi-iyi-olus/" title="Akıllı Bakım Teknolojileri Yaşlıların İyi Oluşunu Nasıl Güçlendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> davrandığına dair daha gerçekçi veriler üretmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Biyolojik ilaçlar, büyük ve karmaşık moleküler yapıları nedeniyle klasik küçük moleküllü ilaçlardan farklı özellikler gösteriyor. Bu nedenle, hangi formülasyonun hedef dokuya daha iyi tutunacağı, ne kadarının mukozal yüzeyden geçebileceği ve ilacın temas süresinin etkinlik üzerinde nasıl bir etkisi olacağı gibi sorular, geliştirme sürecinde ayrı önem taşıyor. Araştırmacıların geliştirdiği yemek borusu doku tarama sistemi, tam da bu sorulara yanıt arıyor. Sistem, yalnızca bir yüzey testi sunmakla kalmıyor; doku mimarisi, sıvı hareketi ve biyolojik etkileşimleri birlikte ele alarak ilacın gerçekçi koşullardaki performansını incelemeye imkan tanıyor.</p>
<p>Yemek borusu, ağız boşluğu ile mide arasında bir iletim kanalı olmanın ötesinde, mukoza tabakası nedeniyle ilaçların yerel ve sistemik etkileniminde belirleyici bir rol oynayabiliyor. Ancak bu bölgeyi laboratuvar ortamında doğru biçimde modellemek uzun süredir kolay olmadı. İnsan yemek borusunun mekanik hareketleri, yüzey özellikleri ve biyokimyasal ortamı, standart hücre kültürlerinden ya da hayvan deneylerinden elde edilen sonuçların birebir aktarılmasını zorlaştırıyor. Bu da preklinik aşamada umut verici görünen bazı formülasyonların klinik kullanımda aynı başarıyı göstermemesine yol açabiliyor.</p>
<p>Yeni sistemin öne çıkan yönü, yemek borusunun doğal yapısına daha yakın bir ortam oluşturması. Araştırma yaklaşımı, biyomühendislikle hazırlanmış doku bileşenlerini analitik ölçüm araçlarıyla bir araya getirerek ilacın yüzeye yapışma, dokuda kalma ve mukoza üzerinden geçiş gibi süreçlerini gözlemlemeye olanak sağlıyor. Bu sayede geliştiriciler, bir biyolojik ilacın yalnızca ne kadar sürdüğünü değil, aynı zamanda hangi fiziksel ve kimyasal koşullarda daha iyi performans gösterebildiğini değerlendirebiliyor.</p>
<p>Bu tür bir platformun önemi, özellikle biyolojik tedavilerin artan çeşitliliği göz önüne alındığında daha da belirgin hale geliyor. Protein temelli ilaçlar, peptitler ve diğer karmaşık biyoterapötikler; stabilite, çökelme, yüzey etkileşimi ve mukozal bariyerden geçiş gibi engeller nedeniyle özgün test yöntemlerine ihtiyaç duyuyor. Geleneksel in vitro modeller çoğu zaman durağan bir yüzey sunarken, gerçek yemek borusu dinamik hareket halinde çalışıyor. Bu yeni sistem, akış ve doku etkileşimini bir arada değerlendirebildiği için, formülasyon mühendisliği açısından daha anlamlı veriler sağlayabilir.</p>
<p>Araştırmanın bir diğer dikkat çekici boyutu da çeviri bilimi açısından taşıdığı potansiyel. Preklinik çalışmalarla klinik sonuçlar arasındaki fark, <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-hucre-ici-yapilar-ilac-gelistirme/" title="Hücrelerin Gizli Yapılarını Okuyan Yapay Zekâ, İlaç Tasarımında Yeni Bir Kapı Araladı" data-wpan-internal-link="1">ilaç geliştirme</a> sürecinde önemli bir maliyet ve zaman kaybı yaratıyor. Özellikle biyolojik ajanlar için hangi adayların ilerletileceğine karar verirken, hedef dokuya ulaşma ve doku üzerinde kalıcılık gibi veriler kritik hale geliyor. Yemek borusuna özgü bir modelin kullanılması, uygun adayların daha erken aşamada elenmesine veya daha güçlü adayların daha güvenli biçimde seçilmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Bilimsel açıdan bakıldığında, böyle bir sistemin değeri yalnızca emilim ölçümünde değil, aynı zamanda farmakokinetik ve farmakodinamik değerlendirmelerde de ortaya çıkıyor. İlaç bir yüzeyde ne kadar süre kalıyor, mukozal bariyerden hangi hızda geçiyor ve bu süreçte çevresel faktörlerden nasıl etkileniyor gibi sorular, bir tedavinin gerçek dünyadaki potansiyelini belirleyebiliyor. Özellikle <a href="https://oncology.com.tr/nukleer-tip-nanoparcacik-pet-yenilikleri/" title="Nükleer tıpta yeni hamleler: hedefe yönelik nanoparçacıklar ve süper çözünürlüklü PET aynı sayıda" data-wpan-internal-link="1">kişiselleştirilmiş tıp</a> yaklaşımı açısından, farklı hasta gruplarında değişebilecek mukozal özellikler ve doku yanıtları, ileride bu tür modellerle daha iyi anlaşılabilir.</p>
<p>Uzmanlar, yemek borusu gibi nispeten az çalışılmış bir anatomik bölgeye odaklanan platformların, ilaç bilimi açısından önemli bir boşluğu doldurabileceğini düşünüyor. Bununla birlikte, bu tip sistemlerin laboratuvar ortamında elde edilen sonuçlarının yine de klinik doğrulama gerektirdiği unutulmamalı. İnsan vücudu, çok katmanlı ve değişken bir biyolojik sistem olduğu için, hiçbir in vitro model tek başına tüm gerçekliği yansıtamaz. Yine de daha gerçekçi tasarlanmış modeller, doğru soruları erken dönemde sormayı ve geliştirme sürecini daha rasyonel yürütmeyi mümkün kılıyor.</p>
<p>Bu çalışma, biyolojik ilaçların sadece hedefe ulaşmasını değil, hedefe ulaşana kadar geçtiği her aşamanın ölçülebilir olmasını sağlayan yeni nesil test araçlarına duyulan ihtiyacı vurguluyor. Yemek borusu dokusunu merkeze alan bu tarama sistemi, ilaçların davranışını daha ayrıntılı incelemek isteyen araştırmacılar için önemli bir teknik adım olarak öne çıkıyor. İlerleyen dönemde, bu yaklaşımın daha geniş biyoterapötik sınıflara uyarlanması ve farklı uygulama senaryolarında test edilmesi, ilaç geliştirmede daha isabetli kararların önünü açabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Development of an oesophageal tissue screening system for assessing biologic drug retention and mucosal absorption.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Oesophageal tissue screening system for assessing the retention and mucosal absorption of biologics.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Karavasili, C., Young, T., Chan, A. et al. Oesophageal tissue screening system for assessing the retention and mucosal absorption of biologics. Nat. Biomed. Eng (2026). https://doi.org/10.1038/s41551-026-01685-9</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41551-026-01685-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/biyolojik-ilac-emilimi-yemek-borusu-modeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aç Karnına ve Tokken Pramipeksol: Uzatılmış Salım Tablette Emilim Dengesi Mercek Altında</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pramipeksol-uzatilmis-salim-aclik-tokluk-emilim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pramipeksol-uzatilmis-salim-aclik-tokluk-emilim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 10:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[açlık ve tokluk]]></category>
		<category><![CDATA[açlık ve tokluk etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[bioeşdeğerlik]]></category>
		<category><![CDATA[biyoyararlanım]]></category>
		<category><![CDATA[farmakokinetik]]></category>
		<category><![CDATA[huzursuz bacak sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç emilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[pramipeksol]]></category>
		<category><![CDATA[uzatılmış salım tablet]]></category>
		<category><![CDATA[uzatılmış salım tabletleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pramipeksol-uzatilmis-salim-aclik-tokluk-emilim/</guid>

					<description><![CDATA[Çinli sağlıklı gönüllülerde yapılan çalışma, pramipeksol uzatılmış salım tabletlerinin açlık ve toklukta emilim profilini karşılaştırarak dozlama ve tedavi optimizasyonuna katkı sağlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pramipeksol dihidroklorür uzatılmış salım tabletlerinin yemekle birlikte alındığında ve aç karnına kullanıldığında nasıl davrandığını inceleyen yeni bir farmakokinetik çalışma, Parkinson hastalığı ve huzursuz bacak sendromu tedavisinde doz zamanlamasına ilişkin önemli soruları yeniden gündeme taşıdı. Çinli sağlıklı gönüllülerde yürütülen araştırma, ilacın biyoyararlanımının beslenme durumuna göre değişip değişmediğini değerlendiren dikkatli bir karşılaştırma sunuyor. Uzatılmış salım formlarında amaç, etkin maddenin kana daha dengeli geçmesi ve gün içine yayılan daha istikrarlı plazma düzeyleri oluşturmasıdır; ancak gıda alımının bu profil üzerinde etkisi olup olmadığı, klinik kullanım açısından kritik bir ayrıntı olmaya devam ediyor.</p>
<p>Pramipeksol, dopamin agonistleri sınıfında yer alıyor ve özellikle Parkinson hastalığında motor semptomların kontrolü ile huzursuz bacak sendromunda kullanılıyor. Bu tür ilaçlarda etkinlik kadar tolerabilite de önemli olduğundan, kandaki düzeylerin öngörülebilir olması tedavi başarısında belirleyici kabul ediliyor. Emilim, dağılım, metabolizma ve atılım süreçlerinden oluşan farmakokinetik özellikler, bir ilacın vücutta nasıl <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-dusme-korkusu-ve-aktivite/" title="Yalnız Yaşayan Yaşlılarda Düşme Korkusu ve Hareket Azlığı Yaşam Kalitesini Aşağı Çekiyor" data-wpan-internal-link="1">hareket</a> ettiğini anlamanın temelini oluşturuyor. Uzatılmış salım tabletleri de tam bu nedenle geliştirilmiş durumda: doz sıklığını azaltmak, dalgalanmayı sınırlamak ve hastaların tedaviye uyumunu desteklemek.</p>
<p>Çalışma, randomize, açık etiketli, tek dozlu ve çapraz tasarımla gerçekleştirildi. Klinik farmakolojide çapraz tasarım, her gönüllünün hem aç hem de tok koşullarda kendi kontrolü olarak değerlendirilmesine olanak tanıdığı için güçlü kabul edilir. Bu yaklaşım, bireyler arası farklılıkların etkisini azaltır ve gıda ile ilişkili emilim değişikliklerini daha net ortaya koyabilir. Araştırmanın Çinli sağlıklı gönüllülerde yapılması ise ayrıca önemli; çünkü ilaçların biyoyararlanımı yaş, genetik yapı, diyet ve metabolik özellikler gibi etkenlerden etkilenebilir. Bu nedenle farklı popülasyonlarda yapılan farmakokinetik incelemeler, ürünlerin gerçek yaşam kullanımına ilişkin daha güvenilir veri üretir.</p>
<p>Fasting ve fed koşulların karşılaştırılması, düzenleyici bilim açısından da temel bir adımdır. Birçok oral ilaçta gıda, mide boşalmasını yavaşlatarak ya da çözünme ortamını değiştirerek emilim hızını etkileyebilir. Bazen bu etki klinik açıdan anlamlı <a href="https://oncology.com.tr/rhinovirus-c-hucre-modeli/" title="Rhinovirüs C İçin Geliştirilen Yeni Hücre Modeli Araştırmada Dönüm Noktası Olabilir" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>, bazen de yalnızca ufak zamanlama değişiklikleriyle sınırlı kalır. Uzatılmış salım ürünlerde ise tablo daha da önemlidir; çünkü formülasyonun amacı zaten etkin maddenin kontrollü salınımını sağlamaktır ve yemek bu mekanizmayı değiştirebilir. Bu çalışmanın odaklandığı nokta da tam olarak bu: pramipeksol uzatılmış salım tabletinin açlık ve toklukta benzer bir maruziyet sunup sunmadığı.</p>
<p>Her ne kadar sonuçların ayrıntıları kaynak metinde sınırlı biçimde özetlenmiş olsa da, araştırmanın ana değeri bioeşdeğerlik sorusunu sistematik biçimde ele alması. Bioeşdeğerlik, iki farklı uygulama koşulunda ilacın kana geçişinin benzer olup olmadığını gösteren bir ölçüt olarak kullanılır ve jenerik ürün geliştirmeden doz önerilerinin netleştirilmesine kadar geniş bir alanda önem taşır. Pramipeksol gibi dar terapötik aralığı olmasa da doz hassasiyeti yüksek kabul edilen ilaçlarda, gıdanın etkisinin doğru anlaşılması hem etkinlik hem de yan etki yönetimi açısından klinisyenlere yol gösterir.</p>
<p>Bu tür çalışmaların günlük uygulamaya etkisi genellikle temkinli yorumlanır. Sağlıklı gönüllülerde elde edilen veriler, hastalığı olan popülasyonlarda her zaman bire bir aynı sonucu vermeyebilir. Yine de kontrollü farmakokinetik analizler, ilaç etiketleme bilgileri, kullanım talimatları ve dozlama stratejilerinin şekillenmesinde temel rol oynar. Özellikle Parkinson hastalarında tedaviye uyumun yüksek tutulması gerektiği düşünüldüğünde, ilacın yemekle birlikte mi yoksa aç karnına mı alınmasının daha uygun olduğuna dair netlik, pratik değeri yüksek bir bilgi olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Araştırmanın çapraz tasarımı, tek doz uygulaması ve sağlıklı katılımcı seçimi, sonuçların güvenilirliğini artırmak için uygun bir çerçeve sağlıyor. Bununla birlikte tek doz verilerinin uzun dönem klinik yanıtı tam olarak temsil etmediği de unutulmamalı. Uzatılmış salım preparatların gerçek avantajı çoğu zaman tekrarlayan kullanımda ortaya çıkar; bu nedenle tek doz çalışmaları, sonraki klinik değerlendirmeler için önemli ama başlangıç niteliğinde bir basamak olarak görülür. Yine de food-effect analizleri, ilacın günlük kullanım koşullarına dair ilk ve çoğu zaman en kritik bilgileri verir.</p>
<p>Sonuç olarak, pramipeksol dihidroklorür uzatılmış salım tabletlerinin açlık ve tokluk durumlarında karşılaştırılması, klinik farmakolojinin hasta merkezli dozlama hedefleriyle nasıl kesiştiğini gösteren güncel bir örnek sundu. Çalışma, dopamin agonistlerinin kullanımında beslenme durumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatırken, ilaç geliştirme sürecinde biyoyararlanım ve bioeşdeğerlik analizlerinin neden vazgeçilmez olduğunu da ortaya koyuyor. Bulguların, pramipeksolün gelecekteki kullanım talimatlarını ve benzer uzatılmış salım formülasyonların değerlendirilmesini etkileme potansiyeli bulunuyor; ancak klinik uygulamada nihai kararın her zaman tam veri seti ve hasta özelinde verilmesi gerekiyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pharmacokinetics and bioequivalence of pramipexole dihydrochloride extended-release tablets in fasting versus fed Chinese healthy volunteers.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Comparative pharmacokinetics for bioequivalence of pramipexole dihydrochloride extended-release tablets in fasting and fed Chinese healthy volunteers: a randomized, open-label, single-dose, crossover study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Chen, Q., Shi, Hq., Chen, Yf. et al. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01144-w</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/tek-doz-hpv-asisi-zamanlama-etkisi/" data-wpan-internal-link="1">Kenya’da Tek Doz HPV Aşısında Zamanlama Etkisi Mercek Altında</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pramipeksol-uzatilmis-salim-aclik-tokluk-emilim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
